Peki Ak Partili hiç bir belediye başkanını şafak operasyonu ile gözaltına alınıp 4 gün nezarette tutulup ardında sorgusuz sualsiz zindanlara gönderildiğini duyan gören bilen var mı ?
Bunları söylerken seçilmiş bir Ak Partili belediye başkanının tutuklanmasını arzuluyor veya istiyor da değiliz.
Ancak CHP’li başkanların iki misli sayıda Ak Partili başkanlar hakkında soruşturma izni verildiği halde bu satırları okuyan herkes kendi vicdanına sorsun ya içişleri bakanlığı detaylı bir inceleme yapmadan soruşturma izni verdi yada her şey elinde olan siyasi otorite kendi başkanlarına torpil yaparak onlara dokunmuyor mu ?
HER BELEDİYE DE İŞLER KURALLARINA GÖRE YAPILMIYOR OLABİLİR ANCAK SADECE MUHALEFET BELEDİYE BAŞKANLARINA ACIMASIZ DAVRAN AK PARTİ YÖNETİCİLERİ YILLAR ÖNCE KENDİ UĞRADIKLARI HAKSIZLIKLARI BUGÜN BAŞKALARINA YAPMALARI YAMAN BİR ÇELİŞKİ DEĞİL Mİ ?
Rahmeti Burhan Kuzu oğlan bizim kız bizim diyerek neden kendi Başkanlarımızı tutuklayıp yargılayalım demişti.
Bir diğer Ak Parti milletvekili Galip Ensarioğlu’ da biz iktidarda iken bizim kendi belediye Başkanlarımızı tutuklamamızı kimse bizden beklemezsin diyerek alenen yaşanan süreci en doğru bir dil ile bize aktarmıştı.
BU YANLIŞ İŞLERİ YAPAN AK PARTİLİLER HİÇ Mİ VİCDAN AZABI ÇEKMİYOR ?
Adalet herkese eşit olarak işletilirse o ülkede ekonomi başta olmak üzere her iş doğru ve düzgün bir şekilde olur.
Aksi halde 24 saat söz ile adalet herkese eşit olarak işletiliyor derseniz de bir anlamı olmaz.
Adil bir yargı olmayınca diğer hiçbir şeyde adalet aramak beyhudedir. İktidar partisine mensup eski anayasa komisyon başkanı merhum Buran Kuzu bir konuşmasında “oğlan bizim kız bizim kendi başkanlarımızı neden tutuklayalım demişti”
Yine halen Ak Parti milletvekili olan Galip Ensarioğlu biz iktidarda iken kendi başkanlarımızı tutuklayıp hapse atmamız eşyanın tabiatına aykırıdır minvalinde bir konuşması medyaya yansıdı.
En bariz örnek içişleri bakanı Mustafa Çiftçi bir basın toplantısında 600’e yakın Ak Partili belediye başkanı hakkında soruşturma izni verdiklerini açıkladılar.
İktidar partisi CHP’yi o kadar kendi içişleri ile meşgul etmiş ki bir CHP’li bu hakkında soruşturma izni verilen bu 600 Ak Partili başkanlar hangisi diye bir soru sormadı.
Erdoğan kendi ağzı ile 2017 yılında Esenler’de katıldığı bir toplantıda
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bir dönem belediye başkanlığını da yaptığı İstanbul’a ‘ihanet ettiğini’ söyledi: “Biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet ettik, hala da ihanet ediyoruz, ben de bundan sorumluyum.”
Erdoğan, öğlen saatlerinde, ‘Uluslararası Medeniyet Şurası’nda yaptığı konuşmada, son yıllarda İstanbul’un çehresini değiştiren, yoğun bir betonlaşmayla yaşamı zorlaştıran yapılaşmayla ilgili, “40 kat, 100 kat binalar yapmak sizi medeni yapmıyor ama biz de bu tuzağın içine düştük” demişti.
Erdoğan, akşam saatlerinde Esenler’de düzenlenen ‘Şehir ve STK Zirvesi’nde konuya bir kez daha değindi.
Cumhurbaşkanı sözlerine şöyle başladı: “Kadim şehirlerin en önemli güzelliği, ana karakterlerini kaybetmeden yeniyi bünyelerinde eritmesi, özlerinden katarak yeniden yoğurmasıdır. İstanbul bu açıdan gerçekten müstesna bir şehirdir. Ama biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet ettik, hala da ihanet ediyoruz, ben de bundan sorumluyum. Burası, Fatih Sultan Mehmet Han’dan beri ilmin, kültürün, siyasetin, sanatın ve ticaretin payitahtı olmuş bir şehir. Bugün de İstanbul onca yaşadıklarına rağmen halen ayaktadır.”
‘Maddi kaygılar birçok hassasiyetin önüne geçiyor’
‘Estetikten, incelikten ve köklü medeniyet’ değerleri’nden yoksun tekdüze bir mimari anlayışının giderek yaygınlık kazandığını görmekten üzüntü duyduğunu söyleyen Erdoğan, “Adeta kibrit kutularının ölçülerini aşacak şekilde benzer taş yığınlarının olduğu bir şehir, bu bizim medeniyetimizde yok. Şehirleri birbirinden farklı kılan, ayıran, bu ayrılıklardan güzellikler çıkaran ayrıntılar birer birer yok oluyor. Maalesef maddi kaygılar birçok hassasiyetin önüne geçiyor” diye konuştu.
“Binalarımız yükseldikçe ufkumuz kararıyor” diyen Erdoğan, şehirlerin giderek milyonlarca insanın hep birlikte ‘yalnız olduğu’ yerlere dönüştüğünü belirtti.
Erdoğan, bu yılın başında yaptığı konuşmada, Türkiye genelinde yapılaşmada yapılan hatalara değinerek dikey değil ‘yatay mimari’den yana olduğunu savunmuştu. Erdoğan, AKP iktidarı döneminde artan İstanbul Boğazı çevresindeki çarpık yapılaşmaya sitem edip bu bölgedeki yapılaşmayı düzenleyecek bir ‘Boğaz Yasası’ hazırlanması gerektiğini de söylemişti.
Ana muhalefet partisi CHP sonucu belli olsa da bu itiraflar için tarihe not düşmek adına binlerce suç duyurusu yapması gerekmez miydi ?
Peki biz basın mensubu olarak bu tür suç duyurularının yapıldığını görmediysek duymadıysak siyasi partilerin asıl patronu olan seçmenin bunu duyması mümkün değil.
Ayrıca İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyelerin daha önceki Ak Parti yönetimleri döneminde yüzlerce yolsuzluk dosyasını içişleri bakanlığına verdik dava açılmadı diyeceklerine bu dosyaları kuracakları sembolik HALK mahkemelerinde yargılayıp seçmenin dikkatini çekmeleri gerekmez miydi ?
Bunlar gibi 25 yıllık Ak Parti hükümetleri döneminde binlerce yolsuzluk dosyası var.
Son örnek Eyüp Göktürk’te üzerinde yeşil alan olan bir Batık şirketi satın alam Demirören Holding’e imar veren kim ?
600 Milyon dolar rant elde eden kim ? İBB ‘de iddia edilen bütün yolsuzlukların rakamı bunun kadar var mı merak ediyoruz.
CHP bir an önce Ak Parti’ nin başına sardığı belalar ile uğraşacağı yerde hemen savunmadan vaz geçip Ak Parti döneminde yapılan imar yolsuzlukları başta olmak üzere nasıl İMAN YARABİDEN İMAR YARABİYE GEÇTİKLERİNİ ANLATMANIN ZAMANI GELMEDİMİ ?
Kaynak: İstanbul Times Haber Merkezi (İTHA)
Bu Bir İlandır




