Konuyla ilgili bilinmeyen pek çok noktayı aydınlatan Başkan Öz, Al Jazeera Türk internet sitesine verdiği röportajda kamuoyunun merak ettiği soruların cevaplarını verdi. Başkan Altınok Öz, röportajda Zaha Hadid Projesi olarak bilinen çalışmanın fiilen uygulanmasının artık mümkün olmadığını, projede yer alan hazineye ait arsanın Emlak Gayri Menkul tarafından hasılat paylaşımı yoluyla satılmasının ardından bölgede sadece Zaha Hadid’in adının kaldığını söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde onaylanan planın bölge halkının isteklerini yansıttığını belirten Başkan Öz, yaklaşık 6 ay sonra bölgenin 1000’lik planlarının da hazır olacağını ve projelerin başlayacağını söyledi. İşte Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz’ün Al Jazeera ile yaptığı söyleşinin tam metni:

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz: Kartal bir sanayi kentiydi. Daha doğrusu 1947 yılında İstanbul’a yakın ama İstanbul’un dışında olması nedeniyle sanayi bölgesi ilan edildi. Daha sonra onların oluşturduğu alanda fabrikaların emekçilerinin oluşturduğu planlanmayan yerleşimler oluştu. Dolayısıyla Kartal 2 büyük göç dalgası aldı. Birincisi işçilerin gelmesi ile, ikincisi de 1980 sonrası alanların imara açılması ve kooperatifçilik teşviki ile. Daha sonra 92 yılında SHP hem Kartal’da, hem Büyükşehirde yerel iktidardayken burası sanayi bölgesinden çıkarıldı; konut, ticaret ve turizm alanı ilan edildi. O fabrikaların taşınma süreçleri bitti. Sanayi çöküntü alanı oldu. Sanayi çöküntü alanı olunca bizden önceki belediye buraya bir proje geliştirmek istedi ama Büyükşehir Belediyesi işin içinde yer aldı. Dolayısıyla İstanbul Şehir Planlama ile burada büyük mülk sahibi olanların kurduğu dernek ortak bir çalışma yapıyorlar ve buraya bir proje geliştirmek için yarışma açıyorlar. Bu yarışmayı da Zaha Hadid kazanıyor, onun projesi seçiliyor. Orası Zaha Hadid projesi olarak anılmaya başlanıyor.

2 kulak eklediler 550 hektara çıktı

Şimdi Sanayi çöküntü alanı -Gölet dahil- hepsi 350 hektar ama hadi burayı da dönüştürelim diyorlar 2 tane kulak yapıyorlar; birisi Pendik’e doğru sahilden, birisi de Kartal Merkez’e doğru. Bu şekilde 550 hektar oluyor. Öyle olunca mevcut yerleşim yerleri bunun karşısına sorun olarak çıkıyor. Niye sorun ? Plan notlarından dolayı sorunlar çıkıyor. Birincisi 2000 metrenin altında yapılaşma şartı kalkıyor. Yani yapılaşamıyor. İkincisi yüzde 40 terk istiyorlar. Arsa vatandaşın iskanlı veya iskansız bir binası var. Bunlar bu projenin içine dahil olup yüzde 40 da terk istenince ikincisi 2000 metrenin altında imar hakkı verilmeyince ne oluyor. Halkta bir direniş başlıyor. Halkında bu işten bilgisi yok ve diyor ki ne oluyoruz. Biz Büyükşehir ile yapılan görüşmelerde o kulakları kaldırttık. İkincisi içerde kalan M lejantlı alanlardaki yüzde 40 terkleri de kaldırdık. Bu anlattığımın hepsi 2009’daki süreç.

Fonksiyonlar belli değildi

Daha önceki projede olmayan 2000 metrenin altında 200 metreye kadar imar hakkı tanıdık. Plan notları öyleydi. Fakat CHP’li üyelerin plan iptalinin temel nedeni şu: Orda fonksiyonlar çok belirgin değil. Yani nedir? Yüzde 30’un üstünde ticaret olursa emsal şu olacak emsal artışları olduğu için. Yapı yoğunluğunun ne olduğu belli değil. Oraya gelecek insan sayısının ne olduğu belli değil. Bir de donatılardan dolayı. Müracaat sonucu mahkeme de dedi ki –siz yüzde kaçını konuta, yüzde kaçını ticarete açıyorsunuz belli değil. Bunu belirleyin- Onun için plan iptal oldu. Bu plan iptalleri söz konusu olunca Kartal Belediyesi olarak biz bütün alt bölgelerle ve oradaki insanlarla toplantılar yaptık ve sorduk –siz ne istiyorsunuz? Kim kimle birleşmek istiyor ?- Bunu küçük orta ve büyük sanayicilerle yaptık. Bir de halk tarafı olarak halk ile de yaptık. Kim birleşmek istiyorsa bir araya getirelim, kim istemiyorsa da onun yerini koruyalım veya uygun bir yer verelim. Örneğin M7’de 168 hak sahibi var, hepsi de zaman içinde hepimiz tek parça oluyoruz dediler. Biz bu toplantıları 3-5 kez yaptık. Bu toplantıları da “Deprem ve kentsel dönüşüme arkanızı dönmeyin” isimli kitapta da yayınladık. O toplantıların özü de burada var. Sanayici bölgelerle de toplantı yaptık ve kim kiminle birleşiyorsa kayıt altına aldık ve bunu da altyapı altlık olarak haritacılara verdik. Haritacılar bu 5 binliği yaptılar ve biz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, halkın üzerinde uzlaştığı 5binlik planı geçen yıl (2013-2014) yolladık. Buna uyarsanız vatandaşın itirazına yol açmazsınız dedik. Büyükşehir de hem mahkemenin kararına, hem de bizim yaptığımız çalışmalara uyarak plan hazırladı. 5 binlik planı biz hazırladık, hiç kimse bundan zarar görmüyor. Dolayısıyla ne sanayicinin ne de vatandaşın mağduriyeti var.

Sizin malınız var orda yeriniz belli değil. 18 uygulanmamış, terkleriniz belli değil. Dolayısıyla alanınız belli olmadığı için bankaya başvurup ipotek ettirip kredi alamıyorsunuz, sanayicisiniz borsaya mal varlığı bildiremiyorsunuz. Küçük işletmeyseniz belli bir sermayeniz var yeriniz belli değil. Sanayi olmayacağı için bir süre sonra kamyon giremiyor. Dumansız işletmeler hariç hepsi rahatsız. Büyük işletmeler de zaten gitti geride enkaz kaldı. Plan olmadığı için hiç bir şey net değil.

Fonksiyon değişikliği kentsel dönüşümü zorunlu kıldı

Burada fonksiyon değişikliğinden dolayı kentsel dönüşüm olacak. Peki, ne olacak? Örnek veriyorum; devlet oraya hak sahiplerini birleştirerek Euro Disney gibi bir şey yapabilir miydi, yapabilirdi. Bu olmamış konut ticaret turizm denmiş. O zaman en faydalı nasıl olur ona bakmamız lazım, ona yardımcı olmamız lazım. Şimdi yüzde 40 terk alındı. Yollar, sosyal donatı alanları artı ben karşı çıkmama rağmen yüzde 5 daha alındı. Niye karşı çıktım onu anlatayım. Bahsettiğimiz yerin hemen aşağısında kalan hazineye ait yer yüzde 40 terk alınarak ihaleye çıkarıldı. Hazineye ait alan yüzde 40 terk ediyor. Özel sektöre ait milletin malını yüzde 45 ile alıyorsun. Yüzde 5 de KOP (kamu ortaklık payı) alındı en son planda. Doğru mu doğru ama keşke diğer yerde de yüzde 10 ilave alınsaydı daha çok yeşil alan olsaydı.

Orda 2 yeşil alan şekli var. 1- Prominent yeşil alan (genellikle Orta Avrupa’da görürüz genellikle kaldırım ile binalar arasında yeşil kuşak), ikincisi de ada bazlı; yani o büyüklükte olmasa bile Central Park gibi bir ada yeşil alan park. Sosyal donatı alanları, ibadet alanları, belediye hizmet alanları otopark alanları var. Bazılarına bizim çekincelerimiz var, mesela hastaneye ayrılan yerin daha büyük olması lazım. Planda o işlendi sanıyorum değişmemiştir.

Zaha Hadid’in adı kaldı

Daha önce çıkarılan planla şimdi çıkarılan planın hiç benzerliği yok. O projenin uygulanma şansı niye kayboldu. Emlak konut orayı hâsılat paylaşımı yoluyla ihaleye çıkınca zaten ana aksın yeri değişti. Yani siz Kartal Köprüden 46 metre genişliğinde bir yol yapacaktınız denize kadar inecekti. Şimdi planda yolun önünde hastane var. Onun önünde de 4 tane kule var. Birde o kertenkele sırtını nereye yapacaksınız. Emlak konutun hâsılat paylaşımı ile verdiği yer eski planda ulaşım için ayrılmıştı. O kalktı. Üst tarafa herkes kendi projesini yapacak. Ana cadde üzeri ticaret nedeniyle artı 0.25 emsal artırımı alarak oluşturulacak gerisi de 2.75 emsal ile inşa edilecek. Bütün kurumlar ayrı yapacak. Dolayısıyla Zaha Hadid’in burada adı kaldı ama projesinin fiilen uygulanma şansı yok. Çünkü TOKİ bunun önünü kesti.

1 yıl içinde projeler başlar

Burada yaptığımız uygulama şu: Bire 5 binlik planı halka yaptırdık. Halk meclis salonunda toplandı. Halk ne istiyor, kim kiminle birleşiyor; bunları sorguladık. Ona göre biz 5 bini hazırlattık. Büyükşehir’e de bizim hazırladığımız 5 binlik plan gitti. Büyükşehirde plan notları çalışması var, bize büyük ihtimal Nisan da gelir. Bizim çalışmamız da 1-2 ay sürer, 6 ay içinde oranın planı bitmiş olur, herkesin yeri belli olur, herkes de ondan sonra inşaata başlar.

 
Editör: TE Bilisim