Ülkemizin gündemi o kadar hızlı değişiyor ki günde 2-3 makale yazmak mümkün.

CHP’ye yapılan Butlan atamasını hukuki görmek siyasi gündemin sağlıklı takip edilmediğini gösterir.

CHP’nin kalesi sayılan Çankaya’da CHP Belediye başkanı Av. Hüseyin Can Güner

Ve A takımına geçen hafta bir operasyon yapıldı.

Başkan Yurt dışında olduğu halde gelip teslim oldu. Yani hiç bir yargıç kaçma şüphesi olduğu için tutuklama kararı verdim diyemez.

Başkan’ın öyle bir niyeti olsaydı bir açıklama yapar bir hukukçu olarak şuan ülkedeki hukuk siyasallaştığı için güvenmiyorum ve ülkeye dönmüyorum deme imkanı olduğu halde hakkında yakalanma kararı verilir verilmez ilk uçak ile ülkeye dönüp Emniyet güçlerine teslim oldu.

İddia ediyorum iç İşleri bakanlığı bugün hangi belediye olursa olsun istediği an tutuklama yapacağı onlarca gerekçe bulmak mümkün.

-İhale yaparken yeterli duyuruyu yapmadın hep aynı firmalar katılmış

-Belediyede maaş ödediğiniz danışman sıfatlı kişiler gerçekten başka yerde çalıştığı halde maaşı neden siz ödüyorsunuz ?

-Özetle içişleri bakanlığı yeter ki bir belediye başkanını göz altına aldırıp tutuklatmak istesin onlarca gerekçe öne sürmesi için sistem çok ama çok müsait.

Eski içişleri bakanı Soylu bir konuşmasında Erdoğan bir gün beni çağırdı gittim bana dedi ki doğudaki belediyelerin çalışmalarından rahatsızım kul istemiş bir göz Allah vermiş iki göz dedim çok sayıda belediye başkanını tutuklatıp yerine kayyım atadım ım derken pis pis gülüyordu.

İBB OPERASYONLARININ ÖNCÜSÜ YANİ KÜÇÜK TURPU ESENYURT OLMUŞTU,ANKARA’NIN KÜÇÜK TURPU’DA ÇANKAYA’ MI ?

Daha önce onlarca DEM ve CHP’li Belediye başkanı keyfi olarak görevden alınıp hapse atıldığını yerlerine kayyım atandığını ilk kez 30 Ekim 2024’de Esenyurt ile gördük.

Daha sonra Şişli’ye kayyım atandı ondan sonra malum 19 Mart 2025 İBB süreci yaşandı.

Bir çok CHP’li belediye başkanı yerine (Beykoz,,Bayrampaşa, Gaziomanpaşa) bir şekilde Ak Partili başkan vekillerine geçti. Oysa seçmen buralarda oyunu CHP’li başkanlara verdi. Ak Partili dostlarımız Gaziosmanpaşa’da bizim meclis üye sayımız çok elbette kendi başkanımızı seçme hakkımız diyorlar.

Onlara cevabım GOP’ un halk tarafından seçilen Hakan Bahçetepe’ nin suçu nedir ?

Suç arasanız Ak Parti’nin bir çok belediye başkanın suçu Hakan Bahçetepe’den daha fazla olduğu kanısı halkın genelinde var.

İBB tutuklamalarından önce 30 Ekim 2024’de İstanbul’un küçük turpu Esenyurt Belediye başkanı tutuklandı.

CHP Belediye başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer Türkiye’nin en büyük ilçe belediye başkanı olarak cezaevine 642 bin seçmeni olan Esenyurt’ta Özer % 49 oy ile 227.608 kişiden oy aldı.

Ancak tutuklandığı zaman 16 milyon seçmeni olan İstanbul’da protesto eylemine katılanların sayısı 2-3 bin kişiydi.

Özer’e oy verenlerin % 25’i protesto eylemine katılsaydı 60 bin kişi olurdu.

CHP’nin İstanbul’da 26 tane ilçe beledi başkanlığı vardı,bunların toplamı da 60 bin kişiyi cumhuriyet meydanındaki eyleme katılmasını sağlayıp orada ellerinde Türk bayrağı ve İrademizi serbest bırakın görevini yapsın pankartı taşısaydı muhtemelen Esenyurt belediye başkanı ifadesinden sonra serbest bırakılma ihtimali çok yüksekti diyenler az değil.

Özgür özel yüzlerce miting yaptı. Bunların Türk siyaset tarihine elbette katkısı olmuştur.

Ancak 16 aydır zindan’da olan İmamoğlu ve tutsak arkadaşlarına ne faydası oldu diye soranlar var.

İmamoğlu 16 aydır TUTUKLU yargılanıyorsa demek ki CHP etkin demokratik kitle eylemleri yapılamıyor diyenlerin sayısı az değil.

19 Mart 2025’de bu yana 16 Aydır hatta 30 Ekim 2024 CHP Esenyurt belediye başkan Prof. Dr. Ahmet Özer’in görevden alınıp tutuklandığı günden bu yana ise tam 21 ay geçti.

Yaptığımız sokak röportajlarında gündemi takip eden bir çok seçmen 21 aydır yapılan eylemlerin İBB soruşturmalarına bir faydası olmadığı gibi aksine siyasi iktidar hız kesmeden ÇANKAYA gibi CHP’ nin % 65 gibi güçlü bir oy ile seçimi kazanan Çankaya Belediye başkanı Hüseyin Can Güner ve 30 mesai arkadaşı görevden alıp Zindan’a atıldı.

Demek ki siyasi otorite lisan-ı hal ile CHP’ye diyor ki senin yaptığın eylemler beni erken seçime zorlamadığı gibi en değer verdiğin yerlerin belediye başkanlarını alır zindan’ a atarım diyor ve yapıyor

Örnek vermek gerekirse CHP daha sonuç getirici barışçıl anayasal protesto eylemleri yapsa sonuç alma şansı daha iyi olmaz mı diye soranlar var.

Abdullah Özdemir: 15 Temmuz, liderine inanan milletin büyük zaferidir
Abdullah Özdemir: 15 Temmuz, liderine inanan milletin büyük zaferidir
İçeriği Görüntüle

Örnek de veriyorlar diyorlar ki İstanbul’da 31 Mart 2024’de CHP adayı Ekrem İmamoğlu’na TAM 4.432.862 kişi oy verdi.

Dünya tarihine örnek olacak bu kadar kişi ile İBB Saraçhane binasından Silivri Marmara cezaevine kadar KESİNLİKLE BARIŞÇIL BİR EYLEM İLE ELLERİNDE Türk bayrağı ve İRADEMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ. Bütün delilleri topladınız itirafçı veya bazılarının dediği isimleri ile İFTİRACILARI dinlediniz.

Bundan sonra TUTUKSUZ yargılama yapın talebinde bulunmak kesinlikle demokratik bir haktır.

ZİNDAN’ a atılan bütün başkanlar ve mesai arkadaşları hakkında kesinleşmiş bir hiçbir yargı kararı olmadan siyasi bir makam olan İçişleri ve Adalet bakanlığının istekleri ile henüz suçlu olup olmadıkları henüz belli olamayan çok sayıda seçilmiş insanın hayatını karartmak dolayı VİCDAN azabı çekmiyor musunuz ?

Bir çok alimin dediği gibi 999 suçlunun içinde olduğu gemide bir tane suçsuz varsa onun hakkı yüzü suyu hürmetine o gemiyi kimse batıramaz diyorlar.

Bakın İBB davasında ilk dalgada 407 kişi hakkında dava açıldı 107 kişi zizdan’ a atıldı. Bu 407 kişi içinde % 10 ‘u suçuz olsa ve hiç ceza almadan berat etse hapis yattığı bunca ay ve yılın hesabını kim verecek ?

Oysa önce yargılayıp suçu sabit olduktan sonra tutuklasanız daha az hasarlı iş yapma imkanınız varken neden TUTUKLULUĞU cezaya çeviriyorsunuz ?

ADAYIMIZI HEMEN GÖREVİNE İADE EDİN YARGILAMAYI TUTUKSUZ YAPIN TALEBİ KADAR DEMOKRATİK BİR HAK OLABİLİR Mİ ?

Allah aşkına belediye başkanlarının göz altına alınmasına izin veren içişleri

bakanını kim seçiyor ?

İçişleri bakanı rakip parti belediye başkanlarının elini kolunu bağlayıp Adalet bakanına teslim ediyor…

Peki Adalet bakanını kim atadı ?Tabi ki CHP’nin rakibi olan Ak Parti genel başkanı Erdoğan…

Kim ne derse desin Türk usulü dedikleri başkanlık sistemi bu şekli ile bizde işlemez….

2018’den bu yana hem TBMM hem cumhurbaşkanlığı aynı partide olduğu için işliyor.

Peki yarın yapılacak ilk seçimde meclis başka partiden cumhurbaşkanı başka partiden seçilirse işler nasıl ilerleyecek ?

ANKARA’DA PANDORA’NIN KUTUSU ÇANKAYA BELEDİYESİ İLE AÇILDI…

100 yıllık demokratik bir geçmişi olan güzel ülkemde siyasi bir makam olan Bakan yardımcısı olarak görev yapan bir kişi oradan İstanbul Cumhuriyet başsavcısı yapıldı,

Geleceği parlak olan ne kadar siyasetçi varsa (Kaftancıoğlu,Demirtaş, İmamoğlu vs.Vs.) başlarına bir şekilde bir gaile salındı)

İBB davasının iddianamesini hazırlayıp mahkemeye sundu. Mahkeme iddianameyi kabul ettikten sonra Bakan yapılarak iddianame ile alakalı yargılama yapan yargı mensuplarının başına getirilmesinde adalet var mı?

Adalet bakanının veya bir hükümet yetkilisini savcı ve hakimlere şöyle yap böyle yap demesine gerek yok.

O makamda olan yargıçlarımızda bu ülkede yaşıyorlar. Kendilerine oraya tayin eden ita amirlerinin ne tür kararlardan memnun olacaklarını çok iyi bildikleri için biz karar verelim bizim üstümüzde mesuliyet gitsin üst mahkeme doğru kararı versin anlayışını AHMAK davasında gördük.

Ahmak demek aklını yeteri kadar kullanmayan kişiler için kullanılan bir ifade türüdür.

İmamoğlu’na bunda dolayı 2 Yıl 7 Ay 15 Gün hapis ve 4 yıl da siyaset yasağı verildi.

Oysaki eski İçişleri bakanı Süleyman Soylu AHMAK sözünü 21 kez İmamoğlu hakkında canlı yayınlarda bu sözü söyledi bırakın hapis cezası almayı dava dahi açılmadı.

Bu örnekten yola çıkarsak yaptığımız sokak röportajlarında yarıya güven % 20’ lere düştüğünü görüyoruz.

Güç elimde rakibimi topal ördek yaparım demek kolay. Allah var yapıyorsunuz da ama baskının antidemokratik işlerin başka yerlere zararı dokunuyor.

Mesela son 7-8 yıldır enflasyon tek haneye düşecek diyerek beyanat veriyorsun peki düşüyor mu HAYIR.

Eski Ekonomi bakanı Ali Babacan Yargı ve Basın özgür olmadıkça ENFLASYON Düşmez dedi.

Zaten de düşmüyor…

Bu gemi böyle yürümez titreyin ve kendinize gelin. Partilerinizi değil artık ülkenizi düşün..

Yaş 55 ilk kez ülkem adına bu kadar karamsarım. At İzi ile it izinin bir birine karıştığı bir dönemdeyiz..

İstanbul Times - Hüseyin Çetiner - 16 Temmuz 2026

Bu Bir İlandır