banner175

ÖNLENEBİLİR KANSER TÜRÜ AKCİĞER KANSERİ

Akciğer kanserinin %80 - %90 ‘ında neden sigaradır. İçilen sigara miktarı ve içilen süre ne kadar çoksa Akciğer Kanseri gelişme riski o kadar yüksektir..

ÖNLENEBİLİR KANSER TÜRÜ AKCİĞER KANSERİ

Akciğer kanserinin %80 - %90 ‘ında neden sigaradır. İçilen sigara miktarı ve içilen süre ne kadar çoksa Akciğer Kanseri gelişme riski o kadar yüksektir..

20 Nisan 2010 Salı 15:11
ÖNLENEBİLİR KANSER TÜRÜ AKCİĞER KANSERİ
banner171
ÖNLENEBİLİR TEK KANSER TÜRÜ AKCİĞER KANSERİ

AKCİĞER KANSERİ, KANSER TEDAVİSİNDEKİ  TÜM GELİŞMELERE RAĞMEN KADIN VE ERKEKLERDE KANSERE BAĞLI ÖLÜMLER ARASINDA 1. SIRADA YER ALMAKTADIR.

BÜYÜK ORANLA SİGARA KULLANIMINA BAĞLI OLARAK GELİŞTİĞİNDEN AYNI ZAMANDA  “ÖNLENEBİLİR TEK KANSER TÜRÜ OLARAK TANIMLANABİLİR.SİGARA KARŞITI KAMPANYALARIN BAŞARILI OLDUĞU ÜLKELERDE SİGARA KULLANIMINDAKİ AZALMA İLE BİRLİKTE İİNSİDANSININ AZALDOĞIDA SAPTANMIŞTIR. 

     “Erkeklerde en sık görülen kanser çeşidi olan akciğer kanseri sigara kullanımının artmasına  bağlı olarak kadınlar arasında da giderek daha sık görülmektedir.”Tüm kanser olguları içerisinde %21 ’lik paya sahip olan akciğer kanseri, aynı zamanda hastalığa bağlı yüksek ölüm oranı nedeniyle kansere bağlı ölümler % 29 ‘undan sorumludur.

Akciğer kanserinin %80 - %90 ‘ında neden sigaradır. İçilen sigara miktarı ve içilen süre ne kadar çoksa Akciğer Kanseri gelişme riski o kadar yüksektir.. 20 yıl , günde 1 paket sigara içen bir kişinin akciğer kanseri olma riski içmeyen bir kişiye göre 20 kat , günde 2 paket içenlerde ise 24 kat daha fazladır.Sigara bırakılırsa şayet bu oran gittikçe azalmakla ve 5 yıl sonra sigara içenlerin yarısı oranına inmektedir. Aynı zamanda sigara dumanına maruz kalanlarda da akciğer kanseri riski artmaktadır.Akciğer kanserinin sigara kullanımının dışında bazı metal ve kimyasal maddelere mesleksel maruziyet , asbest teması ( örneğin ; fren tamiri , izolasyon ve gemi inşaatı ) önceden geçirilmiş bazı akciğer hastalıkları ( Tüberküloz , interstisyel fibozis , büllöz amfizem ve doku harabiyeti ile seyreden diğer bazı akciğer hastalıklarında ortaya çıkan nedbe dokusu) riski arttırmaktır. 
 

     AKCİĞER KANSERİNİN BELİRTİLERİ 

   Hastalığın belirtileri genellikle erken dönemde ortaya çıkmaz, genellikle akciğer kanserinin akciğere ve diğer organlara yayılmasına veya kanser hücreleri tarafından salgılanan hormon benzeri bazı maddelere bağlı olabilir. 

  • Düzelmeyen öksürük
  • Balgamla karışık kan tükürme
  • Halsizlik
  • Nefes darlığı
  • Ses kısıklığı
  • İştahsızlık
  • Kilo kaybı
  • Göğüs , sırt ve omuz ağrıları
  • Boyunda veya yüzde şişme
  • Tekrarlayan zatüre ve bronşit ataklar
 

Bu belirtiler ile bize başvuran hastalarda ilk adım ayrıntılı bir öykü ve fizik muayenenin ardından çekilen Akciğer röntgenidir. Bir çok olguda bu görüntüleme yöntemi ile tümör yada tümör ile ilişkili olabilecek enfeksiyon akciğerde su toplaması ve akciğer çökmesi gibi tablolar saptanabilir.Bir sonraki aşamada Bilgisayarlı Tomografi ile hastalık hakkında detaylı bilgi alabilir ve akciğer röntgeninde görülemeyecek kadar küçük diğer lezyonları görme olanağımız olur. Kesin tanı için biyopsi yöntemine karar verdikten sonra ( Bronkoskopi veya tomografi eşliğinde iğne biyopsisi ) elde edilen sonuca göre evreleme çalışmalarına başlanır. Kanserde evreleme hastalığın seyri ve uygulanacak tedavi yönteminin belirlenmesi açısından son derece önemlidir. AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİ MULTİDİSPİLİNER BİR YAKLAŞIM GEREKTİRİR ”

Yani akciğer kanserinin tedavisi ve takibi Göğüs Hastalıkları , Onkoloji ve Göğüs Cerrahisi Uzmanlarının iş birliği ile yapılmaktır.Akciğer kanserinden korunmanın en etkin yolu sigaradan ve sigara dumanından uzak durmaktır. Bununla birlikte sigara içen 40 yaş üzerindeki bireylerde yılda 1 kez akciğer grafisi çekilmesi erken tanı için önerilebilinir.  

                            Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı  Uz.Dr. Banu ALTOPARLAK

    KANSER RİSKİNİ  ELİNİZDEKİ BESİN GÜCÜ  İLE AZALTIN

    Kanser riskini azaltmanın ve yüksek standartta bir yaşam kalitesine sahip olmanın yolu, doğru besin seçimi ve tüketimi ile gerçekleşir. Beslenme tarzınızda yapacağınız ufak değişiklikler, kansere karşı güçlü bir vücudunuzun olacağı anlamına gelmektedir.

    Beslenme ile kanser riskini azaltmak için

    Taze Sebze ve Meyve Tüketimine Özen Gösterin… Tabağınızdaki besinlerin 2/3’ünün sebze olması, gün boyunca en az 3 porsiyon meyve tüketilmesi sonucu vücudunuz kansere karşı tam bir direnç mekanizması geliştirecektir. Sebze ve meyveler vitamin ve mineral depolarıdır. Ayrıca en zengin posa içeriği olan besin gruplarıdır. Diyet posasının özellikle sindirim sistemi kanserleri başta olmak üzere birçok kanser türüne karşı koruma sağladığı bilinmektedir.

    Doğru Besin Seçimi Önemli… B kompleks vitaminleri ve folik asit kansere karşı koruyucu etki gösterir. Bireylerin günlük folik asit ihtiyacı 400 mikrogramdır. Bu düzeyde folik asidi beslenmesi ile karşılayamayan bireylerde genetik haritamızın en önemli parçaları olan DNA’ların yapısının bozulması kolaylaşır. DNA’larda oluşan bozulmalar, kansere yakalanma riskini arttıran önemli bir etmendir. Özellikle haftada 2 defa kurubaklagil tüketmek, beslenme programınızda yeşil yapraklı sebzelere bolca yer vermek kanser riskini azaltan etmendir.

    Trans Yağlardan Uzak Durun… Özellikle işlenmiş birçok besin içerisinde bulunan trans yağlar, kansere yakalanma riskini arttırmaktadır. Doğal olmayan ve işlem görmüş yağlar olarak tanımlanan trans yağlar, ülkemizde birçok bisküvi, gofret, kek, kraker ve cips gibi hazır besinlerin içerisinde bulunmaktadır. Trans yağ alımı sonucu oluşan serbest radikaller kanserin oluşmasını kolaylaştıran etmenlerdir.

    Kanserden Korunmak İçin Bu Besinleri Tüketin

    Kurubaklagiller: Haftada 2-3 öğün kurubaklagil tüketilmesi kanser riskini azaltmada etmendir. Nohut, kurufasulye, barbunya, mercimek ve bakla gibi besinlerin tüketimine özen gösterilmelidir. Bu tür besinler özellikle kolon kanserine karşı koruma sağlar.

    Sarımsak: İçeriğinde bulunan anti-kanser öğeler sayesinde hem bağışıklık sistemini güçlendirir hem de kansere yakalanma riskini düşürür. Çiğ olarak veya yoğurtla birlikte tüketilmelidir.  

    Yeşil Çay: İyi bir antioksidan kaynağı olan yeşil çay, içeriğinde bulunan polifenoller sayesinde kansere dönüşme riski olan hücrelerin aktivitesini engeller. Gün içerisinde en az 3 fincan yeşil çay içilmelidir.

    Domates: Laykopen içermesi ve antioksidan özelliği olması domatesi, kanseri önleyici besinlerin başında getirmektedir. Yapılan birçok bilimsel çalışma ile, domateste bulunan laykopenin, prostat kanserini önlediği sonucuna ulaşmıştır. Burada unutulmaması gereken en önemli konu ise, pişmiş domatesin içindeki laykopenin vücutta daha kolay kullanılabildiğidir.

    Brokoli: Zengin beta-karoten ve C vitamini içeriği olan brokoli, mide kanseri başta olmak üzere, göğüs ve kolon kanserine karşı etkili olduğu bilimsel verilerle ispatlanmıştır.

    Avrasya Hospital  Beslenme ve diyet uzmanı Serkan Tutar

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fadime göz 2015-02-03 15:45:36

Akciğerin. Yeni su dopladı yasıyı okudum ama genede korkuyom

banner186