Siyaset yalnızca sandıkta değil, satranç tahtasında oynanır. Piyonlar feda edilir, atlar çapraz gelir, vezir sessiz bekler. Türkiye’de muhalefetin en büyük sorunu liderlik değil, liderlik görünümlü derin dizayn. Son gelişmeler, “CHP içinde başka bir merkezden yönetilen yeni bir vesayet mi kuruluyor?” sorusunu meşrulaştırıyor.

Özgür Özel’in, partinin içine sızdırıldığı iddia edilen belgeler ve “baklava kutuları” sonrası süreç ile ilgili şaibe var söylemi üzerinden başlattığı algı operasyonu, bir temizlikten çok bir tasfiye hamlesine benziyor. CHP içindeki ‘İkinci Yüzyıl Ekibi’ sessizce geri çekilirken, birilerinin Özgür Özel’i “proje lider” olarak parlatmaya çalıştığı gözden kaçmıyor.

Ekrem İmamoğlu’nun yargı sürecinin, ana muhalefet içindeki bir kanadın işine yaraması tesadüf olabilir mi? Açıkça söylemek gerekirse, İmamoğlu’nun yıldızının parladığı her dönemde içeriden gelen sabotajlar devreye giriyor.

Son olarak, Bahçeli’nin “siyaseten bitmiştir” çıkışı… Bu sadece iktidarın İmamoğlu’nu istememesi mi, yoksa Özgür Özel’in yaptığı önünü açmak için yapılmış örtülü bir destek mi? CHP içindeki bazı unsurların Bahçeli’nin bu çıkışından memnun oldukları kulislerde konuşuluyor.

Kurultayın Eylül’e ertelenmesi ise zaman kazandırmakla kalmadı; alternatif lider adaylarının teşkilat nezdinde etkisizleşmesi için bir süreliğine “sessizlik iklimi” oluşturdu. Bu, klasik bir stratejidir: Rakip hamle yapamasın diye oyunu yavaşlat, ortamı sisle kapla, görünmez saldırılar başlat.

Tüm bu gelişmeler, şu komplo teorisini besliyor:

Özgür Özel, CHP’nin başına “kendi iradesiyle” mi geçti, yoksa “bir proje” olarak mı konumlandırıldı?

İktidarla mücadele eder gibi görünürken asıl mücadelesi parti içi rekabetle mi sınırlı? İmamoğlu gibi yüksek oy alan bir figürün ceza evinde olması CHP seçmeninin gözünü Özel’e çevirmek için bir mühendislik mi?

Bu bağlamda asıl mesele şu:

2028’e giderken CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı halk mı seçecek, yoksa sistemin içindeki bir klik mi belirleyecek?

CHP’nin “demokratik lider değişimi” görüntüsü ardında, yeni bir elitist mühendislik süreci mi inşa ediliyor?

*Özetle…*

Türkiye’de siyaset artık sadece iktidarla muhalefet arasında değil, muhalefetin içindeki görünmez ellerle halkın iradesi arasında yaşanıyor.

İstanbul Times - Mehmet Sebah Yiğit