banner175

‘VATANDAŞIN FATURALARININ YARISINI HAZİNEDEN KARŞILIYORUZ’

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin dünyadaki enerji fiyatlarında yaşanan büyük artışları vatandaşına en az yansıtan ülkelerden biri olduğuna dikkat çekerek, yıllık ortalamada faturaların yarısının Hazine tarafından karşılandığını söyledi. Turkuvaz Medya Grubu’nun amiral gemisi Sabah Gazetesi ve ekonomi kanalı A Para’nın düzenlediği, Türkiye 2023 Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen ‘Enerjinin Bugünü ve Yarını’ panelinin açılışında Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi ve köşe yazarı Okan Müderrisoğlu’nun sorularını yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, doğalgaz ve elektrikte ülkeye giriş kapasiteleri, noktalarının artırılması ve depolama olanaklarının yükseltilmesiyle Türkiye’nin ciddi bir seviyeye ulaştığını, tedarikçilerin sevkiyat planlarına uyduğu takdirde, bu yılı doğalgaz ve elektrikte arz sıkıntısı yaşamadan atlatacağımızı ifade etti.

Hüseyin Çetiner
Hüseyin Çetiner
05 Kasım 2021 Cuma 08:51
‘VATANDAŞIN FATURALARININ YARISINI HAZİNEDEN KARŞILIYORUZ’
banner171

Dünyada enerji konusunda kimsenin beklemediği bir durumla karşı karşıya olunduğuna dikkat çeken Bakan Dönmez, “Hızlı bir küresel toparlanma hem enerji ürünlerine hem de emtialara talebi artırdı ve arz tarafı ani artış talebini karşılayamadığı için fiyatlarda ciddi sıçramalar oldu. Pandemi döneminde petrol 40 doların altına inerken, doğalgaz spot piyasalarda 1000 metreküp için 100-150 doları, kömür ise 40-45 doları gördü. Üç ürününün bugün geldiği noktada petrol 80 dolar, doğalgaz Avrupa’da 1.000 doların üzerine çıktı, bazı günler 1.200-1.300 dolarlar görüldü. Kömürde yine anormal fiyat sıçramalarla ton başına 250-270 doları gördük. Tüm ülkelerde ciddi sıkıntı oldu” dedi.

Enerji ürünlerinin sadece sanayinin değil insanların da günlük yaşamını etkilediğini söyleyen Dönmez, “Elektrik ve doğalgazda kısıntıya gitmek mümkün değil. Fiyat artışı faturalara yansıdı tüm dünyada. Türkiye açısından bakınca hane halkına en az yansıtan ülkelerden biriyiz. Cumhurbaşkanımız da ifade etti. Yıllık ortalamaya bakınca neredeyse vatandaşın faturasının yarısını artık hükümetimiz Hazine’den karşılar hale geldi” diye konuştu.

‘Gazpromla miktar artırılarak anlaşma sağlanacak’

Elektrik ve doğalgazda kaynağı fonlayarak faturalara yansıttıklarını vurgulayan Dönmez, faturalardaki rakamın bir o kadarlık kısmını da devletin kendi cebinden karşıladığına dikkat çekti. Dönmez şunları söyledi:

“Akaryakıtta yüzde 117 yüzde artış var, yüzde 18 mertebesinde yansıttık. Eşel mobilden kaynaklanan 50-60 milyar liralık ÖTV’yi Hazine almamış oldu. Vatandaşa bir anlamda destek attı. Bununla alakalı

birçok alanda hükümetimizin destekleri devam ediyor. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi bu yılı çift haneli büyümeyle kapatacağız. Elektrikte tüketim yüzde 8-9 mertebelerinde, doğalgazda yüzde 20-22 bandında büyüme devam ediyor. 10 milyar metreküp daha fazla doğalgaz kullanacağız. Kışa giriyoruz, hamdolsun teknik altyapımız oldukça güçlü. Son yıllarda ülkeye giriş kapasiteleri ve noktalarının artmasıyla, depolama kapasitelerinin artışıyla ciddi giriş kapasitesine ulaştık. Kaynakları çeşitlendirmenin rahatlığı içindeyiz. Azerbaycan’la biten kontratımızı yeniledik. Rusya ve Gazprom ile bu yıl sonunda bitecek kontratlarda da büyük oranda mutabakat sağlandı. Önümüzdeki yılın başından itibaren bu kontratlar bir miktar artmak suretiyle, artan talebi karşılayacak şekilde bir yenileme yapacağız. Tedarikçiler sevkiyat planlarına uyduğu takdirde bu seneyi doğalgaz ve elektrikte arz sıkıntısı yaşamadan atlatmış olacağız” diye konuştu.

‘Güneydoğu’dan sevindirici haberler geliyor’

Türkiye’de yıllarca aramanın eksikliğinden kaynaklı rezerv sıkıntısı yaşandığını ifade eden Dönmez, şunları söyledi:

“Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de aramalarımıza hız verdik, bu kapsamda 3 derin deniz sondaj gemisini filomuza dahil ettik. İki sismik araştırma gemimiz var ve karış karış hidrokarbon kaynaklarını arıyorlar. Geçen yıl ilk neticesini aldık. Sakarya Gaz Sahası’nda 540 milyar metreküplük doğalgaz keşfini gerçekleştirdik. Bu sahadaki 7’nci kuyuyu açıyoruz. 2023’ün ilk yarısında gazı insanımızla buluşturmak istiyoruz. Cumhurbaşkanımız da ‘müjde vereceğim’, dedi. Bu sadece devletin değil, vatandaşın kasasına da yansıyacak. Bu fiyat artışlarını ve arz tarafındaki kısıtlarını da kendimiz ürettikçe buldukça daha rahat yönetebilir hala geleceğiz. Karada da güzel gelişmeler var. Güneydoğu ve Trakya da çalışmalar sürüyor. 3-4 yıl öncesinde TPAO’nun karadaki üretimleri günlük 45 bin varil civarındaydı, bu rakamı 60 bin varil seviyesine çıkardık. Güneydoğu’dan sevindirici haberler geliyor. Kuyu başı üretimler artıyor.”

Şu an kurulu gücümüzün yüzde 52’sinin yenilenebilir enerji olduğu ve toplam kurulu gücümüzün ise 99 bin megawata çıktığı bilgisini veren Dönmez, “Yenilenebilirdeki kurulu gücümüz bir çok ülkeden daha iyi seviyede olduğumuzu gösteriyor. Avrupa sıralamasında yenilenebilir kaynakların kurulu gücü cinsinden 5’inci sıradayız dünyada ise 12’nci sıradayız. Özellikle ‘yeşil kalkınma hamlesi devrimi’ adını verdiğimiz programda yenilenebilir enerjinin önemi bir kaç kat artmış olacak. Yeka modeliyle önemli başarılar elde ettik. Rüzgar ve güneşten oluşan yarışmalarımız, devam eden işlerimiz var. 2000 mwrüzgar, 2500 mw güneş porftöyümüz var. 8500 mwYekaportföyünü oluşturacağız. Rüzgarla ilgili kısım için aralıkta teklifleri alacağız. Güneşte ocak ve martta Yeka ihalelerini yapacağız. Önümüzdeki yıl da mini Yeka ve büyük Yeka ihalemiz de olacak” dedi.

Dönmez, bir sevindirici haberin ise ihalelerdeki yerli üretim şartı nedeniyle yerli ve yabancı yatırımcının Türkiye’de ekipman üretimine başlaması olduğunu kaydederek, bu konuda başka ülkelerden de yatırım teklifleri aldıklarını vurguladı. Karbon piyasasıyla ilgili platform çalışmalarının

sürdüğünü söyleyen Dönmez, sanayici ve tüketici açısından platformun katkı sağlayacağını dile getirdi. Yeşil kalkınma devriminin çok boyutlu olduğunu ve herkesi ilgilendirdiğini kaydeden Dönmez, şunları söyledi:

“Her sektör 2053’te ilan edilen net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için planları yeniden gözden geçiriyor. Biz de bu kapsamda çalışmalar yürütüyoruz. Enerji verimliliği önemli gizli bir kaynağımız. Enerji yoğunluğunu ne kadar iyileştirirsek hem işletmelerin ekonomisine olumlu yansıyacak hem de çevre emisyonları açısından daha az enerji tükettiğimiz için emisyonların azalmasına katkı sağlayacak. Enerji verimliliği kapsamında son 3 yılda 4.8 milyar dolarlık yatırım yapmışız. Bu dönemde 1.11 milyar dolarlık tasarruf var. Eşdeğer petrol miktarı yıllık 3.2 milyon ton. Bu yatırım sadece yılı itibariyle geri dönmüyor, yıllar itibariyle her yıl hem emisyonlarınazaltımına katkı sağlamış oluyorsunuz, hem de işletmenin ekonomisine de verimlilik olarak yansıyor. Yine verimlilik için 339 projeye 46.4 milyon liralık destek sağladık ve bu sayede 135 milyon liralık tasarruf sağlandı.”

Plan Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmanın çarpıtıldığını belirten Dönmez, “Enerji verimliliğiyle ilgili konuşmamda evlerde de önlemlerle enerjiyi verimli kullanabileceğimizi ifade etmiş, ısıtma derecesiyle ilgili örnek vermiştim. 1 derecelik etkinin tüketimleri yüzde 7 azaltacağını dikkat edilmesi gerektiğini söylemiştim. Bazı medyada bu bağlamından kopartılarak aktarıldı, muhalefet yapmak adına bazı gerçekleri cımbızlayarak, cımbız siyaseti yaparak gerçeği çarpıtıyorlar. Biz doğru bildiklerimizi yapmaya devam edeceğiz. DSÖ’nün ideal oda sıcaklığının 21 derece olduğunu ifade eden çalışmaları var. Buna uyan vatandaşlarımız zaten var. Ben de bu örneği vermiştim, ama maalesef bağlamından kopartılarak başka noktaya çekmeye çalıştılar” diye konuştu.

‘Enerjinin Bugünü ve Yarını’ tartışıldı

Bakan Dönmez’in konuşmasının ardından ‘Enerjinin Bugünü ve Yarını’ panelinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Alparslan Bayraktar, DEİK Enerji İş Konseyi Başkan Yardımcısı Ahmet Taha Yıldız, SOCAR Türkiye CEO’su ZaurGahramanov, Türkiye Sigorta Genel Müdürü Atilla Benli, Zorlu Enerji Grubu Sektör Başkanı ve ELDER Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Ak ve Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, Müderrisoğlu’nun sorularını yanıtladı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Alparslan Bayraktar, yıllardır enerji tartışmalarının iklim odaklı yapılacağını ifade ettiğini ve bu tartışmaların artık ete kemiğe büründüğünü söyledi. Bayraktar, “2053 karbon nötr hedefi önümüzde çok muazzam bir hedef olarak belirdi. Tüm kurumlar ve unsurlarla bu yeni bir döneme hazırlanmamız gerekiyor. Dünyadaki enerji emisyonunun yüzde 70’inden enerji tüketimi sorumlu. Sanayi ve ulaştırmadaki tüketimi de dikkate almalıyız. Paris Anlaşması onay sürecine kadar Türkiye Ek1 ülkesi olarak konumlandırılmasının haksızlığını dile getirdik. Mutlak emisyonazaltımı büyüyen ekonomide zorunlu bir hedef olarak getirilemezdi, ki nihayetinde bunu kaldırarak anlaşmayı imzaladık” dedi.

Enerji dönüşümünde bildiğimiz her şeyi unutmamız gerektiğini ve tüm alanların değişeceğini kaydeden Bayraktar, sanayicinin buna göre pozisyon alması gerektiğini dile getirdi. Bayraktar,

“Enerjide AB’de karbon piyasasından konuşuluyor. Karbon fiyatı 60 Euro/ton, bugün Türkiye’de bu fiyatı alıp elektrik fiyatlarına yansımasına bakarsan yüzde 40 elektrik fiyatlarının artması anlamına geliyor ve bunun enflasyona etkisi de 1.8 puan... “ diye konuştu.

Enerjide dönüşüme dünyanın daha rasyonel, daha esnek bakması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, “Herkesin elektriğe enerjiye ihtiyacı var ve bunu kesintisiz, kaliteli sağlamak gerekiyor. Bazı ülkelerin nükleer enerjiye hayır deme lüksü var, ama dünya iklim değişikliğiyle mücadelede çaba ortaya koyacaksa nükleer olmazsa olmaz. Esnek olmamız, gerçekçi olmamız lazım. 2053 karbon nötr hedefi için kurulu güneş gücünün 8-10 katına çıkarmamız lazım” dedi.

‘Enerji kritik, sigortalama oranı yüzde 100 olmalı’

Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem ise arz talep dengesizliğinin fiyatlar ve ekonomiler üzerindeki etkisi açısından önemli olduğunun altını çizerek, “Bu etkileri hiç hissetmememiz mümkün değil. Bu etkilerin yakın zamanda da geçmeyeceğimi görüyoruz. Umarım çok ağır bir kış olmaz. Dünya çapında depolarda bir eksiklik var” diye konuştu.

Erdem, “Sayın bakanımızın değindiği konunun, hepimizin gönlüne yakın olması ve her türlü kararımızı etkilemesi lazım. Enerji verimliliği bugün geçen seneki fiyatlarla baksak, Türkiye’deki enerji piyasaları 600-700 milyar civarındadır. Buradan yüzde 10 tasarruf inanın bana çocuk oyuncağı. Ofisi, evi ısıtırken, aracı sürerken… Bu gerçeği kabullenip kişisel ve kurumlar olarak enerji verimliliğine gitmemiz gerekir diye düşünüyorum” dedi.

Zorlu Enerji Grubu Sektör Başkanı ve ELDER Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Ak, karbon nötr ve yeşil enerjiye geçiş için belirlenen 2050 yılının aslında yarından da yakın bir süreç olduğunu belirterek,

“Hidrojen yakıtları karbon nötre geçmek için çok önemli. Biz elektrikli araçları hayal ediyoruz, ama bunun yanı sıra hidrojen yakıtlarda da bir değişim süreci içinde olunacağını düşünüyoruz. Avrupa da bu konuda yatırım yapıyor. Elektrikli araçlar da hızlandı. Geçen sene elektrikli araç satışları bütün Avrupa’da yüzde 20 civarında arttı. Dizel araçlar artık yavaş yavaş hayatımızdan çıkarken, elektrikli araçlar girmeye başladı. TOGG’un eklenmesiyle biz Türkiye’nin de bu yolda daha hızlı hareket edeceğimize inanıyoruz” dedi.

SOCAR Türkiye CEO’su ZaurGahramanov Türkiye’nin enerji alanında son yıllarda çok doğru adımlar attığının altını çizerek, Türkiye için bir tehlike görmediğini söyledi. Gahramaov, “Biz Socar olarak geçen yıl 200 bin ton karbon emisyonu azalttık, 400 bin ton su tüketimi tasarruf ettik. Bunun devamı gelmelidir. Enerji sektörüne büyük yükümlülük düşüyor. Kömürün finansmanı ile ilgili büyük ülkeler finansman vermeyeceğini açıklıyor. Bu da bizim sektörümüze büyük yükümlülük getiriyor” dedi.

Enerji sektörünün stratejik ve kritik bir sektör olduğunun altını çizen Türkiye Sigorta Genel Müdürü Atilla Benli de sektördeki yüzde 70 civarında olan sigortalanma oranının yüzde 100’e çıkarmayı en önemli hedef olarak gördüklerini belirtti. Atilla Benli şunları söyledi:

“Sigortalanma oranı diğer sektörlere göre enerjide daha iyi, yüzde 70 civarında. Kritik bir sektörün üretiminin kısıntıya uğraması, risklerle karşılaşması, diğer sektörlerdeki risklere göre, stratejik anlamda önemli. Yüzde 100 penetrasyon, yüzde 100 sigortalanma oranı da en önemli hedeflerimizden biri. Gemilerden, kuyulara teminat veren şirket gururunu yaşıyoruz. Yatırımları teminat anlamında desteklemeye devam edeceğiz.”

DEİK Enerji İş Konseyi Başkanı Yardımcısı Ahmet Taha Yıldız da Türkiye’nin enerji üretim kaynaklarının oluşturulmasında ciddi yol aldığını dile getirerek, “Türkiye için bundan sonraki aşamada teknolojinin üretilmesi ve oluşan kurumsal kapasitenin ihraç olacağını düşünüyoruz. Türkiye bu anlamda kendini çok geliştirdi ve ihraç edilebilir hale geldi” diye konuştu.

Güçlü sponsor desteği

Türkiye 2023 Zirvesi Bellona, TOKİ, Emlak Konut, Halkbank, Koza Altın İşletmeleri, PayCell, Türk Hava Yolları, Türk Telekom ve Vakıf Yatırım ana sponsorluğunda gerçekleştirildi. Zirvede Astaş Holding, Mandarin OrientalBosphorus İstanbul, Avrupa Konutları, DAP Yapı, GAP İnşaat, İstanbul Airport, Kalyon Enerji, Kuzey Marmara Otoyolu, Limak Holding, Socar ve Türkiye Sigorta cosponsor olarak yer aldı. Türkiye 2023 Zirvesi’nin destek sponsorları ise Akdeniz Chemson, Cargill, Cengiz İnşaat, Denizbank, Doğuş Grubu, Eti Maden İşletmeleri, Fuzul İnşaat, Philip Capital, Shell ve Trendyol oldu.

KAYNAK:İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner189

banner201

banner199

banner169