Sorumsuz Muhalefet ve Çadır Muhabbeti,
Başbakan Erdoğan, ve basiret sahibi Dış işleri bakanı Prof.Davutoğlu canla başla Libya’daki 25 bin vatandaşımızı sağ salim bir şekilde RUHİ dengesi bozulmuş,42 yıldır Albaylıktan ileri gidemeyen Kaddafi’nin ülkesinden tahliye etmek için uğraşırken bazıları Mısır lideri Mübarek için kullandığınız cümleleri niçin Kaddafi içinde kullanmıyorsunuz diyorlar.
Başbakan’da Prof.Davutoğlu’ da nerede neyi kime karşı kullanacaklarını çok iyi biliyorlar. CHP’genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,Kaddafi’nin başbakan’a Gazze olaylarındaki başarısı için verdiği ödülü öne sürerek başbakan Albay Kadafi’den ödül aldığı için Mısır lideri Mübarek’e karşı kullandığı kelimeleri elbette ki buna karşı kullanamaz diyerek bilimsel,insani,İslami, ve ticari hiç bir yanı olmayan ham bir laf etti.
Bu lafın amacını aştığını kriz başladıktan bir iki gün sonra anladığı için çok şükür ki bu tezini uzun süre devam ettirmedi.Sorumlu muhalefet anlayışı bu şekilde olmaz.Ana muhalefet partisi genel başkanı Kılıçdarğlu şöyle deseydi daha çok pirim alırdı. “Bu konu 25 bin vatandaşımızı ilgilendiriyor.Burada siyaset olmaz.Hükümet bu konuda bize göre daha fazla bilgi ve belgeye sahip bizim yapacağımız tek şey var o da yurttaşlarımızın sağ salim bir şekilde ülkemize gelmesi için hükümete yardım etmektir.”sözü çok daha muteber olurdu diye düşünüyorum.
Libya ile müteahhitlik işlerimiz çok mühim
Türkiye’nin Libya’da 20 milyar dolarlık müteahhitlik işleri var.Geneli inşaat alanında yetişmiş olmak üzere 25.000 vatandaşımızın ölüm ve yaşam şansı ruhi dengesi bozulmuş bir albay’ın elinde iken Başbakan’ın “Ülen Kado halkının iradesine say duy ve bir an evvel sen de Libya’dan kaçarak canını kurtar mı demesini beklersiniz”.
Başbakan Erdoğan ve Dışişleri bakanı Prof.Dr.Ahmet Davutoğlu başta olmak üzere en üst düzeydeki siyasetçimiz,bürokratımız ve en alt düzeydeki memurumuz Libya’daki olaylar patak verdiği andan itibaren üzerlerine düşeni yaptılar,yapıyorlar ve yapacaklar. Ben kendi adıma söyleyeyim Hükümet’in burada verdiği sınav MÜTHİŞ başarılıdır.
Takip edilen diplomasi çok başarılı
Bakınız Hükmet takip ettiği diplomasi ile üç kuş birden vuruyor,1-Geçici tedbir olarak 25 bin vatandaşını havada,karada ve denizde ülkesine getirterek dünya’ya ciddi bir mesaj verdi.
2-25 Bin Vatandaşını ruhi dengesi bozuk bir albay’ın insafına bırakmadı.
3.Libya’yı kesin olarak terk ediyoruz demedi.Bu geçici bir tahliyedir diyerek daha sonra otorite sağlanınca yarım kalan işlerimizi tamamlamaya geleceğiz mesajı verdi.
Kendi adıma dünya’nın en büyük tahliye operasyonunu başarı ile yöneten Hükümet’e SONSUZ TEŞEKKÜRLER…
Demokrat Parti seçime hazırlanıyor
Eski kültür bakanlarından Namık Kemal Zeybek’in DP.genel başkanlığına seçilmesi ile ciddi bir hareketlilik başladı.Zeytinburnu camiası başta olmak üzere İstanbul Demokrat parti ilçe başkanları tarafından sevilip sayılan dava adamı Mimar Süleyman Uluocak ‘ın DP.MKK üyeliği yanında İstanbul İl başkanı olması halinde Partinin İstanbul’da taze kan depolayacağı bir çok eski ve DP yeni ilçe başkanları tarafından değişik platformlarda bize telafuz ediliyor.
Mimar Süleyman Ulocak’ı yakından tanıyan bir arkadaşı olarak hiçbir zaman ağzında öldük bittik mahvolduk lafı duymadım.Bazen bana piyasa da bolca olumsuz konuştukları zaman Uluocak’ın ofisine gidip bir çay içimlik sohbet etsem bile oradan POZİTİF enerji ile çıktığımı bilirim.
Zaten siyasetçi de seçmenine,partilisine NEGATİF enerjiden daha çok POZİTİF enerji vermeli ki insanlar peşinden gitsin.Sürekli olumsuz ve karamsar konuşsan bir siyasetçinin başarılı olduğunu 12 yaşından beri siyasetin içinde olan birisi olarak görmedim.
Bana göre Genel başkan Zeybek bir an önce her ne olursa yıllardır samimi ve ihlaslı bir şekilde DP için mücadele eden Mimar Süleyman Uluocak ‘ın en kısa sürede DP İstanbul il başkanı olması adına gerekli olan kararı vermesi DP için çok yararlı olacaktır.
Tabi Uluocak''ın DP İstanbul İl Başkanlığını kabul edip etmeyeceğini de bilmiyorum. Ama genel başkan bu görevi verirse vazifeden kaçmayacağını tahmin ediyorum.
Uluocak'ın İstanbul İl başkanı olması ile ilçe teşkilatlarına müthiş bir dinamizmin geleceğine inanıyorum. Uluocak il başkanı olmadığı halde 27 Şubat 2011 de Topkapı Ersin Otelde DP.İstanbul eski ve yeni il yöneticileri ile birlikte kahvaltılı bir basın toplantısı yaparak ciddi bir mücadeleye giriştiğini bana gönderdiği davetiyeden öğrendim.
Başarılarınızın devamını dilerim “SÜLÜMAN”!.. başkanım… Siz böyle samimi,candan ve insanlara tepeden bakmadığınız müddetçe biz hep yanınızda olacağız.
Pazar günkü yeniden şahlanış toplantınız İstanbul Times tarafından baştan sona kadar takip edilecek ve okurlarına yazılı ve görsel olarak duyurulacaktır.
DP'nin Türkiye de kemikleşmiş bir oyu var.Ancak ANAP ile birleşti birleşiyor sürecinin uzaması ve Zeybek'ten önce teşkilatı motive edemeyen üç dört tane genel başkanın pasif bir siyaset gütmesi ile DP alması gereken oyu alamıştır. Ancak bu demek değil ki DP hiç bir zaman eski gününe kavuşamaz.
Ben iddia ediyorum.DP yöneticilerinin hepsi Mimar Süleyman Uluocak gibi inanarak candan çalışsınlar baraj sorunu olmaz.Siyasetçi önce kendisi inanacak sonrada seçmeni inandıracak ki başarılı olsun.Ben Genel başkan Zeybek'ten ve MKK.üyesi Uluocak'tan bu IŞIĞI görüyorum...