İçişleri bakanımız sayın Mustafa Çiftçi kısa bir süre önce yaptığı bir açıklamada 600’e yakın Ak Partili, 321 CHP’li belediye başkanı hakkında soruşturma izni verdiklerini açıkladı.
Toplumun bir çok kesimi artık sık sık şunu soruyorlar içişleri bakanlığı soruşturma izni verdiğine göre demek ki kayda değer usülsüzlükler olmuş ki soruşturma izni veriyor.
Peki soruşturma izni verilen CHP’li başkan sayısı Ak Parti’nin yarısı olduğu halde hemen hemen her hafta bir CHP’li başkanların şafak operasyonları ile tutuklanıp 4 günlük göz altıdan sonra mahkemeye sevk ediliyor.
Hiç istisnasız mahkeme hepsinin tutuklanma kararını vererek zindan’ a atıyor.
Yahu hiç mi birisi için tutuklamaya gerek yok. Tutuksuz yargılama olacak kararı vermek o kadar mı zor ?
Hadi diyelim ki CHP’li 20-30 belediye başkanı içinde İBB, Adana, Antalya gibi büyükşehir belediye başkanları da dahil olmak üzere onlarca başkanı tutuklanan CHP’nin bu durumunu gören seçmen hakkında soruşturma izni verilen 638 Ak Partili belediye başkanı içinde hiç mi tutuklanıp hapse atılacak kimse yok ?
CHP’nin İzmir eski belediye başkanı Tunç Soyer hapse atıldı. Deniyor ki şikayet eden CHP’li şikayet edilen CHP’li yargıda gerekeni yapıyor Ak Parti olarak bizim suçumuz ne deniyor. ilk başta ne kadar masum bir ifade değil mi ?
Ama sokaktaki halk her gün sokak röportajı yapan şahsıma şunu soruyor.
Melih Gökçek 1994’den 2017’ye kadar 23 yıl Ankara büyükşehir belediye başkanı olmuştur.
Bunun 2002-2017 arası olan 15 senesi Ak Parti’de geçti,. Bülent Arınç Ak Parti’nin 4 kurucu asli kişiden birisi.
TBMM’ sinde başkanlık dahil başbakan yardımcısı olarak görev yaptı. Bu kişi açık seçik ayan beyan canlı yayında defalarca Gökçek için Ankara’yı parsel parsel FETÖ’ Ye verdiğini söyledi.
Erdoğan 2017’de suçu yok idiyse neden Gökçek’i görevden aldı suçu var idiyse neden dava açmadı ? Burada da şikayet edilen Ak Partili şikayet eden Ak Partili neden yargı dava açmadı diye sormak halkın hakkı değil mi ?
Kimse halkın aklı ile alay etmesin. CHP’li onca başkanı tutuklayıp halkın gözünde düşürmek için yapılan algı operasyonlarını çok net görüyoruz. Daha dün bir haber izledim deniyordu ki bir kişi 22 ay işe gitmemiş ama maaşı ödenmiş. Olay anlaşılınca kişi aldığı parayı iade etmiş deniyordu.
Sanki bu ilk kez Mersin Yenişehir belediyesinde yapılıyormuş gibi bir izlenim uyandırılıyordu. Oysa Ak Parti’ li İstanbul ilçe belediyelerine bakın danışman sıfatı ile Parti’nin il başkanlığında veya başka bir yerinde çalıştığı halde maaşını ilçe belediyelerinde alan onlarca kişi var.
Bir kaç sene önce İstanbul’un hem nüfus hem de yüzölçüm olarak küçük bil ilçe belediyesine bilgi edinme yasası kapsamında bir dilekçe vermiş idim. Verilen cevapta 17 danışmanın olduğunu yazıyordu.
Ancak o belediyede yaptığımız araştırmada kimse danışman kadrosunda çalıştığı söylenen o 17 kişiden kimseyi tanımıyordu…
Bugün araştırın her belediye’ den çok sayıda başka yerde hizmet verdiği halde maaşını belediyelerden alan çok sayıda kişi olduğundan eminim.
Temizeller operasyonu yapacaksak sadece bir parti’nin başkanlarına değil herkese karşı yapılırsa başarılı olunur.
Aksi halde intikamcı bir eylem olarak tarihteki yerini alır bu olay.
Ak Parti bir an önce terörsüz Türkiye sürecinin bir gereği olarak 2016 yılında çıkarılan kayyım uygulaması iptal edilmeli ve 31 Mart 2024’de yapılan yerel yönetim seçimlerinde seçildiği halde bir şekilde görevden alınan başkanlar hemen görevlerine iade edilmeli.
ADALET MÜLKÜN TEMELİ İSE HERKESE EŞİT OLMAK ZORUNDADIR.
Daha z haksızlığın olduğu bayramlarda buluşmak üzere bütün müminlerin mübarek kurban bayramını en kalbi duygularımla kutlarım.
İstanbul Times - Hüseyin Çetiner