Bütün dünyada ekonomik bir daralma ver evet bu doğru...Ancak ülkemizde bu konudaki sıkıntı anlatılacak gibi değil. Dilimin döndüğü kadar özet olarak biraz anlatmaya gayret edeceğim.
KİRA 30 BİN LİRA EMEKLİ MAAŞI 23.500 TL BU KİŞİ NASIL GEÇİNECEK ?
İstanbul'un merkeze en uzak ilçesinde bile en düşük ev kiralarının 25-30 bin TL civarında olduğu biliniyor. Rakamlar yalan söylemez 6 milyon emekli en düşük maaş olan 23.500 TL alıyor.
Temmuz 2026 itibari ile TÜK İŞ' in verilerine göre dört kişilik bir ilenin açlık sınırı 36.940 TL . Yoksulluk sınırı ise 120.325 TL olarak açıklandı. BİSAM' ın raporuna göre ise Ağustos 2026'da açlık sınırı 37.203 TL Yoksulluk sınırı ise 122.217 TL olarak açıklandı.
Türkiye'de Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) son resmi verilerine göre 16 milyon 997 bin yani yaklaşık olarak 17 milyon emekli ve aylık alan insan sayımız var.
Bunların içinde en düşük maaş olan 23.500 alanların sayısı 6 milyon civarında olduğu ifade ediliyor. Elimde resmi bir rakam yok ama çevreme konuştuğum yüzlerce emekli aldığı maaşın 24 bin, 25 bin 26 bin TL civarında olduğunu söylüyorlar. Yani tahmini olarak 10 milyon civarında emeklimizin açlık sınırı olan 36.940 TL den aşağı maaş aldığını söylemek zor değil.
Yine milyonlarca asgari ücretlinin 28.075 TL maaş aldığı, hatta bu rakamlara çalışmak için iş arayanların çok olduğu da biliniyor. Şu an toplumumuzun % 70'inin resmi rakamlara göre açlık sınırının altında bir yaşam sürdüğünü söylemek zor değil.
Ekonomist Steve Hanke'nin Fortune dergisinden yaptığı analizde güncel sefalet endeksi' ne göre Türkiye 178 ülke arasında 3.sırada yer almaktadır.
Dünyada yıllık enflasyonun en yüksek olduğu ilk 5 ülke içindeyiz.
1-Venezuela % 550
2-İran % 87.9
3-Güney Sudan % 58.2
4-Arjantin % 33.8
5-Türkiye % 31.7 ( O da TUİK' in sayesinde bu rakam var. Gerçek enflasyon çok daha yüksek) G-20 ülkeleri arasında ise en yüksek orana sahibiz.
İktidara bakarsanız memuru işçiyi emekliyi enflasyona ezdirmedik diyor ama reel yaşama bakarsanız aldıkları maaşın sadece kiraya yetmediği de ortada.
Yine İktidara oy veren bazı seçmenlerde bir kişi 25-30 yıl çalışıp bir ev alamadıysa bu da onun sorunu diyerek işin içinden çıkmaya çalışıyorlar ama iş o kadar da kolay içinden çıkılacak gibi değil.
İstanbul Times Tv Özel Youtube kanalının Pendik'te yaptığı bir sokak röportajında muhabir ile vatandaş arasında konulma geçmişti geçmişti;
-Benim adım Emin Varol 67 Yaşındayım 4 sene önceye kadar aldığım maaşın % 15 ile kiramı ödeyip kalan % 85'i ile de kıt kanaat geçinmeye çalışıyordum. Şu an ise maaşım kiraya yetmediği için evimden çıkıp sokaklarda kalmaya başladım.
-Muhabirin: Emin Amca 35 sene çalıştığınızı söylüyorsunuz ama bu süre zarfında bir daire satın alamadınız mı ?
-Emin Varol Amca: Bakın 17 milyon' a yakın emekli var 16 milyonu ev alabilmiş olsun 1 milyonu da değişik sebeplerden dolayı benim gibi ev alamamış olsun sistemin, hükümetin veya devletin adına ne derseniz deyin benim gibi insanları da düşünmesi gerekmez mi ? Nas deyip ekonomiyi bu kadar kötü hale getirenlerin hiç mi suçu yok demiş ?
Bakın siyasete çok girmek istemem ama eski ekonomi bakanı sayın Ali Babacan bir konuşmasında Basın ve Adalet özgür değilse orada ekonomi düzgün işlemez demişti.
Bugün ülkede yaşayan halkın % 75'i kendisini bir mağdur grubuna dahil görüyorsa (Atanamayan öğretmenler, Çıraklık sigortası mağdurları, Bağ Kur 7.200 gün mağdurları ,Cumartesi anneleri, Diyarbakır Anneleri Vs. vs.) bu sorunların çözümü için onu bunu suçlayan yöneticiler oldukça biz hiçbir sorumunuzu çözemeyiz.
Aslında yazacak o kadar çok şey var ki nasılda makam mevki sahipleri yine bildiklerini okuyacakları için daha fazla detaya girmeye gerek görmedim.
İstanbul Times - Fatma OZAN