Bu siyasi parti son genel seçimlerde ülke seçmeninin yüzde 11'den fazlasını ve 6 milyona yakın seçmenin oyunu almış mıdır?

Evet.

Bu siyasi partiye de belediye başkanlığı, milletvekilliği, bakanlık, cumhurbaşkanlığı koltuğu verilebilir mi?

Evet.

Peki bu koltukları kazanma şartları nedir?

Melisa Hacıahmetoğlu DP. Zeytinburnu Belediye Başkan A.Adayı Oldu (VİDEOLU) Melisa Hacıahmetoğlu DP. Zeytinburnu Belediye Başkan A.Adayı Oldu (VİDEOLU)

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda bellidir.

Buna kimsenin itirazı var mıdır?

Bence olmamalı.

O halde sorun nedir?

Sorun şudur kardeşim; Ülke hassas bir seçime gidiyor. 2023 seçimleri gerçekten çok krtik bir seçim olacak. Bu seçimleri kazanan iktidar Türkiye'nin kaderini çizecektir. Bu ülke son 20 yıldır belli bir anlayışla, yani sağ ve muhafazakar diyebileceğimiz anlayışa sahip bir zihniyet tarafından yönetiliyor. Son 20 yılın sonunda ilk defa muhalefet iktidarı devirmeye yakın bir orana sahip oy seviyesine ulaştı.

İlk defa muhalefet artık seçimleri kazanmaktan emin.

İlk defa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden seçimi kazanma oranı yüzde 50'lerden aşağı düştü.

İlk defa Adalet ve Kalkınma Partisi oyları yüzde ellilerden yüzde otuzlara düştü.

İlk defa Millet İttifakı denilen koalisyon partilerin oylarının toplamı yüzde ellilere yaklaştı.

Şayet dışardaki partilerin oy oranlarını da sayarsak muhalif partilerin oy oranları toplamı yüzde altmışları buldu.

***

Bütün bu rakamlar ve gerçekler ortadayken bu saatten sonra ancak Millet İttifakı veya muhalefet kendi ayağına sıkarsa seçimleri tekrar kaybeder.

Aksi halde iktidar da çok iyi biliyor ki iş artık çok zor.

Evet, bugün HDP seçmenlerinin çoğunu Kürt oylar oluşturmakta.

Evet, dün Ak Parti'nin uzun yıllar iktidarda kalmasının en büyük destekçilerinden birisi de o Kürt oyları idi.

Evet, son yerel seçimlerde Kürt oylarının çoğu Ak Parti yerine CHP'nin adaylarına yöneldi ve bu sayede CHP birçok büyükşehir belediyelerini kazandı.

Ancak...

Bütün bunlara rağmen siz daha ortada fol yok yumurta yok.

Kazanılmış bir zafer yok.

Kazanılmış bir bakanlık yok.

Ortaya 'HDP'ye bakanlık verilmeli' gibi tartışmayı atarsanız bugün muhalefetin yüzde 50'yi geçen oyların içerisinde bulunan; milliyetçi, muhafazakar, ulusalcı oyların çoğunu kaybedersiniz.

Bu oyların da gideceği adres bellidir.

Çünkü bu ülke yoksulluktan daha çok terörden çekti.

Zor şartlar altında kurulan bu ülke çok tehditlere maruz kaldı.

Bu ülke insanı aç yaşar, yoksul yaşar, birçok emel ve arzularından yoksun yaşar ancak vatansız, bayraksız, onursuz, esaret altında yaşayamaz.

***

Benim HDP'ye oy veren sevgili kardeşlerime de şunu söylemek istiyorum;

HDP şayet terör örgütü PKK ile arasına mesafe koymadığı sürece bu ülkede her zaman aynı sorunları yaşayacaktır.

Bugün HDP'ye oy veren 6 milyon yurttaşımızın çoğunun benden daha fazla milliyetçi, benden daha fazla bu güzel vatanı sevdiğinden hiçbir kuşkum yoktur.

Maalesef o 6 milyon içerisinde öyle ihanetçiler, öyle yöneticiler, öyle rantçılar, öyle kuklalar var ki, bugün dağda kardeşi kardeşe vurduran tam da o zatlardır.

Bugün HDP gibi halkçı bir partinin bu ülke insanının büyük çoğunluğu tarafından öcü gibi görülme sebebi de dışlanma sebebi de o zatlar, o zihniyetler, o kuklalardır.

*

Siyaset kazanmak üzerine kurulan bir sistemdir.

Millet İttifakı da bu hesaplamayı yaparak milletin önüne çıkacaktır.

Bu hesaplamada şayet HDP'ye bakanlık öngörülüyorsa o da kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Ancak bu açıklamalar 6'lı masanın yetkili bir organı, bir partinin yetkili sözcüsü tarafından yapılmayıp da bir milletvekili tarafından yapılıyorsa o açıklamada insan hali ile şüpheye düşüyor.

Sevgili Gürsel Tekin sıradan bir yurttaş değil ki görüşlerini ve fikirlerini kamuoyu ile paylaşsın.

Tamam görüşleri başka ortamlarda söylemenin bir suçu yoktur fakat etik değerleri vardır.

Kendisine oy verenlere karşı, siyasi kurumu olan partisine karşı, partisinin de üye olduğu ittifaka karşı sorumlulukları vardır.

Hadi bu benim fikrim desin, bu akşam yine aynı ekranda TV100'de çıkıp “ben bu ittifakta HDP'yi de görmek istiyorum. HDP'ye de ittifak olarak milletvekilliği dağılımında yer verelim” açıklamasını yapsın. Bunları diyebilir mi Sayın Tekin?

Bence diyemez.

O halde Gürsel Tekin'in yapması gereken şey, çıkıp afedersiniz, yetkisiz konuştum, gereksiz konuştum demesidir.

Aksi halde bu tartışma büyürse bundan en büyük zararı Millet ittifakı görecektir.

Ve bunun kazananı Cumhur İttifakı olacaktır.

Nedeni basit.

Bu ülke insanının/seçmeninin çok çok büyük orana sahip bir kitlesi, doğru fikirleri değil, kendisine yakın fikirleri destekler, o yönde oy verir...

Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı/ İTHA