Ülke olarak sürekli hayırlı işlerinizde acele edin denildiğini herkes çok iyi biliyor. Bir çok yetkili süreç uzadıkça bozmak isteyenler olur deniyor.

PKK kendisini fes ettiğini ve silahları sembolik olarak yaktığını herkese gösterdi.

Bu iki eylemden sonra tarafların samimi ve açık bir şekilde süreci en seri şekilde nihayete erdirmek için ellerini taşın altına koymaları gerekirken 9 Ağustos 2026’da TBBM’ de 468 oy ile kabul edilen çerçeve Yasa neden 6 ay sonra yürürlüğe konacaktır deniyor ?

Yine DEM Parti ve hükümet yetkilileri sık sık sürecin enfekte olabileceği veya Siyonist İsrail’in kışkırtma ve teşvikleri ile sürecin zehirlenebileceğini bir çok kişi ifade ediyor.

Türkiye’de bir iş komisyon veya kurula havale edildiği zaman genelde o işin sürümcemeye atılmak istendiği algılanıyor.

PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan artık silahlı mücadelenin devri bitti diyerek örgütünü fes etti.

Bundan sonra siyasetimizi siyasi alanda yapacağız diyerek 12 Mayıs 2025’de Örgütünü lağv ettiğini ifade etmişti.

Dediğini de yaptı. Daha sonra ise 11 Temmuz 2025’de ise bazı PKK örgüt mensupları silahlarını yakarak silahlara veda ettiklerini ifade etmişti.

MHP ilk günden beri samimi ve içten bir şekilde bu konuda çaba sarf ediyorken Ak Partili yetkililer ise işi daha ağırdan alarak süreci 9 Ağustos 2026’da TBMM genel kurulunda yasaya geçirdiler.

Ancak oylanan kararların hemen uygulanamayacağı ifade edilerek Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki kurul karar verecek deniyor.

Oysaki herkes süreç uzadıkça akamete uğrayacağı endişesi taşırken neden kurul ve süreç gibi bir uygulamaya gidildiğini anlamak kolay değil.

TBMM’de oylanan çerçeve yasada beyan edilen maddelerin hemen uygulanmaya geçilmesi sürecin enfekte olmasından daha uygun değil mi bu ?

Sürecin kurula devredilmesi demek Ak Parti’nin seçmenin oy nabzına ve gelecek anket sonuçlarına göre karar vereceği endişesini ortaya koymuyor mu ?

Hükümet’in süreci seçmenin nabzına göre karar vermek için uzattığı görüşü hakim.

PKK kendisini lağvettiğini açıklayarak ve sembolik de olsa silahlarını halkın önünde tören ile yaktı.

Hükümet’in süreci MİT ve ilgili kurullarda PKK’nın silahlarını bıraktığına dair raporlar geldikten sonra topluma kazandıracağımız münfesih PKK örgütleri ile ilgili karar verilecek denmesi doğru ve hoş değil.

Bu madde süreci uzatıp seçmenin tepkisine göre karar vermek için yapıldığı çok açık.

Diyelim ki PKK 30-40 yıllık silahlarını teslim etti ve raporlar geldi. Eğer PKK samimi değilse Siyonist İsrail ve Şeytan ABD’nin teslim edilen silahların 10 katını ve daha etkilerini vermesi çok mu zor ?

İyi Parti "Çerçeve Yasaya" Neden Red Verdi ?
İyi Parti "Çerçeve Yasaya" Neden Red Verdi ?
İçeriği Görüntüle

Burada taraflar samimi ve dürüst olursa işler daha güzel hal olur. Toplum MHP lideri Bahçeli’nin samimi olduğuna inanıyor ancak bir çok kişi Ak Parti için aynı şeyi düşünmüyor.

Genel kanı Ak Parti’nin süreci genel seçime kadar uzatarak gelen anketler Terörsüz Türkiye süreci için oyları düşüyorsa çok kolay bir şekilde biz hükümet olarak her şeyi yaptık ancak terör örgütü silahlarını ve mağaraları teslim etmediği için süreci sonlandırdık derse halkın elinde bunla ilgili bilimsel bir belge ve bilgi var mı ?

Yok…Oysaki böyle önemli bir konu Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başında olduğu kurulun inisiyatifine bırakmak yeniden seçimi kazanmak için her düğmeye basan Ak Parti yöneticilerin vereceği karara toplum ne kadar itibar eder hepimiz göreceğiz.

Ülke için bu kadar önemli bir konuyu seri bir şekilde sonuca kavuşturmak gerekirken, kurul, komisyon, heyet, vs. gibi oluşumlara havale etmek pek hayırlı bir yere varmayacağını göstermiyor…

Bu konunun sulhu salaha kavuşması bir partinin seçimde alacağı 3/5 puan oydan daha çok değerlidir.

Gelin bırakın bu kurul ve komisyon işlerini PKK’ya bu tarihten sonra Allah muhafaza yaşanacak terör eylemlerinde sizin dahlinizi tespit edersem gerekli önlemleri alırız deyip TBMM’de çıkan kararların gereğini hemen uygulamaya koyması gerekir hükümetin

Yoksa kurulun başında hükümete bağlı bir kişinin olması ve 6 ay sonra alınan kararları uygulamaya koyacağız demek böyle bir konuda çok sağlıklı gelmiyor topluma.

İlk günden beri gerek yayın grubu gerekse de şahıs olarak sayın Dr.Devlet Bahçeli’ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha üç sene önce bırakın PKK’yı onun meclisteki temsilci olan DEM parti için bile çok sert ve acımasız sözler söylerken bir sene sonra Bahçeli’nin TBMM’de DEM parti sıralarına gidip parti yöneticileri ile selamlaşması ile başlayan süreç bugün bir Terörsüz Türkiye süreci ile taçlanmak üzere.

Hükümet bu süreci Kurul veya komisyonun insafına bırakıp sürecin uzamasına imkan vermezse iyi olacak gibime geliyor.

Yüce rabbim sen bize yardım eyle bu siyonistler ve ülke düşmanlarının bitmemesi adına her türlü rezilliği 40 yıldır yapıyorlar.

Kürdün veya Türkün ölmesi siyonistler için hiç bir önemi yok. Ama biz artık bu coğrafya da artık kimsenin ölmesini istemiyoruz.

Marjinal üç beş partinin sadece bir kaç oy fazla almak için aklı başında bir öneri ortaya koymadan canı yanan şehit yakınlarımızın acısından faydalanıp süreci zehirlemek istemelerini kabul etmek mümkün değil.

İnşallah her beraber bu süreci aşacağız.

İstanbul Times - Hüseyin Çetiner