Derken Olan oldu ve 15 eylül 2008 pazartesi günü içine Türkiye yi de alarak yeni bir küresel dalga ülkemizde ekonomiyi sarstı.
Bankacılar, ABD’de geçen haftadan beri kendini gösteren, küresel krizdeki yeni dalgadan çok korkuyor. Bu dalganın çok büyük olduğunu, artık krizin Avrupa’ya yaygınlaştığı konusunda somut göstergelerin ortaya çıkmaya başladığını kaydeden bankacılar, “Ucuz atlatıyoruz derken, bu yeni büyük dalganın bizi de çok derinden etkilemesini artık kaçınılmaz görüyoruz” diyorlar.
 Bir yandan bu dalganın olası etkilerini kestirmeye çalışan ekonomistler, öte yandan da yeni dalgaya isim vermek, tanımlama yapmak gayreti içindeler. Bankacıların bir bölümü artık “1929 bunalımından sonraki en büyük kriz” demeyi tercih ediyorlar.
Aslında adına ne denilirse denilsin, bu yeni dalgayla bir şey ortaya çıktı ki, “dibini bulduk” “bitti” denen küresel kriz henüz bitmemiş… Kriz birinci yılını doldurdu ama şimdi yeni bir boyut kazanmaya başladı. Boyut kazandığı yorumlarının ötesinde, “krizin asıl şimdi derinleşmeye başladığını” söyleyenler de bulunuyor.Bunun henüz öncü depremin artçıları gibi gören ekonomi duayenleri, bu dalgaların gelecekte olacakların habercisi niteliğinde olduğunu düşünüyorlar.

Bankacıları tedirgin eden en önemli yorumların ise “ABD’de devlet katkısıyla batıkların kurtarılmasının çözüm olmadığının anlaşılması” ve “krizin ucuz atlatacağı tahmini yapılırken, Avrupa’ya küresel krizin yeni sıçramış olması” yönündeki değerlendirmeler olduğunu gözlüyoruz.

Bankacılar en çok da bu değerlendirmelerin doğru çıkması halinde, Türkiye’nin küresel krizden etkilenmesinin asıl şimdi başlayacağını bildikleri için tedirgin oluyorlar.
Şimdiye kadar siyasi krize rağmen, küresel krizin etkilerinin çok hissedilmediğini hatırlatan bankacılar, “Gerçekten krizin dibini bulmuş olsaydık, krizi ucuz atlatma şansımız olacaktı ama bu aşamadan sonra etkilenmemiz kaçınılmaz” diyorlar.
Dış kaynak sıkıntısı bu dönem de yaşanabilir
Yurtdışı kaynaklı kredilerde zaten bir daralma yaşandığını kaydeden bankacılar, şimdi bunun etkisinin daha da artmasını, dış kaynak bulmakta sıkıntı yaşanmasını bekliyorlar.
Bununla birlikte enflasyon ithalinin daha da artacağını, zaten yükselen enflasyon trendine olumsuz etkinin büyüyeceğini kaydeden bankacılar, en çok da büyüme oranlarında keskin düşüşler yaşanmasından korkuyorlar. Şimdiye kadar büyüme oranlarının küçüldüğünü ama “idare eder bir oran”ı da koruduğunu kaydeden bankacılar, büyümedeki keskin düşüşlerin bir sürü dengeyi olumsuz etkileyeceği görüşündeler.
Özellikle Avrupa’da krizin yaygınlaşmasıyla, iyi giden ihracatın kesilebileceğini, bu etkilerin önümüzdeki 1-2 ay içinde görülmeye başlayacağını kaydeden bir bankacı, cari işlemler açığı artıp, dış kaynak temini zorlaşmışken, bir de ihracatta yaşanacak ciddi daralmanın ekonomik dengeler üzerinde ciddi tahribat yaratacağı, bu durumda kurların da artık olumsuz etkilenmesinin kaçınılmaz olacağını söyledi.

Özetle, bankacılar birinci yılını dolduran küresel krizin almış olduğu yeni boyuttan, ciddi biçimde endişe etmeye başladılar.