Yeni Parti (YP) Pendik'te Erdoğan'ın 2 Misli Oy Aldı
Yeni Parti (YP) Pendik'te Erdoğan'ın 2 Misli Oy Aldı
İçeriği Görüntüle

Suyun Berrak Olması Tek Başına Yeterli Değil

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2022 yılında dünya genelinde en az 1,7 milyar kişinin dışkı kaynaklı kirlenme bulunan bir içme suyu kaynağını kullandığını bildiriyor. Kuruma göre mikrobiyolojik olarak kirlenmiş içme suyu, her yıl yaklaşık 505 bin ishale bağlı ölümle ilişkilendiriliyor.

Bu veriler su kalitesinin yalnızca renk, koku ve berraklık üzerinden değerlendirilemeyeceğini gösteriyor. Mikrobiyolojik incelemelerin yanı sıra arsenik, kurşun, nitrat ve florür gibi kimyasal parametrelerin de analiz edilmesi gerekiyor. Çünkü suyun görünümünde herhangi bir değişiklik olmaması, bu maddelerin bulunmadığı anlamına gelmiyor.

Her Kirletici Aynı Yöntemle Giderilemiyor

Su arıtımında kullanılan filtrelerin görevleri birbirinden farklı. Sediment filtreler kum, tortu ve pas gibi parçacıkları tutarken aktif karbon, klor ile tat ve kokuyu etkileyen bazı organik maddelerin azaltılmasında kullanılıyor. Ters ozmoz sistemleri ise basınç yardımıyla suyu yarı geçirgen bir membrandan geçirerek çözünmüş maddelerin önemli bir bölümünü ayırıyor.

Bu nedenle yalnızca filtre sayısına bakarak bir sistemin ne kadar etkili olduğunu söylemek mümkün değil. Önemli olan kullanılan teknolojinin suda bulunan kirleticilere uygun olması. Aynı filtre yapısı, farklı özelliklere sahip iki su kaynağında aynı sonucu vermeyebilir.

Arıtma Yöntemi Suyun Özelliğine Göre Seçilmeli

Bir su arıtma sistemi belirlenmeden önce mümkünse giriş suyunun fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri incelenmeli. Filtre türü, membran kapasitesi ve bakım programı da bu sonuçlara göre değerlendirilmelidir.

Su arıtma sistemleri alanında faaliyet gösteren Sulax gibi üreticilerin sediment, aktif karbon ve membran teknolojilerini farklı görevlerle aynı su arıtma cihazı içinde kullanmasının nedeni de bu teknik ayrımdır. Tek bir filtrenin bütün su kalitesi sorunlarına çözüm olması beklenemez.

Sonuç olarak iyi su kalitesi, yalnızca berrak bir görüntüden değil; ölçülebilir parametrelerin uygun sınırlarda tutulmasından oluşuyor. Suyun kaynağını tanımak, doğru arıtma yöntemini seçmek ve sistemi düzenli olarak kontrol etmek bu sürecin birbirini tamamlayan aşamaları arasında yer alıyor.