Sizden Gelenler - Veteriner Hekim Umut Şeker
Veteriner Hekim Umut Şeker, uzun yıllar kamuda yürüttüğü veteriner hekimliği pratiği sırasında edindiği deneyimlerini; hem toplumu bilinçlendirmek hem de vicdani farkındalık oluşturmak amacıyla kaleme aldığı yazılarla İstanbul Times Gazetesi takipçileriyle paylaşacak.
“Veterinerlik sadece bir meslek değil, bir vicdan işidir. Sokaktaki canlara sahip çıkmak, toplumun kendi vicdanına sahip çıkmasıdır” diyen Veteriner Hekim Umut Şeker, ilk yazısında kentsel dönüşüm çalışmalarının sokak hayvanları üzerindeki etkilerini ele aldı.
Kentsel dönüşümün sessiz hastaları
Geçen gün klinikte, tam mahalledeki o büyük yıkımın yan sokağından getirilen bir kediyi muayene ediyordum. Dışarıdan aniden o korkunç hilti sesi yükseldi…
O an masadaki o canın kaskatı kesilişini, göz bebeklerinin korkuyla nasıl büyüdüğünü görmeliydiniz. Kalbi avucumun içinde sanki yerinden çıkacak gibiydi.
O an bir kez daha anladım; biz orada sadece eski betonları yıkmıyoruz, o sessiz dünyaların güven duygusunu da yerle bir ediyoruz.
Gürültünün görünmeyen etkisi
Son zamanlarda kliniğe gelen hasta sahiplerinden sık sık aynı cümleleri duymaya başladım:
“Hocam bizimki iştahını kesti.”
“Eskiden hiç yapmazdı ama artık evin her yerine idrar yapıyor.”
Tahlillere bakıyorsunuz; her şey normal. Fiziksel bir sorun yok. Ama biraz derine indiğinizde tablo netleşiyor. Ya hemen yan sokakta bir bina yıkılıyor ya da haftalardır süren bir inşaat gürültüsü var.
Bizim “gürültü” deyip geçtiğimiz o metal darbeleri, duyma eşiği bizden çok daha yüksek olan bu canlılar için bitmek bilmeyen bir deprem etkisi yaratıyor.
Sokak hayvanlarının kaybolan yuvaları
Üstelik mesele sadece evcil hayvanlar değil. Sokaktaki canlar da yıllardır sahiplendikleri, adeta “yuva” haline getirdikleri alanları bir günde kaybediyor.
Bu yüzden sokak aralarında artan yer kapma kavgaları, hayvanların hırçınlaşan davranışları çoğu zaman bu huzursuzluğun sonucu. Onlar da yaşam alanlarını korumaya çalışıyor.
Yıkımın görünmeyen zehri: Toz
Bir de işin çoğu zaman fark edilmeyen bir boyutu var: Toz. Yıkılan binalardan havaya karışan ağır metaller patilerine yapışıyor. Hayvanlar patilerini yaladıkça bu maddeleri doğrudan bünyelerine alıyor.
Son dönemde kliniklerde artan kronik öksürüklerin ve deri alerjilerinin altında çoğu zaman bu kentsel yıkımın izleri yatıyor.
Küçük önlemler büyük fark yaratabilir
Bizler daha sağlam ve daha “modern” evlerde yaşamaya hazırlanırken, bazı canlılar en güvenli sığınaklarını kaybediyor.
Eğer yakınınızda bir yıkım çalışması varsa, evdeki dostunuz için hafif bir müzik açarak dışarıdaki gürültüyü biraz olsun perdeleyebilirsiniz. Sokaktaki hayvanlar için ise mama kaplarını tozdan uzak ve daha korunaklı köşelere koymak bile önemli bir iyilik olacaktır.
Şehirler dönüşebilir. Ancak bu dönüşümün içinde merhameti ve farkındalığı kaybetmemek, en az o yeni binalar kadar kıymetlidir. Çünkü bu şehirler sadece bize ait değil; bu hayatı onlarla birlikte paylaşıyoruz.





