Altın Vuruş II.

ALTIN VURUŞ I. Yazı dizisinin ikincisine başlarken Türkiye ve dünyada meydana gelen darbelerin ve darbe sonrası kurulan hükümetlerin veya savaşların hep aynı el tarafından müdahale edildiğini görüyoruz. Sonuçlarına bakıldığında ise bu “GİZLİ EL” her zaman istediklerini hayata geçirerek 

“Öz topraklarında yaşayan halkları kendisine kul köle yapmış fakat kimsenin haberi olmadan tereyağından kıl çeker gibi kendi hükümdarlığını yavaş yavaş örüyor.”

Kaldığımız yerden TÜRKİYE`den devam edelim değil mi? AMERİKA`nın HAŞHAŞ baskısını CHP`de Genel sekreterlik, Genel Başkanlık ve Başbakanlık yapan Bülent ECEVİT bakın 18 Ocak 1991 tarihli Milliyet gazetesinde nasıl anlatıyor;

“CHP`nin Genel Başkanı olduğum sırada, daha doğrusu ondan da önce Genel Sekreter olduğum sırada benim Amerika`dan karşılaştığım ilk baskı HAŞHAŞ EKİMİ konusundadır. Yani 12 MART ASKERİ müdahalesinden önce ABD bir yandan o sırada iş başında bulunan hükümet üzerinde baskılar uygulayarak HAŞHAŞ EKİMİNİ yasaklatmak istiyordu. Hükümet de, Meclis de, bunu kabul etmeye yanaşmıyordu. O sırada bizimle de tek tek görüşürlerdi. Örneğin zamanın ABD Büyükelçisi HOLDLET benimle baş başa bir görüşme yapmıştı. Haşhaş ekimi yasağını desteklememiz için ikna etmeye çalışmıştı. Tabii ki reddettik.”

1974 yılında kurulan CHP – MSP hükümeti sırasında Amerika`nın HAŞHAŞ EKİMİ için baskı yaptığını ve tehdit ettiğini de ifade eden Bülent ECEVİT, KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI sonrasında konulan ambargonun asıl sebebinin HAŞHAŞ olduğunu bakın nasıl anlatıyor;

“Pek çok kimse, ambargo kararının KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI üzerine çıktığını zanneder.  Oysa, KIBRIS BARIŞ HAREKATIMIZDAN yirmi gün kadar önce ABD senatosundan bu karar çıkmıştır. Ancak, buna sonradan KIBRIS bahanesi de katılmıştır bir kılıf olarak yoksa asıl nedeni HAŞHAŞTIR.”

Bu arada “KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI” masalı tezgâhının nasıl örümcek ağı gibi örüldüğünü inceleyelim.

15 Temmuz KIBRIS`ta ULUSAL MUHAFIZLAR MAKARIOS`a karşı darbe yaparak, yönetime el koydular. Darbeci SAMSON Cumhurbaşkanı yapıldı. Bunun üzerine Başbakan Bülent ECEVİT,

“BU YUNANİSTAN`IN KIBRIS`A MÜDAHALESİDİR.” Derken muhalefet lideri Süleyman DEMİREL müdahaleyi,

“OLDU-BİTTİYE KALKANLAR HÜSRANA UĞRARLAR.” Şeklinde değerlendiriyordu. Genel Kurmay Başkanı Semih SANCAR ise KIBRIS`ta yaşanan bu darbenin yeni olmadığını, beklenen bir gelişme olduğunu söylüyordu.

Acaba gerçek neydi? Yunanistan`ı ve Türkiye`yi kontrol eden güç KIBRIS`ta neyi amaçlıyordu? KIBRIS`ta yıllarca çözümsüzlüğe götüren bu hareketlerin kime yararı vardı? Sorular uzun fakat biz sürecin nasıl geliştiğini gerçekleri yazmaya çalışalım değil mi?

16 Temmuz 1974 Salı günü, İNGİLTERE, TÜRKİYE`nin,

“KIBRIS`IN BAĞIMSIZLIĞININ KORUNMASI İÇİN İŞBİRLİĞİ” teklifini kabul ettiğini açıkladı.

17 Temmuz 1974 Çarşamba günü, Başbakan Bülent ECEVİT ile birlikte KIBRIS`ta garantör olan İNGİLTERE`ye bir heyetle gidildi.

Uçak saat 20:45`te HEATHROW HAVAALANINA inerek doğruca LONDRA`nın DOWNING CADDESİ 10 numaraya gidildi. Başbakan HAROLD WILSON`un konutunda görüşmeler başladı.

Milli Savunma bakanı HASAN ESAD IŞIK, gece saat 03:00`de dışarı çıktığında “GÖRÜŞMELER TIKANDI. HER HALDE DÖNERİZ.” dedi. Bir saat sonra tekrar dışarı çıktığında,

 “AMERİKA DEVREYE GİRDİ. DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCISI SISCO GELİYOR. SABAH SAAT 10:00`DA SISCO İLE GÖRÜŞME YAPILACAK. LONDRADA KALIYORUZ.” Dedi.

Bundan sonra heyetler arası görüşmeye Amerikalıların istediği saatte yani 17:00`de yapıldı. Büyükelçiliğin asma katındaki toplantı salonunda gerçekleşen görüşmeye Türk tarafından Başbakan Bülent ECEVİT`in dışında, Milli Savunma Bakanı Hasan Esad IŞIK, koalisyon ortağı Milli Selamet Partisi`ni temsilen İçişleri Bakanı Oğuzhan ASİLTÜRK, Dışişleri Bakanlığı Hukuk Müşaviri Büyükelçi Namık YOLGA, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Büyükelçi Ümit Haluk BAYÜLGEN ve TÜRKİYE`nin Londra Büyükelçisi Turgut MENEMENCİOĞLU katılmıştır.

Heyetlerin görüşmesi dışında en son Başbakan Bülent ECEVİT ve SISCO ikili bir görüşme tam beş dakika sürmüştür. Bu görüşme sonunda Bülent ECEVİT`in mutluluğu yüzünden belli oluyordu.

Türk heyeti uçakla geri dönüş yolunda Başbakan Bülent ECEVİT,

“ARKADAŞLAR, GÖRÜŞMELER HAKKINDA SİZLERE BACKGROUND BİLGİ VEREYİM” diyerek konuşmaya başladı.

“KIBRIS OLAYINDA AMERİKALILAR BİZİM YANIMIZDALAR. HATTA BEKLENTİLERİMİZİN DE ÖTESİNDE BİZİM TEZLERİMİZİ, GÖRÜŞLERİMİZİ DESTEKLİYORLAR. ÖYLE Kİ, 12 MART SONRASINDA KESİLEN AMERİKAN ASKERİ YARDIMINI, BÜTÜN OLARAK GERÇEKLEŞTİRECEKLERİNİ SÖYLEDİLER. HATTA BUGÜNE KADAR VERİLMEYEN 6 AYLIK ASKERİ YARDIMI VERECEKLERİ GİBİ İKİNCİ ALTI AYLIK YARDIMI DA BEKLEMEDEN GERÇEKLEŞTİRECEKLERİNİ TAAHHÜT ETTİLER.”

Uçaktaki Gazetecilerden biri olan Fethi AKKOÇ, şu soruyu sordu:

“Ada`daki SAMSON darbesinin, YUNANİSTAN`daki CUNTA HÜKÜMETİ tarafından desteklendiğini biliyoruz. Yunanistan`daki Cunta Hükümeti en azından ABD`nin denetiminde olan bir hükümet olduğuna göre bu SAMSON Darbesinden ABD`lilerin haberinin olmaması mümkün mü? Gazetelerde “KIBRIS`ta CIA ATLADI” diye haberler çıkıyor. CIA`nın atlaması mümkün mü? Bu konulardaki görüşünüz nedir?

“AMERİKALILARIN HABERİNİN OLMAMASI MÜMKÜN DEĞİL, ANCAK SONRADAN HÂKİM OLAMADIKLARI DA BİR VAKIA. CIA İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRMENİZE BEN DE KATILIYORUM.” Cevabını veren ECEVİT ikili görüşmeden öylesine memnundu ki öz TÜRKÇE KONUŞMAYI bile unutmuştu.

Buradan anlıyoruz ki; KIBRIS Adasına çıkmak için AMERİKA`nın onayı LONDRA`da alınmıştı. Sonraki yıllarda Cumhuriyet gazetesinin Washington muhabirliğini yapan Ufuk GÜLDEMİR, SISCO`nun hatıralarını özetlediği bir yazı dizisinde SISCO`nun harekâtın başlamasından bir gün önce 19 Temmuz 1974 gününde YUNANİSTAN`ı,

 “TÜRKİYE müdahale edecek, sakın karışmayın. Siz karışırsanız TÜRKİYE sizi de yutar. Biz de müdahale etmeyiz.” Diyerek uyardığını yazacaktı.

Oyunu kuranlar, YUNANİSTAN`ın kulağını çekerken acaba TÜRKİYE tarafına neler söyleyecekti?

Birinci harekât sonra 17 – 20 Ağustos tarihlerinde yapılan ikinci harekât ile YEŞİLYURT ve OMORFO Bölgeleride alınınca KIBRIS`IN % 41`i bizim olmuştu. Fakat % 41 almak meğer oyunun bir parçasıymış hatta % 40 için izin verilmiş bunu nerden mi anlıyoruz. Bunu iki örnek ile açıklıyorum.

Birincisi kanıt; ikinci CENEVRE görüşmelerinden sonra görüşmeye katılan Halk partisi`ni temsilen Dış Politika Uzmanı, İstanbul Milletvekili Prof. Haluk ÜLMEN toplantıyla ilgili sorular soran yerli ve yabancı gazetecilere,

“BUGÜNE KADAR TÜRKİYE HEP MASA BAŞINDA KAYBEDEN DEVLET DURUMUNDAYDI. BİZ ASKERİ HAREKÂT İLE KIBRIS`IN % 40`INI, % 12`SİNİ MASA BAŞINDA VERMEK İÇİN ALDIK. ADA`NIN % 28`İNE RAZIYIZ. YUNANİSTAN TARAFI % 12`Yİ VERMEMİZİ KABUL ETMİYOR. % 40`I BİZİM ELİMİZDE. KENDİLERİ BİLİR.” Şeklinde açıklama yapınca, Bülent ECEVİT tarafından 

“BOŞBOĞAZLIK EDEREK VERECEĞİMİZ TAVİZİ SÖYLÜYOR” diye apar topar geri çekilmişti. Bu arada Haluk ÜLGEN`in siyasi hayatı başlamadan bitmiş oluyordu.

Sanki Bülent ECEVİT`e SISCO`nun AMERİKA`nın vermiş olduğu sınırlar gün yüzüne çıkmasıydı. İki ülkeyi birbirine düşüren el aynıydı. Çünkü KIBRIS KİMSENİN KONTROLÜNDE OLMADAN İLERİDE OLMASINI İSTEDİĞİ NOKTAYA GELENE KADAR “ORTADA KALMALIYDI”. BUGÜN İSE KIBRIS BAŞKA OYUNLARA GEBE ÇÜNKÜ “OLGUNLAŞMA DÖNEMİ” SONA ERİYOR.

Şimdi ikinci kanıta geldi.

Harekât öncesinde Amerika ile yapılan anlaşmaya göre adanın % 40`nın alınması gerekirken harekâtı yöneten ve “KIBRIS FATİHİ” lakabı takılan TÜMGENERAL OSMAN POLAT`ın KIBRIS`ın % 41`ini ele geçirmesi problem olmuştu. Terfi bekleyen OSMAN FAZIL PAŞA sürpriz bir şekilde emekliye sevk edildi. TRT ve Tercüman gazetelerinin Washington muhabirliğini yapan, OSMAN FAZIL POLAT`ın oğlu, YILMAZ POLAT babasının KARA KUVVETLERİ KOMUTANI NURETTİN ERSİN`in,

“% 40 TALİMATINA UYMADIĞI” için emekliye sevk edildiğini söylemişti.

Bu anlatılanlardan sonra KIBRIS`A MÜDAHALE ETMEK için AMERİKA`dan nasıl onay alındığını, ada`nın % 41`i alındıktan sonra % 12`sinin masa başında verilmesi gereğinin önceden yazılan senaryolarla nasıl belirlendiğini göstermiş oldu. % 1`lik hatayı kabul etmeyen “GİZLİ EL” TAM BİR İTAHAT istiyor. Sözünün dışına çıkanı asla af etmiyor değil mi?

Bizler “VATAN MİLLET SAKARYA” diye dünyaya meydan okurken aslında “ESAS OĞLAN” değil meğer “DÜNYAYI ŞEKİLLENDİRENLERİN KİRLİ OYUNLARINA FİGÜRAN OLAN MİLLETLERDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLİZ…”Buna YUNANİSTAN ve diğer ülkeler içinde geçerlidir.

FİGÜRAN OLDUĞUMUZDAN BİLE HABERİMİZ YOK… BUGÜN YAŞADIKLARIMIZ KİM BİLİR NELER İÇİNDE SAKLIYORDUR… DÜNYA VE TÜRKİYE`YE KİMLER ROL BİÇİYOR FARKINDA MISINIZ?

SEVGİ VE SAYGILARIMLA… HAYATTA GERÇEK ÖZÜMÜZLE VAR OLALIM… YAZIMIZIN DEVAMINDA GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE… ATA MİRASI ULUS… MURAT AKBAŞ

KAYNAKÇA: EKOSE ETEKLİ LEVREK – FETHİ AKKOÇ – MİLENYUM YAYINLARI