banner175

Yazımın başlığını okuyan bazı okurlarım bu başlık nereden çıktı diyebilirler. Hemen anlatayım daha önce Ak Parti’de Mahalle başkanı,ilçe başkan yardımcısı ve Beylikdüzü belde iken İl koordinatörü olarak naçizane görev yaptığımı bilen bazı Ak Partili dostlarım yarın İBB seçimi olsa İmamoğlu kaybeder istersen sokakta seçmen’e “Yarın İBB seçimi olsa bir tarafta Binali Yıldırım diğer yanda Ekrem İmamoğlu aday olsa hangisine oy verirsiniz diye sor dediler.

Bende zaten işimiz bu diyerek hay hay deyip yüzlerce kişiye sordum.Hatta daha da ileriye giderek Ak Parti’nin İstanbul’da % 67.5 ile en yüksek oyu aldığı kalesi Esenler’de İBB ‘nin çalışmalarından memnun musunuz değil misiniz diye bir soru daha sorduk.

Her iki soruda ‘da İmamoğlu’nun halk nezdinde ki karşılığının 23 Haziran 2019’da yapılan İstanbul seçiminden daha üst bir seviyede olduğunu yaptığımız sokak röportajında gördüm.

İMAMOĞLU HAKSIZLIĞA UĞRADIKÇA HALKIN DAHA ÇOK DESTEĞİNİ ALIYOR…

Kim ne derse desin AK PARTİ’ nin hem 31 Mart hem de 23 Haziran 2019 Mahalli seçimlerinden önce ve sonra kesinlikle sağlıklı bir muhasebe yapamadığını seçimden sonra da şu an 3. Senin bitmesine 2 ay kala bir kez daha söyleyeceğim.

Recep Tayyip Erdoğan 1994 yılında İBB adayı olmadan önce Beyoğlu’nda aday olmuş ve seçimi kaybetmişti.Kimse siz Beyoğlu seçimini kaybettiniz gelip İBB’ ye aday oluyorsunuz demedi.

Ancak Erdoğan başta olmak üzere bir çok Ak Partili yetkili 30 Mart 2014 mahalli idareler seçiminde CHP Beylikdüzü ilçe Belediye başkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu o seçimde Ak Parti’nin elinden buraya kazanıp başkan oldu. Başkanlık süresince de imkânları oranında ilçeye güzel hizmetler de yaptı.

Yaptığı başarılı çalışmaları ve halk arasında ayrım yapmayan tutumu nedeni ile 31 Mart 2019’da CHP’nin daha doğrusu Millet İttifakının adayı oldu ve seçimi kazandı.

Lakin Ak Parti bir şekilde 25 yıldır Erdoğan’ın onay verdiği kişiler tarafından yönetilen İstanbul kenar ilçe belediye başkanı denilerek küçümsenen ve hor görülen Ekrem İmamoğlu tarafından kazanılınca bu durumu kabullenmesi çok ama çok zor oldu.

Daha doğrusu halen bu sonucu içine sindiremeyen Ak Parti yöneticileri İBB başkanın başarısız olup 2 sene sonra yapılacak olan İBB seçiminde başkanlığı yeniden kazanmak için ellerinden gelen her engellemeyi yaptıklarını bir çok yerde her gün görüyoruz.

İmamoğlu dahil bir çok Millet İttifakı yöneticisi de zaten her alanda Ak Parti’nin samimi ve içten bir şekilde önlerini açacağını düşünmüyorlar. Ancak Konya’ya araç alım izni veren hükümetin İstanbul halkının rahat ulaşımı için alınacak 300 otobüs alımı için izin verilmemesi kadar halkı zora sokacak olumsuz kararları da beklemiyorlardı.

Efendim falan metro’nun yapım izni için filanca belgesi eksik size izin vermiyoruz diyeceğinize basın’a ve halka yansıtmadan bizde yardımcı olalım şu belgeleri hazırlayıp dosyaya koyun dediniz de İBB yönetimi yok hazırlamayacağız mı diyecek ? Kim ne yaparsa yapsın halkımızın feraseti çok iyidir her şeyi görüyor ve biliyor.

Yapılan her zorluk ve engel hiç şüphesiz ki Ekrem Başkan’a biraz daha güç kazandırıyor. Unutulmasın ki Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan bugün burada ise kendisine yapılan haksızlıkların etkisi çok ama çok fazladır.

En basit örneği benim Ak Parti Zeytinburnu ilçesinin kuruluş sürecinde yer aldım.2004 Mahalli idareler seçimi öncesinde yapılan Kazlıçeşme Mitinginin tertip komitesi üyesi olmam nedeni ile alanı süresi içinde CHP’ye teslim etmediğimiz için hakkımızda açılan ceza davasında ceza alan birisi olarak bugün maddi manevi olarak sayın İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu’na destek vermemin en önemli nedeni haksızlıklara uğramış olmasıdır.

Erdoğan ve Ak Parti’ye de 2002’den 2019’a kadar destek vermemin en belirgin sebebi onun da haksızlığa uğramış olması idi.

Ancak şu an haksızlığı yapan kendileri olduğu için bu fakir merhum ANNESİ’NİN tavsiyesi olan her zaman haksızlığa uğrayanın yanında yer al sözü gereği bu sefer haksızlığa uğrayan kişi sayın İmamoğlu olduğu için onun yanında yer alıyorum.

GELELİM 24 OCAK 2022 KAR ESARETİNE

Bu esaretten direkt etkilenen ve Başakşehir Metrokent’ten Kayaşehir ‘e kadar kar,fırtına ve tipi altında 7 Km.lik yolu kar’a bata çıka 2.5 saat yürüyerek aşabilen bir kişi olarak yaşadığım bütün sıkıntılara rağmen kimseyi eleştirmeyi veya bu konuda yazı yazmayı düşünmemiştim lakin iktidar kanadının daha sonra yaptığı açıklamalarda sanki ülkeyi Ekrem İmamoğlu yönetiyormuş gibi açıklamalar yapmaları karşısında yazmazsam olmaz dedim ve burada yazılanlar klavyemde süzüldü.

Ulaştırma bakanlığı,AFAD,Paralı Yolları işleten şirketler,İBB ve Başakşehir Belediyesi üzerine düşeni yapmadığı için çektiğim eziyetlere rağmen yağan karın barajlara,tarıma yararlı olabileceğini düşünerek sosyal medya paylaşımında sıkıntı ve zorluk yaşadığım halde hiçbir kurumumuzu suçlamayacağım diyerek bir paylaşım yapmış idim.

Ulaştırma bakanı Karaismailoğlu ve iç işleri bakanı Soylu’nun İstanbul’u esaret altına alan kar ile alakalı ilk açıklamalarında o kadar güzel konuştular ki kendi kendime ne kadar güzel İBB başkanı sayın İmamoğlu’nu suçlamadan da açıklama olabiliyor ve ülkemizin buna ihtiyacı var diyerek mutlu olmuştum.

Ancak bir gün sonra Ak Parti basın sözcüsü sayın Ömer Çelik’in yaptığı açıklamayı dinlerken tüylerim diken oldu.

Ömer Çelik açıklama yaparken Ulaştırma Bakanlığının yaptığı Metrolar’a M logosu yerine U logosunu kullanacaklarını söyleyerek müthiş bir ayrım yaptıklarını söylemeleri,Yenibosna’da başlayıp Başakşehir ‘e kadar uzayan 13 Km.lik Basın Ekspres yolunun Ulaştırma Bakanlığına bağlı olduğunu ve burada yapılan asfaltlama çalışmalarının bakanlık tarafından yapıldığına dair yol boyu afiş ve pankart asarak duyuru yaptıkları hareketler olmamış gibi İstanbul’da olan bu sorunun tek müsebbibi sanki İBB imiş bir açıklama yapması beni üzdü.

Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu İstanbul Havalimanı,Kuzey Marmara otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü dahil bütün paralı yolları işleten firmaların işlettikleri yolları açık tutmak için hiçbir hazırlıklarının olmadığını onların mağdur ettikleri halk’a tazminat ödemleri gerektiğini söyleyeceği yerde İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 25 gün önceden randevu verdiği İngiliz Büyükelçisi ile gittikleri yemeği ön plana çıkarmanızın İstanbul’ a ve ülkemize ne faydası var ?

Hükümet kanadına bunları söylerken de İstanbullu’lar olarak ciddi bir sorun ile karşı karşıya olduğumuz bir anda İBB Başkanımızın İngiliz Büyükelçisi ile balık Lokantasına gitmesin durumunda zaten kendisini yıpratmak için bekleyen Ak Partili yöneticilerin ve onlara yakın basın mensuplarının bu durumu köpürteceğini daha önce yaşanan olaylarda bilmesi gerekme mi?

Velev ki Ak Parti bu durumu köpürtmezse bile başkan sayın Büyükelçiye sizinle randevunuz var sizde zor şartlarda Ankara’dan İstanbul’a zahmet edip geldiniz ancak İstanbul şu an yağan aşırı kar nedeni ile büyük bir felaket ile karşı karşıya sizi AKOM’da ağırlayacağım Balıkçı yerine sizinle AKOM’ da “DÜRÜM YERSEK“Olur mu Deseydi emin olun Büyükelçi daha memnun olur ve rakipleri de bu kadar basit bir konu üzerinde işi sulandırmayacaktı.

Sayın Ömer Çelik’e de bir iki sözüm olsun sizin Başakşehir Belediyesi’nin çalışanları araç ve gereçlerini bir benzinliğin önüne park edip gırgır şamata yaptıkları anda bu fakir dizlerine kadar kara bata çıkan evine gitmeye çalışıyordu.

Evet yolda çok araç kalmıştı kar küreme araçlar çok rahat çalışmayabilirdi ama yinede Çam Sakura Hastanesi önü kaymakamlık önü başta olmak üzere Başakşehir belediyesi imkanları ölçüsünde buraları açık tutabilirdi. Sanki bir el bu araçları kullanan sürücülere siz çok şey yapmayın maksadımız İBB başkanı İmamoğlu’nun burada yara alamsı dediklerini hissettim.

HİÇ BİR ÇABA SARF ETMEYEN BU ARACIN SÜRÜCÜSÜ VE YARDIMCILARINI KINIYORUM 

Hatta kar küreme araçlarını Çam Sakura hastanesi yakınındaki benzinliğin önüne park edip o kadar insan yolda kalmamış gibi muhabbet etmelerini görünce yanlarına gidip neden bir şey yapmıyorsunuz diye sordum. Cevapları araçlar yollarda kaldığı için çalışamıyoruz dediler.

Başakşehir, Arnavutköy, Bahçelievler,Gaziosmanpaşa,Bağcılar,Küçükçekmece,Beylikdüzü ,Esenyurt , Büyükçekmece belediyeleri kendi ilçelerindeki önemli güzergahtaki ana yollarda buluna n kar’ı temizleselerdi sorun bu kadar büyümezdi diye düşünüyorum.

Dikkat edilmesi gereken incelik Ak Partili ilçe belediye başkanlarının en az başkanlık yapanın 2.dönemi olduğu halde Büyükçekmece hariç CHP’li başkanların bu kadar yoğun kar ile başkan olarak ilk karşılaşmaları olduğu için hazır değillerdi ama Ak Partili başkanlar sanki bilinçli bir şekilde işi yavaşlattılar ki İBB başkanı yıpransın.

Ak Partili bakanlardan ve basın sözcüsünden şunu beklerdik Ulaştırma bakanlığı ,AFAD ,Kuzey Marmara Otoyolu ve diğer paralı yol ve köprüleri işleten firmalar ve İBB kendi sorumluluk alanlarında mağdur olan halkımızın zararlarını tazmin edecek deseydiniz ne olurdu ? Paralı yollar para keserken her türlü önlemi düşünüyorlar da bir tabi affet karşısında neden yolları açık tutacak önlemleri almazlar?

Ürünlerini zamanında HAL’e yetiştiremeyen üretici zarar etti. Bir çok ürün tırlar da bozulduğu için fiyatlar üç misli artı bu zararlara vesile olanlar bunu ödeyecek diyerek halkın sıkıntısına derman olacağınız yerde İmamoğlu misafirini Balık restorantına götürmesini birinci sorun yaptınız. Mağdur olan halkın ilk sorunu İmamoğlu ve Büyükelçi’nin Balık restoran’a gitme olayı değildi.

KEÇE DÖVÜLDÜKÇE GÜZELLEŞİR VE KALİTELİLEŞİR …

Bir belgesel de izlemiştim kaliteli bir keçe elde etmenin en güzel yolunun yün’ün çok dövülmesine bağlı olduğunu izlemiştim.

Teşpihte hata olmasın AK PARTİ İmamoğlu’nu eleştirdikçe keçe misali başkanın daha da kuvvetleştiğini görüyorum.

Ak Parti belki bu düşmanlık ve ayrıştırma ile bazı fanatik seçmenini düşmanca eylem ve söylemlerle yönetebiliyor ama daha çok sayıda kişiyi de demek ki bu parti İmamoğlu’nda çekiniyor ve bu partinin en çok çekindiği ve korktuğu kişi İmamoğlu o halde 20 yıldır iktidar olan bu parti’nin başımızdan gitmesi için Ekrem İmamoğlu’nun olduğu partide toplanalım diyen seçmen sayısında artış olduğunu da göremeyecek kadar kızgınlığı ve kini aklının önüne geçmiş.

Ak Parti 20 senedir iktidar söyleyeceği sözlerini CEK,CAK ile değil yaptım ettim ile biten cümleler kurması lazım. Özetle İmamoğlu’’nu suçlayarak oy alamaz nasıl bir hikaye ile sorunlarımızı çözeceğini bize anlatsın.İmamoğlu kötü ben iyiyim diyerek bir yere varamaz. Biz artık her an kimin ne yaptığını görüyor ve biliyoruz. Kimse bize artık maval okuyamaz. Kimse artık kendi inanmadığı sözler ile halkı ikna edeceğini düşünmesin.

HALK NEDEN İMAMOĞLU’NU SEVİYOR ?

Her şeyden önce güler yüzü büyük bir arttı. Halkı ayrıştırmıyor..Aşırı sinirli ve kavgacı değil. Kimsenin dilini keseceğiz demiyor. Ak Parti’nin büyük projeler peşinden koşup halkın günlük maişet derdine yeteri kadar eğilmemiş olması halkın İmamoğlu’na sevgisini arttırıyor.

Erdoğan hiç bir zaman Ankara’yı kaybeden Türkiye yi de kaybeder demedi ama İstanbul için bu sözü defalarca dedi.

Zaten İmamoğlu 31 Mart 2019’da İstanbul’a seçimi kazanınca bazı kadınların Erdoğan’a yaşanan duruma çok üzüyoruz şimdi ne olacak demelerinden sonra Erdoğan üzülmeyin 23 Haziran 2019’da’da kazansa bile biz onu İBB Meclis çoğunluğumuz ile TOPAL ördek yaparız demişti.

İBB otobüs alacak ANKARA onay vermiyor ama Konya’nın nüfusu İstanbul’un çeyreği kadar değil hemen onaylanıyor.

İstanbul’da yaşayan İnsanların nüfusu ülkenin nerede ise % 25’ine denk geliyor. Buna Karşın sadece İmamoğlu yıpransın diyerek araç ve gereç alımı için izin vermeyenleri halk görüyor.Hükümet Galata Kulesi dahil İBB’nin elinde bir çok yeri aldı.

Hükümet TOKİ,Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı Marifeti ile çok yakında İBB’nin elinde İmar’ı da alırsa hiç mi hiç şaşmam …

Bakın 3 sene önce “ SOYLU İMAMOĞLU’NU GÖREVDE ALMAK İÇİN ZEMİN Mİ YOKLUYOR “Başlığı ile bir makale Yazmıştım. Makale de adı geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı kedisini yıprattığım gerekçesi ile hakkımda dava açmıştı.Çok şükür bu sefer yargı beni haklı bularak davayı RED etti.

İŞTE O MAKALE LİNKİ:

https://www.istanbultimes.com.tr/guncel/soylu-imamoglunu-aciga-almak-icin-zemin-mi-kolluyor-h45391.html

KENAN EVREN’İN RÜTBELERİ ALINDA ADAM ÖLDÜ GİTTİ AMA ÇIKARDIĞI YASADAN DOLAYI 14 AY HAPİS ALDIM…

Bakınız Kenan Evren ve ondan sonra gelen Turgut Özal,Süleyman Demirel,Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül ‘ün tek şapkaları vardı sadece tarafsız Cumhurbaşkanı idiler. Ancak Ak Parti başkanlık sistemine geçişte bazı anayasa maddelerini buna uyarlayarak değiştirdi.

Lakin darbeci Kenan Evren’in sadece kendisi korumak için vatan’a ihanet dışında her şeyden muaf olduğu 299.sayılı madde aynen korundu. Başkanlık sistemi ile bir çok yasa ve madde değiştiği halde iktidar partisinin genel başkanı aynı zamanda Cumhurbaşkanı da olacağı için neden bu madde değişmedi ?

Aslında yazacak daha çok şey var bu kadarı ile yetinelim biz.

İstanbul Times / Hüseyin Çetiner – 28 Ocak 2022

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner199

banner169