Belediye yasası seçime az süre kala ve çok az sayıda başkan bir şekilde görevini yapamazsa meclis üyeleri kendi aralarında bir başkan seçerek kalan süreyi tamamlar şeklinde düzenlenmiş.
Ancak 1453’den yani ilk İstanbul şehremini ( Belediye başkanı) Hızır beyden bu yana 1453’den 2025’e kadar 572 yıldır Ekrem İmamoğlu’nun başına gelen bu olaylar başka bir İBB başkanının başına gelmemiştir.
Ahmak davası gibi basit bir söz düellosundan dolayı 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 4 yıl siyaset yasağı gelmesi kabul edilebilir mi ? Hele 32 sene önce alınmış bir diplomanın iptali ve bunun için ceza davası açılmasını hangi vicdan kabul edebilir ?
Casus olabilmek için milli güvenliğimizi etkileyebilecek bir yerde görev alıp orada elde ettiği bilgileri ülkemizin düşmanlarına vermesi gerekmez mi ? Ekrem İmamoğlu hangi gizli ve milli güvenliğimizi tehlikeye atacak kurum ve kuruluşun başındadır ki casusluk davası açılabilir hakkında ?
Peki İmamoğlu hangi gizli bilgiyi hangi ülkeye vermiş? Biz basın mensubuyuz Silivri duruşmalarının büyük kısmını takip ettiğimiz halde isnat edilen casusluk suçunu anlayabilmiş değiliz.
İmamoğlu Ahmak davasında ciddi bir ceza aldığı halde Eski bakan Soylu defalarca canlı yayınlarda İmamoğlu için Ahmak dedi ama bırakın ceza almayı dava bile açılmadı bu mu adalet ?
Çok ciddi sayıda İmamoğlu hakkında açılan davalara baktığımız zaman zorlama davalar olduğu hissini insanlara veriyor.
İmamoğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a atı alan Üsküdar’ı geçti yerine “Efendim siz bizim büyüğümüzsünüz. İstanbul sizin aşkınız nasıl arzularsanız o şekilde beraber yönetelim deseydi, TÜRGEV ve TÜGVA’ ya verilen bazı mekanları onlardan almasaydı ve ben İBB başkanıyım Cumhurbaşkanı adayı değilim deseydi bugün başına bu kadar felaket gelir miydi ?”
Erdoğan, İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olma arzusunu öğrendikten sonra Ey Ekrem Ey bu yolda çok kişi telef oldu diyerek İmamoğlu’nun başına geleceklerin sinyalini yıllar önce vermişti.
Türkiye’de siyaset yapanların % 90 ile alakalı istenirse onlarca suç isnat edilebilecek ortam mevcuttur.
CHP – YENİ PARTİ BAŞTA OLMAK ÜZERE BÜTÜN PARTİLER İBB’DE VE İSTANBUL’UN 39 İLÇESİNDE ACİLEN SEÇİM İSTEMELİDİR
31 Mart 2026’de CHP’den seçilen 9 ilçe belediyesinin yönetimi bir şekilde Ak Partililerin eline geçmiş durumadır.
Eğer meclis üyelerinin oyları ile başkan belirlemek varken neden 2 kez İmamoğlu’na karşı eski ve son başbakanınızı aday yaptınız?
Binali bey mademki böyle bir yöntem var idiyse neden beni 2 kez seçime sokup kaybettirdiniz derse ne diyeceksiniz ?
Her gün bir ilçeyi Ak Partiye dahil etmekle bu iş olmaz. Halkın hakemliğine başvurun ve temiz ve helal bir seçim ile bu işi kökten çözün halkı daha fazla üzmeyin.
515 bin nüfuslu Üsküdar’da 400 binden fazla seçmen var CHP adayı Gemi mühendisi Sinem Dedetaş’ın % 50 oy aldığı bir yerde Belediyenin yönetimi 4 meclis üyesi farkı ile sandıkta kazanan partiye geçiyorsa kimse orada demokrasi ve adalet var diyemez.
Bu şekilde 2.5 sene için İstanbul da 15 - 20 tane ilçe belediye başkanlığının yönetimini Ak Parti yapsa ne olur yapmasa ne olur ?
Ak Partiye önerimiz bu şekilde hareket ederek bu kötülüğü hem partisine hem de ülkeye yapması kesinlikle doğru ve adil değildir.
Asıl olan sandıkta yetkiyi halktan almak değil midir. Sırf burayı adayınız 2.5 sene yönetsin diye Sinem Dedetaş’ı cezaevinde çıkarmazlar çıkarırlarsa da göreve iade etmezler.
Kayak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)