Öncelikle hayatımıza teknoloji ile gelen her türlü yenilik kolaylık ve rahatlık var öyle degilmi. Ama farkında olmadığımız teknolojinin götürdüğü en önemli şey yok. Yani sevgi kendimizi ne kadar kaptırmışız ki dünya için koşuşturmaya, gerçekten sevgiye yer, kaldımı ki hiç düşündünüz mü?
Uzak doğuda bir Budist tapınağında geçmiş bir olayı okudum. Ve çok etkilendim. Sizlerle paylaşmak istedim.
Bu tapınak bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Ve burada geçerli olan incelik, anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.
Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öyle durdu ve bekledi. Burada sezgisel bir buluşmaya inanılıyordu. Kapıda tokmak yâda çan, zil türünden ses çıkaran bir gereç yoktu, Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki bilgelik arayıcısı kapıda duran yabancıya baktı, bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmalar başladı, gelen yabancı tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu, içerdeki bir süre kayboldu sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve kabı yabancıya uzattı. Bu yeni bir aracıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti.
Yabancı tapınağın bahçesine döndü aldığı bir gül yaprağını dolu kabın içindeki suyun üzerine bıraktı, gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı içerdeki Budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı, suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardır. Bu sevgiydi ve sevgiye her zaman yer bulunurdu.
Nicedir hayatımızda sevgiye yer bulamadığımızı düşündüm bize sevgiyi anlatan bir olayı haber yapamıyoruz, bize sevgiyi anlatan bir kişiyi dinlemiyoruz bize sevgiyi anlatan bir duyguyu görmüyoruz bize sevgiyi anlatan bir yazı yazmıyoruz böyle bir yazı okumuyoruz.
Bir Polonya filminde Nazi dönemi anlatılıyordu Nazi komutanı güzel bir evi komutanlık merkezi yapmıştı evin güzel sahibesi üst kata çıkmıştı ve bu kadın arada bir görünüyordu. komutan bu kadına âşık olduğunu anladı ve aralarında şöyle bir konuşma geçti madam aşkınız beni zayıf düşürüyor. Hayır, komutanım sevginiz sizi insan yapıyor.
İnsan ruhu da doğanın bir parçasıdır ve doğa gibi boşluk kabul etmez içini dolduracak bir şeyler arar içinde sevgiyi barındıramayan bir insan nefretle dolar insanlıktan uzaklaşır. Bir düşünün NEFRET etmeden birine kötülük yapamazsınız, NEFRET etmeden birini öldüremezsiniz, NEFRET içinde barındırmak isteyen insan önce kendisinden nefret etmek zorundadır. İçinde nefreti yaşatan yüreğindeki sevgiyi kovmuştur. Artık onu bulması çok zordur. Ve bunun bedelini ağır ödeyecektir. Ve insan bundan kurtulabilmek için çok kötü şeylerde bulunur. Bu yüzden nefreti içimizden söküp atalım ki sevgiye yer kalsın.
Sevginiz olmadıktan sonra daha çok paranız olsa daha üstün olsanız daha çok toprağınız eviniz arabanız malınız olsa ne olur. Sevginiz yok ve hiçbir şeyiniz yok beklide yeniden hayatta öğrenmeniz gereken budur değil mi yani sevgidir sevgi. Tabiî ki maddiyatsız hiçbir şey olmayacağını da biliyoruz ama öyle kapılmışız ki paranın esiri olmuşuz üstün olmaktan başka bir şey düşünemiyoruz. Bu yüzden değil mi hayatımız savaşlarla dünyayı yağmalamakla birbirimizi boğazlamakla geçiyor.
Sevmek için sevelim, şunu da bilelim ki acımak sevgi değildir üstünlüğün kabulüdür hoş görü sevgi değildir istemediğine katlanmaktır, bağımlılık sevgi değildir gereksinmenin karşılanmasıdır.
Daha çok sevin daha çok hayat enerjisi üretmenin en kolay yolu sevmektir. Sınırsız karşılıksız sevmektir Sevgi oktanı en yüksek, fiyatı en ucuz yakıttır. Bagajınıza daha çok sevgi yükleyin.
SEVGİ, değer vermesini bilmektir. SEVGİ, yaşama hakkını kabul etmektir. SEVGİ, var olmaktan kıvanç duymaktır, SEVGİ, birlikte olmaktan sevinç duymaktır, SEVGİ, bütün yapay ayrımların hayattan çıkarılmasıdır, SEVGİ, bilinçtir, SEVGİ, insan olmaktır.
Sevgiyle, sevgiliyle ve sevenlerle kalın.
.