SEÇİLDİĞİNİN 7.AYINDA 65 YAŞINDA 2 POLİSİN ARASINDA GÖZALTINA ALINDIĞI KARE’Yİ UNUTMAK MÜMKÜN DEĞİL…

29 Ekim Cumhuriyet bayramı fener alayında İstanbul Times Gazetesi olarak Prof. Başkan Özer ile yürümüştük. 30 Ekim Şafak vakti uyandığımızda Esenyurt Belediye başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in seçildiğinin 7.ayında tutuklandı

İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner

DEM PARTİ. CHP VE İBB 30 EKİM 2024’DE ESENYURT BELEDİYESİNİN ÖNÜNÜNDE 200 BİN KİŞİ İLE DEMOKRATRİK BİR ŞEKİLDE 7 AY ÖNCE % 50 İLE SEÇTİĞİMİZ İRADEMİZİ GÖRERE İADE EDİN DESEYDİ NE OLURDU ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan halkın istek ve taleplerine dikkat eden bir siyaset insanı. 30 Ekim de Esenyurt Belediyesinin önünde sadece 150-200 kişi bir basın açıklaması yaptı. Bir gün sonra Esenyurt Cumhuriyet meydanında toplanılacağı söylenmişti.

İstanbul Times Gazetesi ve ve İstanbul Times Tv olarak biz bu toplanmanın muhteşem kalabalık olacağını düşünerek oraya gittik.

Ancak gördüğümüz manzara bizi şaşkına çevirdi. Koskoca meydanın ortasında 1.500 – 2.000 kişinin olduğunu gördük. 10-15 kişimin de ellerinde marjinal partilerin flamalarını görünce Prof. Dr. Ahmet Özer Tutuklanacak ve Büyük Turp İBB’ye de operasyon olacak demiştik. 4 günlük göz altıdan sonra Özer tutuklandı. Bundan 3 ay sonra Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat tutulaklandı.2 ay sonrada 19 Mart 2025’de İBB’ ye operasyon yapıldı.

Başkan Güzel: Erbakan Hocamın Önce Ahlak Ve Maneviyat Sözü Unutuldu (VİDEOLU)
Başkan Güzel: Erbakan Hocamın Önce Ahlak Ve Maneviyat Sözü Unutuldu (VİDEOLU)
İçeriği Görüntüle

DEM Parti, CHP ve o zamanki İBB yöneticileri acaba biz üzerimize düşeni yaptık mı sorusunu kendilerine sormaları gerekir.

İŞTE PROF.DR.AHMET ÖZER’İN ESENYURT KAYYUM YARDIMCISININ BULAŞTIĞI YOLSUZLUKLARDAN SONRA YAPTIĞI BASIN AÇIKLAMASINI AYNEN YAYINLIYORUZ.

DEĞERLİ ESENYURTLULAR SEVGİLİ HALKIMIZ

Bilindiği üzere 30 Ekim 2024 tarihinde düzmece ve içi boş bir dosya ile tutuklandım yerime daha önce Beyoğlu kaymakamı olan Can Aksoy bir gecede vali yardımcısı yapılarak kayyım olarak atandı.

Kayyım Aksoy aynı dönem birlikte çalıştığı AKP dönemi Beyoğlu belediye başkan yardımcısı Yusuf Ulutaş’ı başkan yardımcısı olarak Esenyurt’a getirip atadı ve en üst düzeyde yetkilendirdi.

Kayyım yönetimine yapılan yolsuzluk operasyonu ile Yusuf Ulutaş göz altına alınarak tutuklandı. Yusuf Ulutaş’ın evinde yapılan aramada 450 bin dolar 31 bin Euro, altın, ziynet eşyası, roleks saatler ele geçirildi. Bir hafta sonra da Yusuf Ulutaş’ın kasa ev olarak kiraladığı evde yapılan aramada 7 milyon dolar ve 400 bin Euro daha ele geçirildi. Bunlar şimdilik ortaya saçılan ve suçüstü tespit edilen paralar.

Bu tablo kayyım yönetimi tarafından Esenyurt’un nasıl talan edildiğinin açık bir göstergesidir. Olanlar, kayyımın sadece hak ve irade gaspı olmadığı aynı zamanda talan ve yolsuzluğa yol açtığı yolundaki iddialarımızı doğrulamıştır.

Ve nihayet kamuoyu baskısı sonucu kayyım Can Aksoy görevden alındı, hesap vermeden, sorgulanmadan vali yardımcılığı görevine geri atandı. Yerine de Van’da kayyımlık görevini yürüten Ulaş Akhan atandı.

Şimdi, Esenyurt halkı aşağıdaki soruların cevabını bekliyor.

Kayyuma kayyum atamak çözüm değildir. Sorunu geçiştirmek meselenin üstünü örtmektir. Halkın seçilmiş iradesi Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’i görevine iade etmek dururken neden kayyumu bir başka kayyumla ikame ediyorsunuz? Kayyumluk adı altında neler yapıldığını halkımız gördü. Kayyımlık iyi bir şey olsaydı hazır kayyum vardı iş başında onlar iyi işler yapardı. Ama suçüstü yakalandılar, neler yaptıklarını bütün Türkiye gördü.

İkici sorulması gereken soru da şudur. Bunca yolsuzluk yapılırken sağa sola kendini belediye başkanı olarak yazan Can Aksoy neredeydi? Haberi varsa neden sorgulanmıyor? Bunca yolsuzluktan haberi yoksa hem de en yakını ve birinci adamı bu kadar yolsuzluk yaptığında bütün bunlardan haberi olmaması daha da vahim bir durum değil mi?

Bizim dönemimizde belediye didik edildi, iç işleri bakanlığı müfettişleri, sayıştay denetçileri tek bir kusur tek bir kuruş kamu zararı tespit edilmedi. Bize iddianamede isnat edilen bütün suçlardan beraat etmemize rağmen “görevi ihmal” diye bir suç uydurup 8 ay ceza verdiler. Hukukta çifte standart olmaz bizim dönemimizde hiçbir şey olmamasına rağmen görevi ihmal suçu deniliyor kayyum döneminde milyon dolarlık yolsuzluktan dolayı görevi ihmal suçu yok mu?

Kayyum Can Aksoy’un tekrar hiçbir şey olmamış gibi Vali yardımcısı yapılması halkın vicdanını yaraladığını ve adalet duygusunu zedelediğini düşünmüyor musunuz? Hiçbir soruşturma yapmadan, hiçbir şey olmamış gibi yeniden vali yardımcısı yapılması ödüllendirmek anlamına gelmez mi? Bunun hesabını kamuoyuna kim verecek? Hak hukuk adalet nasıl işleyecek? Yoksa hukuk atanmışa başka seçilmişe başka mı uygulanıyor?

Nihayet halkımız şunu da soruyor ve sorguluyor ve cevabını bekliyor. Can Aksoy göreve geldikten sonra bütün her yere adını yazdırdı, altına da belediye başkanı yazıp ardına da küçük bir v ile durumu geçiştirdi. Araçların üstüne, gereçlerin dibine, hatta çatal bıçakların üstüne, peçetelerin kenarına ve personel kimliklerine varıncaya kadar, her yere yazdırdı. Bu milyonlarca lira değerinde oluşan kamu zararını kim karşılayacak? Bunlar yapanın yanına kar mı kalacak? Oysa demokrasiyi otokrasiydin ayıran temel fark hesap verilebilirliktir. Aksi taktirde hukuk birilerine işleyip birilerine işlemezse, düzen bozulur, yozlaşma alıp başını gider.

Her zaman dediğimiz gibi halkın ihtiyacı yeni bir kayyım değil, halkın iradesini yeniden hâkim kılmaktır.

Genelde toplumun kahir ekseriyeti, özelde Esenyurt halkı bu kayyım garabetine artık bir son verilmesini, seçilmiş belediye başkanı Prof. Dr. Ahmet Özeri görevinin başında görmek istiyor.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

Esenyurt’un Seçilmiş Belediye Başkanı / Prof. Dr. Ahmet Özer

Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)