GÜNCEL

Bir Ülkede Basın Ve Adalet Özgür Değilse Halk Özgür Olamaz, Enflasyon Tek Haneye Düşemez

Gazeteci yazar Hüseyin Çetiner'in makalesini yorumsuz olarak yayınlıyoruz...

1985 yılından bu yana basın camiasının içindeyim. 6 Şubat 2008’de de Allah nasip etti kendi gazetemizi ve Tv. mizi kurduk ve o günden bu yana tam 18 yıldır kesintisiz yayıncılık yapıyoruz…

Başkanlık sistemi en çok gazetecileri zora soktu. Neden mi hemen anlatayım. Başkanlık sistemine geçmeden önce Cumhurbaşkanı partili değildi. Partiler üstü bir rolü vardı.

Bugün ise Recep Tayyip Erdoğan hem Ak Parti genel başkanı, hem de cumhurbaşkanı.

Diyelim ki bir basın mensubu sert bir şekilde Ak Parti genel başkanını eleştirirse hemen avukatı sen cumhurbaşkanını eleştirdin diye dava açıyor veTCK’nın 299. Maddesine göre 1 ile 4 yıl arasında ilk duruşmada hapis cezasını % 99 yapıştırıyorlar.

Başımdan geçen bir olayı size anlatayım.

Bundan 8-9 sene önce muhabirimiz Youtube kanalımız için bir sokak röportajı yapmıştı.

Sokaktaki vatandaş Ak Parti’yi ve genel başkanını eleştirmişti.

Vatandaş yayından hemen sonra kanalımızı arıyor gemide müzik yapıyorum kimliğim iptal olur rica etsem yayından kaldırır mısınız talebinden bulunmuştu.

Bizde garip bir müzisyen işinden olmasın diyerek videoyu bir saat içinden yayından kaldırdık.

Ancak dava açıldı. Dava’nın sonuçlanması için asıl konuşan kişinin ifadesi alınmalıydı Alınmadı.

Youtube kanalları basın yasasına tabi değil. Ancak ondan dolayı kanal sahibi olarak bana 1 yıla yakın hapis ve para cezası verildi.

Verilen Hapis cezası 5 sene süresince hükmün geriye bırakılması kararı gereği ertelendi.

Böyle bir ortamda hangi gazeteci özgürce mesleğini yapabilir ?

Erdoğan’dan 2 puan düşük oy alan ana muhalefet partisinin genel başkanına hakaret etmeden özgürce eleştirip yazılarımızı yazabiliyoruz.

Ama işte darbeci Kenan Evren’in kendisini korumak için cumhurbaşkanı vatana ihanet dışında hiç bir şeyden sorumlu değil.

Bir darbecinin kendisi için çıkardığı antidemokratik olan TCK 299 maddesini seçilmiş bir cumhurbaşkanının kullanması gazetecilerin başına bela edilmiş durumda.

DEVA PARTİSİ GENEL BAŞKANI VE ESKİ EKONOMİ BAKANI ALİ BABACAN’DAN MANİDİAR BİR ÇIKIŞ ”Basın ve Yargıçlar Özgür Olmadıkça enflasyon kesinlikle tek haneye düşmez çıkışı”

Babacan’ın bu tespiti o kadar doğru ki bunu yaşayan bir gazeteci olarak Cumhurbaşkanı ile alakalı bir şey yazacakken hemen TCK.299 madde aklımıza gelince lanet olsun hiç yazmayalım daha iyi diyerek geri adım atıyoruz.

Elbette bu madde olmasa bile Cumhurbaşkanımıza hakaret edecek değiliz. Ancak Ak Parti ve Erdoğan’a faydalı olacak eleştirilerimizi bile yazarken korkmuyoruz dersek yalan olmaz.

Bir gazeteci ne kadar yazdığı yazı ve yaptığı haberde ben cumhurbaşkanını değil Ak Parti genel başkanını eleştirdim dese bile yargı bunu böyle algılamıyor.

Ak Parti genel başkanı aynı zamanda cumhurbaşkanı olduğu için siz ne derseniz deyin TCK 299.maddesi demoklesin kılıcı gibi gazetecilerin başında duruyor.

Ayrıca yeni yapılan bir yasal düzenleme ile gerçek olmayan bilgiyi yayma adı altında bizi gece yarısı göz atına alıp korku salınmaya çalışıyor.

Hükümet bu tür baskılar ile basın mensuplarını hizaya sokmaya gayret edebilir. En son örneği beraber İBB davasını takip ettiğimiz Birgün Gazetesi muhabiri Kayhan Ayhan arkadaşımız hakimin yargılama esnasında CHP milletvekilleri Suat Özçağdaş ve Sezgin Tanrıkulu’nun İmamoğlu salon dışına atılınca tepki göstermelerine karşın hakim vekilsiniz diye mahkeme salonunda soytarılık yapma hakkınız yok diyerek tepki göstermesini haberine taşıdı diye gece saat 24’de evinden gözaltına alınıp bir gece nezarette tutulduktan sonra ertesi gün savcı karşısına çıkartılıp yurt dışı yasağı ve haftanın birkaç günü karakola gidip imza atma şartı ile serbest bırakması bile ayağını DENK ALMAZSAN BİR DAHAKİNE DİREKT ZİNDAN’A GİDERSİN DEMİŞ OLMUYOR MU ?

Kayhan nezdinde işini yaparken yargının sert gücü ile muhatap olan ve ceza alan veya almayı bekleyen bütün basın mensuplarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Kişileri daha doğrusu devlet yöneticilerini yasalarla korumaya hiç mi hiç gerek yok. O kişi zaten halkının hizmetkârı olmayı başarmışsa yasalar değil halkın kendisi o kişiyi korur ve ona kötü laf etmez ve ettirmez.

Ancak siyasetçi halka dünyayı ve ahireti dar etmişse siz onu ne kadar yasa ve kanun ile korumaya alırsanız alın hiç bir anlamı yoktur.

Siz yazınızda benim eleştirim Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı şapkasına değil Ak Parti Genel başkanlığı şapkasınadır derseniz bile bunun hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.

AH TCK. 299’ AH. SEN NEYMİŞİN BE KANUN…

DEVA Partisi genel başkanı ve eski Ekonomi bakanı Ali Babacan çok dikkat çekici bir konuşma yaptı.

Dedi ki Hükümet Basın’ ı ve yargıyı serbest bırakırsa enflasyon kendiliğinden tek haneye düşer dedi.

Peki hükümet neden çok kolay gibi görünen bu iki mesleği serbest bırakmıyor ?

Bırakamaz çünkü;

-7 Mayıs 2023’de Bağ Kur’ lu 7.200 güm ile emekli olacak dendi ama 4 yıldır Erdoğan’ın sözü yerlerde 9.500 den fazla günü olan Bağ Kurlu’lar hem emekli değil hem de aylık 10.156 TL pirim ödüyor.

-Hükümet son 7 yıldır sürekli bu sene enflasyon tek haneye düşecek diyor ama tık yok

-Emeklimizi Enflasyona ezdirmeyeceğiz diyor ama emekli enflasyon karşısında pestil olmuş durumda

-Konut fiyatları ve kira bedelleri artık alt gelir grubunun altında kalkamayacağı boyutlara geldi

….

Hükümetin söz verip bir türlü yapamadığı sayısız vaadi ve sözü var ancak bunlar ile zamanınız almak istemem.

Çünkü siz zaten bunların neler olduğunu biliyorsunuz.

İstanbul Times – Hüseyin Çetiner