<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İstanbul Times - Anında Haberin Merkezi</title>
    <link>https://www.istanbultimes.com.tr</link>
    <description>Anında Haberin Merkezi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.istanbultimes.com.tr/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 16 Jul 2026 20:10:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Saadet Partisinin Genç Dinamik Genel Başkanı Arıkan ülke Gündemini Yakından Takip Ediyor]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/saadet-partisinin-genc-dinamik-genel-baskani-arikan-ulke-gundemini-yakindan-takip-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/saadet-partisinin-genc-dinamik-genel-baskani-arikan-ulke-gundemini-yakindan-takip-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM’deki vekilleri ile ülke sorunlarına değinen Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı eş zamanlı olarak İstanbul'un 39 ilçesinde “Gel Seni Konuşalım” etkinliği düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi Zeytinburnu İlçe Başkanı Semih Deniz’ "Gel seni konuşalım" faaliyeti kapsamında Zeytinburnu sakinleri ile ilçe merkezinde bire bir görüşerek, sorunları, sıkıntıları ve halkın taleplerini dinledi.</p>

<p>Halkın gündeme getirdiği sorun ve problemler bir dosya haline getirilip, çözüm konusunda gerekli çalışma yapılacak ve yetkili yerlere ulaştırılacaktır.</p>

<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan yaptığı muhalefet ile iktidar partisini nükteli bir şekilde eleştirip dikkatleri üzerinde topluyor. Akmatik ve ne alaka kanka çıkışları uzun süre toplum içinde konuşuluyor….</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kim ne derse desin Saadet partisi yapılacak ilk seçimde yeniden refah Partisi ile beraber ittifak halinde seçime girerse 7000 sokak röportajı yapan bir medya grubu olarak %7 ülke barajını rahatlıkla aşabileceklerini düşünüyorum.</p>

<p>Onlar da bu sene ilk kez merhum Erbakan hocanın vefat yıldönümünde kabri başında birlikte bu sene anma programı düzenlediler. Bundan yola çıkarak yapılacak ilk genel seçimde Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi’nin ittifak halinde seçime girmeleri halinde % 7 ülke barajını aşabilecekleri tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>Kaynak : İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/saadet-partisinin-genc-dinamik-genel-baskani-arikan-ulke-gundemini-yakindan-takip-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 08:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/06/semih-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="22594"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Çelik’ten İlginç Bir Tespit Geldi: Mutlak Butlan Davasının 19 Mart 2025’de Açılması Manidar (VİDEOLU)]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ozgur-celikten-ilginc-bir-tespit-geldi-mutlak-butlan-davasinin-19-mart-2025de-acilmasi-manidar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ozgur-celikten-ilginc-bir-tespit-geldi-mutlak-butlan-davasinin-19-mart-2025de-acilmasi-manidar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi seçilmiş İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik Partisinin Zeytinburnu halk buluşmasında çok ilginç bir detaya dikkat çekti. İstanbul il kongremiz 8 Ekim 2023’de yapıldı. Genel Merkez Kongremiz ise 4-5 Kasım 2023’de yapıldı. Dikkat edin Mutlak Butlan Davası İBB başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımızın gözaltına alındığı 19 Mart 2025’de açılması bu sürecin bir darbe olduğunu açıkça bize gösteriyor dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP’NİN SEÇİLMİŞ İSTANBUL İL BAŞKANI ÖZGÜR ÇELİK ZEYTİNBURNU 15 TEMMUZ MEYDANINDA BİNLERCE DEMOKRASİ SAVUNUCUSUNA İLGİNÇ ŞEYLER SÖYLEDİ </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Değerli dostlar burada size bazı bilgiler vereceğim siz ve bizi izleyen halkımızın gerçekleri öğrenme hakkı var. </strong></p>

<p><strong>31 Mart 2024 Yerel yönetim seçimlerinde İstanbul’da 14 olan ilçe belediye başkan sayımızı 26’ya çıkardık. İstanbul‘u açık ara fak ile kazandığımızı bilen ve Türkiye’de partimizin 1.olduğunu görenler bizi artık sandıkta yenemeyeceklerini anladılar.</strong></p>

<p><strong>Sivil bir darbe ile partimizi halkın gözünde düşürmek için İBB nin 2019-2024 arasındaki 5 yıllık bütçesi 495 milyar olduğu halde aylarca yandaş medyaları ile İmamoğlu ve arkadaşları İBB’de 562 milyar liralık yolsuzluk yaptılar yalanını aylarca haber yaptılar. </strong></p>

<p><strong>Aylar sonra çıkan iddianamede 562 milyar ila alakalı hiç bir şey yoktu. Yarıdan fazlası Cebeci döküm sahası ile alakalı yapılan farazi varsayımlardan oluşan hayali rakamlar türeterek zararın 140 milyar olduğu yazılıyordu. </strong></p>

<p><strong>Halkın bu yalanlara inanmadıklarını görenler sadece belediyelerimiz ile uğraşarak partimizin yükselişini durduramayacaklarını anladıkları zaman bütün itiraz süreçleri geçtiği halde siyasi bir sivil darbe olduğu çok bariz bir şekilde belli olan 19 Mart 2025’de İBB başkanımız ve yol arkadaşlarından oluşan 107 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. </strong></p>

<p><strong>Bununla yetinmeyenler 19 Mart 2025’de İstanbul il kongremiz ve genel merkez kongremiz hakkında Mutlak butlan gerekçesi ile dava açtılar. Yüksek seçim kurulu kararları kesin olduğu halde bir yerel mahkeme dava açtı ve karar verdi. </strong></p>

<p><strong>Bunu istinafa taşıdık. İstinaf 1 Temmuz 2026’da karar vereceğini söylediği halde 21.05.2026’da ani bir karar ile Kemal Kılıçdaroğlu’nu tedbiren CHP’nin başına oturttular. </strong></p>

<p><strong>Kimse bize ve halkımıza kongreden 2 sene sonra İBB başkanımızın göz altına alındığı gün açılan Mutlak butlan davasının hukuki olduğunu söylemesin.</strong></p>

<p><strong>Hepinize çok basit bir soru sormak isterim. 31 Mart 2024’de İstanbul başta olmak üzere ülke genelinde açık ara fark ile yüzlerce belediyede seçimi kazanıp partimizi 1.yapamasaydık ve İBB Başkanımız cumhurbaşkanı adayı olduğunu açıklamasaydı hem İstanbul hem de genel merkez kongremiz hakkında mutlak butlan davası açılıp açılmayacağını kendinize sorun lütfen” dedi.</strong></p>

<p><strong>Çelik sözlerine şu şekilde devam etti “AKP ne derse desin bizde ve burada olan binlerce kişide partimiz hakkında açılan davanın ve tutuklanan belediye başkanlarımızın hukuki değil siyasi olarak mağdur edildiğini herkes biliyor. Bundan dolayı 19 Mart 2025’de yapılan antidemokratik tutuklamaların ve açılan davaların SİVİL DARBE OLDUĞUNU Söylüyoruz.” Şeklinde konuştu.</strong></p>

<p>CHP’ İstanbul 2.Bölge bazı ilçe başkanlıklarının da destek verdiği Zeytinburnu halk buluşmasına ve yürüyüşe binlerce vatandaş katıldı.</p>

<p>Etkinliğin ilk konuşmacısı CHP Zeytinburnu ilçe başkanı <strong>Metin Doğan </strong>oldu. Doğan kısa bir selamlama konuşması yaptı.</p>

<p>Akabinde seçilmiş CHP’nin grup başkan vekili Mersin milletvekili <strong>Ali Mahir Başarır’da</strong> bir selamlama konuşması yaptı.</p>

<p>19 Mart 2025’de başlayan İBB tutuklamaları ve Mutlak butlan davası ile alakalı ilginç bilgileri CHP’nin 3 mazbatalı seçilmiş İstanbul il başkanı <strong>Özgür Çelik</strong> yaptı.</p>

<p>Binlerce kişinin katıldığı halk buluşmasına katılanlar daha sonra el ele ilçenin en büyük caddesi olan 58.Bulvar da kortej eşliğinde yürüdüler.</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ozgur-celikten-ilginc-bir-tespit-geldi-mutlak-butlan-davasinin-19-mart-2025de-acilmasi-manidar</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/06/ozgur-haber-icin-kapak-xxx.jpg" type="image/jpeg" length="31631"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zafer Partili Karamahmutoğlu "AKP Oylarını Arttıramayınca Siyaset Dışı Araçlarla Saldırıya Geçti"]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/zafer-partili-karamahmutoglu-akp-oylarini-arttiramayinca-siyaset-disi-araclarla-saldiriya-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/zafer-partili-karamahmutoglu-akp-oylarini-arttiramayinca-siyaset-disi-araclarla-saldiriya-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, haftalık olağan basın toplantısında Türkiye gündemini değerlendirdi ve Türkiye'nin çok partili siyasal yaşamına indirilen darbeye ilişkin Partisinin resmi görüşünü açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“AKP, RAKİPSİZ PARTİ OLMA YOLUNDA DEVLET GÜCÜYLE MUHALEFET PARTİLERİNİ MÜDAHALE ALTINA ALIYOR”</strong></p>

<p>Azmi Karamahmutoğlu: “Bayram tatilini ne yazık ki Türkiye'de hukuk katliamını konuşan tartışmalarla geçirdik. CHP için verilmiş olan mutlak butlan kararı, Türk siyasetini, Türk demokrasisinin çok partili yaşantısını allak bullak etmiş vaziyette. Biz bu sürecin son bulmasını ümit ediyorduk. 19 Mart'taki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'na karşı yapılan darbeyle birlikte son bulmasını ümit ederken, bu darbeler silsilesine yenisi eklendi.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Yıldız Çetiner </strong></p>

<p><strong>“VERİLEN MUTLAK BUTLAN KARARININ KENDİSİ MUTLAK BUTLANDIR”</strong></p>

<p>Hatırlanacağı gibi ilk olarak Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ, 20 Ocak 2025 tarihinde Ankara'da gözaltına alınmıştı. Bu sürecin ilk başlangıcı, yani Türk siyasetine yargı darbesi yapılmasının ilk başlangıcı, bu 20 Ocak 2025 tarihinde Sayın Ümit Özdağ'ın Ankara'da gözaltına alınması ile birlikte başlamıştı. Devamında Sayın Genel Başkanımız 5 aylık bir hapislik süresi geçirmişti. Türkiye'de ilk kez bir siyasi parti genel başkanı bu şekilde gözaltına alınmıştı ve bu toplumda büyük bir yankı uyandırmıştı.</p>

<p><strong>“YARGI, ÜLKE SİYASETİNE DOĞRULTULMUŞ SİLAHLARIN MERMİSİ OLAMAZ”</strong></p>

<p>Sayın Genel Başkan'ın siyasetten el çektirilmesi, genel başkanlıktan mahrum bırakılmasının ardından, 5 aylık bir sürenin ardından kaldığımız yerden yine çalışmalarımıza devam ettik. Bütün darbelerden, ister cunta şeklinde olsun, askeri olsun, ister yargı darbesi olsun ya da başka türlü siyasal darbe veya sivil kalkışma şeklinde olsun, her darbeden sonra mücadeleler, haklı mücadeleler, halk adına, millet adına verilen haklı mücadeleler kaldığı yerden başlar ve sürdürülür. Nitekim Sayın Özdağ'ın ve Zafer Partisi'nin mücadelesi de artarak devam etmektedir.</p>

<p><strong>“ALINAN HUKUKSUZ MUTLAK BUTLAN KARARI BİZE GÖRE ÇOK AÇIK BİR SİYASAL DARBE GİRİŞİMİDİR”</strong></p>

<p>Şimdi bu 20 Ocak Ümit Özdağ müdahalesinden sonra, 19 Mart 2025 yılında, geçen yıl yine aynı yıl içerisinde, bu kez İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu'na bir yargı darbesi yapıldı ve İBB Başkanı Sayın İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından el çektirildi, özgürlüğünden mahrum bırakıldı ve Silivri Cezaevi'ne konuldu. Bir yılını doldurdu, yargılamaları sürüyor. İsnatlar, suçlamalar pek de adil olmadığı görülen yargılamalarla yürütülüyor.</p>

<p><strong>“YSK, KENDİ YETKİ ALANININ BİR YEREL MAHKEME TARAFINDAN ADETA GASP EDİLMESİNE SESSİZ KALARAK KENDİ VARLIĞINI TARTIŞILIR DURUMA SOKMUŞTUR”</strong></p>

<p>Sayın İmamoğlu'nun şahsına karşı yapılan bu 19 Mart darbesinden sonra, bu kez bu bayrama 21 Mayıs tarihinde yine ayrı bir yargı darbesiyle uyandık. Bu kez Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'e 21 Mayıs 2026 tarihinde bir darbe yapıldı. 19 Mart darbesinde Sayın İmamoğlu görevden el çektirilmiş ve hapsedilmişti. 21 Mayıs'ta ise Sayın Özgür Özel görevden el çektirildi fakat henüz hapsedilmedi. Ne mutlu ki şimdilik özgürlüğünden yoksun bırakılmış değil.</p>

<p>Bu darbeler silsilesinin bununla birlikte son olmasını diliyoruz ve karşısında olduğumuzu daha ilk günden itibaren ortaya koymuş vaziyetteyiz. Açıklandığı gün Sayın Genel Başkanımız Ümit Özdağ, Cumhuriyet Halk Partisi'ni ziyaret ederek adeta diğer siyasi partilere de bir zaviye, bir bakış açısı çizdi, ortaya koydu. Ve ‘Bu Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi iç işidir’ demeyip, işin kolayına kaçmayıp müdahil oldu, CHP Genel Merkezi'ni ziyaret etti ve şu iki önemli kavramı bu mücadelede mottolaştırarak ortaya koydu.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'Nİ, ELİNDE 50 BİNİ AŞKIN TÜRK VATANDAŞININ KANI BULUNAN AŞAĞILIK KATİL İÇİN Mİ ÇALIŞTIRACAKSINIZ?”</strong></p>

<p>Bunlardan biri, ‘Türk devletine ve demokrasiye sahip çıkmak için buradayız’ dedi Sayın Özdağ. Ve ikinci olarak da devam etti: ‘Demokrasi ve hukuk mücadelesinde sizin yanınızdayız, bunu söylemek için CHP Genel Merkezi'ndeyim’ dedi.</p>

<p>İşte bu iki ilkesel tutum ve tavır, diğer siyasi partiler için de örnek oldu ve örnek olmaya devam ediyor. Zafer Partisi, Türk demokrasisinin çok partili siyasal yaşamına yapılan bu yargı darbesinin tam olarak karşısında durmaktadır.</p>

<p>Mutlak butlan kararı, tek adam yönetiminin daha da mutlak bir hâle gelmesi için yapılmış tehlikeli hatalardan biri olmuştur ve bu hatadan tek adam yönetimi sürdüğü müddetçe dönülecek gibi de değildir. Çünkü hatırlayınız, çeyrek asra yakın iş başında bulunan bu parti, iş başına geldiği günden itibaren sürekli medya satın almaları yahut yeni medya organları kurmakla meşguldü. <a id="m_-1480215363464271037OLE_LINK2"></a>Bu medya satın almalarıyla tekelleşme yaratan medyada rakipsiz olan AKP'nin siyaset zümresi, siyasi partiler arasında da rekabetten kaçındığı için rakipsiz parti olma yolunda muhalefet partilerine yargı eliyle, devlet gücüyle, emniyet kuvvetleriyle, yönetsel mühendislikle müdahale altına alıyor.</p>

<p><a id="m_-1480215363464271037OLE_LINK3"></a>Seçmen kaybeden Adalet ve Kalkınma Partisi, oylarını koruyamayınca, oylarını artıramayınca hükümetin karşısındaki muhalefet kanadını dağıtmak için siyaset dışı araçlarla saldırıya geçiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi, muhalefet partilerine her müdahalesinde çok partili siyasal yaşamın gereği olan hukuk ve demokrasi eşiğini aşarak meşruiyetten uzaklaşıyor.</p>

<p>AKP'ye tavsiyemiz, bu eşiği aşmaması, hukuk ve demokrasi eşiğini çok geride bırakmaması. Çünkü seçmen, iktidarı AKP'den geri aldığında dönüp bu eşiğe sarılmak isteyeceklerdir. AKP siyaset zümresi, siyasal elitleri bu eşiği çok arayacaktır; kendilerinin aşmış olduğu bu eşiği. O yüzden çok uzağa düşmesinler.</p>

<p>Türk siyasetinin Zafer Partisi olarak yeniden normalleşebilmesi için biz muhalefet partileri arasında politik dayanışmanın gerekliliğine işaret etmiştik. Yani seçim dönemlerine ilişkin ittifakların oluşmasından başka, bunlardan bağımsız olarak da böyle ittifak çatısı altında birleşme gereği olmadan da böyle adlandırılmadan da seçim öncesi zamanlarda bu tip bir politik dayanışmanın gerekliliğinden çok söz etmiştik. Çünkü Türk siyasetinin yeniden normalleşebilmesi lazım.</p>

<p>Bunun için biz Ergenekon kumpas davalarından beri sürdüregeldiğimiz tutumumuzu aynı katılıkla, aynı kararlılıkla devam ettiriyoruz. Fakat ne yazık ki aynı şekilde bir proje partisi olan Adalet ve Kalkınma Partisi de Ergenekon kumpas davalarından beri sürdüregeldiğimi rengarenk darbelerin arkasında duruyor. Biz de bu rengarenk darbelerin tam olarak karşısında duruyoruz.</p>

<p>Zafer Partisi olarak biz, AKP'nin yaptığı rengarenk darbelerin tamamının sonuçlarını ters yüz etmek için hükümet olmak istiyoruz. Zafer Partisi'nin hükümet olmak istemekteki birçok sebeplerinden, gerekçelerinden biri de budur: Türk siyasetinin yeniden normalleşebilmesidir.</p>

<p>Çok kıymetli Türk kamuoyu, bir diğer husus; hem bayramda yine gündeme düşürülen, DEM Parti Milletvekili Pervin Buldan tarafından Van şehrindeki DEM Parti İl Binası'nda yapmış olduğu açıklamayla Türk kamuoyunun haberdar olduğu bir hali dikkatinize sunmak istiyorum. Çünkü belli ki hem bu içinde bulunduğumuz Haziran ayını hem de Temmuz ayını bu tartışmayla geçireceğiz.</p>

<p>Tartışmamız, bir buçuk yılı aşkın süredir anlata geldiğimiz Cumhur İttifakı, Devlet Bahçeli, AKP hükümeti bir yanda, PKK narkoterör örgütü diğer tarafta kurulan pazarlık masasına ilişkindi. Bu pazarlık masasında yeni gelinen aşama ne yazık ki yasamada ortaklaşma aşamasıdır.</p>

<p>Evet, pazarlıkta gelinen bu aşamayı Pervin Buldan açık etti. Aynen kendi ifadeleriyle söylüyorum: Pervin Buldan, yeni bir yasa taslağı hazırlandığını, 7-8 maddeden oluştuğunu ve hazırlanacak olan yasa taslağının komisyona ve Meclis'e getirilmeden evvel İmralı'da cezasını çekmekte olan bebek katili Abdullah Öcalan'a sunulacağını, onun onayı alındıktan sonra Meclis'e getirileceğini söylüyor.</p>

<p>Bayramdan sonra bu taslak gündeme gelecekmiş. Bu yasanın çıkması için de bu süreç içerisinde kendisine taslak iletilecek Abdullah Öcalan'a. Yasa üzerinde mutabakat sağlanmasından sonra bu 7-8 madde bir çerçeve yasa olarak ele alınacakmış. İçeriğindeki hususlardan biri, örgüt mensuplarının bu yasadan yararlanıp belli bir süre içerisinde Türkiye'ye ya da istedikleri herhangi bir ülkeye gidebilecekleri yahut Türkiye'den çıkabilecekleri.</p>

<p>Meclis’te kurulan komisyonu, Numan Kurtulmuş’un başkanlığını yaptığı komisyonu ve o komisyondaki meclia üyelerini İmralı Cezaevi’ne başteröristin ayağına gönderip milli gururumuzu kırdığınız yetmemiş gibi şimdi bir de bebek katii terörist başıyla birlikte müzakere yapıp mutabakat sağlayıp yeni bir yasa mı yapacaksınız? <a id="m_-1480215363464271037OLE_LINK4"></a>Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, elinde 50 bini aşkın Türk vatandaşının kanı bulunan aşağılık katil için mi çalıştıracaksınız?</p>

<p>14 Mayıs 2023 seçimleriyle oluşmuş olan mevcut Parlamento, yani 28. Yasama Dönemi'nin Meclisi, yenilmiş, mağlup olmuş, teslim alınmış bir Türkiye'nin Meclisi değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran ve onun özgür ve bağımsız oluşunun birincil ön yüzü olan parlamentomuzun, Yüce Meclisimizin saygınlığını korumak için her bir vatandaş kendini sorumlu hisseder. Çünkü bunu korumak her bir Türk vatandaşının görevidir. Çünkü Milli Meclis'in saygınlığı, beraberinde her vatandaşımızın itibarı ve saygınlığıyla ilgilidir.</p>

<p>Değerli Türk medyasının kıymetli mensupları,</p>

<p>Bir diğer husus, hem Türkiye'mizin çevresinde hem de dış politikaya ilişkin karşı karşıya kaldığımız tehlikeli bir durumdur. Akdeniz'de son tutunma noktamız olan, Türk gölü diye adlandırılan Akdeniz'de ne yazık ki artık son tutunma noktamız olan ve Akdeniz'deki en büyük doğal uçak gemisi olan Kıbrıs Adası'na ilişkindir. Ve oradaki Türk varlığına, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti'nin varlığına ve oradan bize yönelik olan tehlikeye ilişkindir.</p>

<p>Hindistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bir stratejik ortaklık anlaşmasına varmışlar. Bu seviyede bir iş birliği kurmuşlar. Bunun içerisinde süpersonik füzelerin alınıp adaya yerleştirilmesi var. BrahMos isimli bu süpersonik füze, aslında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi gibi bir ülkecik için çok fazla asimetrik bir savunma mühimmatı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Değerli basın mensupları;</p>

<p>Türkiye, çok partili siyasal yaşama ve demokrasiye karşı yapılan darbelerle meşgulken, bunları konuşurken ve bir siyasal sıkı yönetim süreçleriyle zaman kaybetmeye devam ederken, Rum basınında yer alan habere göre Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Hindistan'dan süpersonik füze alımı için görüşmeler yapıyormuş.</p>

<p>Alınacak olan BrahMos füze sistemi, Hindistan-Rusya ortak yapımı bir süpersonik füze. Menzili 500 kilometredir ve yaklaşık 3 Mach hız kapasitesine sahip. Bu BrahMos, aynı türdeki milli Atmaca gemisavar füzemizle kıyaslandığında, Atmaca füzemizden hız olarak 3 kat daha hızlı, menzil olarak ise 2 kat daha üstün.</p>

<p>Hatırlanacağı gibi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, son 2-3 yıl içerisinde 1959 ve 1960 Garanti Antlaşmalarının hilafına, Kıbrıs'ta ABD, Fransa ve İsrail'e askeri üs kurma izni verdi. Rum tarafı, bu ülkelerden tıpkı BrahMos füzeleri gibi Türkiye'yi hedef alabilecek menzilde yeni silah sistemleri almaya ve adayı dengesizce silahlandırmaya devam ediyor.</p>

<p>Daha da fazlası, ABD-İran savaşını fırsat gören ve bu savaşı bahane eden Yunanistan'ın adaya göndermiş olduğu F-16 görev grubunun adada kalıcı olacağı anlaşılıyor.</p>

<p>Rum-Yunan ikilisi için savunma ihtiyaç ve yeteneklerinin çok ötesine geçen bu türden ikili askeri iş birliği anlaşmaları ve aşırı silahlanma çabaları, Türkiye'miz için başta Doğu Akdeniz olmak üzere bölgedeki askeri denge ve güvenlik durumunu tehdit eder düzeye gelmiştir. Türkiye bu tehditle karşı karşıya, yüz yüzedir.</p>

<p>Daha açık bir ifadeyle söyleyecek olursak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile askeri iş birliği yapıp adaya askeri üs kuran devletler, Türkiye'nin derinliklerini hedef alabilecek konum ve imkana kavuşmuşlardır.</p>

<p>Şimdi oluşan bu sakıncalı durum, sadece Doğu Akdeniz'de Mavi Vatan temelinde sahip olduğumuz hak ve menfaatlerin kaybıyla sınırlı değildir. Akdeniz'de doğal bir uçak gemisi konumundaki Kıbrıs Adası'nda genişlemeye başlayan yabancı askeri varlık, Türkiye'yi güneyden kuşatmaya başlamaktadır.</p>

<p>23 yıllık AKP iktidarının beceriksiz ve teslimiyetçi tutumu dikkate alındığında, AKP hükümetinin bu sürece karşı etkili diplomatik ve caydırıcı önlemler almasını beklemek artık hayalcilik olur. Adalar Denizi'nde 2004'ten bu yana Yunanistan tarafından açıkça işgal edilen ada ve adacıklarımız için tepki bile gösteremeyen, silahsız bulunması gereken adaların silahlandırılması karşısında yine susan, sahillerimize kadar giren ve hatta Datça’da kıyıya çıkan Yunan askeri botlarını durduramayan bu iflas etmiş AKP hükümeti, iç siyaset ile gündemi boğmakta ve asıl meselelerin üzerini örtmektedir.</p>

<p>Yine de iş başında kalacağı sayılı günlerine kadar AKP hükûmetine tavsiyemiz; başta Mavi Vatan ve bu bölgedeki hak ve menfaatlerimiz olmak üzere, Türkiye'nin güvenliğine yönelik caydırıcı tedbirlerin kararlılıkla alınmasıdır. Fakat Türkiye bütününe bir millet olarak sahip çıkamayan ve öyle bakamayan bu müflis siyasal İslamcı zihniyet, Türklüğün ve Türk devletinin gücünün özüne de sahip çıkamaz ve bu gücü kullanamaz. İşte tam da bu sebeple Zafer Partisi iktidarında Türk devlet aklı yeniden egemen olacak. Devletimiz, sahip olduğu güç ve kudrete uygun olarak yönetilecek ve bölgemizle ülkemizin güvenliğine yönelik tehditlere meydan verilmeyecektir.</p>

<p>Değerli basın mensupları ve kıymetli Türk kamuoyu,</p>

<p>Sözünü etmiş olduğumuz siyasal sıkı yönetim ve yapılmış olan yargısal darbeye ilişkin, Cumhuriyet Halk Partisi özelinde fakat genel olarak <a id="m_-1480215363464271037OLE_LINK11"></a>Türkiye'nin çok partili siyasal yaşamına indirilen bu darbeye ilişkin, Sayın Genel Başkanımızın isteğiyle Zafer Partisi'nin <a id="m_-1480215363464271037OLE_LINK12"></a>resmi görüşü olarak kayıtlara geçirilmesini istediğimiz bir metnimiz var.</p>

<p>Şüphesiz parti divan üyelerimiz, temsilcilerimiz ve ilçe başkanlarımız katıldıkları her ortamda, platformda ve toplulukta görüşlerimizi anlatıyorlar. Bu konu enine boyuna tartışılıyor. Fakat derli toplu bir şekilde Zafer Partisi'nin bu meseleye ilişkin bakışını kayıt altına almak istiyoruz. Bize göre bugün itibarıyla, 1 Haziran 2026 günü itibarıyla durum nedir? Zafer Partisi nerede durmaktadır? Bu meseleyi nasıl ele almaktadır? Dikkatinize, bilginize ve takdirinize sunuyor ve kayıtlara geçiriyoruz.</p>

<p>Bilindiği gibi Cumhuriyet Halk Partisi'nin 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 36. Hukuk Dairesi tarafından ‘delegelerin iradesinin sakatlandığı’ gerekçesiyle geçersiz sayılarak mutlak butlan mevcut parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına ve Kemal Kılıçdaroğlu ile 2023 Kurultayı öncesindeki, yani Haziran 2020, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinleşinceye kadar görevi üstlenmesine karar verildi.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığının mahkeme kararıyla yeniden Kemal Kılıçdaroğlu'na geçmesi, CHP'yi adeta ikiye böldü. Şu anda CHP'nin biri yasal, diğeri fiili olmak üzere iki genel başkanı var. Yüksek Seçim Kurulu’na göre mazbatasını bizzat vermiş olduğu Özgür Özel genel başkan, Ankara 36. İstinaf Dairesi’nin kararına göre ise Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan. Bu sebeple iki genel başkanı var diye ifade ediyoruz.</p>

<p>Bugün Türkiye, bu iki başlılık nedeniyle sadece CHP'nin hukuka aykırı biçimde iptal edilen kurultayını değil, çağdaş devlet düzeninin temel dayanaklarından biri olan seçim hukukunun etkinliğini ve sınırlarını tartışıyor. Çünkü asıl mesele şudur: Bir mahkeme, görevli ve yetkili seçim kurullarının gözetiminde, denetiminde yapılmış bir siyasi parti kurultayını, üzerinden aylar geçtikten sonra mutlak butlan gerekçesiyle yok sayabilir mi? Çağdaş bir hukuk devletinde bu sorunun cevabı tereddütsüz, amasız, fakatsız hayırdır. Türkiye'de de bu sorunun cevabı hayır olmalıydı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çünkü Anayasa'nın 79. maddesi açıkça der ki; seçimlerin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü Yüksek Seçim Kurulu'nun, yani YSK'nın yetkisindedir. Çok açık, net. Türkiye'de seçimlerin dürüstlüğü, güvenliği ve geçerliliğine ilişkin nihai karar merciyi tartışmasız Yüksek Seçim Kurulu'dur. Yani seçimlerin yürütülmesi, denetlenmesi, itirazların kesin karara bağlanması ve sonuçlarının ilan edilmesi yetkisi Anayasa'nın 79. maddesi kapsamında YSK'ya verilmiştir.</p>

<p>Benzer şekilde, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 21. maddesi kapsamında siyasi partilerin genel merkez, il ve ilçe teşkilatları seçimleri ile il kongresi ve büyük kongre delegelerinin seçimlerini yargı gözetimi altında, gizli oy ve açık tasnif esasına göre yürütme, denetleme, itirazlarını kesin karara bağlama ve sonuçlarını ilan etme yetkisi de yine YSK'nın yetkisine verilmiştir.</p>

<p>Bu nedenle konu artık sıradan bir hukuk davası konusu değildir. Aksine konu, seçim yargısı dışında anayasal kurumların görev paylaşımı ve demokratik meşruiyet konusudur. Çünkü <a id="m_-1480215363464271037OLE_LINK5"></a>YSK, münhasıran kendi yetki alanının bir yerel mahkeme tarafından adeta gasp edilmesine sessiz kalmak suretiyle kendi varlığını tartışılır duruma sokmuştur.</p>

<p>Bu itibarla da konu; hukuk devleti olma özelliğinden giderek uzaklaşan, erkler ayrılığının fiilen yok sayılabildiği, devletin asli kurumlarını tek bir merkezden yönetmeye çalışan, liyakati yok eden, kısacası seçilmiş kimi siyasi olaylarda hukuku askıya alabilen bir ucube sistem tartışmasıdır. Yani adı üzerinde bile mutabakat sağlanamayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeli gibi tek adam rejiminden söz ediliyor.</p>

<p>Ayrıca konu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5. maddesinde ifadesini bulan ve insan hakkı olarak kabul edilen hukuk güvenliğinin ihlali konusudur. Bunun da özellikle uluslararası hukukta, Avrupa Konseyi'nden Türkiye'nin çıkarılmasına kadar varabilecek ağır yaptırımlar içereceğini bilmek gerekiyor.</p>

<p>Ve nihayet konu, Türkiye üzerinde uygulanmak istenen etnik bölücü emperyal planlar ve bu bağlamda birbirini tamamlayan PKK açılımı, yeni anayasa tartışmaları ve özellikle İsrail ve ABD'nin bölgemize ilişkin hedefleriyle doğrudan bağlantılıdır.</p>

<p>Kısacası, görevli ve yetkili seçim kurullarının denetiminde yapılmış bir seçimin aylar, hatta örneğimizdeki gibi yıllar sonra bir mahkeme kararıyla yok hükmünde sayılması, yarınlarda mahalli seçimlerden belediye seçimlerine, parti kongrelerinden milletvekili seçimlerine kadar uzanabilecek tehlikeli bir emsal oluşturabilecektir.</p>

<p>Örneğin halen devam eden bir diploma davası var. Hayır, Ekrem İmamoğlu'nun değil; yine Sayın AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın diplomasına ilişkin. Yapılan başvurular, savcılık kararları, davalar var. Şimdi, hala devam eden diploma ya da diplomasızlık iddialarının mutlak butlanla sonuçlanması halinde, mahkeme gelecekte böyle bir karar verirse, ülkenin onlarca yılının geriye dönük olarak, örneğin 23 yılının, bir kişinin bir çırpıda aldığı bir kararla silinmesinin vahim, kaotik sonuçları yok farz edilemez.</p>

<p>Buradan hareketle sonuç olarak<a id="m_-1480215363464271037OLE_LINK6"></a>, alınan hukuksuz mutlak butlan kararı bize göre çok açık bir siyasal darbe girişimidir. Zafer Partisi'ne göre alınan mutlak butlan kararı çok açık bir siyasal darbe girişimidir. Mutlak butlan kararı Türkiye'nin hukuk güvenliğine vurulmuş ağır bir darbedir. Sandıktan çıkmış olan millet iradesinin yok sayılmasıdır.</p>

<p>Bu durum, yıllar önce yapılmış kongrelerin, seçimlerin iptalinin yolunun ardına kadar açılmasıdır. Gelecekte eğer bu yerleşik bir içtihat halini alırsa, bundan sonra da yapılacak olan seçimlerin geriye dönük olarak bu şekilde iptal edilmesinin yolu açılır. Çünkü mutlak butlan davalarında, zamanaşımı yoktur.</p>

<p>Nitekim Ankara İstinafın 36. Dairesi'nin kararı da anılan CHP kurultayından yaklaşık 3 yıl sonra alınmıştır. Hukukun geriye doğru işletilmesi, hukuk güvenliğine indirilmiş ağır bir darbedir. Yargının siyaseti dizayn etme aracı olarak istismar edilmesidir bu yapılan. Oysa <a id="m_-1480215363464271037OLE_LINK7"></a>yargı, ülke siyasetine doğrultulmuş silahların mermisi olamaz, olmamalıdır. Çünkü yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı herkesin güvencesidir, gerektiğinde sığınağıdır.</p>

<p>Hani denir ya, tarih kendinden ders almayan milletler için tekerrür eder diye; önümüzde tam da buna uygun, tekrar ettirilmiş bir örnek var. Bu örnek, Milliyetçi Hareket Partisi'nin 10 yıl önce, 2016 yılındaki büyük kurultayına ilişkin. Yani Ankara 22. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yetkilendirilen ve bu yetkisi Yargıtay tarafından oy birliğiyle onaylanan bir çağrı heyeti vardı. Bu çağrı heyetinin yapmış olduğu Milliyetçi Hareket Partisi Kongresi, noter onaylı delegelerin büyük çoğunluğunun kararıyla yapılan bu kongre, Sivas ilinin Gemerek ilçesiyle Kastamonu ilinin Tosya ilçesi Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından bir iki delegenin başvurusu üzerine iptal edilmişti.</p>

<p>Önümüzdeki örnekte CHP'nin, biri olağan, diğeri olağanüstü olmak üzere yapılan ve her ikisi de YSK tarafından onaylanıp kesinleşen bu kongreleri yine yerel bir mahkeme tarafından bütün sonuçlarıyla iptal edildi. Mahkemelerin anılan bu kararları ile MHP'de mevcut yönetim, yani şimdi de iş başında bulunan yönetim, yönetimi devretmekten kurtulmuştu. Ve adeta yapılmamış bir kongreyi kazanmış olmuşlardı.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi'nde ise mevcut yönetim fiilen uzaklaştırıldı, görevdeki yönetim diskalifiye edildi ve sonuçta şimdilik, belki de şimdilik, kaybeden hukuk devleti ve Anayasa oldu. Yani tek başına Cumhuriyet Halk Partisi değil; beraberinde hukuk devleti, anayasal düzen ve çok partili demokratik yaşam düzeni kaybeden oldu.</p>

<p>Özetle değerli arkadaşlar, durum şudur: Türk hukuk sistemine göre yasal koşullar mevcut olması halinde belediyelere, vakıflara, şirketlere ve derneklere kayyum atanabilir. Yapılmış olan kongrelerin, kurultayların hiçbir önemi kalmıyor. Siyasi partilere kayyum atanması ise uygulamada yoktur. Gerektiğinde görevli mahkeme tarafından genel kurul toplantısını gerçekleştirmek üzere ancak çağrı heyeti oluşturulabilir. Bu bakımdan, Cumhuriyet Halk Partisi'ne kayyum atanması yasal dayanağı olmayan bir ifade biçimidir. Bu tabirin yasal olarak hiçbir geçerliliği yoktur.</p>

<p>Adli yargının, ilk derece mahkemeleriyle bölge adliye mahkemesinin, yani bağımlı istinafın görev ve yetkileri 26.09.2004 tarih ve 5235 sayılı Kanun ile belirlenmiş olup, bu mahkemeler ancak seçimlerle ilgili olmayan konularda hukuk ve ceza yargılamaları yaparlar ve yetkileri sınırlıdır.</p>

<p>2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 21. maddesinin 11. fıkrası yürürlükte olduğu sürece, Medeni Kanun ve Dernekler Kanunu hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi örneğinde ne yazık ki Medeni Kanun ve Dernekler Kanunu uygulanmıştır.</p>

<p>Asliye Hukuk Mahkemesinin yetki alanı ise sadece genel kurulun seçim maddesine kadar olan işlemlerle sınırlıdır. Genel kurulun seçimle ilgili işlemlerine ilişkin kesin ve nihai yetki, ilçe ve il seçim kurullarından sonra YSK'ya aittir. Bir başka ifadeyle, Asliye Hukuk Mahkemesinin ya da diğer herhangi bir mahkemenin mutlak butlan kararı verme yetkisi yoktur. Bu açık yasal düzenlemelere göre anılan mutlak butlan kararı görevsizlik nedeniyle yok hükmünde bir mutlak butlandır. <a id="m_-1480215363464271037OLE_LINK8"></a>Verilen mutlak butlan kararının kendisi mutlak butlandır.</p>

<p>Kısacası, 2023 Kurultayı'nı iptal eden Yüksek Seçim Kurulu değil, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 36. Hukuk Dairesidir. Kararın icrası için de Ankara Valisinin emniyete talimat vermesi gerekmiştir. Bu talimat sonucu ne yazık ki istenmeyen çirkin görüntüler meydana gelmiş, Ankara polisi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'ne zor kullanarak girmiştir.</p>

<p>Yani tamamen Yüksek Seçim Kurulunun yetkisinde olan bir konuda siyasi iktidar, siyasi rakibini polis marifetiyle güç kullanarak güçsüz bırakmaya çalışmaktadır. Bu yaşanmış, gerçekleşmiştir. Nitekim Cumhuriyet Halk Partisi yetkilileri İçişleri Bakanı ile görüşmek durumunda kalmıştır. Seçilmiş olan Cumhuriyet Halk Partisi yetkilileri İçişleri Bakanı ile görüşmek durumunda kalmıştır.</p>

<p>Evet, seçilmişlerin atanmışların vesayetinden kurtulması için partileştiğini ve siyaset yaptığını söyleyen AKP siyaset zümresi bugün bu uygulamaları sergilemektedir.</p>

<p>Yüksek Seçim Kurulu, adli yargı mahkemelerince verilen kararların temyiz mercii değildir. Bu bakımdan mutlak butlan kararını kaldırma yetkisi gibi bir yetkisi de yoktur. Bu kararın temyiz mercii Yargıtay'dır.</p>

<p>Öte yandan istinaf, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin verdiği mutlak butlan kararını infaz edecek olan icra memurları değil; verdiği mazbataları iptal yetkisi olan Yüksek Seçim Kurulu'dur. Zira Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi de bu maksatla verdiği kararı infaz edilmesi için YSK'ya göndermiştir. Çünkü seçim sonuçları ancak mazbatalarla hukuki sonuçlar doğurabilir.</p>

<p>Bu bakımdan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'ne kolluk gücüyle girilmesi, demokratik siyasetin meşruiyetine gölge düşürmüştür. Ve AKP'nin 23 yıllık iktidarı boyunca bu meşruiyete gölge düşürülmesine ilk kez de tanık olmuyoruz.</p>

<p>Nitekim mutlak butlan kararı üzerine başvurulan YSK, kararın yasal ve anayasal dayanaktan yoksun olduğunu ifade etmiş ve ‘Kurulumuzun mahkeme kararlarını yerine getirmek gibi bir görevi yoktur’ diyerek Ankara İstinafının 36. Dairesinin müzekkeresini iade etmiştir.</p>

<p>2023 Kurultayı'nda CHP Genel Başkanı seçilen Özgür Özel'e, kurultayın iptaline ilişkin bütün başvuruları reddederek mazbatasını veren aynı YSK, yetkisi olmasına rağmen bu defa da yapılan başvuruyu reddetmiş ve Özgür Özel'in mazbatasını iptal etmemiştir. Yani Özgür Özel ve yönetici ekibine YSK tarafından verilmiş olan mazbatalar geri alınmadığı için 2023 Kurultayı'ndan sonra YSK tarafından verilen mazbata halen geçerliliğini korumaktadır. YSK'ya göre Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'dir.</p>

<p>Öte yandan Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçerli bir mazbatası yoktur. Yani Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı makamına ilişkin hukuki bir hak sahibi değildir Sayın Kılıçdaroğlu. Bu durumda Cumhuriyet Halk Partisi'nin yasal genel başkanı Özgür Özel'dir. Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendi başına yapacağı tasarruflar, mazbatasızlık nedeniyle geçersiz sayılabilecektir. Seçim hukuku bakımından mazbata kimdeyse başkan odur. Kemal Kılıçdaroğlu'nun mazbatası yoktur, bu nedenle gerçekte hukuken de değişen bir şey yoktur. Bu durumda mevcut tedbir kararının geçerliliği de ortada infazı kabil olmayan bir kararın mevcut olması nedeniyle tartışmalıdır.</p>

<p>Sonuç olarak hukuki ve fiili durum böyledir. Türkiye'de seçimlerin nihai hakemi Yüksek Seçim Kuruludur. Seçim sonuçlarının sürekli mahkemeler eliyle tartışmaya açıldığı ülkelerde demokrasi sürdürülemez. Sandığın güvenilirliği ve kesinliği kaybolursa siyaset de çöker. Bugün Türkiye'nin önündeki tehlike tam olarak da budur.</p>

<p>Elbette hukuksuzluk iddiaları araştırılmalıdır. Elbette şaibe varsa incelenmelidir. Kimse hukuksal denetimin dışında değildir. Ancak hukuk devletiyle yargı üzerinden siyasi sonuç üretme arasındaki çizgi çok hassastır ve dikkatle gözetilmelidir. Çünkü mahkemeler siyasi rekabetin yerine geçmeye başladığı anda sandığın anlamı kalmaz. Seçimin, oylamanın bir anlamı kalmaz.</p>

<p><a id="m_-1480215363464271037OLE_LINK10"></a>Siyasetin girdiği mahkemeden adalet kaçar. Ne bu şekilde yargı sandığın içine girmeli ne de siyaset yargının kürsüsünü işgal ve ihlal etmelidir. Siyaset kirlendiğinde Türkiye'nin demokrasi umudu da tükenir. Demokrasi çünkü yalnızca oy vermek değildir. Seçimli diktatörlükler de vardır. Demokrasi aynı zamanda verilen oyun sonucuna herkesin güvenmesidir. İşte Anayasamızın 79. maddesi bu güvenin sigortası olmalıydı.</p>

<p>16 Nisan 2017 referandumunda yasaya açıkça aykırı olarak mühürsüz zarfları geçerli kılan, Recep Tayyip Erdoğan'ın Anayasa'ya aykırı olarak üçüncü kez aday olmasının önünü açan da aynı YSK olmuştur. Bunun bir nedeni de YSK'nın kararlarının yargı denetimine tabi olmamasıdır.</p>

<p>Eğer Yüksek Seçim Kurulu kararlarına karşı anayasal bir yargı denetimi olsaydı, 2017 referandumu ve Sayın Erdoğan'ın üçüncü kez adaylığının yasal uygunluğu denetlenmiş olsaydı, bugün sonuç çok başka olabilir ve bambaşka bir Türkiye'de yaşıyor olabilirdik.</p>

<p>Bu itibarla bize göre YSK kararlarını tartışılmaz hale getirmek demokratik olmadığı gibi hukuki de değildir. Burada önemli olan denetlemeyi yapacak olan kurumdur. Bunun da ilk derece mahkemeleri olmayacağı çok açıktır.</p>

<p>İstinaf Mahkemesinin YSK tarafından kesinleştirilmiş bir seçim konusunda vermiş olduğu karar YSK yapılan itirazı reddederek kendi varlık sebebini ve verdiği kararları inkar ettiği, İstanbul İl Başkanlığında olduğu gibi CHP Genel Merkezi’nde de polis zoruyla girildiği ve genel merkezin boşalttırıldığı bir ortamda, düzende CHP'nin derhal yapması gereken; arınma ve benzeri sonuçsuz ve etkisiz söz düellolarına, kısır polemik ve tartışmalara girmeden, kendi tüzüğünün 38. maddesine uygun olarak olağanüstü kongreyi toplamaya odaklanmalıdır.</p>

<p>Gerçekten halen yürürlükte olan CHP Tüzüğü'ne göre, iptal edilen 38. Kurultay delege sayısının, ki bu toplam 1368, salt çoğunluğunun, yani 685 delegenin, 15 gün içerisinde noter kanalıyla seçim kurultayı talep etmesi halinde; mevcut genel başkanın yahut Parti Meclisinin ya da Merkez Yürütme Kurulunun onayı, rızası ve benzeri aranmaksızın, sadece yeter sayıda delegenin talebiyle birlikte 45 gün içerisinde kongre yapılmak zorundadır.</p>

<p>Türkiye'nin ekonomik yıkımdan, dış politikadaki belirsizliklerden, adaletsizlikten ve özellikle ucube tek adam rejiminden arındırılmasına ilişkin önceliğimiz ise bir an önce demokratik parlamenter rejime dönülmesidir. Zafer Partisi'nin en büyük itirazı budur. Bugün bize düşen asli görev, Atatürk'ün emanet ettiği laik, demokratik ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilkelerini kararlılıkla ve cesaretle savunmaktır.</p>

<p>Özgür Özel, yapılan hukuksuzluğun daha geniş kitlelerce anlaşılır kılınabilmesi için her yerde ve her fırsatta sürekli olarak şunu diyebilir ve etkili olur: Bir siyasi partinin seçilmiş genel başkanlığı sadece YSK tarafından verilen mazbatayla ispat edilir. Mahkeme kararları dahil, bunun dışında hiçbir belge genel başkanlığın ispatı için yeterli ve geçerli değildir. Bu durumdaa benim elimde YSK tarafından verilmiş, halen geçerli mazbatam var. O halde Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş genel başkanı benim. Sayın Kılıçdaroğlu'nun elindeyse hiçbir geçerliliği olmayan bir mahkeme kararı var. Yani CHP Genel Başkanı olduğunu ispatlayabileceği geçerli bir belgeye sahip değildir Sayın Kılıçdaroğlu.</p>

<p>Şimdi Sayın Özgür Özel'in bunları demek yerine Türkiye Büyük Millet Meclisindeki odasındaki tabelayı değiştirmesi bize göre uygun olmamıştır.</p>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu'nun itiraz etmediği seçimler: Anayasa referandumu 2010, Anayasa Mahkemesi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yeniden yapılandırılması; beraberinde devamla 2017'de mühürsüz oyların itirazsız kabul edilmesi, 2011 genel seçimleri, 2015, 2018 ve 2023 genel seçimleri, 2014 yerel seçimleri. İtiraz etmedi. İtiraz ettiği seçim, Sayın Kılıçdaroğlu'nun 4-5 Kasım 2023 CHP Kurultayı.</p>

<p>Saygıyla Zafer Partisi'nin bu bilgilendirmesini kayda geçiriyorum.”</p>

<p><strong>Parti Sözcümüz Azmi Karamahmutoğlu’nun “Buca Belediye Başkanlığına bir operasyon düzenlendi. Mevcut belediye başkanı ve bir önceki belediye başkanının yanı sıra 62 kişi gözaltına alındı. Bu konuda değerlendirmenizi alabilir miyiz?” sorusuna verdiği yanıt:</strong></p>

<p>“İnanın Türk siyasetinin normalleştirilmesi dediğimiz anormal, normal haline gelmiş vaziyette. Yani bir belediye başkanının hakkında dava açılacak aşamadayken görevden el çektirilmesi artık olağan hale geldi, normal işleyiş haline geldi.</p>

<p>İçeride bir yılı aşkın vaziyette tutuklu bulunan bir Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı örneğinde olduğu gibi, henüz iddianamesi hazırlanmışken ne yazık ki toplumu öylesine alıştırmış ki AKP hükümeti, adeta haber değerini yitirmiş vaziyette bir belediye başkanının bir şafak operasyonuyla iddialar kapsamında gözaltına alınması ve görevden el çektirilmesi adeta haber değerini yitirmiş vaziyette.</p>

<p>Artık bunlara, tıpkı kumpas davaları dediğimiz gibi, Ergenekon davalarında olduğu gibi. Oysa her biri ayrı ayrı dosyalardır ve her bir davanın farklı isimleri vardı. Fakat toplumsal zihin bundan o kadar yorulmuş ki, tek tek ele almak yerine Ergenekon kumpas davaları diye nasıl söylüyorsak, bu duruma da aynı şekilde yargı darbesi diyoruz.</p>

<p>Mahalli idarelere ilişkin Adalet ve Kalkınma Partisi'nin garip bir kıskançlığı var. Yani ülkede çeyrek asra yakındır tek başına ülke yönetimini elinde tuttuğu gibi, yerel yönetimleri de başkalarıyla paylaşmak istemiyor. Yani bu gidişat, muhtarların gözaltına alınmasına, AKP'li olmayanın muhtarlık yapamamasına kadar da genişleyebilir. Yani belediyeleri bile muhalefet partilerine kıskanır hale gelmiş vaziyette.</p>

<p>Yaşadığımız bu hâli politik sıkıyönetim olarak adlandırıyorum. Yani Türkiye'nin aslında 1980 askeri darbesinden sonra ilan edilmiş olan, içinde yaşadığımız ve 1983'e kadar varan askeri sıkıyönetime benzeterek, oraya gönderme yaparak bir siyasal sıkıyönetim içerisinde olduğumuzu söyleyebiliyoruz.</p>

<p>Ve artık insanlar gerçekten bu tip toplumun önündeki önder isimlerin, işte Ümit Özdağ örneğinde olduğu gibi parti genel başkanlarının, büyükşehir belediye başkanlarının, aydınların, gazetecilerin, Fatih Altaylı'nın olduğu gibi kamuoyu oluşturucuların gözaltına alınmasıyla toplumun gözdağı verilerek susturuldu ve sindirildi. Bahsetmiş olduğum siyasal sıkı yönetim bu.”</p>

<p><strong>Kaynak:  İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/zafer-partili-karamahmutoglu-akp-oylarini-arttiramayinca-siyaset-disi-araclarla-saldiriya-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 08:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/06/azmi-1.jpg" type="image/jpeg" length="65653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ak Parti Hatadan Dönerse Kendisi Ve Ülke İçin İyi Yapar]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ak-parti-hatadan-donerse-kendisi-ve-ulke-icin-iyi-yapar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ak-parti-hatadan-donerse-kendisi-ve-ulke-icin-iyi-yapar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[25 sene önce başka siyasi partilerin Recep Tayyip Erdoğan’a yaşattığı ne kadar sorun sıkıntı var ise Ak Partinin bugün daha fazlasını CHP’ye yaşattığını görüyoruz. Oysa zulme uğrayarak iktidar olan bir partinin 25 sene önce kendisi yaşadığı ne kadar antidemokratik uygulaması var ise daha fazlasını rakibi olan CHP’’ye ve başkanlarına karşı yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AYNI ANDA CHP’YE İSTANBUL‘ DA 2 İL BAŞKANI VE MUTLAK BUTLAN NEYİN NESİ OLUYOR ? NE KARAR VERECEKSENİZ VERİN DEMOKLESİN KILICI GİBİ CHP’NİN BAŞINDA DURUP SEÇMENİN GÖZÜNDE BU PARTİ DAHA KENDSİNİ YÖNETEMİYOR ÜLKEYİ NASIL YÖNETECEK ALGISNI PEKİŞTİRMEYE ÇALIŞIRARAK BİR YERE VARILAMAZ… </strong></p>

<p>Türkiye tarihinde muhtemelen hiçbir zaman genelde ana muhalefet yerelde iktidar olan rakip partiye seçilmiş il başkanı yanına mahkemenin atadığı paralel il başkanı ve bir türlü karar verilemeyen 38.olağan genel merkez kurultayı ile alakalı sanki gizli bir el bu süreci CHP halk odaklı programlar yapıp sokağa inmesin diye bir baskı aracı olarak kullanıyor algısı hakim olmaya başladı.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner </strong></p>

<p><strong>HER BELEDİYE’DE YANLIŞ EKSİK HATA VAR BAŞKANI TUTUKLAMAK ÇÖZÜM MÜ ?</strong></p>

<p>İnsanın olduğu her yerde yanlış hata ve eksik olabilir. Belediye ihalelerinde rüşvet, hile var mı yok mu henüz mahkeme karar vermeden sadece net olmayan bazı iddialar üzerine kesinleşmeyen yargı kararları olmamasına rağmen çok sayıda CHP’li belediye başkanı ve çalışanı tutuklanıp görevden uzaklaştırılması demokrasini fiilen ortadan kaldırılması demektir.</p>

<p><strong>AK PARTİ NE YAZIK Kİ KEYFİ UYGULAMANIN BAŞLANGICINI YAPTI</strong></p>

<p>Ben iktidarın her şey elimde sen halktan % 50 – 60 - 70 oy alsan bile ben bir iddia ile seni görevden alır yerine ya kayyım atarım yada meclis üyeleri senin yerine bir başkan vekili seçtiririm demek ne kadar doğru ?</p>

<p>Yarın başka bir parti iktidar olup bugün Ak Parit,’nin CHP ve DEM’ li belediye bakanlarına yaptığı antidemokratik uygulamaları Ak Partili belediye başkanlarına karşı yaparsa parti yöneticileri aferin iyi mi yaptınız diyecek ?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HÜKÜMETİN SON YILLARDA ALDIĞI VE UYGULADIĞI YANLIŞ POLİTİKALARI YÜZÜNDEN ZATEN ADALETE OLAN GÜVEN % 20’YE DÜŞMÜŞ DURUMDA.</strong></p>

<p><strong>BU MAHKEMELERİN BİLE KARAR VERMESİNİ BEKLEMEDEN SİYASİ BİR YAPI OLAN ADALET BAKANLIĞININ SORUŞTURMA AÇMASI İLE İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ SENİ GÖREVDEN ALDIM YERİNE KAYYIM ATADIM VEYA MECLİS ÜYELERİ BİR BAŞKAN VEKİLİ SEÇECEK DEMESİ KADAR KORKUNÇ BİR HATA OLAMAZ.</strong></p>

<p><strong>HÜKÜMET ÜLKEYE DAHA ÇOK ZARAR VERMEDEN BU HATADAN HEMNEN DÖNMELİ VE RESMİ OLARAK 2016 YILINDAN BU YANA YANLIŞ KARAR İLE MAĞDUR ETTİĞİ BÜTÜN BELEDİYE BAŞKANLARINDAN VE HALKTAN ÖZÜR DİLEYEREK HATASINI TELAFİ ETMEYE ÇALIŞIRSA ÜLKE İÇİN İYİ OLUR.</strong></p>

<p><strong>ÜLKEMİZİN DAHA İYİ YERLERDE OLMASI ADINA SİZİ UYARIYORUZ İLERİDE KİMSE BİZİ UYARMADI DEMEMENİZ İÇİN SORUMLU YAYINCILIK YAPAN BİR MEDYA KURULUŞU OLARAK SİZE DOĞRU VE YARARLI OLANI ÖNERİYORUZ …ANLAMLI BİR SÖZ OLAN ZARARIN NERESİNDEN DÖNERSENİZ KÂRDIR DEMEDİ DEMEYİN… </strong></p>

<p><strong>BAŞKANLAR HATA YAPMIŞ,YOLSUZLUK YAPMIŞ DEVLET BUNA BİR ŞEY YAPMASIN MI DİYENLERE DE İKİ ÇİFT SÖZÜMÜZ VAR...</strong></p>

<p>Kim bu halkın kaynaklarını yanlış kullanıyorsa adil, hızlı ve seri bir yargılama yapılarak sağlam belgeler ve bilgilere dayandırılarak verilen yargı kararı ile ister belediye başkanı, ister milletvekili, isterse bakan olsun kim halkın parasını çalmışsa veya heba olmasına bilerek göz yummuşa ömür boyu hapis cezası verilsin.</p>

<p>Kimse yolsuzluk yapana belediye başkanlarını veya çalışanları tutuklamayın demiyor. İnsanların karşı olduğu hükümetin yani iktidar partisinin başındaki kişinin atadığı Adalet ve İçişleri bakanın iki dudağı arasında çıkacak senin hakkında dava açtım ve seni görevden aldım sözleri ile halkın seçim sandığına yansıyan iradesini yok saymak bu kadar kolay olmamalıdır.</p>

<p>İBB başkanı İmamoğlu dahil görevden alınan hangi başkan hakkında yargının bütün safhaları tamamlanmış bir kararı var mı ? Yok Peki sadece iki bakanın dudağı arasında çıkan bir söz ile rakip partinizin başkanlarını tutuklanması ile ülkeyi nereye götüreceksiniz ?</p>

<p>Uzun lafın kısası yarın size yapılmasını istemeyeceğiniz bir şeyi siz de bugün başkasına yapmayacaksınız.</p>

<p>Bugün artık Ak Parti içinde bile bir çok kişi CHP’li ve DEM’ li Belediye başkanlarına karşı yapılan tutuklama ve görevden alınmalarının doğru olmadığını ifade ederek ülke bir an önce rayına girmeli açıklamaları yapıyorlar.</p>

<p>Hiçbir siyasi yapı kamu gücünü kullanarak rakibini yok etmeye kalkışmaması gerekjr diyorlar.</p>

<p>Ak Parti üst düzey yöneticileri sadece 3/5 yıl daha fazla iktidarda kalmak adına akıl ve vicdanlarının aksine işlere imza atmalarının ne ülkeye ne de siyasete faydası yoktur.</p>

<p>Ülke bir an önce hukuk, adalet ve demokrasi rotasına acilen dönmelidir.</p>

<p>İş işleri bakanı Mustafa Çiftçi kısa bir süre önce yaptığı bir açıklamada 591 Ak Partili belediye başkanı hakkında soruşturma izni verdiklerini açıkladı.</p>

<p>Şimdi herkese ön yargısız bir şekilde soruyoruz siz hiç şafak operasyonu ile kapısına onlarca polis ile gidilip tutuklanan hiç bir Ak Parti’ li veya MHP’li Belediye başkanının tutuklandığını ve 4 günlük emniyet sorgulamasından sonra hakimlerin tutuklama kararı verildiğini duydunuz mu veya gördünüz mü ?</p>

<p><strong>Kaynak : İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ak-parti-hatadan-donerse-kendisi-ve-ulke-icin-iyi-yapar</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/04/rte-ozgur-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="77944"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’ Nin Mitingleri Tutuklamaları Engelliyor Mu ?]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/chp-nin-mitingleri-tutuklamalari-engelliyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/chp-nin-mitingleri-tutuklamalari-engelliyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP 30 Ekim 2024’de Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer şafak operasyonu ile gözaltına alındıktan bir gün sonra yani 31 Ekim 2024’de Esenyurt Cumhuriyet meydanında yapılan mitingi bir basın mensubu olarak takip ettik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Plansız ve katılımı çok düşük bir miting olmasından cesaret alan siyasi otorite İBB’ye de operasyon yaparsak bunun gibi cılız bir itiraz olursa bunu yönetebiliriz demiş olmalı ki 19 Mart 2025’de İBB’ye Operasyon yapıldı.</p>

<p>Saraçhane ve Maltepe ve İstanbul ilçe mitingleri sürecinde yapılan il mitingleri yararlı oldu.</p>

<p>Bu aşamadan sonra yapılan mitingler yeni tutuklamaları engellemiyorsa bu yöntemi değiştirmek gerekmez mi ?</p>

<p><strong>CHP’YE GÖNÜL VEREN SEÇMENLER BİR TÜRLÜ BİTMEYEN TUTUKLAMALARDAN SIKILDI… </strong></p>

<p>İstanbul Times Tv Özel Sokak röportajı kanalı olaral İstanbul’un 39 ilçesinde güncel siyasi konular ile alakalı sorduğumuz sorulara cevap veren bir çok seçmen son seçimde 1. Parti olan CHP’nin siyasi otorite tarafından tutuklanan başkanları için kayda değer bir şey yapmadığından dolayı her geçen gün kızgınlığı artıyor.</p>

<p><strong>Kaynak :İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/chp-nin-mitingleri-tutuklamalari-engelliyor-mu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/04/chp-miting.webp" type="image/jpeg" length="13002"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zafer Partisinden “Ya Erken Ya Ara Seçim” Çağrısı Geldi]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/zafer-partisinden-ya-erken-ya-ara-secim-cagrisi-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/zafer-partisinden-ya-erken-ya-ara-secim-cagrisi-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azmi Karamahmutoğlu: “Geçen hafta, 14 Nisan günü Şanlıurfa'da ne yazık ki bütün Türkiye'yi acıya, eleme boğan bir okul saldırısı yaşadık. 16 öğrencimiz bu saldırıda yaralandı. Yaralı öğrencilerimize acil şifalar diliyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“YUSUF TEKİN HİÇBİR SORUMLULUĞU YOKMUŞ GİBİ UTANMADAN GÖREVİNİN BAŞINDA KALABİLİYOR”</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</strong></p>

<p>Fakat bu olaydan hemen bir gün sonra, 15 Nisan günü, bu kez Kahramanmaraş ilinde yine bir okulda, bu kez ortaokulda bir saldırı gerçekleşti ve ne yazık ki 8 öğrencimizi ve bir de kahraman öğretmenimizi bu saldırıda kaybettik. 8 fidan, 8 öğrenci kaybedildi. Her birinin ailesi için birer kıyamet anlamına gelen bu acı olayın ardından ailelere başsağlığı, hastanede tedavi görmekte olan yaralılara da acil şifalar diliyoruz.</p>

<p><strong>“AKP HÜKÜMETİ DOĞADAN YANA OLANLARIN TARAFINDA DEĞİL, ÇEVRE KATLİAMI YAPANLARIN TARAFINDA”</strong></p>

<p>Bu kahredici silahlı saldırının sorumluluğu ne yazık ki yalnızca saldırıyı yapan öğrencilerin üzerine bırakıldı. Hem Şanlıurfa'da hem Kahramanmaraş'ta. Oysa uzun yıllardır sokakları, caddeleri güvensiz halde bırakılan ülkemizin, artık görüldüğü gibi okullarında da gençlerimizin güvende olmadıklarını büyük bir acıyla deneyimledik, tecrübe ettik. AKP hükümeti, 9 ailenin kıyameti olan bu silahlı saldırının sorumluluğunu üstlenmedi.</p>

<p><strong>“GÜLİSTAN DOKU CİNAYETİNİN ALTI YILDIR AYDINLATILMAMIŞ OLMASININ SORUMLUSU AKP HÜKÜMETİNİN BAKANLIKLARIDIR”</strong></p>

<p>Türk Milli Eğitiminin üzerine karabalık gibi çökmüş olan AKP'li Milli Eğitim Bakanı <a id="m_-2883890744052408589OLE_LINK77"></a>Yusuf Tekin hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi utanmadan görevinin başında kalabiliyor. Hakeza AKP hükümetinin İçişleri Bakanı, çocuklarımızın güvenliğini sağlayamamış olmanın sorumluluğunu üzerine almadan aynı şekilde arsızca koltuğunda oturmayı sürdürebiliyor. Evlatlarını kaybeden, kıyametlerini yaşayan ailelerin acısına hürmeten istifa ederek özür dileme nezaketini bile gösteremiyorlar.</p>

<p><strong>“O YENİ ANAYASAYI HALKIN HUZURUNA GETİRMEYE CESARET EDEMEYECEKSİNİZ”</strong></p>

<p>Ülkemizde kötü giden her şeyi sahipsiz bırakarak hiçbir şeyin sorumluluğunu üstüne almayan bu müflis AKP hükümeti, krizdeki ülke ekonomisinden tutun, sokaklara taşıp, artık sokaklardan okullara kadar uzanan, taşınan bu asayişsizliğin sorumlusu, müsebbibi olan müflis AKP hükümeti, artık Türk halkının sırtında taşıyamayacağı bir yük haline gelmiştir. <a id="m_-2883890744052408589OLE_LINK78"></a>AKP hükümeti gecikmeksizin bir an önce Anayasanın zorunlu kıldığı ara seçime giderek güven oyu tazelemesi yapmak zorundadır. <a id="m_-2883890744052408589OLE_LINK79"></a>Ya erken seçim ya ara seçim.</p>

<p><strong>“AKP HÜKÜMETİ BİR AN ÖNCE ANAYASANIN ZORUNLU KILDIĞI ARA SEÇİME GİDEREK GÜVEN OYU TAZELEMESİ YAPMAK ZORUNDADIR”</strong></p>

<p>Tükenmiş AKP hükümetini, 2028 yılının Mayıs ayına kadar yani olağan seçim tarihine kadar yani önümüzdeki uzunca iki yıllık süre boyunca taşıyabilmemiz, önümüzdeki koskoca iki yılı daha AKP hükümetiyle geçirebilmemiz mümkün değildir. Artık Türkiye'mizin üzerine bir kara basan gibi çöken bu hükümetin varlığı ülkemiz için bir kabus haline gelmiştir. Türkiye'miz AKP'yi sırtından atmalıdır. Ya erken seçim ya da ara seçim.</p>

<p>AKP hükümeti eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in de içinde olduğu şüphesi bulunan maktul <a id="m_-2883890744052408589OLE_LINK80"></a>Gülistan Doku cinayetini altı yıldır aydınlatılmamış olmasının sorumlusu hiç şüphesiz AKP hükümetinin Bakanlıkları ve bu bakanlıklarda çalıştırılan siyasi iradeyle yönlendirilen bürokrat kadrolardır. Ülkenin başkenti Ankara'da işlenen Sinan Ateş siyasal cinayetinin azmettiricilerinin kim olduğunun bunca senedir aydınlatılmamış olması, Tunceli'deki Gülistan Doku cinayetinin altı yıldır faili meçhul kalmasının sebeplerinden biridir.</p>

<p><strong>“YUSUF TEKİN HİÇBİR SORUMLULUĞU YOKMUŞ GİBİ UTANMADAN GÖREVİNİN BAŞINDA KALABİLİYOR”</strong></p>

<p>Ve ne yazık ki faili meçhul kayıp ve cinayetlerin dosyaları bunlarla sınırlı değildir. AKP iktidarından güç devşirenlerin şüphelisi konumunda olduğu bu dosyalar halen daha açıktır ve meslek etiği, ahlakı, vicdanı yüksek olan kahraman savcı ve hakimlerin adalete ve insanlığa el atmasını bekliyor bu açıkta bulunan dosyalar. Tunceli'de görev yapmakta olan son bu dosyayı açan savcımızın sergilemiş olduğu gibi meslek etiği, ahlak ve vicdan sahibi olduğunu gösterecek savcılara, hakimlere memleketin ve açıkta bekleyen bu faili meçhul dosyaların ihtiyacı var.</p>

<p>Türkiye'mizde emniyetin ve adaletin yeniden tesis edilebilmesi AKP hükümetinin varlığında imkansız görünmektedir. Çünkü çürüme başlayalı uzun yıllar oldu ve bu çürüme onu başlatan AKP eliyle giderilemez, düzeltilemez. Bu dönemin, bu AKP'nin yaratmış olduğu çürümüşlüğün bu dönemin üzerini kireçle örtmeliyiz. Görünen o ki, tek tek ilgili ve sorumlu bakanların istifası bile yeterli olmayacak, topyekûn AKP hükümetinin ülkemizin yakasından düşmesini sağlayabilmemiz gerekecektir. Bunu sağlayabilmek için vatandaşların, seçmenin muhalefet partilerinin etrafında birleşmesi, politik bir dayanışma sergilemesi, muhalefeti desteklemesi, güçlendirmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Yakalarımıza taktığımız, sahip olduğumuz rozetlerden çok çok daha kıymetli, değerli ve önemlidir, hayatidir.</p>

<p>Değerli Türk kamuoyu, son bir buçuk yıldır meşgul edildiğimiz bir ikinci çözüm ihanet süreciyle ilgili olarak geldiğimiz aşamayı her ne kadar perde gerisinde tutulsa da dikkatlerinize sunmak istiyorum. Cumhur İttifakı iktidarı, yani AKP - Devlet Bahçeli birlikteliği son bir buçuk yıldır ülkemizin bütün sorunlarını göz ardı edip çözülmesi gereken öncelikli mesele olarak, narkoterör örgütü PKK'nın başı olan bebek katili Abdullah Öcalan'ın umut hakkı denerek salıverilmesi ve 60 bin yurttaşımızın katilinin statü sahibi edilmesini en ön sıraya koymuştur. Memleketin öncelikli çözüm bekleyen meselelerinde en ön sıraya bunları koymuştur. AKP Bahçeli hükümetinin önceliği budur.</p>

<p>Bir terörist başından, baş teröristen baş müzakereci yaratmaya ve bunu Türk halkına kabul ettirmeye çalışıyorlar. Bunun için de yeni bir Anayasa dayatmaya çabalıyorlar. Oysa Türk milleti, egemenliğinin ve Cumhuriyet Türkiye'sinin ölüm fermanı olacak böyle bir Anayasa dayatmasının karşısında duracaktır. Bugüne kadar giriştiğiniz, denemeye çabaladığınız, hatta hazırlayıp bitirdiğiniz ve sandığa kilitlediğiniz <a id="m_-2883890744052408589OLE_LINK81"></a>o yeni Anayasayı halkın huzuruna getirmeye cesaret edemeyeceksiniz.</p>

<h2><strong>Değerli basın mensupları,</strong></h2>

<p>Son haftanın bir diğer tartışmasına ilişkin Zafer Partisi'nin tespitlerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Hatırlayınız iki hafta önce yine burada yapmış olduğumuz basın açıklamasında ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack için diplomatik gelenekte istenmeyen adam ilan edilmeye müstahak olduğunu söylemiştik. Atatürk Türkiye'sini Orta Doğu'da tayin edilmiş emirlikler ile karıştıran ve Türkiye için de mutlak gücü elinde bulunduran bir tek adam rejimini salık veren, tavsiye eden küstah açıklamasını ‘diplomatik bir gah’ diyerek geçiştiremeyiz. Tom Barrack gittiği gurbetten memleketine geri dönmüş, gurbetçi bir Arap gibi Arap coğrafyasında şımarıkça dolaşıyor. Arap coğrafyasında şımarıkça dolaşan bu ABD Büyükelçisi'nin Türkiye'den geri çekilmesini, Türkiye-ABD diplomatik ilişkilerinin selameti açısından gerekli görüyoruz.</p>

<p>Zafer Partisi Başkanlık Divanı Üyeleri, son bir haftadır Ankara'da Genel Merkezde durmuyor. İl il geziyorlar. Bugün Muğla ilinde de Sayın Genel Başkanımızla. Üç gündür Bursa’da faaliyetlerde bulundular, çalışmalarında bulundular. Giresun'daydılar. Son Muğla ziyaretine ve Giresun ziyaretine ilişkin yapılan faaliyetlere dair bilgi verecek olursak, Giresun ve Muğla'da özellikle bir çevre ve doğa katliamı yapılıyor. Tabii ki yalnızca bu iki ilimize özel bir durum değil bu. Zaman zaman ülkenin birçok bölgesinde yapıla geldiği gibi bu iki ilimizdeki son haftada yaşanan olaylarla birlikte çevre ve doğa katliamına dikkat çekmek için buralarda bulunduk.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sadece Giresun ilinde son dönemde Giresun il genelinde 120 bin dönümü aşan alanların ruhsatlandırılması ve fındık bahçelerini de içine alan bu sahalarla birlikte tarım arazileri, yaylalar ve su kaynakları üzerinde yarattığı çevresel riskler, baskılar nedeniyle merkezinde doğanın, tabiatın bulunduğu tartışmalar yaşanmaktadır. Ve bu tartışmalarda <a id="m_-2883890744052408589OLE_LINK82"></a>AKP hükümeti doğadan, tabiattan yana olanların tarafında değil, çevre katliamı yapanların tarafında yer almaktadır. Hatta onlara ruhsatları, izinleri veren otorite olarak bulunmaktadır.</p>

<p>Çevre katliamına yol açan girişime verilen maden ruhsatları ve ruhsat alanlarının genişletilmesine bir başka örnek de az önce değindiğim gibi Muğla ilinin Milas ilçesinde bulunan İkizköy Akbelen Ormanlarında yaşanıyor. Akbelen Ormanları çevresindeki araziler için verilen acele kamulaştırma kararlarına karşı köylüler ve avukatları itirazlarını sürdürüyor.</p>

<p>Onlar bu itirazları sürdürürken kuşaklar boyu bu topraklarda yaşayan köylüler arasından ne yazık ki tutuklananlar oluyor. Oysa o köylüler geçim kaynaklarını korumak isteyen, zeytinlikleri ve tarım üretimini sürdürmek isteyen, yerinden edilmemek ve ata topraklarında kalıp yaşayarak kuşaklar arası yaşam hakkına sahip çıkmak isteyen Türk köylüsü var orada ve biz Zafer Partisi olarak o Türk köylüsünün, vatandaşların yanındayız. Köyden fabrikaya, okuldan caddelere, meydanlara kadar Zafer Partisi yorulmadan, bıkmadan çalışarak faaliyetine devam edecek ve Cumhuriyet'in ruhuna sahip çıkarak bilhassa kimsesizlerin kimsesi olmayı sürdürecektir.”</p>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></h2>

<p> </p></p>]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/zafer-partisinden-ya-erken-ya-ara-secim-cagrisi-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/04/zafer-partisi-sozcusunden-yeni-aciklama-q4jr.webp" type="image/jpeg" length="27967"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zafer Partisi 'de CHP'nin Ara Seçim Talebine Destek Vererek Hemen Ara Seçim Dedi]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/zafer-partisi-de-chpnin-ara-secim-talebine-destek-vererek-hemen-ara-secim-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/zafer-partisi-de-chpnin-ara-secim-talebine-destek-vererek-hemen-ara-secim-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in Genel Merkezimizde yaptığı görüşme sonrası yapılan basın açıklaması.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>CUMUR İTTİFAKI NEDEN BOŞALN 8 YER İÇİN ARA SEÇİME GİTMİYOR ?  </strong></h2>

<p><strong>Prof. Dr. Ümit Özdağ:</strong> “Değerli basın mensupları, Cumhuriyet Halk Partisi Sayın Genel Başkanı ve kıymetli heyetiyle yukarıda içeriği Sayın Genel Başkan tarafından ifade edilen üç temel konu üzerinde görüş alışverişinde bulunduk.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi ağır bir düşman ceza hukuku süreciyle anayasal hakları ihlal edilerek, Anayasanın 10. maddesinde ifade edilen bütün yurttaşların yasalar önünde eşit olduğu hükmü çiğnenerek ağır bir baskı altında tutuluyor. Biz de bu yaşananları daha önce Zafer Partisi'ne de uygulandı, benim şahsımda düşman ceza hukuku. İbretle izliyor ve emin olun ki not alıyoruz. Türk demokrasi tarihine bugün yaşananlar, yaşatanlar açısından övünç verici çocuklarına ve torunlarına miras olarak bırakabilecekleri siyasi bir hikaye asla oluşturmayacaktır. Bugün yapılan yargılamaların şekli, ilerde siyasi tarih kitaplarında üzüntü verici satırlar olarak yer alacaktır.</p>

<p>Ancak bugünkü ziyaretin tabii en önemli başlıklarından bir tanesi, Sayın Genel Başkan'ın ifade ettiği ara seçimlerdir. İktidar yanlısı televizyonlarda birçok anket sonuçları açıklanıyor. Bırakalım o anket sonuçlarını. Bahsedilen illerdeki toplam seçmen sayısı, bütün seçmenin yüzde 12-13’üne yaklaşıyor. Gelin bu illerde Anayasa’nın öngördüğü, talimat verdiği şekilde ara seçimler gerçekleştirilsin. Üstelik bu illerde son seçimlerde de AK Parti'nin önde çıktığı ortadayken çekinmek için iktidar açısından çok fazla bir gerekçe de yok. O anketler mi yoksa seçmenin yüzde 12’sinin düşünceleri ve oyu mu, gerçek böylece ortaya çıkar.</p>

<p>Üstelik bu ara seçimi gerçekleştirmenin bir başka nedeni daha var. Biliyorsunuz son seçimlerde iktidar bloğu gerek birinci turda gerek ikinci turda terör örgütünün muhalefeti desteklediğini ifade etti. Kemal Bey'in seçilmesi durumunda Öcalan'ın serbest kılınacağını, PKK'lıların serbest kalacaklarını, onlara af çıkarılacağını ifade ettiler ve kendi seçmenlerinden desteği bu şekilde aldılar. Ancak şimdi kendi seçmenlerine ve bütün bir Türk milletine yalan söyledikleri ortaya çıktı. Abdullah Öcalan'la müzakereler yapılıyor. Öcalan'ın çalışma ofisine taşınması için gereken ofisin bitirildiği ifade ediliyor. Bir terörist mahkum, narko terörist olan kişiye şimdi yeni bir statü aranıyor. PKK'lılara af çıkartılmak için çalışmalar yapılıyor. Bunu gelin seçmene soralım bu ara seçimlerde. Bakalım seçmen bu politikanıza ne diyor? Onun için biz ara seçimi bir an önce ara seçimi destekliyoruz ve gündemimizde tutacağız. Tabii bu ara seçimin doğru ve Cumhuriyeti savunan muhakkak bir de temeli olacaktır düşüncesindeyiz.”</p>

<p><strong>Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “İsrail Savunma Bakanı'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sert ifadeleri vardı. Bir yandan da sosyal medya hesabında İmamoğlu’nu Mansur Yavaş’ı ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu etiketleyerek yaptığı bir paylaşım da var. Bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna verdiği yanıt:</strong></p>

<p>“İsrail'i Netenyahu’nun başında olduğu soykırımcı bir çete yönetiyor ve bu soykırımcı çetenin İran'dan sonra sıranın Türkiye'ye geleceğine dair açıklamaları var. İran'dan iyi bir dayak yediler yanlarında Amerika Birleşik Devletleri abileri olarak bulunmasına rağmen. Orta Doğu'da Arap olmayan bir ulusla ilk karşılaşmalarının sonucunda nasıl perişan oldukları gayet net şekilde ortada. Öbür taraftan Lübnan'da da Hizbullah'tan İsrail ordusunun nasıl ağır darbeler aldığını görüyoruz, izliyoruz. Böyle bir ortamda Savunma Bakanı olan zatın yapmış olduğu terbiyesizliğin karşısında Türk siyaseti bir bütün olarak tavrını ortaya koyacaktır ve koymaktadır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “Olası bir ara seçimde Zafer Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi arasında bir ittifak olacak mı?” sorusuna verdiği yanıt:</strong></p>

<p>“Evet, Sayın Genel Başkan gayet doğru bir şekilde genel çerçeveyi koydu. Önce kararın ortaya çıkmasını bekleyelim. Karar ortaya çıktıktan sonra siyaset kendi gerçekliği içerisinde şekillenir.”</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/zafer-partisi-de-chpnin-ara-secim-talebine-destek-vererek-hemen-ara-secim-dedi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/04/zaf-7-kapak.JPG" type="image/jpeg" length="28801"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Karamahmutoğlu: Bütün Muhalefet Partileri AKP İktidarının Aleyhine Ülkenin Lehine Tek Aday Çıkarmalıdır “]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/karamahmutoglu-butun-muhalefet-partileri-akp-iktidarinin-aleyhine-ulkenin-lehine-tek-aday-cikarmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/karamahmutoglu-butun-muhalefet-partileri-akp-iktidarinin-aleyhine-ulkenin-lehine-tek-aday-cikarmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Azmi Karamahmutoğlu: </strong>“Bu hafta 10 Nisan'da Cuma günü Polis Haftası kutlanacak. Bununla başlamak istiyorum. Polis Haftası, emniyet mensuplarının mesleki sorunlarının ele alındığı ve çözümler geliştirildiği bir hafta olarak değerlendirilmelidir.<strong>”</strong></p>

<p>Yani kuru kutlama mesajlarıyla geçiştirilmemelidir. Bu sorunlar ele alınıp çözüme kavuşturulmalıdır. Gerekli yasa tekliflerinin yapılması, polislerin sorunlarını çözen yasaların çıkabilmesi ancak sadece AKP hükümetinin istemesiyle ve desteğiyle mümkün olabilecektir. O yüzden burada en büyük sorumluluk hükümet partisi olan Adalet ve Kalkınma Partisi'ne düşmektedir.</p>

<p><strong>“SİYASİ PARTİLERİN TAMAMI GELECEK SEÇİMDE ORTAK BİR CUMHURBAŞKANI ADAYI ETRAFINDA İTTİFAK YAPABİLMELİ”</strong></p>

<p>Sözünü ettiğim, değindiğim sorunlar arasında öncelikli olan üç tanesini sizinle ve kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Bunlardan biri, hiç şüphesiz aşırı mesai saatleridir. İnsan haklarına aykırı uzun mesai süreleri içerisinde çalışmak zorunda kalan ve erkenden yıpranan güvenlik mensuplarının birincisi de aslındaki sorumluluğu olduktan sonra ikinci olarak yetersiz maaşlar.</p>

<p><strong>“SÖZÜNÜ ETTİĞİMİZ İTTİFAK MİLLİ, ÜNİTER, LAİK DEVLETİ SAVUNACAK BİR İTTİFAK</strong></p>

<p>Bu aşırı iş gücünün karşılığı olarak verilen maaşın yetersizliği. Diğer yanıyla da üçüncü sorun olarak da görevini yaparken karşılaştıkları uygulamalar, şikayetler neticesinde maruz kaldıkları soruşturmalar, kovuşturmalar, açılan mahkemelere ilişkin polislerimizin hukuki ve yasal güvenceye kavuşturulması.</p>

<p>Bunları sıralandıktan sonra sadece görevdeki faal polis emniyet mensuplarımız değil, bir de bunun kadar önemli olan polislerimizin, emniyet çalışanlarımızın sorunları ele alınırken bu kurumdan emekli olmuş olan, emekli polislerimizin de bu düzenlemelerden yararlandırılması mutlaka gerekiyor ve böyle yapılması da şüphesiz gayet adil olacaktır.</p>

<p><strong>Yüce milletimiz,</strong></p>

<p>Beşinci haftasına girdiğimiz tüm dünyayı ilgilendiren fakat bölgemizde gerçekleşen körfez savaşıyla, İran, ABD-İsrail savaşıyla devam etmek istiyorum. ABD-İsrail askeri zorbalığının ilk günlerinde hatırlanacağı gibi saldırgan taraf rejim değişikliğiydi diye yola çıkmıştı. Rejim değişikliği diye açıklanan amaçları savaşın üzerinden beş hafta geçtikten sonra İran'ı taş devrine döndürme hedefiyle yer değiştirmiş vaziyette ne yazık ki.</p>

<p></p>

<p>ABD ve İsrail tarafından İran'a yapılan ve artık neredeyse her bir saldırısı savaş suçu olan bu askeri haydutluk, başlangıçta güya amaçları İran halkını özgürleştirmek iken şimdi İran'ın tamamını onlara cehennemi yaşatmakla tehdit eden bir hale büründü ve bu tehdit bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşiyor.</p>

<p>Özgürleştirmek istedikleri halka şimdi topyekun cehennemi yaşatmak istiyorlar ABD-İsrail saldırganlığı. İran'a karşı yapılan uluslararası hukuka ve savaş hukukuna aykırı bu askeri zorbalığa karşı çıkıyoruz Zafer Partisi olarak. Beraberinde bu ülkenin, İran'ın rejiminden bağımsız olarak komşumuz masum İran halkının yanında olduğumuzu tekraren kayıtlara geçirmek istiyoruz.</p>

<p>Milyonlarca Türk'ün de vatanı olan komşumuz İran'ın ihtiyaç duyduğu tıbbi cihaz ve ilaç ile birlikte eksikliğini çektiği gıda yardımının ülkemiz tarafından sağlanmasını da bir kez daha tekrar ediyoruz hemen her haftalık basın toplantımızda yaptığımız gibi. Çağrısında bulunduğumuz bu kampanyaya hükümetin ön ayak olmasını istiyoruz ki en güçlü haliyle ancak bu şekilde gerçekleşebilir.</p>

<p><strong>Değerli basın mensupları,</strong></p>

<p>Ayrıca ABD ve İsrail ikilisi tarafından ülkemize dönük gelebilecek hiçbir yönlendirme, hükümetimize dönük gelebilecek hiçbir yönlendirme, dayatma ve zorlamaya rıza göstermeksizin Türkiye'mizin etkin tarafsız konumunu sürdürmesi gerektiği görüşündeyiz.</p>

<p>Enerji, akaryakıt ve temel gıda fiyatlarına yapılan zamlarla başladığımız haftayla ilişkin bir değerlendirmeyle sürdürmek istiyorum. Yaklaşık yüzde 25'lik bir oranı elektrik zammı için ve yüzde 35'lere varan bir zamlıda doğalgaz için ele aldığımızda 1.9'luk aylık mart ayı enflasyonunun gerçekte yüzde 4 olarak gerçekleştiğini ve TÜİK’çe 33-35 arasında ilan edilen enflasyon oranının da gerçekte yüzde 50 olarak ele alınması gerektiğini vurguladıktan sonra aslında bahar ayıyla birlikte hemen her bahar ve yazla beraber yaş meyve ve sebzede fiyatların ucuzlaması, diğer yanıyla turizmin başlamasıyla birlikte ülkeye sıcak paranın girişiyle beraber ve bir de ısınma giderlerinin azalmasıyla birlikte ekonomide, hane ekonomilerinde bir rahatlamanın yaşanması beklenirdi. Nevruz’u geçen hafta bu umutlarla kutladık.</p>

<p>Doğa yenilendi fakat doğayla birlikte ümitlerimiz değil, ne yazık ki fiyatlar, gıda fiyatları, enflasyon yenilendi, yukarıya doğru yenilendi. Enerji, akaryakıt ve temel gıda ürünlerine gelen zamlar vatandaşın harcamalarını artırdı. Yeni zamların önümüzdeki günlerde de ne yazık ki devam etmesi bekleniyor. Vatandaşlar bahar aylarına enerji ve temel tüketim kalemlerine gelen zamlarla girmiş oldu.</p>

<p>Elektrik ve doğalgaz tarifelerine yapılan bu yüzde 25’lik artışla birlikte en düşük kullanımda bile hanelerin elektrik faturası aile bütçesine ilave yükler getirdi. Ekmekten sigaraya, akaryakıttan elektriğe kadar yüksek oranlarla gelen zam fırtınası bahar aylarında beklenen az önce değindiğim fiyat düşüşlerini tersine çevirdi.</p>

<p>Tüm bunlara ek olarak, bu gıda enflasyonundaki yükseliş, gıda fiyatlarındaki artışa ek olarak bunun doğurmuş olduğu bir diğer olumsuz sonuç, bir diğer sorun olarak gıda sektöründeki yaşanan ve sonu gelmeyen tahşiş sorunudur. Bunu da Zafer Partisi olarak dönem dönem işler ele alırız. Tekrar vurgulamak istiyorum. Özellikle yaş meyve sebze ihracatında yükselişin beklenildiği bu dönemde tahşiş ve pestisit sorununu tekrar ele alıp vurgulamak istiyoruz.</p>

<p>Çünkü tahşiş sorunu en kenar mahalledeki bir lokantadan tutun, en lüks restorandaki tüketime kadar, en ucuz marketten en lüks markete kadar ve ihraç ürünlerine kadar ne yazık ki tahşiş sorunu ülkemizin gıda sektöründe markalaşmasının önündeki en büyük engeldir. İhraç ürünlerindeki pestisit sorunu ise daha tarlada üretim aşamasında başlıyor. Tarlada üretim aşamasında önlenebilecekken bu yapılmadığı için geri dönen ürünler büyük bir ekonomik kayba yol açıyor.</p>

<p>Bu ekonomik kayıptan başka pestisit içeren geri dönüş olan bu gıda ürünleri, bu tarımsal ürünler özellikle, imha edilmek yerine iç piyasaya, pazara sürülüyor iddiaları her zaman yapılagelmiştir. Bu iddiaların ikna edici bir şekilde ortadan kaldırılması, çürütülmesi Tarım Bakanlığı'nın ve AKP hükümetinin elindedir. Bu sebeple sürekli bilgilendirme, ikna edici bilgilendirme bekliyoruz.</p>

<p>Ardından özellikle hem gıdada hem enerji harcamalarında yapılan bu zamların başlamakta olan turizm sektörünü de ağır biçimde vuracağını ne yazık ki görebiliyoruz. Turizm sektörü enerji maliyetlerindeki bu artışı, erken rezervasyonla birlikte fiyatlandırılan konaklama, yeme-içme bedelinin artan gıda fiyatlarıyla birlikte çelişkili hale geleceği ve savaş sebebiyle zaten yaşanmakta olan rezervasyon iptalleriyle birlikte ele aldığımız zaman ne yazık ki 2026 yılının turizm sektörü için de beklendiği gibi geçmeyeceğini ve hiç parlak olmayacağını şimdiden öngörebiliyoruz. Bu sebeple hükümet bu gerçekle yüzleştikten sonra adımlar atmak yerine, şimdiden bazı tedbirleri pekala alabilir.</p>

<p><strong>Değerli kamuoyu,</strong></p>

<p>Özellikle son bir haftadır Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın yapmış olduğu Türk siyasetini derleyen, toparlayan, bütünlük arz etmesini sağlayacak olan teklifler ile birlikte son bir haftayı tartışarak, konuşarak geçirdik. Bugün de yine gazetelerde Sayın Genel Başkanın buna ilişkin röportajı var. Bir siyasal dayanışma ittifak çağrısıyla ilgili olarak Zafer Partisi'nin ortaya koymuş olduğu yeni bir politik fırsat penceresi konuşuluyor. Buna biraz açıklık getirmek istiyoruz.</p>

<p>Genel Başkan'ın ifade ettiği, açtığı pencereden hareketle Zafer Partisi, Türkiye'yi belirlenmiş bir sistem içerisinde parlamenter demokratik düzene, hukuk devletine geri getirecek bir iktidar değişimi olması gerektiğini söylüyor ve bunu hedefliyor.</p>

<p>Milli, üniter, laik devleti savunacak bir ittifak sözünü ettiğimiz. Parlamenter demokrasiye geri dönecek, Atatürk çizgisinde geniş bir buluşma sağlayacak, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini geleceğe taşıma iddiasında olan siyasi partilerin tamamı gelecek seçimde aynı, ortak bir Cumhurbaşkanı adayı etrafında ittifak yapabilmeli. Yürümeye çalıştığımız yol bu taşlarla döşeli. Elbette ki sadece bunlarla sınırlı değil, fakat bunlarla döşeli. Başlangıç olarak döşediklerimiz bunlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diğer yanıyla beraber yürümeyi amaçladığımız siyasi partilerden beklentilerimiz ve onlara bazı telkinlerimiz, önerilerimiz de olacaktır. Bu bir gereklilik, bu bir zorunluluk. Yani çeyrek asra varan AKP iktidarının 1,5 yıl sonra yapılacak olan seçimlerde sonlandırılabilmesi için böylesi bir siyasal dayanışma zorunludur, kaçınılmazdır. Kendi belediye başkanları Silivri'de yargılanan Cumhuriyet Halk Partisi'nin o belediye başkanlarını yargılayan iktidar bloğuyla hareket eden DEM Parti ile aynı masaya oturması demokrasiyle değil, daha farklı olumsuz kavramlarla izah edilebilir. Demokrasiyle izah edilmez.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi'nin AKP, Devlet Bahçeli ittifakının yanında yer alan DEM Parti'deki ısrarı, çeyrek asır sonra AKP iktidarını değiştirebilme ümidini aşındırıyor, zayıflatıyor. Cumhuriyet Halk Partisi bu partiye oy veren milli, üniter, laik devletten yana olan cumhuriyetçi, Atatürkçü seçmenlerin beklentilerini karşılamalıdır. Bu profildeki seçmenler üzerinde yarattığı hayal kırıklığına artık bir son vermelidir. AKP-Devlet Bahçeli iktidarından Türkiye'mizi kurtarmanın yolu ortak kaygılara sahip olan partilerin politik dayanışmasından geçer.</p>

<p>Çok kıymetli Türk medyası, büyük Türk milleti,</p>

<p>Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin 8 yıldır ekonomik buhrandan çıkartamadığı ülkemizi, AKP hükümetinin 24 yıldır Türk milletini alt kimliklere bölerek kamplaştırdığı, ayrıştırdığı Türkiye'mizi yeniden adaletin, hukukun, gelir dağılımında adaletin ve refahın arttırılıp paylaşılmasının, birliğin ve beraberliğin sağlanıp ülkemiz için ümidin yeniden yeşertilebilmesi için yaptığımız siyasal dayanışma teklifi AKP iktidarının aleyhine fakat Türkiye'nin lehine, yararınadır. Zafer Partisi olarak Türkiye'miz için iyi, güzel, başarılı işler yapmaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/karamahmutoglu-butun-muhalefet-partileri-akp-iktidarinin-aleyhine-ulkenin-lehine-tek-aday-cikarmalidir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/04/zafer-azmi-1.jpg" type="image/jpeg" length="85452"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Başkan Vekili Celal Adan İftar Çadırında Gündemi Değerlendirdi….(VİDEOLU)]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/tbmm-baskan-vekili-celal-adan-iftar-cadirinda-gundemi-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/tbmm-baskan-vekili-celal-adan-iftar-cadirinda-gundemi-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Zeytinburnu İlçe başkanlığı Ramazan ayı boyunca her gün 300 kişiye iftar yemeği ikram ettiği çadırında TBMM başkan vekili Celal Adan, İstanbul il başkanı Sertel Selim ve MYK üyesi İzzet Gören’ i ağırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ADAN DEVLET ADAMINA YAKIŞIR ŞEKİLDE ÖNCE SÖZÜ İLÇE BAŞKANI KAPOCIOĞLUNE SONRA İL BAŞKANI SELİM’E VEREREK PARTİDAŞLARINI ONURE ETTİŞ…</strong></p>

<p>MHP Zeytinburnu ilçe yöneticileri iftar çadırı önünde sıraya giren vatandaşlar içinde ayrım yapmadın ilk sıraya giren 300 kişiyi ezanın okunmasına yarım saat kala planlı bir şekilde çadırdaki masaları yerleştirdi.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner </strong></h2>

<p>Akabinde İstanbul il başkanları<strong> Sertel Selim’i </strong>ve MYK üyesi<strong> İzzet Gören’i </strong>karşıladı. Ezan’ a 10 dakika kala iftar çadırına gelen TBMM başkan vekili eski Zeytinburnu ilçe başkanı <strong>Celal Adan</strong> çadıra giriş yaptı. Adan ve parti yöneticileri iftar açmayı bekleyen vatandaşlar ile selamlaşarak hal hatırını sordular.</p>

<p>Daha sonra Kur’an- ı kerim tilaveti ile ezanı bekleyenler ezanın okunması hep beraber oruçlarını açtılar.</p>

<p>Basın mensuplarına verilen bilgilere göre sadece TBMM Başkan vekili <strong>Celal Adan</strong> basın açıklaması yapılacak denmesine rağmen tecrübeli devlet adamı <strong>Adan</strong> kendisine yakışır bir şekilde önce sözü ilçe başkanları <strong>Habip Kapıcıoğlu’na, a</strong>kabinde il başkanları <strong>Sertel Selim’e</strong> verdi.</p>

<p><strong>Kapıcıoğlu</strong> yaptığı kısa selamlama konuşmasında kendilerine şeref veren TBMM başkan vekili <strong>Celal Adan’ a</strong>, Parti Genel MYK üyesi <strong>İzzet Gören’</strong> e, ve İl başkanı <strong>Sertel Selim’e</strong> ve ramazan boyunca çadırlarındaki iftarlarına şeref veren Zeytinburnu halkına teşekkür etti.</p>

<p>MHP İstanbul İl Başkanı <strong>Sertel Selim’de</strong> yaptığı kısa selamlama konuşmasında Zeytinburnu ilçe başkanları <strong>Habip Kapıcıoğlu</strong> ve yönetimine teşekkür ederek şu an aynı anda Genel başkanımız Sayın Dr. <strong>Devlet Bahçeli’</strong> nin talimatları ile İstanbul’un bir çok ilçesinde bu tür çadırlarda iftarlarımız devam ediyor dedi</p>

<h2><strong>CELAL ADAN TERÖRSÜZ TÜRKİYE İLE ALAKALI ÖNEMLİ ŞEYLER SÖYLEDİ </strong></h2>

<p>MHP’nin TBMM başkan vekili <strong>Celal Adan</strong> şunları söyledi ”<strong>Öncelikle Allah bir diyen ülkemiz bölünmez diyen MHP genel başkanı liderimiz sayın devlet Bahçeli’nin Zeytinburnu halkına ve siz basın mensuplarını selamlarını getirdim. Hepinizin bayramını kutluyor.</strong></p>

<p><strong>Ramazan lokmanın helali göklerin hilalidir. Ramazan gönüllerde huzur hanede berekettir. Ramazan barıştır kardeşliktir huzurdur berekettir. </strong></p>

<p><strong>Genel başkanımız sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin şükürler olsun 28 Mayıs 2023 yılı genel seçimlerinden hemen sonra dünyada bir çok şeyin değişeceğini söylemişti.</strong></p>

<p><strong>Bugün yaşananlar bizim için sürpriz değil. Bugün yaşananları 1.dünya savaşının devamı olarak görüyoruz. O gün eksik bırakılanlarını bugün tamamlamak istiyorlar. </strong></p>

<p><strong>Siyonist bir canavarın ve emperyalist bir ülkenin işbirliği ile müdahaleler yapılıyor. İran’da ki, Suriye de ki ve Lübnan’da ki gelişmeleri yakından taklip ediyoruz.</strong></p>

<p><strong>Türk Milleti olarak dünya’ nın en büyük medeniyetine öncülük ediyoruz. </strong></p>

<p><strong>Allah Genel başkanımızın başımızdan eksik etmesin. Allah cumhurbaşkanımıza da yardım etsin. </strong></p>

<p><strong>Bizim genel başkanımız içte birlik deyince bunu ciddiye almayanlar bugün bir mahcubiyetin içindeler.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bugün bölgemiz kan gölüne dönmüş durumda. Terörsüz Türkiye konusunda liderimizin düşünceleri fikirleri halkımızda karşılık bulmuştur. </strong></p>

<p><strong>Çok şükür son bir yıldır ülkemizin hızını yavaşlatan terör olayları olmuyor. Evlerimize şehit ateşi düşmüyor çok şükür.</strong></p>

<p><strong>1980 öncesi Zeytinburnu’nda 5 .ilçe başkanımız komünistler tarafından şehit edilmiştir. Ben 6. Zeytinburnu ilçe başkanı olan kişiyim.</strong></p>

<p><strong>Zeytinburnu’nun benim hayatımda yeri çok önemli buradan TBMM’ye uzanan bir yolun yolcusuyum.</strong></p>

<p><strong>Hepinizin Ramazan bayramını en kalbi duygularımla kutlarım.</strong></p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/tbmm-baskan-vekili-celal-adan-iftar-cadirinda-gundemi-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/03/adan-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="96154"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YRP’Lİ İbrahim Gök: Türkiye bu tabloyu daha fazla taşıyamaz]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/yrpli-ibrahim-gok-turkiye-bu-tabloyu-daha-fazla-tasiyamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/yrpli-ibrahim-gok-turkiye-bu-tabloyu-daha-fazla-tasiyamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Hukuk İşleri Başkanı Av. İbrahim Gök, ülkedeki ekonomik ve toplumsal sorunların giderek ağırlaştığını belirterek erken seçim çağrısında bulundu. Gök, mevcut şartların toplum üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ve bu tablonun sürdürülebilir olmadığını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SOSYAL SORUNLAR ALARM VERİYOR</strong><br />
<br />
Toplumsal yapıda ciddi kırılmalar yaşandığını dile getiren Gök, artan intihar vakaları, psikolojik bunalımlar, adi suç oranları ve uyuşturucu bağımlılığının ortaya koyduğu tablonun endişe verici olduğunu söyledi. Gök, “Bu verileri alt alta koyduğunuzda Türkiye’nin bu tabloyu daha uzun süre taşıyacak gücü kalmadığını görüyoruz” dedi.<br />
<br />
<strong>ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI</strong><br />
<br />
Toplumda geniş bir kesimin erken seçim beklentisi içinde olduğunu savunan Gök, “Ulaştığımız vatandaşlarımızın büyük bölümü bir an önce seçim yapılmasını istiyor. Bu yalnızca bizim düşüncemiz değil, sahada gördüğümüz genel tablo da bu yönde” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>HALKIN TERCİHİNE SAYGI VURGUSU</strong><br />
<br />
Erken seçimle birlikte halkın tercihinin net şekilde ortaya çıkması gerektiğini belirten Gök, “Sandık gelsin, millet kimi istiyorsa o ülkeyi yönetsin. Biz halkın kararına her zaman saygı duyarız” diye konuştu.<br />
<br />
<strong>GEÇMİŞTEN GELEN TECRÜBE MESAJI</strong><br />
<br />
Partilerinin geçmişten gelen bir yönetim tecrübesine sahip olduğunu vurgulayan Gök, “Bizim iş bitirme belgemiz var. Geçmişte ülkeyi nasıl yönettiysek, bugün de aynı kararlılıkla yönetebilecek güce ve kapasiteye sahibiz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/yrpli-ibrahim-gok-turkiye-bu-tabloyu-daha-fazla-tasiyamaz</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/03/ibrahim-gok.jpeg" type="image/jpeg" length="79919"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ey Parti Başkanları Artık Partilerinizi Değil Önce Ülkemizi Düşünelim]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ey-parti-baskanlari-artik-partilerinizi-degil-once-ulkemizi-dusunelim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ey-parti-baskanlari-artik-partilerinizi-degil-once-ulkemizi-dusunelim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB tutuklamalarının iddianamesini hazırlayan eski İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek’ in davanın görülmesine günler kala Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Adalet bakanı olarak ataması halkı ilk günden ikiye bölündü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK PARTİ İÇİNDE ADALET BAKANI OLABİLECEK BİNLERCE KİŞİ VARKEN ERDOĞAN NEDEN TOPLUMUN YARISINDAN FAZLASININ SICAK BAKMADIĞI AKIN GÜRLEK’İ BÖYLE BİR ORTAMADA ADALET BAKANI YAPTI ? </strong></p>

<p>Erdoğan halk’ tan % 52 oy alarak göreve gelmiş bir cumhurbaşkanı olarak elbette kanuni ve hukuki olarak kimi nereye atayacağına özgürce karar verebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi – Hüseyin Çetiner - İstanbul </strong></p>

<p>CHP kendi partisine mensup en büyük il olan İstanbul Büyükşehir belediye başkanı olan <strong>Ekrem İmamoğlu</strong>, bir çok il ve ilçe belediye başkanı eski adalet bakan yardımcısının yeni İstanbul başsavcısının olan <strong>Akın Gürlek’</strong> in talimatları gereği yüzlerce kişi tutuklanmıştı.</p>

<p>Tutuklamalar yapılıp iddianame kabul edildikten sonra eski başsavcının bu seferde açtığı davaları görecek hakimlerin başına geçip adalet bakanı olması haklı olarak CHP yönetimi ve seçmeni tarafından bu tutuklamalar hukuki değil siyasidir sözlerini söylemelerine neden oluyor.</p>

<p>CHP’liler hangi hâkim başlarındaki Adalet bakanı olan <strong>Akın Gürlek’</strong> in hazırladığı siyasi içerikli iddianameye ters karar verebilir eleştirilerini güçlü olarak yapıyorlar.</p>

<p>Sadece bu eleştiri için bile çok sayıda daha üstün vasıflara sahip Ak Parti içinde Adalet bakanı olabilecek kişi varken <strong>Erdoğan</strong> gibi siyasi bir duayenin böyle bir tercihi neden yaptığı ile alakalı sokakta çarşı da pazarda değişik söylemler seslendiriliyor.</p>

<p>Bir görüş Hükümetin yani <strong>Erdoğan</strong>’ın başta ekonomi olmak üzere ülkenin büyük sorunlarını çözemeyeceği için en büyük rakibi olan CHP ile bir kavgaya girerek seçmenini bir arada tutmanın gayretinde olmak için CHP’nin <strong>Gürlek’</strong>e sert tepki göstereceğini bile bile bakan yapması her ne kadar birlik beraberlik kardeşlik ve demokrasi süreci dedikleri bu süreçte bunlara önem vermediğini adalet bakanı atması ile ortaya koydu diyorlar.</p>

<p><strong>KİME SORARSANIZ SORUN ÖNCE ADALET BAKAN YARDIMCISI, SONRA BAŞSAVCI, TÜRKİYE TARİHİNİN EN KRİTİK UTUKLAMA KARARI OLAN İBB BAŞKANI VE CHP’NİN CUMHUBAŞKANI ADAYI İMAMOĞLU’NU TUTUKLAYAN BAŞSAVCININ İDDİANAMESİ KABUL EDİLDİKTEN SONRA BU SEFER DAVALARI GÖRECEK HAKİMLERİN BAŞINA ADALET BAKANI YAPILMASINA CHP’NİN İTİRAZ ETMEMESİNİ DÜŞÜNMEK SAFLIK OLMAZ MI ? </strong></p>

<p>CHP’nin İBB ve diğer büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarının hangi il olursa olsun hepsinin İstanbul’a getirilmesine haklı olarak itiraz edip bu dava hukuki değil siyasidir demesi hakkı değil midir ?</p>

<p><strong>Erdoğan</strong> toplumun yarsının itiraz edeceği bir kişi olan <strong>Akın Gürlek’</strong> i barış, kardeşlik, demokrasi ve içte birlik ve beraberliğin konuşulduğu bir dönemde ülkenin en büyük partisi olan CHP’nin itirazının kesin olacağı başta belli olan bir kişilik neden adalet bakanı yapıldı ? Asıl sorulması gereken soru bu olsa gerek.</p>

<p>Ülkeyi yönetenler partilerini ve gelecek seçimi değil ülkenin geleceğini düşünerek karar vermek zorundadır. Şu an verilen bir çok kararın ülke menfaatlerinden ziyade belli partilerin ve kesimlerin geleceği için verildiğini söylemek abartı olmazsa gerek.</p>

<p>Böyle bir ortamda <strong>Akın Gürlek’</strong> in kişiliğinden ayrı olarak ülkenin yüksek menfaati için birlik ve beraberliğine hizmet etmeyeceğini bir çok kişi ifade ediyor. Toplum olarak hep beraber 2 sene içinde şimdi alınan kararların nelere mal olacağını hep beraber göreceğiz</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ey-parti-baskanlari-artik-partilerinizi-degil-once-ulkemizi-dusunelim</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/03/manset-2-2.jpg" type="image/jpeg" length="80095"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeniden Refah’ın Görkemli İftarına Siyasi Akını]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/yeniden-refahin-gorkemli-iftarina-siyasi-akini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/yeniden-refahin-gorkemli-iftarina-siyasi-akini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi İstanbul İl başkanlığının Şişli Grand Cevahir Otel’de düzenlemiş olduğu vefatının 15. Yılında Erbakan’ı anlama ve iftar programına CHP genel başkanı Özgür Özel, Ak Parti genel Başkan yardımcısı Mustafa Elitaş başta olmak üzere 16 Parti’nin genel başkanları ve üst düzey yöneticileri birer konuşma yaparak tarihe not düştüler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İLK SELAMLAMA KONUŞMASINI YRP. İSTANBUL İL BAŞKANI NURİ ÖZATA YAPTI </strong></h2>

<p>Yeniden Refah Partisi İstanbul Başkanı Nuri Özata yaptığı konuşmada programımıza icabet eden bütün genel başkanlara ve parti üst düzey yöneticilere teşekkür ediyorum. Genel Başkanımız Dr. Muhammed Ali Fatih Erbakan’ın liderliğinde ülkemizin sorunlarını çözmek için emin adımlarla iktidara yürüyoruz.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi – Hüseyin Çetiner </strong></p>

<p>Aslında burada İstanbul il başkanlığı olarak yaptığımız çalışmaları anlatmak isterdim ama başta kendi genel başkanımız olmak üzere diğer genel başkanların konuşmalarını zamanında yapmaları için sözlerimi kısa keserken Erbakan’ı anlama ve iftar davetimize icabet eden herkese teşekkür ederim diyerek sözlerini tamamladı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BİR ÇOK GENEL BAŞKAN VE ÜST DÜZEY TEMSİLCİLERİ KONUŞTU </strong></p>

<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan daha önce planlanan bir programı için Antalya’da olmasından dolayı milletvekili Mustafa Kaya katıldı ve Erbakan hoca’nın kendilerine bana Özdemir Bayraktar ve Selçuk’u çağırın dedi bizde hemen aradık Rahmetli Özdemir abi çok heyecanlandı kısa süre sonra şu kapıdan bu salona girdi.</p>

<p>Erbakan hoca Selçuk’un sahneye gelip o el ile havaya fırlatılan İHA ile alakalı bir sunum yaptığı anısını anlatarak Erbakan hoca o zaman yaptığı konuşmada ağır sanayi sürecini kaçırdık. Şu an yapmamız gereken şey yüksek teknolojili hava savunma sistemlerine ağırlık verelim diyerek Özdemir Bayraktar’a ve evlatlarına destek verilmesini hep teşvik etti.</p>

<p>Bütün parti genel başkanları veya üst düzey vekilleri merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hakkında güzel sözler ile duygu ve düşüncelerini anlatma fırsatı buldular. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ‘de yaptığı konuşmada Erbakan hakkında övgü dolu sözler söyledi.</p>

<p><strong>YRP GENEL BAŞKANI DR. FATİH ERBAKAN KÜRSÜYE ÇIKINCA SALONDA BULUNAN BİNLERCE KİŞİ AYAĞA KALKARAK BAŞKAN ERBAKAN MÜCAHİT ERBAKAN SLOGANLARI ATARAK HEYECANLARINI ORTAYA KOYDULAR…</strong></p>

<p>Salonda bulunan davetliler bütün konuşmacıları alkışladılar ancak son konuşmacı genel başkanları Dr. <strong>Muhammed Ali Fatih Erbakan</strong> kürsüye çıkınca salonda bulunan binlerce kişi ayağa kalkarak başkan <strong>Erbakan </strong>ve mücahit <strong>Erbakan</strong> sloganları atarak salonu inlettiler.</p>

<p>Bir çok büyük ve TBMM’de grubu bulunan partinin yapamadığı büyük bir programa imza atan Yenide Refah Partisi İstanbul İl başkanı Nuri Özata ve 39 ilçe başkanını güzel bir organizeye imza atmaları gözden kaçmadı. Programa CHP İstanbul il başkanı Özgür Çelik, Yerel Yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Gökhan Zeybek başta olmak üzere çok sayıda üst düzey siyasi programa katıldı…</p>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)</strong></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/yeniden-refahin-gorkemli-iftarina-siyasi-akini</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 07:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/03/face-fatih.jpg" type="image/jpeg" length="45057"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bülent Turan: “Teşkilat Yoksa Parti de Yoktur”]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/bulent-turan-teskilat-yoksa-parti-de-yoktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/bulent-turan-teskilat-yoksa-parti-de-yoktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bülent Turan, AK Parti İstanbul teşkilatında yaptığı konuşmada, mahalle başkanlarının ve teşkilat yapısının siyasi başarının temel unsuru olduğunu vurguladı. Bakanlıktaki yoğun programına rağmen toplantıya katıldığını belirten Turan, “Burada olma tercihi çok kıymetli. Bu dava maaşla, makamla değil; emekle, gayretle yürür” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un tarih boyunca başkentlik yapmış özel bir şehir olduğunu ifade eden Turan, AK Parti İstanbul teşkilatının da hareketin “yüz akı” olduğunu söyledi. Mahalle başkanlarını “partinin sinir uçları” olarak nitelendiren Turan, “Sinir sistemi sağlam olmayan bir yapı felç olur. Şehit cenazesinde, kahvehanede, esnafın yanında, üniversite gençliğiyle buluşmada yoksanız; sosyal medyadaki milyon beğeninin anlamı yoktur” diye konuştu.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi – Hüseyin Çetiner </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyasi başarının üç ana unsurdan oluştuğunu belirten Turan, bunları “doğru lider, milletle bağı olan siyasi çizgi ve güçlü teşkilat” olarak sıraladı. Türkiye’de parti sayısının çokluğuna dikkat çekerek, “Lideri iyi olabilir, çizgisi olabilir; ama teşkilatı yoksa sonuç alamaz. Teşkilat yoksa parti de yoktur” ifadelerini kullandı.</p>

<p>AK Parti’nin 23-24 yıllık iktidar sürecinde birçok zorluğa rağmen yoluna devam ettiğini hatırlatan Turan; Gezi olayları, 17-25 Aralık süreci, hendek olayları ve 15 Temmuz darbe girişimi gibi kritik dönemlere rağmen millet desteğinin sürdüğünü söyledi. Bu tabloyu “siyaset mühendisliğine karşı sosyolojinin zaferi” olarak değerlendirdi.</p>

<p>Türkiye’nin savunma sanayiinden büyük altyapı projelerine, başörtüsü özgürlüğünden Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasına kadar birçok alanda önemli adımlar attığını belirten Turan, deprem sonrası iki yıl içinde 455 bin konutun inşa edilmesini de örnek gösterdi.</p>

<p>Toplumun beklentilerinin değiştiğine dikkat çeken Turan, özellikle genç kuşakların geçmişte yaşanan krizleri bilmeden büyüdüğünü ifade ederek, “Yaptıklarımız lütuf değil; görevimiz ve milletimize verdiğimiz sözün gereğidir” dedi.</p>

<p>Konuşmasında teşkilat mensuplarına da çağrıda bulunan Turan, “Çare 2002 ruhudur. Takınacağımız tavır da giyeceğimiz elbise de o ruhtur. Bu başarı sizlerin iradesiyle devam edecek” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Meclis’te yaşanan tartışmalara da değinen Turan, demokratik zeminin önemine vurgu yaparak, “Meclis konuşma yeridir, kavga yeri değil. Sözünüze güveniyorsanız kavga etmezsiniz” dedi.</p>

<p>Turan konuşmasını, birlik ve kararlılık mesajıyla tamamladı: “Rüzgâr sert eserse söğüt düşünsün; çınara bir şey olmaz. Toparlanıyoruz, gitmiyoruz.”</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/bulent-turan-teskilat-yoksa-parti-de-yoktur</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Feb 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/02/turan-1-4.jpg" type="image/jpeg" length="81260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Sokakları Bize “Hepiniz Bir Ekrem Tek” Diyor (VİDEO)]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/istanbul-sokaklari-bize-hepiniz-bir-ekrem-tek-diyor-video</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/istanbul-sokaklari-bize-hepiniz-bir-ekrem-tek-diyor-video" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[18 yıl önce ilk siyasi sokak röportajlarını başlatan İstanbul Times Tv 28 Ocak 2026 tarihi saat 13.00’da Pendik Merkez’de Bu Pazar günü bir erken genel seçim olursa oyunuzu hangi partiye ve hangi cumhurbaşkanı adayına vereceksiniz sorusunu sordu bakın nasıl bir sonuç çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>ANKET 28 OCAK 2026 TARİHİ SAAT 13.00’DA PENDİK MERKEZDE YAPILDI</strong></h2>

<p><strong>-SORU SORULAN TOPLAM KİŞİ SAYISI : 110</strong></p>

<p><strong>-AK PARTİ’Ye oy veren kişi sayısı : 25 % 23.00<br />
-CHP’ye oy veren kişi sayısı : 53 % 48.00<br />
-MHP ‘ye oy veren kişi sayısı : 2 % 2.00<br />
-DEM Parti’ye oy veren kişi sayısı : 7 % 6.09<br />
-Saadet Partisi’ne oy veren kişi sayısı : 3 % 3.00<br />
-Kararsız ve Diğer Partilere oy veren kişi sayısı : 20 % 18.00</strong></p>

<p><img alt="" height="450" src="https://istanbultimescomtr.teimg.com/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/01/hepsi-ic-haber-foto.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2><strong>İstanbul Times Gazetesi ve Tv Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Yazar Hüseyin Çetiner şunları söyledi;</strong></h2>

<p>Biz İstanbul Times Medya grubu olarak 6 Şubat 2008’den bu yana İstanbul’un 39 ilçesi başta olmak üzere seçim dönemlerinde ise ülkemizin birçok şehrine giderek halkımızın seçimde hangi partiye oy vereceğini çanak soru sormadan ve seçmeni yönlendirmeye çalışmadan hiçbir parti ile bağımız olmadığını söyleyerek “Bu Pazar günü bir genel seçim olsa oyunuzu hangi partiye ve cumhurbaşkanı adayına vereceksiniz diye yöneltiyoruz ?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>28 Ocak 2026 tarihinde ekibimiz ile beraber aracımızı Zeytinburnu Marmaray durağına yakın bir yerde park ederek Marmaray ile 1 saat 15 dakikada Pendik‘e ulaştık.</p>

<p>İlçenin en işlek caddesinde kameramızı kurarak sorularımızı sormaya başladık. Bu habere konu olan sorumuz bu Pazar günü bir genel seçim olsa oyunuzu hangi partiye ve cumhurbaşkanı adayına vereceksiniz sorumuzu 350 - 400 civarında insana yönelttik. İçlerinde sadece 110 kişisi sorumuza cevap verdi. Bunların hangi partiye ve Cumhurbaşkanı adayına oy vereceğini haberimizde okudunuz.</p>

<p><strong>İKTİDAR PARTİSİNİN İSTANBUL’DA CDİDİ BİR OY KAYBI YAŞAMASININ TEMELDE BELLİ BAŞLI EN BÜYÜK 2 NEDENİ EKONOMİNİN KÖTÜ OLMASI VE İBB TUTUKLAMALARINDA ADALETTEN UZAKLAŞILMASI OLARAK GÖRMEK MÜMKÜN</strong></p>

<p>Siyasi olarak sokağın nabzını yakından takip eden Hüseyin Çetiner sözlerine şu şekilde devam etti ” İktidar Partisinin İstanbul’da bu derece ciddi bir oy kaybına uğramasının temelde belli başlı iki önemli nedeni var. Bunların ilki ekonomin çok kötü olması.</p>

<p>İkincisi de 18 Mart 2025’de hiçbir bir gerekçe ortada yok iken üstüne üstlük Erdoğan’ın diplomasının olup olmadığı ile alakalı ciddi spekülasyonlar yapıldığı halde Ekrem İmamoğlu’ nun diploması iptal edildi.</p>

<p>Siyasi otorite aceleci bir tavır ile halkın bir anlam veremedi hatta İstanbul Times Tv olarak 17 Mart 2025’de Eminönü’ nde yaptığımız sokak röportajında seçmenlere sizce İmamoğlu tutuklanır mı ve İBB’ye kayyım atanır mı sorusunu sormuştuk.</p>

<p>Buna en sert tepkiyi aşırı Ak Partili seçmenler vermiş hatta bazılar basın olarak bizim ortalığı karıştırma maksatlı bu soruyu sorduğumuzu iddia ederek böyle bir şey olursa Ak Parti için intihar olur demişlerdi. Ve kesinlikle İBB’ Ye kayım atanmaz İmamoğlu görevden alınamaz demişlerdi. İmamoğlu görevden alındı. Kayyım atanmasını üniversite öğrencilerinin eylemleri engellemeseydi 22 Mart 2025 Cumartesi gecesini Pazar gecesine bağlayan 23 Mart 2025’de İstanbul Valisi kayyım atanmak için her şey hazırdı.</p>

<p>Ancak bizim soru sorduğumuz 17 Mart 2025’den bir gün sonra 18 Mart’ta ilk olarak İmamoğlu’nun diploması iptal edildi.</p>

<p>Bir sonra yani 19 Mart 2025’de davet edilmesi halinde hemen ifade vermeye gidecek olan İmamoğlu ve İBB yöneticileri yüzlerce polis ile şafak operasyonları ile konutları basılarak eş zamanlı 104 kişi göz altına alınmaya başladı.</p>

<p>Burada amacın suçlu kaçacak tehlikesi olmadığını herkes biliyor. Hitlerin propaganda bakanı Gobels’ in dediği gibi söyleyeceğiniz yalan ne kadar büyük olursa inananlar o kadar çok olur mantığı ile operasyon yapıldığı izlenimini herkes aldı.</p>

<p>O zaman İBB’nin 2019-2024 arası bütün bütçesi 490 milyar olduğu halde günlerce aylarca iktidar yanlısı medya 565 milyar para çalındı yalanlarını manşetlerine taşıdı.<br />
Ancak İddianameden böyle bir meblağ çıkmadı. Yarısı faraziyelere dayalı bir hesaplama ile Cebeci döküm sahasında yapıldığı iddia edilen yolsuzluklar ile beraber 160 milyar kamu kaybına sebep olunduğu konusu iddianamede yer aldı. 400 milyar dolar neden aylarca medyada boy boy haber yapılması medya etiğine taban tabana zıttı. ?</p>

<p>ANKETİMİZİN DOĞRULUĞUNDAN ŞÜPHESİ OLAN VAR İSE GELSİN İSTANBUL’UN 39 İLÇESİNDE AYNI SORUYU SORALIM BERABER SORALIM…</p>

<p>Bizim yayın grubu olarak A partisi öne çıksın veya B partisi geride kalsın diye bir beklenti ve düşüncemiz yoktur. Buna ihtiyacımızda yoktur. Bizim tek önem verdiğimiz şey belli siyasi partilere angaje olmuş ulusal yayın yapan bir çok kanalın sürekli aynı kişileri ekranlarına çıkarıp belli partiye yönelik yayın yapılmasına karşıyız.</p>

<p>Bunun içinde karanlığa kızacağımız yerde bir mum da biz yakarak halkımızın sesini duyurabilmesi için bundan tam 18 sene önce İstanbul Times Gazetesi, İstanbul Times tv yayın mecrasını halkımızın hizmetine açtık. Doğru dürüst yayıncılık yaparak günlük 4 milyon kişiye ulaşan bir mecrayı yayın hayatına geçirdik.</p>

<p>Bu haberin ekinde izleyeceğiz sokak röportajını Ak Parti’nin son 30 yıldır belediyeyi kazandığı Pendik’te sorduk.</p>

<p>Biz susalım 110 seçmen’ e sorduğumuz seçim anketimiz konuşsun.</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/istanbul-sokaklari-bize-hepiniz-bir-ekrem-tek-diyor-video</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/01/dev-secim-anketi-pendik-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="74856"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ümit  Özdağ Ak Parti'nin Erken Seçim Tarihini Tekrar Etti]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/umit-ozdag-ak-partinin-erken-secim-tarihini-tekrar-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/umit-ozdag-ak-partinin-erken-secim-tarihini-tekrar-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ak Partili bir çok yöneticinin normal süresi Mayıs 2028 olan genel seçim için Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi için 6 ay öne çekeceğiz  sözlerini tekrar ederek muhtemel erken seçim tarihi Kasım 2027 diyerek buy tarihi kabul ettiğini bir nevi açıklamış oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Partisinin Sakarya İl Başkanlığında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</strong></p>

<p><strong>Prof. Dr. Ümit Özdağ:</strong> “Değerli basın mensupları, bugün Sakarya'da bir görev devir töreni gerçekleştirmek için bulunuyorum. Değerli İl Başkanımız önemli çalışmalara imza attıktan sonra kişisel nedenlerle başka çalışmalara ağırlık vermek için görevi devretmek istediğini söyledi. Zafer Partisi saflarında mücadelesine şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecek ve yine Parti saflarında bizlerle birlikte mücadele eden Erkan Tiryaki kardeşimizi Sakarya İl Başkanlığı'nı oluşturma konusunda yetkilendirdik. Bugün de bu görev değişim törenini gerçekleştiriyoruz.</p>

<p><strong>“TERÖRSÜZ TÜRKİYE, TERÖR ÖRGÜTÜ YOK EDİLEREK OLUR”</strong></p>

<p>Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Sakarya'da da Zafer Partisi'nin çalışmaları dikkat çekiyor ve toplumun desteğini alıyor. Ben de 2026 yılının ilk 4 haftasını İstanbul'da geçirme kararı almıştım. İki haftadan beri İstanbul'da ilçe ilçe çalışmalarımızı Genel Merkezimizden ve Genel İdare Kurulumuzdan gelen arkadaşlarımızla birlikte sürdürüyorum. Her gün bir başka ilçede, sahada sivil toplum örgütleriyle, vatandaşla, esnafla, iş dünyasıyla bir araya geliyoruz ve Zafer Partisi'nin Türkiye'nin ve İstanbul'un temel sorunları ile ilgili tespitlerini paylaşıyor, çözüm yollarını gördüğümüz, ortaya koyduğumuzu anlatıyor ve vatandaşlarımızın sorunlarını dinliyoruz.</p>

<p><strong>“BU MİLLET 9 SENENİN HESABINI SANDIKTA SORACAK”</strong></p>

<p>Tabii geniş bir havza İstanbul, bir ucu Sakarya'da, öbür ucu Çorlu'da olan bir şehirden bahsediyoruz. Sabahları 21 milyon, geceleri 19 milyon nüfus ama bütün bu bölgenin nüfusunu, sanayisini, iş dünyasını, kültürel yaşamını da kendisine eklemlemiş bir şehirden bahsediyoruz, İstanbul'dan bahsettiğimiz için. İstanbul'daki çalışmaların kaçınılmaz olarak bütün Türkiye'ye etkisi olduğu gibi doğrudan ilk alanda İstanbul dışında Çorlu-Sakarya arasındaki bölgeyi de etkilediğini gözlemleme imkanına sahibiz.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE'NİN LÜKS TÜKETİM İTHALATINDA HER GEÇEN SENE ARTIŞ OLUYOR”</strong></p>

<p>Türkiye 9 seneden bu yana devam eden ağır bir ekonomik krizden geçiyor. Artık buna ekonomik kriz değil, buhran dememiz gerekiyor ve ne yazık ki bu 9 sene içerisinde sabit gelirlilerin, esnafın, iş adamının, devlet memurunun 16 milyon 800 bine sayıları ulaşan emekli, dul, bey, yetimlerin, asgari ücretlilerin milli gelirden aldığı pay her geçen gün azalıyor ve fakirleşiyorlar.</p>

<p>Evet, toplumun aşağı yukarı yüzde 85'i fakirleşirken küçük bir azınlık ise zenginleşmeye devam ediyor ve bu küçük azınlığın milli gelirden aldığı pay, yüzde 85 fakirleşirken sürekli artıyor. Bunu ithalat ihracat rakamlarında da görüyorsunuz ve <a id="m_-5401312964552340452OLE_LINK2"></a>Türkiye'nin lüks tüketim ithalatında her geçen sene birazcık daha fazla artış oluyor.</p>

<p>Ben Anadolu'da ve İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de muhakkak esnaf ve pazar ziyaretleri sırasında esnaflarla konuşuyorum ve hepsinden aynı cümleyi duyuyorum: Geçen seneye göre işlerimiz yüzde 50 düştü. Bu ifadeyi duymadığım bir tek yer oldu. O da İstanbul'da Eyüp Sultan'da bir parfümeri dükkanına girdim. İşler nasıl, düştü mü? Herkes düştüğünü söylüyor dediğimde hayır dedi. Bizim işlerimizde hiçbir düşüş yok. Gayet iyiyiz. Dedim ki ama ekonomik kriz dönemlerinde insanlar ilk önce parfümden vazgeçer.</p>

<p><strong>“2027 YILI KASIM’I MUHTEMELEN ERKEN SEÇİM TARİHİ OLACAK”</strong></p>

<p>Yok dedi. Bizim işlerimiz gayet iyi. Fiyat aralığı 61 binle 800 lira arasında. Dedim şu 61 bin liralık parfümü bana gösterir misin? Orada 4 veya 5 şişe vardı, çıkarttı bir tanesini gösterdi. Ama dedi daha çok 10 bin, 15 bin aralığında parfümlerde talep var. Özetle arkadaşlar, 61 bin liralık parfüm alanlar, 10 bin liralık parfüm alanlar harcamada sıkıntı içinde değiller. Çünkü o küçük azınlık, büyük bir çoğunluk fakirleşirken, yoksullaşırken, hak ettiğini alamazken, haksız bir kazançla zenginleşmeye devam ediyor.</p>

<p>Bugünkü ekonomik sistemin sürdürülmesi mümkün değil. Ancak iktidarın da en ufak bir hamlesinin olmadığını, 2026 içerisinde de fakirleşmeyi aşacak, istihdam yaratacak bir girişim içerisinde olmadığını biliyoruz. <a id="m_-5401312964552340452OLE_LINK3"></a>2027 yılı Kasım’ı muhtemelen erken seçim tarihi olacak ve 2027'de büyük zamlar yaparak milletin geçtiğimiz 9 senede yaşadığı fakirleşmeyi unutacağını umuyorlar. Ama bu millet son sene vereceğiniz zamlara, iktidarın vereceği zamlara kanmayacak ve bu 9 senenin hesabını sandıkta soracak.</p>

<p>Tabii bu ekonomik krizle birlikte ülkemizin başında bir organize suç, uyuşturucu ve sanal kumar belası da var. Avrupa'da organize suç örgütleri sıralamasında ülkemiz ne yazık ki 1. sırada, eğitimde 1. sırada olmalıydı, organize suçta değil. Dünyada 14. sırada. Organize suçtan, uyuşturucu ve sanal kumardan 200 milyar dolara yakın bir kara para ekonomisi oluşmuş durumda.</p>

<p>Bu, Türk milletine karşı bir dolaylı saldırının, bir sessiz savaşın sürdürüldüğünü gösteriyor. Çin'e karşı İngiltere'nin 19. yüzyıl, 20. yüzyılın başında sürdürmüş olduğu bir afyon savaşı vardı. Çin'i uyutmak için şimdi Türk milletini tahrip etmek, Türk gençliğini mahvetmek için benzer bir savaş sürdürülüyor. Zafer Partisi dışında bu büyük saldırıya karşı Türk milletini, Türk gençliğini koruyacak hiçbir partinin projesi yok. Zafer Partisi ise kurulduğu günden bu yana Tertemiz Türkiye Projesiyle uyuşturucu ve sanal kumar çetelerinin nasıl tasfiye edileceğini ortaya koydu ve koymaya devam ediyor.”</p>

<p><strong>Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın Terörsüz Türkiye hakkında gelen soruya verdiği cevap:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Biz terörsüz bir Türkiye istiyoruz. Terörsüz Türkiye, terör örgütüyle pazarlık yapılarak olmaz. Terörsüz Türkiye, terör örgütü yok edilerek olur. Terörsüz Türkiye, Abdullah Öcalan, Bese Hozat, Karayılan, Cemil Bayık muhatap alınarak, adam yerine konularak olmaz.</p>

<p>Bunlar imha edilerek olur ve terörsüz Türkiye ancak Türkiye Cumhuriyet Devleti'nin milli üniter devlet yapısı tahrip edilerek Türkiye çok uluslu ve ademi merkeziyetçi bir yapıya sürüklenerek değil, kuruluş felsefesi üzerinde yola devam edecek ve terörü ezecek tedbirleri alarak olur Zafer Partisi olarak ilk günden beri bunu savunuyoruz, savunmaya devam edeceğiz.”</p>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/umit-ozdag-ak-partinin-erken-secim-tarihini-tekrar-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Jan 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/01/face-ozdag.jpg" type="image/jpeg" length="99838"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜMFED, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ı Ağırladı]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/tumfed-zafer-partisi-genel-baskani-prof-dr-umit-ozdagi-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/tumfed-zafer-partisi-genel-baskani-prof-dr-umit-ozdagi-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm İstanbul Muhtarlar Federasyonu (TÜMFED), Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ ve beraberindeki heyeti ağırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekleşen ziyarete; Zafer Partisi Başkanlık Divanı üyeleri, Genel İdare Kurulu üyeleri, Genel Başkan Başdanışmanları ve Zafer Partisi İstanbul İl Başkanı Hakan Akşit katıldı.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner </strong></h2>

<p>Görüşmede İstanbul’un yerel yönetim sorunları, mahallelerin ihtiyaçları ve muhtarların sahada karşılaştığı yapısal problemler ele alındı. Zafer Partisi heyeti, bu sorunlara yönelik çözüm önerileri ve yerel yönetim projeleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Ziyaret kapsamında TÜMFED tarafından, Türkiye’de kurulan ilk Tüm Muhtarlar Sendikası hakkında Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’a kapsamlı bilgiler aktarıldı. Sendikanın kuruluş amacı, yürütülen çalışmalar, muhtarların özlük hakları, yetkileri ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik hedefler detaylarıyla paylaşıldı. Ayrıca muhtarlık kurumunun yerel yönetimlerdeki önemi ile devlet ve vatandaş arasındaki köprü rolü vurgulandı.</p>

<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, yaptığı değerlendirmede muhtarlık kurumunun yerel yönetim sisteminin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Partilerinin yerel yönetim politikalarında muhtarlık kurumuna özel bir önem verdiklerini belirten Özdağ, ilerleyen süreçte yürütülecek çalışmalarda; muhtarların sorunlarının tespiti ve çözüm önerilerinin oluşturulması aşamasında gerek Tüm Muhtarlar Sendikası gerekse Tüm İstanbul Muhtarlar Federasyonu ile istişare içinde olunacağını ve muhtarlığın sorunlarının ortak bir zeminde güçlü şekilde dile getirileceğini kaydetti.</p>

<p>TÜMFED Genel Başkanı Selami Aykut’un ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette;</p>

<p>Genel Sekreter Enver Keleş,</p>

<p>Genel Başkan Yardımcıları Fatma Ertürk ve Çiğdem Özkan,</p>

<p>Avrupa Bölge Başkanı Emrullah Özdemir,</p>

<p>Teşkilat Başkanı Hakan Delice,</p>

<p>Ar-Ge Başkanı Hasan Sevim,</p>

<p>Sosyal İşler Başkanı Erdil Sığınmış,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teşkilat Başkan Yardımcısı Buket Kızlıtan,Şube Başkanları Bekir Yavuz, Süleyman Çiçek, Selçuk Gedik, Ömer Okumuş ve Mehmet Mutlu da hazır bulundu.</p>

<p>Ziyaretin sonunda, Tüm İstanbul Muhtarlar Federasyonu ve Tüm Muhtarlar Sendikası Genel Başkanı Selami Aykut, nazik ziyaretlerinden dolayı Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’a ve beraberindeki heyete, muhtarlık kurumu adına teşekkür etti.</p>

<p>Başkan Aykut ayrıca, muhtarlık kurumu adına hazırlanan dosyayı Prof. Dr. Ümit Özdağ’a takdim etti.</p>

<p>Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişi ve muhtarlık kurumunun geleceğine yönelik değerlendirmelerin ardından sona erdi.</p>

<p><strong>Selami Aykut / Tüm İstanbul Muhtarlar Federasyonu / Tüm Muhtarlar </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/tumfed-zafer-partisi-genel-baskani-prof-dr-umit-ozdagi-agirladi</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/01/ozdag-1.jpg" type="image/jpeg" length="85158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP İstanbul'un 39 İlçesinde Sokaklara İnerek İddianameyi Anlatacak (VİDEOLU)]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/chp-istanbulun-39-ilcesinde-sokaklara-inerek-iddianameyi-anlatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/chp-istanbulun-39-ilcesinde-sokaklara-inerek-iddianameyi-anlatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik Bakırköy Özgürlük Meydanında yaptığı basın açıklaması ile eş zamanlı İstanbul'un 39 ilçesinde İBB İddianamesi ile alakalı Halk' a sizin de  gerçekleri bilmeye hakkınız var diyerek bu iddianamede bir çok çelişki var diyerek bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>ÖZGÜR ÇELİK: BU İDDİANAMENİN İÇİ BOŞ DEDİ </strong></h1>

<h2>CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Gerçekleri Bilmeye Hakkınız Var” kampanyası kapsamında 39 ilçede eş zamanlı başlatılan saha çalışmasıyla hem İBB davasının gerçek amaçlarını hem de partinin gelecek vizyonunu yurttaşlara anlatacaklarını söyledi.</h2>

<p>CHP İstanbul örgütü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasına yönelik sürecin ve partinin gelecek vizyonunun ele alınacağı yeni bir saha çalışması başlattı. "Gerçekleri Bilmeye Hakkınız Var" adıyla başlayan kampanya kapsamında, bugün İstanbul'un 39 ilçesinde eş zamanlı basın açıklaması düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda düzenlenen basın açıklamasına katıldı.</p>

<p>Sözlerine “Bu söz sadece bir çağrı değil, onurlu yurttaşlara karşı sorumluluğumuzdur. Milletimizin gerçekleri bilmeye hakkı var” diye başlayan Çelik, normal koşullarda geçtiğimiz hafta başlatılması planlanan çalışmanın, Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın vefatı nedeniyle ertelendiğini belirterek Durbay’ı ve Ferdi Zeyrek’i andı.</p>

<p>Yeni saha çalışmasıyla İBB ve ilçe belediyelerine yönelik operasyonların “gerçek amaçlarını” yurttaşlara anlatacaklarını söyleyen Çelik, iddianamelerde kanıtlar yerine nelerin yer aldığını kamuoyuyla paylaşacaklarını ifade etti. Çelik, aynı zamanda partinin hazırladığı yeni programın da saha çalışmaları kapsamında anlatılacağını belirtti.</p>

<h3><strong>"KAPI KAPI DOLAŞARAK ANLATACAĞIZ"</strong></h3>

<p>“Gerçekleri bilmeye hakkınız var” temasıyla siyasi partilerden sivil toplum kuruluşlarına, sendikalardan muhtarlara kadar geniş bir kesimi ziyaret edeceklerini aktaran Çelik, “Meydanlarda, sokaklarda, pazarlarda olacağız. Kapı kapı dolaşarak gerçekleri anlatacağız” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin çoklu bir kriz ortamında olduğunu belirten Çelik, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin tahrip edildiğini, ekonomik krizin derinleştiğini ve hayat pahalılığının sosyal bir krize dönüştüğünü dile getirdi: “Bu kara düzeni düzeltmeye değil, kökünden değiştirmeye geliyoruz” diyen Çelik, 2025 parti programıyla “güçlü yurttaşlık, güvenli gelecek ve kazanan Türkiye.”</p>

<p><img alt="" height="525" src="https://istanbultimescomtr.teimg.com/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/12/face-chp-2-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p><strong>DÖRT TEMEL BAŞLIK</strong></p>

<p>Programın dört temel başlık üzerine kurulduğunu belirten Çelik, demokratik hukuk devletinin yeniden inşa edileceğini, adil ve üretime dayalı bir ekonomi kurulacağını, sosyal devletin güçlendirileceğini ve dış politikada barışçı bir yaklaşım benimseneceğini ifade etti.</p>

<p>İddianamelerde somut delil bulunmadığını savunan Çelik, “ ‘Duydum’, ‘olabilir’ gibi ifadeler binlerce kez yer alıyor. Belediye hizmetleri kriminalize ediliyor” dedi. Davaların siyasi gerekçelerle geciktirildiğini öne süren Çelik, tutuksuz yargılama çağrısı yaptı ve bir kez daha duruşmaların TRT’den canlı yayınlanmasını istei.</p>

<p>Çelik açıklamasını “Bu ülke karanlığa mahkûm değildir. Haklı olan mutlaka kazanır. Bu mücadele yarım kalmayacak. Türkiye mutlaka kazanacak” sözleriyle noktaladı.</p>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/chp-istanbulun-39-ilcesinde-sokaklara-inerek-iddianameyi-anlatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 17:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/12/face-chp-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="51883"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Haydar Baş’ın Talebelerinden Muhteşem Bir Kongre]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/prof-dr-haydar-basin-talebelerinden-muhtesem-bir-kongre</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/prof-dr-haydar-basin-talebelerinden-muhtesem-bir-kongre" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) nin 9. Olağan Kongresi “İstikbal biziz, biz geleceğiz” sloganı ile Keçiören’deki Taha Akgül Spor Salonu’nda yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Salona sığmayan binlerce partili dışarıda BTP Genel Başkanı <strong>Hüseyin Baş’ı</strong> karşıladı.</p>

<p>İlk konuşmasını onlara hitaben yapan BTP lideri “Dışarıda kaldınız, soğukta kaldınız. Çok büyük salonlar istediğimiz halde bize tahsis etmediler. Defalarca başvurduk, bize “yok” dediler, bu tablo sizin eseriniz, izleyin görün. Bağımsız Türkiye salonlara sığmıyor” dedi.</p>

<p><strong>81 YAŞINDA İSTANBUL’DAN ANKARA’YA BTP’NİN KONGRESİNE GELEN FATMA RAGİBE KANIKURU LOĞOĞLU NAMI DİĞER İSTANBULLU KUVVACI KARA FATMA TEK MİLLİ PARTİ BTP’DİR DEDİ </strong></p>

<p><strong>6 Aralık Cumartesi gününü 7 Aralık Pazar gününe bağlayan gece saat 23’de İstanbul’dan yola çıkan Fatma Ragibe Kanıkuru Loğoğlu namı diğer Kuvvacı İstanbullu Kara Fatma Gazetemize şunları söyledi. Bu ülkede çok parti var ama Milli parti sayısı bir elin parmaklarını aşamaz. Bunların başında da Merhum Prof. Dr. Haydar Baş’ın kurmuş olduğu Bağısız Türkiye Partisi Geliyor. </strong></p>

<p><strong>81 yaşındayım yolculuk benim için kolay değil. Ama Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) benim için çok önemli. Merhum Prof. Dr. Haydar Baş’ı daha partisini kurmadan çok önce tanıyan ve sohbet eden birisiyim. Kendisi milli ve yerli bir genel başkandı. </strong></p>

<p><strong>BTP’nin genç ve dinamik genel başkanı Hüseyin Baş’ da güzel bir çıkış yaparak ülke sorunlarına isabetli çözüm önerileri yaparak dikkatleri üzerinde topluyor. </strong></p>

<p><strong>Ben kendim aday olmadığım zaman oyumu gönül rahatlığı ile Bağımsız Türkiye Partisi (BDP)ne vereceğim.</strong></p>

<p><strong>9.Olağpan Kongrenin BTP’ne hayırlı olmasını temenni ederim şeklinde sözlerini tamamladı. </strong></p>

<p><strong>Bağımsız Türkiye P</strong><strong>artisi Ankara’da coşkulu bir kongreye imza attı</strong></p>

<p>Halk oyunlarının sergilendiği, tarihi marşların okunduğu salonda sinevizyon gösterimi de yapıldı.<br />
1340 delegenin oy kullandığı kongreye tek aday olarak katılan Hüseyin Baş’ın konuşmasında öne çıkan bölümler şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“İstikbal biziz, biz geleceğiz”</strong></p>

<p>“Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizlersiniz.” Atamızın bu emrine, Atamızın bu çağrısına biz de kulak verdik ve dedik ki: İstikbal biziz, biz geleceğiz.”</p>

<p><strong>“Milleti bir kase çorbaya muhtaç edenler Sayın Yavaş’a çorba soruşturması açıyor”</strong></p>

<p>Türkiye son bir buçuk yıldır gerçekten enteresan bir sürecin içerisinden geçiyor. Arkadaşlarımız az önce şu anda tutuklu bulunan Sayın Ekrem İmamoğlu’nun mesajını okudular. Bugün Ankara’dayız. Sayın Yavaş belki bugün aramızda olacaktı, kendisine davette bulunduk. Ama malum, O’nun da üzerinden bir “çorba soruşturması” geçiyor. Dedim ki: Milleti bir kase çorbaya muhtaç edenler tutup belediye başkanına “niye millete çorba dağıtıyorsun” diye hesap soruyorlar, işe bak.</p>

<p><strong>“Demokrasi yüzde 51’in yüzde 49’a tahakküm ettiği sistem değildir”</strong></p>

<p>Türkiye’de gazeteci içeride, siyasetçi içeride, iş insanları içeride. Türkiye’de itiraz eden, konuşan veya Türkiye’ye bir şeyler söylemek isteyen herkes içeride. Ondan sonra ne diyorlar: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir.” Yahu Türkiye bir hukuk devleti olsa, yılda 50 kere bunu söylemek zorunda kalmazsınız herhalde.</p>

<p>Biz onu anlardık, yaşardık. Kusura bakmayın ama demokrasi yüzde 51’in yüzde 49’a tahakküm ettiği sistem değildir. Demokrasi muhalefet edenin hakkının yok sayıldığı sistem değildir. Demokrasi, devletin bekası diye diye, milletin zekası ile dalga geçme değildir. “Biz yüzde 51 oy aldık, bizim her dediğimiz doğru, sizin de söylediklerinizin hiçbir önemi yok.” Ya şimdi siz bu kalabalığı nasıl görmezden geleceksiniz? Sizin bizim sesimizi duymanız için daha ne yapmamız lazım? Şikayetimiz var, hukuktan şikayetimiz var, adaletten şikayetimiz var, eğitimden şikayetimiz var, ekonomiden şikayetimiz var, bizim geleceğimizden endişemiz var. Bunu duymanız için ne yapmamız lazım?</p>

<p><strong>“Türkiye’nin terörsüz olması için demokrasisiz olması gerekiyormuş”</strong></p>

<p>Tuttular Türkiye terörsüz olacak, terörsüz Türkiye. Yani bütün bunlardan anlaşılan şu: Türkiye’nin terörsüz olması için demokrasisiz olması gerekiyormuş, benim anladığım bu. Türkiye’nin terörsüz olması için hukuksuz olması gerekiyormuş. İş buna döndü.</p>

<p><strong>“En muhafazakar iktidar Heybeliada Ruhban Okulu’nu açıyor”</strong></p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin çok tartışmalara konu oluyor. Dedi ki: “Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasını gönülden arzu ederim.” Yani Türkiye’nin en muhafazakar iktidarının kendi söylemlerince en muhafazakar bakanı döndü dolaştı, Heybeliada Ruhban Okulu’nu açıyor. Yani bunlar epey zaman dindar nesil yetiştireceğiz dediler, o dindarların Hırıstiyanlık dindarı olduğu hiç aklıma gelmezdi.</p>

<p><strong>“Bu ülke o kadar zengin ki, tüm meseleleri çözmek 1 yılımızı almaz”</strong></p>

<p>Özel bir firma altın madeni bulmuş. Mübarek, memleketin her yerinden altın fışkırıyor, vatandaş meteliğe kurşun sıkıyor. Dolayısıyla ülkemizin ekonomide de çözümü var. Bakın ben dışarıdan bu ülkeyi tanımayan biri olarak baksam derim ki, burayla çalışılmaz, çünkü burası yokuş aşağı gidiyor. Ama vallahi billahi bu ülke o kadar güçlü bir ülke ki, bu ülke o kadar zengin bir ülke ki, bu ülkenin bütün meselelerini çözmemiz şu kadronun bir yılını almaz. Vallahi çözeriz, billahi çözeriz. O yüzden Türkiye’nin ihtiyacı olan şey Milli Ekonomi Modeli’dir. Biz BTP olarak Milli Ekonomi Modeli’ni hayata geçireceğiz.</p>

<p><strong>“Vatandaşlık maaşını ilk 2004 yılında Prof. Dr. Haydar Baş anlattı”</strong></p>

<p>Milli Ekonomi Modeli konuşulmaya başlandı. Ne deniliyor: “Vatandaşlık maaşı.” Bütün dünyada söyleniyor. Bunu benim babam ilk söylediğinde güya dikkate almadılar. İlk defa 2004 yılında çıktı, “bütün vatandaşlarıma vatandaşlık maaşı vereceğim” dedi. “Öyle şey mi olur” dediler. Şimdi bütün dünya neyi konuşuyor, “basic income, evrensel temel gelir.”</p>

<p><strong>“Atatürk’ün yolunda güçlü bir ülke inşa etmek için yola çıkıyoruz”</strong></p>

<p>Ülkemizin güçlü olmasını istiyoruz. Güçlü Türkiye diyorsanız, o güçlü Türkiye, Türk Milleti’nin güçlü olmasından geçer. Millet fakru zaruret içerisindeyken devlet güçlü olamaz. İstediğiniz kadar anlatın. Pasaportun sağda solda geçmiyorsa, cebinde paran yoksa, sözün dinlenmiyorsa sen güçlü devlet olamazsın. Bağımsız Türkiye Partisi, Türkiye’yi Atatürk’ün yolunda tekrar güçlü inşa etmek için, güçlü bir Türkiye inşa etmek için bugün Ankara’dan yola çıkmıştır. Hayırlı uğurlu olsun.</p>

<p><strong>Kaynak : İstanbul Times Haber Ajans (İTHA)</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/prof-dr-haydar-basin-talebelerinden-muhtesem-bir-kongre</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Dec 2025 18:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/12/btp-kapak-xxx.jpg" type="image/jpeg" length="34330"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof Özdağ: “Erdoğan Ve Bahçeli’yi Emekli Edince Sorunları Çözmeye Başlayacağız”]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/prof-ozdag-erdogan-ve-bahceliyi-emekli-edince-sorunlari-cozmeye-baslayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/prof-ozdag-erdogan-ve-bahceliyi-emekli-edince-sorunlari-cozmeye-baslayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, dün (30.11.2025) Çalışma Hayatı ve Emekli Politikaları Başkanlığımızca düzenlenen Emekliye Adalet, Dul ve Yetim Ailelerine Ekonomik Güvence Çalıştayımızda gündemi değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Prof. Dr. Ümit Özdağ: </strong>“Çok değerli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok değerli Zafer Partililer,</p>

<p>Bugün Türkiye'de emekli ruh ve yetimlerin sorunlarını değişik açılardan uzmanlarından dinleme fırsatı bulduk. Hem sorunlar ortaya konuldu hem çözüm yolları ortaya konuldu. Çok kıymetli görüşler burada paylaşıldı. Biz de bu çok kıymetli tespitleri muhakkak önümüzdeki dönemde yapacağımız çalışmalarda değerlendireceğiz. Ancak bütün bu çalıştay boyunca bir husus dile getirilmedi. Ben de bu hususu ekleyerek konuşmama başlamak istiyorum. Türkiye'de 16 milyon emekli dul ve yetimden oluşan bir kitle var. Çok büyük bir kitle bu.</p>

<p><strong>“BİZİM GÖREVİMİZ KAYNAKLARI TÜRK MİLLETİ LEHİNE YENİDEN DAĞITMAK”</strong></p>

<p>Bu 16 milyon emekli dul ve yetim kitlesine iki kişiyi daha emekli olarak eklemeliyiz ki, Türk ekonomisi işçisiyle, köylüsüyle yola doğru devam edebilsin. Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli'yi emekliliğe sevk ettiğimiz gün, diğer sorunların da çözümüne başlamak için ilk adımı atmış oluruz.</p>

<p>Çünkü AK Parti iktidarının uyguladığı yanlış politikalar, Türk ekonomisini ağır bir buhrana sürüklemiş durumda. Ekonomik buhran, artık bakın kriz değil. Kriz üç ay olur, altı ay olur, bir sene olur, bir buçuk sene olur. Ama sekiz seneden bu yana eğer bu milletin, Türk milletinin yüzde 80’inden fazlasının milli gelirden almış olduğu pay azalıyor ise, yani sokak lisanıyla, siyasetin gerçek lisanıyla, yüzde 80’den fazlası fakirleşiyor ise, bu bir ekonomik kriz değil, bu büyük bir ekonomik buhrandır.</p>

<p><strong>“BAŞARILI HÜKÜMET ÜLKEDE YARDIM EDECEK YOKSUL AİLE BULAMAYAN HÜKÜMETTİR”</strong></p>

<p>Ve bu buhran insanlarımızı fakirleştirirken, sadece sabit gelirlileri, sadece dar gelirlileri değil, Türk sanayicisini de bir yıkıma, çöküşe sürüklemekte, Türk çiftçisini de borçlu ve üretimden kopma noktasına doğru götürmekte ve toplumun bütün kesimlerini küçük, yandaş bir azınlık, bir rantiye dışında adeta tüketmektedir. Kur korumalı mevduattan istifade edecek kadar paranız varsa, paranıza vergisiz yeni servetler ekleyebilirsiniz. Ama asgari ücretli bir çalışan iseniz, bebeğinize mama alırken, KDV'yi ve ÖTV'yi vermek zorundasınız. Bu adaletsizliktir. Bu sürdürülebilir ve katlanılabilir bir durum değildir.</p>

<p>Bütün sektörlerimiz, ekonominin bütün sektörleri bir felaketi yaşıyor. Tarım sektörü, girdi maliyetleri, tamamen ithal neredeyse, katlanabilir, taşınabilir değil. Bakın, gübreyi, ilacı, tohumu, her şeyi ithal ediyoruz. Samanı ithal ediyoruz saman. Ve şimdi bir süreden beri çobanlar da ithal. Bir laf var, ‘Afgan'ın elinin değmediği et yok’.</p>

<p>Ne zamandan beri? 2015'ten başlayarak. Peki ne oldu Türk çobanlara? Büyükşehir yasası denilen bir çöküş yasası aslında ve yanlış tarım politikaları, Tarım Bakanlığı’ndaki bir grup tüccarı zenginleştiren, ithalat lobilerini zenginleştiren programlar ve sonuçta her şeyi karnını doyurabilmek için ithal etmek zorunda kalan bir Türkiye. Bu arada yurt dışında çiftlik kurup kendi ürettiği hayvanı yurt dışından Türkiye'ye ithal eden ve utanmadan ortalıkta dolaşan sözde bürokratlar… Bir Türk bürokratı böyle olamaz. Kabul edilemez, savrulamaz. O adamın arkasında nasıl bir Bakan ‘bu benim bürokratım’ diye durur hayret ediyorum.</p>

<p>Çiftçinin ürününe değeri olan parayı vermektense yurt dışından ithal eden, Çin'den ceviz getiren, buğdayı Rusya'dan, Ukrayna'dan almayı tercih eden, et için Brezilya'ya, Macaristan'a, Hırvatistan’a ve Paraguay'a başvuran ve ABD ziyareti öncesinde Amerikan çiftçilerine büyük bir iyilik yaparak gümrükleri kaldırıp tarımsal ürünlerde Amerika'ya giden Recep Tayyip Erdoğan. Çiftçi borç batağı içerisinde. Sadece çiftçi mi borç batağı içerisinde?</p>

<p><strong>“HİÇBİR CUMHURİYET HÜKÜMETİ 2002'DEN SONRA TOPLANAN VERGİYİ TOPLAMADI”</strong></p>

<p>Hayır. Pazarcı da borç batağı içerisinde, halci de borç batağı içerisinde, küçük bir grup hariç para kazanan yok. Eskişehir'in en gözde mahallelerinden birisinde mahalle pazarında dolaşırken bir pazarcı, bu pazardaki gördüğünüz pazarcılar arasında hiçbir tanesi yok, olsun ki bir milyon TL'den az hale borcu olsun. Dün de Mersin'de sahadaydık, Erdemli'de pazara gittik. Erdemli pazarında pazarcılar genellikle kendi ürettiklerini satıyorlar. Yani getirmiş domates satıyor, sordum domates 20 TL'ydi, dedim ki sen bir kilosunu 20 TL'ye satıyorsun, kaça alıyorsun ve kiloda kaç lira kazanıyorsun? Dedi ki, kilosu bana 30 TL'ye mal oluyor. Ne yaptın, 20 TL'ye mi satıyorsun? ‘Yanlış anladınız, ben kimseden almıyorum dedi. Ben ürettiğim domatesi getiriyorum burada satıyorum. Ve bana 30 TL'ye mal oluyor dedi. Ve şimdi ben bunu 20 TL'ye satmak zorundayım, 30 TL'ye satamıyorum. Mal ettiğime satamıyorum.’</p>

<p>Öte yandan tarımdaki durum buyken, sanayi sektöründe korkunç bir çöküş var. Bunu herkes görüyor. Artık sanayicilerin dayanacak gücü kalmamış durumda. Türk sanayicisi kredi almaya kalktığı zaman yüzde 50 ile kredi alabiliyor. Alman sanayicisi yüzde 3 ile. Türk sanayicisi OSB'de bir arazi için başvurduğu zaman metrekarede 300, 500, bin dolara kadar çıkıyor rakam.</p>

<p>Aynı sektörde çalışan bir Alman sanayicisi, Organize Sanayi Bölgesi'nde arazi için başvurduğunda, Almanya'da bu rakam 25 Euro’yla 40 Euro arasında. Ve sonra diyorsunuz ki Türk sanayicisi dış piyasayla rekabet etsin. Hayır, Türk sanayi çöküyor arkadaşlar. 2026 senesinde Cumhuriyetimiz en zor yılını yaşayacak. Ekonomide de siyasette de Cumhuriyetin en zor yılı olacak. Sanayide yaşanan bu süreç devam eder, bazı fabrikalar taşınırken Mısır’a, sadece tekstil sektöründe 40-45 senede oluşturduğumuz Türk tekstili markasını Mısır tekstiline dönüştürürken, 5 milyar dolarlık yatırım oraya giderken Türkiye’de 345 bin tekstil işçisi işsiz kaldı. Aksaray’dan arka arkaya 2 büyük fabrika Mısır’a gittiler. Ayakkabı üreticileri Mısır’a gidiyor ve şimdi mobilya sektörünün de Mısır’a gittiğini görüyoruz. Sanayicinin üzerinde bir de tabi suni olarak düşük tutulan kurun baskısı olduğunu çok net bir şekilde görüyoruz.</p>

<p>2002’den bu yana devam eden israf ekonomisi. Para var, bol da para. Mesele paranın kime dağıtıldığı, paranın nasıl harcandığı. Çünkü hiçbir Cumhuriyet hükümeti 2002'den sonra toplanan vergiyi toplamadı. Yapılan özelleştirmeden elde edilen gelirleri elde etmedi. AKP hükümetleri kadar para harcayan hiçbir hükümet olmadı Cumhuriyet tarihi boyunca. Ama siyaset biliminde ‘Siyaset nedir?’ sorusunun en kısa cevaplarından bir tanesi bir Amerikalı siyaset bilimci tarafından şöyle verilmiştir: Siyaset kaynakların nasıl belirleyeceğini nasıl dağıtılacağını belirleme işidir. Çok doğru bir tanı. Çok kestirme ama özü budur. Böyle bir çerçeveden baktığımızda AK Parti siyasetine gördüğümüz şudur: Emekliye para yok. Asgari ücretle çalışana para yok. Çiftçiye para yok. Türk üreticisine para yok. Ama yılda 8 milyar dolara kadar insani yardım diye değişik ülkelere para ve yatırım aktarma var. Uganda'da Ugandalılar geçsin diye köprü yapıyoruz. Parasını biz ödüyoruz. Tabi yapanlar kimler? Ugandalı firmalar değil. 8 milyar. Suriyelilerin maliyeti yılda 11 milyar dolar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıllardan beri devam ediyor. Kamu Özel İş birliği, yap-işlet-devret bu şirketlere yılda bütçeden 5 milyar dolar ödüyoruz. 11, 5, 8, 23 milyar dolar gitti. Ondan sonra emekliye para yok. İşte siyaset kaynakların nasıl dağıtılacağını belirleme işidir. Eğer kaynakları böyle dağıtan bir hükümeti tercih ederseniz sonuçta elde edeceğiniz şeyin bu olması sizi şaşırtmaması lazım. Bu temel israf kalemleri, biz buna israf kalemleri diyoruz, dışında da inanılmaz bir lüks Lale Devri lüksü iktidarın harcamalarına tam anlamıyla hâkim durumda.</p>

<p>Çok değerli emekli dernekleri temsilcileri, çok değerli Zafer Partililer,</p>

<p>Erdoğan hiç şüphesiz Türk ekonomisini almış olduğu noktadan kötü bir noktaya getirmiştir. Bunun için size onlarca değişik istatistik vermeyeceğim. Bir örnekle anlatacağım bunu. Şimdi lig başladı. Ve yeni antrenör Beşiktaş'ı ligde üçüncü sırada devraldı. Bu yeni antrenörün gelmesiyle birlikte Beşiktaş daha çok gol attı. Daha az gol yedi. Buna rağmen lig bittiğinde Beşiktaş üçüncü sıradan sekizinci sıraya düştü. Böyle bir antrenör, başarılı bir antrenör müdür?</p>

<p>Hayır. AK Parti geldiğinde Erdoğan başbakan olduğunda Türk ekonomisi, dünya ekonomisinin aralarında 16. büyüklükteydi. Bugün 23. sırada. Bitti, başka bir şey konuşmayalım. ‘Şunları yaptık, bunları yaptık’ geçin efendim. Biz sizin ne kadar gol attığınızı ne kadar gol yediğinizi sormuyoruz. Dünyadaki konuma bakıyoruz. Türk ekonomisi, dünya ekonomisinde geri gidiyor, küçülüyor. Türk halkı fakirleşiyor uyguladığınız politikaların neticesinde. Türk emeklisi en temel ihtiyaçları olan gıda maddelerini alamıyor.</p>

<p>Nazilli'de sokakta dolaşıyorum. Bir terzi çıktı. Ben hayatımda bir insanın elinin o şekle gelebileceğini hiç düşünmemiştim ve görmemiştim. Parmakları bükülmüş. Böyle dikmekten sürekli deforme olmuş. Dedi ki ben emekliyim ama çalışmak zorundayım. Çünkü aldığım maaşla karnımı doyuramıyorum.</p>

<p>Ama dedi Ümit Bey artık elbise de dikemiyorum. Parmaklarını gösterdi, elbise dikemem, pantolon bile dikemem dedi. Şimdi milletin basit yırtıklarını, söküklerini ve düğmelerini dikmek için burada duruyorum dedi. İşte AKP ekonomisinin emekliyi getirdiği nokta bu. Hani Erdoğan adalet kalkınma için yola çıktığında yapmış olduğu bir hesap vardı. Simit ve çay hesabı. Biz de bir başka hesap yapalım. Simit ve çay da yapılabilir ama altın üzerinden yapalım. Emekli aylığıyla 2003'te 11 tane çeyrek altın alıyordunuz.</p>

<p>Şimdi 2 tane çeyrek altın alıyorsunuz. Nerede bu 9 çeyrek altın? Demek ki her emekliden her ay 90 bin lira kesiliyor, verilmiyor. Bunun özeti budur. Tabi bu tekrar tercih arkadaşlarım. Para yok değil para var. Ama paranın dağıtılmasında bir ideolojik tercih var. Türkiye’nin zengin ama fakirler ülkesi olduğunu görüyoruz. Yine burada başvurmamız gereken resmi kaynak sosyal yardıma muhtaç ailelerin sayısı. Şu kadar aileye yardım ediyoruz. Hiçbir hükümet yardım ettiği yoksul aile sayısıyla övünemez. En başarılı hükümet ülkede yardım edecek yoksul aile bulamayan hükümettir.</p>

<p>Değerli Zafer Partililer, değerli emekli dernekleri mensupları,</p>

<p>Biz Zafer Partisi olarak siyasette görevimizin kaynakları Türk milleti lehine yeniden dağıtmak olduğunu düşünüyoruz. Temel görevimiz bu. Biz, 2021'de kurulduğumuz günden itibaren çok yoğun bir şekilde Türkiye'ye yönelik sığınmacı meselesini gündeme getirirken aslında ekonomi konuşuyorduk. Bir ülkede fazladan 13 milyon insan yaşarsa, bunun ekonomi üzerinde olumsuz etkileri olmaması kaçınılmazdır. Kiralar neden yükseldi? Çünkü fazladan 13 milyon insan geldi. Ev fiyatları neden arttı? Evet, maliyetler de arttı ama, siz vatandaşlığı daire karşılığı satarsanız gayrimenkul fiyatlarını da yükseltirsiniz.</p>

<p>Öyle yükseldi. Gıda fiyatları enflasyonunda Türkiye'nin en önde gelen ülkeler arasında olması tesadüf mü arkadaşlar? Tesadüf mü? Bu 13 milyon insan vatanlarına döndüğü takdirde Türkiye'de gıda fiyatlarında kiralarda otomatik olarak bir düşüş olmaz mı? Olur. Siz hastaneye gittiğiniz zaman, ilacın parasını, tedavinin parasını öderken, milyonlarca insan bedava ilaç alıp tedavi olurken, bunların parası, bu ödemelerin parasının yurt dışından mı geldiğini zannediyorsunuz? Yok, siz ödediniz. Sonra şu soruyu soramazsınız, benim emekli maaşım neden az? Sizin emekli maaşınız az, çünkü size verilmesi gereken kaynaklar başkalarına kullanıyor. Buna itiraz edin dedik. Biz, kaynakları Türk milleti için harcamaya hazırlanan ve bunun projelendirilmesini yapan bir partiyiz.</p>

<p>Efendim, emekliler çok uzun yaşıyorlar. Ne düşünüyorsunuz ne yapmayı düşünüyorsunuz? Kısaltmak için mi çabalayacaksınız? Şimdi bunu söyleyen bürokrat hala görevde. İnanılır gibi değil. Yurt dışından et ithal eden bürokrat da hala görevde, bu da inanılır gibi değil. Ekonomik krizin nedeninin de EYT'lileri emekli yaptık diyen siyasetçiler de görevde. Ama hiç kimse, daha doğrusu bu statükonun siyasetçileri, Suriyelilere aktarılan milyarları, kamu özel iş birliği ile yapılan projelere aktarılan her yıl 5 milyar dolarları ve insani yardım adı altında Türk halkının dünyanın değişik ülkelerine yollanan milyarlarca dolarını konuşmuyor. Biz Zafer Partisi olarak konuştuk ve konuşmaya da devam edeceğiz. Daha önce partimizin kurulduğu günlerde, yapmış olduğumuz ilk çalıştayda vermiş olduğumuz sözü tekrarlıyoruz. Emekli, bütün hayatı boyunca bu devlete ve bu millete karşı dürüst bir şekilde çalışarak, vergilerini vererek, ortaya koyduğu çalışma performansıyla toplumun sağlıklı bir şekilde işlemesine katkıda bulunarak, topluma ve devlete karşı görevini yerine getirdikten sonra hayatının çalışma hayatı dışındaki bölümünü sağlık, güven ve mutluluk içerisinde yaşamayı hak etmiş insandır.</p>

<p>İstiklal Harbi fakirlerin harbidir. İstiklal Harbi fakirlerin emperyalizme karşı kazanmış olduğu bir zaferdir. Biz de Zafer Partisi olarak fakir bir partiyiz biliyorsunuz. Biz de aynı zaferi kazanacağız onun için bazı çalıştaylarımızı kış aylarında Antalya'ya rast getiriyoruz. Çünkü oteller ucuz oluyor. Bu otellere gittiğimiz zaman orada sadece Alman, Hollandalı, Fransız, İngiliz turistler görüyoruz. Onlar da hava kendi ülkelerine göre daha sıcak olduğu için gruplar halinde geliyorlar. Antalya'da şimdiye kadar hiç Türk turist grubu yaşlı emekli görmedik.</p>

<p>Çünkü emekliler köşedeki kahveye gidip günde üç çay içmeye zorlanıyorlar. Hesaplayın arkadaşlar. Anadolu'da bir kahvede bir çay 10 lira. Üç çay ise 30 lira. 30 ile çarkın 9 yüz lira. Maaşının 16’da 17’de birini nasıl versin bu adam? Nasıl versin? Mümkün mü? Bunun için yola çıkarken vereceğimiz temel söz size bütün emeklilere, biraz önce zenginlikleri Türk milletinin lehine paylaştıracağız. Türk çalışanının, Türk işçisinin, Türk emekçisinin, Türk sanayicisinin, Türk esnafının lehine paylaştıracağız. Emeklilerin özlük haklarını iyileştireceğiz.</p>

<p>Aylık bağlama oranı 2008 değişikliğine kadar yüzde 70'ti, 2008'de bu yüzde 30'a indirildi. Derhal yüzde 70'e çıkartacağız. İlk yapılacak iş bu. Yine refah katkı payı kaldırıldı. Eskisi gibi yüzde 100 olarak vereceğiz. Emeklilerin temel yaşamsal ihtiyaçlarını güvence altına alacak düzenlemeler gerçekleştireceğiz. Burada verilen örneklerden bir tanesi. Çok olumlu bir örnekti.</p>

<p>OYAK örneği. OYAK sadece bir gelir oluşturma değil aynı zamanda bir kaynak oluşturma sistemi. OYAK'ın oluşturduğu kaynakla Türkiye'de birçok sanayi hamlesi yapıldı. Fabrikalar inşa edildi. Ve ortaya istihdam alanları çıktı. Büyük bir holdingdi. Şimdi o da AKP'nin yanlış politikalarının kurbanı oldu. Ama ilke olarak doğrudur. Bu modelden Türkiye'nin öğreneceği ve geliştirerek daha mükemmelleştireceği kesinlikle bazı temel veriler olduğunu düşünüyoruz.</p>

<p>Bütün bunları yapabilmek için de önce yapmamız gereken şey Türkiye'nin erken genel seçime gitmesini sağlayacak bir siyasi atmosferi oluşturmaktır. Biz Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir narkoterör örgütünün lideriyle devletin ve cumhuriyetin yasalarının ve karakterinin konuşulduğu bir ortamda ekonomik buhranda yaşam savaşı veren kitlelerin dikkatinden bazı şeylerin kaçırılmaya çalışıldığının da farkındayız.</p>

<p>Ama Türk milleti pazarda torbasını doldurmak için, ki dolduramıyor, mücadele verirken başka milletlerde olmayan yüksek devlet şuuruyla karda aç bile olsa devletine sahip çıkmayı ve savunmayı bilen bir millettir. Gelin erken genel seçim yapalım. Türk milleti sizin Öcalan’la yaptığınız pazarlıklara evet diyecek mi demeyecek mi genciyle, çalışanıyla, emeklisiyle sizi sandıkta oylasın.”</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/prof-ozdag-erdogan-ve-bahceliyi-emekli-edince-sorunlari-cozmeye-baslayacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Dec 2025 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/12/o-z-d-a-g.jpg" type="image/jpeg" length="31748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'den İhraç Edilen Kurtuluş Uygur Boş Konuşuyor]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/chpden-ihrac-edilen-kurtulus-uygur-bos-konusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/chpden-ihrac-edilen-kurtulus-uygur-bos-konusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gür ve ezberlenmiş bir kaç bilgi ile küçük bir gruba nutuk atarken çekilen video ile öne çıkan ihraç edilmeden önce CHP Sarıyer Üyesi Kurtuluş Uygur konuşuyor ama boş konuşuyor. 2019'da kimi aday yapsaydık İBB'de seçimi kazanırdık diyor. Bu tespit külliyen yalan. İşte nedenleri ;]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>KURTULUŞ UYGUR'UN 2019'DA CHP İBB'DE KİMİ ADAY YAPSAYDI KAZANIRDI SÖZÜ BAŞTAN SONA YALAN VE GERÇEKLERİ İHTİVA ETMİYOR </strong></p>

<p>Biz İstanbul Times Tv Özel Youtube Kanalımız için 2008 yılından bu yana düzenli olarak haftanın 5 günü İstanbul'un 39 ilçesinde siyasi sokak röportajı yapan bir yayın kuruluşuyuz.</p>

<p>CHP' Sarıyer'de daha önce siyaset yapan şu an ihraç edilmiş olan <strong>Kurtuluş Uygur'</strong>un sözlerini ön plana çıkaran yeşil alan vurguncusu ve kumarı 5 dakika bire indiren Demirören Holding'in bağlı markası CNN Türk 'ün sık sık haber yaparak CHP savrulmuş, yönetilemiyor algısını pekiştirmek için algı amaçlı açıklamalar kimden gelirse ön plana çıkarma gayreti içinde olduğunu herkes biliyor ve görüyor.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner </strong></p>

<p>CHP'den İhraç edilen <strong>Kurtuluş Uygur </strong>parti yöneticilerini haksız ve asılsın ir şekilde suçlayarak milyonlarca kişinin defalarca oy verdiği ve CHP'nin 25 sene sonra İBB' de 5 sene içinde 3 kez seçimi kazanmasını sağlayan <strong>Ekrem İmamoğlu</strong> için saygısızca biz <strong>Ekrem'i</strong> biliyoruz diyerek milyonlarca seçmenin iradesi ile alay edercesine <strong>Ecevit </strong>dönemi hariç 1950'den bu yana % 20-25 bandını bir türlü aşamayan CHP'yi ^31 Mart 2024 Yerel Yönetim seçimlerinde Türkiye de birinci partisi yapan <strong>Ekrem İmamoğlu </strong>ve <strong>Özgür Özel' i </strong>küçük düşürücü sözleri kabul edilebilir değil.</p>

<p>Hele hele 2019'de CHP kimi İBB adayı yapsaydı kazanırdı sözü % 2000 yalan bir sözdür. Çünkü o süreçte defalarca İstanbul'un 39 ilçesinde sokak röportajı yaptığımız ve siyasi kulisleri takip ettiğimiz için Ak Partililer kendi adaylarını başbakanlık yapmış CHP'nin adayını ise kenar ilçe belediye başkanı olarak örselerken seçimi açık ara fark ile kazanacaklarını söylüyorlardı.</p>

<p>Bunu sadece Ak Partililer de söylemiyordu .Bir çok CHP'li üst düzey yöneticiden bizzat duyduk. Ak Parti adayı <strong>Binali Yıldırım</strong>, CHP adayı <strong>Ekrem İmamoğlu'</strong>na en az % 15 fark atarak seçimi kazanacak diyorlardı.</p>

<p>2019 yerel yönetim seçim sürecini bilen herkes CHP'nin seçimi kazanacağı beliydi diyemez. Siyasette her zaman farklı görüşler olur ancak bu görüşler diğer başarılı partilinizi haksız ve yersiz bir şekilde eleştirmeyi de gerektirmez.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu ve Özğür Özel CHP yönetiminde söz sahibi oldukları ilk seçimde partilerini ülkenin birinci partisi yapmayı başarmıştır. CHP'li olduğunu söyleyen her partili bu başarıyı kabul edip kedilerine bu zaferi sağlayan parti yöneticilerine teşekkür etmeleri gerekirken Eyüp Göktürk'te 17 milyon dolara satın aldıkları yeri İmar 'a açtırıp Doğan grubundan satın aldıkları medya alımının 600 milyon ABD dolarını Ziraat bankası ve TOKİ aracı yapılarak ciddi rant elde eden ve kumarı Hızlı On adı ile her 5 dakikada bir oynatana bir Holding'in yayın mecrası olan CNN' Türk'e CHP'yi kötüleyen kim olursa olsun sesini duyuran bu kanala çıkıp partisini kötüleyerek partili olunmaz deyip ihraç edilince de <strong>Gürsel Tekin’e</strong> selam verdiğim için ihraç edildim demek doğru çıkış değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elbette her siyasi partide partililer yöneticilerini eleştirebilir. Hiçbir parti yönetimi makul ve mantıklı kurallar içinde yapılan eleştiriler için hiçbir partiliyi ihraç etmez.</p>

<p>Ancak hiç bir parti yönetimi de saygısızca ifadeler ile medya veya sosyal medya üzerinde saygısızca “Ekrem“ vb. ifadeler parti disiplinine yakışmayan davranışlar sergileyen hiçbir kimse de parti de tutulamaz.</p>

<p><strong>Kurtuluş Uygur</strong>’da <strong>Gürsel Tekin’e</strong> selam verdiği için değil parti disiplinine uymadığı için ihraç edilmiş olabilir.</p>

<p>Rakipleri <strong>Ekrem İmamoğl</strong>u ve <strong>Özgür Özel</strong>'in 31 Mart 2024 Yerel Yönetim seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi çıkmasından rahatsız olup ilk olarak AHMAK davası ile 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 4 yıl siyaset yasağı cezası verdi.</p>

<p>Akabinde 30 küsür sene önce alınan diploma yatay geçişte usulsüzlük yapıldığı gerekçesi ile yetkisi olmadığı söylenen üniversite yönetimi tarafından iptal edildi.</p>

<p>Siyasi otorite İmamoğlu’nun adaylığını engellemeye yönelik dava üstüne dava açarak cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemeye yönetim 19 Mart 2024’de iki ayrı suçtan göz altı yapıldı. Ekonomik yolsuzluk ve tereör’e destekten tutuklama kararı verildi.</p>

<p>Yolsuzluktan önce açılan davalardan yola çıkıldığı zaman İmamoğlu ve arkadaşlarının asıl hapse atılmasının sebebinin halt tarafından cumhurbaşkanlığına aday olmasına yönelik olduğu ifade edildi.</p>

<p>Bu süreçte bazı CHP’lilerin gerçekleri bildiği halde fırsat bu fırsat diyerek İmamoğlu ve Özgür Özel’i yıpratmaya yönelik çalışmalar yaptığını parti yönetimi gördüğü için parti’nin tüzel kişiliğini korumak için zorunlu gördüğü bazı ihraçları yapıyor.</p>

<p>CHP 2019’da İmamoğlu yerine başka bir aday ile seçime girseydi yine kazanırdı sözü de bir temenniden ibarettir.</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, SİYASET</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/chpden-ihrac-edilen-kurtulus-uygur-bos-konusuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 08:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/11/kurtulus-uygur.webp" type="image/jpeg" length="44191"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
