banner175

Dr. Mehmet Ali Talay Çocuk Hastalıklarını Anlattı

Kış aylarının gelmesi ile hastalan çocuklar anne ve babaların korkulu rüyası olmaya başladığı bir dönemde tecrübeli çocuk doktoru Mehmet Ali Talay ile yaptığımız söyleşide önemli konulara dikkat çekti.

Hüseyin Çetiner
Hüseyin Çetiner
09 Kasım 2021 Salı 09:03
Dr. Mehmet Ali Talay Çocuk Hastalıklarını Anlattı
banner171

EBEVEYNLER ÇOCUKLARI İÇİN NEYE DİKKAT ETMELİLER ?

Genel olarak önceki yıllarda da kış aylarına girdiğimizde tabi ki de mevsimsel haslıklar ya da geçişteki o ani ısı değişiminde vücut bazen direnç değişikliğine yol açarak çocukların hastalanmalarına neden oluyor.

Çocuk hastalıkları bu yıl pandemiden dolayı biraz daha farklı oldu pandemiden dolayı çocuklar içerideydi hiçbir virüsle veya alerjen enfeksiyonlarla karşılaşmadıkları için bu yıl durum biraz olumsuz yönde oldu.

Vücut belli bir şeylerle karşılaştığında ona karşı tedbirini alır direnç olarak örneğin virüse karşı yani nasıl ki her yıl grip aşıları içeriği değişiyor çünkü bir önce ki yılın grip aşılarına algı yapıyoruz ama bu sene gelen farklı bir grip mikrobuna karşı aşılı olsak dahi onun etkileri vücutta gözükebiliyor.

Geçen yıl çocuklar hiç virüsle karşılaşmadığı için ve hemen hemen hiç hastalanmadılar doğal olarak bu yıl biraz farklı yani daha önceki yıllarda ki bu mevsim geçişlerinde özellikle Eylül ayı ortalarından sonra Ekim ayına kadar gördüğümüz o değişik hastalıklar olurdu.

Yine Mart aylarında yaza doğru özellikle ilkbahar kış arası dönemde hastalıklar olurdu ama bu yıl çok farklı oldu ve çocuklar çok hızlı bir şekilde özellikle alerjik hastalıklar çok arttı sebebi geçen yıl hiçbir virüsle karşılaşmadıkları içindi. Okullar açıldı ve birbirlerine tabi ki yakın temastan dolayı bulaşma çok arttı ve tedaviye de direnç gösterdi geçen yıl hemen hemen çok nadir gördüğümüz eski alerjik bünyesi olup tıkanıp buhar ihtiyacı duyan çocuklar bu sene hepsi tıkanarak gelip buhar almak zorunda kaldı yada ilaca ihtiyaç duymayıp bu hastalar bu yıl hepsi başlamak zorunda kaldı.

Bu yıl maalesef ki vücut direnci hiç gelişmediği için bu yeni karşılaştıkları virüs çeşitleriyle yaptığımız testlere negatif geliyor.

Çocukların daha çok düzenli bir uyku alması gerekli. Düzenli beslenme tabi düzenli beslenirken sebze meyve ve her türlü yiyecekten istifade etmeli.

Çünkü biz vücudu ne kadar zinde tutarsak o kadar hastalıklar da az olur.Bazı virüs hastalıkları başta anlattığım gibi geçen yıl hiç virüsle karşılaşmadığımız için bu sene en basit virüsle karşılaşınca hemen burnu akmaya başlar ateşi çıkar yada ishal olur,kusar, çok basit aslında virüsler önceki yıllarda çocuk bunlarla karşılaştığında çok etkilenmiyordu sebebi önceki yıllarda vücut hazırlıklıydı ona ama bu yıl tam tersi oldu.

0-7 YAŞ ARASI ÇOCUKLAR İÇİN NE ÖNERİYORSUNUZ ?

Tabi ebeveynler çocukta semptomatik olarak dikkatini çekecek yada beslenmesinde azalma olacak hastalıklı olduğunda mutlaka ateşi, burun akıntısına dikkat edecek eğer ateşi 37.5 üzerinse seyrederse hekime başvurmaları gerekir.

Burun akıntısı için deniz suyu kullanılabilir ama bu birkaç günden fazla sürerse mutlaka bir hekime baş vurmaları gerekir çünkü bazen o geriye doğru akıntı yapıp öksürme arttırabiliyor burun tıkanıklığı veya burun akıntısı çocukta baş ağrısına yol açar iştahsızlık yapar uyku kalitesini bozar akabinde öksürükler olur bunlar hep birbirini zincir gibi takip eder.

İşte bunlar artış gösteriyorsa gerileme olmuyorsa mutlaka doktora başvurmalıdır tabi ki ilk günde de başvuracak ateş sürekli 38, 39’u buluyorsa hemen başvuracak.

Biz hafif semptomlarda ebeveynin evde yapacağı beslenmesini düzenli yapacak burun tıkanıyorsa burun açmalı halsiz hissediyorsa basit ateş düşürücüyle vücudun direncini arttırır ama buna rağmen işler ters gidiyor hiç beslenemiyorsa yine bir doktora başvurmasında fayda var.

Ebeveynin yapacağı basit şeyler çocuk için yeterli geliyorsa yapacak başka bir şey yok.

Ateş yüksek olursa mutlaka bir hekime gidilmeli çünkü başlangıçta ateşi çıktığında ateş düşürücüyü hemen vermeli ve bir süre tedbir olarak mutlaka örneğin yüksek ateşte çok hata yapılıyor hemen çocuğu sarıp sarmalıyorlar hayır yüksek ateşte önce uçlardan ısıyı kaybeder eller soğur, yüzün rengi değişir, hatta dudaklar morarmış gibi olur titremeye başlar bu ateşin çok hızlı yükseldiğini gösterir.

Ellerin buz gibi soğuk olması ateşin olmadığı anlamına gelmez.Halk arasında iç ateş derler ya aslında vücut çok yüksek ateşli olur bu şeyi gördüklerinde basit bir ılık duş aldırabilirler ve ateş düşürücü verecekler ağızdan aldığımız ateş düşürücünün etkisi en fazla 45 dakika ya da 1 saat sonra gelir o yüzden çocuğun üzerini açmak gerekiyor çünkü vücut reaksiyonal olarak ısıyı uçlardan kaybeder bir yerimiz soğuduğunda büzüşür aslında vücut kendi işini kendisi görmeye çalışıyor bu bir reaksiyondur yani vücudun ateşe verdiği bir tepki ısıyı uçlardan kaybettiği için kan dolaşımı bir süre sonra o büzüştüğü için buz koyuyoruz şişmesin diye aynı mekanizma o yüzden bunun için çok endişeleniyorlar bazen havaleyle çok karıştırırlar.

işte yüksek ateşte titreme olur eğer çocuk sizinle sözel olarak konuşuyorsa o havale değildir zaten yani basit bir duş ateş düşürücü verip ateş düşmüyorsa bir hekime başvurun.

ÇOCUK HASTALARIN TAM TEŞKKÜLLÜ HASTANELERDE AVANTAJLARI VAR MIDIR ?

Hastane ne kadar donanımlı olursa hastanın o kadar avantajı vardır.

Örneğin bir bebek doğacaksa en küçük bebekten dahi hiçbir endişemiz olmuyor.

Bizim yeni doğan ünitemiz vardır.Yeterli donanım ve ekipman çok önemli .

Bebek doğduğu anda anne ortamı optimal şartta ameliyathaneden alıp yoğun bakım ünitesine alacağız.

Orda gerekli olan tedaviyi bakım takibini yapılacaktır bu bizi güvenli hissettiriyor.

Şöyle düşünün küçük bebeğiniz doğacak örneğin 22 haftalık değil 30 haftalık doğsun eğer sizin böyle bir donanımınız veya böyle bir ekipmanınız yoksa yoğun bakım üniteniz yoksa sıkıntı yaşayabilirsiniz.

Bir hastanın en küçük bebekler için doğduğu yerde bütün hizmetleri alması çok önemlidir. Bizim hastanemiz olan Avrasya’da yoğun bakım ünitesi ilk günden beri var.

Doğum sayınız fazla ise ister istemez % 1 de olsa sorun yaşayabilirsiniz.

Düşünün günde 100 bebek doğuyorsa içinden bir takım desteklere ihtiyaç duyanlar olabilir.

Bunların Sağlıklı bir tedavi almaları için mutlaka sizin yeterli alet, edevatınız üniteniz varsa siz hekim olarak kendinizi çok rahat hissedersiniz.

Diğer branşlar açısından olsun yada bizim dallarımız vardır örneğin bazı şeyleri siz kendiniz yaparsanız bazıları içinde yan dalları ihtiyaç duyarsınız.

Çocuk cerrahınız varsa çocuk cerrahına yönlendirme yaparsınız bunlar olmadığı zaman sıkıntılar olabilir.

Sağlıkta her zaman ekip önemli bir ŞEY olduğu zaman işler daha iyi yürür gelen hastalar kendisini iyi hisseder.

YAŞADIĞINIZ EN İLGİNÇ HİKAYE NEDİR ?

Hekimlik hayatımda Azerbeycanlı bir hastamız vardı.Yoğun bakım ünitesinde çok hızlı bir şekilde hem akciğerinde hava kaçağı oldu hem de batma oldu.

Tabi değerleri düşmeye başladı çocuk kötü olmaya başladı o esnada cerrah arkadaş dışarıdan geliyordu hemen onu aradık, her tarafında tüplerini taktık o havayı dışarıya aldık ve çocuk rahatladı ve ekip işiyle o işi hallettik tabi bir hekimin de yeğeni bu yani herkes bir şey yapıyor.

Normalde İstanbul trafiğinde bir yerden bir yere ulaşmak kolay değil.Ancak bu olayda hekim arkadaşımız 5-10 dakika da geldi.

Tabi hastamızın bütün tetkiklerini yaptık büyüdü makineden ayırdık nörolojik bütün testlerini yaptık ve her şeyi temiz geldi bir gün baktım koridorda koşuyor 5-6 yaşına gelmiş dedim cumhurbaşkanı yapacağız yani bu kadar mucizeden sonra mutlaka bir şey vardır biz her şeyi vereceğiz.

Mevla ne eylerse o olacak bu bana çok ilginç geliyor hiç unutmam.

EN ZAYIF DOĞAN BEBEK KAÇ KİLOYDU ?

Türkiye de en küçük bebek 330 gram ile başka bir hastanede oldu.

Bizim Avrasya’da,ise 440 Gram ile yaşayan en küçük 2. Bebek burada dünyaya gözlerini açtı.

Kaynak.İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner189

banner199

banner169