Açıklamanın tamamı şöyle:

Bu ülkeyi siyasi davalarla dizayn etmeyi bırakın

Son yirmi yıldır açılan siyasi soruşturmalar ve onu takip eden yargılama süreçlerinin tamamının üzerinde AKP’nin gölgesi vardır. TKP bütün bu dönem boyunca gündeme gelen bütün siyasi davalarda aynı tutumu aldı, bu davaların hükümsüz olduğunu söyledi. Ergenekon’dan Balyoz’a, Gezi’den irili ufaklı bütün siyasi yargılamalara kadar tüm davalarda farklı bir içerik olsa da başlangıç ve bitiş noktasında AKP’nin iradesi apaçık bir biçimde görülüyordu.

AKP iktidara geldiği günden bu yana çeşitli kumpas davaları ile toplumsal bütün muhalif kesimlere, direnç noktalarına müdahale etti. 

Sermaye sınıfının, emperyalistlerin ve onların taşeronlarının çıkarları doğrultusunda ülkeyi şekillendirmede yargı sopa olarak kullanıldı.

AKP’nin yargı ve hukuku uygulama, anayasa yapma ehliyeti yoktur. Yargı, hukuk ve anayasa AKP’nin her defasında ülkeyi yönetme araçları olmuştur. 

Cumhuriyetçilerle, sosyalistlerle, muhalif gazetecilerle hesaplaşmada mahkemeler kuruldu. Ülke tarihinde halkın mücadelesinde özgün bir yere sahip Gezi Direnişi yargı eliyle mahkum edilmeye çalışıldı.

Tüm bu davaların ardında AKP’nin Türkiye’yi istediği gibi yönetme isteği vardı.

İmamoğlu'ndan Ak Partiye Bir Darbe Daha İmamoğlu'ndan Ak Partiye Bir Darbe Daha

HDP eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'ın da aralarında olduğu 108 ismin yargılandığı Kobane Davası'nda açıklanan karar için de aynısını söylemek zorundayız.

Kobane Davası başından beri bir hukuk davasından çok siyasi bir dava olarak yürütülmüştür. Üstelik bu dava AKP’nin “açılım süreci” diye allayıp pulladığı kapsamlı bir müzakere sürecinin bütün faturasını müzakere masasındaki bir tarafa çıkardığı için özellikle ilginçtir.

Yanlışlık Türkiye’deki yargı sisteminde aranmamalıdır. Mesele bunun çok ötesindedir. Yanlışlık AKP iktidarında ve artık her tarafından çürüme kokuları alınan bu köhne düzenin kendisindedir.

Kaynak:İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)  

Editör: Hüseyin Çetiner