İşine Bak Sayın Eyüpkoca!
Mardin İl Milli Eğitim Müdürü Ali Eyüpkoca; geçmişte görev yaptığınız Özbekistan-Taşkent sürecindeki harcırah kalemlerinden konaklama giderlerine kadar uzanan ve basına yansıyan şaibe iddialarını sorgulayan gazetecileri arayıp, aba altından sopa gösteremezsin.
Şunu asla unutmayın: Basın; kamunun vicdanı, halkın ise susturulamayan sesidir. Susturmaya çalıştığınız her kalem, aslında Mardin halkının ve velilerimizin sorma hakkıdır.
Oturduğunuz makam, birilerinin şahsi nüfuz alanı veya "babasının çiftliği" değil, devletin ve milletin emanetidir. Devletin koltuğu, o makamın ağırlığını ve ciddiyetini taşıyabilenler içindir. İddialara tehditvari telefonlarla değil, şeffaf belgelerle ve devlet adamına yakışır vakur açıklamalarla cevap vermek sizin en temel kamusal sorumluluğunuzdur.
Liyakatten Sapmak, Mardin’in Geleceğine İhanettir
Kurum içerisinde liyakati ve alın terini bir kenara itip; şahsi yakınlıklara, "sadakat" maskesi altındaki biat kültürüne dayalı bir düzen kuramazsınız. Mardin’in fedakâr öğretmenini, onurlu memurunu ve personelini kendi subjektif yargı sisteminize mahkûm etmeye kalkışmak, bu kadim şehrin eğitim camiasındaki huzuru dinamitlemektir. Sizin asli vazifeniz; şahsi çekişmelerin peşinde koşmak değil, bu vatanın evlatlarının eğitim seviyesini nasıl yükseltirim, çocuklarımızı yarınlara nasıl daha güçlü hazırlarım diye dertlenmektir.
Eğitim Yönetimi Restoran Masalarında Değil, Okul Sıralarında Olur
Mesainizi; Mardin’deki okullarımızın çözüm bekleyen binlerce yapısal sorunuyla harcamalısınız. Milli Eğitim çatısı altındaki her bir neferin derdiyle dertlenmek, eksikleri sahada tespit etmek yerine; tatlıcı köşelerinde, restoran masalarında, "laylaylom" sohbetlerle kulis yaparak eğitim kurumu yönetilmez.
İlimle, Bilimle ve Alın Teriyle...
Sayın Eyüpkoca; temsil ettiğiniz makamın hakkı, kapalı kapılar ardındaki kulislerle veya güç gösterileriyle değil; ilimle, bilimle ve liyakatle verilir. Hakkınızdaki iddiaları dile getirenleri "onu yaparım, bunu yaparım" diye tehdit etmek, aslında yönetememe acziyetinin bir dışavurumudur. Gerçek bir devlet adamı eleştiriden korkmaz; varsa bir yanlışı düzeltir, yoksa belgesiyle çıkar kamuoyunu aydınlatır.
Sözün özü müdür bey; enerjinizi basını susturmaya veya kişisel ajandanıza değil, Mardin’in eğitimdeki yaralarını sarmaya harcayın.
Kısacası; sadece işinizi yapın, sadece işinizi...
Unutmayın ki hep biz buradaydık, Siz gittikten sonra da burada Mardin halkının yanında olacağız.
Bilin istedim
Vesselam