Keşke 15 Temmuz ‘dan Sonra Terör Bitseydi

TSK içinde bazı askerlerin terör örgütlerine destek verdiği 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra ortaya çıktığı söylendi.

Darbe girişiminden bir gün sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinden)TBMM) grubu olan 4 parti toplanarak darbeyi lanetleyen bildiriye imza atınca ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu başta olmak üzere açtığı davalardan vaz geçtiğini söylemesi beni baya umutlandırmıştı.

HDP Eş Başkanı Av. Selahattin Demirtaş’ın Darbe girişiminden sonra barış görüşmeleri yeniden başlasın talebinin dikkate alınacağını düşünmüştüm …

Tabi benim elimde istihbarat bilgileri yok. HDP,PKK,KCK ve diğer benzer örgütlerin barış isterken samimi olup olmadıklarını bilemediğim için hükümete de bir şey diyemiyorum.

Bir Gün Mevlana Şemsi Arıyormuş bulana veya yerini söyleyene hırkamı vereceğim demiş. Bunu duyan iki yalancı gelip yalandan  Şems falanca yerde demiş. Mevlana çıkarıp hırkasını vermiş. 

Dostları bunlar yalancı sana doğru demediler demiş. Mevlana’nın cevabı çok manidar.  Ben de onların yalan söylediğini biliyorum. Şemsin yerini biliyoruz yalanı için hırkamı verdim eğer doğru deselerdi Şemsi bulmanın uğruna canımı da verirdim demiş.

Barışın Yalanına Bile Şans Vermek Gerekir

Bir vatandaş olarak Hükümet barış görüşmelerine başlayıp devam ederken son 4 ay hariç Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük bir risk alarak elini taşın altına koyduğunu gördüm ve yaşadım. PKK ve HDP zaman zaman  sabrını da zorladı.


DOLMABAHÇE görüşmelerinde ne olduysa oldu Erdoğan çekilen son fotoğraf için bunu kabul etmiyorum dedi. Olaylarda bundan sonra durdu.

Herkeste Türkiye de hiçbir şeyin 14 Temmuz’da ki gibi olmadığını biliyor. Hükümet kamuoyunun gözü önünde  sağlam temellere oturmuş şartları ortaya koyarak bu şartları yerine getiren PKK,HDP,KCK ile masaya oturup konuşalım deseydi sanki bugünkü gibi  ciğerpare evlatlarımız KARATOPARKLARA GİRMEYECEKTİ gibime geliyor.

Bunları yazarken  de bölgede ne oluyor ne dönüyor bilemediğimi de ifade edeyim peşinen. İçimden bir his Demirtaş’ın yeniden barış görüşmeleri başlasın talebi için İNİSİYATİF  hükümetin Uhdesinde olmak üzere tamam denilseydi belki daha iyi olurdu. Yada zayıf da olsa savaştan daha iyi bir seçecek olduğuna inanıyorum.

Columbia 52 yıl savaştığı FARC ile masada anlaşıyor biz neden savaşı bitirip barış içinde yaşamıyoruz ?

Türkiye’nin Terör ile uğraşıp sürekli problem ile boğuşmasını isteyen dış güçler elbette vardır ve olacak da önemli olan bizim buna izin vermememizdir. 
Unutulmasın Sultan II.Abdülhamit Han’ın İRA’yı kurup destek verdiği bilinir ve söylenir. Devletler kendi menfaatleri için diğer devletleri ateşe atmaktan çekinmezler. 

Her gün 10,12 veya 15 şehidimizin olması İngiliz Hükümetinin umurunda değil.  Bu Türkiye içinde geçerli Afrika da soykırım yapılıyor belki haberimiz yok. Bu konuda çok uyanık ve dikkatli olmak durumundayız.

Bir anne düşünün bir evladı Asker ocağında diğeri PKK içinde dağlarda

Zeytinburnu Sümer Mahallesinde çok yakın zamanda doğulu bir kardeşimiz ile sohbet ettik. Bana dedi ki ülkemizde öyle olaylar yaşanıyor ki akıl erdirmek mümkün değil dedi. Ben de nasıl deyince  aynen bana şunu anlattı.  

Bir kardeşim Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde askerliğini yapıyor. Diğeri de bir şekilde kandırılarak PKK içinde dağlarda kalıyor. Annem’in bir gözü televizyon da birisi kapıda acaba hangisinin ölüm haberi gelecek diye.  Bu durum bir anne için ve ailenin diğer fertleri için çok acı bu olaylar bitmeli  ve ülkemize barış gelmeli dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan haklı olarak  Rıza Zerrap  Bu ülkenin vatandaşı hakkını aramak bizim vazifemiz dedi. Peki kandırılarak PKK saflarına çekilen vatandaşlarımızın haklarını da korumak gerekmez mi ?

Bu ülkenin bir vatandaşı olarak şehit edilen asker ve polislerimizin haberini alınca yaşadığım üzüntüyü anlatamam. Hatalı olsalar da yanlış üstüne yanlış yapıp demokratik mücadeleyi bırakıp çözümü  silahlı mücadelede arsalar da keşke ETKİSİZ HALE GETİRMEK yerine bunları n doğru  yolu bulmaları için devlet büyüklerimiz bir yol ve  yöntem bulsalar hiçbir vatandaşımız hayatını kaybetmezse ülke için ve acı yaşayan aileler için daha iyi olmaz mı ?

Bu tür bir insani refleks ile hareket etim diye bazı kıt düşünceli, zevat beni zora düşürmek  ve benim gibi geniş düşünen bir kalem erbabı için  bu yazın ile falanca veya filanca terör örgütünü masum gösterdiğimi iddia edebilir. Mensup olduğum din, sahip olduğum aile beni IRKİ bir düşünceden uzaklaştırıyor. Ben ümmet anlayışını benimsemiş bir yazarım. Bana bu tür bir çamur tutmaz. Bunu peşinen diyeyim de ne olur ne olmaz.

Şehit edilen asker ve Polis ailelerinin kalbindeki  acı hiçbir zaman dinmez…

Daha yeni Şehit edilen 10  askerimizin hikayelerini dinlediğim zaman içimiz cız ediyor. Kimisi bayramda düğün yapacakmış ama izin alamadığı için düğününü bir ay sonraya tehir etmiş.  Kimisi kredi ile ailesine ev almış. Kimisi evin tek  erkek evladı.

Kısaca çok acı  hikayeler duymaktayız. Aynı şekilde kandırılarak dağa çıkarılan bu ülkenin çocuklarının da ETKİSİZ hale getirilmesi diğer bir ifade ile öldürülmesine sevinmemek gerek. Çünkü ölen her canın bir annesi, bir babası, bir abisi, bir dayısı kısaca  sayısız akrabası olduğunu hepimiz biliyoruz.  Her ölüm en az 100 düşmanlık getiriyor.  

Keşke bu ülkenin çocukları birbirini öldürdüğü kadar yaşatmak için  çaba sarf etse her şey daha güzel olmaz mı ?

Hayatında olaylara farklı ve geniş pencere de bakamayın bazılarının bana askere ve polis’e silah çeken herkes TERÖRİST’tir ve ölmeyi hak ediyor dediklerini zaten çevremde duymaktayım.  Evet ben de askerimize ve polisimize ne olursa olsun silah çekilmesine çok ama çok karşıyım.  Ancak  terör örgütlerinin kandırdığı gençlerimizi de bir an önce hatasından döndürmek bu ülkeyi idare edenlerin birinci önceliği olmalıdır. Birinci öncelik ETKİSİZ hale getirmek olursa uzun sürede terör çözülemez diye düşünüyorum.

Biraz empati yapabilsek Çanakkale, Galiçya, Yemen ve nice cephelerde sırt sırta, omuz omuza savaşan bu coğrafya’nın evlatları dış güçlerin oyunları ile 1984 den bu yana birbirine silah çekiyor ve hayattan koparıyorsa burada ciddi bir yanlış  ve eksik olduğunu düşünüyorum.

Hükümet 15 Temmuz’ dan sonra Barış isteyenler’e bir şans daha vermelidir

Terör örgütü başarış isterken samimi olmayabilir. Ancak Hükümetinde görüşme yok tek seçenek savaş demesi de çok makul değil. Hükümet vatandaşları ölmesin diye her yolu demelidir. 

HDP çıkıp 15 Temmuz dan sonra yeniden barış konusu görüşülmelidir dediği zaman  Hükümet çıkar der ki tek silahlı Terör örgütü ülkemizde kalmasın , terör’e bulaşmayın siyaset kanalları sonuna kadar açık gelin siyaset yapın desin ve şartları ortaya koyarak İNİSİYATİFİ  eline alarak kanayan yaramızı söndürmeye çalışsın diyorum.

Son Cümle hiçbir kimsenin askerimizi, polisimizi, korucumuzu kısaca halkımızı silahla katletmeye hakkı yoktur.  

Kandırılmış olsa da bu ülkenin çocuklarını ETKİSİZ hale getirmek yerine ETKİLİ hale getirmeye yani yaşamlarına kural ve kaidelere uyarak devam etmelerini sağlamak ülkeyi yönetenlere kalıyor. Hep birlikte gayret edersek  kimse ETKİSİZ gelmez ve hayatlarının baharında asker ve  polisimiz ŞEHİT olmaz diyorum.

Allah’ım ülkemizde kardeşin kardeşi  öldürdüğü günleri bizden uzak eyle. Bize basiret, akıl ve fikir vererek ülkemizi daha ileriye taşımayı nasip eyle.
Bütün okurlarıma saygı, hürmet ve muhabbetlerimi sunarım


İstanbul Times  / Hüseyin ÇETİNER  -   28 Eylül  2016