Yıllar önce ULUSOY Turizm ile seyahat ederken Biletlerin üzerinde “Her Şey Zamanında” yazılıyordu.Şu an halen bu ibare var mı yok mu bilemiyorum ama söz gerçekten gayet güzel.
Bu söz hayatımızın her alanında çok geçerli bir şey.Kendileri sistemin içinde iken hiçbir şeye itiraz etmeyen bazı kişilerin kendileri bir şekilde sistemin dışına itildikleri zaman sanki her
Dünyaları yıkılıyor.Oysa Her şey zamanında güzel demişler ki bende buna çok katıyorum.
Zamanında itiraz etmedikleri konuda haklı olsalar bile iş işten geçtiği zaman itiraz etmeleri hiçbir işe yaramaz.
Ben itirazlarında haklı ve doğru olduklarından ziyade her şeyin zamanında yapılmasından yana olduğum için bu yazıyı yazma gereği duydum.
İttihatçılar Ve Sultan II Abdülhamid
İttihat ve terakki partisi hile ve desiselerle Sultan II.Abülhamid’i tahtan uzaklaştırmak için kendilerine yakın bir şeyhülislam ayarlamışlar ve padişahın HAL fetvasının Şeriata uygun olup olmadığını imzalamaya söz veren Şeyhül İslam hata yaptığını anladığı için süreci uzatmak için birkaç gün hastayım numarası yapmış İttihat ve terakki partisin ileri gelenleri hoca efendinin HAL fetvasını imzalamamak için hastayım halsizim numarası yaptığını analdıkları an hoca efendinin kolundan tutarak yatağından kaldırıyorlar ve aynen ona şu lafı söylüyorlar “ Artık Çok Geç,Bu Saatten Sonra Donuna da Etsen o fetvayı imzalayacaksın Artık” diyorlar ve imzalatıyorlar diye bir rivayet vardır
Kendilerine görev verilmeyen bazı kişilerde zamanında yanlış ve adil olmayan kararlara itiraz edecekleri yerde hiç ses çıkarmayıp ne zaman ki kendi canları yandı mı o zaman ortalığı karıştırırlarsa çok şık ve doğru olmuyor diye düşünüyorum.
Bu durum siyasette böyle,dernek seçimlerinde böyle,vakıf seçilerinde böyle kısaca bir yerde yanlış,sıkıntı,problem var ise daha ismimiz çizilmeden gerekli tepki ortaya samimi ve ihlaslı bir şekilde koyulabilirse çok daha iyi olur.
Daha hafızalarımızda yeri taze bundan bir ay önce CHP Eyüp için kendisine bizim adayımız olacaksın denilen Atmaca soyadlı bir beyefendi başta kendi çarşaflı akrabaları olmak üzere CHP ye hayli çarşaflı üye kaydetti.Dereken bu zat aday gösterilmedi.O da basın mensuplarını topladı ve dedi ki CHP genel sekreter yardımcısı Mehmet Sevigen benden 600 bin dolar para istedi ve bende bu parayı vermeyince aday yapılmadım tarzında bir açıklama yaparak akrabalarının çarşaflarına asılan Rozetler basın gözetiminde sert ve haşin bir şekilde sökülüp atıldı.Burada samimiyet doğruluk ve teşkilat adabı var mıdır diye size sormak isterim.
Eğer o zat aday olsaydı ne Mehmet Sevigen beden 600 bin dolar para istedi derdi nede o törenlerle takılan rozetler şow yaparcasına çıkarılmazdı.
tanıyoruz ki 2 ay önce ilçe belediye başkanını öve öve yere göğe sığdıramıyorken meclis üyesi olamadı diye hakkında söylenmedik laflar edilirse bunun makul ve mantıklı bir şey olmadığını her platform da söylüyorum.
Büyük İskender diyor ki ey Diyojen benden korkmuyor musun ? Diyojen de soruya soru ile karşılık vererek Sen İyi Adam mısın yolsa kötü adamısın diyor.
İskender de ben iyi adamım diyor.Filozof Diyojen cevabı patlatıyor o halde senden korkmamı gerektirecek bir şey yok diyor.Bu cevap Büyük İskender’in hoşuna gidiyor.Diyojen’e dönerek dile benden ne dilersen diyor Diyojen de büyüklüğünü göstererek tarihin en manalı en kısası ve en harika konuşması kabul edilen şu sözü söylüyor “Gölge Etme Başka İhsan
İstemez” Tabi Büyük İskender de bu harika veciz söz karşısında yanınd abuunana damları aynen şunu diyor EĞER BEN İSKENDER OLMSAYDIM DİYOJEN OLMAK isterdim.
Gerçi Arif olan “UNDERSTAND” !.