Her şeyin başı sağlık” der ama yine sağlığımızı ihmal ederiz… “Ah gençlik, vah boşa geçen günler” pişmanlığı içinde bulunur, buna rağmen içinde yaşadığımız zamanı hoyratça kullanırız…  

Aslında Hadis-i Şerif’teki şu uyarıları hiç aklımızdan çıkartmamız lazım: “Ölüm gelmeden önce hayatın, yaşlanmadan önce gençliğin, hastalanmadan önce sağlığın, meşguliyetten önce boş vaktin ve fakirlikten önce zenginliğin kıymetini bilin.”        

İşte bugünkü yazımızı “her şeyin başı sağlık” kurgusu üzerine inşa edeceğiz. Çünkü Akkuş Hilal Termal’in Afyon’daki tesislerinden dönerken sağlık ve boşa geçen zamanın değerini yeniden hatırlamış ve biraz daha iyi kavramış olduk…  

Afyon yolculuğumuz, Akkuş Hilal Termal Bölge Müdürü Sayın Aslıhan Ulupınar’ın daveti üzerine gerçekleşti. İstanbul’dan başlayan ve ailece katıldığımız yolculuğumuz yaklaşık 7 saat sürdü. Bakanlar Kurulu’nun 2008 yılında aldığı kararla “termalin başkenti ilan edilen Afyonkarahisar’a varır varmaz termal suyla buluştuk. Her bölgeye ait yöresel bir özellik vardır. Şanlıurfa’da isot, Gaziantep’te fıstık, Ordu’da fındık, Malatya’da kaysı vs.vs... Afyonkarahisar’ın konuklara “hoş geldiniz” ikramı ise termal su…

Havuz keyfinden sonra, geziye çıktığımız grupla birlikte Akkuş Hilal Termal Tesisleri’nin tamamlanmak üzere olan “Hilal” kısmını gezdik. Ayrıntıya girmeden küçük bir anekdottu hatırlatmak istiyorum. Oldum olası sağlığa önem veririm. Bu yüzden sağlık haberlerine hep ilgi duydum ve duymaya da devam ediyorum. Anadolu Ajansı’nda çalışırken bir ara Sağlık Bakanlığı muhabirliği yaptım. Emekli olduktan sonra çıkardığımız gazetede de sağlığa hep önem verdim. Dolayısıyla bu gezi sırasında en dikkatimi çeken ayrıntı sağlıkla ilgili anlatılanlar oldu. Akkuş Hilal Termal Tesisleri’nde tatil ve yatırım gibi imkanlar da var ama ben sizinle sağlık bölümünü paylaşmak istiyorum… 

Türkiye’de 2 binden fazla kaplıca bulunuyor. Ancak bunların çoğunda insanlar rastgele tedavi bulma şeklini uyguluyor. Oysa Akkuş Hilal Termal’da tesislere geldiğinizde sizi ilk önce doktor karşılayacak. Muayeneden sonra size, kaç derecelik suya girmeniz gerektiği anlatılacak. Ve bir önemli ayrıntı ; dairenizin içinde bulunan havuzu istediğiniz ısıdaki suyla doldurma imkanı mevcut. Yani, havuza dolan 85 santigrat derecedeki suya girebilmek için saatlerce suyun soğumasını beklemeyeceksiniz.  

Bir önemli ayrıntı daha: Bu tür sağlık merkezlerinin suyundan ya banyo yapılarak ya da içilerek yararlanılır. Akkuş Termal’in bulunduğu Gazlıgöl’deki tesislerde ise hem banyo yapılabiliyor hem de içilebiliyor. Ayrıca çamur ve buhar tedavi imkanı mevcut.  

Aslında yazılacak çok daha güzellikler var ama bir makalelik yere ancak bu kadarını sığdırabiliyoruz… 

FİRMA YETKİLİLERİNE ÖNERİLER

Öncelikle böylesine faydalı bir gezi için yapılan davete teşekkür ediyoruz. Gezi sırasında gördüğümüz bazı eksiklikleri, fazlalıkları! “daha güzele vesile olabilir” düşüncesiyle dile getiriyoruz.

1-       Konuklara hoş geldin niyetine verilen havuz sefası programdan çıkartılmalı. Çünkü; uzun yoldan gelenler zaten uykusuz kalıyorlar. Havuzla birlikte insanın üstüne bir rehavet çöküyor. Çok kısıtlı zamana sığdırılan havuz keyfinin sıkıntısı, özellikle tesislerin sunumu sırasında ortaya çıkıyor. Sunumu dinlerken şöyle bir etrafa göz attım. Bir çok vatandaş uyumaya başlamıştı bile. İtiraf edeyim kendim de programın bir bölümünü uykulu geçirdim…

2-       Doktor Bey’in sunum için ayırdığı dakikayı kısaltması lazım. Uyanık kalmak için zorlanan konukların direnci sunum uzadıkça, derinleştikçe azalıyor. Sunum programına yaşlı, genç, okumuş, okumamış her türlü insan katılıyor. Dolayısıyla anlatım dili çok yalın olmalı. Sade ve herkesin anlayacağı cümleler kurulmalı. Katılımcıları, birebir ilgilendirmeyen çok detaylara girilmemeli. Yani: konuklar “sunum bitse de gitsek” moduna sokulmamalı…

3-       Özellikle kahvaltı saatinde konukların sıkıntı yaşadığını gördük. Kahvaltı almak için misafirler, yemekhanenin dışına kadar uzun uyruklar oluşturdu. Yağışlı ve soğuk havada, üstelik havuzdan çıkan insanlar için dakikalarca sırada beklemek hoş bir durum değil elbette…

 Umarım, Akkuş Hilal Termal yetkilileri, “Şuna bak. Getirdik, yedirdik, içirdik, gezdirdik, götürdük, buna rağmen bizi eleştirmiş” şeklinde düşünmezler. Oraya gelen, getirilen binlerce misafirin talepleri adına bunları yazmış oldum. Keyfiyet tabii ki ev sahibinin.  İster önerileri dikkate alırlar isterlerse “misafir umduğuyla değil bulduğuyla yetinir” derler…