Türkiye’nin İthal muallimlere ihtiyacı var mı ?
ülkemizde işsizlik had safhada iken her yıl on binlerce eğitim fakültesi mezunu iş bulamazken Milli eğitim bakanlığının yabancı dil konusunda yılardır bir türlü oturtamadığı sistemi bu seferde yabancı dil öğretmeni İTHAL ederek bu işi çözüme kavuşturmak istemesinin de doğru olmadığını düşünüyorum.
Burada bir çok sıkıntı yaşanabilir.Bu endişelerimi söylerken komplo teorileri de çizmiyorum. Çünkü dili İngilizce olan İngiltere,Amerika,Avusturalya ve İngilizce konuşan bir çok ülkenin sicili gittikleri ülkeleri karıştırmaktaki maharetleri çok büyük.Özellikle İngiltere’nin İslam coğrafyasının başına açtığı dertleri bilen bir çok İslam alimi bu devlete kızgınlığını hasta oldukları halde İngiliz ilaçlarını bile içmeyerek tepki gösterdikleri halen hafızlarda ki yerini koruyor.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’ya Arzuhalimdir
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu dört yıl süre ile her yıl on bin olmak üzere toplamda 40 bin tane İngilizce öğretmeni getirteceklerini söylemiş.
Sömürgecilik,misyonerlik,ülkeleri karıştırmak,ajanlık faaliyetleri başta olmak üzere bir çok konuda haklı şöhreti olan İNGİLİZLERE Güvenim yok.
Bakınız burada tarihe not düşmek adına bu projede ülkenin kapanmaz yaralar alacağını iddia ediyorum.Endişelerim şudur; Diyelim ki bu öğretmenlerden birisi Malatya’nın Kale ilçesinin İzollu lisesine atandı.Orada belli bir süre sonra yeteri kadar İslami bilgisi olmayan bir öğrencinin kafasına Hıristiyanlığı aşılası ve her öğretmen bir veya iki öğrencinin aklını çelerse işte o zaman bir den 100 ile 150 bin arasındaki öğrenci Hıristiyan olursa bunun vebali kime ait olacak ?
Bu öğretmenlerin içinde ajanların olmayacağını kim garanti edebilir ? İngilizlerin deforme olmuş aile yaşantısını bizim genç dimağlarımıza empoze etmeyeceklerini kim söyleyebilir ?
Kısaca İthal öğretmen getirmek yerine bizim İngilizce öğretmenlerimizi bir yıl süre ile yabancı bir ülkede İngilizce kurslarına göndermek daha kalıcı ve daha sağlıklı olur diye düşünmekteyim.Bakan Nimet Çubukçu ve müsteşarları bu endişelerimi dikkate alıp incelesinler diyorum sadece .
Trafik ve Çevre Düzeni İstanbul’da çok önemli
Bilindiği üzere Bizans ve Osmanlı döneminde tarihi ÇIRPICI çayırı Mevlanakapı’dan başlayıp E-5’in alt tarafının komplesi olmak üzere Atatürk havalimanına kadar geniş bir arazi parçasını içine alıyordu.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Sur içine en yakın yerleşim yeri olması nedeni ile bir çok fabrika (Sümer Bank, Bozkurt Mensucat,Akın Tekstil,Akfil,Narin Broderi ) bu civarda kurulduğundan dolayı haklı olarak burada çalışacak olan işçilerde derme çatma usullerle yaptıkları gece kondularla tarihi ÇIRPICI çayırını talan etmişler.
Yıllar önce yazdığım bir çok yazıda artık Mevlanakapı’dan başlayıp Atatürk havalimanına kadar olan bölge ÇIRPICI çayırı olsun talebinin uygulanabilir olmadığını,ama Adnan Şenses'in benzinliğinden başlayıp Bakırköy adliyesine kadar olan bölge de trafiğin yer altına alınarak burada güzel ve genişçe parklar ve hayvanat bahçesi yapılsın talebinde bulunmuş idik.
İBB.başkanı Kadir Topbaş,Zeytinburnu Belediye başkanı Murat Aydın ve Bakırköy Belediye başkanı Ateş Ünal Erzen’e Arzuhal tarzında birkaç tane makale kaleme aldım. Bu makalelerimden sonra ÇEVRE düzeni,başta olmak üzere Trafik akışını felç edecek olan Marmara Forum AVM. Bir çok ilçenin kesiştiği bir yerde Tarihi ÇIRPICI çayırı üstünde kuruldu.
Bir çok ilçenin bağlı olduğu Bakırköy adliyesinin yanı başında kurulan bu AVM.nin incirliden inişte adliyeye çıkan istikamete yol açmayı düşünmediği için trafik felç olacak.Bunu şimdi değil bir yıldır söylüyorum ama Bakırköy Belediye başkanı Ateş Ünal Erzen hariç kimse cevap verme gereği bile duymadı.
Erzen ‘de bu projenin kendi döneminden önce 2003 yılında onay aldığını bunda kendi kusuru olmadığını yazılı olarak bize bildirmişti.Bugüne kadar 20 dakika da incirliden Veliefendi hipodrumuna gelen bir sürücü artık bunun iki misli mesafede ancak gelebilecektir.
Bu konuda hem insanların hakları çiğnenmiş,hem de seyahat özgürlükleri kısıtlanmış olduğu için bu hakları engellenenler gerekli yerlere şikayet dilekçesi vermeliler. Bu AVM.nin basın iletişimini sağlayan ajans ile görüştüm.Endişelerimi onlara aktardım ama ne yazık ki onlarda bir cevap veremedi.
Bu konuda elimden gelen gayretleri hukuk çerçevesinde sonuna kadar sürdüreceğimden kimsenin endişesi olmasın.
12 Haziran 2011 Seçim Düellosu hızlanıyor
Asrın seçimi yaklaşırken İktidar ve Anamuhalefet başta olmak üzere seçim çalışmalarının şiddeti her geçen gün artıyor.Bu sert atışmaların milletvekili adayları netleşince daha da sertleşeceğini düşünüyorum.
DP,SP,TP ve BBP.nin yaptığı seçim itifakını önemsiyorum.Eğer bu partilerin seçmenleri seçim itifakına kızıp partilerinden sapmazlarsa barajı aşacaklarını düşünüyorum.Dördüncü bir partinin meclise girmesi parlamento dengesini değiştireceği de şüphe götürmez bir gerçekir.
Bu seçim gerçekten asrın seçimi olacak.İstanbul Times olarak istanbul'un 39 ilçesinin önemli bir kısmında organize olmuş durumdayız.Allah nasip eder bütçe ayarı yapabilirsek diğer ilçelerde de temsilcilik açıp "İstanbul'un nabzı burada atıyor"dedirtebilmek birinci önceliğimiz olacaktır.
Bu konuda okurlarımızın ve reklam verelerimizin desteğini bekliyoruz....
Hüseyin ÇETİNER 27 Mart 2011 [email protected]