% 10 oyu olduğu halde ülkeyi fiili olarak verdiği kararlar ile yöneten MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 1 Ekim 2024 yılında TBMM’de DEM sıralarına gidip tokalaşması bana büyük umut vermiş ve hemen yazdığım bir makale de PKK’nın 47 yıldır yaptığı TERÖR eylemleri ile akan kanın durmasından dolayı süreç başarılı olursa Bahçeli ve Erdoğan Nobel Barış ödülüne aday gösterilmesi lazım demiştim.
Partiya Karkeran Kurdiya (PKK) Kürt İşçi Partisi kurucusu Abdullah Öcalan PKK’ya fes ettiğini açıklamış ve daha sonra bir grup PKK ‘lı silahlarını yakarak bu silahlı sürecin bittiğini açıklamıştı.
Bu gelişmeler olurken Bahçeli ve Erdoğan ilk etap’ ta Mardin Büyükşehir Belediye başkanı Ahmet Türk ve Ülkemizin en büyük ilçesi olan Esenyurt’un seçilmiş belediye başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in göreve iade edilmesinin önünde bir engel kalmadığını ifade etmişlerdi.
Özer Tutuklu bulunduğu Silivri cezaevinde bir süre önce tahliye edilmişti. Dün (23.01.2026) da yapılan duruşmada avukatları tahliye beklerken 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiğini mahkeme açıkladı.
Dr.Devlet Bahçeli bile bu karara itiraz ettiğine göre acaba birleri “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” ortamını zehirlemek mi istiyor ?
PKK bittiğine göre ona yardım ve yataklık ettiği ileri sürülerek ceza verilmesinin ülkeye, millete ne faydası var ?
Şimdi PKK’nın içinde bazılarının silah bırakmayalım biz ne yaparsak yapalım Türkiye‘de bazılarının bize karşı olan açık ve gizli kinleri ve düşmanlıkları olan kişiler bizi yok etmeye, zindanlarda çürütmeye devam etmekten vaz geçmezler derse buna hayır barış süreci başladıktan sonra biz şu veya bu kazanımları elde ettik diyeceğiniz ne var ?
Örnek vermek gerekirse ;
Selahattin Demirtaş mı cezaevinde serbest mi bırakıldı hayır ?
Görevden alınan ve yerine Kayyım atanan Belediye başkanlarımı göreve iade edildi hayır ?
Ülkenin en büyük ilçesi olan Esenyurt’un seçilmiş Belediye başkanına daha dün (23.01.2026) kendisini kapatan terör örgütü PKK ‘ya destek verdiği gerekçesi ile Prof. Dr. Ahmet Özer’e 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmedi mi evet ?
PKK kendisini kapattığını söylediği gün zaten Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan hakları mahkemesinin defalarca serbest bırakılması kararı verdiği halde en son sayın Bahçeli ve Erdoğan’ında Demirtaş’ın serbest kalmasında bizim açımızdan bir sakınca yok dedikleri halde ve eşi Başak Demirtaş’ında bu sözlerden umutlanarak eşinin 10 yıldır hapis yattığı EDİRNE’ ye gelip bekledi ama yine umutlar boş çıktı.
Türkiye’de Anayasa Mahkemesinin kararlarını takmayan, son Demirtaş serbest kalsın diyen Erdoğan ve Bahçeli’nin serbest kalması gerekir beyanı da olduğu halde hangi güç veya güçler DEMİRTAŞ’ ı serbest bırakmıyor ?
PROF.DR.AHMET ÖZER CHP ESENYURT BELEDİYE BAŞKAN ADAYI OLDUĞU ZAMAN BASIN İLE İLK BULUŞMASINDAN BİR KARE
ESENYURT’UN SEÇİLMİŞ BELEDİYE BAŞKANI PROF.DR. AHMET ÖZER’E VERİLEN 6 YIL 3 AY HAPİZ CEZASI BARIŞ VE KARDEŞLİĞE SIKILMIŞ KURŞUNDUR…
Prof. Dr. Ahmet Özer’i daha önce tanımıyordum. CHP Esenyurt Belediye başkan adayı olduğu zaman basın ile yaptığı ilk tanışma toplantısının Esenyurt Aşık Veysel Mahallesi Hasırlı Koya restoran’ da yaptığı toplantı da tanıdım.
Basın açık toplantılarının % 95’ine katıldım. Gördüğüm tek şey halkın daha rahat bir ilçede yaşaması için ciddi bir çabanın içinde gördüm.
Hatta Cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümü olan 29 Ekim 2024’de akşam meşale yürüyüşüne katıldık.
Sabah evimden gazeteye gitmek üzere aracıma bindim radyo da haberleri açınca Esenyurt Belediye Başkanı Prof.Dr. Ahmet Özer’in şafak operasyonu ile tutuklandığını öğrenince şaşırdım.
Hemen kameramanım rahmetli Ali Ekber Şenkal’ı ile beraber ekipmanımızı alıp Esenyurt’a gittim. Belediyenin önünde 200 – 300 kişi gördüm. CHP’den yapılan açıklamada 31.10.2024’de süreci protesto etmek için belediyenin önünde toplanacaklarını açıkladılar.
Bizde oraya gittik orada toplanma saatinde buluşma yerinin Esenyurt Cumhuriyet meydanı yapıldığını söylediler.
Meydanı gidip bazı marjinal partilerin bayraklarını ve çok az kalabalığı görünce rahmetli kameramanıma yazık oldu demiştim o da aynen öyle diyerek beni onaylamıştı..
Burada sadece ellerinde Türk bayrakları olan 200 bin kişi olsaydı ve kararlı bir şekilde irademize sahip çıkıyoruz diyerek etkili ve birleştirici bir eylem yapsalardı muhtemelen başkan Özer’in ifadesi alınıp serbest bırakılacaktı ve göreve iade edilecek büyük Turp dedikleri İBB’ye de operasyon olmayabilirdi.
Dediler ki 1 milyon nüfusu olan Esenyurt’ta CHP ve DEM’ in beraber sahip çıkması gereken Ahmet Özer’in destek mitingine bu kadar az kişi geldiğine göre İBB’ye de böyle bir şey yaparsak bunun 3 misli kalabalık destek verse bile 3 gün konuşulur ve sonra unutulur biz de İBB’ye kayyım atarız deyip cesaretlendiler. İBB’ye Kayyımı’ı İstanbul Üniversitesi Öğrencileri eylemleri ile engellediler.
Velhasılı kelam netice-i meram Prof.Dr. Ahmet Özer’e verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası İSTİNAF’ ta acil bir şekilde karar bağlanıp RED edilmez ise Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasinin ruhuna EL FATİHA Dememek için hiçbir neden yok.
Bu karar Ahmet Özer’den daha çok ülkenin birlik ve beraberliğine zarar verecek türdendir.
Ha Ak Parti ve MHP seçmenimiz ve toplumun önemli bir kısmı bizim ve PKK açılımızı hoş karşılamadı biz nasılsa APO’ ya PKK’nın bittiğini açıklattık Suriye de bulunan SDG biraz ayakdirettiği için bunu bahane edip süreci bitirelim mi diyorlarsa buna ben bir şey diyemem.
Yarım asırlık bir sorunu bitirmeye çalışıyorsunuz beyler bayanlar elbette farklı problem ve sorunlar olacak sizin amacınız bütün zorluklarına rağmen samimi ve içten bir şekilde akan kanı durdurmak ilk olarak hükümetin sorumluğunda değil mi ?
Bakın Şeyh Edebali damadı ve Osmanlı’nın Kurucusu Osman Gaziye nasıl vasiyet etmişti;
"Ey Oğul!
Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana... Suçlamak bize; katlanmak sana... Âcizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana... Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adâlet sana... Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana..."
"Ey Oğul!
Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana… Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..."
Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelâmlısın… Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen, sabah rüzgârlarında savrulur gidersin…
Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlûb eder. Bunun için dâimâ sabırlı, sebâtkâr ve irâdene sahip olasın!.."
Elbette herkes bu sürecin başarısı için çaba sarf etmelidir. Ancak en büyük iş hiç şüphe yok ki bugünün Osman Gazisi olan Hükümete aittir.
Yazacak çok şey var ama şimdilik bu kadarı ile iktifa edeyim.
İstanbul Times Gazetesi -Hüseyin Çetiner - 23 Ocak 2026