Müslüm AKTÜRK

ALIN SİZE ‘GÜVEN OYLAMASI’

ALIN SİZE ‘GÜVEN OYLAMASI’

Cumhuriyet tarihimizin en önemli referandumunu geride bıraktık. Sonuç tahmin edildiği gibi ‘evet’ çıktı. Oran her ne kadar yüzde 58 gibi görünse de asıl rakam hiç kuşkusuz bundan çok daha fazladır. 

Nasıl mı? 

Çünkü, demokrasilerde artık sıradanlaşmış bir tercih sistemi, maalesef bu referandumda çok çekişmeli bir seçim havasına sokuldu. ‘Hayır’ bloğunu temsil eden, özellikle CHP kanadı, Türkiye’ye yeni bir beyaz sayfa açacak anayasa değişikliği paketini görmemezlikten geldi. 12 Eylül’ü adeta “hükümete güvenoyu oylaması”na dönüştürme çabasına girdi. Bunda da kısmen başarılı oldu. Yeni bir beyaz sayfanın açılmasına engel olamadı ancak evet oylarını önemli oranda düşürdü… 

Devlet Bahçeli de, yine CHP gibi yeni dönemin önünde set olmayı başaramadı fakat o da, belki de yüzde 90’larda çıkabilecek bir sonucun yüzde 58’lerde kalmasına neden oldu…  

KILIÇDAROĞLU VE BAHÇELİ’YE YOL GÖRÜNDÜ

Muhalefet madem ki 12 Eylül Referandumu’nu güven oylamasına dönüştürdü o zaman ağır mağlubiyetin bir bedeli olması lazım. 

Önce Kılıçdaroğlu’ndan başlayalım. Gandi Kemal, kredisini beklenenden çok önce tüketti. Sabah söylediklerini akşam “yanlış anlaşıldım” deyip tekzip etmesini bir tarafa bıraktık. Malatya’da yaptığı şu meşhur “Bu anayasa, kayısı üreticisinin sorununu çözüyor mu? O zaman Hayır!” konuşması final sahnelerinin habercisi oldu.  

Herkese “bir oy bir oydur aman ha mutlaka sandığa gidin” diye telkinde bulunan Kemal Bey’in sandığa gidememesi gibi çok garip bir durumun ise bardağı taşıran son damla olduğunu da hatırlatmak isteriz. Kılıçdaroğlu’nu, referandum nedeniyle sıvazlanmış Gürsel Tekin’in başkan yardımcılığı sorunu ile baş başa bırakıp Devlet Bahçeli’ye geçiyoruz… 

Referandum sonuçlarının Devlet Bahçeli’ye “yolun sonu” tabelasını gösteren işaret olduğunu düşünüyoruz. Bahçeli, başta kendi seçim bölgesi Osmaniye olmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi'nin 'kalesi' olarak görülen Erzurum, Yozgat, Çankırı ve Kırşehir gibi illerde de tabanı ile ters düşmüştür. Hem de öyle kıl payı falan değil “evet” oyları Erzurum’da yüzde 87, Yozgat’ta yüzde 77, Çankırı’da ise yüzde 75 oranında çıkmıştır. Bahçeli’nin yanlış safta yer alması ile “Başbuğ ne derse o” misyonu da MHP’de derin yara almıştır.  

Bahçeli’nin, "evet bülbülleri, eski ülkücüler, ülkücü müsveddeleri" diye nitelediği seçmenleri, 12 Eylül tarihinde genel başkanlarına yolun sonunu göstermiştir…