<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İstanbul Times - Anında Haberin Merkezi</title>
    <link>https://www.istanbultimes.com.tr</link>
    <description>Anında Haberin Merkezi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.istanbultimes.com.tr/rss/turkiye" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 03:41:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/rss/turkiye"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Yardımcısı Turan Van'dan Seslendi: "Terörsüz Türkiye’nin Kapısı Açıldı"]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/bakan-yardimcisi-turan-vandan-seslendi-terorsuz-turkiyenin-kapisi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/bakan-yardimcisi-turan-vandan-seslendi-terorsuz-turkiyenin-kapisi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Van'da düzenlenen "Aydınlık Yarınlara Kitap Okuma Yarışması Ödül Töreni"nde konuştu. 81 ilde 493 bin öğrencinin katıldığı projenin Van ayağının ödül töreninde konuşan Turan, gençlik ve Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili önemli mesajlar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayrat Vakfı ile Uluslararası Eğitimciler Derneği'nin ortaklaşa yürüttüğü, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplum Genel Müdürlüğü'nün de destek verdiği "Aydınlık Yarınlara Projesi"nin Van'daki ödül töreninde konuşan Bakan Yardımcısı Turan, 493 bin öğrencinin katıldığı proje hakkında: "Ekran zorbalığı ve algoritma zorbalığının gençlerimizi abluka altına aldığı bu dönemde, bu rakamın ne kadar kıymetli olduğunu bir daha hatırlatmak isterim." dedi.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi – Yıldız Çetiner </strong></p>

<p>Turan, gençlik konusunda Avrupa'nın ve Türkiye'nin içinde bulunduğu demografik tehlikeye de dikkat çekti. Avrupa'daki nüfus krizini aktaran Turan, TÜİK ve BM verilerine atıfla Türkiye'nin de benzer bir sürecin eşiğinde olduğunu vurguladı.</p>

<p>Turan, gençliğin sayısal büyüklüğü kadar niteliğinin de önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: "Değeri olmayan, ahlakı olmayan, inancı olmayan, sadece müşteri gibi görülen bir gençliğin hiç kimseye faydası olmadığını Avrupa gördü." Psikiyatrist Prof. Nevzat Tarhan'ın "bugüne kadar hiç olmadığı kadar ergeni hastaneye yatırmak zorunda kalıyoruz" sözünü aktaran Turan, "Manevi bağışıklık sistemimizi güçlendirmek hem devletin hem milletin hem STK'ların hepimizin görevidir" dedi.</p>

<p><strong>Van İki Kat Büyük Olacaktı</strong></p>

<p>Van'ın kendine özgü bir şehir olduğunu vurgulayan Turan, kentin tarihi ve kültürel derinliğine dikkat çekti. Turan, “Birisine ‘Van’ dediğinizde, adeta haritamızın süsü gibi olan Van deniziyle beraber anında bulur” diyerek kentin Türkiye'nin medeniyet coğrafyasındaki özel yerine işaret etti. 2011 depremini ve terörün Van'a verdiği kayıpları da ele alan Turan, "Belki terör olmasaydı, bugün Van iki kat daha büyük olacaktı" dedi.</p>

<p><strong>Terörsüz Türkiye</strong></p>

<p>Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de önemli mesajlar veren Turan, "Terör tasfiye edilmeden bu ülkede gençlerimizin umudunun canlı olması mümkün değildir" dedi. Terörün Van'a ve Türkiye'ye verdiği kayıpları da dile getiren Turan, "Terörün bu ülkeye öyle bir maliyeti oldu ki bunu parasal olarak açıklamanın imkânı yok. Umudumuzu kaybettik, heyecanımızı kaybettik, zamanımızı kaybettik" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin sürece katkısını değerlendiren Turan, "Sayın Bahçeli'ye, Sayın Erdoğan'a sitem edilmedi mi? Ama cesaretle adım attılar. Terörsüz Türkiye'nin kapısını açtılar" dedi. Silah bırakma törenini olumlu karşıladığını belirten Turan, sürecin kalıcılığı için de net mesaj verdi: "Silah bırakılmalı ama bu, fakat'sız olmalı, ama'sız olmalı."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dil de bir silahtır</strong></p>

<p>Turan, sürecin sadece dağdaki silahlarla sınırlı olmadığına da vurgu yaptı. İlgili siyasi aktörlere dil ve söylem konusunda da çağrıda bulunan Turan, "Bakınız, dil de bir silahtır. Ve dil birçok zaman silahtan daha tehlikeli, daha etkili bir silahtır. O yüzden zihinlerdeki, dildeki silah bitmeden dağdaki silahı bitirmenin de çok bir anlamı yoktur" dedi. "Dilinizi revize edin, anlayışınızı, yaklaşımınızı revize edin" çağrısında bulunan Turan, sürecin başarıya ulaşmasının geleceğe ait ciddi bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Urfa'daki sözde doğum günü etkinliklerini ve tahliye olan teröristlerin konuşturulmasını eleştiren Turan, "Bu ülkenin geleceğine, Terörsüz Türkiye'ye hizmet etmez" dedi. İlgili siyasi aktörlere doğrudan çağrıda bulunan Turan, "Ne olur cesur olun, ne olur samimi olun. En azından Sayın Bahçeli kadar, en azından Sayın Erdoğan kadar kararlı olun" dedi.</p>

<p><strong>Göçü Yönetiyoruz</strong></p>

<p>Göç konusuna da temas eden İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, bir dönem 3 milyon 700 bine kadar çıkan Suriyeli göçmen sayısının bugün 2 milyon 283 bine gerilediğini açıkladı. Göçü bir sorun olarak değil, doğru yönetildiğinde ülkenin geleceğine katkı sağlayacak bir alan olarak gördüklerini vurgulayan Turan, "Artık bu ülkede göçü sorun olmaktan çıkarıp bir başarı hikayesinin başlığı olsun istiyoruz" dedi. Bölgedeki gelişmelere bağlı olarak göç baskısının artabileceğini de değerlendiren Turan, tüm tedbirlerin alındığını belirtti.</p>

<p><strong>Van'dan Çağrı</strong></p>

<p>Çanakkale doğumlu olduğunu hatırlatan Turan, Türkiye'nin doğusu ve batısına eşit mesafede durduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Batı'da ne konuşuyorsak doğuda onu konuşuyoruz. Çanakkale için ne istiyorsak Van için onu istiyoruz. Bu ülkenin geleceğinde bir daha silah gibi, terör gibi ekonomimizi, insanımızı, geleceğimizi mahveden kapıları açmayın. Türküyle, Kürdüyle, doğusuyla, batısıyla biz kalkınmaya, müreffeh bir Türkiye inşasına hazırız" dedi.</p>

<p>Turan, konuşmasının sonunda, projeye emeği geçen Hayrat Vakfı, Uluslararası Eğitimciler Derneği ve Van Valiliği'ni tebrik etti.</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/bakan-yardimcisi-turan-vandan-seslendi-terorsuz-turkiyenin-kapisi-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/05/bulka.jpg" type="image/jpeg" length="51398"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ak Parti Eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan Şimşek’e Ne Dedi ?]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ak-parti-eski-agri-belediye-baskani-savci-sayan-simseke-ne-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ak-parti-eski-agri-belediye-baskani-savci-sayan-simseke-ne-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deniz Baykal döneninde CHP’de siyaset yapan, daha sonra ise Ak Parti’ye geçen ve Ağrı Belediye başkan adayı yapılan ve seçimde kazanıp Ağrı belediye başkanı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Görevde iken İzmir’de Milletvekili adayı yapıldı. Kazanamayınca şu an sade bir üye olarak halen Ak Partide siyaset yapan Savcı Sayan Maliye ve hazine bakanı Mehmet Şimşek ile alakalı manidar bir paylaşım yaptı.</p>

<p>Şu an Maliye bakanlığı Mükelleflerden <strong>TEFECİ </strong>faizinden daha yüksek bir faiz alarak zaten zorda olan küçük esnafın faiz almayın veya makul bir faiz alıp borcumuzu taksitlere bölün ödeyelim taleplerine sanki esnafın ana borcumuzu silin demiş gibi yapılandırma yok diyerek konuşması Bakan Şimşek’in esnafın halinden anlamadığı şeklinde yorumlanıyor.</p>

<p>Biz susalım halkın içinde olan Ak Partili Savcı Sayan’ın kendi partisine mensup bakanı Mehmet Şimşek’e sosyal medya da yazdığı mesajı aynen yayınlıyoruz.</p>

<p><strong>İŞTE AK PARTİLİ SAVCI SAYAN’IN HALK’TAN KOPAN MALİYE VE HAZİNE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK İÇİN YAZDIĞI SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMINI AYNEN YORUMSUZ OLARAK YAYINLIYORUZ… </strong></p>

<p><strong>SAYIN MEHMET ŞİMŞEK BAKANIM</strong>,</p>

<p>Göreve geldiğiniz günden bu yana aynı cümleyi duyuyoruz:</p>

<p>“Bugün değilse yarın düzelecek.”</p>

<p>Ama o yarın bir türlü gelmedi.</p>

<p>Aradan yıllar geçti. Enflasyon düşmedi, hayat pahalılığı azalmadı, esnaf nefes alamadı.</p>

<p>Hep “tünelin ucunda ışık göründü” diyorsunuz ama ne kadar uzun bir tüneldir ki sizin gördüğünüz o ışığı milletimiz bir türlü göremedi, göremiyor…</p>

<p>Aksine, vatandaş her geçen gün biraz daha yoksullaştı, biraz daha umutsuzlaştı.</p>

<p>Çarşıda, pazarda, sokakta insanların yüzüne bakın; umut değil, kaygı görürsünüz.</p>

<p>Esnafın kasasına memur oturtup bir günkü hasılatı ortalama kabul ederek vergi yazmak adalet midir?</p>

<p></p>

<p>10.000 TL, hatta 1.000 TL borcu olanın hesabına haciz koymak; trafik cezası yüzünden insanın arabasını bağlamak Allah’tan reva mıdır?</p>

<p></p>

<p>Arabasını bağladığınız için çoluk çocuğuyla yolda kalan insanların vebali kimin omzundadır?</p>

<p></p>

<p>Ama milyarlarca lira vergi borcu olanlara neden aynı kararlılığı göstermiyorsunuz?</p>

<p></p>

<p>Neden küçük esnafın ensesindesiniz de büyük borç sahiplerinin kapısına gitmiyorsunuz?</p>

<p></p>

<p>Sayın Berat Albayrak döneminde döviz bir lira oynadığında kıyamet koparanlar bugün neden suskun?</p>

<p></p>

<p>O günlerde algı operasyonu yapanlar, bugün yaşanan gerçek sıkıntıyı neden görmezden geliyor?</p>

<p></p>

<p>Size neden kimse hesap sormuyor?</p>

<p></p>

<p>Her şey elinizde deniyor. Yetki sizde. İmkân sizde. Ama sonuç yok.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Her gün “yarın düşecek, yarın düzelecek” diyerek bu millet üç yıldır enflasyonun düşmesini sabırla bekliyor.</p>

<p></p>

<p>Artık sabır taştı.</p>

<p></p>

<p>Eğer bu işi bilmiyorsanız, bırakın.</p>

<p></p>

<p>Biliyorsanız, bu zulüm niye?</p>

<p></p>

<p>Siz ekonomist misiniz, finansçı mı?</p>

<p></p>

<p>Ekonomist olsaydınız; kıt imkânlarla milletin refahını artırmanın yollarını arardınız.</p>

<p></p>

<p>Üretimi güçlendirir, esnafı ayağa kaldırır, dar gelirliden değil israftan tasarruf ederdiniz.</p>

<p></p>

<p>Yoksa finansçı mantığıyla mı hareket ediyorsunuz?</p>

<p></p>

<p>Havada uçan kelebekten, yerdeki ottan nasıl vergi alınır hesabı mı yapıyorsunuz?</p>

<p></p>

<p>Bu anlayış ne Türkiye’nin ruhuna uyuyor, ne bu milletin vicdanına, ne de inancına.</p>

<p></p>

<p>Her gün telefonlarımız çalıyor:</p>

<p></p>

<p>“1.000 TL için aracım bağlandı” diyenler,</p>

<p></p>

<p>“Vergi borcundan hesabıma bloke kondu” diyenler,</p>

<p></p>

<p>“Evime icra geldi” diye ağlayanlar…</p>

<p></p>

<p>Bu ülkenin insanı düşman değil.</p>

<p></p>

<p>Milletimiz vergi vermekten kaçmaz; yeter ki adalet görsün.</p>

<p></p>

<p>Yeter ki yük adil dağıtılsın.</p>

<p></p>

<p>Yeter ki küçük ezilirken büyük korunmasın.</p>

<p></p>

<p>Türk halkı sizden şeffaf bir hesap bekliyor.</p>

<p></p>

<p>Neyi, neden yaptığınızı açıkça anlatmanızı istiyor.</p>

<p></p>

<p>Fedakârlık isteniyorsa, bu fedakârlık herkesten eşit istenmeli.</p>

<p></p>

<p>Sayın Bakanım,</p>

<p></p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımız size güvenerek bu görevi verdi.</p>

<p></p>

<p>Ekonomiyi toparlamanız, millete nefes olmanız için sizi bu makama getirdi.</p>

<p></p>

<p>Ama bugün gelinen noktada, uygulanan politikalar en büyük zararı bizzat sayın</p>

<p>Cumhurbaşkanımıza vermektedir.</p>

<p></p>

<p>Çünkü sahadaki tablo ile anlatılanlar örtüşmemekte, bunun siyasi bedelini milletin gözünde sayın cumhurbaşkanımız ödemektedir.</p>

<p></p>

<p>Bu gidişat sadece ekonomiyi değil, güveni de zedeliyor.</p>

<p></p>

<p>Unutmayın; ekonomi rakamlardan ibaret değildir, güvenle ayakta durur.</p>

<p></p>

<p>Artık “yarın” değil…</p>

<p></p>

<p>Bugün konuşma zamanı.</p>

<p></p>

<p>Bugün çözüm zamanı.</p>

<p></p>

<p>Bugün adalet zamanı.</p>

<p></p>

<p><strong>Kaynak : İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ak-parti-eski-agri-belediye-baskani-savci-sayan-simseke-ne-dedi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/05/sayan-3.png" type="image/jpeg" length="43833"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Özdağ: “Basının İktidardan Korkmadığı Ama İktidarın Basından Koktuğu Bir Türkiye Olmalı”]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/prof-ozdag-basinin-iktidardan-korkmadigi-ama-iktidarin-basindan-koktugu-bir-turkiye-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/prof-ozdag-basinin-iktidardan-korkmadigi-ama-iktidarin-basindan-koktugu-bir-turkiye-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Ankara'da niye yaşıyorsam, Muğla'ya da onun için geldim. İstanbul'da niye gidiyorsam, Muğla'ya da onun için geldim. Türkiye'nin çok ağır bir krizden geçtiği dönemden geçiyoruz ve siyasi partiler de Türkiye'de hukuk devletinden ve demokrasiden geriye kalan kırıntılar içerisinde Türk halkına kendi programlarını anlatma mücadelesi veriyorlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Prof. Özdağ: “Basının İktidardan Korkmadığı Ama İktidarın Basından Koktuğu Bir Türkiye Olmalı”</strong></p>

<p>Biz de hukuk devletinin, Anayasasının askıya alındığı, baskıların her geçen gün daha da arttığı bir ortamda, sansürlerin güçlendiği bir ortamda, muhalefet olarak sahada vatandaşla bir araya gelerek Zafer Partisi’nin politikalarını anlatmak istiyoruz ve anlatıyoruz da. Muğla'da da daha önce Bursa'da olduğu gibi, buradan geçeceğimiz İzmir'de olacağı gibi, kurum ve kuruluşları ziyaret ediyoruz.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi – Hüseyin Çetiner </strong></p>

<p><strong>Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “Muğla’ya geliş amacınız nedir?” sorusuna verdiği yanıt:</strong></p>

<p>Pazar yerleri ziyaretleri gerçekleştiriyoruz, esnaf ziyaretleri gerçekleştiriyoruz, sivil toplum örgütlerini ziyaret ediyoruz. Hem onların dertlerini dinliyoruz, sorunlarını not ediyoruz, hem de Zafer Partisi'nin çözümlerini onlarla paylaşıyoruz.</p>

<p>Tabii bütün bunlar olurken, bakın, burada devletin Anadolu Ajansı'nı görmüyorum. Var mı acaba bir yerde? Yok. Devletin TRT'si de yok. Ama bunlar şaşırtıcı mı? Hayır şaşırtıcı değil. Bir süre önce Gümülcine'ye gittim ve Gümülcine'de Türk direniş günü münasebetiyle bir toplantıya katıldım. Bu toplantıya Türkiye'den katılan tek siyasetçi bendim, tek Genel Başkan bendim ve en önde başkonsolosumuzla birlikte oturdum ve konuşma yapmak için davet edildim.</p>

<p>TRT orada çekim yaptı fakat beni ne izleyiciler arasında yayınladılar ne konuşmacılar arasında yayınladılar. Yapmış oldukları haberden itinayla Zafer Partisi'ni ve Ümit Özdağ'ı çıkartarak haberleri yaptılar.</p>

<p>İşte biz bu ortamda, bu baskı ve sansür ortamında yayın yapıyoruz, çalışma yapıyoruz, açıklama yapıyoruz. Onun için iktidardan çok daha fazla sahada olmak durumundayız. İktidar televizyonları kullanıyor, sosyal medyayı kullanıyor, radyoları kullanıyor, devletin bütün imkanlarını kullanıyor ve bizim de vergilerimizle yayın yapan Türkiye Radyo Televizyonu bizim açıklamalarımızı yayınlamıyor. Özetle nasıl bugüne kadar baskılara ve sansürlere rağmen, ambargolara rağmen kendimizi ve partimizi hapse girme dahil her türlü baskıyı yaşayarak bugünlere getirdiysek, bundan sonra da aynı kararlılıkla sahada olmaya ve Türk halkına Zafer Partisi'nin politikalarını anlatmaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “Zafer Partisi iktidarında basın tekrar hür olabilecek mi, bunun teminatını verebiliyor musunuz?” sorusuna verdiği yanıt:</strong></p>

<p>“Rahatlıkla veririm. Yani basının iktidardan korkmadığı ama iktidarın basından korktuğu bir Türkiye olmalı.”</p>

<p><strong>Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “Olası bir seçimde CHP’nin çıkaracağı destekleyeceğiniz bir aday var mı?” sorusuna verdiği yanıt:</strong></p>

<p>“Öncelikle daha seçim ortamı oluşmadı. Bırakın erken seçimi, Anayasal bir zorunluluk olan ara seçimi dahi iktidarın Anayasayı çiğneyerek yapmama niyetinde olduğunu görüyoruz. Onun için daha bu aşamada CHP'nin hangi adayı çıkartacağını, çıkartmayacağını tartışmayız. Yani illa CHP'nin çıkartacağı aday üzerinden bir konuşma yürütmek de mantıklı değil.</p>

<p>Belki birçok siyasi parti bir araya gelerek bir aday çıkartacaklar. Belki biz bir aday çıkartacağız, Cumhuriyet Halk Partisi destekleyecek. Türkiye’de siyaset dinamik. Bakın, daha radikal bir soru sorayım: seçimlere giderken kaç CHP olacağını da bilmiyoruz. Biliyor musunuz arkadaşlar kaç CHP olacağını? Bilmiyorsunuz.</p>

<p>Geçtiğimiz günlerde Erdoğan bir açıklama yaptı ve dedi ki: ülkemiz yakında daha iyi bir ana muhalefet partisine kavuşacak. Herhalde AK Parti'yi ana muhalefet partisi yapma projesinden bahsetmedi. Biz öyle yorumluyoruz ama onun kafasında bir başka model var.</p>

<p>Böyle bir ortamda Türk siyaseti her türlü gelişmeye, anti-demokratik gelişmeye, sürprize hazırlıklı olmalı. Uzun vadeli soruları gazeteciler rahatlıkla sorabilirler ama bizlerin siyasetçi olarak aynı rahatlıkla böyle hukuk dışı ve beklenmez gelişmelerin olduğu bir ortamda cevaplandırmak zor. Ben tutuklanarak Silivri'ye yollandığım gün avukatlara ‘nasıl oldu da bir gözlem tutuklandı?’ diye sorduklarında Türkiye'nin bütün avukatlarının verdiği bir cevap vardı.</p>

<p>‘Bize bu soruyu sormayın çünkü bizim öğrendiğimiz hukuk bu değil, biz böyle bir hukuk konusunda bilgi sahibi değiliz’ diyorlardı. Doğruydu bu cevap. Türkiye'de siyaset de şimdi böyle gerçekleşiyor. Onun için biz Zafer Partisi olarak bugün üzerimize düşeni yapıyoruz. Bu da Türk halkına gerçekleri anlatmak ve Zafer Partisi politikalarını izah etmek. Seçim zamanı nasıl bir siyasal konjonktür olur onu da hep birlikte göreceğiz”</p>

<p><strong>Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “Açıklamalarınızda Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği vurgusu yapıyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin DEM Parti ve Kürtlerle ilgili bakış açısı sizin bu düşüncelerinizle çelişir mi?” sorusuna verdiği yanıt:</strong></p>

<p>“Bizim bu konudaki tavrımız çok açıktır, nettir. Cumhuriyet Halk Partisi’ne de bütün kamuoyuna da bunu ifade ettik. Atatürk, Şeyh Said'le, Seyit Rıza'yla aynı masaya oturmadı, onların temsilcileriyle de oturmadı, taraftarlarıyla da oturmadı. Onlara gereken dersi, cezayı verdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin de bugün Abdullah Öcalan ve onun temsilcileriyle masaya oturmaması gerektiğini düşünüyoruz. Ve bu konuda da ısrarcıyız. Ama Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda kendi kararını muhakkak kendisi verecektir.”</p>

<p><strong>Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “Zafer Partisi'nin politikaları sadece göçmen politikasından ibaret? Türkiye'nin kronikleşmiş sağlığı, eğitim, iç güvenlik, dış güvenlik konusunda bütün kronikleşmiş rahatsızlıkların ortadan kaldırabilecek projeleriniz var mı?” sorusuna verdiği yanıt:</strong></p>

<p>“Evet, Zafer Partisi açısından tabi sığınmacı meselesi ve kaçak meselesi çok önemli bir ekonomik, demografik ve milli güvenlik sorunudur. Zafer Partisi'nin bu konuda yapmış olduğu tespitlerin doğruluğu, öngörülerin ne kadar önemli ve hayati olduğu yaşadığımız gerçekliklerle tekrar tekrar ortaya çıkıyor. 12 Gün Savaşından çıkartılması gereken derslerle ilgili Milli İstihbarat Teşkilatı'nın bilimsel kuruluşu olan Milli İstihbarat Akademisi 1 Ağustos 2025'te ‘12 Gün Savaşından alınması gereken dersler’ adlı bir rapor yayınladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu raporun 35. sayfasında İran'daki Mossad’ın Afganları nasıl devşirerek bilgi topladığından bahisle Türkiye'nin artık istihbarat ve güvenlik mekanizmalarının mevcut sığınmacı ve kaçak meselesini kontrol altına alamadığı, bu tehditle tek başına yüzleşemediği ve başa çıkamadığı, bundan dolayı Türk halkının bu konularda bilgilendirilmesi gerektiği tespiti yer alıyor.</p>

<p>Lütfen bu raporu internetten bulun, 35. sayfasını üçüncü paragrafını okuyun. Zafer Partisi yıllardan beri bunu uyarıyor. Aynı raporda Türk halkı bu konuda aydınlatılmalıdır diyor. Biz de diyoruz ki ‘ben aydınlatıyordum, beni içeriye attınız’. Ama Zafer Partisi'nin bu konuda söyledikleri doğru.</p>

<p>Her sene 11 milyar dolar harcıyorsunuz. Hala harcıyorlar. Vatandaşlık vererek yabancılar üzerinden Türkiye'de seçimleri manipüle ediyorsunuz. Evet, milyonlarca insan vatandaşlık aldı. Bütün bunlar tabii ki Türkiye için çok ama çok önemli tehditlerdir. Bu insanların devletler hukukuna uygun bir şekilde vatanlarına yollanması lazım. Bakın Türkiye'de 5 milyon Suriyelinin olduğu kayıtlı devlet yetkilileri tarafından da dile getirilir. Suriye'de iç savaş sona erdi.</p>

<p>Dönen Suriyeli sayısı 600 bin diyorlar. O da eğer gerçekten döndüyse. Geriye kalanlar, onlar ne zaman dönecekler? Evet, bu senenin başından itibaren hastanede onlar da ilaç parası ödemeye başladılar. Peki diğer sağlık hizmetleri, sosyal yardımlar? Ekonomi üzerinde bir yük oluşturmaya devam ediyorlar. İstihdam piyasalarının bozulması, evet.</p>

<p>Tabii ki Türkiye'nin sığınmacılar kadar önemli bir başka sorunu daha vardır. Uyuşturucu ve sanal kumar. 3 milyondan fazla bağımlı insan var bu ülkede. 3 milyon bağımlı insanı anne ve babasıyla birlikte hesaplarsanız 9 milyon ediyor. Bağımlılıktan doğrudan etkilenen nüfus.</p>

<p>Bakın, öyle trajediler yaşanıyor ki bu konuda. Bir baba sosyal medyada diyor ki, kızım çocuğu olduktan sonra bizim eve gelmeyi, anne ve babasının evine gelmeyi reddediyor. Kendisine neden gelmiyorsun diye sorduğumda, çünkü ben çocuğumun dayısını görerek büyümesini istemiyorum.</p>

<p>Dayısı uyuşturucu kullanıyormuş. Böyle milyonlarca insan var arkadaşlar Türkiye'de. Sanal kumar aileleri yıkıyor. İstanbul'da operasyonlarda meşhurların alındığını görüyoruz.</p>

<p>Ama bir kere de baronların mal varlığına el konulduğunu görelim. Tedavinin zorunlu hale getirildiğini görelim. Türkiye'ye Afganistan ve İran üzerinden uyuşturucu getiren baronların Afganistan'da, Pakistan'da, İran'da öldürüldüğü haberlerini Türk istihbaratı tarafından dinleyelim. Bunları duymuyoruz. Biz bunları yapacağız.</p>

<p>Hukuk olmadan, adalet olmadan ve eğitim olmadan ekonomik kalkınma gerçekleşmez. Ve Devlet Planlama Teşkilatı olmadan, karma ekonomik modele geçmeden ekonomik kalkınma gerçekleşmez. Şimdi Zafer Partisi olarak biz bu ekonomik kalkınma modelimizi anlatıyoruz.</p>

<p>Muğla'da da güne ilk ziyaretimize zaten Ticaret Odası’nı ziyaret ederek başladık. Oradaki yetkili arkadaşlarımızla Zafer Partisi’nin ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek için öngördüğü enstrümanları ve yöntemleri konuştuk. Özetle Zafer Partisi kadroları AKP’nin geride bıraktığı tahribatı ortadan kaldıracak yol haritasına, anlayışa, programa ve deneyime sahiptir.”</p>

<p><strong>Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “Muğla’yı nasıl görüyorsunuz?” sorusuna verdiği yanıt:</strong></p>

<p>“Tabii Muğla, Türkiye ekonomisine çok önemli katkılar yapan Türk turizminin önde gelen şehirlerinden birisi. Balıkçılıkta çok ciddi bir ekonomik girdi sağlıyor. Milyar dolarları aşan bir ekonomik girdi.</p>

<p>Turizmde 5 milyar dolara yaklaşan önemli bir girdi sağlıyor. Ama Muğla yapmış olduğu ekonomik katkı kadar destek alıyor mu derseniz, ne yazık ki alamıyor. Ve burada da yine iktidarın tercih politikalarının önemli olduğunu, etkili olduğunu görüyoruz. Bunun düzelmesi için de Türkiye'de yeni bir iktidar anlayışına ihtiyaç var. Zafer Partisi de o iktidar anlayışını temsil ediyor.”</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/prof-ozdag-basinin-iktidardan-korkmadigi-ama-iktidarin-basindan-koktugu-bir-turkiye-olmali</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/04/ozdag-haber-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="12307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel 100.Mitingde İmamoğlu'na Yapılan Baskılara İsyan Etti]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ozgur-100mitingde-imamogluna-yapilan-baskilara-isyan-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ozgur-100mitingde-imamogluna-yapilan-baskilara-isyan-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[19 Mart sivil darbesiyle özgürlüğü elinden alınan, CHP’nin ve 25,1 milyon vatandaşın cumhurbaşkanı adayı, seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran on binlere, 4 mevsimdir tutulduğu Silivri’deki hücresinden seslendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SİLİVRİ’DEN ÇANAKKALE’YE SESLENDİ: KAYBETTİKLERİ MEŞRUİYETİ ONLARA NE TRUMP VEREBİLİR NE BAŞKA BİR DIŞ GÜÇ</strong></p>

<p>“Çanakkale, barışın kıymetini öğreten bir direniştir; mazlum milletlerin bağımsızlık umudunun simgesidir. Çanakkale hepimize tarihi öğreten, tarihin kıymetini bildiren şehirdir,” diyen İmamoğlu, Hep birlikte, şeref ve cesaret dolu bir yılı geride bıraktık. 19 Mart 2025 günü siyasi hayatımı bitirdiklerini, seçimi garantilediklerini düşünenlerin hevesleri kursaklarında kaldı. Milletimiz kumpas siyasetine, milli iradeyi yok sayma teşebbüsüne geçit vermedi,” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner </strong></p>

<p><strong>19 MART 2025 GÜNÜ SİYASİ HAYATIMI BİTİRDİKLERİNİ, SEÇİMİ GARANTİLEDİKLERİNİ DÜŞÜNENLERİN HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALDI BENİ VE ARKADAŞLARIMI KUMPAS DAVALARIYLA HAPSEDEREK, SADECE KENDİ SİYASİ SONUNUZU HIZLANDIRIYORSUNUZ</strong></p>

<p>İktidarı, “Koltuklarını korumak için, işi gücü bırakmış, organize işlerle seçim kazanma derdine düşmüş haldeler,” sözleriyle eleştiren İmamoğlu, “Önce, bir siyasinin, Adalet Bakan Yardımcısının, İstanbul’a başsavcı olarak atanmasını organize ettiler. Bu atanmış şahıs, Adalet Bakanı mıdır, Organize İşler Bakanı mıdır, onun cevabını milletimiz gayet iyi biliyor. Tapularının hesabını veremeyenler ve onları bir aparat olarak kullananlar iyi bilsinler ki milletin iradesi kimsenin tapulu malı değildir. Beni ve arkadaşlarımı kumpas davalarıyla hapsederek, sadece kendi siyasi sonunuzu hızlandırıyorsunuz,” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>BU ATANMIŞ ŞAHIS, ADALET BAKANI MIDIR, ORGANİZE İŞLER BAKANI MIDIR, ONUN CEVABINI MİLLETİMİZ GAYET İYİ BİLİYOR</strong></p>

<p>İmamoğlu, Türkiye’nin acil ve en büyük sorunlarını çözmesinin reçetesini, “Siyasi rakibini saf dışı etmek için bu kadar kumpasa, bu kadar organize işe tevessül eden iktidar ülkedeki tüm adaletsizliklerin müsebbibidir. Kaybettikleri meşruiyeti onlara ne Trump verebilir ne başka bir dış güç. Meşruiyeti ancak millet verir. İktidar için başka yol yoktur. Ya bütün bu yaptıklarına milletten onay alacaklar ya da millet kime verirse, yetkiyi ona devredecekler. Bunun arası, ortası yoktur. Bunun gecikmeye tahammülü yoktur. Türkiye acil ve büyük sorunlarını, ancak özgür ve adil bir seçimle çözebilir,” sözleriyle açıkladı.</p>

<p><strong>TÜRKİYE ACİL VE BÜYÜK SORUNLARINI, ANCAK ÖZGÜR VE ADİL BİR SEÇİMLE ÇÖZEBİLİR</strong></p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in, önümüzdeki ilk genel seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ettiği seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yargı görünümlü iktidar kumpasıyla tutuklanmasının ardından başlatılan “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” buluşmalarının Türkiye ayağının bu haftaki durağı Çanakkale oldu.</p>

<p><strong>TAPULARININ HESABINI VEREMEYENLER VE ONLARI BİR APARAT OLARAK KULLANANLAR İYİ BİLSİNLER Kİ; MİLLETİN İRADESİ KİMSENİN TAPULU MALI DEĞİLDİR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran vatandaşlar, 4 mevsimdir Silivri’de, 12 metrekarelik bir hücrede tutulan İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanları lehine sloganlar atarak, iktidarı istifaya davet etti. Buluşma, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek’in konuşmasıyla başladı. İmamoğlu’nun Silivri’den Çanakkale’ye yolladığı mektubu ise CHP Çanakale İl Başkanı Levent Gürbüz kamuoyu ile paylaştı.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: ÇANAKKALE, BARIŞIN KIYMETİNİ ÖĞRETEN BİR DİRENİŞTİR</strong></p>

<p>İmamoğlu, Gürbüz tarafından kamuoyu ile paylaşılan mektubunda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Büyük destanların aziz şehri Çanakkale! Merhaba! Benim güzel vatandaşlarım; değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, yiğit gençler, güler yüzlü çocuklar... Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum, sizleri hasretle kucaklıyorum. Çanakkale, millet olma bilincini bize en güçlü şekilde hissettiren eşsiz bir coğrafyadır. Bu topraklarda huzur içinde yatan şehitlerimiz, vatan uğruna canlarını feda ederken bir an bile tereddüt etmediler. Onların tek arzusu vatanın birliğini ve bölünmez bütünlüğünü korumaktı; hep birlikte özgür ve onurlu bir yaşam sürmekti. Bu yüzden yalnızca bu toprakların değil, tüm insanlığın onurunu savundular.</p>

<p>Çanakkale, barışın kıymetini öğreten bir direniştir; mazlum milletlerin bağımsızlık umudunun simgesidir. Çanakkale hepimize tarihi öğreten, tarihin kıymetini bildiren şehirdir. Bu şehre canla başla hizmet eden, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı uygulamalarını hayata geçirmek için durmadan çalışan Muharrem Erkek başkanıma çok teşekkür ediyorum. Örgütümüzün güçlü ve kararlı iradesini temsil eden İl başkanımız Levent Gürbüz nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum.”</p>

<p><strong>“19 MART 2025 GÜNÜ SİYASİ HAYATIMI BİTİRDİKLERİNİ, SEÇİMİ GARANTİLEDİKLERİNİ DÜŞÜNENLERİN HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALDI”</strong></p>

<p>“Hep birlikte, şeref ve cesaret dolu bir yılı geride bıraktık. 19 Mart 2025 günü siyasi hayatımı bitirdiklerini, seçimi garantilediklerini düşünenlerin hevesleri kursaklarında kaldı. Milletimiz kumpas siyasetine, milli iradeyi yok sayma teşebbüsüne geçit vermedi. On milyonlar, şehir şehir, meydan meydan büyüyen bir dirençle haksızlığa, adaletsizliğe itiraz ediyor. Sizler, iradenize sahip çıkıyor, her şart altında demokrasiden, cumhuriyetten yana tavır alıyorsunuz. Sizinle gurur duyuyorum.</p>

<p>Millet yoksulluğa, adaletsizliğe, güvencesizliğe karşı iktidarı sandığa davet ediyor ama onlar köşe bucak kaçıyorlar. Koltuklarını korumak için, işi gücü bırakmış, organize işlerle seçim kazanma derdine düşmüş haldeler. Önce, bir siyasinin, Adalet Bakan Yardımcısının, İstanbul’a başsavcı olarak atanmasını organize ettiler. O başsavcı siyasi maksatlı soruşturmalar organize etmekle kalmadı, benim diplomam konusunda üniversiteye baskı yaptı. Üniversite’de bir kurul organize ettiler, o yetkisiz kurul diplomamın iptaline karar verdi.”</p>

<p>“<strong>BU ATANMIŞ ŞAHIS, ADALET BAKANI MIDIR, ORGANİZE İŞLER BAKANI MIDIR, ONUN CEVABINI MİLLETİMİZ GAYET İYİ BİLİYOR”</strong></p>

<p>“Bunların organize işleri saymakla bitmez. Aleyhimde açılan davalara hep aynı bilirkişinin atanmasını organize ettiler. Mahkemeleri organize ettiler, yargılandığım bütün davalarda istedikleri gibi davranmayan hakimleri sürgüne gönderdiler. Davaya başlayan hakimlerle bitiren hakimler hep farklı oldu. Gizli tanıkları organize ettiler.</p>

<p>Tanıklıktan çekilen olunca, onun gerçek dışı ifadesini alıp başka bir gizli tanık söylemiş gibi yaptılar. Bir davanın hangi mahkemeye düşeceği önceden bilinmez ama bizim davamızın hangi mahkemede görüleceğini en baştan beri biliniyordu. Çünkü öyle organize etmişlerdi. Bununla da yetinmediler, kendi belirledikleri mahkemeyi de yeniden organize ettiler, ikinci bir heyet atadılar. Organize işlerini daha iyi organize edebilmek için bize dava açan başsavcıyı bakan olarak atadılar. Bu atanmış şahıs, Adalet Bakanı mıdır, Organize İşler Bakanı mıdır, onun cevabını milletimiz gayet iyi biliyor.”</p>

<p><strong>“TAPULARININ HESABINI VEREMEYENLER VE ONLARI BİR APARAT OLARAK KULLANANLAR İYİ BİLSİNLER Kİ…”</strong></p>

<p>“Tapularının hesabını veremeyenler ve onları bir aparat olarak kullananlar iyi bilsinler ki milletin iradesi kimsenin tapulu malı değildir. Beni ve arkadaşlarımı kumpas davalarıyla hapsederek, sadece kendi siyasi sonunuzu hızlandırıyorsunuz. En çok da milletin refahına, huzuruna, ülkenin ekonomik ve siyasi gücüne zarar veriyorsunuz. Demokratik, erdemli bir iktidar öncelikle, herkesin adil biçimde yargılanmasını sağlamakla yükümlüdür. Çünkü mahkemelerde adalet yoksa hayatın hiçbir alanında adalet olmaz. Türkiye bugün maalesef bu durumdadır. Siyasi rakibini saf dışı etmek için bu kadar kumpasa, bu kadar organize işe tevessül eden iktidar ülkedeki tüm adaletsizliklerin müsebbibidir. Kaybettikleri meşruiyeti onlara ne Trump verebilir ne başka bir dış güç. Meşruiyeti ancak millet verir. İktidar için başka yol yoktur. Ya bütün bu yaptıklarına milletten onay alacaklar ya da millet kime verirse, yetkiyi ona devredecekler. Bunun arası, ortası yoktur. Bunun gecikmeye tahammülü yoktur.”</p>

<p><strong>“TÜRKİYE ACİL VE BÜYÜK SORUNLARINI, ANCAK ÖZGÜR VE ADİL BİR SEÇİMLE ÇÖZEBİLİR</strong>”</p>

<p>“Türkiye acil ve büyük sorunlarını, ancak özgür ve adil bir seçimle çözebilir. O sandık gelecek. Adaletiyle, bereketiyle gelecek. Bu topraklarda adalet içinde, özgür ve eşit yaşayacağız. Birliğimizi, kardeşliğimizi, bu topraklar uğruna hep beraber can vermişliğimizi unutmadan yaşayacağız. Çanakkale’deki birlik ruhuna, Kurtuluş Savaşı’ndaki bağımsızlık tutkusuna, Cumhuriyet’in yüksek ideallerine sahip çıkarak yaşayacağız.</p>

<p>Çanakkale kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği yönde ilerleyerek yaşayacağız. Türkiye’yi birlik ve beraberliğin, kardeşliğin ve barışın, adaletin ve hürriyetin merkezi yapana kadar durmadan çalışacağız. Bu mücadele zafere ulaşmadan son bulmayacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ozgur-100mitingde-imamogluna-yapilan-baskilara-isyan-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/03/imamo.webp" type="image/jpeg" length="33981"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acıyı Unutmadan, Daha Güçlü ve Güvenli Bir Türkiye İçin Kararlılık]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/aciyi-unutmadan-daha-guclu-ve-guvenli-bir-turkiye-icin-kararlilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/aciyi-unutmadan-daha-guclu-ve-guvenli-bir-turkiye-icin-kararlilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakan yardımcısı Bülent Turan, 6 Şubat 2023 depremlerinin yıl dönümünde bir açıklama yaparak tarifsiz bir acının ve derin bir hüznün yanı sıra bir milletin kardeşlik ruhuyla ayağa kalkışının hikâyesi bir kez daha hatırlandı. Bir gecede kaybedilen binlerce canın acısına, geride kalanların yaşadığı mahrumiyetler ve hayatların altüst oluşu eklendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Depremin etkilediği 11 şehirde yıkımı onarmanın kolay olmadığına dikkat çekilirken, devletin ortaya koyduğu güçlü irade sayesinde büyük bir yeniden inşa hamlesinin hayata geçirildiği vurgulandı. Bulgaristan’ın yüzölçümü kadar geniş bir alanda toplam 455 bin bağımsız bölümün inşa edilmesiyle, “başarılamaz” denilenlerin bir kez daha haksız çıkarıldığı ifade edildi.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi – Hüseyin Çetiner </strong></p>

<p>Açıklamada, 6 Şubat’ı yalnızca üzülerek ve ağıtlar yakarak anmanın yeterli olmadığına işaret edilerek, bu coğrafyadaki fay hatlarının kendiliğinden ortadan kalkmayacağı hatırlatıldı. Deprem bölgesinde devletin ortaya koyduğu iradeden ilhamla, yıkılmayacak bir Türkiye’yi inşa etmenin zamanının geldiği vurgulandı. Bu doğrultuda atılan her adıma, kimin attığına bakmaksızın ve siyasî yaklaşımlardan uzak durarak destek vermenin, depremde hayatını kaybedenlerin hatırasına sahip çıkmanın ve geleceğe sağlam bir Türkiye bırakmanın yegâne yolu olduğu belirtildi.</p>

<p>Bu vesileyle, 6 Şubat 2023 gecesi hayatını kaybeden tüm vatandaşlar rahmetle yâd edilirken, o gecenin izlerini bedeninde ve ruhunda taşıyan herkese bir kez daha geçmiş olsun dilekleri iletildi. Depremin ilk anından itibaren can kurtarmak için ve üç yıldır bu büyük felaketin izlerini silmek için gayret gösteren tüm kamu görevlilerine, gönüllülere ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür edildi.</p>

<p>“Cenab-ı Hak, milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın” temennisiyle mesaj sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/aciyi-unutmadan-daha-guclu-ve-guvenli-bir-turkiye-icin-kararlilik</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/02/bulent-turan-deprem-foto.jpeg" type="image/jpeg" length="34480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ey Emperyalistler Ve Siyonistler Bu Bayrak Oyunlarını Bırakın]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ey-emperyalistler-ve-siyonistler-bu-bayrak-oyunlarini-birak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ey-emperyalistler-ve-siyonistler-bu-bayrak-oyunlarini-birak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkımız için bayrak namustur onurdur şereftir. Bu hassasiyetimizi başta bölgemizi kana boğmak isteyen İngiltere ABD, Siyonist İsrail başta olmak üzere Türkleri, Kürtleri, Araplara ve Persleri bir birine düşürüp oradan rant devşirmeyi çok yaptınız. Artık bu halklar sizin bu ucuz numaralarınızı ezberlediler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİNLERİN,DİLLERİN KENTİ MARDİN'İN NUSAYBİN İLÇESİNDE SİYONİST ŞEYTAN İSRAİL'İN TEŞVİKLERİ İLE MİLLİYETÇİLİK DAMARLARINA BASILAN BAZI KİŞİLER FARKINDA OLUP YADA OLMADAN HEPİMİZİN ORTAK DEĞERİ OLAN BAYRAĞIMIZA EL UZATMALARI KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL.</strong></p>

<p>Bu olay her ne kadar Mardin’in güzel ilçesi ve adam gibi adamların ,kadın gibi kadınların olduğu Nusabin’de yaşansa da bayrağımıza yapılan bu çirkin saldırı ile birlik ve beraberliğimizin hedef alındığı açıktır.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner </strong></h2>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin olayın sıcaklığı ile bu olayın asıl planlayıcısı olan siyonistler iken DEM Parti ve Tuncer Bakırhan’ı sorumlu görmesi halinde siyonitlerin provakasyonuna hizmet edilmiş olmuyor mu ?</p>

<p><strong>BURADA KESİNLİKLE KİMSE MARDİNİ,VE MARDİNLİLERİ SUÇLAMAYA KALKMASIN. BU BİREYSEL BİR SUÇTUR KİM BAYRAĞIMIZA SAYGISIZLIK YAPMIŞ İSE BEDELİNİ O KİŞİ TEK BAŞINA ÖDEMELİDİR..</strong></p>

<p>MİLLİ GÖRÜŞ DAVASININ KURUCUSU Merhum Prof. Dr. <strong>Necmettin Erbakan</strong> hocamızın da dediği gibi ;</p>

<p>"<strong><em>Kürt ile Türk’ü ayırırsanız, ne Kürt kalır ne Türk. Ancak bir olup kardeş olurlarsa, karşılarında ne İsrail kalır ne de Amerika kalır."</em></strong></p>

<p>Devlet Bahçeli'nin DEM Parti'ye dost eli uzattığı günden bu yana bu sürecin başarıya ulaşması halinde Erdoğan ve Bahçeli’ye 50 yıldır bir süren bir terör olayını bitirdikleri için NOBEL Barış ödülüne aday gösterilmelidir demiştik.</p>

<p>Halen de aynı yayın grubu olarak aynı düşüncedeyiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyük ŞEYTAN Amerika'nın, Küçük Şeytan İsrail'in, Bölgemizin son 200 yıldır karıştırıcısı Sinsi güç İngiltere'nin ve Fransa ve birazda RUSYA' nın olmak üzere Emperyalist güçlerin Türklere' e, Kürtlere ve Araplara bir gram faydası olacak işler yapmazlar.</p>

<p>Onlarında bildiği tek şey bizleri birbirimize düşürmek ve kaos ve kargaşadan faydalanıp RANT elde etmenin dışında bir düşünceleri yoktur.</p>

<p>İSMİ İster SGD. İster YPG olsun özetle SURİYE' de yaşayan Kürtler bir, siyasi parti kursun, Kürtlere, Araplara, Süryanilere, Ermenilere, Dürzülere özetle o topraklarda yaşayan hakların HUZUR ,REFAH VE MUTLULĞUNA HİTAP EDEN PLAN VE PROJELER VAAD ETSİN VE İKTİDAR OLSUN.</p>

<p><strong>İKTİDAR OLDUĞU ZAMANDA BÜTÜN SURİYE'Yİ ADİL BİR ŞEKİLDE YÖNETSİN</strong></p>

<p>Bölgemizde IRK üzerine kurulan devletlerde ne huzur, ne barış, ne demokrasi olur ve kargaşa bitmez.</p>

<p>GEREK ülkemizde, gerek Suriye'de, Gerek İran'da, Gerek se de Irak'ta yaşayan Kürtler ayrı bir devlet kurmanın peşinde gedecekleri yerde Bu ülkeleri tamamen yönetmeye talip olsunlar...</p>

<p>Küçük olsun benim olsun mantığı bitmiştir, küçük olursa senin olamıyor ama büyük olursa hepinizin olur diyoruz.</p>

<p>Tarih boyunca ABD Ve İngiltere her zaman KÜRTLERİ satmıştır. Yine sattı bunu bilmemek için tarihi geçmişi bilmemek lazım.</p>

<p>İngiltere ve ABD bundan 100 küsür sene önce Irak'ta Molla Mustafa Barzani’yi de sattılar bugün SDG' yi de sattılar.</p>

<p>Bunlar kullanır ve atar. Son söz Türkler-Araplar Ve Kürtler birlik olup bölgede huzur içinde yaşamanın dışında bir çıkar yolları yoktur.</p>

<p>İşleyen barış sürecini zehirlemek için NUSAYBİN' de yaşanan bireysel bayrağımıza yapılan yanlışı DEM Parti’ye mal edersek siyonist İsrail'in hedefine ulaşmasına yardım edilmiş olur.</p>

<p>Barış, kardeşlik ve demokrasi sürecini yürüten bütün devlet büyüklerimizi ve siyasi parti yetkillerimize sesleniyoruz.</p>

<p>Bir Kürt atasözü der ki <strong>“ZIMAN GIRTİ SER RAHATİ”</strong> Yani dilinizi tutarsanız başınız rahat olur.</p>

<p>Süreç zorluklar buralara kadar gelmiş iken sayın Bahçeli ve sayın Bakırkan diline dikkat etmezlerse yazık olur bu kadar emeğe.</p>

<p>Ne olursunuz bu süreci barış içinde nihayete erdirelim. Ahmet Şara' nın eli güçlendi Kürtleri ezip geçelim DEM'i de yine eskisi gibi TU KAKA yapalım demek doğru değil.</p>

<p>Süreç başarılı olsun AMERİKA, İSRAİL, İNGİLTERE, FRANSA VE RUSYA'YI SEVİNDİRMEYELİM</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ey-emperyalistler-ve-siyonistler-bu-bayrak-oyunlarini-birak</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Jan 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/01/turk-bayragi-2.jpg" type="image/jpeg" length="83266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu İBB İddianamesini Yerden Yere Vurdu]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-ibb-iddianamesini-yerden-yere-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-ibb-iddianamesini-yerden-yere-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[19 Mart sivil darbesiyle özgürlüğü elinden alınan, CHP’nin ve 25,1 milyon vatandaşın cumhurbaşkanı adayı, seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, yağmura rağmen Denizli Merkezefendi Meydanı’nı dolduran on binlere, 295 gündür tutulduğu Silivri’deki hücresinden seslendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SİLİVRİ’DEN DENİZLİ’YE SESLENDİ</strong></p>

<p>10 ay önce, Türkiye’de bir büyük oyun sergilenmeye başlandığının altını çizen İmamoğlu, “Bizi sandıkta asla yenemeyeceklerini gören bu iktidar, seçime rakipsiz gitmek için, yargı eliyle bir operasyon başlattı. Ben ve arkadaşlarım, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir belediye başkanına reva görülmeyen, hukuk dışı uygulamalara, türlü türlü zorbalıklara maruz kaldık.</p>

<p><strong>ONLAR YOLUN SONUNDA, AMA BİZ YOLUN BAŞINDAYIZ</strong></p>

<p>Bu kirli oyunu kurgulayanlar, ilk zamanlar ne kadar hevesli ne kadar mutluydular hatırlıyor musunuz? Güya, ortaya öyle kanıtlar koyacaklardı ki, bizler ailelerimizin yüzüne bakamaz olacaktık. Güya turpun büyüğü heybedeydi… Günlerce millete ahtapot masalları anlattılar. Gerçek dışı olduğu kanıtlanan sayısız yalan ve iftirayla, televizyonlarda milletimizi kandırmaya çalıştılar. Ama ne oldu? İddianame ortaya çıktı, çıtları çıkmaz oldu,” dedi.</p>

<p><strong>10 AYDIR, DARACIK HÜCREMİZDE, HAKLILIĞIMIZDAN ALDIĞIMIZ GÜÇLE, MİLLETİMİZDEN GÖRDÜĞÜMÜZ İLGİ VE DESTEKLE DİRENİYORUZ ONLAR İSE HER GÜNE, MİLLETİN KARŞISINA ÇIKAMAMANIN EZİKLİĞİYLE UYANIYOR ONLARIN VAKTİ DOLDU</strong></p>

<p>“Biz; 10 aydır, daracık hücremizde, haklılığımızdan aldığımız güçle, milletimizden gördüğümüz ilgi ve destekle direniyoruz,” diyen İmamoğlu, “Umudumuz ve cesaretimiz her gün daha da güçleniyor, gelecek güzel günlere olan inancımız her gün daha da büyüyor.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: BU KİRLİ OYUNU KURGULAYANLAR, İLK ZAMANLAR NE KADAR HEVESLİ NE KADAR MUTLUYDULAR HATIRLIYOR MUSUNUZ?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Onlar ise her güne, koltuklarını kaybetme korkusuyla, yoksulluğa, güvencesizliğe mahkûm ettikleri milletin karşısına çıkamamanın ezikliğiyle uyanıyor. Onların vakti doldu. Onların hizmet enerjisi, doğru dürüst projesi, liyakatli kadroları kalmadı. Onların millete saygısı, sevgisi kalmadı. Millet karşısında hadlerini bilmez oldular. Onlar yolun sonunda, ama biz yolun başındayız. İşte bu yüzden, onlar sandıktan, milletten köşe bucak kaçıyor; biz ise sandığa, millete koşuyoruz,” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İDDİANAME ORTAYA ÇIKTI, ÇITLARI ÇIKMAZ OLDU</strong></p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in, önümüzdeki ilk genel seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ettiği seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yargı görünümlü iktidar kumpasıyla tutuklanmasının ardından başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” buluşmalarının Türkiye ayağının bu haftaki durağı Denizli oldu.</p>

<p>Yağmur altında gerçekleştirilen Denizli buluşması; Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın hep bir ağızdan okunmasıyla başladı. Denizli Merkezefendi Meydanı’nı dolduran vatandaşlar, 295 gündür Silivri’de tutulan İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanları lehine sloganlar atarak, iktidarı istifaya davet etti. Buluşmada, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan birer konuşma yaptı. İmamoğlu’nun, Silivri’deki 12 metrekarelik hücresinden, 80’inci eylem noktası Denizli’ye yolladığı mektubu da CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum kamuoyu ile paylaştı.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: “SİZİNLE GURUR DUYUYORUM”</strong></p>

<p>İmamoğlu, Horzum tarafından okunan mektubunda şunları söyledi:</p>

<p>“Güzel Denizli’nin güzel insanları, benim cesur hemşerilerim… Kıymetli hanımefendiler, değerli beyefendiler, güzel gözlü çocuklar, canımın içi gençler… Her birinize hasretle sarılıyorum, sizleri çok özledim. Sizler, 19 Mart’tan bu yana, bir milim bile geri adım atmadan, demokrasiyi, adaleti savunmaya devam ediyorsunuz. Sizinle gurur duyuyorum. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Denizli’nin halkçı ve icraatçı başkanı, değerli yol arkadaşım Bülent Nuri Çavuşoğlu’na, bu şehre katkıları için teşekkür ediyorum. Örgütümüzün güçlü iradesini ve mücadeleci ruhunu temsil eden değerli yol arkadaşım Ali Osman Horzum’a ve onun şahsında tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum.”</p>

<p><strong>“GÜNLERCE MİLLETE ‘AHTAPOT MASALLARI’ ANLATTILAR”</strong></p>

<p>“Sevgili dostlarım; 10 ay önce, Türkiye’de bir büyük oyun sergilenmeye başlandı. Bizi sandıkta asla yenemeyeceklerini gören bu iktidar, seçime rakipsiz gitmek için, yargı eliyle bir operasyon başlattı. Ben ve arkadaşlarım, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir belediye başkanına reva görülmeyen, hukuk dışı uygulamalara, türlü türlü zorbalıklara maruz kaldık. Bu kirli oyunu kurgulayanlar, ilk zamanlar ne kadar hevesli ne kadar mutluydular hatırlıyor musunuz? Güya, ortaya öyle kanıtlar koyacaklardı ki, bizler ailelerimizin yüzüne bakamaz olacaktık. Güya turpun büyüğü heybedeydi… Günlerce millete ‘ahtapot masalları’ anlattılar. Gerçek dışı olduğu kanıtlanan sayısız yalan ve iftirayla, televizyonlarda milletimizi kandırmaya çalıştılar. Ama ne oldu? İddianame ortaya çıktı, çıtları çıkmaz oldu.”</p>

<p>“<strong>BU DAVA, BAŞTAN SONA SİYASİDİR”</strong></p>

<p>“Ben ilk günden bugüne aynı şeyi söylüyorum: ‘Bu dava, baştan sona siyasidir. Eğer ‘siyasi değil’ diyorsanız, iddialarınızın arkasındaysanız, bizim mahkemelerimiz TRT ve isteyen tüm kanallar tarafından canlı yayınlansın. Milletimiz, kimin ne olduğunu gözleriyle görsün. Hodri meydan.’ Canlı yayın talebimiz için başlangıçta ‘olabilir, niçin olmasın’ gibi laflar ettiler ama sonra bununla ilgili kanun teklifini sessiz sedasız reddettiler. Bizleri yalan ve iftiralarla milletin gözünden düşürebileceklerini zannedenler, milletin vicdanı karşısında çoktan mahkûm oldular. Biz; 10 aydır, daracık hücremizde, haklılığımızdan aldığımız güçle, milletimizden gördüğümüz ilgi ve destekle direniyoruz. Umudumuz ve cesaretimiz her gün daha da güçleniyor, gelecek güzel günlere olan inancımız her gün daha da büyüyor.”</p>

<p><strong>“ONLARIN VAKTİ DOLDU”</strong></p>

<p>“Onlar ise her güne, koltuklarını kaybetme korkusuyla, yoksulluğa, güvencesizliğe mahkûm ettikleri milletin karşısına çıkamamanın ezikliğiyle uyanıyor. Onların vakti doldu. Onların hizmet enerjisi, doğru dürüst projesi, liyakatli kadroları kalmadı. Onların millete saygısı, sevgisi kalmadı. Millet karşısında hadlerini bilmez oldular. Onlar yolun sonunda, ama biz yolun başındayız. İşte bu yüzden, onlar sandıktan, milletten köşe bucak kaçıyor; biz ise sandığa, millete koşuyoruz. Biz; sorumluluk üstlenmeye, iş yapmaya, ülkenin sorunları çözmeye koşuyoruz. Şu ya da bu şahsın, şu ya da bu partinin değil, milletin iktidarını kurmaya koşuyoruz.”</p>

<p><strong>“BİZİM PEŞİNDE OLDUĞUMUZ TEK ZAFER, MİLLETİN ORTAK AKLININ, MİLLETİN ORTAK VİCDANININ ZAFERİDİR”</strong></p>

<p>“Bizim peşinde olduğumuz tek zafer, milletin ortak aklının, milletin ortak vicdanının zaferidir. Milletin iktidarında, millet ne derse o olacak. Milletin iktidarında herkes için demokrasi, herkes için adalet, herkes için refah olacak. Türkiye büyürken, milletin ekmeği küçülmeyecek. Çalışacağız, üreteceğiz, kazanacağız ve adilce paylaşacağız. Türkiye’yi, geçim derdi çekmeden, gelecekten korkmadan yaşayan, emeğinin, yatırımının karşılığını hakkıyla alan, özgür ve mutlu insanların ülkesi haline getireceğiz. Bir kişi kaybedecek, Türkiye kazanacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”</p>

<p><strong>Kaynak : İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-ibb-iddianamesini-yerden-yere-vurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/01/chp-denizli.jpg" type="image/jpeg" length="20348"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan Ensar Vakfı 12. Büyük Türkiye Buluşmasında Konuştu]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-ensar-vakfi-12-buyuk-turkiye-bulusmasinda-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-ensar-vakfi-12-buyuk-turkiye-bulusmasinda-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["İyi İnsanlar, İyi Nesiller Yetiştirmek İçin Bir Araya Geliyor" İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan Ensar Vakfı’nda Konuştu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Yardımcısı Bülent Turan, Ensar Vakfı'nın düzenlediği 12. Büyük Türkiye Buluşması’nda önemli mesajlar verdi. Toplantıya katılanların yoğun ilgisiyle karşılanan Turan, konuşmasında vakfın hayata geçirdiği projelere ve Türk milletinin geleceğine dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner </strong></h2>

<p><br />
<strong>"İyi İnsanların İyi Nesiller Yetiştirmek İçin Bir Araya Geldiği Bu Güzel Çatı Altında Olmaktan Onur Duyuyorum"</strong><br />
<br />
Toplantının açılışında konuşan Bülent Turan, "Hepimizin Feyzullah ağabeyi, hepimizin Kerim ağabeyi" diyerek Ensar Vakfı ailesinin büyüklerini, gönüllülerini ve katılımcıları selamladı. Katılımcıların gönülden gelen desteğine teşekkür eden Turan, Ensar Vakfı'nın önemli bir misyon üstlendiğini vurgulayarak, "İyi insanların iyi nesiller yetiştirmek için bir araya geldiği bu güzel çatının altında olmaktan onur duyuyorum" dedi.<br />
<br />
<strong>Sivil Toplumun Gücü ve Bakanlığın Destekleri</strong><br />
<br />
Turan, İçişleri Bakanlığı’nın sadece kolluk hizmetleriyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda sivil toplumla güçlü bir bağ kurarak ülkenin sosyal yapısına önemli katkılarda bulunduğunu belirtti. Bakanlık olarak sivil toplum kuruluşlarını desteklemek için 115 bin dernekle iş birliği yaptıklarını söyleyen Turan, "Önemli örnek projelere destek olmak bizim için bir görevdir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>“Küresel Zihniyetin Eserlerine Karşı Hep Birlikte Durmalıyız”</strong><br />
<br />
Turan, Ensar Vakfı’nın dünya genelindeki hayır işlerinin yanı sıra, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu küresel tehditlere de dikkat çekti. Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı tehditlerin, özellikle terör ve FETÖ gibi yapılarla ilgili olduğunu belirten Turan, "Bu milletin ensar olmak için büyük bir güce, şuurla birlik olmaya ihtiyacı var" dedi. Ayrıca, "Bu millet göçebe bir toplum olarak geldi ama 1000 yıldır Ensar'dır ve inşallah sonsuza kadar da Ensar olarak kalacaktır" diyerek, milli değerlerin korunması gerektiğinin altını çizdi.<br />
<br />
<strong>Güçlü Bir Gelecek İçin Birlik ve Dayanışma Mesajı</strong><br />
<br />
Turan, Ensar Vakfı gönüllülerine seslenerek, "Bizim kaybedecek paramız, kaybedecek zamanımız, kaybedecek insanımız yok" şeklinde konuştu. Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek olan nesillerin bir araya gelerek daha güçlü, verimli ve yenilikçi projelere imza atmak için çaba sarf etmesi gerektiğini belirtti.<br />
<br />
<strong>Yeni Bir Çağ: Ensar Olmak</strong><br />
<br />
Son olarak, Turan konuşmasında Türkiye’nin geleceği ile ilgili iki seçenek sundu: "Ya Ensar oluruz, ya da Muhacir." Türk milletinin tarih boyunca büyük bir "Ensar" ruhu taşıdığını ve taşıyacağına olan inancını vurgulayan Turan, bu milli bilincin önemine değindi.<br />
<br />
<strong>Başarılar ve Yeni Hedefler İçin Umutlu Bir Kapanış</strong><br />
<br />
Bülent Turan, 12. Büyük Türkiye Buluşması'nın başarılı ve hayırlı olmasını temenni ederek sözlerini tamamladı. "Bize düşen tarafıyla yanınızdayız. Hep birlikte, daha güçlü bir toplum, daha güçlü bir Türkiye için çalışacağız" diyerek katılımcılara seslendi. Toplantının sonunda, Ensar Vakfı'nın projelerine ve Türk milletinin geleceğine dair umutlu bir mesaj verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-ensar-vakfi-12-buyuk-turkiye-bulusmasinda-konustu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Dec 2025 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/12/face-turan.jpg" type="image/jpeg" length="28107"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yavaş’a Konser ve Çorba Soruşturması Bu Kadar’ da Olmaz Dedirtti….]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/yavasa-konser-ve-corba-sorusturmasi-bu-kadar-da-olmaz-dedirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/yavasa-konser-ve-corba-sorusturmasi-bu-kadar-da-olmaz-dedirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB’ e kayyım atamak için 19 Mart 2025’de yüzlerce kişinin tutuklandığı şafak operasyonu ile İmamoğlu ve mesai arkadaşları gözaltına alınmıştı. Halkın büyük çoğunluğu bu baskılara karşı çıkarken bu seferde içişleri bakanlığı Ankara Büyükşehir Belediye başkanı (ABB) Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Soruşturma izninin gerekçesi de konser ihalesi ve ihtiyaç sahibi insanlara çorba dağıttığı ve kamuyu zarar’ a uğrattığı gerekçesi ile hakkında önce soruşturma sonrada yargı gerek görürse dava açacak.</p>

<p>Siyasi otorite dün <strong>İmamoğlu’</strong>nu seçime sokmamak adına akla hayale gelmeyen davalar açtı.</p>

<p>Bugün’ de <strong>Mansur Yavaş’ı</strong> da devre dışı bırakmak için çorba soruşturması ile önü kesilmek isteniyor.</p>

<p>Genel başkan <strong>Özgür Özel</strong> ile alakalı da çok sayıda fezleke hazırlandı. Gerek gördükleri zamanda <strong>Özgür Özel’in</strong> dokunulmazlığı kaldırılıp onun hakkında da davalar açılıp onunda CHP adayı olması engellenirse bu partiye oy verecek olan seçmenin gidip Cumhur ittifakına mı oy vereceği mi düşünülüyor ?</p>

<p>Ak Parti aynı şekilde mağdur edildiği için 23 sene önce bu halk tarafından iktidar yapılmıştı.</p>

<p>Kendisi bir çok haksızlık ile mücadele ederek ülke yönetimine gelen bir yapının bugün rakibi olabilecek Büyükşehir belediye başkanlarının kurumları adına yaptıkları halk odaklı bir çok çalışmaları dava konusu yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma ve davalarla cumhurbaşkanlığına aday olma ihtimali olan ne kadar kişi var ise hepsini davalar ile şaibeli hale getirmek için yoğun bir soruşturma ve dava süreci ile arşı karşıya bırakılan CHP’nin halk desteği düşecek diye bekleyenler aksine haksızlığa uğradığı gerekçesi ile destek vermeye devam ediyor.</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/yavasa-konser-ve-corba-sorusturmasi-bu-kadar-da-olmaz-dedirtti</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Nov 2025 08:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/11/yavas-corba-foto-1.jpg" type="image/jpeg" length="47535"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halk Özgür Özel’i Ve Erdoğan’ı Kavga Etmek İçin Seçmedi ;Bir An Önce Kendinize Gelin Artık]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/halk-ozgur-ozeli-ve-erdogani-kavga-etmek-icin-secmedi-bir-an-once-kendinize-gelin-artik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/halk-ozgur-ozeli-ve-erdogani-kavga-etmek-icin-secmedi-bir-an-once-kendinize-gelin-artik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[5 Milyon’  yakın emekli ve milyonlarca asgari ücretlinin aldığı maaş İstanbul’un en uzak ilçesinde 80 m2 lik evin kirasının ancak yarısına yetiyorken,2002 yılında bir çeyrek altın 20 TL iken bugün bir simit 20 TL olmuş iken sizin tek gündeminiz EKONOMİ ve halkın sorunlarına çözüm aramak olmalı ilken sizin kendi partilerinizin geleceği için birbirinize ağır sözler söylemeniz bu halkın sorunlarını çözmüyor beyler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>YETER ARTIK BİR AN ÖNCE KENDİ PARTİLERİNİZİN GELECEĞİNİ BİR KENARA ATIP HALKIN SORUNLARINA EĞİLİM </strong></p>

<p>Ekonomi, Adalet, Eğitim, Tarım, Hayvancılık, kültür sanat vs. vs. 1991 seçimleri öncesi mecliste grubu olan siyasi partilerin genel başkanları TRT’de yuvarlak masa etrafında toplanarak bir moderatör’ ün sorduğu sorulara cevap verip saygı içinde birbirlerine sayın diye hitap ederek fikirlerini duygularını düşüncelerini seçmene aktarma imkanı bulurlardı.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi -Hüseyin Çetiner </strong></h2>

<p>Ne yazık ki 3Y (Yokluk, Yolsuzluk, Yasaklar,) ile mücadele edeceğim diyerek iktidar olan Ak Parti’nin şu an bu isteğini 3K olarak revize ettiğini görüyoruz. Bunlar Kavga, Kaos Ve Kargaşa.</p>

<p>Düşünsenize adayı iyi olmamasına rağmen CHP 2023 genel seçimlerinde Ak Parti’nin hükümetin bütün avantajlarını kullanmasına rağmen ancak 2.turda % 52 ile seçimi kazanmıştı. CHP adayı Kemal Kılıçdaroğlu’ da % 48 oy almıştı.</p>

<p>Yani bundan 3 sene önce yapılan seçimde bile ülkenin siyasi olarak karpuz gibi ortadan ikiye bölündüğünü herkes net ve çıplak bir göz ile görebiliyor.</p>

<p>Yapılan yasal değişiklik ile cumhurbaşkanı aynı zamanda Ak Parti genel başkanı da olunca tarafsız durmak bir yana canlı yayında yaptığı bir konuşmada “<strong><em><u>CHP hararet yapacak, Dingili kıracak ve şanzımanı dağıtacak</u></em></strong>” demek bir cumhurbaşkanına yakışmaz.</p>

<p>Bu sözü duyan insanların aklına hemen Şener Şen ve İlyas Salman’ın ÇİÇEK ABBAS filminde yaptıkları sataşma akıllara geliyor. Geçme rampada beni geçerim düzde seni. Aşıksan vur saza şoförsen baz gaza…. Ülkeyi bu sözlerle mi idare edeceksiniz sayın başkanlar ?</p>

<p><strong>CUMHUR İTTİFAKI BİR YANDA MİLLİ BİRLİK VE KARDEŞLİK DİYEREK PKK İLE BARIŞ GÖRÜŞMELERİ YAPACAK, DİĞER YANDA YARIN SEÇİM OLSA CHP İMAMOĞLU İLE İLK TURDA % 58 İLE 60 ARASINDA BİR OY ALARAK SEÇİLME İHTİMALİ OLAN BİR DÖNEMDE HEM RAKİBİNİN DİPLOMASINI 35 SENE SONRA İPTAL EDECEKSİN,HEM TUTUKLAYACAKSIN HEM DE KARDEŞLİK VE MİLLİ BİRLİK DİYECEKSİNİZ BIRAKIN BUNA CHP VE MUHALİF SEÇMENİN İNANMASI AK PARTİ SEÇMENİ BİLE BU DURUMDAN CİDDİ ŞEKİLDE RAHATSIZ…</strong></p>

<p>Halkın CHP ve AK Parti’den beklentisi hepimiz aynı gemide yaşıyoruz. Ekonomi kötü olursa sadece bir partinin mensupları değil toplumun her kesimi etkileniyor. Veya beklenen deprem sadece bir partinin seçmeni için değil herkes için aynı yıkıcı etkinlikte olacağı malum iken binlerce ortak sorun ve problemimiz var iken neden kendi partilerinizin bir sonraki seçimde partinizin alacağı oy ülke menfaatlerinin üstüne geçmesi normal mi ?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HALK YAPILACAK OLAN İLK GENEL SEÇİMDE KAGVA EDEN DEĞİL SORUNLARINA MAKUL VE MANTIKLI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ GETİREN PARTİLERE OY VERECEĞİ YÖNÜNDE BİR BEKLENTİ VAR…</strong></p>

<p>Özgür özel ile Erdoğan’ın kavga etmesi halkın bir problemini çözmüyor. Verilen haklar alınamaz ilkesi açık olduğu halde sırf cumhurbaşkanı adayı olacağım diye açıklama yapan muhtemel rakibinizin diplomasını iptal edip bir gün sonrada tutuklarsanız toplumun % 75’i unu hukuki değil de siyasi olarak görür ve görüyor da.</p>

<p>Süleyman Soylu’ya mı dedi yoksa yargı mensuplarına mı dedi net olmayan bir söz için yerel mahkemenin AHMAK dediği iddiası ile İBB başkanı ve CHP’nin 15 milyon 500 bin seçmenin oyları ile CHP’ nin cumhurbaşkanı adayı olan <strong>Ekrem İmamoğlu’na</strong> yerel mahkemenin 2 yıl 7 ay 15 gün HAPİS ve 4 yıl’ da siyaset yasağı vermesini CHP seçmeninin kabul etmemesi gayet normal.</p>

<p>Çok aşırı şekilde İmamoğlu’nu düşman gibi gören Ak Parti’nin % 5 lik bir seçmeni dışında Ak Parti ‘nin seçmeni bile İmamoğlu’na verilen hapis ve siyaset yasağı cezasını ağır buluyor.</p>

<p>Süleyman Soylu defalarca İBB Başkanı İmamoğlu’na AHMAK dediği halde yargının Res’ en bir dava açmaması manidar bulunuyor. Ahmak aklını yeteri kadar kullanamayan kişilere dendiği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu söz için daha yumuşak bir ceza örneğin 7/8 ay hapis cezası kararı verilip hükmün geriye bırakılması kararı verilebilirdi.</p>

<p><strong>OLAN OLDU GEÇEN GEÇTİ CHP VE AK PARTİ HEMEN İVEDİ BİR ŞEKİLDE HALK’A FAYDASI OLMAYAN BOŞ SÖZ VE KAVGAYI ARALARAINDA BIRAKIP BİR AN ÖNCE ÜLKE MENFAATLERİNE YÖNELİK ÇALIŞMALAR YAPMALARI GEREKİR…</strong></p>

<p>İktidar partisi ana muhalefet partisi dahil hiçbir siyasi parti ile ülkeye yararı olmayan kavga ve sert sözlerden kaçınmalıdır.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan bir yurt gezisinde CHP’nin bir il veya ilçe başkanlığına gitse ne var ne yok bir çayınızı veya kahvenizi içmeye geldim dese birkaç kare foto ve kısa bir video ile milyarlarca dolar ile yamayacağınız ciddi bir huzur ve rahatlama imkanı sağlar.</p>

<p>Halkın düşündüğü bu basit, sade ve etkili eylemi Ak Partili yöneticilerinin düşünmemesi mümkün değil.</p>

<p>Bunu yapmamasının tek sebebi kalıyor. Seçmenimizi elimizde tutmak için rakiplerimi düşman gibi göstermeniz belki partinizin işine gelebilir ama ülke bundan ekonomik ve siyasi olarak çok zarar görüyor.</p>

<p>İBB başkanı dahil cezaevine atılan bir çok CHP li belediye başkanı ve bürokratların bazı hata ve eksiklikleri olabilir.</p>

<p>Aynı hata ve eksiklikleri Ak Partili belediye başkanları da yapıyor. Ancak onlara yargı bir şey yapmazken CHP’li başkanlara anında işlem yapması seçmenin gözünde kaçamıyor.</p>

<p>Bir örnek vermek gerekirse CHP’li Gaziosmanpaşa Belediye başkanı <strong>Hakan Bahçetepe’nin</strong> hataları günahları kusurları Ak Parti’li Bahçelievler Belediye başkanı <strong>Hakan Bahadır’</strong>dan daha mı az ?</p>

<p>Siyasi otorite her ne kadar 30 Ekim 2024’de Esenyurt Belediye Başkanı Prof .Dr. Ahmet Özer’in tutuklanması ile başlayan ve 19 Mart 2025’de il <strong>İmamoğlu</strong>’nun da içinde olduğu çok sayıda başkan ve bürokratın tutuklanması toplumun belleğinde derin bir travma oluşturdu.</p>

<p>Bir an evvel süreci rayına koymak hükümetin birinci önceliği olmalıdır.</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/halk-ozgur-ozeli-ve-erdogani-kavga-etmek-icin-secmedi-bir-an-once-kendinize-gelin-artik</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Nov 2025 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/11/ozgur-ozel-recep-tayyip-erdogam.png" type="image/jpeg" length="77844"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu 67. Buluşma İçin Ordu'da Halk'a Seslendi]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-67-bulusma-icin-orduya-seslendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-67-bulusma-icin-orduya-seslendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[19 Mart sivil darbesiyle özgürlüğü elinden alınan CHP’nin ve 15,5 milyon vatandaşın cumhurbaşkanı adayı, seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ordu Cumhuriyet Meydanı’nı hınca hınç dolduran on binlere, 231 gündür tutulduğu Silivri’deki hücresinden seslendi:]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>EKREM İMAMOĞLU: DÜNYA TERSİNE DÖNSE DE ORDU’NUN DERELERİ TERSİNE AKSA DA BAŞARACAĞIZ BU DÜZEN DEĞİŞECEK</strong></p>

<p>“Ülkenin huzurunu kaçıran, refahını azaltan iktidar, 2024 yerel seçimlerinde milletten esaslı bir uyarı aldı. Millet, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere çok büyük bir destek verdi ve ülkenin bir sonraki iktidarını açıkça işaret etti. O günden bugüne, her adımında daha fazla hukuk dışına çıkan, her geçen gün daha da zalimleşen bir iktidarla karşı karşıyayız.”</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyİn ÇETİNER </strong></p>

<p><strong>YENİ TERTİPLER PEŞİNDELER, YİNE BAŞARAMAYACAKLAR</strong></p>

<p>“Haksız hukuksuz davalarla, kötü muameleler ve baskılarla bizleri yıldırmaya, milletin iradesini zorbalıkla şekillendirmeye çalışıyorlar. Yalnız bizlere değil, ailelerimize karşı dahi tertipler, kumpaslar içindeler. Ama ne yapsalar millet ikna olmuyor, olmayacak. Aylarca milleti turpla, ahtapotla oyalayarak algı operasyonları yapanlar kendilerinden başka kimseyi kandıramadılar. Tüm yalanları, iftiraları dönüp onları vurdu.”</p>

<p><strong>TÜM YALANLARI, İFTİRALARI DÖNÜP ONLARI VURDU</strong></p>

<p>“Şimdi bizi terörle, casuslukla suçlayacak kadar akıldan, izandan yoksun bir halde, yeni tertipler peşindeler. Yine başaramayacaklar. Milletimiz, tertipleri de sebeplerini de çok iyi görüyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, kurdukları israf ve istibdat düzenini yalanla, zulümle ayakta tutamayacaklar. Bu düzen değişecek. Dünya tersine dönse de Ordu’nun dereleri tersine aksa da başaracağız. 86 milyon kazanacak. Her şey çok güzel olacak.”</p>

<p><strong>KURDUKLARI İSRAF VE İSTİBDAT DÜZENİNİ YALANLA, ZULÜMLE AYAKTA TUTAMAYACAKLAR</strong></p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in, önümüzdeki ilk genel seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ettiği seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yargı görünümlü iktidar kumpasıyla tutuklanmasının ardından başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” buluşmalarının Türkiye ayağının bu haftaki durağı, Ordu oldu.</p>

<p><strong>HER GEÇEN GÜN DAHA DA ZALİMLEŞEN BİR İKTİDARLA KARŞI KARŞIYAYIZ</strong></p>

<p>Ordu buluşması, Mustafa Kemal Atatürk ile tüm şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın hep bir ağızdan okunmasıyla başladı. Cumhuriyet Meydanı’nı hınca hınç dolduran Ordulular, 7 ayı geçkin süredir Silivri’de tutulan İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanları lehine sloganlar atarak, iktidarı istifaya davet etti. İmamoğlu’nun, 231 gündür tutulduğu Silivri’deki hücresinden, 67’ncİ eylem noktasına yolladığı mektubu, CHP Ordu İl Başkanı Bülent Akpınar kamuoyu ile paylaştı.</p>

<p><strong>“DİMDİK AYAKTAYIM VE YILMADAN MÜCADELE EDİYORUM”</strong></p>

<p>İmamoğlu, Akpınar tarafından okunan mektubunda şunları söyledi:</p>

<p>“Bugün, Ordu Cumhuriyet Meydanı’ndan tüm Türkiye’ye, çok güçlü bir demokrasi ve adalet mesajı veriyorsunuz. İradenize, geleceğinize sahip çıkıyorsunuz. Sizlere çok teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun. Yürüttüğü kararlı ve öncü mücadele için, Cumhuriyet Halk Partisi Ordu İl Başkanı Sayın Bülent Akpınar’a ve onun şahsında tüm örgütümüze yürekten teşekkür ediyorum. Sevgili hemşerilerim; Karadeniz benim evim, ana, baba, ata ocağımdır. Ben, burada yoğrularak bugünlere geldim. Köklerimden hiç kopmadım. Bedenim ayrı kalsa da gönlüm hep bu diyarda oldu, hep de öyle olacak. Yıllardır, her işe başlarken, bu ülke için her yeni adımı atarken hep aynı duayı ederim: ‘Allah, beni ilk önce aileme, doğduğum topraklara, sonra da İstanbul’a ve ülkeme mahcup etmesin,’ derim. Ben, bu duadan aldığım güçle, Allah’a olan inancımla, milletime duyduğum sonsuz güvenle dimdik ayaktayım ve yılmadan mücadele ediyorum.”</p>

<p><strong>“BU BİR CUMHURİYET VE DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR”</strong></p>

<p>“Bu bir cumhuriyet ve demokrasi mücadelesidir. Milletin seçilmiş temsilcilerine ve milli iradeye yönelik her türlü darbeye karşı, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyenlerin mücadelesidir. Bu bir, adalet ve hürriyet mücadelesidir. Kendisi için değil, herkes için, her yerde adaleti ve hürriyeti hakim kılmak için yola çıkanların mücadelesidir. Bu bir, bolluk ve bereket mücadelesidir. Bu ülkenin kaynakları bir avuç insanın kontrolünde olmasın, herkes hakkını alsın, herkes refaha kavuşsun isteyenlerin mücadelesidir. Bizim mücadelemiz, Türkiye’yi güçlü bir ülke yapma mücadelesidir. Ama bütün güç ve yetkileri bir kişide, bir partide toplayarak güçlü olamayız. Bir ülke, ancak kurumları güçlüyse güçlüdür. Meclis, hükümet, yargı kendi başlarına ve birbirlerine karşı güçlü olacak. Yerel yönetimler, medya, iş dünyası, sendikalar, meslek odaları güçlü olacak. Hepsinden önce, vatandaş güçlü olacak. Vatandaş; hak ve hürriyetleri, sahip olduğu maddi imkanları, güvenceleri bakımından güçlü olacak. Yöneticiler, vatandaş karşısında haddini bilecek. Hiç kimse vatandaşın sözünün üstüne söz söyleyemeyecek.”</p>

<p><strong>“TÜM YALANLARI, İFTİRALARI DÖNÜP ONLARI VURDU”</strong></p>

<p>“Ülkemiz, ekonomimiz, sanayimiz, teknolojimiz ancak böyle güçlenir, böyle büyür. Bunu başaramayan, ülkenin huzurunu kaçıran, refahını azaltan iktidar, 2024 yerel seçimlerinde milletten esaslı bir uyarı aldı. Millet, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere çok büyük bir destek verdi ve ülkenin bir sonraki iktidarını açıkça işaret etti. O günden bugüne, her adımında daha fazla hukuk dışına çıkan, her geçen gün daha da zalimleşen bir iktidarla karşı karşıyayız. Haksız hukuksuz davalarla, kötü muameleler ve baskılarla bizleri yıldırmaya, milletin iradesini zorbalıkla şekillendirmeye çalışıyorlar. Yalnız bizlere değil, ailelerimize karşı dahi tertipler, kumpaslar içindeler. Ama ne yapsalar millet ikna olmuyor, olmayacak. Aylarca milleti turpla, ahtapotla oyalayarak algı operasyonları yapanlar kendilerinden başka kimseyi kandıramadılar. Tüm yalanları, iftiraları dönüp onları vurdu.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“YENİ TERTİPLER PEŞİNDELER; YİNE BAŞARAMAYACAKLAR”</strong></p>

<p>“Şimdi bizi terörle, casuslukla suçlayacak kadar akıldan, izandan yoksun bir halde, yeni tertipler peşindeler. Yine başaramayacaklar. Milletimiz, tertipleri de sebeplerini de çok iyi görüyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, kurdukları israf ve istibdat düzenini yalanla, zulümle ayakta tutamayacaklar. Bu düzen değişecek. Hukuku ve demokrasiyi hiçe sayan, vatandaşı sadece oy ve vergi verirken kıymetli gören anlayışı tarihe gömeceğiz. Adaleti devletimizin temeli, ortak hayatımızın yüce bir değeri haline getireceğiz. Türkiye’yi; emeğiyle rahatça geçinen, geleceğinden emin, çalışkan, dürüst, mutlu insanların ülkesi yapacağız. İyiliğin, merhametin, kardeşliğin iktidarını kuracağız. Sabredeceğiz, gayret edeceğiz, cesaret edeceğiz. Ve mutlaka başaracağız. Dünya tersine dönse de Ordu’nun dereleri tersine aksa da başaracağız. 86 milyon kazanacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-67-bulusma-icin-orduya-seslendi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Nov 2025 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/11/ordu.jpg" type="image/jpeg" length="17453"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu Silivri'den Eskişehir'e Seslendi ,Neler Söyledi ?]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/silivriden-eskisehire-seslendi-neler-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/silivriden-eskisehire-seslendi-neler-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[19 Mart sivil darbesiyle özgürlüğü elinden alınan CHP’nin ve 15,5 milyon vatandaşın cumhurbaşkanı adayı, seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Eskişehir Cumhuriyet Meydanı’nı hınca hınç dolduran on binlere, 218 gündür tutulduğu Silivri’deki hücresinden seslendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SİLİVRİ’DEN ‘NADİR ELEMENTLER’ MEMLEKETİ ESKİŞEHİR’E SESLENDİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bütün devlet imkanlarıyla karşıma dikildikleri 3 seçimde de onları yenip, hemşerilerimin helal oylarıyla İBB Başkanı olmamı hazmedemeyenler, 2019’dan bu yana bir gün boş durmadılar,” diyen İmamoğlu, “Her gün yeni iftiralar, soruşturmalar, davalarla benden kurtulmaya çalışıyorlar. Yargıyı alet ettikleri kumpaslarla, tehdit ve şantajlarla, mafyatik yöntemlerle Ekrem İmamoğlu’nu milletin gönlünden silmeye uğraşıyorlar. Hırs ve kinden o kadar kontrollerini kaybettiler ki şimdi de 2019 İstanbul seçimlerinde İstanbulluların iki kere ortaya koyduğu iradeyi, bir casusluk faaliyetinin neticesi gibi göstermeye çalışıyorlar. 15,5 milyon oyla cumhurbaşkanlığına aday olmamdan, casusluk hikayeleri uydurmaya kalkıyorlar,” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner </strong></h2>

<p><strong>KİM SİYASİ RAKİBİNİ ORTADAN KALDIRMAYA, MİLLETİN İRADESİNİ BASKI ALTINAALMAYA ÇALIŞIYORSA, ASIL O ÜLKESİNE, MİLLETİNE DÜŞMANLIK EDİYORDUR</strong></p>

<p>İktidarın, casusluk hikayelerini özgür medyayı yok etmek ve Merdan Yanardağ gibi ülkesini seven, muhalif aydınları, gazetecileri susturmak için kullandığının altını çizen İmamoğlu, “Kim onlar? Koltuklarını korumak için, milletten alamadıkları meşruiyeti yabancı güçlerden dilenenler; kendi çıkarları uğruna ülkemizin stratejik avantajlarını, doğal kaynaklarını, nadir elementlerini yabancılara peşkeş çekenler. Kim bir başkasını kendi çıkarları için iftiralarla, kumpaslarla casus ilan ediyorsa, asıl o milleti ve devleti aleyhine çalışıyordur.</p>

<p><strong>ONLAR YOLUN SONUNDA, AMA BİZ YOLUN BAŞINDAYIZ</strong></p>

<p>Kim siyasi rakibini ortadan kaldırmaya, milletin iradesini baskı altına almaya çalışıyorsa, asıl o ülkesine, milletine düşmanlık ediyordur. Bu iftiraları kurgulayanlar, bu iftiralarına yargıyı alet edenler, bu iftiralara yargıda, medyada alet olanlar; günü gelecek, bu yaptıklarının hesabını hem hukuk önünde hem milletin karşısında ödeyecekler. Hem bu dünyada hem ahirette hesap verecekler,” dedi.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: ‘CASUSLUK HİKAYELERİ’Nİ UYDURANLAR,NADİR ELEMENTLERİNİ YABANCILARA PEŞKEŞ ÇEKENLER</strong></p>

<p>“İktidarda kalabilmek için, uluslararası güçlere her türlü tavizi verenler, ormanlarımızı, derelerimizi, madenlerimizi yabancılara peşkeş çekenler, şimdi de Eskişehir’in nadir element rezervlerine gözlerini dikenler, yolun sonuna geldiler,” diyen İmamoğlu, “Kazandığı parayla geçinemeyen, borçlanmadan yaşayamayan on milyonlarca dar gelirlinin, işçinin, esnafın, çiftçinin, emeklinin ahını alanlar, yolun sonuna geldiler. Ülkesinden umudu kesip yönünü yurtdışına çeviren gençlerin ahını alanlar, yolun sonuna geldiler. Ekonomik ve toplumsal hayattan dışlanan, şiddet karşısında çaresiz bırakılan, maruz kaldıkları eşitsizlikleri sorgusuz sualsiz kabul etmeleri beklenen kadınların ahını alanlar, yolun sonuna geldiler,” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>KİM BİR BAŞKASINI KENDİ ÇIKARLARI İÇİN İFTİRALARLA, KUMPASLARLA CASUS İLAN EDİYORSA, ASIL O MİLLETİ VE DEVLETİ ALEYHİNE ÇALIŞIYORDUR</strong></p>

<p>“Onlar yolun sonunda, ama biz yolun başındayız,” diyen İmamoğlu, “Onlar sandıktan, milletten köşe bucak kaçıyor, biz ise sandığa, millete koşuyoruz. Hep birlikte, canla başla, umutla cesaretle, yılmadan hedefe yürüyoruz. Çünkü bu yolun sonunda sadece iki seçenek var: Ya hep birlikte, omuz omuza vereceğiz, Cumhuriyetimize, demokrasimize, hak ve hürriyetlerimize sahip çıkacağız ya da her geçen gün daha da artan, herkesi hedef alan bir büyük zulüm ve istibdat altında kalacağız. Ya milletin kanını emen bir avuç insanı evlerine gönderip huzura ve refaha, bolluğa ve berekete kavuşacağız ya da yokluk ve yoksulluğa, haksızlık ve adaletsizliğe mahkûm kalacağız. Bunun orta yolu yoktur,” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>YOLUN SONUNA GELDİLER</strong></p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in, önümüzdeki ilk genel seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ettiği seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yargı görünümlü iktidar kumpasıyla tutuklanmasının ardından başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” buluşmalarının Türkiye ayağının bu haftaki durağı, geleceğin teknolojilerine kaynak olacak nadir elementleri bünyesinde barındıran Eskişehir oldu. Meydanı hınca hınç dolduran on binler, “Toprağımıza, Geleceğimize Sahip Çıkıyoruz” başlığıyla Eskişehir’de bir araya geldi.</p>

<p>Silivri’de tutulan İmamoğlu ve diğer belediye başkanları lehine sloganlar atan kitle, nadir elementleri yabancı ülkelerde pazarlık malzemesi yapan iktidarı istifaya davet etti. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de buluşmada birer konuşma yaptı. Akıl almaz ve hukuksuz suçlamalarla 7 ayı geçkin süredir Silivri’de tutulan, son olarak da “casusluk”la itham edilen, bu nedenle Çağlayan Adliyesi’nde saatlerdir ifade için nezarethanede tutulan İmamoğlu da Silivri’den 64’üncü eylem noktası Eskişehir’e mektup yolladı.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: “SİLİVRİ’DEN ESKİŞEHİR’E KOCAMAN BİR MERHABA!”</strong></p>

<p>İmamoğlu, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz tarafından okunan mektubunda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Silivri’den Eskişehir’e kocaman bir merhaba! Eskişehir, ülkemizin en genç, en dinamik, en üretken şehirlerinden biridir. Tarihin ve modernliğin iç içe geçtiği, müstesna bir coğrafyadır. Eskişehir, dayanışmadır, umuttur, inançtır. Burası, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı belediyeciliğinin en özel örneklerinin hayata geçtiği şehirdir. Bu vesileyle, Eskişehir’in kaderini değiştiren, milletimizin gönlünde taht kurmuş, çok değerli Yılmaz Büyükerşen hocamıza saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum, teşekkür ediyorum. Büyükerşen Hocamızın yolunda gayretle ilerleyen, Eskişehir’imize canla başla hizmet eden kıymetli başkanım Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ediyorum, kolaylıklar diliyorum. Eskişehir İl Kongresinde örgütümüzün güçlü iradesiyle yeniden il başkanı olarak seçilen, yol arkadaşım Talat Yalaz’ı tebrik ediyor, yürüttüğü kararlı mücadele için, kendisinin şahsında tüm örgütümüze yürekten teşekkür ediyorum.”</p>

<p><strong>“İBB BAŞKANI OLMAMI HAZMEDEMEYENLER 2019’DAN BU YANA BİR GÜN BOŞ DURMADILAR”</strong></p>

<p>“Sevgili dostlarım, kardeşlerim; 19 Mart’tan bu yana, yargı eliyle milli iradeyi gasp etmeyi hedefleyen, çok büyük bir siyasi operasyonla karşı karşıyayız. Milletin özgür iradesiyle seçip görev verdiği belediye başkanları ve yöneticileri iftiralarla, kumpaslarla hapsediliyor. Tutuksuz ve adil yargılanma hakları ellerinden alınıyor. Bir avuç insan, koltuklarını kaybetmemek için, önümüzdeki seçimleri bugünden baskıyla, zorbalıkla şekillendirmeye çalışıyor. Milletin iradesini yargı eliyle baskı altına almaya uğraşıyor.</p>

<p>Bütün devlet imkanlarıyla karşıma dikildikleri 3 seçimde de onları yenip, hemşerilerimin helal oylarıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmamı hazmedemeyenler 2019’dan bu yana bir gün boş durmadılar. Her gün yeni iftiralar, soruşturmalar, davalarla benden kurtulmaya çalışıyorlar. Yargıyı alet ettikleri kumpaslarla, tehdit ve şantajlarla, mafyatik yöntemlerle Ekrem İmamoğlu’nu milletin gönlünden silmeye uğraşıyorlar.”</p>

<p><strong>“HIRS VE KİNDEN O KADAR KONTROLLERİNİ KAYBETTİLER Kİ…</strong>”</p>

<p>“Hırs ve kinden o kadar kontrollerini kaybettiler ki şimdi de 2019 İstanbul seçimlerinde İstanbulluların iki kere ortaya koyduğu iradeyi, bir casusluk faaliyetinin neticesi gibi göstermeye çalışıyorlar. 15,5 milyon oyla cumhurbaşkanlığına aday olmamdan, casusluk hikayeleri uydurmaya kalkıyorlar. Bu casusluk hikayelerini özgür medyayı yok etmek, Merdan Yanardağ gibi ülkesini seven, muhalif aydınları, gazetecileri susturmak için kullanıyorlar. Kim onlar? Koltuklarını korumak için, milletten alamadıkları meşruiyeti yabancı güçlerden dilenenler; kendi çıkarları uğruna ülkemizin stratejik avantajlarını, doğal kaynaklarını, nadir elementlerini yabancılara peşkeş çekenler. Kim bir başkasını kendi çıkarları için iftiralarla, kumpaslarla casus ilan ediyorsa, asıl o milleti ve devleti aleyhine çalışıyordur. Kim siyasi rakibini ortadan kaldırmaya, milletin iradesini baskı altına almaya çalışıyorsa, asıl o ülkesine, milletine düşmanlık ediyordur. Bu iftiraları kurgulayanlar, bu iftiralarına yargıyı alet edenler, bu iftiralara yargıda, medyada alet olanlar; günü gelecek, bu yaptıklarının hesabını hem hukuk önünde hem milletin karşısında ödeyecekler. Hem bu dünyada hem ahirette hesap verecekler.”</p>

<p><strong>“ŞİMDİ DE ESKİŞEHİR’İN NADİR ELEMENT REZERVLERİNE GÖZLERİNİ DİKENLER, YOLUN SONUNA GELDİLER”</strong></p>

<p>“Kötülükleri, zalimlikleri beyhudedir. Ne yaparlarsa yapsınlar başaramayacaklar. Milletin büyüklüğü ve kudreti karşısında yenilmeye mahkumlar. Ekonomiyi batırıp, ülkeyi bitmeyen bir krizin içine düşürenler; milletin yargıya güvenini yerle bir edenler; eğitimde, sağlıkta büyük başarısızlıklara, yolsuzluklara, adaletsizliklere imza atanlar, yolun sonuna geldiler. İktidarda kalabilmek için, uluslararası güçlere her türlü tavizi verenler, ormanlarımızı, derelerimizi, madenlerimizi yabancılara peşkeş çekenler, şimdi de Eskişehir’in nadir element rezervlerine gözlerini dikenler, yolun sonuna geldiler.</p>

<p>Kazandığı parayla geçinemeyen, borçlanmadan yaşayamayan on milyonlarca dar gelirlinin, işçinin, esnafın, çiftçinin, emeklinin ahını alanlar, yolun sonuna geldiler. Ülkesinden umudu kesip yönünü yurtdışına çeviren gençlerin ahını alanlar, yolun sonuna geldiler. Ekonomik ve toplumsal hayattan dışlanan, şiddet karşısında çaresiz bırakılan, maruz kaldıkları eşitsizlikleri sorgusuz sualsiz kabul etmeleri beklenen kadınların ahını alanlar, yolun sonuna geldiler.”</p>

<p><strong>“ONLAR YOLUN SONUNDA, AMA BİZ YOLUN BAŞINDAYIZ”</strong></p>

<p>“Onlar yolun sonunda, ama biz yolun başındayız. Onlar sandıktan, milletten köşe bucak kaçıyor, biz ise sandığa, millete koşuyoruz. Hep birlikte, canla başla, umutla cesaretle, yılmadan hedefe yürüyoruz. Çünkü bu yolun sonunda sadece iki seçenek var: Ya hep birlikte, omuz omuza vereceğiz, Cumhuriyetimize, demokrasimize, hak ve hürriyetlerimize sahip çıkacağız ya da her geçen gün daha da artan, herkesi hedef alan bir büyük zulüm ve istibdat altında kalacağız. Ya milletin kanını emen bir avuç insanı evlerine gönderip huzura ve refaha, bolluğa ve berekete kavuşacağız ya da yokluk ve yoksulluğa, haksızlık ve adaletsizliğe mahkûm kalacağız. Bunun orta yolu yoktur. Sadece iki seçeneğimiz var: Ya adalet ya sefalet…</p>

<p>Ya adalet ya esaret… Her birimiz, tarafımızı seçmek ve harekete geçmek zorundayız. Eskişehir, tarafını seçmiştir. Milletimiz, tarafını seçmiştir. Şimdi dönün ve içinde olduğunuz o büyük, o kudretli kalabalığa bir bakın. İşte o gördüğünüz azim ve kararlılık ülkemizin geleceğidir. Bizler, her türlü ayrımı geride bırakmış, sadece Cumhuriyet ve demokrasi, adalet ve hürriyet, refah ve kardeşlik için bir araya gelmiş on milyonlarız. Hep bir arada ve omuz omuzayız. Sabredeceğiz, gayret edeceğiz, cesaret edeceğiz. Ve mutlaka başaracağız. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”</p>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/silivriden-eskisehire-seslendi-neler-soyledi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Oct 2025 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/10/chp-es-1.jpg" type="image/jpeg" length="56075"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarımda Malatya’dan Samsun ’a Uzanan Yolculuk]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/tarimda-malatyadan-samsun-a-uzanan-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/tarimda-malatyadan-samsun-a-uzanan-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun’a Tarım İl Müdürü olarak atanan Kemal Yılmaz “Kapımız herkese açık olacak, ortak akılla Samsun tarımını daha ileriye taşıyacağız” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin tarım ve hayvancılık alanında deneyimli bürokratlarından Kemal Yılmaz, 2025 yılı Ağustos ayı itibarıyla Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü olarak görevine başladı. Görevine başladığı ilk gün çalışanlar tarafından çiçeklerle karşılanan Yılmaz, yaptığı açıklamada Samsun’un tarımsal potansiyeline vurgu yaparak “Kapımız herkese açık olacak, ortak akılla hareket edeceğiz” dedi.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi -Faruk Serhat Tunç</strong></h2>

<p>10 Kasım 1975’te Malatya’nın Akçadağ ilçesinde doğan Kemal Yılmaz, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. 1993’te Malatya Ziraat Meslek Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Kars’ın Arpaçay ilçesindeki El Sanatları Eğitim Merkezi’nde teknisyen olarak göreve başladı. 1994-1995 yıllarında İzmir İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nde görev yapan Yılmaz, 1995’te Tokat’ın Pazar ilçesi Dereköy Tarım Merkezi’ne atandı.</p>

<p>Burada çalışırken Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tarla Bitkileri Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. 2000 yılında Ordu’nun Kabadüz İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne mühendis olarak atanan Yılmaz, 2003’te yüksek lisansını tamamlayarak “Ziraat Yüksek Mühendisi” unvanını aldı. Aynı yıl Kabadüz İlçe Müdürü oldu ve 2006 yılına kadar bu görevi sürdürdü.</p>

<p><strong>ORDU’DA 19 YILLIK HİZMET</strong></p>

<p>2006-2013 yılları arasında Ordu İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nde Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü olarak görev yapan Yılmaz, 2013’te İl Müdür Yardımcılığına atandı. 2014’te ise Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü görevine getirildi. 11 yıl boyunca bu görevde kalan Yılmaz, Ordu’da tarım, hayvancılık ve kırsal kalkınma alanında birçok projeye öncülük etti.</p>

<p><strong>ORTAK AKILLA YÖNETİM </strong></p>

<p>Samsun’daki yeni görevine hızlı bir başlangıç yapan Kemal Yılmaz, ilk mesajında iş birliği ve katılımcı yönetim anlayışını ön plana çıkardı. Yılmaz, “Tarım ve hayvancılığın önemli merkezlerinden biri olan Anadolu’nun kadim şehri Samsun’da görev yapacak olmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyorum. Kapımız herkese açık olacaktır. Üreticilerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, ziraat odalarımız, birlik ve kooperatiflerimiz, akademik kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve tarıma, hayvancılığa, ormana gönül vermiş tüm dostlarımızla ortak akılla çalışacağız. Çözüm odaklı, katılımcı bir yönetim anlayışıyla üreticimizin yanında olacağız” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TARIMINI İLERİYE TAŞIMA HEDEFİ</strong></p>

<p>Ekip ruhuyla çalışacaklarını belirten Yılmaz, Samsun’un verimli topraklarını ve güçlü üretici yapısını daha da geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Bakanlığın temel tarımsal politikalarını azim ve kararlılıkla uygulayacaklarını ifade eden Yılmaz, “Değerli üreticilerimizle gönül birliği, dayanışma ve hoşgörü içinde üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu.</p>

<p><em>Kaynak: Dünya Haber Ajansı (DHA)</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/tarimda-malatyadan-samsun-a-uzanan-yolculuk</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/08/tunc.jpg" type="image/jpeg" length="20678"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Terörsüz Türkiye Şuan Ülkemizin 1.Gündemi Olmalıdır]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/terorsuz-turkiye-suan-ulkemizin-1gundemi-olmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/terorsuz-turkiye-suan-ulkemizin-1gundemi-olmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan’ın ciddi bir risk alarak Ekim 2024’de bir inisiyatif başlatarak PKK silah bıraktığını açıklarsa kurucusu Abdullah Öcalan’a umut hakkı tanıyabiliriz demeleri ile ülke düşmanları telaşa kapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>PKK’NIN KURUCUSU ÖCALAN ARTIK SİLAHLI MÜCADELE DEVERİ BİTTİĞİNİ VE PKK’YI LAĞV ETTİM AÇIKLAMASI YAPTI…</strong></p>

<p>Abdullah Öcalan’ın PKK’nın lağvedildiği kararını okuyan DEM parti yöneticilerinin çıkışından sonra Türkiye cumhuriyeti yöneticileri bu karar çök değerli ve önemli ancak bunun anlam ifade edebilmesi ve bizimde gerekli demokratikleşmeyi başlatmamız için diğer önemli adım da PKK’nın sahip olduğu silahlarını MİT’in kontrolünde ilgili yerlere teslim etmesi raporları gelirse başta kayyum olmak üzere bir çok konuda düzenleme ve değişiklik gelebilir demişti.</p>

<p>Ayrıca Komisyon kurulma talebi de vardı. TBMM başkanı Kurtulmuş çok yakın bir gelecekte söz konusu komisyonun kurulacağını ifade etti.</p>

<p>Ülke için çok önemli olan Terörsüz Türkiye’ye geçilmesi için zaman kaybedilemeden bütün unsurları ile geçilmesi bu bölgede yaşayan herkesin yararınadır.</p>

<p>Hemen şimdi Kayyum Gitsin halkın seçtiği başkanlar görevinin başına geçsin…Ve Terör ile alakalı çıkan bütün yasalar düzenlensin ve artık her şey normalleşsin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/terorsuz-turkiye-suan-ulkemizin-1gundemi-olmalidir</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Jun 2025 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/06/ret-terorsuz-turkiyte.webp" type="image/jpeg" length="11299"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Ve CB. Adayı İmamoğlu Zindan'dan Köy Çocukluğunu Yazdı]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-ve-cb-adayi-imamoglu-zindandan-koy-cocuklugunu-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-ve-cb-adayi-imamoglu-zindandan-koy-cocuklugunu-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir köy çocuğu olarak dünyaya gelmek, hep hayatımı şekillendiren bir gerçeklik olmuştur. İçimdeki duyguyu hemen paylaşayım; dünyaya bir daha gelsem, yine bir köy çocuğu olarak hayata başlamak isterdim.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HAKSIZ VE HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE SİLİVRİ’DE TUTULAN İBB BAŞKANI VE CUMHURBAŞKANI ADAYI EKREM İMAMOĞLU, ÇOCUKLUĞUNU YAZDI</strong></p>

<h2>Köy ve Çocukluğum</h2>

<p>Bir köy çocuğu olarak dünyaya gelmek, hep hayatımı şekillendiren bir gerçeklik olmuştur. İçimdeki duyguyu hemen paylaşayım; dünyaya bir daha gelsem, yine bir köy çocuğu olarak hayata başlamak isterdim.</p>

<p><strong>23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI ÖNCESİNDE CUMHURİYET GAZETESİNDE YAYINLANAN, CUMHURİYET’İN IŞIĞINDA BÜYÜYEN BİR KÖY ÇOCUĞUNUN KALEMİNDEN ÇIKAN SATIRLARI, EKREM İMAMOĞLU’NUN ÇOCUKLUK FOTOĞRAFLARIYLA BİRLİKTE İLGİNİZE SUNARIZ…<br />
CUMHURİYETİN IŞIĞINDA BÜYÜMEK</strong></p>

<p>Ailem, Trabzon’un Akçaabat ilçesine bağlı Cevizli köyünde yaşıyordu. Köyümüz, Söğütlü Deresi boyunca sahilden güneye 12 kilometre mesafede, hafif bir tepede kurulmuştu. Kalabalık bir aile olarak üç ev yan yana yaşıyorduk. Evlerimiz, arazimizi gören bir konumdaydı. Arazimizin iki yanından akan ırmaklar, Söğütlü Deresi ile birleşiyordu. Köyümüzün doğusundaki ve güneyindeki dağlardan gelen alüvyon, kumlu ve verimli topraklar oluşturmuştu.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://istanbultimescomtr.teimg.com/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/04/imamoglu-cocukluk-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>TRABZON’UN 40 HANELİ BİR KÖYÜNDE BAŞLAYAN ÇOCUKLUĞUN, CUMHURİYET’E SARSILMAZ BİR BAĞLILIĞA DÖNÜŞMESİNİN ÖYKÜSÜ..</strong>.</p>

<p>Karadeniz’deki diğer köylere göre düz sayılabilecek güzel köyümüz Cevizli, tarım için elverişli arazilere sahipti. Ancak merkez bir köy değildi. Çevremizdeki Şinik ve Polita köyleri; sağlık ocağı, fırın, bakkal, karakol ve okul gibi imkânlarıyla daha avantajlıydı. 4 yaşıma kadar annem ve babamla köyde en son yapılan küçük bir evde yaşamışız. Çocukluk yıllarımda köyümüzün ve evimizin olduğu bölümün yolunun ve elektriğinin olmadığının altını çizmek istiyorum.</p>

<p>“<strong>BİR DAHA DÜNYAYA GELSEM, YİNE BİR KÖY ÇOCUĞU OLARAK BAŞLAMAK İSTERDİM. ÇÜNKÜ CUMHURİYET, KÖYDE DOĞAN ÇOCUĞA DA HAYAL KURMA HAKKI VERİR.”</strong></p>

<p>Evet, köy çocuğuydum ama doğumum şehir merkezinde, büyük dedemin de isteğiyle 3 Haziran 1971’de Trabzon Yenicuma Doğum Hastanesi’nde gerçekleşmiş. Dedem, ilk torun çocuğu olmam sebebiyle titiz davranıp hastanede doğmamı istemiş. 4 yaşıma kadar yaşadığım Cevizli köyünden ve o ilk çocukluk yıllarımdan pek anım yok hafızamda. Fakat elbette ki sonraki yıllarda güzel köyümüzden birçok anı benimle yaşamaya devam ediyor.<br />
&nbsp;<br />
<strong>“Yıldız” Gibi Parlayan Muhteşem Bir Köy: Yıldızlı</strong></p>

<p>Ailemin ticari yaşamını geliştirmek için uygun gördüğü Trabzon-Akçaabat arasında bulunan Yıldızlı köyüneyse 1975 yılında taşındık. Yıldızlı köyü gerçekten bir “yıldız” gibi parlayan muhteşem bir sahil köyüydü. Trabzon merkezde iş yerleri ve apartmanı olan dedem ile babamın köyde yaşamayı tercih etmesi, benim birçok şeyi deneyimlememe fırsat tanımıştır. Cevizli köyü başka bir tada ve yapıya sahip çok şirin bir köydü. Fakat yeni taşındığımız Yıldızlı köyü de diğer özellikleriyle çok renkli bir çehreye sahipti. Bu köydeki evimiz tek katlı idi. Daha sonra üç kat olacak olan evimize arazimizin içinden çıkarken dedeme ait kereste deposu ile atölyemiz ve babamın iş yerine ait büyük bir inşaat malzemesi deposu vardı. Çünkü hem dedem hem de babam Giresun, Gümüşhane, Trabzon, Rize ve Artvin illerini kapsayan ticaretleriyle gerçekten benim için ufuk açan, ticari hayatı tanıtan ve bu anlamda yol gösteren bir deneyim kazandırırken fırsatlar da sunuyordu.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Muhteşem Emekçi Bir Kadın: Canım Annem!</strong></p>

<p>Yıldızlı’da iş yerimizin dışında arazimizin kalanında tarım yapıyorduk. Tarım denince ailemin en çok çalışan isminin benim canım anneciğim olduğunu söylemek isterim. Muhteşem emekçi kadın, canım annem; sabah erkenden inekleriyle güne başlar, tütün yetiştirmeye kadar evin ihtiyaçlarını karşılardı. Çeşit çeşit sebzelerin dikili olduğu bahçemizden bereket fışkırıyordu. Ticaret, üretim, imalat derken tarım, hayvancılık, çiftçilik ile çok çalışkan ve bereketli bir evde olmanın doyumsuz deneyimiyle muhteşem bir hayat okulunun içerisinde bulmuştum kendimi.</p>

<p>Yıldızlı’ya taşınmak, annemin ailesine, yani dedem ve anneanneme komşu olmamızı sağladı. Dedem kamyonuyla nakliye ve çiftçilik yapardı. Köyümüzün sahili, deniz için uygundu. Köyümüzün sahili ve denizi çok özel bir noktaydı. “Doktor Evleri” diye anılan Trabzon’un ilk yazlık evleri köyümüzün sahilindeydi. Denize girerken çok becerikli balıkçı aileleri ile komşu olmamız, soframızda sıklıkla balıkla, hamsiyle buluşmanın tadını çıkarmamıza vesile oluyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Köyümüz aynı zamanda tatlı bir komşuluğun bol çocuklu, eğlenceli fırsatlarını bize sunuyordu. Bazı zamanlarda denizin ve sahilin bazı zamanlarda da köyümüzün güneye doğru uzanan tepelerindeki ormanlık alanın tadını çıkarırdık.<br />
&nbsp;<br />
<strong>İmece ve Yardımlaşma</strong></p>

<p>Mevsimine göre bıldırcın, ördek, dirvana gibi çeşitli kuşlarıyla; koyun, keçi, büyükbaş hayvanlarıyla; tavukları, kedileri, köpekleriyle; tütün tarlaları, geniş arazileriyle âdeta bir film platosunu andıran Yıldızlı köyü önümüzde uzanıyordu. İmece ve yardımlaşmanın yoğun olduğu köyümüzde, meşakkatli tütün üretiminin en zevkli anı, tütünleri yağmurdan korumak için raylarla damlara taşırken üstüne bindiğimizde, biz çocukların uçma hissiyle yaşadığı doyumsuz eğlenceydi. Tabii, büyüklerimizin izin verdiği ölçüde.</p>

<p><br />
Kadın ve erkekler, yan yana tütün tarlalarını belleme işleminde tempolu ve uyumlu bir şekilde, âdeta horon oynar gibi çalışırdı; bu, muhteşem bir tabloydu. Evimin penceresinden, köyümün emekçi kadın ve erkeklerini kol kola izleme fırsatını bulurdum. Bir tablo ya da film platosu gibi gördüğüm köyümde, kendimi çizgi filmlerdeki bir çocuk kahraman gibi hayal ederdim. Çizgi film demişken, elektriksiz köyüm Cevizli’den, sahil yoluna ve denize komşu, elektriği olan bir köye taşınmak, 5 yaşındaki beni ve ailemi televizyonla tanıştırdı. İlk yıllarda hayranı olduğum Heidi çizgi filminin kahramanının köyüne taş çıkartan bir köyde, şanslı bir çocuktum ben.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Dört Nesil Bir Arada</strong></p>

<p>Bir başka deneyimim, sadece annem ve babamla değil, dedem, babaannem, büyük dedem ve ninemle aynı evde yaşamamdı. Dört nesil bir arada, büyükleri ziyarete gelenlerle doyumsuz anılar dinlemek yaşamımı, zihnimi ve hayata bakışımı şekillendiriyordu. Trabzon’un ve bölgenin gelişimini, Kurtuluş Savaşı’nı, Rus işgali döneminde büyük göçlerin yaşandığı muhacirlik dönemini birebir şahitlerinden dinliyordum. Bu deneyimler, beni aileme, köyüme, şehrime, vatanıma ve bayrağıma bağlı bir birey, vatana hizmet etme borcu olduğunu bilen bir Trabzon evladı ve sonrasında Türkiye’nin evladı bir bireye dönüştürecek yolculuğun tohumlarını zihnime, ruhuma ve bedenime ekiyordu. İnsanımızı sevdiren, milletime ve ülkeme olan güzel duygularımı geliştiren bu hayat okulu, çocukluğumun temelini oluşturdu.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Oyunların Parçası Hâline Gelmek</strong></p>

<p>Yıldızlı’daki çocukluğum, arkadaşlarımla güzel oyunlar ve eğlenceli anlarla geçti. Sahil köyünde hemen yüzmeyi öğrenmiş bir çocuk olarak, köyün her yerine yayılmış oyunların parçası hâline gelmek, futbol oynadığımız sahaları kendi becerilerimizle düzenleyip turnuva gibi maçlar yapmak çok eğlenceliydi. Biraz büyük ağabeylerimizin yüksek beceriyle yaptığı tahta arabalarla tepeden sahile sürüş keyfinin parçası olmak bana çok renkli bir çocukluk yaşatıyordu. Aynı zamanda çelik çomak, misket ve uçurtma keyfi, çoklu ve renkli oyun dünyamızın diğer parçalarıydı. Bu oyunlar, köyümün bereketli topraklarında özgürce koşup oynadığımız günlerin neşesini yansıtıyordu.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Artık Okula Başlamanın Zamanı</strong></p>

<p>Bu neşeli çocukluk anıları, beni yavaş yavaş okul hayatına hazırladı. Artık okula başlamanın zamanı gelmişti. İlkokula, Trabzon merkezde, Pazarkapı Mahallesi’nde bulunan Kanuni Sultan Süleyman İlkokulu’nda başladım. Okulumun adının özelliği, Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu mahallede yapılmış olmasıydı. Okulum, dedemin iş yeriyle aynı sokakta, yani Islahane Sokağı’nda bulunuyordu; hemen karşı köşesinde, Maraş Caddesi üzerinde ise babamın iş yeri vardı. Bu nedenle, her sabah köyden şehir merkezine gelen 6 yaşındaki bir çocuk olarak, 5 yıl boyunca okul öncesinde iş yerini açan ekibe katıldım, dükkân temizliğine katkı sundum hatta ilk adımı sağ ayakla atarak dükkâna besmeleyle girmeyi ve siftah yapmayı öğrendim. Böylece küçük bir esnaf çocuk deneyimiyle hayatın bir başka eşiğine geçiyordum.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Ailemin Emeğine Tanıklık</strong></p>

<p>Okul öncesi deneyimlerim sadece dükkânla sınırlı değildi. Bazı sabahlar, okulumuzun iki sokak doğusundaki kadınlar pazarına, anneciğimin ürettiği sebzelerin, meyvelerin, tereyağı ve peynir çeşitlerinin çuvallarla taşınmasına yardım ederdim. Anneannem ve babaannemin satış yapmak için tezgâh kurmasına destek olurdum. Onların satış yapmasını izler, bazen okul sonrası satışlara bir miktar eşlik ederdim. Bu anılar, ailemin emeğine tanıklık ettiğim ve dayanışmayı öğrendiğim değerli zamanlardı.<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Çevrem Empati Duygusunu Kazandırdı</strong></p>

<p>Bu deneyimlerden sonra ilkokuluma adım attım ve güzide okulumun neşeli, iyi arkadaş ve başarılı bir öğrencisi olmanın keyfini yaşadım. İlk sınıfımda, ilk dönemde Naci Karadeniz, sonrasında Songül Aytekin, minnetle andığım öğretmenlerim oldu. Sınıfımın öğrencilerinin bir kısmının, Çocuk Esirgeme Kurumu’nun hemen karşısında olması nedeniyle oradan gelen yetim ve öksüz çocuklar olması, beni hayata daha güçlü bağlıyor, sorumluluk hissimi artırıyor ve “çok çalışmalısın” hissini kazandırıyordu. Çok güzel arkadaşlıklarım ve anne tadındaki öğretmenimin öğretileriyle ilkokul yıllarım keyifli geçti. Kitap okumayı sevmek, İş Bankası’nın kapısında Kumbara Dergisi’ni almak için her ayın ilk haftası gidip beklemek, dükkânımıza gelen gazeteleri okuma alışkanlığı, tamamen güzel öğretmenimin bana kattığı değerli kazanımlardı.</p>

<p>Okul, sadece derslerle sınırlı değildi; aynı zamanda sosyal ve sportif bir dünyaydı. Farklı kesimlerden çocuklar, köyden kente insanlar, esnaflar, emekçiler, yetim arkadaşlar; her ortama ve her insana empati duygusunu kazandırıyordu. Tarladan atölyeye, dükkândan okula, spordan kütüphaneye, her şey hayata zenginleşerek bağlanmamı sağlıyordu. Doğru öğütlerle büyümek, küçüklerini sevmek, büyüklerini saymak, otobüste yaşlıya yer vermek, yaş almış birinin çantasını pazar dönüşü evine kadar taşımak, güzel öğütlerin bana kazandırdıklarıydı. Esnaf dayanışmasını öğrenmek, kentli olmanın ve şehrine özen göstermenin detaylarını yavaş yavaş öğrenmek, hayatımın bir parçası olmaya devam ediyordu.<br />
&nbsp;<br />
<strong>İzci Olmanın Gururundan Hentbol Şampiyonluklarına</strong></p>

<p>Okul yaşamım da heyecanlı geçti. Sadece derslere girmekle yetinmedim; aynı zamanda izci oldum, her yıl Beşikdüzü’ne gidip öğretmen okulunda iki hafta kamp yaptım. İzci elbiseleriyle yakın çevrede keşiflere ve şehir için sorumluluk gezilerine gittim. Kısacası, izci olmanın gururunu yaşadım; bu, güzel çocukluk anılarımdan biri oldu.</p>

<p>Minnetle andığım bir diğer öğretmenim Haydar Kazaz’ın katkılarıyla, ilkokulum başarılı bir hentbol ocağı hâline gelmişti. Hentbol oynadım ve okul takımında okulumu temsil eden bir çocuk oldum; hem de 11 yaşında, macera gibi turnuvalarla. Düşünsenize, Trabzon şampiyonu olduk, bölge şampiyonu olduk; bu vesileyle 11 yaşında önce Ankara’ya giderek Anıtkabir’i ziyaret ettik. Ardından İzmir’e geçtik, bir gece konaklayarak İzmir Fuarı’nı gezdik, sonra Aydın’a geçerek 1982 yılında bir hafta Aydın’da kaldık. Arkadaşlarımızla birlikte Türkiye 5.’si olmayı başardık. O yıllarda ve o yaşta, Türkiye turu yapmak devr-i âlem gibiydi.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Eşit Çocukların Yaşadığı Bir Ülkede Yaşama Şansı</strong></p>

<p>Muhteşem bir çocukluk deneyimi yaşadım; eşit çocukların yaşadığı bir ülkede, farklı kentlerden çocukların bir arada olduğu muhteşem bir deneyim yaşama şansını elde etmiştim. Cumhuriyete, okuluma, öğretmenlerime ve öğrenci arkadaşlarıma ne kadar teşekkür etsem azdır. Sadece spor değil, hayat okulu, takım arkadaşlığı, takım ruhu ve birlikte başarmak gibi hayat öğretileriyle, Cumhuriyet’in 50. yılından sonra Atatürk’ün önümüze tuttuğu ışık, cesur ve yüksek becerili nesiller olmamızı sağlıyordu.</p>

<p><br />
Bu anılar, beni 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na bağlayan en güçlü duyguların temelini oluşturdu. 23 Nisan’da, farklı yıllarda ana kortejde yürüyen bir çocuk, bando takımının ya da izci takımının bir ferdi olarak yürüyüşte bulunmaktan çok heyecan duyardım. Rüya gibi Trabzon Meydan’da, inançla yaptığımız yürüyüşü dün gibi hatırlıyorum. Okulumuzdaki eğlenceli anlarda, şiir okumalarımızda ve sınıfımızı süslediğimizde içimizin neşe dolduğu gün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ydı.</p>

<p><br />
Bu bayram, sadece bir kutlama değil, Cumhuriyet’in bize kazandırdığı değerlerin bir yansımasıydı. Televizyon açılırken ya da kapanırken ekranda okunan İstiklal Marşı’na eşlik etmemiz, 10 Kasım’da Atatürk’ü anarken nemlenen gözlerimiz, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’ndaki coşkumuzla birleşen enerjimiz, 29 Ekim’de büyük güç aldığımız, yaşamımızın kaynağı Cumhuriyet Bayramı’mız ve dünyanın tek çocuk bayramı 23 Nisan; bu yıl, TBMM’nin kuruluşunun 105. yıl dönümünde kutladığımız Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız, bu topraklardaki asil duygu birliğimiz ve şansımızdır.</p>

<p><br />
23 Nisan 2025. Çocukluk anılarımı ve duygularımı, bu güzel ve kutlu günün öncesinde , başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere milletimizle paylaşmak istedim. Bizi biz yapan tarihimizi iyi öğrenerek ve Cumhuriyetimizin çocuklara verdiği öneme sahip çıkarak, 21. yüzyılda güçlü bir demokrasi ve adalet sistemiyle ülkemizi taçlandıracak bir gelecek inşa etmek hepimizin evlatlarımıza karşı görevidir.</p>

<p>Unutmayalım; Cumhuriyetimiz, çocuklarımıza fırsat eşitliğini, mutlu ve güvenli bir hayatı, kaliteli ve ücretsiz bir eğitimi sağladığı müddetçe payidar kalacaktır.<br />
Bu vesileyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği olan, gülen yüzlerinden umut bulduğumuz bütün çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, evlatlarımızın gözlerinden öpüyorum.</p>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;</strong></h2>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-ve-cb-adayi-imamoglu-zindandan-koy-cocuklugunu-yazdi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Apr 2025 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/04/imamoglu-cocukluk.jpg" type="image/jpeg" length="50108"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Lideri Özel Saraçhanede' den Çağrı Yaptı “Yapılan İş Bir Darbedir, Bir Darbe Girişimidir]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/chp-lideri-ozel-sarachanede-den-cagri-yapti-yapilan-is-bir-darbedir-bir-darbe-girisimidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/chp-lideri-ozel-sarachanede-den-cagri-yapti-yapilan-is-bir-darbedir-bir-darbe-girisimidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, şafak operasyonuyla hukuksuz bir biçimde evinden gözaltına alınan seçilmiş TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na İstanbulluların emanet ettiği İBB’den açıklama yaptı. Saraçhanedeki İBB ana yerleşkesinden mesajlarını paylaşan Özel, İstanbulluları iftarın ardından 20.30 Saraçhane’ye davet etti.  Özel şunları söyledi:]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Günün ilk saatleriyle birlikte 16 milyon İstanbulluya hizmet etmek için İstanbullular tarafından üç kez üst üste her birinde artan oylarla ve en sonuncusunda 1 milyon farkla görevlendirilmiş Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu ve 106 arkadaşımız, siyaset arkadaşımız; belediyemizin, belediyelerimizin çalışanları, bürokratları, bilim insanları, iş insanları; çağrıldıklarında gidecekleri bir yere suçlularmış gibi o kötü fotoğrafları vererek çalınan kapıların açılması beklenmeden duvar üstünden atlayarak ve karşılarındaki her şeyi yıkarak ayıplı bir muameleyle İstanbul'un iradesine saldırdılar. Yapılan iş bir darbedir, bir darbe girişimidir.”</strong></p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi -Saraçhane - İstanbul&nbsp;</strong></h2>

<p><strong>“Bunu yapmasının sebebi 31 Mart seçimlerinin Recep Tayyip Erdoğan tarafından hazmedilmemiş olmasıdır. Milletin verdiği mesajı almamıştır, yenilmeyi kabullenememiştir. Güya yenilmezdi. Bütün meşru meşrutiyetini sandıktan alıyordu. Her sandık önceden yaptıklarını ibra ediyor, temizliyor; bundan sonra yapacaklarına alan açıyor. 31 Mart'ta partisinin kurulduğu günden beri ilk kez kaybetti, ikinci parti oldu. Ve İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder dediği İstanbul'u, İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanan dediği İstanbul'u üçüncü kez Ekrem İmamoğlu'na kaybetti. Ekrem İmamoğlu onu 4 kez üst üste yendi Beylikdüzü dahil. Ona hiç yenilmedi. Kendini yenilmez gören o gece artık kaybedendi. Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra birinci partiydi. &nbsp;Ve karşısında dörttür yenemediği birisi vardı ve İstanbul'u kazanmıştı. O yüzden her gece kendi sesiyle uyanıyor; ‘İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır. İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder’. İstanbul'u kaybeden Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'yi kaybedecekti. İstanbul'u kazanan Ekrem İmamoğlu da Türkiye'yi kazanacaktı.”</strong></p>

<p><strong>“İşte bu ruh hali, işte bu psikoloji, işte bu hazımsızlık her şeyi geldiği her makamı, borçlu olduğu milletin kararına hürmetsizliği, saygısızlığı tanımamayı; öyle ya demokrasi treni, işine geldiği yere kadar binmişti, işine gelen istasyonda inecekti. Demokrasi treninden indi, darbecilerin safına o istasyonda katıldı. Tayyip Bey'in indiği istasyonda 15 Temmuz darbecileri vardır. Tayyip Bey'in indiği istasyonda Kenan Evren vardır. Tayyip beyini indiği istasyonda Türkiye Cumhuriyeti tarihinde darbeye kalkışmış, başarmış, başarmamış herkes vardır. Artık onların ruh ikizidir. Onların yolu arkadaşıdır.”</strong></p>

<p><strong>“Bu millet, bu halk devletini sever, saygı duyar, çağırır askere gider, ister vergi verir, evladını şehit verir ama devlet milletin karşısına dikilirse devletle millet yarışırsa millet kazanır. Daha önce Kenan Evren bu millete geç bu kişiyi seç dediğinde parmağıyla işaret ettiğinde sandığın birinde kendi varken onun dediğini değil bir sivil adayı seçen bu milletin feraseti; 15 Temmuz'da demokrasinin karşısındaki o meczuplar ordusuna karşı sandığı ve sandığın seçtiklerini koruyan bu millet; nasıl 31 Mart'ta valiler il başkanı, kaymakamlar ilçe başkanı, Anadolu Ajansı Cumhur İttifakı Ajansı, TRT AK Parti'nin televizyonu olmuşken karşımıza devlet dikilmişken millet kazandıysa, milletin adayı Ekrem İmamoğlu kazandıysa, &nbsp;bu sefer de milletin karşısına devleti diken Erdoğan'a karşı bu millet yine kazanacaktır.”</strong></p>

<p><strong>“Diplomayı iptal ederken aslında dün akşam Türkiye Cumhuriyeti'nde hukuk devletini, hukuk güvencesini iptal etti. Bu mantıkla artık kimsenin tapusunun, kimsenin elindeki hisse senedinin, devlet borç senedinin, banka cüzdanının hiçbirinin bir garantisi yoktur. Aynı mantıktır. 35 yıl sonra diploma iptal edenin etme gerekçesi ne? Nedir o gerekçe? Dün bir elde 28 kişinin diploması iptal edildi. Ekrem İmamoğlu benim yoldaşım. Onu ayırıyorum. Diğer 27’sinin günahı ne? 35 yıl önce Türkiye'nin 2025 bilemedin 2026 yılında ülkeyi yönetecek Cumhurbaşkanı'yla aynı sınıfta okumuş olmak. Suçları Ekrem İmamoğlu'nun, Tayyip Bey'in bileğini bükemediği bir siyasetçinin 35 yıl önce sınıf arkadaşı olmak. Böyle suç olur mu devletlerde?”</strong></p>

<p><strong>“Milletin emanetini, milletin emanetine sonuna kadar sahip çıkan bir belediye başkanına, bir belediye meclisine ve İstanbul'un iradesine katkı sağlamak, onlarla birlikte olmak, onlarla mücadele etmek için ben Saraçhane'deyim. Biz Saraçhane'deyiz, nerede olalım diye soranlara ‘Buyurun Saraçhane'ye’ diyoruz.”</strong></p>

<p><strong>“Pazar günü 81 ilde 973 ilçede, ilçelerin mahallelerinde kurulacak sandıklar tek değildir. Oraya bir sandık koyacağız, bir milyon 750 bin üyemizle adayımızı belirleyeceğiz. Ancak yanında bir sandık daha olacak. O sandığın adı dayanışma sandığıdır. O sandığa oy vermeye tüm siyasi partiler her görüş her görüşten ama demokrasiden yana olan herkes davetlidir. Bir sandıkta bir parti bugüne kadarki en demokratik yolla adayını belirleyecek ve arkasına geçecektir. Diğer sandıkta ise cumhuriyete inanan, demokrasiye inanan, sandığa inanan; o sandığın kendisinin, evladının, torununun geleceği, geleceğinin garantisi olduğuna inanan, bu ülkenin Afganistan olmamasına, Suriye olmamasına yönelik teminatın da yıllarca çalışıp, didinip aldığı evin tapusunun teminatının da bankadaki parasının teminatının da demokrasi olduğunu; böyle yamyamların bir gece sırf kendisine rakip olanın diplomasına çöktükleri gibi malına, mülküne, canına kast edilmesin diye demokrasiye ihtiyaç duyan herkesi 23 Mart'ın dayanışma sandığına bekliyoruz. Artık 23 Mart Pazar günü Cumhuriyet Halk Partisi'nin aday belirlemesini kapsayan ama aşan bir demokrasi direnişinin günüdür. Bütün Türkiye'yi dayanışma sandıklarında olmaya davet ediyorum.”</strong></p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ailesine gerçekleştirdiği ziyaretinin ardından İBB’nin Saraçhane’deki ana binasına geldi. Burada parti kurmaylarıyla toplantılar yapan Özel, süreçle ilgili bilgiler alarak gelişmeleri takip etti. Parti yöneticileri, hukuk kurmayları, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ile görüşmeler gerçekleştiren Özel, Saraçhane’den basın yoluyla şu mesajları paylaştı:</p>

<p><strong>“YAPILAN İŞ BİR DARBEDİR”</strong></p>

<p>"Maalesef bugün hoş bir güne, iyi bir güne, barış içinde, sağlık içinde bir güne uyanmayı çok isterdik. Ama bu ülkenin umudunu çalmak isteyenler bu ülkenin geleceğini çalmak isteyenler yargı eliyle uzun süredir başlatmış oldukları, sürdürdükleri tacizlerini bugün en hadsiz evresine getirdiler. Günün ilk saatleriyle birlikte 16 milyon İstanbulluya hizmet etmek için İstanbullular tarafından üç kez üst üste her birinde artan oylarla ve en sonuncusunda 1 milyon farkla görevlendirilmiş Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu ve 106 arkadaşımız, siyaset arkadaşımız; belediyemizin, belediyelerimizin çalışanları, bürokratları, bilim insanları, iş insanları; Çağrıldıklarında gidecekleri bir yere suçlularmış gibi o kötü fotoğrafları vererek çalınan kapıların açılması beklenmeden duvar üstünden atlayarak ve karşılarındaki her şeyi yıkarak ayıplı bir muameleyle İstanbul'un iradesine saldırdılar. Yapılan iş bir darbedir, bir darbe girişimidir.”</p>

<p><strong>“DÜNYANIN EN MOBİLİZE HAKİMİYDİ”</strong></p>

<p>“Bugünün İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı geçmiş dönemde hepinizin bildiği tekrar etmeyeceğim, 20’ye yakın ve tamamı siyasi davalarda, mahkeme mahkeme gezdirilip istenen, dikte ettirilen kararların alınmasının sağlandığı bir adalet giyotini, seyyar giyotin olarak gezmişti. Dünyanın en mobilize hakimiydi. En çok gezdirilen hakimiydi. Sonra ödüllendirildi siyasi bir makama gitti. Erdoğan'ın diliyle eskiden bakanlar siyasi; &nbsp;baş yardımcıları, müsteşarlar, teknikti. &nbsp;Bu yeni sistemde bakanlar teknik; yardımcıları siyasi diyordu. Ve o siyasi kişilik hakimler ve savcılar siyasete girdiklerinde milletvekili aday adayı olduklarında bile artık siyasi görüşleri belli olduğundan göreve dönemezken ülkeyi yöneten kişinin bir partinin genel başkanının siyasi bir makama getirdiği görev verdiği kişiyi İstanbul'da ihtiyacım var diye buraya geri yollamıştı. Geçmişin seyyar giyotini burada Cumhuriyet Başsavcısı oldu.”</p>

<p><strong>“MİLLETİN VERDİĞİ MESAJI ALMAMIŞTIR, YENİLMEYİ KABULLENEMEMİŞTİR”</strong></p>

<p>“9 Ekim gününden beri adaleti katletmeye başta partimiz olmak üzere tüm muhalefete saldırmaya, bunları haber yapanları da suçlu görmeye, tweet atanı suçlu görmeye, beğeni yapanı suçlu görmeye, ifadeye çağırmaya, hapse atmaya bizleri yıldırmaya ve bıktırmaya çalışıyor. Bunu yapmasının sebebi 31 Mart seçimlerinin Recep Tayyip Erdoğan tarafından hazmedilmemiş olmasıdır. Milletin verdiği mesajı almamıştır, yenilmeyi kabullenememiştir. Güya yenilmezdi. Bütün meşru meşrutiyetini sandıktan alıyordu. Her sandık önceden yaptıklarını ibra ediyor, temizliyor; bundan sonra yapacaklarına alan açıyor. 31 Mart'ta partisinin kurulduğu günden beri ilk kez kaybetti, ikinci parti oldu. Ve İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder dediği İstanbul'u, İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanan dediği İstanbul'u üçüncü kez Ekrem İmamoğlu'na kaybetti. Ekrem İmamoğlu onu 4 kez üst üste yendi Beylikdüzü dahil. Ona hiç yenilmedi. Kendini yenilmez gören o gece artık kaybedendi. Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra birinci partiydi. &nbsp;Ve karşısında dörttür yenemediği birisi vardı ve İstanbul'u kazanmıştı. O yüzden her gece kendi sesiyle uyanıyor; ‘İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır. İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder’. İstanbul'u kaybeden Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'yi kaybedecekti. İstanbul'u kazanan Ekrem İmamoğlu da Türkiye'yi kazanacaktı.”</p>

<p><strong>ARTIK DARBECİLERİN RUH İKİZİDİR</strong></p>

<p>“İşte bu ruh hali, işte bu psikoloji, işte bu hazımsızlık her şeyi geldiği her makamı, borçlu olduğu milletin &nbsp;kararına hürmetsizliği, saygısızlığı tanımamayı; öyle ya demokrasi treni, işine geldiği yere kadar binmişti, işine gelen istasyonda inecekti. Demokrasi treninden indi, darbecilerin safına o istasyonda katıldı. Tayyip Bey'in indiği istasyonda 15 Temmuz darbecileri vardır. Tayyip Bey'in indiği istasyonda Kenan Evren vardır. Tayyip beyin indiği istasyonda Türkiye Cumhuriyeti tarihinde darbeye kalkışmış, başarmış, başarmamış herkes vardır. Artık onların ruh ikizidir. Onların yolu arkadaşıdır.”</p>

<p><strong>BU HALK DEVLETİNİ SEVER, ÇAĞIRIR ASKERE GİDER, EVLADINI ŞEHİT VERİR AMA…</strong></p>

<p>“Bu yüzden tercihi bir kez daha milletin karşısına devleti dikmek olmuştur. Bu millet, bu halk devletini sever, saygı duyar, çağırır askere gider, ister vergi verir, evladını şehit verir ama devlet milletin karşısına dikilirse devletle millet yarışırsa millet kazanır. Daha önce Kenan Evren bu millete geç bu kişiyi seç dediğinde parmağıyla işaret ettiğinde sandığın birinde kendi varken onun dediğini değil bir sivil adayı seçen bu milletin feraseti; 15 Temmuz'da demokrasinin karşısındaki o meczuplar ordusuna karşı sandığı ve sandığın seçtiklerini koruyan bu millet; nasıl 31 Mart'ta valiler il başkanı, kaymakamlar ilçe başkanı, Anadolu Ajansı Cumhur İttifakı Ajansı, TRT AK Parti'nin televizyonu olmuşken karşımıza devlet dikilmişken millet kazandıysa, milletin adayı Ekrem İmamoğlu kazandıysa, &nbsp;bu sefer de milletin karşısına devleti diken Erdoğan'a karşı bu millet yine kazanacaktır. Çünkü bu millet bütün kazanımlarını camisinden özgürce okunan ezanın da dalgalanan ay yıldızlı bayrağın da kendisinin tüm özgürlüklerinin de elindeki tapusunun diplomasının da banka hesap cüzdanının da cumhuriyet ve onun var ettiği sandık güvencesinde olduğunu bilir.”</p>

<p><strong>“ARTIK KİMSENİN TAPUSUNUN, KİMSENİN ELİNDEKİ HİSSE SENEDİNİN HİÇBİRİNİN BİR GARANTİSİ YOKTUR”</strong></p>

<p>“Siz anayasayı askıya alırsanız, 35 yıl önce ve gazete ilanıyla çağırdığınız, 3 yıl boyunca kendinden önce ve kendinden sonra da olan yüzlerce arkadaşıyla birlikte başvuran birinin evraklarını inceleyip, 2 dersi hariç diğer dersleri baştan aldırtıp, ona diploma düzenleyip verdiyseniz -o üniversite doktor da mezun ediyor- 31 yıldır ameliyata girebilirsin deyip, milletin canının emanet edildiği o diplomayı veren üniversite gelen bir talimatla, hatta iki kez gelen o aparatın iki kez taciziyle ‘hadi iptal edin, hadi iptal edin’. Diplomayı iptal ederken aslında dün akşam Türkiye Cumhuriyeti'nde hukuk devletini hukuk güvencesini iptal etti. Bu mantıkla artık kimsenin tapusunun, kimsenin elindeki hisse senedinin, devlet borç senedinin, banka cüzdanının hiçbirinin bir garantisi yoktur. Aynı mantıktır. 35 yıl sonra diploma iptal edenin etme gerekçesi ne? Nedir o gerekçe? Dün bir elde 28 kişinin diploması iptal edildi. Ekrem İmamoğlu benim yoldaşım. Onu ayırıyorum. Diğer 27’sinin günahı ne? 35 yıl önce Türkiye'nin &nbsp;2025 bilemedin 2026 yılında ülkeyi yönetecek Cumhurbaşkanı'yla aynı sınıfta okumuş olmak. Suçları Ekrem İmamoğlu'nun, Tayyip Bey'in bileğini bükemediği bir siyasetçinin 35 yıl önce sınıf arkadaşı olmak. Böyle suç olur mu devletlerde?”</p>

<p><strong>“BEN SARAÇHANE'DEYİM. BİZ SARAÇHANE'DEYİZ”</strong></p>

<p>“Herkes sinmişken, herkes susmuşken İstiklal Marşı'ndaki ‘korkmayla’ ayağa kalkıp korkmayıp İstanbul Üniversitesi'nden başlayıp buraya kadar gelen, &nbsp;ne barikat, ne bir başka şey dinleyen gençlere teşekkür ediyor. Elbette örgütümüze bütün siyasi partilerin çok değerli üyelerine teşekkür ediyorum. Ne yapacaksınız? Biz burada Ekrem Başkan hakim karşısına çıkınca yanı başında, yanında, yanında olacağım ana kadar Ekrem Başkan'a emanet edilen ve Ekrem Başkan'ın hepimize emaneti İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne burada sahip çıkacağız. Buradayız bir yere ayrılmıyoruz. Sol parti ziyaret etti. Sayın Musavat Dervişoğlu sağ olsun yoldaymış geliyor. Dayanışma ziyaretlerini de burada kabul edeceğiz. Milletin emanetini, milletin emanetine sonuna kadar sahip çıkan bir belediye başkanına, bir belediye meclisine ve İstanbul'un iradesine katkı sağlamak, onlarla birlikte olmak, onlarla mücadele etmek için ben Saraçhane'deyim. Biz Saraçhane'deyiz, nerede olalım diye soranlara ‘Buyurun Saraçhane'ye’ diyoruz.”</p>

<p><strong>“DÖRT GÜN GERİYE GELİP BU PİSLİĞİ BUGÜN BAŞLATTILAR”</strong></p>

<p>“Sürecin tamamının nasıl hızlandığını, nasıl aceleye geldiğini hepiniz biliyorsunuz. Çarşamba günü işletme fakültesi diploma iptal etmeyeceği anlaşılınca birileri karalar bağlarken birileri, bir gün öncesine yetkisiz bir yönetim kurulunu çağırıp diplomayı iptal ettirdiler. Bir yandan da aylardır duyduğumuz iftira ve kumpas davalarından o mu, bu mu, bu mu değil, hepsini birden bu sabah devreye soktular. Bir tane amaç var. Bu millet bir demokrasi devrimine sandıklarından o kadar büyük bir önem verdi ki kısa şubatta 1 milyon 500 bin olan üye 1 milyon 750 bine çıkınca, bu engel tanımaz gençler baba ocağına koşturunca, hangi siyasi görüşten olursa olsun herkes bu mücadeleyi bir demokrasi teminatı olarak görünce ve Ekrem Başkan da çıkıp bütün Türkiye'yi ayağa kaldırınca hesabı şöyle yaptılar; ‘Ne gün bunların ön seçimi? Pazar’. ‘Kaç gün gözaltı süresi? Dört gün’. Dört gün geriye gelip bu pisliği bugün başlattılar. Güya bizi durduracaklar. Bugün İzmir'i durdurabildiniz mi? Ankara'yı Adana'yı Trabzon'u durdurabildiniz mi? Siz ne bizi ne. Başkanın mücadelesini durduramayacaksınız.”</p>

<p><strong>“SAĞLIĞI YERİNDEDİR. MORALİ YERİNDEDİR. KARARLILIĞI YERİNDEDİR”</strong></p>

<p>“Biraz önce avukat arkadaşlarım yanındaydı. Sizlere elleriyle yazdığı bir metni arkadaşlar paylaşmış olmalı. Bana elleriyle yazdığı metin ömrüm boyunca onur nişanımdır, saklayacağım. Ve avukatlar şunu söylüyor. Nezarethanenin morali en yüksek, başı en dik, en inanan, en güvenen, en yüksek morallisi kendisini orada tutanlar ve onunla birlikte olanlar için de yine İstanbul'un muhafızı hepimizin gelecek umutlarını muhafaza Ekrem İmamoğlu'dur. Sağlığı yerindedir. Morali yerindedir. Kararlılığı yerindedir. Umudu ve ümidi yerindedir.”</p>

<p><strong>“ARTIK 23 MART PAZAR GÜNÜ CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NİN ADAY BELİRLEMESİNİ KAPSAYAN AMA AŞAN BİR DEMOKRASİ DİRENİŞİNİN GÜNÜDÜR”</strong></p>

<p>“Kendisiyle 10 gün önce konuştuğumuzda her yerden bu kirli duyumlar gelirken Sayın Genel Başkanım ben o gün nerede olursa olayım o sandıklar kurulacak değil mi dediğinde dedim ki; eğer toprak altında değilsem o sandığın başında olacağım. O sandığın başında olacağım. Ve Son olarak elbette dört gün boyunca örgütümüzle örgütlerimizle bütün Türkiye'de, İstanbul'da olmamız gereken yerde, olmamız gereken duruşta en yüksek kararlılıkla, en büyük dirençte olacağız. Çağrılara uymaya, çağrıldığımız yere koşmaya Ekrem Başkan'a demokrasiye sahip çıkmayı hepinizi davet ediyorum. Ve artık pazar günü 81 ilde 973 ilçede, ilçelerin mahallelerinde kurulacak sandıklar tek değildir. Oraya bir sandık koyacağız, bir milyon 750 bin üyemizle adayımızı belirleyeceğiz. Ancak yanında bir sandık daha olacak. O sandığın adı dayanışma sandığıdır. O sandığa oy vermeye tüm siyasi partiler her görüş her görüşten ama demokrasiden yana olan herkes davetlidir. Bir sandıkta bir parti bugüne kadarki en demokratik yolla adayını belirleyecek ve arkasına geçecektir. Diğer sandıkta ise cumhuriyete inanan, demokrasiye inanan, sandığa inanan; o sandığın kendisinin, evladının, torununun geleceği, geleceğinin garantisi olduğuna inanan, bu ülkenin Afganistan olmamasına, Suriye olmamasına yönelik teminatın da yıllarca çalışıp, didinip aldığı evin tapusunun teminatının da bankadaki parasının teminatının da demokrasi olduğunu; böyle yamyamların bir gece sırf kendisine rakip olanın diplomasına çöktükleri gibi malına, mülküne, canına kast edilmesin diye demokrasiye ihtiyaç duyan herkesi 23 Mart'ın dayanışma sandığına bekliyoruz. Artık 23 Mart Pazar günü Cumhuriyet Halk Partisi'nin aday belirlemesini kapsayan ama aşan bir demokrasi direnişinin günüdür. Bütün Türkiye'yi dayanışma sandıklarında olmaya davet ediyorum.”</p>

<p><strong>“BİZİ BU YOLA BU ÜLKENİN KURTARICISI GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ÇIKARDI”</strong></p>

<p>“Burada olmaya, mücadele etmeye, direnmeye devam edeceğiz. Yol, yol önemlidir. Yolcunun başına neyin geldiği değil o yolun varlığı önemlidir. Biz hepimiz o yolun yolcusuyuz. Bizi bu yola bu ülkenin kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk çıkardı. Ve bu yolda dönenler olur. Bu yolda ölenler olur. Ama bu yolun yolcuları tükenmez. Son Cumhuriyet Halk Partili hapse tıkılana son Cumhuriyet Halk Partili vurulana kadar bu yolun yolcusuyuz, önderimizin gösterdiği yolda yürümeye devam ediyoruz.”</p>

<p><strong>“HEPİMİZİN SAĞLIĞI DEVLETE EMANETTİR. O EMANETE BİLE SAHİP ÇIKAMAYACAK BİR ACZİYETLE KARŞIYAYIZ”</strong></p>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Sorular ve Özel’in yanıtları şöyle oldu:</p>

<p><strong>- Ekrem Bey’in sabah saat 7.35’te evinden alındıktan sonra yaklaşık saat 9.30’a kadar avukatları ve bazı milletvekillerinin nerede sağlık kontrolünde olduğuna dair herhangi bir bilgiye erişememişlerdi. Sonrasında da sağlık kontrolüne götürülmeden usule uygun olmayacak bir şekilde önce emniyete götürüldüğüne dair bilgi geldi. Gözaltına alınma işleminden hemen sonra sağlık kontrolü süreci nasıl ilerledi? Bilginiz var mı? Detayları aktarabilir misiniz?</strong></p>

<p>“Sizin hakim olduğunuzdan daha fazla detaya hakim değilim. Ekrem Başkan'la görüşme yapan avukat arkadaş belki bu detayı öğrenmiştir ama bana aktardığı bilgiler ve notlar kısmında bu yoktu. Ancak sağlık kontrolünden geçirilmeden ve doktora götürülmek yerine bir doktorun davet edilerek şekil şartın tamamlandığı, oysa ki tam kapasitesi olan bir sağlık ünitesinde, devlet hastanesinde kontrolden geçirilmesi gerekiyordu. Şekil şartın tamamlandığı bir yerdeyiz. Kimsenin güvencesinin kalmadığı bu ortamda artık gözaltına alınanların yani hakim karar verene kadar masumiyetinden hepimizin emin olduğu insanların devlete emanet sağlıkları bile güvence halinde değildir. Hepimizin sağlığı, kendimize, ailemize emanetken özgürlüğümüz kısıtlandığı anda devlete emanettir. O emanete bile sahip çıkamayacak bir acziyetle, bir kötü niyetle karşı karşıyayız.”</p>

<p><strong>“EKREM İMAMOĞLU İSTANBUL'A VE TÜRKİYE'YE HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEK”</strong></p>

<p>-&nbsp;<strong>Dün akşam bir helalleşme oldu demiştiniz. Aktarabileceğiniz kısımlarını aktarabiliyor musunuz?&nbsp;</strong></p>

<p>“Biz haftalardır bu organize kötülüğün, bu bir kişinin kendi rakibinden kurtulmak için hukuku kendi siyasi hesaplarına alet ettiği organize kötülüğün, bunların hepsini yapabileceğini değerlendiriyorduk. Bununla ilgili partinin seçilmiş heyetleriyle ve daha dar kapsamlı Ekrem Başkan ve bizim dâhil olduğumuz birçok değerlendirmede bulunduk. Her birisi ihtimal dahilindeydi. Dün akşamüstü ve bugün hepsini birden yapmaya kalktılar. Ama bunların gözü döndü. İktidarın değişeceği de buradan belli, kabulümüz var. Biz Ekrem Başkanımızla her ayrılışta, birimiz diğerinin bulunduğu şehirden her ayrılırken, son zamanlarda her günün son telefon konuşmalarında helalleşip, ailelerimizi ve partimizi, davamızı, yürüyüşümüzü birbirine emanet ediyorduk. Dün akşam da böyle bir vedayı yaşadık. Ümit ediyorum; en kısa sürede kavuşacağız. Ve Ekrem İmamoğlu İstanbul'a ve Türkiye'ye hizmet etmeye devam edecek.”</p>

<p><strong>“EV SAHİBİMİZ EKREM İMAMOĞLU'NU BURAYI EMANET EDEN İSTANBULLULARDIR”</strong></p>

<p>-&nbsp;<strong>Burayı bırakmayacağınızı söylemiştiniz. İBB'den çıkmayacağınızı söylediniz. Bir kayyum atanması ihtimali ve endişeniz mi var? Burada siz nasıl bir taktik belirlediniz? Ne kadar süre, kimlerle birlikte olacaksınız?</strong></p>

<p>“Şunu ifade edeyim; Ekrem Başkan, Vatan Emniyet'te olduğu sürece ben burada olacağım. Ekrem Başkan, Çağlayan Adliyesi'ne geçtiğinde elbette yanında olacağım. Onun dışında hani spekülasyonlara yol açabilecek değerlendirmeler yapmak doğru değil ama şu anda hem Ekrem Başkan'a en yakın yerde ama hem de İstanbulluların Ekrem Başkan'a emanet ettiği bu mekanda olmak doğru. Biz burada bu mekanın misafirleriyiz. Ev sahibimiz Ekrem İmamoğlu'nu burayı emanet eden İstanbullulardır.”</p>

<p><strong>“CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NİN ÜLKE YÖNETİMİNİ DEVRALMAK ÜZERE BİR GERİ SAYIM İÇİNDEYİZ”</strong></p>

<p>-&nbsp;<strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanırsa sizlerin tavrı CHP'nin tavrı ne olacak? Vatandaşı sokağa çıkmaya davet edecek misiniz? Esenyurt’ta da aynısı olmuştu çünkü demokrasi nöbeti başlatmıştınız. Aynı şekilde burada da biz buradayız derken İstanbulluları, partililerinizi buraya mı davet ediyorsunuz?</strong></p>

<p>“İlk değerlendirmeyi yaptık, gayet açık söyledim. Nerede olayım diye soranlara ben buradayım, burada olun diyorum. Bunu daha açık söyleyemem. Onun dışında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin başkanına yapılan gözaltının dövize ne yaptığı, borsamıza ne yaptığı, borsamızdaki şirketlere ne yaptığı dünyada ne yankılar uyandırdığı ortada. Bu kötülüğü yapanların daha büyük kötülüklerle bu ülkeye daha ağır bedeller ödetip kendi tarihlerine de ülke tarihine de böylesine bir kara lekeyi çalmaya, cesaretleri, tenezzülleri var mı? Bunu onlara sorun. Biz bu mücadeleyi milletin emanetine sahip çıkma zemininde sürdüreceğiz. Bu artık bir geri sayımdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin ülke yönetimini devralmak üzere bir geri sayım içindeyiz. Bunun kaç gün olduğu, kaç ay olduğu ya da yılı aşıp aşmayacağının bir önemi yok. Yolun kendisi bellidir. Yolcusu bellidir. Yola çıkaran bellidir. Hedef bu ülkeyi kuran iradenin bu ülkeyi bir kez daha kurtarmak üzere iktidara gelmesidir. Bu yolda düşen düşer, ölen ölür ama kalanlar bu yolu yürür. Bu kadar net. Bu kararlılık Ekrem Başkanımın kararlılığıdır. Bu kararlılık bu ülkeyi kuran partinin kararlılığıdır.”</p>

<p>CHP lideri basın açıklamasının ardından Saraçhane’ye destek için gelenlere hitap etti. Belediye yerleşkesinin balkonundan kısa bir konuşma yapan Özel, İstanbulluları iftarın ardından 20.30 Saraçhane’ye davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: İstanbul Tİmes Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/chp-lideri-ozel-sarachanede-den-cagri-yapti-yapilan-is-bir-darbedir-bir-darbe-girisimidir</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Mar 2025 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/03/ozgur-sarac.webp" type="image/jpeg" length="74789"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu Diyarbakır'da Ön Seçim Çalışması Yaptı]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-diyarbakirda-on-secim-calismasi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-diyarbakirda-on-secim-calismasi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’nin ön seçimle belirlenecek cumhurbaşkanı aday adayı, TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, maratonun 9’uncu durağı Diyarbakır’dan seslendi. İktidar yetkililerinin halktan uzak olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Milletten o kadar uzakta duruyorlar ki… Ne yoksulluğu hissediyorlar ne çaresizliği. Sebep oldukları haksızlıkların, adaletsizliklerin milletin canını nasıl derinden yaktığını görmüyorlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İMAMOĞLU:“MİLLETTEN O KADAR UZAKTA DURUYORLAR Kİ … NE YOKSULLUĞU HİSSEDİYORLAR NE ÇARESİZLİĞİ”</strong></p>

<p>İşçi, memur, asgari ücretli, emekli, esnaf çok zorda… Anne babalar her Allah’ın günü evlatlarını doyurabilmek için çare arıyor, kuyruğa giriyor, eşten dosttan medet umuyor” dedi.&nbsp;</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi -Yenişehir -Suriçi -Diyarbakır&nbsp;</strong></h2>

<p><strong>“HİÇ KİMSE SELAHATTİN DEMİRTAŞ GİBİ BİR SİYASİ REHİNE OLARAK, HAKSIZ YERE HAPİSTE TUTULAMASIN”</strong></p>

<p>“Memleketin bereketini kaçıranların biz de uykularını kaçırdık” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Beni kabusunda görüp uyananlar var yatağından. Ben onları önümüzdeki seçime kadar kabusun kabusuna boğacağım. Bu yürüyüş genel seçimde onları evlerine yollayacak.”&nbsp;</p>

<p><strong>"BU SÖZLERİ YAZANLARIN ORTAYA KOYDUĞU ZİHNİYET GELECEKTE ADİL BİR TÜRKİYE'DE YARGILANACAK"</strong></p>

<p>“Biz ‘O gitsin, bu gelsin’ yaklaşımı içinde de değiliz. Bizim derdimiz kişilerle değil. Bizim derdimiz siyasi ikbal asla değil. Bugün kilometrelerce uzaktan buraya gelen herkesin… Evini, barkını, işini, gücünü, tarlasını bahçesini bırakıp buraya koşan hepinizin amacı aynı… Türkiye’yi bu kabustan kurtarmak istiyor muyuz? İşte amacımız, derdimiz bu.</p>

<p><strong>“TOZ ZERRESİ KADAR HAK ETMEDİĞİMİZ HALDE, ‘TERÖRİST’ YAFTASI DA YİYORUZ, ‘BARIŞ KARŞITI’ YAFTASI DA YİYORUZ”</strong></p>

<p>Çocuklarımız için… Annelerimiz için çalışıyoruz. Biz, bu eşitsiz, adaletsiz bozuk düzeni değiştirmek için yola çıktık. Biz, bu israf ve istibdat düzenine son vermek için yola çıktık. Bir daha bu ülkede hiçbir siyasi otorite milletin iradesinin üstüne kayyumlarla çökmesin diye yola çıktık. Milletin canı usandı, bezdi. Bu ülkede yargı gücünü, siyasetin silahı olmaktan kurtaralım diye yola çıktık. Bugün zalimlik yapan insanların, yöneticilerin, o bir avuç insanın yüce Türkiye yargısının o namuslu cesur hakimlerinin savcılarının bile başını öne eğen bir avuç insanın bile gelecekte evlatlarını, torunlarını koruyacak güçlü bir adalet sistemi kurmak için yola çıktık. Bundan hiç kuşkunuz olmasın… Bir kişiye göre tasarlanmış bu bozuk düzeni değiştireceğiz.” &nbsp;</p>

<p><strong>“HİÇ KUŞKUNUZ OLMASIN… BİR KİŞİYE GÖRE TASARLANMIŞ BU BOZUK DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ”&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>“Kürtler ‘bizim sorunumuz var’ dediği müddetçe ortada bir ‘Kürt sorunu’ vardır. Bu sorun diyalogla, şeffaflıkla ve mutlaka, şehit ve gazi yakınları başta olmak üzere tüm kesimlerin gönül rızasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi zemininde çözülmelidir. Hep bunları söylüyorum. Ancak biz bunları söylerken çoğu zaman taraflardan da en ağır eleştirilerin, en ağır saldırıların muhatabı oluyoruz. Toz zerresi kadar hak etmediğimiz halde, ‘terörist’ yaftası yiyoruz, ‘barış karşıtı’ yaftası yiyoruz. Ama biz, doğru bildiğimizi söylemekten bir adım geri durmadık, durmayacağız.”&nbsp;</p>

<p><strong>İMAMOĞLU:“MİLLETTEN O KADAR UZAKTA DURUYORLAR Kİ … NE YOKSULLUĞU HİSSEDİYORLAR NE ÇARESİZLİĞİ”</strong></p>

<p>“Esenyurt belediye başkanımızın ve meclis üyelerinin tutuklandığı davanın iddianamesinde savcı şöyle yazmış, ‘Batıdaki Kürtler nasıl, kendi kimlikleriyle çoğunluk olmadıkları yerde, belediye meclislerinde temsil edilirler; söz sahibi olurlar.’ Ben doğdum doğalı, Cumhuriyet kuruldu kurulalı Batıdaki Kürtler Batı’daki Kürtler diyen birini duydunuz mu? Kürt'ün Batı’da olanı Doğu'da olan olur mu? Kürt Kürt'tür. Bu memleketin temel taşıdır, temel direğidir. Bu sözleri yazanların ortaya koyduğu zihniyet gelecekte adil bir Türkiye'de yargılanacak. Bu bakış açısına göre, Kürtler ancak güneydoğudaki belediye meclislerinde temsil edilebilirler. O da kayyum atanana kadar. Batıdaki belediye meclislerinde temsil edilirse bu terörist faaliyet olacak.”</p>

<p>“Hiç kimse bir partinin genel başkanı Selahattin Demirtaş gibi bir siyasi rehine olarak, haksız yere hapiste tutulamasın. Haksızlığı, hukuksuzluğu biz aynı dille İstanbul'da da konuşuruz, Trabzon'da da, Malatya'da da, Diyarbakır'da da. Yakışmıyor. Bir partiye genel başkanlık yapmış bir insanı siyasi rehine olarak orada tutuyorsunuz. Aynı şeyi Ümit Özdağ için de yapıyorlar. Biz haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan kim varsa siyasi düşüncesi görüşü yok… Bu kardeşiniz var ya haksızlık hukuksuzluk bir AK Partili belediye başkanına yapılsın. Koşar, onun yanına gitmeyen namerttir. Ben zalimliğe karşıyım. Ben mazlumun yanındayım, haklının yanındayım. Onun için mücadele ediyorum.”&nbsp;</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ön seçimle belirlenecek cumhurbaşkanı aday adayı, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde Adıyaman, Batman, Bingöl, Bitlis, Hakkari, Malatya, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van’dan gelen partili ve vatandaşla Diyarbakır Buluşması gerçekleştirdi. İmamoğlu coşkulu salonda, “Kolları sıvadık, seni başkan yapacağız”, “İmamoğlu ile Türkiye güzel olacak”, “5. galibiyet loading” pankartları ile karşılandı. “Erdoğan’ın korkusu İmamoğlu”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganları atıldı.&nbsp;</p>

<p><strong>“TÜRKİYE'MİZ ADINA OLİMPİYAT ŞAMPİYONU İSTİYORUZ”</strong></p>

<p>Diyarbakır Buluşması’nda sırasıyla CHP Diyarbakır İl Başkanı İsmail Akyıl, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve İmamoğlu birer konuşma yaptı. İmamoğlu, Amedspor atkısı takıp, Amedspor’u desteklediğini belirterek, başarılar diledi. Bölgedeki bütün spor takımlarını yakından takip ettiğini söylen İmamoğlu, “Amedspor'a da farklı branşlarda özellikle olimpik branşlarda çok daha etkin adımlar atmasını öneriyorum. Çünkü bu kardeşiniz 2027 Avrupa Oyunlarını İstanbul'a getirdi. Allah'ın izniyle yine bu kardeşiniz sizlerin de gücüyle 2036 olimpiyatlarını İstanbul'a getirecek ve o olimpiyatlarda Diyarbakır'dan, Ağrı'dan, Van'dan, Hakkari'den Türkiye'miz adına olimpiyat şampiyonu istiyoruz” dedi. &nbsp;</p>

<p><strong>”MEMLEKETİN BEREKETİNİ KAÇIRAN BUGÜNKÜ İKTİDARDIR”</strong></p>

<p>“Bu mübarek Ramazan gününde, peygamberler ve sahabeler şehri Diyarbakır’da olmanın onurunu yaşıyorum” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:</p>

<p>“Ramazan ayı bizi Rabbimize yaklaştıran, gönüllerimizi birleştiren mübarek bir ay. Bir rahmet ve bereket ayı. Bereket bu topraklar üstünde yaşayan hepimizin hayatında çok önemlidir. Hepimiz, evimizin, işlerimizin bereketli olması için dualar ederiz. Her vesileyle birbirimize bereket dileriz. Ama bugün ülkenin neresine gitseniz, her vatandaşımız öncelikle bereketsizlikten şikayetçi. Az kazanan da çok kazanan da aynı şeyi söylüyor: ‘Elimize geçen paranın bereketi kaçtı’ diyor. Sizler benden çok daha iyi biliyorsunuz, çok daha derin yaşıyorsunuz: Memleketin bereketini kaçıran, kötü uygulamalarıyla, vatandaşını öteleyen, iten vatandaşına parmak sallayan, derdiyle dertlenmeyen, tek meselesi koltuk olan bugünün iktidardır.”&nbsp;</p>

<p><strong>“MİLLETTEN O KADAR UZAKTA DURUYORLAR Kİ … NE YOKSULLUĞU HİSSEDİYORLAR NE ÇARESİZLİĞİ”</strong></p>

<p>“Çünkü bunların işlerinde gayret yok, adalet yok, iyi niyet yok, maneviyat yok. Bunların günü kurtarmaktan, koltuklarını korumaktan başka hiçbir dertleri yok. Milletten o kadar uzakta duruyorlar ki… Ne yoksulluğu hissediyorlar ne çaresizliği. Sebep oldukları haksızlıkların, adaletsizliklerin milletin canını nasıl derinden yaktığını görmüyorlar. İşçi, memur, asgari ücretli, emekli, esnaf çok zorda… Anne babalar her Allah’ın günü evlatlarını doyurabilmek için çare arıyor, kuyruğa giriyor, eşten dosttan medet umuyor. İstanbul'da şu geçtiğimiz 4-5 ay geçen seneki 4-5 aya göre tam iki kat bizden sosyal destek için başvuru yaptı. İki kat yani milyondan 2 milyona çıktı neredeyse.&nbsp;Ailelerin iki yakası bir araya gelmiyor. Ülkenin bereketi, orta direği bütün gücünü kaybetmiş durumda.”&nbsp;</p>

<p><strong>“SANDIĞI MİLLETİN ÖNÜNE KOYACAĞIZ VE BUNLARI EVLERİNE GÖNDERECEĞİZ”</strong></p>

<p>“Eskiden ‘Anadolu Kaplanları’ dediğimiz küçük ve orta büyüklükteki işletmeler ayakta kalma çabası içinde… Ama böyle gelmiş, böyle gitmeyecek. Kararlı bir biçimde biz milletin derdine derman olmak için büyük bir azim, inanç ve kararlılıkla sizden aldığımız cesaretle yola çıktık… Asla vazgeçmeyeceğiz. Bu memleketin dilediği istediği ne varsa bizlerle beraber gelecek. Hep beraber başaracağız. Memleketin bereketini kaçıranların biz de uykularını kaçırdık. Beni kabusunda görüp uyananlar var yatağından.</p>

<p>Ben onları önümüzdeki seçime kadar kabusun kabusuna boğacağım. Bu yürüyüş genel seçimde onları evlerine yollayacak. Bir kişinin veya kadronun yürüyüşü değildir. Bu yürüyüş Cumhuriyet Halk Partisi’nin tabandan tavana yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, gelecek hafta sonu büyük bir demokrasi şöleniyle sonuçlandırılacak. Bunu tarih yazacak. Bu yürüyüş bir demokrasi devrimidir. Bu demokrasi devrimi gerçekten insanına yetkiyi veren bir yürüyüştür.&nbsp;Ve ardından göreceksiniz, sandığı milletin önüne koyacağız ve bunları ne yapacağız o sandıkta? Pazar’dan başlayan cesaretle milletimizi kucaklayarak özellikle muhalif kesimi aramıza katarak o seçimde bunları, nasıl giderler bilmiyorum geri doğru kaçarken, evlerine giderken tökezlenip yere mi devrilirler, düşe kalkar mı giderler bilmiyorum. Ama hepsini evlerine yollayacağız.”</p>

<p><strong>“SEÇİM SANDIĞI, ÜLKEMİZE BEREKET GETİRECEK”</strong></p>

<p>“Seçim sandığı, bu milletin dertlerine derman olacak tek noktadır. Ülkemize hızla bereket getirecek. Ülkemiz gayretli, adaletli, demokrat yepyeni bir yönetime kavuşacak. Biz Türkiye’de gelmiş geçmiş en demokrat, en özgürlükçü yönetimi kuracağız. Bu ülkede istibdat rejiminin bir daha gelmesine izin vermeyecek güçlü bir demokrasi sistemini inşa edeceğiz. Ülkemiz demokratik, adil ve özgürlükçü yeni sistemiyle sadece yakın coğrafyamıza değil, tüm dünyaya ilham kaynağı olacak.”</p>

<p><strong>“HİÇ KUŞKUNUZ OLMASIN… BİR KİŞİYE GÖRE TASARLANMIŞ BU BOZUK DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ” &nbsp;</strong></p>

<p>“Biz ‘O gitsin, bu gelsin’ yaklaşımı içinde de değiliz. Bizim derdimiz kişilerle değil. Bizim derdimiz siyasi ikbal asla değil. Bugün kilometrelerce uzaktan buraya gelen herkesin… Evini, barkını, işini, gücünü, tarlasını bahçesini bırakıp buraya koşan hepinizin amacı aynı… Türkiye’yi bu kabustan kurtarmak istiyor muyuz? İşte amacımız, derdimiz bu. Çocuklarımız için…</p>

<p>Annelerimiz için çalışıyoruz. Biz, bu eşitsiz, adaletsiz bozuk düzeni değiştirmek için yola çıktık. Biz, bu israf ve istibdat düzenine son vermek için yola çıktık. Bir daha bu ülkede hiçbir siyasi otorite milletin iradesinin üstüne kayyumlarla çökmesin diye yola çıktık. Milletin canı usandı, bezdi. Bu ülkede yargı gücünü, siyasetin silahı olmaktan kurtaralım diye yola çıktık. Bugün zalimlik yapan insanların, yöneticilerin, o bir avuç insanın yüce Türkiye yargısının o namuslu cesur hakimlerinin savcılarının bile başını öne eğen bir avuç insanın bile gelecekte evlatlarını, torunlarını koruyacak güçlü bir adalet sistemi kurmak için yola çıktık. Bundan hiç kuşkunuz olmasın… Bir kişiye göre tasarlanmış bu bozuk düzeni değiştireceğiz.” &nbsp;</p>

<p><strong>“ÜLKEYİ MİLLETİN HAS EVLATLARI YÖNETECEK”</strong></p>

<p>“Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni yeniden hak ettiği saygın etkili milletin gücünü hissettiren seviyeye biz kavuşturacağız. Milletimizin her bir ferdi, bu ülkenin ve devletin her bir ferdi, tek sahibi olduğunu en güçlü biçimde hissedecek, bizzat yaşayacak. Kimliği, inancı, yaşam tarzı nedeniyle hiç kimse kendini dışlanmış, güvensiz hissetmeyecek. Herkes bu güzel ülkede çocuklarını ve gençlerimizle birlikte mutlak eşitliğin ve adaletin huzuruyla yaşayacaksınız. Devletin bütün yöneticileri vatandaş karşısında haddini, hududunu bilecek. Bu devlette kişiye, partiye sadakat değil, liyakat esas olacak. Ülkeyi sadece şu ya da bu partinin evlatları değil, bir avuç insanın aileleri değil, milletin has evlatları, 86 milyon insanımızın evlatları yönetecek. Türkiye’nin yolunun, yönünün, öncelikleri belirlenecek biçimde önümüze bakacağız.”&nbsp;</p>

<p><strong>“BİZ MİLLETİN HAKLARINI SİYASİ HESAPLARINA MALZEME YAPANLARA BENZEMEYİZ ”</strong></p>

<p>“Biz bu ülkede herkesin mutlu, huzurlu ve özgürce yaşayacağı halkçı ve sosyal adaletçi bir düzen kuracağız. Hiç kimseyi piyasanın acımasız şartlarına mahkum etmeyeceğiz. Herkes barınma, beslenme, eğitim, sağlık gibi temel haklara, insanca yaşam koşullarına sahip olacak. Tarlalarında, dükkanlarında, atölyelerinde, fabrikalarında üretim yapanlar, istihdam yaratanlar erişilebilir ve adil yatırım ve ticaret şartlarına kavuşacak. Türkiye’miz; adaletin, eşit yurttaşlığın, kardeşliğin gücüyle büyüyecek, zenginleşecek ve güçlenecek.</p>

<p>Biz fırsatlarda eşit, imkanlarda adil bir Türkiye kuracağız. Güçlü, etkin, güven veren bir devleti yeni baştan inşa edeceğiz. Temellerini, değerlerini ve kurumlarını güçlü bir biçimde, cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışır biçimde inşa edeceğiz. Demokratik ve özgürlükçü yönetim bu topraklarda güçlü ve dayanışmacı bir toplumu mümkün kılacak. İşte biz bunlar için milletin hakkını kayıtsız şartsız millete vermek için yola çıktık. Sevgili dostlarım şu kadim coğrafyada GAP ki bu bölgenin talihini, kaderini değiştirecek bu coğrafyada 23 senedir defalarca bütçesi hazır yaptık, bitiriyoruz, cek, cak, diyerek milletin hakkını yediler. Bu kardeşiniz size söz veriyor. Bu coğrafyada, bu Mezopotamya'da Dicle ile Fırat arasındaki bu güzel kadim topraklarda GAP’ı hak ettiği değere kavuşturan da biz olacağız. Söz veriyorum. Biz milletin haklarını siyasi hesaplarına malzeme yapanlara benzemeyiz.”&nbsp;</p>

<p><strong>“KÜRTLERİN VE TÜM TOPLUM KESİMLERİNİN KENDİLERİNİ BU ÜLKENİN SAHİBİ, EŞİT PAYDAŞI OLARAK HİSSETMESİNİ SAĞLAMAK DEVLETİN GÖREVİDİR”</strong><br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />
“Türkiye’nin barışa, huzura kavuşması çok önemli, çok değerli bir amaçtır. Ama ne yapılacaksa, samimiyetle, şeffaflıkla, insanlıkla, tutarlılıkla yapılmalı. Siyasetin üstüne çıkmalı o duygu. Uzun zamandır tekrar ettiğimiz düşüncelerimiz var. Diyoruz ki, şiddetle, çatışmayla, terörle hiçbir sorun çözülemez. Silahlar susmalı, silahlar susmalı, silahlar susmalı… Çatışma bitmeli. Çözüm toplumun tüm kesimlerinin diyaloğuyla olmalıdır. Kürtlerin ve tüm toplum kesimlerinin kendilerini bu ülkenin sahibi, eşit ve onurlu yurttaşı, eşit hissedarı, eşit paydaşı olarak hissetmesini sağlamak hepimizin, devletin görevidir.”&nbsp;</p>

<p><strong>“SİZİ BİZİ KALDIRACAĞIZ”</strong><br />
&nbsp;<br />
“Ben Trabzon'un kırk haneli bir köyünde doğdum. Köy çocuğuyum. Liseyi bitirene kadar köyde yaşadım. Benim köyüm neyse Diyarbakır'ın köyü de aynı. Ben size bir şey söyleyeyim. Burada Diyarbakır'da köylerine gittiğim dostlarım var. Ayranını içtiğim, yemeğini yediğim dostlarım var. Açık ve net söylüyorum. Diyarbakır'ın her köyünde Diyarbakırlılar kadar sizin o topraklarınıza eşit hissedar Ekrem İmamoğlu var. Burada bulunan bütün Diyarbakırlıların her biri de benim doğduğum kırk haneli Trabzon'un Akçaabat ilçesinin Cevizli köyünde eşit hissedarsınız. Orası da sizin burası da bizim. Biziz biz. Sizi bizi kaldıracağız. Eşit hissedarlık, eşit paydaşlık, cumhuriyetin temel duruşudur.”</p>

<p><strong>“TOZ ZERRESİ KADAR HAK ETMEDİĞİMİZ HALDE, ‘TERÖRİST’ YAFTASI DA YİYORUZ, ‘BARIŞ KARŞITI’ YAFTASI DA YİYORUZ”</strong></p>

<p>“Kürtler ‘bizim sorunumuz var’ dediği müddetçe ortada bir ‘Kürt sorunu’ vardır. Bu sorun diyalogla, şeffaflıkla ve mutlaka, şehit ve gazi yakınları başta olmak üzere tüm kesimlerin gönül rızasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi zemininde çözülmelidir. Hep bunları söylüyorum. Ancak biz bunları söylerken çoğu zaman taraflardan da en ağır eleştirilerin, en ağır saldırıların muhatabı oluyoruz. Toz zerresi kadar hak etmediğimiz halde, ‘terörist’ yaftası yiyoruz, ‘barış karşıtı’ yaftası yiyoruz. Ama biz, doğru bildiğimizi söylemekten bir adım geri durmadık, durmayacağız.”&nbsp;</p>

<p><strong>“BELEDİYE YÖNETİCİLERİMİZ, MECLİS ÜYELERİMİZ TUTUKLANIYOR”</strong></p>

<p>“Hakkımızda davalar açılıyor. Örneğin Esenyurt Belediye Başkanımız, Ahmet Özer, kayyum atandı görevden alındı. Ovacık Belediye Başkanımız Mustafa Sarıgül, uyduruk sebeplerle teröre destek olmakla suçlanıyor, görevden alınıyor, hapse atılıyor. Türkiye’mizde en büyük Kürt nüfusunun yaşadığı şehir olan İstanbul’da 2019’dan bu yana ‘İstanbul İttifakı’ dediğimiz Allah’ın izniyle Türkiye İttifakı diyeceğimiz, bir sandık ittifakı yaptığımız için…. Diğer yurttaşlarımız gibi, eşit ve onurlu vatandaşlar olarak gördüğümüz Kürt hemşerilerimin de Belediye Meclislerinde temsil edilebilmesini sağladığımız için belediye yöneticilerimiz, belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz tutuklanıyor.”</p>

<p><strong>“BU SÖZLERİ YAZANLARIN ORTAYA KOYDUĞU ZİHNİYET GELECEKTE ADİL BİR TÜRKİYE'DE YARGILANACAK”</strong></p>

<p>“Esenyurt belediye başkanımızın ve meclis üyelerinin tutuklandığı davanın iddianamesinde savcı şöyle yazmış, ‘Batıdaki Kürtler nasıl, kendi kimlikleriyle çoğunluk olmadıkları yerde, belediye meclislerinde temsil edilirler; söz sahibi olurlar.’ Ben doğdum doğalı, Cumhuriyet kuruldu kurulalı Batıdaki Kürtler Batı’daki Kürtler diyen birini duydunuz mu? Kürt'ün Batı’da olanı Doğu'da olan olur mu? Kürt Kürt'tür. Bu memleketin temel taşıdır, temel direğidir. Nerede olursa olsun benim vatandaşımdır, yurttaşımdır, hemşehrimdir.</p>

<p>Bunu bir Savcı suç isnadı adına iddianamesine yazıyor. Batı’daki Kürtler ne demek Allah aşkına? Fark mı var Batı'daki Kürtler, Doğu’daki Kürtler? Ne olur fark en fazla? Ne bileyim burada Diyarbakır'da tarladayken başka bir şey giyer de Nişantaşı'nda gezerken başka bir elbise giyer. Fark o kadar olur. Bu sözleri yazanların ortaya koyduğu zihniyet gelecekte adil bir Türkiye'de yargılanacak. Size söz veriyorum. Ayrılıkçı zihinleri yargılanacak. Bu milleti bölemeyecekler. Bu ülkede Türkler, Kürtler aynı haklara sahipler.</p>

<p>Nerede olursa olsunlar. Böylesi bir metni iddianameye yazmak nasıl bir aklın ürünü? Zannetmesinler o insanları ve o insanlardan kurmak istedikleri düzen üzerinden bizi yargılayabilecekler. Bizi yargılasanız ne olur? Biz diye Cumhuriyeti Devleti'nin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kadim aklının ve 86 milyon insan vicdanındaki mahkemeye emanetiz. Orada yargılanırız. Bu bakış açısına göre, Kürtler ancak güneydoğudaki belediye meclislerinde temsil edilebilirler. O da kayyum atanana kadar. Batıdaki belediye meclislerinde temsil edilirse bu terörist faaliyet olacak.”</p>

<p>&nbsp;<strong>“ADALET BAKANI SİZE DE DUYURUYORUM. HEMEN ORADA BUNU TARTIŞMALI VE YARGILAMALISINIZ”</strong></p>

<p>“Hakimler Savcılar Kurulu (HSK) ne iş yapıyor, buradan HSK'daki temsilcilere duyuruyorum. Siyasi parti temsilcileri var. Onları da duyuyorum. Zamanınızın ne olduğu önemli değil. Vaktiniz ne kadar kaldı? Seçim ne zaman? Onu unutun. Siyasi partilerin temsilcileri, o savcı bunu yazıyorsa, HSK görev yapacaksa Adalet Bakanı size de duyuruyorum. Hemen orada bunu tartışmalı ve yargılamalısınız. Ben avukat değilim. Ama benim vicdanım var, adaletim var. Evrensel hukuka inanırım. Bu memleketin hukukuna, yargısına inanırım. Zihniyetleri bu arkadaşlar bunların. Böyle bir yaklaşım barışın da demokrasinin de özüne ve ruhuna aykırıdır. Bu zihniyeti hep beraber hukuktan da siyasetten de temizleyelim!”</p>

<p><strong>“KADİFE ELDİVEN İÇİNDE DEMİR YUMRUK BU MEMLEKET İÇİN EN BÜYÜK TEHLİKEDİR”</strong></p>

<p>“Güven ve adalet çok önemlidir. Bugün ak dediğine yarın ara diyenler güven ve adaleti sağlayamazlar. Güvencemiz Cumhuriyet ve Cumhuriyet yeni bir paydaşlık eşit hissedarlık üzerine yürünen bir yol almalıdır. Ve kadife eldiven içinde demir yumruk bu memleket için en büyük tehlikedir. Buna fırsat vermeyeceğiz. Biz devletin elini, dün köyüme gittim, yüz yaşına yaklaşan anneannemin pamuk ellerinden öptüm, o pamuk elleri ben doğdum doğalı yanağımda, her evde o el vardır, işte biz devletin elini o sıcacık annelerin sıcacık anneannelerin, babaannelerin yumuşacık eli olarak 86 milyon insana uzatmaya geliyoruz.”</p>

<p>&nbsp;<strong>“HEPİMİZ AYNI ÇINARIN DALLARIYIZ!”</strong></p>

<p>“Bugün buraya sizinle birlikte yeni bir geleceği kurmaya geldim! Yaralarımızı sarmaya, kırılmış gönülleri onarmaya, bölünmüş yürekleri bir araya getirmeye,&nbsp;özlemini duyduğumuz barışı hep birlikte inşa etmeye geldim! Ben buraya, birleştiren, kucaklaştıran, anlayan ve hisseden bu yüreğimle geldim.&nbsp;Çünkü biliyorum ki: Bu ülkenin efendileri yoktur, ikinci, üçüncü sınıf vatandaşları da yoktur! Bu ülkenin en büyük gücü,&nbsp;paydaşlığı, birliği ve ortak geleceğidir! Bu topraklarda&nbsp;hiçbirimiz diğerimizden üstün değiliz, hiçbirimiz diğerimizden eksik değiliz! Hepimiz aynı çınarın dallarıyız! Bize yukardan bakan al bayrağımız var.”</p>

<p><strong>“TÜM HUKUKSUZLUKLARA KARŞI&nbsp;DİMDİK DURALIM”</strong></p>

<p>“Ben buraya büyük bir kardeşlik bayrağını taşımaya geldim! O bayrağı sizden almaya geldim. Bugün burada,&nbsp;yeni bir dönemin kapısını&nbsp;aralamak için bir aradayız! Gelin, birlik olalım… Bu bozuk düzeni, bu korku düzenini hep birlikte değiştirmeye söz verelim! Hukuksuzluğu bitirmeye söz veriyor muyuz? Adaletsizliği, ayrımcılığı, yoksulluğu, umutsuzluğu bitirmeye söz veriyor muyuz? Tüm haksızlıklara, tüm hukuksuzluklara karşı&nbsp;dimdik durursak bu sözümüzü yerine getireceğiz.”&nbsp;</p>

<p><strong>“HİÇ KİMSE SELAHATTİN DEMİRTAŞ GİBİ BİR SİYASİ REHİNE OLARAK, HAKSIZ YERE HAPİSTE TUTULAMASIN”</strong></p>

<p>“Söz verelim ki, artık halkın seçtiği yöneticiler, halkın iradesi dışında görevden alınamasın! Demokrasiye darbe vuran kayyum düzeni milletin hafızasından silinip gitsin! Adaletin terazisi, kimsenin elinde bir oyuncak olmasın! Hiç kimse bir partinin genel başkanı Selahattin Demirtaş gibi bir siyasi rehine olarak, haksız yere hapiste tutulamasın.</p>

<p>Haksızlığı, hukuksuzluğu biz aynı dille İstanbul'da da konuşuruz, Trabzon'da da, Malatya'da da, Diyarbakır'da da. Yakışmıyor. Bir partiye genel başkanlık yapmış bir insanı siyasi rehine olarak orada tutuyorsunuz. Şimdi aynı şeyi Ümit Özdağ için de yapıyorlar. Biz haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan kim varsa siyasi düşüncesi görüşü yok. Bu kardeşiniz var ya haksızlık hukuksuzluk bir AK Partili belediye başkanına yapılsın. Koşar onun yanına gitmeyen namerttir. Ben zalimliğe karşıyım. Ben mazlumun yanındayım, haklının yanındayım. Onun için mücadele ediyorum. Türkiye bundan böyle sonsuzluğa kadar barışın ülkesi olsun.”&nbsp;</p>

<p><strong>“BENİM RUHUMDA “ÖTEKİ” KAVRAMINA YOK Kİ”</strong></p>

<p>“Bu ülkede ‘Hepimiz kardeşiz’ demeyen siyasetçi yok. Ben de öyle diyorum, buna da yürekten inanıyorum. Ama bazı siyasetçiler ‘Hepimiz kardeşiz’ derken, aslında ‘Kardeşiz ama ben büyük abiyim, ben ne dersem o olur’ demek istiyorlar. Ben, o siyasetçilerden biri değilim. Hiç olmadım ve asla olmayacağım. Ben her zaman, ‘Bu ülkede 86 milyon vatansever var’ derim. Ülke nüfusunu abiler veya küçük kardeşler olarak görenlerden olmadım. Olmayacağım. Çünkü benim ruhumda ‘öteki’ kavramı yok ki.&nbsp;</p>

<p><strong>“BU KAVRAMLARIN İÇİNİ BOŞALTMAK, DEMOKRASİMİZE YAPILABİLECEK EN BÜYÜK KÖTÜLÜKLERDEN BİRİDİR”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hangi kimlikten, hangi inançtan, hangi siyasi görüşten olduğuna bakmaksızın, milletin tamamını, 86 milyon vatandaşımızın her birini bu ülkenin eşit sahibi ve onurlu hissedarı olarak görürüm. Partimizin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ demiş. Aslında tam da bunu kast ediyordu.</p>

<p>Devletimizi, milli birliğimizi, siyasal sistemimizi üzerine inşa ettiğimiz temel kavramlar benim için hayati önemdedir: Yani cumhuriyet, demokrasi, laiklik, hukukun üstünlüğü, sosyal devlet, sosyal adalet... Bunların her birisi çok değerlidir. Bu kavramların içini boşaltmak, değersiz ve geçersiz hale getirmek, devletimize, birliğimize, demokrasimize yapılacak en büyük kötülüklerden biridir.”</p>

<p><strong>“TARLADA, EVDE, İŞTE, OKULDA UMUT ALEVLERİ YÜKSELİYOR”</strong></p>

<p>“Cumhuriyeti, demokrasiyi, laikliği, hukukun üstünlüğünü, sosyal devleti olması gerektiği gibi hayata geçirdiğimizde bu güzel ülkenin bu aziz milletin bütün sorunlarını çözeriz. Bu memlekete bereket, huzur yağar. Cumhuriyet Halk Partisi işte bu inancın, bu kararlılığın partisidir. Tarih boyunca bu yolda öncülük üstlenmiştir. 23 Mart’ta yine çok önemli bir öncülük üstleneceğiz. Tarlada, evde, işte, okulda umut alevleri yükseliyor. Bir demokrasi devrimine imza atacağız ve partimizin Cumhurbaşkanı adayını bütün üyelerin katılacağı ön seçimle belirleyeceğiz. Parti içi demokrasiyi tam anlamıyla hayata geçireceğiz. Ülkede gerçek demokrasiyi hakim kılacağız. Onun için, bu bir devrimdir diyoruz.”</p>

<p><strong>“BÖYLE ÖN SEÇİM Mİ OLUR DİYENLER ŞİMDİ TELAŞLANMAYA BAŞLADI…”</strong></p>

<p>“23 Mart’ta önce biz Cumhuriyet Halk Partililer ayağa kalkacağız, sonra milletimizin değişim umudu dalga dalga büyüyecek ve iktidar olacağız. Yalnız biz değil, eşitlik, adalet, özgürlük isteyen herkes iktidar olacak. Türkiye’nin cumhuriyetçileri, demokratları, yurtseverleri iktidar olacak. Devlete çöreklenmiş o bir avuç insan kaybedecek, Türkiye kazanacak. Bir hafta öncesine kadar ön seçime ne gerek var, böyle ön seçim mi olur diyenler iktidar adına konuşanlar, iktidar adına iktidarın kanallarında bizim ön seçimi aşağılayanlar şimdi telaşlanmaya başladı. Her gün bir şey yumurtluyorlar. Başlattığımız bu büyük demokratik katılım sürecinin evlerde, iş yerlerinde, tarlada, fabrikada ovada şehirde umut olduğunu ülkenin her yöresinde kıvılcım ateşlerini nasıl hızla yaktığını gördüler…”</p>

<p><strong>“35 YILLIK DİPLOMAMI GEÇERSİZ İLAN ETMEK ÜZERE KİMİLERİ ADETA SEFERBERLİK İLAN ETTİ”</strong></p>

<p>“Bu kıvılcım ateşlerinin birleşerek gelecek Pazar günü nasıl bir büyük umuda dönüştüğünü görecekler. Umudun ülkeyi nasıl değiştireceğini görecekler… İktidar bu gidişi çok iyi gördüğü için yargı eliyle partimize ve bana karşı daha büyük, kapsamlı ve daha aceleci bir saldırıya geçti. Ben birdenbire, hakkında 25 yıl hapis cezası, 5 kez de siyasetten yasaklanma talep edilen bir siyasetçiye döndüm. 35 yıllık diplomamı geçersiz ilan etmek üzere kimileri adeta seferberlik ilan etti. Saraylardan kimlerin arandığı bizlerin de kulaklarına geliyor. Belediyemizin, hepsi iktidarın kontrolündeki kurumlar tarafından binden fazla denetlenmiş, şeffaf ihaleleri birden bir suç örgütünün faaliyetiymiş gibi gösterilmeye başlandı.”</p>

<p><strong>“BU YARGI ELİYLE SİYASET MÜHENDİSLİĞİDİR”</strong></p>

<p>“Bu kamusal vesayet hakkının, haksız ve gayri meşru kullanımıdır. Bu yargı eliyle siyaset mühendisliğidir. Bütün dertleri, benim Erdoğan’ın karşısında seçime girmemi önlemek. Çünkü neden korkuyorlar, 5’ten korkuyorlar. Korksunlar. Daha önce seçimlerde İstanbul’da başlarına geleni gayet iyi biliyorlar. Onun için, bütün gayrı meşru yöntemlerle beni saf dışı bırakıp, muhalefetin adayını kendileri belirlemek istiyorlar. Derdi belli… Planı ortada…”<br />
&nbsp;</p>

<p>Ahmed Arif’in dizelerini okuyan İmamoğlu, şunları söyledi:</p>

<p>“Ne demişti bu toprakların ozanı rahmetli Ahmed Arif hatırlayın…&nbsp;</p>

<p>‘Bunlar, <br />
Engerekler ve çıyanlardır, <br />
Bunlar, <br />
Aşımıza, ekmeğimize <br />
Göz koyanlardır, <br />
Tanı bunları, <br />
Tanı da büyü…’</p>

<p><strong>“BEN BÖYLE NAMERTLİKLERE PABUÇ BIRAKMAM”</strong></p>

<p>“Ama buradan bir kez daha meydan okuyorum. Ben böyle namertliklere pabuç bırakmam. Şart olsun ki, nefes aldığım sürece, sesim çıktığı müddetçe adaletsizliğe, zalimliğe direnirim. Hak yemem hakkımı da yedirmem… Milletimin hakkını da yedirmem, böyle biline! Ama bu artık benim şahsi bir meselem olmaktan çoktan çıktı. Muhalefete aday gösterme hakkı bile tanımayan bir iktidarın sonraki adımları ülkemize çok acılar yaşatır. Onun için, demokrasi isteyen, adalet isteyen herkesin bu konuda çok duyarlı olması şarttır.”</p>

<p><strong>“TÜRKİYE KAZANACAK, CUMHURİYET HALK PARTİSİ BAŞARACAK”</strong></p>

<p>“Cumhuriyet Halk Partili yol arkadaşlarımın sandıklara koşacağından, iktidara hak ettiği demokrasi hak ettiği dersi vereceklerine eminim. Sonra bütün ülkede değişim umudunu örgütleyeceğimizden eminim. Yenilecekler… Güler yüzümüze yenilecekler… Temiz kalplerimize yenilecekler… Tevazumuza, hoşgörümüze yenilecekler. Göreceksiniz, Türkiye kazanacak, Cumhuriyet Halk Partisi başaracak.”</p>

<p><strong>“DOĞACAK GÜNEŞİN MÜJDECİSİ OLMAYA GELDİK”</strong></p>

<p>&nbsp;Peygamberlerin, sahabelerin, bilgeliğin şehri Diyarbakır, sen çok acı gördün, çok sınandın, çok direndin. Ama biz biliyoruz ki,&nbsp;zemheri ne kadar sert geçerse geçsin,&nbsp;eninde sonunda bahar gelir! O bahar geliyor. Karanlık ne kadar uzun sürerse sürsün, güneş mutlaka doğar… İşte biz bunun için buradayız. Kürt’ün, Türk’ün, Arap’ın, Süryani’nin,&nbsp;Ezidi’nin, Alevi’nin, Sünni’nin ortak geleceği için doğacak güneşin müjdecisi olmaya geldik. Hep birlikte nefes aldığımız,&nbsp;halaylarla, türkülerle, kucaklaşmalarla güçlendiğimiz aydınlık günlerin haber vermeye geldik! Tüm ülkemizi karanlıktan kurtarmaya geldik. Buradan&nbsp;tüm Türkiye’ye birlikte sesleniyoruz: Biz birlikte güçlüyüz, birlikte varız. Birlikte milletiz, birlikte güzeliz! Ve bugün, Diyarbakır’dan,&nbsp;Newroz’un, baharın, uyanışın, kardeşliğin ve barışın bayramı müjdeli haliyle kutlu olsun. Newroz’unuz&nbsp;kutlu, birliğimiz daim olsun! Newroz Piroz Be!”</p>

<p><strong>“TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ YAKIN COĞRAFYAMIZDA YAŞAYAN HERKESİN TEMİNATI OLMALIDIR”</strong></p>

<p>“Mübarek Ramazan Bayramınızı da şimdiden kutluyorum. Hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sözlerime son vermeden önce, bize birimizin acısının diğerinin de acısı olduğunu hatırlatan 16 Mart Halepçe katliamını bir kez daha kınıyorum, bir daha bu coğrafyada böyle katliamların yaşanmamasını diliyorum. Hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti yakın coğrafyamızda yaşayan herkesin teminatı olmalıdır. Türkiye yanı başımızdaki, Tartus'taki Alevi katliamına karşı da dimdik ayakta durmalıdır.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Devleti yanı başımızda Alevinin de, Kürt'ün de, Arap'ında, Yezidi'nin de Türkmen'in de hepsinin yaşam kalitesi için vardır. Bizi doğusuyla batısıyla bir araya getiren, tüm emperyalistlere ders veren bir direniş destanı olan 18 Mart Çanakkale Zaferini de kutluyorum. Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu büyük direnişin bütün kahramanlarını rahmet ve minnetle anıyorum. Kendinize, bu aziz millete güvenin. Güzel günlere inancınızı hiç yitirmeyin. Dayanışmanın ve umudun önünde hiçbir güç duramaz. Hele hele o bir avuç insan ve o hiç duramaz. Onun için diyorum ki: Kurtuluş yok tek başına, haydi herkes, görev başına. &nbsp;Herkes her CHP’li, inançla, sevinçle, azimle 23 Mart’ta sandık başına.”&nbsp;</p>

<p>İmamoğlu, Diyarbakır Buluşması’nın ardından Suriçi’ne hareket etti. Suriçi esnafını ziyaret eden İmamoğlu, coşkuyla karşılandı. Esnaf ziyaretinin ardından İmamoğlu, Erzincan Buluşması’na gitmek üzere yola çıktı.</p>

<h2><strong>Kaynak :İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)</strong></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-diyarbakirda-on-secim-calismasi-yapti</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Mar 2025 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/03/diyarbakir-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="47587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu'ndan İzmir Bombası, Konuşması ile Tozu Duman'a Kattı]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglundan-izmir-bombasi-konusmasi-ile-tozu-dumana-katti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglundan-izmir-bombasi-konusmasi-ile-tozu-dumana-katti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’nin ön seçimdeki cumhurbaşkanı aday adayı TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘büyük yolculuğunu’, Kurtuluş Savaşı’nın noktalandığı İzmir’den başlattı. İzmir’de ilk olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın anıt mezarını ziyaret eden İmamoğlu, “Bugün, yeni bir yolculuğun ilk adımını hep birlikte atıyoruz” diyerek başladığı konuşmasında çarpıcı mesajlar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İKTİDAR ZALİMLİĞİNE YENİ BİR SAYFA EKLEDİ&nbsp;TANIDIĞIM, TANIMADIĞIM İNSANLARIN MAL VARLIKLARINA EL KOYMUŞLAR&nbsp;</strong></p>

<p>“Biz, yalnızca seçimi kazanmanın değil, milletçe birliğimizi, kardeşliğimizi yeniden kazanmanın peşindeyiz” diyen İmamoğlu, “Biz bu ülkeyi; ortak acılarımızı, mutluluklarımızı bile partizanlıkla zehirlemeye çalışan; milletimizi ayrıştırarak iktidarda kalmaya uğraşan bir avuç insandan kurtaracağız” ifadelerini kullandı. İktidarın en korktuğu şeyin sandık olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Onlara sandığı göstereceğiz. Cumhuriyetin ilanından bugüne, artık bu ülkede seçilmişlerin değil, seçenlerin üstün olduğunu hatırlatacağız.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner&nbsp;</strong></h2>

<p><strong>CESARETİNİZ VARSA KARŞIMIZA ÇIKIN</strong></p>

<p>Herkes görüp anlayacak ki; mühür, kendini sultan sananlarda değil, millettedir. Onun için ön seçimde atacağınız her oy, demokrasinin, milli iradenin değerini gösterecek ve sandıktan kaçanları zangır zangır titretecek. CHP’liler olarak, 23 Mart’ta, bu bozuk düzeni değiştirmeye kararlı olduğumuzu en güçlü şekilde göstereceğiz. Ve sonra bu mücadele dalga dalga büyüyecek. Ön seçimde işte bu gerçeği göstereceğiz. CHP’nin zulme karşı tek yürek, tek bilek olduğunu göstereceğiz. O bir avuç bu zalimliği yapan insanın uykularını kaçıracağız” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>MİLLETİN TARİHTE GÖRMEDİĞİNİZ DEMOKRASİ TOKADINI YİYECEKSİNİZ</strong></p>

<p>“Sarayda oturup, ülkeyi yönetmek gibi bir hayalimiz yok” diyen İmamoğlu, “Ben bir makama değil, zorlu bir mücadeleye adayım. Tek derdim ve hayalim, bu iktidarın yerle bir ettiği devlet yapısını, ekonomiyi, demokrasiyi, hukuku, eğitimi, sağlığı sizlerle birlikte inşa etmek. Devleti bir avuç insanın çıkarının değil, milletin bekçisi haline getirmek. Bunu nasıl yapabiliriz? Hep birlikte yapabiliriz. Hep birlikte başarabiliriz. İşte bu mücadelenin en çalışkan rehberi olma iddiasıyla partimin ve milletimizin cumhurbaşkanı adayı olmaya talibim” şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p><strong>BİR EKREM’E BİR ŞEY OLACAKMIŞ; MİLYONLARCA EKREM VAR SENİ İSTEMEYEN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İktidarın yeni baskı modelini kamuoyu ile paylaşan İmamoğlu, “Dün öğrendim ki, aralarında kimi yol arkadaşım, kimi tanıdığım, kimi hiç tanımadığım insanların mal varlıklarına, banka hesaplarına el koymuşlar. Her geçen gün bana ve arkadaşlarıma yeni bir saldırı uyduruyorlar. Bu haktan ve hukuktan nasibini almamışların, bu iş bilmezlerin, bu makam ve mevkiye esir olmuşların hiçbir saldırısından korkmadım, korkmuyorum, korkmayacağım. Yürüdüğüm bu yolda, önce yüce Allah’a, sonra da milletime güveniyorum.</p>

<p><strong>&nbsp;KERE YAŞATTIĞIM GİBİ, 5. VE SON YENİLGİYİ TADACAK, EVİNE GİDECEKSİN</strong></p>

<p>Kumpaslarla, kirli tezgahlarla, entrikalarla, fitneyle, fesatla kurdukları oyunları, sizlere söz veriyorum, başlarına yıkacağız. Sanıyorlar ki bu insanların malına, mülküne, parasına çökerlerse korkarız, kaçarız. Sanıyorlar ki; onların zulmünden yılarız, milletimizi yarı yolda bırakırız. Sanıyorlar ki, ben yalnız kalacağım. Yahu siz 10-15 kişinin malına mülküne el koyarak beni yalnız mı bırakacağınızı düşünüyorsunuz? Millet benimle millet” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p><strong>BAK BU CÜMLEMİ AKLINA KAZI:&nbsp;BİZE YENİLGİYİ ÖĞRETEMEYECEKSİN</strong></p>

<p>Erdoğan’a, geçmişte kendisinin kullandığı, “Kusura bakma Erdoğan, atı alan Üsküdar’ı geçti” sözleriyle seslenen İmamoğlu, “Senin dönemin bitti. Öyle de bitti, böyle de bitti senin dönemin. Mertsen, yiğitsen, ufacık da olsa vicdan kırıntın varsa, bu meydan okumama yanıt verirsin. Savcıların sorsun, benim arkadaşlarım yanıtlasın. Millet 86 milyon canlı yayında izlesin. Kararı milletin vicdanı versin.</p>

<p><strong>KUSURA BAKMA ERDOĞAN, ATI ALAN ÜSKÜDAR’I GEÇTİ.SENİN DÖNEMİN BİTTİ</strong></p>

<p>Hodri meydan. Bak bu cümlemi aklına kazı: Bize yenilgiyi öğretemeyeceksin. 4 kere yaşattığım gibi, 5. ve son yenilgiyi tadacak, evine gideceksin. Çok korkuyorlar, bir sandık daha gelir diye. Çok korkuyorlar o sandıkta karşısında olurum diye, ödleri patlıyor. Beni bertaraf etmeye çalışıyor. Yahu bir Ekrem’e bir şey olacakmış; milyonlarca Ekrem var seni istemeyen.</p>

<p><strong>BU MAKAM VE MEVKİYE ESİR OLMUŞLARIN HİÇBİR&nbsp;SALDIRISINDAN KORKMADIM, KORKMUYORUM, KORKMAYACAĞIM</strong></p>

<p>Ekrem İmamoğlu olmadan seçime gireceksiniz, milletin iradesini, sözünü tanımayacaksınız öyle mi? Ne olacak biliyor musunuz? Ben size söyleyeyim. Milletin, tarihte görmediğiniz demokrasi tokadını yiyeceksiniz. Cevabını alacaksın, yerine oturacaksın. Ne yapsanız nafile. O sandık gelecek, millet seni sandığa gömecek. Yıkılmadık, korkmadık, yorulmadık. Cesaretiniz varsa karşımıza çıkın. Bu kadar net. Milletin iradesi kararını versin” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p><strong>10-15 KİŞİNİN MALINA MÜLKÜNE EL KOYARAK BENİ YALNIZ&nbsp;MI BIRAKACAĞINIZI DÜŞÜNÜYORSUNUZ? MİLLET BENİMLE&nbsp;BU ZALİMLİĞİ YAPAN İNSANIN UYKULARINI KAÇIRACAĞIZ</strong></p>

<p>&nbsp;CHP’nin ön seçimdeki Cumhurbaşkanı adayı, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, ön seçime yönelik buluşmalarına İzmir’den başladı. Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’nda gerçekleştirilen İzmir Buluşması’na Manisa, Aydın, Muğla, Uşak ve Denizli’nin il, ilçe örgütleri ile belediye başkanları da katıldı. On binlerin geldiği buluşmada, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları atıldı. Konuşmasını yapmak üzere sahneye çıkan İmamoğlu, “Ceketi çıkar, kolları sıva” sloganlarının ardından konuşmasına ceketini çıkarıp, kollarını sıvayarak başladı.&nbsp;</p>

<p>“<strong>BU MİLLET ESARETİ ASLA KABUL ETMEZ”</strong></p>

<p>“İzmir’de olmanın yüksek heyecanı taşıyorum” diyen İmamoğlu, “Bugün yeni bir yolculuğun ilk adımını hep birlikte atıyoruz. Başarmak için, her şeyden önce, yola koyulmak gerekir. Yerimizde sayarak, şikayet ederek hiçbir şeyi değiştiremeyiz. Ayağa kalkacağız, hedefe yürüyeceğiz ve dalga dalga büyüyerek hep birlikte başaracağız. Hep birlikte hedefe ulaşacağız. Hedefimiz belli. Biz yalnızca seçimi kazanmanın değil milletçe birliğimizi, kardeşliğimizi yeniden kazanmanın peşindeyiz. Sevinçte ve kederde, acıda ve mutlulukta milletçe tek yürek olabilmenin peşindeyiz. Biz bu ülkeyi; ortak acılarımızı, mutluluklarımızı bile partizanlıkla zehirlemeye çalışan; milletimizi ayrıştırarak iktidarda kalmaya uğraşan bir avuç insandan kurtaracağız.&nbsp;<br />
Onlar bizi eşitsiz, adaletsiz bir düzene mahkum etmek istiyorlar. Ama bu millet esareti asla kabul eder mi? Bu millet esareti asla kabul etmez. Bu millet eşitsizliği, adaletsizliği asla kabul etmez” dedi. &nbsp;&nbsp;</p>

<p>“CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NİN İRADESİ VARDIR”</p>

<p>Cumhuriyet değerlerine vurgu yapan İmamoğlu, “Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet hepimizi eşitlemiş, önümüze bir hedef koymuştu: Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmak. Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmak, yalnızca kanun önünde değil, hayatın her alanında eşit olmak demektir. İmkan ve fırsatlara erişimde, hak ve özgürlüklerin kullanımında herkesin eşit olması demektir. Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmak, mahkemelerde olduğu kadar, gelir dağılımında da adaletin sağlanması demektir. Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmak, bilimde, teknolojide, üretimde öncü olmak demektir. Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ten aldığı ilham ve direktifle, her zaman her daim bu hedefler doğrultusunda yürümüştür. Onun için, milli bir ekonominin kurulmasında, ulaşım altyapısının sağlanmasında, açılan ilk fabrikalarda, bankalarda, ekonomi teşekküllerinde hep gururla evladı olduğum bu güzel partide sizlere hizmet ettiğim, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iradesi vardır” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p>“23 MART’TA MEYDAN OKUMAYA HAZIR MIYIZ?”</p>

<p>23 Mart’ta gerçekleşecek ön seçimin demokrasi devrimi olduğunu söyleyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Cumhuriyet Halk Partisi, 23 Mart’ta bir kez daha gücünü ve iradesini ortaya koyacak. Partimizin Cumhurbaşkanı adayı bizzat sizlerle üyelerin oyları tarafından belirlenecek. Bunun adı demokrasi devrimidir. Devrim yapıyorsunuz, tarihe geçiyorsunuz. Bu bir meydan okumadır. 23 Mart’ta meydan okumaya hazır mıyız? Cumhuriyet Halk Partisi, tek adamların ve dar kadroların iradesiyle şekillenen siyasete meydan okumaktadır. Bizler cumhuriyetçiyiz, bizler demokratız. Bakın doya doya söylüyorum bizler cumhuriyetçiyiz, demokratız. Bizim anlayışımıza göre, nasıl vatandaşlar ülkenin sahibi ise, üyeler de partilerin sahibidir. Onlar ne derse o olur. Biz, kendini devletin sahibi görüp, devletten itaat bekleyenlere benzemeyiz. Bizim anlayışımıza göre; millet, devletin efendisidir. Millet büyüktür. Yöneticiler, vatandaş karşısında hadlerini bilmelidir. Devlet az önce söylediğim gibi milletine hizmet eder, şefkat eli uzatır, korur güzel yüzünü gösterir. Vatan ve millet hepimiz için kutsaldır. Devleti yöneten yöneticilerin yüzü asık olmaz, vatandaşını ürkütmez. Yöneticiler vatandaş karşısında hadlerini bilmelidir.”</p>

<p>“BU MÜCADELE DALGA DALGA BÜYÜYECEK”</p>

<p>“23 Mart’ta işte bu inancı, bu özgüveni tüm ülkeye yayacağız. İktidarın en korktuğu şey ne biliyor musunuz? Sandık. Onlara sandığı göstereceğiz. Cumhuriyetin ilanından bugüne, artık bu ülkede seçilmişlerin değil seçenlerin üstün olduğunu hatırlatacağız. Herkes görüp anlayacak ki mühür, kendini sultan sananlarda değil millettedir, millette. Onun için önseçimde atacağınız her oy, demokrasinin, milli iradenin değerini gösterecek ve sandıktan kaçanları titretecek. Zangır zangır titretecek. Cumhuriyet Halk Partililer olarak, 23 Mart’ta, bu bozuk düzeni değiştirmeye kararlı olduğumuzu en güçlü şekilde göstereceğiz. Ve sonra bu mücadele dalga dalga büyüyecek.”</p>

<p>&nbsp;“NORMAL ŞARTLAR ALTINDA DEĞİLİZ”</p>

<p>“Normal şartlar altında değiliz. Gerçek bir demokraside ve hukuk devletinde ne yazık ki yaşamıyoruz. Milletçe, iktidarın giderek dozunu artırdığı bir zulüm ve baskıyla karşı karşıyayız. Kazandığı parayla geçinemeyen, borçlanmadan yaşayamayan milyonlarca yoksul ve dar gelirli, kendilerini hiçe sayan bu iktidarın zulmü altındadır. Eğitim, sağlık, adalet gibi devletin temel hizmetlerinden eşit olarak yararlanamayan milyonlarca vatandaşımız zulüm altındadır. Ülkeyi yönetenler işlerini doğru dürüst yapmadığı için depremlerde, yangınlarda, iş kazalarında, denetlenmeyen hastanelerde, güvenliği sağlanmayan sokaklarda canlarını, sevdiklerini yitiren bu millet zulüm altındadır. Gerçekleri dile getiren, iktidarı uyarıp eleştiren herkes zulüm altındadır. Millet iradesini temsil eden muhalif siyasi parti yöneticileri, hatta genel başkanları, belediye başkanları, yerel yöneticiler, belediye çalışanları zulüm altındadır. &nbsp;Bu zulmü yapanlar, Cumhuriyet Halk Partisi’ne boyun eğdirirsek, millete de boyun eğdiririz diye düşünüyorlar. Ama ne biz, ne bu aziz millet boyun eğer. Boyun eğecek göz sizde var mı? Milletimiz boyun eğer mi? Cumhuriyet Halk Partisi; zulmün değil yalnızca ve yalnızca milletin iradesi karşısında boyun eğer.”<br />
&nbsp;<br />
“O BİR AVUÇ BU ZALİMLİĞİ YAPAN İNSANIN UYKULARINI KAÇIRACAĞIZ”</p>

<p>“Ön seçimde işte bu gerçeği göstereceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin zulme karşı tek yürek, tek bilek olduğunu göstereceğiz. O bir avuç bu zalimliği yapan insanın uykularını kaçıracağız.&nbsp;<br />
Partimizin bütün üyeleri, bütün yöneticileri, yapacağımız ön seçimin bugünkü koşullar altındaki önemini tüm boyutlarıyla her biriniz her bir üyemiz anlamalı ve hissetmeli. Her üyenin kapısını çalmalısınız, kalkın ayağa demelisiniz. Milletinizin size ihtiyacı var. Ben CHP’nin ön seçiminde oyumu kullanacağım ve bu iktidara karşı duruşumu göstereceğim demelisiniz. Benim bu konuda hiçbir kuşkum yok. Biliyorum ki, söz konusu bu ülkenin varlığı ve geleceği olduğunda, Cumhuriyet Halk Partililer bütün teferruatları bir yana bırakır. Omuz omuza verir, küskünlükleri unutur. Mevzu bahis vatansa gerisi teferruattır der. Bu bozuk düzeni değiştirme yolunda en büyük sorumluluk her zaman olduğu gibi sizlere bizlere biz Cumhuriyet Halk Partililere düşmüştür. Omuzlarımızdadır bu yük.”</p>

<p>“CHP’NİN ELLERİ ÖNÜMÜZDEKİ ZAMAN DİLİMİNDE 10 MİLYONLARCA VATANDAŞIMIZIN ELİNİZ SIKACAK”</p>

<p>“Fakat başarıya ancak her aşaması en geniş uzlaşmayla belirlenen, ilkeli, önemli, erdemli, inançlı bir dayanışmayla ulaşabiliriz. Partimizin gerçekleştireceği önseçim, ortak aklın, uzlaşmanın ve dayanışmanın o güçlü adımı olacak. Bu devrim gibi kararı alan Genel Başkanımıza ve bu kararın altına imza atan bütün yöneticilerimizi tebrik ediyorum. Beni bu yola çıkaran TBMM çatısı altındaki bütün CHP’li milletvekillerimize teşekkür ediyorum… Önseçimde ortaya koyacağımız irade, bu bozuk düzeni değiştirmek isteyen herkese uzatılmış onurlu, güçlü bir dost eli olacak. Sizlerin ellerin 1 milyon 700 bin üyesi olan CHP’nin elleri önümüzdeki zaman diliminde 10 milyonlarca vatandaşımızın eliniz sıkacak. O sıcacık ellerinizi milletimizin her ferdine uzatmaya hazır mısınız?”<br />
&nbsp;<br />
“HERKES, ‘ÇOK ŞÜKÜR, O DEVİR BİTTİ’ DİYECEK”</p>

<p>“Zulme karşı adaletin, vicdanın, iyiliğin yanında saf tutan herkesle bir olacağız partizanlığı silip atacağız bu memleketten. Bu zor günleri hep birlikte aşacağız. Önseçimde partimiz bir kurtarıcı belirlemiyor. Belirlemeyecek. 23 Mart’ta partimizin güçlü iradesini ortaya koyacağız. Benim bütün gücüm, sizden geliyor. Güç vermeye hazır mısınız? Benim bütün cesaretim sizden geliyor, cesaret vermeye hazır mısınız? Bu ülkenin tüm cumhuriyetçilerine, demokratlarına, yurtseverlerine dönüp diyeceğiz ki: ‘Kurtuluş yok tek başına, haydi hep birlikte görev başına.’ Muhakkak başaracağız. &nbsp;Hep birlikte başaracağız. Ben, gelecek güzel günlere yürekten inanıyorum. Yaradan bana çok güzel şeyler lütfetti. İnandığımda oluyor. Allah'ıma şükürler olsun. Bu sefer inandığım bu yolculuk en güçlü inançla yürüyeceğim yolculuk. Bugün çıktığım yolculuğun sonundaki o güneşli, umutlu sabahı şimdiden hissediyorum. Pırıl pırıl bir güneş, cennet vatanımın üstündeki kara bulutları dağıtıp atmışsınız. O gün, seçim kazanmanın değil milletçe birliğimizi ve geleceğimizi kazanmanın mutluluğunu yaşayacağız. O gün, bir avuç insan dışında herkes, ‘çok şükür, o devir bitti’ diyecek. Belki kimi avazı çıktığı kadar söyleyecek, kimi içinden söyleyecek. Ama herkes, ülkeyi bu kadar geren, yoran, millete bu kadar büyük acılar yaşatan bir devrin sona ermesinin verdiği huzuru hissedecek. Sonra, bir dakika bile kaybetmeden, az önce bana yaptırdınız ya, bir de şu kravatı çıkarayım, hep birlikte kolları sıvayacağız, hep birlikte ceketimizi çıkaracağız, milletin hakkını millete vereceğiz. Milletimiz, bu ülkenin ve devletin tek sahibi olduğunu güçlü biçimde hissedecek, yaşayacak. Bu ülke bizim bizim, bu ülkenin her milleti bizim. Millet herkesten büyük.”&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
“ŞU YA DA BU PARTİNİN EVLATLARI DEĞİL, MİLLETİN EVLATLARI BU ÜLKEYİ YÖNETECEK”</p>

<p>“O günden itibaren, devletin bütün yöneticileri vatandaş karşısında haddini, hududunu bilecek. O günden sonra, şu ya da bu partinin evlatları değil, milletin evlatları bu ülkeyi yönetecek. Eş dost akraba değil. O günden sonra Türkiye, şu ya da bu şahsın, şu ya da bu partinin eşi dostu değil, milletin ortak çıkarlarına uygun olarak yolunu belirleyecek. Partizanlığı söküp atmaya hazır mıyız, partizanlık belasından kurtulmaya hazır mıyız?”</p>

<p>“PARTİZANLIK YAPARSAN BENİM EVLADIM DEĞİLSİN DEDİ”</p>

<p>2009 yılından beri alın teri dökerek bir idealle yola çıktım. Görevini en iyi yapan milletini en çok sevendir değil mi? Ben görevimi en iyi yapan olacağım diye ilçe başkanı olmanın gururunu onurunu yaşadım bu partide. Partimizde o görevi yaptıktan sonra tesadüf odur ki yine bir ön seçimde ilçemde ilk kez Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidar yapmanın onurunu yaşadım. Dava arkadaşlarımla birlikte kazandığımız bu seçimden sonra bu seçimden sonra 31 Mart 2014’ten iki gün sonra mazbatayı alıp sabahın çok erken saatlerinde belediyeye gittik. Şimdi kızacak niye anlatıyorsun tekrar diye ama. Beraber dua ettik Allah'ım beni aileme şehrimin insanlarına mahcup etme dedim. Sonra bana ailemin büyüğü dedi ki ‘bak oğlum görevini iyi yap. Partinin en çalışkanı sen ol. En çok alın teri döken isen ol. Sen partinin gurur duyduğu evladı ol. Bundan ben gurur duyarım. Ama partizanlık yaparsan benim evladım değilsin’ dedi. Burada beni izleyen babam. Ve o partizanlığı zihnimden kafamdan söküp atan bir kardeşinizim. Ben ne istiyorum biliyor musunuz? Devlet artık ortak aklılla milletin ortak değer ve hayallerine uygun olarak hareket etsin. Türkiye'miz canım ülkemiz, adaletin, eşitliğin, kardeşliğin gücüyle büyüsün, zenginleşsin, özgürleşsin. Ülkemizin dört yanı gibi İzmir'i ve Ege Bölgesi'ni de hep birlikte hak ettiği değere kavuşturalım.”</p>

<p>“BİR ÜLKE YÖNETİMİ ONA OY VERMİYOR DİYE BELEDİYEYİ DÜŞMAN EDİNİR Mİ?”</p>

<p>“Bir ülke yönetimi ona oy vermiyor diye belediyeyi düşman edinir mi? Ya da belediyeyi işini yapmak için engeller mi? Ben ben bunu 11 yıldır yaşıyorum. Burada yahu ben ülkemi yöneten biri olacağım. İzmir'i de Allah göstermez bize öyle bir şeyi de, başka bir parti yönetecek. Ona rağmen derim ki, ona yardımcı olmalıyım. Onun işini desteklemeliyim. Aynı şeyi Manisa için, aynı şeyi Aydın için, aynı şeyi Denizli için. Aynı şeyi Muğla için. Ama bunlar öyle değil. Kendinden değilse sen onun düşmanısın.<br />
İzmir ve tüm Ege, imparatorluk mirasımızın da cumhuriyet ışığımızın da nadide bir parçası olduğunu bilinçle, daha 19’uncu yüzyılda, ilk demiryolu bu bölgede açıldı, tarıma dayalı sanayi burada uç verdi. Anadolu’nun dünyayla ticari bütünleşmesi ilk burada gerçekleşti. Büyük Önder Atatürk, henüz kurtuluşu cumhuriyetle taçlandırmadan önce, iktisat kongresini burada topladı. Milli ekonominin ilk tohumları burada atıldı. İzmir, Cumhuriyet tarihimizin hemen her devrinde ülke ekonomisinin en önemli dinamolarından biri oldu. Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri oldu. İzmir aynı zamanda bir işçi şehridir, çiftçi şehridir. İzmir çok canlı bir üretim merkezidir. Sen yeter ki rahat bırak o kendiliğinden zaten parlar, yeter ki gölge etmeyin. Ne yazık ki güzel İzmir 20 küsur senedir ülkeyi yöneten akıl tarafından ayrımcılığa uğruyor. İzmir’in bereketi kurutulmak isteniyor. Önü kapatılıyor. İhmal ediliyor. İzmir cezalandırılıyor.”</p>

<p>“YOLUMUZU MİLLET BELİRLEYECEK”</p>

<p>“Bu ülkenin bütünlüğüne, birliğine, cumhuriyetin kazanımlarına kayıtsız şartsız sahip çıktığı için, yüreğindeki Atatürk sevgisi hiç eksilmediği için, İzmir’in ışığını söndürmek istiyorlar. Böyle bir akıl olabilir mi? Bizler aldığımız devlet terbiyesiyle Diyarbakır’a da İzmir’e de, Adana’ya da Trabzon’a da, ülkenin her yanına aynı gözle, aynı vicdanla, aynı sevgi ve şefkatle bakan bir iktidar olacağız. Bir anne bir baba evladını ayırabilir mi? Bu mümkün mü? İşte devlet de böyle bakar. Bu anlayışla, İzmir’i ve Ege bölgesini üretimin, zenginliğin, bilimin merkezi yapacağız. Gençliğiyle, dinamizmiyle, enerjisiyle öne çıkan bu bölgenin ekonomisini, geleneksel sektörleri ve dünyanın girmekte olduğu yeni sanayi devriminin gereklerini de gözeterek, hep birlikte bu şehrin ve bu bölgenin zeki insanlarıyla ortak akılla hep birlikte planlayacağız. Bizim fark edemediğimiz, göremediğimiz ne varsa bize kim gösterecek? Milletimiz gösterecek. Onlarla oturup konuşacağız. Yolumuzu millet belirleyecek. Gözümüz, gönlümüz hep millette olacak. İcraatçı karakterimizle, bu ülkenin ekonomisine büyük bir güç ve ivme kazandıracağız.”</p>

<p>“İSTANBUL’DA 6 YILDIR SERGİLEDİĞİMİZ PERFORMANS ORTADA”</p>

<p>“Halkçı karakterimizle sosyal adalet ve refahta milletimize çağ atlatacağız. Ancak asla, ‘Her şeyi ben bilirim, ben ne dersem o olur’ asla demeyeceğiz. Bu kibir, bu akıl dışı anlayışı devletimizin uygulamalarından ve hafızasından söküp atacağız. Tek adamlığın, partizanlığın gölgesi bile düşmeyecek devlete. Yöneticiler şeffaf olacak. Yöneticiler gerektiğinde hesap verecek. Yöneticiler kamuya hizmet sunma ahlakıyla hareket edecek. Bu söylediklerim temelsiz, kayıtsız, soyut vaatler değildir. İcraatçılık vaat ediyorum, çünkü nasıl yapılır, iyi biliyorum. Türkiye’nin büyük bir modeli, tam bir özeti olan İstanbul’da 6 yıldır sergilediğimiz performans ortada. Türkiye tarihinde hiçbir dönem ve şehirde görülmemiş düzeyde metro hatlarına, altyapı yatırımlarına, sosyal konutlara birçok projeye imza attık.”<br />
&nbsp;<br />
“HALKÇILIK ŞEFFAFLIK VAAT EDİYORUM”</p>

<p>Halkçılık vaat ediyorum çünkü nasıl yapılır, çok iyi biliyorum. &nbsp;Sosyal adaleti sağlamak, kamu yararını koruyup geliştirmek, vatandaşları piyasanın acımasız şartlarına mahkum bırakmamak için yaptıklarımız saymakla bitmez. Bütün belediye başkanlarımızla yaptık. Şeffaflık vaat ediyorum. İstanbul’da işe alımlarda, meclis toplantılarımıza şeffaflığı gözettik. Attığımız her adımın hesabını çıkıp İstanbullulara tüm açıklığıyla veriyoruz. Artık Türkiye’de de kapalı kapılar ardında gerçekleşen mülakatlar yapmadık. Hesap vermeyen, hesap sorulamayan yöneticilerin devrinin bitme vakti geldi. Partizanlıktan, ayrımcılıktan tamamen arındırılmış, adil bir yönetim vaat ediyorum, böyle bir anlayış nasıl hayata geçirilir çok iyi biliyorum. Partisi, inancı, yaşam tarzı, dışlanmak, ayrımcılığa uğramak tek bir kişi ya da kurum bunu yaşamayacak.”&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
“BEN BİR MAKAMA DEĞİL. ZORLU BİR MÜCADELEYE ADAYIM”</p>

<p>“Bugün benim için çok özel bir gün” diyen İmamoğlu, şöyle devam etti:&nbsp;</p>

<p>“Ben önce aday sonra cumhurbaşkanı olma iddiasıyla yola çıkıyorum. Elbette odalarını bile sayamayacağımız, söylemeye bile utanacağımız bir sarayda bu oturup ülkeyi yönetmek gibi bir hayalimiz yok. Ben bir makama değil. Zorlu bir mücadeleye adayım. Tek derdim ve hayalim bu iktidarı yerle bir ettiği, devlet yapısını, ekonomiyi, demokrasiyi, hukuku, eğitimi, sağlığı sizlerle birlikte inşa etmek. Devleti bir avuç insanın çıkarının değil, milletin bekçisi haline getirmek, bunu nasıl yapabiliriz, hep birlikte yapabiliriz. Hep birlikte başarabiliriz. İşte bu mücadelenin en çalışkan rehberi olma iddiasıyla partimin ve milletimizin cumhurbaşkanı adayı olmaya talibim dostlarım”</p>

<p>“KADINLARIN HER DÜZEYDEKİ YÖNETİM BİRİMİNDE EŞİT TEMSİLİNİ HEDEFLEMEYEN HİÇBİR SİYASETÇİDEN BU ÜLKEYE FAYDA GELMEZ”</p>

<p>“Bu amaçla, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nüz kutlu olsun. Bugün buraya gelmeden Atamızın annesini Zübeyde Annemizi emanet ettiği bu şehirden yola çıkarken Zübeyde annemizi kabrini ziyaret ettin. Dua ettim. Allah'ım o güzel anneye ve evladı atamıza, Atatürk'e bizi mahçup etmesin. Bunun benim için anlamı büyük. Emeğin ve kadının değerini bilmeyen hiçbir siyasi hareketten bu ülkeye fayda gelmez. Kadınları kendisiyle eşit kabul etmeyen… Kadınların günlük hayatta yaşadıkları eşitsizliklerden, haksızlıkların çözümünü öncelikli görevi olarak görmeyen… Kadınların her düzeydeki yönetim biriminde eşit temsilini hedeflemeyen hiçbir siyasetçiden bu ülkeye fayda gelmez. Mücadelenin en büyük eşiği kadınların varlığıdır. Etkisi arttıkça biliyorum ki başarıya daha çok yaklaşacağız. Hanımefendiler hazır mıyız? Hanımefendiler hep beraber koşmaya hazır mıyız?”&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
“KİMİ TANIDIĞIM KİMİ HİÇ TANIMADIĞIM İNSANLARIN MAL VARLIKLARINA, BANKA HESAPLARINA EL KOYMUŞLAR”</p>

<p>“İktidar zalimliğine yeni bir sayfa ekledi. Dün öğrendim ki, aralarında kimi yol arkadaşım, kimi tanıdığım kimi hiç tanımadığım insanların mal varlıklarına, banka hesaplarına el koymuşlar. Dedim ya aralarında tanımadıklarım da var. &nbsp;Herhalde selam verdim diye yaktılar onları da…. Her geçen gün bana ve arkadaşlarıma yeni bir saldırı uyduruyorlar. Son günlerde sizlerin karşısına çıkarak defalarca söylediğim bir şey var. Bu haktan ve hukuktan nasibini almamışların, bu iş bilmezlerin, bu makam ve mevkiye esir olmuşların hiçbir saldırısından korkmadım, korkmuyorum, korkmayacağım. Benim yürüdüğüm bu yolda önce yüce Allah’a sonra da milletime güveniyorum. Kumpaslarla, kirli tezgahlarla, entrikalarla, fitneyle, fesatla kurdukları oyunları sizlere söz veriyorum başlarına yıkacağız. Sanıyorlar ki bu insanların malına, mülküne, parasına çökerlerse korkarız, kaçarız. Sanıyorlar ki onların zulmünden yılarız, milletimizi yarı yolda bırakırız. Sanıyorlar ki ben yalnız kalacağım. Yahu siz 10-15 kişinin malına mülküne el koyarak beni yalnız mı bırakacağınızı düşünüyorsunuz? Millet benimle millet. Bunlar körleşmiş. Varsa yoksa koltuk. O koltuk senin mi? &nbsp;O koltuk milletin Türkiye Cumhuriyeti’nin. O koltuk bir saltanatın değil, bir ailenin değil. Sizin sizin, hanımefendiler beyefendiler sizin.”&nbsp;</p>

<p>“RÜYALARINDAN ÇIKMAYACAĞIM, KORKMAYACAĞIM, SİNMEYECEĞİM”</p>

<p>“Eyyy ilgili şahıs. O biliyor kendini. Seni gidi seni. Kafanı kuma gömerek gerçeklerden kaçamazsın. Gerçekler seni kovalıyor. Gerçekler senin peşinde! Bir yere kadar kaçabilirsin ama kurtulamazsın. Sanıyor ki ben sineceğim. Sanıyor ki ben korkup kaçacağım. Bakın bu mübarek ramazan gününde söylüyorum. Eyyy ilgili şahıs, sana kötü bir haberim var. Vallahi de billahi de tallahi de rüyalarından çıkmayacağım, korkmayacağım, sinmeyeceğim. Sen beni bir köşeye çekilip susacağımı zannediyorsun. Bakın ben birilerinin yaptığı gibi şantaj-montaj demiyorum. Birilerinin yaptığı gibi dış güçler, örgütler, şebekeler, dış sermaye filan da demiyorum. Daha net bir şey söylüyorum. Eğer benim arkadaşlarım en ufak bir haksızlığa veya hukuksuzluğa karışmışsa gelin bütün dosyaları açın, bütün belgeleri paylaşın, açıkça kamuoyunun önüne koyun. Buradan sesleniyorum. Hodri meydan. Meydan okuyorum.”</p>

<p>“SANA KİMSE İNANMIYOR, SENİN MEDYANA ZATEN İNANMIYOR”<br />
&nbsp;<br />
“Elinizde ne varsa dökün ortaya. Ama öyle uydurma belgelerle, gizli tanık beyanları ile belediye başkanlarını yol arkadaşlarımı… O şekilde değil. Mertçe. Mert ol mert. Hakka ve hukuka uygun olarak dökün. Millet de görsün. Hatta gelin hepimizin vergileriyle ayakta duran TRT’de canlı yayın yapsın. Senin savcıların sorsun, benim arkadaşlarım yanıtlasın. 86 milyon duysun, görsün, karar versin. Kim ahlaklı, hangi dönem kamu ve millet korunmuş, hangi dönem milletin kaynakları peşkeş çekilmiş canlı yayında bu memleket izlesin. Var mı yüreğin? Meydan okumama verecek yanıtın varsa bekliyorum. Yoksa yine sarayının odalarına saklanarak mı konuşacaksın? Uydurma gizli tanık seversin. O yalanları boy boy medyanda yayınlayarak bu milleti kandıracağını sanırsın. Sana kimse inanmıyor, senin medyana zaten inanmıyor.”&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
“KUSURA BAKMA ERDOĞAN. ATI ALAN ÜSKÜDAR’I GEÇTİ”</p>

<p>“Kusura bakma Erdoğan. Atı alan Üsküdar’ı geçti, geçti. Senin dönemin bitti. Öyle de bitti, böyle de bitti senin dönemin. Mertsen, yiğitsen, ufacık da olsa vicdan kırıntın varsa bu meydan okumama yanıt verirsin. Savcıların sorsun benim arkadaşlarım yanıtlasın. Millet 86 milyon canlı yayında izlesin. Kararı milletin vicdanı versin. Hodri Meydan! Hodri Meydan! Hodri Meydan!<br />
Millet senin Ali Cengiz oyunlarından bıktı. Ocak ayında söyledim. Bir derdiniz varsa ben buradayım, bana gel. Başkasına yürüme. Abdestinden şüphesi olmayanın namazından şüphesi olur mu? Buradan sesleniyorum ben buradayım. Bekliyorum buradayım. Millette burada. Sandık da. Millet sandığı bekliyor.”</p>

<p>“BENİM DİPLOMAMI İPTAL ETTİRMEYE ÇALIŞAN YARIN SİZİN 40 YILLIK TAPULARINIZA, DİPLOMAM GİBİ ÇÖKER”</p>

<p>“Milletimle beraber tam karşındayım. Bırak yan yollara sapmayı, bırakın milletin banka hesaplarını bloke edip mağdur etmeyi. Tezgahlarını kapatmayı… Gel millete gidelim.<br />
Ne istiyorsun belediyelerimizden? Belediyelerimizin şirketlerinden, yakınlarımızdan ne istiyorsun? Neymiş ahmak davası? Millet gülüyor gülüyor. Bunu İngilizceye çevirip dış dünyaya anlatamıyoruz bile. Başka biriler yetmiyor buna. Savcıya tehdit davası. Bilirkişi davası. Bir de üstüne kendinde olmayan diploma davası. Yahu ben milletime sesleniyorum, 35 yıl sonra, ben dedim 19 yaşında yatay geçiş yaptırdım. Eğer 17 yaşında olsaydım yani evrakta sahtecilikten beni çağırdınız dedim. Reşit olmamış olmuş halimle o zaman dedim annemi babamı mı çağıracaktınız dedim. Evet dedi. Allah bunları akıl versin ya. Bakın gülüyoruz ama mesele ciddi. 35 yıl sonra benim diplomamı iptal ettirmeye çalışan bu kişi, yarın sizin 40 yıllık tapularınıza, arabalarınıza, bankadaki paralarınıza diplomam gibi çöker. Bugün bana yarın hepinize. İyi görün iyi anlayın bunları. Açıkça, mertçe söyleyin kardeşim ne istiyorsunuz? Ben de biliyorum millet de biliyor ne istediğinizi. İstanbul’a, Türkiye’ye hizmet etmeyelim istiyorsunuz. Ekrem İmamoğlu olmadan seçime girmek istiyorsunuz. Korkuyorsun değil mi? Korkuyor, korkuyor. Korkuyor.”&nbsp;</p>

<p>“TEK BİR SUÇUMUZ VAR: SANDIKTAN YENİLMEYEN EKREM İMAMOĞLU”</p>

<p>“İnsan beni görünce korkar mı? Beni gören 1 yaşındaki çocuk kucağıma atlıyor. İnsan beni görünce mutlu olur. Bu korkuyor. Benden kim korkar? Millete yanlış yapan korkar. Çünkü karşısında dimdik Ekrem İmamoğlu var. Bu millete çok yanlış yapmışsın ki korkunda çok büyük. Bize sözde suç icat ediyorlar. 2019’dan beri, burada çok değerli devletimizin geçmişine hizmet etmiş dostlarımız, büyüklerimiz, insanlarımız var. Bir belediyeye 5 senede bin 200 soruşturma, teftiş duydunuz mu? 2 bin 200 yapsan ne olur? Dönelim geriye. 11 senede bulup buluşturduğunuz biri ahmak, biri bilmem ne davası demek de istemiyorum isimlerini… Açık bir şey söyleyeyim mi? 2014’ten beri tek bir suçumuz var: sandıktan yenilmeyen Ekrem İmamoğlu. Bize buldukları esas suç bu.”&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
“MİLLETİMİZE HİZMET ETMEYE TALİP OLDUK DİYE BİZE YAPMADIKLARINI BIRAKMIYOR”</p>

<p>“Bak bu cümlemi aklına kazı: Bize yenilgiyi öğretemeyeceksin. Bize yenilgiyi öğretemeyeceksin. 4 kere yaşattığım gibi 5. ve son yenilgiyi tadacak evine gideceksin.&nbsp;<br />
Çok korkuyorlar, bir sandık daha gelir diye, çok korkuyorlar o sandıkta karşısında olurum diye ödleri patlıyor. Beni bertaraf etmeye çalışıyor. Yahu bir Ekrem’e bir şey olacakmış. Milyonlarca Ekrem var seni istemeyen. Şimdi de devleti yönetmeye, milletimize hizmet etmeye talip olduk diye bize yapmadıklarını bırakmıyor.”&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
“MİLLETİN TARİHTE GÖRMEDİĞİNİZ DEMOKRASİ TOKADINI YİYECEKSİNİZ”</p>

<p>“Ekrem İmamoğlu olmadan seçime gireceksiniz? Milletin iradesini, sözünü tanımayacaksınız öyle mi? Ne olacak biliyor musunuz? Ben size söyleyeyim. Milletin tarihte görmediğiniz demokrasi tokadını yiyeceksiniz, cevabını alacaksın, yerine oturacaksın. Ne yapsanız nafile. O sandık gelecek, millet seni sandığa gömecek. Yıkılmadık, korkmadık, yorulmadık. Cesaretiniz varsa karşımıza çıkın. Bu kadar net. Milletin iradesi kararını versin.”&nbsp;</p>

<p><br />
“86 MİLYON İNSANIN TAMAMINA OLAN SEVGİMİZE YENİLECEKLER</p>

<p>23 Mart’ta önce Cumhuriyet Halk Partililer ayağa kalkacak, sonra bu umut dalga dalga büyüyecek ve iktidar olacağız. Devlete çöreklenmiş o bir avuç insan kaybedecek, Türkiye kazanacak. Türkiye’ye kazandırmaya hazır mıyız? Yenilecekler… Güler yüzümüze yenilecekler. Temiz kalplerimize yenilecekler. Tevazumuza, hoşgörümüze yenilecekler. Sımsıcak kalbimize yenilecekler. 86 milyon insanın tamamına olan sevgimize yenilecekler. Sevgimizi bu millete vermeye hazır mısınız? 23 Mart'ta tek bir fire vermeden oy kullanmaya hazır mıyız? Üyeleri sandığa taşımaya hazır mıyız? Hep birlikte ayağa kalkmaya hazır mıyız? Millet burada demeye hazır mıyız? Cumhuriyet Halk Partisi'ni başarıya ulaştırmaya hazır mıyız? Türkiye'yi kazandırmaya hazır mıyız? Yeter ki bizler, enerjimizle, cesaretimizle, mertliğimizle bu millete daha da büyük umut olmayı başaralım. Yeter ki yalnızca ve yalnızca seçimi kazanmaya odaklanalım. Yeter ki bizler tam bir birlik ve dayanışma içinde olalım. Onun için diyorum ki: Kurtuluş yok tek başına, haydi herkes, 23 Mart’ta sandık başına. Yolumuz açık olsun.”</p>

<p>GÖZTEPE VE KARŞIYAKA TARAFTARI KARŞILADI</p>

<p>İzmir Buluşması öncesinde İmamoğlu, ilk durağı İzmir’de kentin simgesi olan Göztepe Spor Kulübü ve Karşıyaka Spor Kulübü taraftarları tarafından coşkuyla karşılandı. Göztepe taraftarları Üçkuyular İskelesi’nden Ekrem İmamoğlu’nu Bostanlı’ya uğurladı. Bostanlı İskelesi’nde ise Karşıyaka taraftarları İmamoğlu’nu coşkuyla karşıladı.&nbsp;</p>

<p>ZÜBEYDE HANIM’IN MEZARINI ZİYARET ETTİ</p>

<p>Daha sonra İmamoğlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım Anıt Mezarı’nı ziyaret ederek karanfil bıraktı. Kuran tilavetinin ardından İzmir Buluşması için Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’na gitti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglundan-izmir-bombasi-konusmasi-ile-tozu-dumana-katti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Mar 2025 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/03/imo-zimir.webp" type="image/jpeg" length="24368"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baş: Havada Uçan İHA Neyse  Tarlaya Ektiğin Buğday' da Odur]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/bas-havada-ucan-iha-neyse-tarlaya-ektigin-bugday-da-odur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/bas-havada-ucan-iha-neyse-tarlaya-ektigin-bugday-da-odur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[-Türkiye içinden çıkılmaz bir hal alacak ekonomik buhrana hızlı bir şekilde ilerliyor -Gıda stratejik bir sektördür. O havada uçan İHA neyse tarlaya ektiğin buğday da odur -Milli Ekonomi Modeli ışığında Türkiye’yi ayağa kaldırmamız gerekiyor -BTP siyasetinin temeli, milli birlik ve beraberlik üzerine kurulmuştur]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş partisinin 9. Olağan Konya İl Kongresi’ne katıldı.Hasan Öztürk’ün il başkanı seçildiği kongrede konuşan Hüseyin Baş gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>BTP lideri Baş şunları söyledi;</strong><br />
<br />
“Bağımsız Türkiye Partisi 23 yılı aşkın bir süredir seçimlere giren bir siyasi parti, kurulalı 24 yıla yakın zaman olmuş. BTP 2001 yılında kuruluyor ve bugüne kadar Türkiye'de yaptığı siyasetin temeli milli birlik ve beraberlik üzerine kurulmuş, söylemleri her zaman milli birlikten ve beraberlikten yana olan, devletin sarsılmaz bütünlüğünü, bölünmez bütünlüğünü savunan bir siyasi parti.<br />
<br />
<strong>“Türkiye içinden çıkılmaz hal alacak ekonomik bir buhrana hızlı bir şekilde ilerliyor”</strong><br />
<br />
Bakıyorum ki Türkiye bu ortamın sonunda belki de içinden çıkılmaz bir hal alacak ekonomik bir buhrana hızlı bir şekilde ilerliyor, adeta freni patlamış kamyonun yokuş aşağı gitmesi gibi… Zaten her türlü badire başımızda, kötülük var, her türlü olumsuzlukla karşı karşıyayız. Bir yandan da siyasal iktidarın insanların üzerinde baskı kurması, insanları ötekileştirmesi, insanları bir şekilde susturmaya çalışması gibi bir şey ortaya çıkınca ne oluyor; Türkiye'de uzun yıllardır hep şey konuşulur; ‘Bize yabancı yatırım lazım, dışarıdan yatırımcı lazım’ denir.</h2>

<p>Böyle bir pozisyonda bırakın yabancı yatırımcıyı senin yerli yatırımcın dahi bu ülkede yatırım yapmak istemez, iş yapmak istemez. Herkes bir yerlere kaçışmak ister. Biz bunu sadece yatırımcı da mı görürüz, hayır. Biz bunu gençlerde görürüz, üniversite çağına gelmiş, üniversitesini bitirmiş, Türkiye'nin en parlak zihinleri geleceklerini yurt dışında arıyor. Bunu görüyoruz, gözlemliyoruz. Doktorlar yurt dışına gitmek istiyor, mühendisler yurt dışına gitmek istiyor, sanatçılar yurt dışına gitmek istiyor, zanaatkar yurt dışına gitmek istiyor, aklınıza kim geliyorsa yurt dışına gitmek istiyor ve burada durmak istemiyor.</p>

<p>Onların burada durmaları için hükümet, ‘Size biraz daha para verelim durun’ diyorlar. Halbuki şunu anlamıyorlar; &nbsp;insanlar sadece para için gitmiyor. Bu mesele sadece parayla çözülecek bir mesele değil. İnsan huzur arıyor, insan dinginlik arıyor, sabah işe giderken yüzü gülsün, akşam işten dönerken yüzü gülsün istiyor ama bugün bakıyorsunuz sabah vakti işe giden insanların hepsinin somurttuğunu görürüz. Türkiye'de bir ekonomik problem olduğunu yaşıyoruz, bakın gözlemlemiyoruz yaşıyoruz.</p>

<p>Bu pahalılığı herkes yaşıyor, iş insanı da pahalılıktan mutsuz, sanayici de pahalılıktan enflasyondan mutsuz. Türkiye'nin her kesimi artık olayın gözlemcisi değil bizzat olayı yaşayan ve bu şekilde idrak eden bir hal aldı. Dolayısıyla bunun sebebine baktığımız zaman bir sürü şey sıralayabiliriz ama en başa koyacağımız şey şudur; eğer mutlu değilsek, eğer huzurlu değilsek ve eğer kendi hakkımızı hukukumuzu koruyabildiğimize inanamıyorsak siz o memlekette hiçbir ekonomik düzeltme yapamazsınız.<br />
<br />
<strong>“Milli Ekonomi Modeli ışığında Türkiye’yi ayağa kaldırmamız gerekiyor”</strong><br />
<br />
Şunu yapmamız gerekiyor ey yöneticiler; Haydar Hoca bir Milli Ekonomi Modeli yazdı ve bu model ışığında Türkiye'yi ayağa kaldırmamız gerekiyor, yarın değil bugün bunu yapmamız gerekiyor.<br />
<br />
<strong>“Elinizde istediğiniz kadar silah olsun, eğer ekmeğiniz, buğdayınız yoksa girdiğiniz her savaşta mağlupsunuz”</strong><br />
<br />
Türkiye'deki en büyük sıkıntı şurada; satıcı sattığı maldan para kazanamıyor, alıcı malı alırken cebindeki para o malı alamıyor. Çiftçi üretiyor mal para etmiyor, bu sefer çiftçi artık üretmemeye başladı. Fındıkçı üretmemeye başladı. Yarın buğday üreten de üretmeyi bırakacak, meyve üreten de üretmeyi bırakacak, narenciye üreten de, hayvancı da üretmeyi, yetiştirmeyi bırakacak.</p>

<p><br />
Çiftçi, tarım, hayvancılık, gıda…. Gıda stratejik bir sektördür. Elinizde istediğiniz kadar silah olsun, eğer ekmeğiniz, buğdayınız yoksa, girdiğiniz her savaşta mağlupsunuz. Yani o havada uçan İHA neyse, drone neyse, &nbsp;elinde tuttuğun tüfek neyse, tarlaya ektiğin buğday da, çiftçinin ürünü de odur. Biz Türkiye olarak dünyanın en güçlü çiftçisini yetiştirebilecek bir coğrafyaya sahibiz.<br />
<br />
<strong>“Bizim çalışmamızda sorun yok ama emeğimizin ederinde bir problem var”</strong><br />
<br />
Her sektörde fiyatı satıcı belirliyor, mesele Türk çiftçisi olunca fiyatı alıcı belirliyor. Arada kan emiciler var. Bunları devlet kaldıracak ortadan ve satıcıyla pazarlamacıyı, pazarlamacıyla alıcıyı buluşturacak, her şey dengesine oturacak. Bakın yeminle söylüyorum, Türkiye ekonomisini şahlandırmak dünyanın en basit işidir. Bu milletin üreticisi dünyanın en kabiliyetli, yetenekli üreticisidir.</p>

<p>Bizim çalışmamızda sorun yok ama emeğimizin ederinde bir problem var. Avrupa’da, ABD’de bir işçi bugünün Türk lirası karşılığı 150, 200, 300 bin lira paralar alabilirken, Türkiye'de en büyük hayalimiz, emekli maaşı 14 değil 20 bin lira olsun vs. Yüzde yüz artırsın ne olacaktı, iyi bir emekli maaşı mı almış olacaktı, böyle bir şey yok. Dolayısıyla bizim hayallerimiz şu anda yok ediliyor.</p>

<p>Bizim hedeflerimizi yükseğe koymamızın zamanı geldi. Biz millet olarak her şeyi başarabilecek bir milletiz. Bu kabiliyetimiz de var, bunu sağlayacak bilgimiz, görgümüz de var. Eğer hayal ettiğimiz hayatı yaşamak istiyorsak Bağımsız Türkiye Partisi’ne destek olmaya devam edin. Bu kutlu davayla birlikte Türkiye'de iktidarı alalım ve Türkiye'yi hak ettiği günlere taşıyalım”</p>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;</strong></h2>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/bas-havada-ucan-iha-neyse-tarlaya-ektigin-bugday-da-odur</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Feb 2025 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/02/bas-kapak-3.jpg" type="image/jpeg" length="16473"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu Ülkenin Asli Kurucu Unsurları Türkler Ve Kürtler Artık  Kendi Sorunlarını Çözebilmelidir..]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/bu-ulkenin-asli-kurucu-unsurlari-turkler-ve-kurtler-artik-kendi-sorunlarini-cozebilmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/bu-ulkenin-asli-kurucu-unsurlari-turkler-ve-kurtler-artik-kendi-sorunlarini-cozebilmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En kötü sulh hiç şüphe yok ki en iyi savaştan daha iyidir.MHP Genel başkanı Dr. Devlet Bahçeli Ekim 2024 yılında Partisinin grup konuşmasında ciddi bir RİSK alarak PKK.nın kurucusu Abdullah Öçalan TBMM’ye gelip DEM Parti Grubunda konuşarak PKK’nın silah ve şiddeti bırakıp demokratik siyasete döndüğünü açıklarsa bizde onun umut hakkını konuşabiliriz demişti.(Yani Ev hapsi başta olmak üzere bazı haklar tanınabilir demişti).]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu Ülkenin Asli Kurucu Unsurları Türkler Ve Kürtler Artık&nbsp; Kendi Sorunlarını Çözebilmelidir.. </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunu olabilmesi halinde binlerce yıldır birlikte hareket eden (Malazgirt,Çanakkale, Kurtuluş savaşı ve 15 Temmuz 2016 Darbe girişimi) Kürtler ve Türkler arasına 1984 yılında Siirt’in Eruh ilçesinde bir Jandarma Karakolu’na yapılan saldırıda Jandarma erlerimizin şehit edilmesi ile 40 yıl önce başlatılan kardeş kavgası’nın bitmesi için sayın Bahçe’linin başlattığı süreç çok değerli.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin&nbsp; Çetiner&nbsp;&nbsp;</strong></h2>

<p>Bu sürecin başarılı bir şekilde sonuçlandırmanın vakti geldi geçiyor…Merhum Erbakan hoca ;<strong>Kürt’ü Türk’ten, Türk’ü Kürt’ten ayırırsanız ortada ne Kürt kalır ne de Türk kalır ! </strong>sözü bugünde en bariz manada gerçekliğini koruyor.&nbsp;</p>

<p>Sayın Bahçeli’nin çıkışı çok değerli ve önemli PKK kendini lağv edecek, Suriyeli Kürtler’de aynen Türkiye’de olduğu gibi Yeni Anayasaya göre Suriye Devleti’nin asli kurucu unsurları olacaklar.</p>

<p>Aynen Türkiye’deki Kürtlerin olduğu gibi Suriye Kürtleri de bütün demokratik haklarına sahip olacaklar ve ABD,İsrail,Rusya,İngiltere başta olmak üzere emperyalist güçlerin oyunlarını çöpe atma zamanı geldi ve geçiyor…</p>

<p>Ülkemizde yaşanan yanlışların da düzeltilmesi acilen gerekir. Örnek olarak 31 Mart 2024 yerel yönetim seçimlerinden sonra <strong>Mardin, Batman. Esenyurt ve Halfetti’ye</strong> atanan kayyımlar geri çekilip Belediye başkanları acilen görevlerine iade edilmeli&nbsp;ve Herkesin karşı çıktığı bu yanlış Kayyım yasası hemen değişmeli…</p>

<p>Ülkemizde acilen Demokrasi, Hak, Hukuk, Adalet yerini bulacak bütün düzeltmeler yapılmalı…</p>

<p>FETÖ kalkışmasında kimseye kurşun sıkmayan devlete ve millete zarar vermeyen askeri okul talebelerinin davaları yeniden görülmeli.</p>

<p>Yalova’da Kamp’a giden askeri okul öğrencilerini emir üzerine köprüye getiren komutanlarının emirlerine uyan öğrencilerden bazlarının babası ve annesi ile sokak röportajları yapmıştım.</p>

<p>&nbsp;Bir baba bana oğlum’a 196 yıl HAPİS cezası verdiler oğlum ve biz bu cezayı hak edecek ne yaptı diyerek faveran etmişti…</p>

<p>Özetle demek istediğim ülkemizde artık Emperyalistlerin değil bizim kendi senaryolarımızın hayata geçmesinin vakti geldi geçiyor…</p>

<p>Türkleri ve Kürtleri çarpıştıran güçlerin oyunlarını elimizin tersi ile itmeliyiz…</p>

<p>Doğruyu,hakkı, güzelliği iyiyi söyleyen kim olursa olsun o fikri benimseyip hayata geçirip kan ve gözyaşını durdurmanın vakti ve zamanı geldi.</p>

<p>Şu an Devlet Bahçeli kendisini ve partisini düşünmek yerine ülkesini ve milletini düşünerek elini değil gövdesini taşın altına koyarak emperyalistlerin 40 yıldır uygulamaya koydukları oyunlarını bitirmek için Ekim ayında güzel faydalı ve yararlı bir fikir öne sürmüştü.</p>

<p>Ben şahsen ilk güden beri akan kanın durması adına bu fikrin bir an önce hayata geçirilmesinin faydalı yararlı ve doğru ve güzel olduğuna yürekten inanıyorum.</p>

<p>Küçük hesapları bırakalım emperyalistlerin oyunlarını hep beraber bozalım Türk’lerin ve Kürtlerin binlerce yıldır bu coğrafyada devam eden kardeşliğini yeniden pekiştirelim diyorum.</p>

<p>Küçük hesaplar yaparak ülkemizde kan ve &nbsp;gözyaşının akmasına daha fazla müsaade etmek kesinlikle doğru değildir.</p>

<p>Ölüm,kan,gözyaşı ,belirsizlik bitsin her kes artık rahat ve&nbsp; özgür olsun diyorum…</p>

<p>Bütün kalbimle 2025’in her alandı artık daha demokratik,daha kukuki,daha Adaletli olmasını dilerim .</p>

<p>Özellikle 31 Mart 2024 Mahalli idareler seçiminden sonra 2 il 2 ilçe belediyesine atanan kayyımların geri çekilip seçilmiş başkanların acilen görevlerine aide dilmesi başta olmak üzere ne kadar <strong>ANTİDEMOKRATİK </strong>&nbsp;uygulama var ise hemen son verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>İstanbul Times – Hüseyin Çetiner </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/bu-ulkenin-asli-kurucu-unsurlari-turkler-ve-kurtler-artik-kendi-sorunlarini-cozebilmelidir</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Dec 2024 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/12/analizo-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="22434"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
