Her insan doğru düzgün düşünmeye ve ya konuşmaya başladığı andan itibaren “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuyla karşılaşmaktadır. Tabi bir de işi saçmalığa döküp konuşmayı yeni öğrenmiş çocuklara bu soruyu soran insanlarda yok değil.

Genellikle çocuklar okula başlamadıysa doktor, başladıysa öğretmen olmak istediklerini söylerler ve aileleri de çok mutlu olur. Bazı aileler vardır ki, 5 yaşındaki çocuğa bile kendisinin isteyipte gerçekleştiremediği hayallerini yaşatması için evladına isteği doğrultusunda dayatmalarda bulunur.

Peki, hiç okula yeni başlamış bir çocuk başbakan olmak istediğini söylemiş midir? Geçmiş dönemlere bakacak olursak sanmıyorum böyle bir çocuğun olduğunu, ama şimdilerde eminim bu sayı hızla artış gösteriyordur.

Bunun nedenini hiç düşündünüz mü peki? Neden çocuklar artık öğretmen, doktor olmak istemenin yanında bir de başbakan olmak istiyorlar?

İlk neden, günlerin çoğunu televizyon karşısında geçirdiklerinden ve o saatler içerisinde çizgi filmlerin yayınlandığı süre kadar başbakanın da televizyonlarda gösteriliyor olmasıdır. Ya sürekli bir açıkla ya da kavga var ortalıkta. Çocuklar merak ediyorlar, bağırıp çağırmalar eğlence niteliği taşıyor çünkü. Bilmiyorlar ki aslında bunların olması kötü hem de çok kötü.

Sonra bir bakıyorlar, başbakan çoğu futbol maçında şeref tribününde yer alıyor. Hele de herhangi bir takıma aşırı derecede bağlı bir aile yapısına sahipse çocuk, başbakan olmanın maçlara gitmek, hatta maçtan sonra futbolcuların soyunma odalarına girip onlarla konuşup tebrik etmek olduğunu düşünmeye başlıyor.

Başka bir örnekte, miting yapmaya ya da herhangi bir yerin açılışını yapmaya giden başbakanın çocuklara top, bebek gibi oyuncaklar dağıttığını görüyor çocuk, mutlu oluyor. Çünkü çocuklarda mutlu. Ama o, sadece görünen kısım, bilmiyor ki çocuk belki de kameranın çekmediği yerlerde bir top, bir bebek alabilmek için ezilen çocukların olabileceğini…

İşte bu sebeplerden artık yeni nesil, milletvekili olmak, hatta başbakan, cumhurbaşkanı olmak istiyor. Örnek değişik, enteresan çünkü.

Başbakanımız öyle televizyonlarda, gazetelerde çok fazla yer almayan biri olsaydı, çocuklar başbakanın varlığını, ya büyüklerin konuşmalarından, önemli konularda başbakanın yaptığı konuşmalardan ve mitinglerden öğrenselerdi, ne cazibesi kalırdı o makamın bir çocuk için?

Ya da soruyu şöyle sormalıyım, bir başbakanın vasıfları nedir, ne olmalıdır? Her gün televizyona çıkmak mıdır başbakanlık, hem ona oy veren kitleye hem de oy vermeyen kitleye karşı ağzını bozarak konuşmak mıdır, evlerimizin içine kadar girip kaç çocuk yapılacağına kadar söylemek midir, ekonomik kriz yüzünden iş yerleri kapanıp yuvalar dağılırken “Teğet geçti.” demek midir, şehitlerin arkasından “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir.” demek midir, çiftçiye: “Ananı da al git.” demek midir?

Yoksa bunların hiçbirini yapmayıp kendi köşesine çekilip vurdumduymaz tavırlarla insanları yönetmek, ismini bile çoğu insanın bilmemesini sağlamak mıdır?

Nedir başbakan olmak?

Çocuklar için özenilmesi gereken bir şey midir?

Değil midir?