Rakibini Cezalandırmaya Kalkmak İle Ülke Yönetilebilir mi? İç Birlik Nasıl Olacak ?

Dostlar ülkemizde can alıcı sorunlarımızın başında herkesi derinden etkileyen ekonomik krizin olduğunu hepimiz kabul ediyoruz değil mi ?

Başta ekonomik sorunlar olmak üzere ülkemizde bir türlü çözülemeyen çocuk ve kadın cinayetleri, Adalet’e olan güvenin % 20 lere düşmesi hükümetin derdi olması gerekir değil mi ?

Peki hükümet şu an CHP ile uğraştığı kadar bu sorunların çözümüne kafa yoruyor mu ?

Söz ile son 8 yıldır hep enflasyon düşecek halkımız rahat bir nefes alacak deniyor ancak halkın cebine olumlu olarak yansıyan bir şey henüz yok.

Halkın gündeminde CHP genel merkezin veya İstanbul il başkanlığının kongresi mi var ?

Hemen cevap verelim Halkın gündeminde iki maaşı ile bir kirayı ödeyememek var.

El yakan pahalı gıda fiyatları var. Ama hükümetin ve yandaş medyanın gündeminde 24 sat CHP var.

Yapmayın etmeyin halkımıza et lazım siz alın size ot diyorsunuz… Yani asıl lazım olanı değil olmayı vermeye çalışıyorsunuz. Bu doğru bir yaklaşım tarzı değil.

Diyelim ki sizin dediğiniz kongrede eksik yanlış ve usulsüzlükler yapıldığını kabul etsek bile CHP o kongreden sonra hem genel merkez hem de il başkanlığında bir kaç kez kongre yaparak yeni yönetimi seçtiği halde yok senin 3 kongre önce yaptığın seçimde yanlış ve eksiklik olduğu için seni rahat bırakmayacağız demek doğru mu ?

Siyasi mülahazalar ile en büyük rakibinizi yani son genel seçimde ülkede aldığı oy bakımında birinci parti olan CHP’yi zora sokacak MUTLAK butlan davası olarak bilinen dosya da CHP’yi Kemal Kılıçdaroğlu’na teslim etseniz ekonomi düzecekse yapın. Gıda fiyatları aşağı inecekse buyurun yapın.

Adalete güven yeniden artacaksa CHP’yi Kemal beye verin atraksiyonlar AK Parti hiçbir şey kazandırmayacaktır.

Bu halkın feraseti yüksektir.30 Ekim 2024 tarihinde Esenyurt Belediye başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’e yapılan şafak operasyonu ile tutuklandığı günden bu yana hak yapılan bütün operasyonların hangi maksatlar ile yapıldığını çok iyi biliyor.

Sayın Erdoğan Siirt’te katıldığınız bir toplantıda Şiir okuduğunuz için halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiğiniz gerekçesi ile hakkınızda açılan dava sürecinde tutuklanmadınız ta ki davanın bütün safhaları bitene kadar.

Dava’nın bütün aşamaları bitince 4 aylık hapis cezanızı çekmek üzere Pınarhisar cezaevine teslim olduğunuz.

O zamanın en mühim haber sunucularından Reha Muhtar başta olmak üzere bir çok kişi sizin için o artık muhtar bile olamaz demişti.

Ama bu suni gündemler bir avuç seçkin elitin düşüncesi ve hayali idi. Lakin halkımız uğramış olduğunuz haksızlığı hafızasına not etmişti.

CHP Genel başkanı Deniz Baykal’ın oluru ile Siirt’te yapılan ara seçimde yasaklarınız yerle bir edilmiş ve vekil seçildiğiniz için hem TBMM’ye girdiniz hem de başbakan oldunuz.

Şu an İmamoğlu’nun diplomasını iptal ettik, AHMAK davası gibi basit bir konuda 2 yıl 7 ay 15 gün HAPİS ve 4 yıl SİYASİ yasak cezası verdik.

Diğer açılan bütün davalar bitmezse bile bu iki davadan birisinin sonuçları kesinleşirse zaten Ekrem İmamoğlu’nun seçime girmesini engellemiş olduğunuzu düşünebilirsiniz ancak seçmenin bu bütün hesapları bir şekilde ters düz edebileceğinden endişem yoktur.

AK PARTİ CHP İLE UĞRAŞACAĞI YERDE EKONOMİYİ DÜZELTMEYE ODAKLANSIN, ADALET’E GÜVENİ YENİDEN TESİS ETMEYE GAYRET ETSİN, İMAMOĞLU DAHİL HEMEN BÜTÜN İBB TUTUKLULARININ TUTUKSUZ YARGILANSIN.BU ÜLKE İÇİN DAHA HAYIRLI OLACAKTIR. ÇÜNKÜ ÜLKEMİZ BU KADAR AĞIR YÜKÜ KALDIRAMAZ…

2020’Den buyana dünya çok ağır buhranlar yaşadı. COVİD 19 pandemisi bütün dünyayı derinden sarsmıştı halende etkileri devam ediyor.

Akabinde Trump gibi DENGESİZ birinin dünyanın süper gücü olduğunu iddia eden bir deli ABD’nin başkanı oldu.

Dünyanın 2.süper gücü olduğunu söyleyen PUTİN son 15 yıldır Rusya’yı antidemokratik bir şekilde yönetiyor.

En güçlü muhalif rakibi Navalni’ yi cezaevinde zehirleyip devre dışı bırakarak diğer muhaliflere de mesaj vererek sizin de sonucunuz bunun gibi olur demiş odu.

Dünya ölçeğinde Demokrasi çağından kimin gücü kime yetiyorsa çağına geçtik. Bu çağda güçlü olduğuna inanan siyasi figür rakibini hukuki olup olmadığına bakmadan devre dışı edeceği her yol mübah sayılır oldu.

Eğer bu çağa geçmemiş olsaydık hiçbir siyasi otorite dünyanın en büyük metropol şehri olan İstanbul’un en yakın rakibine 1 milyondan fazla oy farkı atan İBB başkanı hem görevden alınıp hem de tutuklanıp zindan’ a atılır mıydı ?

Dip Not olarak: Erdoğan 1994’de % 25 ile 973 bin oy alarak İBB başkanı olmuştu. İmamoğlu ise 31 Mart 2024’de % 51.14 ile 4.432.862 oy almış en yakın rakibi Ak Parti adayı Murat Kurum’a. 1 milyon 1 bin 274 oy farkı atarak seçimi kazandı.

Dikkat buyurun İmamoğlu’nun Murat Kurum’a attığı oy farkı Erdoğan’ın 1994’de aldığı ve başkan olduğu oydan fazla.

İşte böyle halkın desteğini alan bir belediye başkanı henüz kesinleşen bir suçu olmadığı halde 1 yıl ve 1 aydır olması gereken Saraçhane İBB binasında değil Silivri zindanında yatırılıyor.

Oysaki Melih Gökçek’in talebi ve isteği İle değişen yasalara göre Belediye başkanlarının yapılan ihalelerde sorumlu tutulamayacağına dair yasalar olmasına rağmen hakkında açılmayan dava kalmayan İmamoğlu’na sen misin bizi yenen dercesine zulmedildiğini düşünen milyonlarca seçmen var.

Ak Parti yargı marifeti ile CHP’yi yeniden Kemal Kılıçdaroğlu’na verip bu partiyi ikiye bölüp kaybettiği halkın desteğini alacağını düşünebilir. Ancak bu şartlar altında bunun olması biraz zor görünüyor gibi geliyor bana.

Bir Çin taktiği olan böl parçala yönet mantığı çoğu zaman işe yaramıştır. Ancak İBB davasında bunun çok işe yarayacağına ihtimal verilmiyor.

Yıllardır Kongre baskısını CHP’nin başında DEMOKLESİN kılıcı gibi tutmak neyin nesidir ?

Mutlak Butlan kararı verecekseniz verin, CHP’nin İstanbul’da iki il başkanı olması neyin nesidir ?

CHP delegesi hile var diyerek iptal ettiğiniz ve Kayyım olarak atadığınız Gürsel Tekin’i kabul etmeyerek noter aracılığı ile kongre isteyerek yaptığı kongrede yeniden mevcut il başkanı Özgür Çelik’i seçti.

Allah aşkına 30 Ekim 2024’den bu yana Esenyurt Belediyesine yönelik yapılan tutuklamalar ile başlayan bu saçma sapan süreç gerçekten ülkeye çok zarar vermeye başladı artık.

HALKIN GÜNDEMİ HAYAT PAHALLIĞI,HUKUKA OLAN GÜVENİN ALT SEVİYELERE DÜŞMESİ VS.İKEN HÜKÜMET KENDİ BAŞARISIZLIĞI KONUŞULMASIN DİYE EN BÜYÜK RAKİBİ OLAN CHP’Yİ TALİ İŞLERLE UĞRAŞTIRIP ÜLKENİN GERÇEK SORUNLARINA EĞİLMESİN DİYE BİR YOL TAKİP ETTİĞİ KESİN

-CHP’Lİ Belediyelerin tutuklanması

-CHP Genel Merkez için Mutlak Butlanı Davası (Partinin Kılıçdaroğlu’ na verilmesi )

-CHP İstanbul il başkanlığına Gürsel Tekin’in Kayyım atanması

-İmamoğlu’nun 32 yıllık Diplomasını iptal edilmesi

-İmamoğlu hakkında Vali ile Basit veya İt Davası ,Ahmak davası, Çirkin davası,

Kiptaş Genel Müdürü Ali Kurt’u ve Avukatı Savunma Yaparken Dinledik
Kiptaş Genel Müdürü Ali Kurt’u ve Avukatı Savunma Yaparken Dinledik
İçeriği Görüntüle

Bilirkişi Davası, Rüşvet, İrtikap, Yolsuzluk, casusluk davaları özetle her dava

Duruşmasından sonra yeni bir dava açıldığı artık her gün görür olduk…

-Akın Gürlek ilk olarak savcı, daha sonra siyasi bir makam olan Adalet Bakan yardımcısı yapılıyor. O Görevde iken de İstanbul Cumhuriyet başsavcısı yapılıyor. İmamoğlu ve arkadaşları için hazırladığı iddianamesi kabul edildikten kısa bir süre sonra ADALET Bakanı yapılması çok etik ve doğru değil. HUKUKİ olabilir.

Sayın Gürlek Savcı ve başsavcı iken Demirtaş, Canan Kaftancıoğlu’na hapis ve siyaset yasaağı cezası, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanması ve bir örnek olması bakımından aklını yeteri kadar kullanmayan kişiler için kullanılan AHMAK sözünü yargı mensuplarına söylediği iddia edilerek açılan dava sonucu dikkat edin TAM 2 yıl 7 Ay 15 gün hapis ve 4 yıl siyaset yasağı verildiğini gördükten sonra hiçbir İBB davasının HUKUKİ olduğunu söylemek zor artık.

AHMAK sözünü eski içişleri bakanı Süleyman Soylu Defalarca İBB başkanı Ekrem İmamoğlu için defalarca söyledi.

Eski savcı Gürlek İmamoğlu yaptığı toplantılar devam ederken söylediği her hangi bir söz için daha toplantı bitmeden RES ’en soruşturma açtıklarını biliyoruz.

Peki Neden AHMAK sözünü defalarca İmamoğlu için söyleyen Süleyman Soylu hakkında neden dava açılmadı peki ?

BU BASİT SÖZ İÇİN BU KADAR AĞIR BİR CEZA VERİLMESİ GÖSTERİYOR Kİ RAKİBİNİ CEZA İLE DİZE GETİRMEYE ÇALIŞMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.

CHP 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel yönetim seçimlerinden 1.parti çıkıp Ak partiyi şok eden bir seçim sonucu almasaydı ve İmamoğlu cumhurbaşkanı adayı olacağım demeseydi diploması iptal edilip hakkında bu kadar çok sayıda dava açılır mıydı ?

İçişleri bakanı Mustafa Çiftçi kısa bir süre önce;

AK Parti’nin 591,CHP’nin 321,MHP’nin 102,DEM’in 18, İyi Parti’nin 6 ve diğer partilerin de 260 belediye başkanı için soruşturma izni verdiklerini söylemişti.

CHP’nin onlarca Başkanı Şafak operasyonları ile tutuklandığını her gün canlı yayınlarda izliyoruz hiç birimiz ŞAFAK operasyonları ile kapılarına Polis dayanan Ak Parti ve MHP li başkanları görmedik. Bunları yazarken gidin Ak Partili ve MHP’li Belediye başkanlarını da tutuklayın diyecek değilim.

Her kesin istek ve beklentisi davanın bütün safahatları bittikten sonra cezasını çekmek için davet edin. Eğer gelip telsim olup cezasını ekmek için süreci başlatmıyorsa değil 100 bu sefer 300 polis kapısına dayanıp kelepçe ile götürse hiçbir kimse neden böyle yaptınız diyemez.

Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun, Kağan Sürmezgöz, Buğra Gökçe, Mehmet Mutat Çalık, Resul Emrah Şahan, Hakan Bahçekapılı, Hasan Akgün, İnan Güney, ve burada isimlerini sayamadığımız 89 İBB Tutuklusunun bu aşamadan sonra DELİL KARARTMA şüpheleri var mı ? Veya makam mevki sahipleri olan bu 89 kişiden hangisi kaçar…

Kim Ne derse desin İBB Davası Ak Partinin elinde patladı. Bu sürecin düğmesine bastıkları zaman amacın İBB’ye KAYYIM atamak olduğu ayan ve beyan bir şekilde ortadadır.

Peki Ak Parti’nin asıl amacı İBB’ ye Kayyım atamaktı sonucuna nasıl varıyorsunuz diye soranlara da şu şekilde cevap verebiliyoruz.

Neden İBB Başkanı İmamoğlu ve arkadaşları için 18 Mart Salı 2025 veya 20 Mart 2025 Perşembe günü değil de 19 Mart 2025 Çarşamba yapıldı.

Cevap basit 4 gün GÖZALTI süresi olduğu için Çarşamba – Perşembe – Cuma - Cumartesi alın size gözaltı süresinin bittiği gün 22 Mart 2025 Cumartesini Pazar gününe bağlayan 23 Mart 2025 Pazar günü İstanbul Valisi Davut Gül piyansın tatil olduğu bir gün Kayyım atayacaktı. Bu planı Üniversite öğrencilerinin protestoları bozdu dersek abartı olmaz.

NASIL Kİ ERDOĞAN’A ŞİİR OKUDUĞU İÇİN VERİLEN HAPİS CEZASININ HUKİKUİ DEĞİL SİYASİ OLDUĞUNA İNANIYOR İDİYSEK BUGÜN DE İMAMOĞLU VE ARKADAŞLARI AÇILAN DAVALARIN HUKUKİ DEĞİL SİYASİ OLDĞUNA AYNEN İNANIYORUZ

Kimse bu halk’a 32 sene önce alınan diploma iptalinin hukuki bir karar olduğunu ikna edemiyor.

Veya AHMAK dediği için Ekrem başkan’ a 2 yıl 7 ay 15 gün HAPİS ve 4 yıl da SİYASET YASAĞI verilmesinin çok ağır bir sonuç olduğunu halkımız bütün sokak röportajlarında söylüyor.

Elbette her belediyede veya kamu kurumunda eksik yanlış ve hatalı işlemler olabilir. Bu durum Ak Partili belediyelerde de var.

Ama soruşturma açma ve tutuklamaların sadece CHP’li belediyelerde olduğunda halkımız Tv lerde görüyor.

İstanbul sokaklarında yaptığımız sokak röportajlarında Halkın % 70’i nin İmamoğlu’na güveni var ve ona oy veriyorum diyor.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE İÇTE BİRLİK İÇİN AK PARTİ VE MHP’NİN SÖZ VE EYLEM BİRLİĞİ İÇİNDE HAREKET ETMEMELERİ ÜLKEYE ZARAR VERİYOR…

Terörsüz Türkiye için ilk günden beri eğer başarılı olursa sayın Erdoğan ve Bahçeli Nobel barış ödülüne aday gösterilmelidir demiştim halen de bu sözümün arkasındayım.

ANCAK şunu da ifade edeyim ki bir tarafta şu an en son seçimde 1.olan parti CHP’nin İstanbul, İzmir’in bir önceki, Adana, Adıyaman, Antalya başta olmak üzere İstanbul’un Adana’nın ve diğer bir çok il ve ilçe belediye başkanları şu an haklarında kesinleşmiş her hangi bir hapis cezaları olmamasına rağmen çok sayıda nüfusu 200 binden fazla olan onlarca ilçe belediye başkanı HAPSE ATILMIŞ DURUMDA.

Bir çok DEM’li seçilmiş başkanın yerine atanan kayım ataması yapılmıştı. Hiçbir seçilmiş başkan görevine döndürülemedi.

İşte bir çok kişi PKK kendisini fes etti. Silahlarını yaktı ama Yargı + Erdoğan + Bahçeli de sık sık Ahmet Türk ve Ahmet Özer göreve iade edilmeli diyor ama değişen bir şey yok.

Demirtaş serbest bırakılmalı dediği halde HANGİ güç bu 3 makul isteğin yerine getirilmesini engelliyor merak ediyorum.

Aslında yazılacak çok şey var ama özet olarak içte birlik için HÜKÜMET ve Ortağı MHP her gün CHP’yi tehdit edici sözlerden geriş adım atmaları gerekir.

İmamoğlu başta olmak üzere bütün başkanlar ACİLEN görevlerine iade edilerek TUTUKSUZ yargılama yapılmalıdır.

FETÖ’den askeri okul öğrencisi elinde silah olmayan ve komutanlarının isteği ve emirleri ile Yalova da ki kamptan alınıp köprüye getirilen öğrencilere 196 yıl HAPİS cezasını hangi suça karşılık verildiği basın yayın yolu ile insanlara anlatılması gerekir.

Bildiğim tek şey şu an aldığı oy olarak ÜLKENİN en büyük partisi olan CHP’nin İBB, Adana, Antalya başta olmak üzere çok sayıda belediye başkanı görevden alınıp zindan’ a atıldığı bir ortamdan kimse içten birlikten bahsedemez.

İçte BİRLİK’ e evet ama bu şekilde bir birlik olmayacağını Erdoğan’da, Bahçeli ‘de çok iyi biliyor.

Mevcut tutuklu başkanlar var iken her hafta yeni başkanların tutuklanması işi daha çetrefilli hale getirdiğini herkes görüyor.

Şimdilik bu kadarı ile yetinelim dostlar.

İstanbul Times – Hüseyin Çetiner