<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İstanbul Times - Anında Haberin Merkezi</title>
    <link>https://www.istanbultimes.com.tr</link>
    <description>Anında Haberin Merkezi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.istanbultimes.com.tr/rss/sisli" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 18 May 2026 00:57:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/rss/sisli"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Tutuklu Yakınlarının Basın Açıklamasına Duayen Hukukçu Prof. Kaboğlu Katıldı,Ne Dedi ?]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-tutuklu-yakinlarinin-basin-aciklamasina-duayen-hukukcu-prof-kaboglu-katildine-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-tutuklu-yakinlarinin-basin-aciklamasina-duayen-hukukcu-prof-kaboglu-katildine-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[19 Mart sivil darbesinin mağdurları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı, 21. buluşmasını Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde gerçekleştirdi. 21. buluşmada, 300 günü aşkın süredir Silivri’de 12 metrekarelik bir hücrede tutulan seçilmiş İBB Başkanı, CHP’nin ve 25,1 milyon vatandaşın cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi ve sivil toplum gönüllüsü Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, basın açıklamasını okudu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB TUTUKLU YAKINLARI 21. KEZ BASIN AÇIKLAMASI YAPTI SÜPRİ,Z KONUŞMACI PROF.KABOĞLU OLDU </strong></p>

<p>Adalet kavramıyla özdeşleştirilen ‘Themis’ heykeli eşliğinde konuşan Dr. İmamoğlu, “Bugün ne yazık ki adaletin simgesi olan bu heykelin ifade ettiği tüm temel değerlerden uzaklaşmış bir yargıyla karşı karşıyayız. Bugün, Çağlayan Adliyesi’nin önünde, herkesi hukukun bu evrensel değerlerini hatırlamaya ve uygulamaya çağırıyorum. Adalet bir gün herkese lazım olacaktır,” dedi.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner - Çağlayan - İstanbul </strong></p>

<p><strong>DR. İMAMOĞLU, ADALET SARAYI ÖNÜNDE KONUŞTU: AVRUPA’NIN DEĞİL, DÜNYANIN EN BÜYÜK MAHKEME SALONUNU DA İNŞA ETSENİZ, ADİL BİR YARGILAMA YÜRÜTMEDİKÇE HER YER SİZE DAR GELECEK</strong></p>

<p>“Biz ayrıcalık istemiyoruz,” diyen Dr. İmamoğlu, “Biz, bir hukuk devletinde olması gerekenleri, hakkımızı talep ediyoruz. Hukukun en temel ilkeleri ayaklar altına alındığında, Avrupa’nın en büyük adliye sarayı bile yetmiyor. O nedenle şimdi Silivri’de yeni bir mahkeme salonu inşa ediyorlar. Biz şunu biliyoruz ki; Avrupa’nın değil, dünyanın en büyük mahkeme salonunu da inşa etseniz, adil bir yargılama yürütmedikçe her yer size dar gelecek. Milletin vicdanı, toplumun adalet duygusu saraylara sığmayacak,” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>ADALET HEYKELİNİN İFADE ETTİĞİ TÜM TEMEL DEĞERLERDEN UZAKLAŞMIŞ BİR YARGIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ</strong></p>

<p>19 Mart sivil darbesinin mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), 21’nci buluşmasını Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde gerçekleştirdi. Kalabalık bir vatandaş topluluğunun destek verdiği buluşmaya; CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Millî Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, milletvekilleri ve kalabalık bir vatandaş topluluğu destek verdi.</p>

<p>İBB soruşturmasında tutuklu yargılanan İmamoğlu’nun makam şoförü Recep Cebeci’nin oğlu Ayaz ile güvenlik görevlisi Çağlar Türkmen’in oğlu Ediz de açıklamaya katılarak babalarına özgürlük talep etti. 21. buluşmanın basın açıklaması, iktidar kumpasıyla özgürlüğü elinden alınan seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı, CHP’nin ve 25,1 milyon vatandaşın cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi ve sivil toplum gönüllüsü Dr. Dilek Kaya İmamoğlu tarafından okundu. Dr. İmamoğlu, konuşması içerisinde, İmamoğlu’nun kendisi gibi tutuklu yargılanan avukatı Mehmet Pehlivan’ın Çorlu’daki hücresinden yazdığı mektubu da kamuoyu ile paylaştı.</p>

<p><strong>DR. İMAMOĞLU: “HAYATLARIMIZDAN GERİ GELMEYECEK KADAR KIYMETLİ 300 GÜN ÇALINDI VE ÇALINMAYA DEVAM EDİYOR”</strong></p>

<p>“Bugün, Aile Dayanışma Ağı’nın haftalık buluşması için Çağlayan’dayız,” diyen Dr. İmamoğlu, şunları söyledi:</p>

<p>“Ve bugün 300 günü geçti. 300 günden fazladır sevdiklerimizden ayrıyız. Hayatlarımızdan geri gelmeyecek kadar kıymetli 300 gün çalındı. Ve ne yazık ki çalınmaya devam ediliyor. Ama bu 300 gün, sadece takvim yapraklarından ibaret değil. Bu 300 gün; tutuklular için beklemek demek, belirsizlik demek… Zamanın ağırlaşması, günlerin birbirine benzemesi, hayatın dışarıda akıp giderken içeride durması demek. Ve bizler; kalbimizde derin bir sızıyla, ama başımız dik, omuz omuza, asla yılmadan buradayız.</p>

<p>Çünkü biliyoruz ki bu mücadele, yalnızca bizim mücadelemiz değil. Bu mücadele, Türkiye’nin mücadelesidir. Demokrasinin, adaletin, çocuklarımızın geleceğinin mücadelesidir. Ve açıkça söylemek istiyorum: Ülkede böylesine büyük adaletsizlikler yaşanırken, yargı siyasetin gölgesine sokulurken, demokrasi adım adım rafa kaldırılmaya çalışılırken sessiz kalan kesimleri anlamamız mümkün değil. Desteğinizi arkamızda hissediyoruz, ancak artık söylemlere değil, demokratik bir duruşa ve eylemlere ihtiyacımız var.”</p>

<p>“<strong>ÇALINAN; HEPİMİZİN ZAMANI, BU ÜLKENİN VİCDANI, EVLATLARIMIZIN GELECEĞİDİR”</strong></p>

<p>“Bu çığlık, sadece bizim çığlığımız değil, Türkiye’nin çığlıdır. Çünkü çalınan, sadece bizim hayatlarımız değil. Çalınan; hepimizin zamanı, bu ülkenin vicdanı, evlatlarımızın geleceğidir. Unutulmasın: Kafanızı kuma gömerek tehlikeden kurtulamazsınız. Üç maymunu oynamak hiç kimseye, hiçbir zaman bir fayda sağlamamıştır. Tarih; susmayı seçenleri değil, haksızlık karşısında dik duranları yazar. Bu yüzden buradan bir kez daha çağrı yapıyorum: Herkesi toplum vicdanının sesi olmaya, yaşanan haksızlıklar karşısında sessiz kalmamaya davet ediyorum. Çünkü sessizlik büyür… Ama dayanışma umut olur. Ve biz, umudu büyütmeye devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>“ADALET SARAYLARDA DAĞITILMAZ, ADİL VE TARAFSIZ MAHKEMELERDE DAĞITILIR”</strong></p>

<p>“Biz bugün, Avrupa’nın en büyük adliye sarayındayız. Ama ne yazık ki adliye sarayının boyutu büyüdükçe, daha adil bir ülke olunmuyor, olunamıyor. Adalet sarayları büyüdükçe, adalet de büyümüyor. Tam tersine kocaman binalarda bir adalet kırıntısını arar durumdayız. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz ki; adalet saraylarda dağıtılmaz, adil ve tarafsız mahkemelerde dağıtılır. Adalet, devasa binalar yapmakla sağlanmaz, temel hukuk ilkelerine riayet edilerek sağlanır. Adalet, siyasetin değil, yasaların işaret ettiği kararlarla inşa edilir. Bugün bir araya geldiğimiz İstanbul Adalet Sarayı’nın büyüklüğü, yaşadığımız adaletsizlikleri kamufle etmekte yetersiz kalıyor. Adalet saraylardan dağıtıldıkça, yargı bağımsızlığı zedeleniyor. Masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ayaklar altına alınıyor.”</p>

<p>“<strong>MEHMET MURAT ÇALIK’A VE TAYFUN KAHRAMAN’A YAPILANLAR İŞKENCE BOYUTUNA ULAŞMIŞTIR VE İŞKENCE BİR İNSANLIK SUÇUDUR”</strong></p>

<p>“En son başvurulan bir tedbir olması gereken tutuklu yargılama, artık norm haline gelmiş durumda. Her gün yeni bir operasyona uyanıyoruz. Çağrıldığında ifadeye kendileri gelecek insanlar, şafak operasyonlarıyla ailelerinin, çocuklarının yanında gözaltına alınıyor. İddianamede hakkında hiçbir suç isnadı bulunmayan insanlar, özgürlüklerinden mahrum bırakılıyor. Ciddi sağlık sorunu yaşayan insanlar, kesinleşmiş bir ceza olmadığı halde, gerekli sağlık yardımını alamadıkları zindanlarda tutuluyor. Buradan Beylikdüzü Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık’a ve sevgili Tayfun Kahraman’a geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Onlara yapılanlar, artık işkence boyutuna ulaşmıştır ve işkence bir insanlık suçudur. Ne yazık ki her türlü suçun yanında insanlık suçu işlemekten de kaçınmayan bir rejimle mücadele ediyoruz. Adaletin bir simgesi olmasını umduğumuz bu bina, ne yazık ki bugün tam tersine hak ihlallerinin bir sembolü haline gelmiş durumda. Bu durumun bir an önce değişmesi, en büyük temennimizdir.”</p>

<p><strong>“HUKUKUN EN TEMEL İLKELERİ AYAKLAR ALTINA ALINDIĞINDA,AVRUPA’NIN EN BÜYÜK ADLİYE SARAYI BİLE YETMİYOR”</strong></p>

<p>“Bu nedenle adil ve şeffaf bir yargılamanın temeli olan taleplerimizi, bir kez daha buradan yinelemek istiyorum: Biz, tarafsız ve tutuksuz yargılama istiyoruz. Masumiyet karinesinin, lekelenmeme hakkının korunmasını istiyoruz. Yargılamanın TRT’den ve isteyen her kanaldan canlı yayınlanmasını sağlayacak düzenlemenin bir an önce hayata geçirilmesini talep ediyoruz. ‘Doğal Hâkim İlkesi’, hâkimlerin dosya sırasında değiştirilememesi, adil yargılamanın en temel kuralıdır. 10 dosyada hâkim değişiklilerine gidildi.</p>

<p>Bu kural defalarca çiğnendi. Kurallar uygulansın istiyoruz. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz, bir hukuk devletinde olması gerekenleri, hakkımızı talep ediyoruz. Hukukun en temel ilkeleri ayaklar altına alındığında, Avrupa’nın en büyük adliye sarayı bile yetmiyor. O nedenle şimdi Silivri’de yeni bir mahkeme salonu inşa ediyorlar. Biz şunu biliyoruz ki; Avrupa’nın değil, dünyanın en büyük mahkeme salonunu da inşa etseniz, adil bir yargılama yürütmedikçe her yer size dar gelecek. Milletin vicdanı, toplumun adalet duygusu saraylara sığmayacak.”</p>

<p><strong>“ADALETİN SİMGESİ OLAN BU HEYKELİN İFADE ETTİĞİ TÜM TEMEL DEĞERLERDEN UZAKLAŞMIŞ BİR YARGIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”</strong></p>

<p>“Bugün konuşmama, Çağlayan Adliyesi’nin girişinde de bulunan, adaletin simgesi olan heykel ile çıktım. Adaletin, karar verirken tarafsız olması gerektiği için gözleri bağlı olan bu heykel;</p>

<p>Adaletin dengeli dağıtılmasını, eşitliği simgeleyen terazi, doğruluğu ve adaletin gücünü temsil eden elindeki kılıç, adaletin toplumdaki kötülükleri alt edeceğini vurgulayan ayaklarının altındaki yılan ile bize adaletin temel değerlerini hatırlatıyor. Bugün ne yazık ki adaletin simgesi olan bu heykelin ifade ettiği tüm temel değerlerden uzaklaşmış bir yargıyla karşı karşıyayız. Bugün, Çağlayan Adliyesi’nin önünde, herkesi hukukun bu evrensel değerlerini hatırlamaya ve uygulamaya çağırıyorum. Adalet bir gün herkese lazım olacaktır!”</p>

<p><strong>AVUKAT MEHMET PEHLİVAN: “DIŞARIDA HAYAT DEVAM EDERKEN, BAZI ŞEYLER HEP YARIM KALIYOR”</strong></p>

<p>Dr. İmamoğlu, “Bugün bize bir mektup var. İzninizle; sadece işini yaptığı, avukatlık görevini yerine getirdiği için tutuklanan Mehmet Pehlivan’ın mektubunu sizinle paylaşmak istiyorum” diyerek, Pehlivan’ın şu sözlerini kamuoyu ile paylaştı:</p>

<p>“Sevgili Aile Dayanışma Ağı üyeleri; Bu mektubu, tutukluluğumun 200’ncü günü geride kalmışken yazıyorum. Burada zaman, dışarıdaki gibi takvimle ilerlemiyor. Günler sayılıyor; fakat insanın aklında kalanlar sayılar olmuyor. Eksik kalan anlar, yarım bırakılan cümleler, ertelenmiş hayatlar öne çıkıyor. İçerideyken insan, kendi hayatından çok dışarıda kalanların düzeninde açılan boşlukları düşünmeye başlıyor. Bu süreçte şunu daha açık görüyorum: Tutukluluk, yalnızca bir kişinin özgürlüğünü sınırlamıyor. Evlerin düzenini, çocukların alışkanlıklarını, ailelerin günlük hayatını da sessizce değiştiriyor. Dışarıda hayat devam ederken, bazı şeyler hep yarım kalıyor. Bu yarım kalmışlık, zamanla insanın içine yerleşiyor.”</p>

<p><strong>“KIZIM ALİNA’NIN DOĞUM GÜNÜNÜ TUTUKLULUĞUMUN 200. GÜNÜNDE CEZAEVİNDE KUTLADIK”</strong></p>

<p>“Kızım Alina’nın doğum gününü, açık görüşte onu görebildiğim tek gün olduğu için, tutukluluğumun 200. Gününde, cezaevinde kutladık. Doğum günü dediğimiz şey, burada başka bir anlama bürünüyor. Ne mum üfleyebildik ne pasta kesebildik. Bunun yerine, bize tanınan sınırlı süre içinde, birkaç oyunu art arda oynamaya çalıştık. Zamanın nasıl geçtiğini fark etmeden, kapıların yeniden açılacağı ana kadar, o kısa aralığı mümkün olduğunca doldurmaya uğraştık. Bu haksız tutukluluk, yalnızca benim hayatımdan alınmış günler anlamına gelmiyor. Henüz çok küçük yaşta olan bir çocuğun dünyasında da sessiz ve kalıcı izler bırakıyor. Bir çocuğun, babasının yokluğunu kelimelerle değil, eksiklikle öğrenmesi ağır bir deneyim. Bu eksikliğin, hiçbir sorumluluğu olmayan bir çocuğun hayatına bu kadar erken girmesi, insanın içini en çok acıtan şey oluyor.”</p>

<p><strong>“BURADA, SAVUNMA GÖREVİMİ YERİNE GETİRDİĞİM İÇİN BULUNUYORUM”</strong></p>

<p>“Ben burada, savunma görevimi yerine getirdiğim için bulunuyorum. Bir avukat olarak, mesleğimin gereğini yaptım. Müvekkillerimin yanında durdum, savunma yaptım, hukukun bana yüklediği sorumluluğu taşıdım. Dosyada yer alan birçok insan da yaptığı iş nedeniyle burada. Bürokratlar, görevlerini yürüttükleri için; şoförler, şoförlük yaptıkları için; özel kalem müdürleri, başkanın görüşeceği kişileri organize ettikleri için suçlanıyor. Günlük, sıradan ve mesleğin doğal parçası olan işler, geriye dönük olarak başka anlamlara büründürülüyor. Bu durum, yapılan iş ile yöneltilen suçlama arasındaki bağın kopmasıyla ortaya çıkıyor. Hukuk, görevini yapan insanları hedef alan bir düzene dönüşüyor. Bugün burada olan pek çok kişi, aslında işini yaptığı için burada.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“BİR İNSANIN ÖZGÜRLÜĞÜ, KENDİ EYLEMLERİYLE DEĞİL, BAŞKASININ ANLATTIKLARIYLA ŞEKİLLENİYOR”</strong></p>

<p>“Buraya gelinmesine yol açan yargılama pratiğinden söz etmeden de geçemem. İBB dosyasında, geçmişte siyasi amaçlarla baskı kurulan, başka soruşturmalardan tanıdığımız gizli tanık ve itirafçı uygulamaları olağan bir yönteme dönüştü. İstisna olması gereken bu araçlar, dosyaların merkezine yerleşti. Somut deliller geri plana itilirken, sonradan kurulan anlatılar belirleyici hâle geliyor. Maddi gerçekliğin yerini, denetlenmesi mümkün olmayan beyanlar alıyor. Bir insanın özgürlüğü, çoğu zaman kendi eylemleriyle değil, başkasının anlattıklarıyla şekilleniyor. Bu tablo, yalnızca siyasileri kapsamıyor. Sanatçılar, futbolcular, iş insanları, gazeteciler de aynı uygulamaların doğrudan muhatabı hâline geliyor. Türkiye’de herkes, her an, işlemediği bir suçla ilişkilendirilebileceği bir zeminde yaşamaya zorlanıyor.”</p>

<p><strong>“BURADA BULUNMAMI MÜMKÜN KILAN YARGILAMA PRATİĞİ…”</strong></p>

<p>“Bir avukat olarak beni en çok kaygılandıran nokta tam da burası. Hukuki güvenlik, teknik bir kavramdan ibaret değildir. İnsanların yarın neyle karşılaşacağını öngörebilerek hayat kurabilmesi anlamına gelir. Bugün bu öngörülebilirlik ciddi biçimde aşınmış durumda. İnsanlar, yaptıkları işin, söyledikleri sözün ya da kurdukları ilişkinin ileride nasıl bir isnada dönüşeceğini kestiremez hâle geliyor. Hukukun bu biçimde işlemesi, yalnızca bireyleri etkilemiyor; toplumun tamamını sessizliğe itiyor. Belirsizlik, korkunun en kalıcı hâli olarak herkesin hayatına sızıyor. Bu nedenle, burada bulunmamı mümkün kılan yargılama pratiği, kişisel bir haksızlığın ötesinde, hepimizi ilgilendiren bir meseleye dönüşüyor.”</p>

<p><strong>“BU SÜREÇTE EN AĞIR YÜKÜ AİLELER TAŞIYOR”</strong></p>

<p>“Bu süreçte en ağır yükü aileler taşıyor. Beklemek, anlamaya çalışmak, çocuklara anlatmak, bazen de anlatacak bir söz bulamamak… ADA’nın bir araya gelişleri, bu yükün tek tek değil, birlikte taşınabileceğini hatırlatıyor. Bir mektubun birlikte dinlenmesi, içeride olan biri için büyük bir anlam taşıyor. Buradan baktığımda, en büyük dileğim şudur: Çocukların, anne babalarının yokluğunu kabullenmek zorunda kalmadığı günlere bir an önce ulaşmak. Hukukun, insanları hayatlarından koparmayan bir yere yeniden dönmesi. Bu yaşananların, kimsenin hafızasında daha fazla yara bırakmaması. Gösterdiğiniz sabır, birbirinize verdiğiniz destek ve bu dayanışmayı sessizce büyüttüğünüz için hepinize teşekkür ederim. Burada olan biri için, dışarıda hatırlanmak, insan kalmanın en güçlü dayanaklarından biridir.</p>

<p>Saygılarımla, Tutuklu Avukat Mehmet Pehlivan / Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu”</p>

<p><strong>PROF. DR. KABOĞLU: “HUKUK HAKKI İÇİN BİRLİKTEYİZ”</strong></p>

<p>Sözlerine, “Hukuk hakkı, bütün yurttaşların, bütün insanların hakkıdır,” cümlesiyle başlayan İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. Kaboğlu da özetle şunları söyledi:</p>

<p>“Ve bizim anayasal düzenimiz ve hukuk düzenimiz tarafından güvence altına alınmış bulunuyor. Geçen hafta bugün, bu saatlerde, Silivri'de, hapishane duruşma salonunda son sözlerimiz sorulduğu zaman İstanbul Barosunun 10 Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkanı’na şunu söylemiştim: ‘Son sözümüz olamaz. Son sözümüz, hukuku etkili kılmaktır. Hukuku etkili kılmak için son nefesime kadar çaba göstereceğime söz veriyorum’ biçiminde bir konuşmaya başlamıştım. Ve bugün burada, yine hukuk hakkı için birlikteyiz. Bizim duruşmamız 12 ay 19 gün sürdü, sırf hukuk hakkını kullandığımız için, öldürülen iki gazeteci hakkında soruşturma istediğimiz için. Ama bu yürütülen hukuk dışı, anayasa dışı, akıl dışı dava karşısında biz, bu süreçte de usul ilkeleri açısından hep ‘hukuk’ dedik, ‘hukuka saygı’ dedik ve hukukun siyaset hedefinde araçsallaştırılması sonucu oturtulduğumuz sanık sandalyesinden, ‘hukuk’ diyerek kalktık, aklandık.”</p>

<p><strong>“İSTANBUL'DA VE TÜRKİYE'DE DE HÂKİMLER VAR”</strong></p>

<p>“Bundan böyle de bu şekilde devam edeceğiz. Yalnızca bizim için değil, biz, İstanbul Barosu yöneticileri olarak, bütün yurttaşların hak ve özgürlüklerini savunmak için bu siyasal davayı, hukuki sürece dönüştürdük. Ve gördük ki; İstanbul'da hâkimler var, Türkiye'de de hâkimler var. Bir azınlık hâkim ve savcının, siyasal iktidarın, sarayın güdümündeki bu yargı erkini kullanan kişilerin konjonktürel baskılarıyla toplumumuz, halkımız, yurttaşlarımız, demokrasiden vazgeçmeyeceklerdir. Seçim yoluyla siyasal iktidarın el değiştirmesinden vazgeçmeyecektir. Zira Türkiye Cumhuriyeti, Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri yoluyla kurulmuştur. Ve ikinci yüzyılında insan haklarına dayanan, laik ve demokratik cumhuriyet yoluyla yaşatılacaktır.”</p>

<p><strong>“YARGIÇLARA ÇAĞRIDA BULUNUYORUM: TUTUKLULUĞA İTİRAZLARI DURUŞMALI VE AVUKAT HUZURUNDA YAPIN”</strong></p>

<p>“Savcıların ve hâkimlerin uymak durumunda olduğu gereklilikler, adil yargılanma gereklilikleridir. Bırakın buradaki sarayın adalet dağıtıp dağıtmadığını sorgulamak, burası bile mağdur kişilere çok görülmekte ve Silivri hapishanesi duruşma salonlarına taşınmakta. Bu da kesinlikle adil yargılanma hakkına aykırıdır. Yargıçlarımıza -İstanbul'da da hakimler var dedim, tıpkı Türkiye'de hakimler olduğu gibi, Anayasa’ya bağlı, içtikleri anda bağlı çok sayıda yargıçlarımız olduğu gibi- çağrıda bulunuyorum. Hepsine çağrıda bulunuyorum. Tutuklu olan kişilerin tutukluluklarına karşı yapılan itirazları, Anayasa Madde 19/8 ve 9’ncu fıkraları gereği, duruşmalı yapmalılar, avukatlarının huzurunda duruşmalı bir biçimde yapmalılar, incelemeliler.”</p>

<p><strong>“KENDİLERİNİN HUKUKU İÇİN DE ANAYASA’YA SAYGI GÖSTERMEYE ÇAĞIRIYORUZ”</strong></p>

<p>“Bir; tutukluluğa itirazda avukatları bulunmalı. İki; duruşmalı yapmalı. Üç; tutuklama önlemleri, uzatılması ya da sonlandırılması kolektif olmamalı, bireysel olmalı. Dört; en önemlisi de gerekçeli olmalıdır. Bunlar, adil yargılanma hakkının gerekleridir. Bu itibarla, bütün yargı mensuplarını sav-savunma-hüküm diyalektiğine saygı göstererek, adaletin gereklerine titizlikle uymaya hem yılların anayasacısı olarak hem bir yasama organı mensubu olarak ama bugün dünyanın eşsiz barosu olan, tarihiyle, coğrafyasıyla, üye sayısı ve birikimiyle, İstanbul Barosu tüzel kişiliğini temsil eden bir kişi olarak, bütün anayasal organları ve özellikle savcıları, hâkimleri anayasanın bağlayıcı ve emredici hükümlerine, yasaklayıcı hükümlerine saygı göstermeye davet ediyorum bütün yurttaşların hak ve özgürlükleri için. Biz, ‘herkes için her zaman her yerde hukuk’ dedik. Kendilerinin hukuku için de Anayasa’ya saygı göstermeye çağırıyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-tutuklu-yakinlarinin-basin-aciklamasina-duayen-hukukcu-prof-kaboglu-katildine-dedi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/01/ada-face-2.jpg" type="image/jpeg" length="65472"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB’Den Rant'a Değil,Eğitime Hizmet Kararı Verdi]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ibbden-ranta-degilegitime-hizmet-karari-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ibbden-ranta-degilegitime-hizmet-karari-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB, 2021 öncesinde sıfır olan öğrenci yurdu sayısını 16’ya çıkardı ve 6 bin 232 öğrenci kapasitesi rakamına ulaştı. Temeli Aralık 2022’de, seçilmiş İBB Başkanı, CHP’nin ve 15,5 milyon vatandaşın cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu tarafından atılan, bünyesinde “Zübeyde Hanım Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu”nu da barındıran “Halaskar Gençlik ve Yaşam Merkezi”, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla düzenlenen törenin ardından hizmete girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>6.5 MİLYAR TL DEĞERİNDEKİ ARAZİ ÜZERİNE İNŞA EDİLDİ, 800 MİLYON LİRAYA MÂL OLDU</strong></p>

<p>Arazi değeri 6.5 milyar TL olan taşınmaz üzerinde inşa edilen ve 800 milyon TL harcanarak tamamlanan projenin açılışında konuşan Özel, Türkiye’de yurt ve kreş açmanın politik tercihler olduğuna vurgu yaptı.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner - Şişli - İstanbul </strong></h2>

<p><strong>“SEVGİLİ GENÇ ARKADAŞLARIM; ÖZGÜR VE MUTLU BİR TÜRKİYE, SİZ DEĞERLİ GENÇLERİN AKLI VE ENERJİSİ OLMADAN KURULAMAZ”</strong></p>

<p>“Demin mesajı okunan Ekrem İmamoğlu, eğer ki sandığa kavuşursak, yarın olsa yarın, ne zamansa o gün, bu ülkenin cumhurbaşkanı olacak,” diyen Özel, “İlk telefonu TOKİ'nin genel müdürüne açacak. Bugüne kadar TOKİ çok beton döktü. Yaptığı çok doğru projeler var, çok yanlış projeler var. Zenginlere konut yapmasını hiç doğru bulmam, sosyal konut yapmasını doğru bulurum.</p>

<p><strong>‘ZÜBEYDE HANIM KIZ ÖĞRENCİ YURDU’ KENTİN EN DEĞERLİ BÖLGESİNDE HİZMETE GİRDİ</strong></p>

<p>Bu iktidar döktüğü betonla köprüler yaptı, otoyollar yaptı. Gerçi, finans kaynakları hep kamu-özel iş birliği, yurt dışına borçlanma, geçiş garantileri sorunlu ama betonu döktü, döktü, bir tek nereye dökmedi? Yurt yapmak için beton dökmediler. TOKİ'ye verilecek ilk talimat Ekrem Başkan tarafından, ‘Bir sene müddetiniz var. İhtiyacı olan her öğrenciye Cumhuriyet yurdunu inşa ediyorsunuz.’ İlk talimatımız budur iktidarımızda,” ifadeleri kullandı.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU, SİLİVRİ’DEKİ HÜCRESİNDEN SESLENDİ: “GENÇLERİMİZE DÜNYANIN EN İLERİ EĞİTİM İMKANLARINI SUNMALIYIZ. AMA YETMEZ!”</strong></p>

<p>Törene Silivri’deki 12 metrekarelik hücresinden mektup yollayan İmamoğlu da “Gençlerimize dünyanın en ileri eğitim imkanlarını sunmalıyız. Ama yetmez! Dünyanın en ileri adalet ve demokrasi, hak ve hürriyet standartlarını da sunmak zorundayız. Aksi takdirde Atatürk’ün önümüze koyduğu, çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkma hedefine asla ulaşamayız. Gençlerimiz, adaletin ve özgürlüğün hâkim olduğu bir ülkede yaşadıklarını, bu ülkenin sahibi olduklarını en güçlü şekilde hissedebilmelidir. Sevgili genç arkadaşlarım; özgür ve mutlu bir Türkiye, siz değerli gençlerin aklı ve enerjisi olmadan kurulamaz,” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL: İMAMOĞLU’NUN TOKİ’YE İLK TALİMATI ‘BİR SENE MÜDDETİNİZ VAR. İHTİYACI OLAN HER ÖĞRENCİYE CUMHURİYET YURDU İNŞA EDİYORSUNUZ’ OLACAK</strong></p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentin rantı en yüksek noktalarından biri olan Şişli Mecidiyeköy’deki arazisinde, “Halaskar Gençlik ve Yaşam Merkezi” projesini, Türkiye Cumhuriyeti’nin 102’nci kuruluş yıldönümünde hayata geçirdi. Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 16 Aralık 2022’de temelini attığı merkez bünyesinde yer alacak kız yurdunun isminin “Zübeyde Hanım Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu”, yine projede “Meydan Camii” olarak belirlenen ibadethanenin adının da ‘Halaskargazi Camii” olarak düzenlenmesi talimatını verdi. Arazi değeri 6.5 milyar TL olan taşınmazda, 800 milyon TL harcanarak tamamlanan projenin açılışı; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve 19 Mart sivil darbesiyle özgürlüğü elinden alınan CHP’nin ve 15,5 milyon vatandaşın cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’nun eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu’nun katılımlarıyla gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>ÖZEL: “YURT YAPMAK FEVKALADE POLİTİK BİR TERCİH TÜRKİYE'DE”</strong></p>

<p>Öğrencilerin ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği açılışta konuşan Özel, kreş ve yurt yapmanın siyasi tercihler olduğuna vurgu yaparak, özetle şunları söyledi:</p>

<p>“Yurt yapmak; bu da fevkalade politik bir tercih Türkiye'de. Bugüne kadar, Cumhuriyet Halk Parti gelene kadar hiç yurt yoktu. Bu 16’ncısı. Niye yoktu? Hatta bir bilgi vereyim. 10 tanesi kız öğrenci yurdu, 6 tanesi erkek öğrenci yurdu. Öyle tercih edildi. Eskiden neden yoktu? Eskiden, efendim işte otogarda ya da tren istasyonlarında masalar kurulur, İstanbul'a inen öğrencinin, varsa yanında velisinin gözünden anlarlar, yaklaşırlar. Derler ki; ‘Kalacak yeriniz var mı? ‘Yok’ diyeni davet ederler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nereye? Maalesef Cumhuriyet yurtlarına, Kredi Yurtlar Kurumu yurtlarına, İBB yurtlarına değil; birtakım cemaatlerin, tarikatların yurtlarına davet ederler. Oradaki o yoksulluktan ya da barınma sorunundan kendilerine bir ilişki üretip, kendilerine madden, manen borçlandırıp, daha sonra ileride sadakati devlete değil de bir cemaate, bir tarikata olan bir nesli yetiştirmenin hesabı, İBB'yi yıllarca yönetip de bir tane öğrenci yurdu yapmamak olarak vücut buluyor.”</p>

<p><strong>“TOKİ'YE VERİLECEK İLK TALİMAT EKREM BAŞKAN TARAFINDAN…”</strong></p>

<p>“Biz, CHP olarak kimsenin inancına, hangi inanç sistemi içinde yer alacağına, ibadetine giyimine kuşamına karışmadık karışmayız. Ama kişilerin yoksulluğundan, imkansızlıklarından, en basitinden öğrencinin barınma sorunundan kendisine eleman devşirmek gibi bir fırsatçılığı yapanlara karşı şu kadarını söyleyeyim: Demin mesajı okunan Ekrem İmamoğlu, eğer ki sandığa kavuşursak, yarın olsa yarın, ne zamansa o gün, bu ülkenin cumhurbaşkanı olacak. İlk telefonu TOKİ'nin genel müdürüne açacak.</p>

<p>Bugüne kadar TOKİ çok beton döktü. Yaptığı çok doğru projeler var, çok yanlış projeler var. Zenginlere konut yapmasını hiç doğru bulmam, sosyal konut yapmasını doğru bulurum. Bu iktidar döktüğü betonla köprüler yaptı, otoyollar yaptı. Gerçi, finans kaynakları hep kamu-özel iş birliği, yurt dışına borçlanma, geçiş garantileri sorunlu ama betonu döktü, döktü, bir tek nereye dökmedi? Yurt yapmak için beton dökmediler. TOKİ'ye verilecek ilk talimat Ekrem Başkan tarafından, ‘Bir sene müddetiniz var. İhtiyacı olan her öğrenciye Cumhuriyet yurdunu inşa ediyorsunuz.’ İlk talimatımız budur iktidarımızda.”</p>

<p>“<strong>CHP OLARAK HEDEFİMİZ 100 ÖĞRENCİ YURDU VE 1000 KREŞ”</strong></p>

<p>“Bugün, üniversite öğrencilerinin sadece yüzde 15’ine yetecek kadar yurt var. Bütün imkanlara rağmen, biraz önce söylediğim saiklerle bundan mahrum kaldı öğrenciler. Bu arada İBB, 16. yurdunu açıyor. Ama Türkiye için 77. yurdumuz bu. Ve CHP olarak, bu dönemin sonuna kadar, benim yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcımızla birlikte belediye başkanlarımıza verdiğimiz hedef, 100 öğrenci yurdu ve 1000 kreştir. Bugün 77 yurdumuzu açıyoruz. Dün de Ankara Elmadağ'da 782. kreşi açmıştık. Yani daha 19 ay oldu, önümüzde 3 yılda biraz daha fazla bir zamanımız var. Yurtta yüzde 77, kreşlerde yüzde 78’lik hedefi tutturmuş durumdayız. Nuri Aslan'ın ve Ekrem İmamoğlu'nun şahsında, bütün belediye başkanlarına yürekten teşekkür ediyorum. Yolları açık olsun. Çok önemli bir işi hepimiz adına yapıyorlar.”</p>

<p><strong>“BURAYA GELENE KADAR BURUK BİR BAYRAM SEVİNCİ İÇİNDEYDİK”</strong></p>

<p>“326 öğrencimizin kalacağı bu yurdu, biraz önce gezdim. Gerçekten Başkan’ıyla, belediye meclis üyeleriyle ve yöneticileriyle, İstanbul Büyükşehir'in bütün kadrolarıyla bir kez daha gurur duydum. Cumhuriyet coşkusu bir yanda, 16 belediye başkanımızın tutuklu olmasının burukluğu bir yanda, buraya gelene kadar buruk bir bayram sevinci içindeydik. Ama İBB yurdunda kalan genç arkadaşlarımızla sohbet edince, benim de Dilek Hanım'ın da o moral bozuklukları geride kaldı. Biz de onlardan enerji bulduk, enerji aldık. Ümit ediyorum Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında, bütün gençlerin yüzleri… Bu yurtta kalan arkadaşlara sordum, ‘Nasıl yurt iyi mi’ dedim, hepsinin yüzü gülüyordu. Onların yüzü güldükçe de Türkiye'nin yüzü güler.”</p>

<p><strong>“SONUÇTA TEK ADAMIN DEĞİL, KAHRAMANIN DEDİĞİ OLDU”</strong></p>

<p>“Biz, umudun partisiyiz; umut siyaseti yapıyoruz. Karşımızda korkunun partisi, korkunun ittifakı, korku siyaseti yapıyor. Umut siyaseti yapan bir parti olarak sadece şunu söyleyebilirim: Korku siyasetçileri, sürekli bir beka sorunu tarif ediyorlar. O beka sorunu, bu beka sorunu… Bu ülkede bir kere bir beka sorunu oldu. Tek adam rejiminin zaaflarından yararlanan devletler, Türkiye'yi işgal ettiler.</p>

<p>O tek adam kırmızı halılar serdi işgal donanmasına. Ama o gün Kartal istim botuyla o donanmanın arasından geçen birisi, ‘Geldikleri gibi gidecekler’ dedi. Sonuçta tek adamın değil, kahramanın dediği oldu. Ve onun kurduğu hayaller, bizi bugünlere kadar getirdi. Biz şimdi umut ticareti değil, umudun siyasetini yapan bir hareket olarak, bir kez daha yarınlara hep birlikte umutla bakıyoruz. Bu ülkenin beka sorunu diye tarif edilen işlerin hiçbirinden beka sorunu çıkmaz. Ama eğer 4 gençten 3 tanesi, ‘Dünyanın öbür ülkelerinde fırsatını bulursam yaşamak isterim’ diyorsa, gerçek beka sorunu budur.”</p>

<p><strong>“SİZİN GENÇLERİNİZ DÜNYANIN ÖBÜR ÜLKELERİNİ HEDEFLİYORSA, BEKA SORUNU ODUR”</strong></p>

<p>“Biz, gençlerimizin dünyanın öbür ülkelerinde hayal kurduğu bir ülke olmaktan bu ülkeyi çıkarıp, dünyanın bütün gençlerinin hayal kurduğu ve gençlerimizin onlara ev sahipliği yaptığı bir ülkeyi var etmek istiyoruz. Dünyanın gelişmiş ülkelerinin Türkiye üzerinde hesap yaptığı, hayal kurduğu durumlar beka sorunu değildir. Sizin gençleriniz dünyanın öbür ülkelerini hedefliyorsa, beka sorunu odur. Biz, bu ülkenin yarınlarına, buradaki genç arkadaşlarımızla, hangi görüşten olursa olsun ama bağımsız bir Türkiye isteyen, yasaksız bir Türkiye isteyen ve pasaportunun değerli olduğu bir Türkiye isteyen, yarınlarından endişe duymak istemeyen gençlerimizle birlikte omuz omuza yürüyeceğiz. Bu düşünceyle, bu inançla, bugün buradaki bu güzel gençlerden aldığımız enerjiyle yarından itibaren daha çok çalışacağız.”</p>

<p><strong>“YAŞASIN CUMHURİYET, YAŞASIN CUMHURİYET’İN GENÇLERİ”</strong></p>

<p>“Benim, bizim değişim ekibine söylediğim bir şey var. 31 Mart seçimlerini gecesinde dedim ki, ‘Arkadaşlar, gidin yatın. Yarın bugünkü zaferin ertesi günü değil, bir sonraki seçimin çalışılacak ilk günüdür’ diye. O günden bugüne her gün kimimiz Silivri zindanında, kimimiz partide, kimimiz sokakta, köyde, geleceğin iktidarı için hep birlikte çalışıyoruz ve yataklarımızdan kalkarken ‘Bugün iktidara bir gün daha yaklaştık’ diye uyanıyoruz.</p>

<p>Bu inanç bizi ayakta tutuyor. Lütfen siz de bunlara inanın. Yarın güzel günlere bugünden bir gün daha az kalmış olacak. İktidarımıza bir gün daha az kalmış olacak. Türkiye’nin bir kez daha kurtulmasına ve bir daha geri gitmemek üzere çok büyük adımları hep beraber atmamıza bir gün daha az kalmış olacak. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. İyi ki varsınız. Çok daha güzel günlerde görüşmek üzere. Bir kez daha Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Cumhuriyet’in gençleri.”</p>

<p><strong>“EKREM BAŞKAN VE EMRAH BAŞKAN’IN DIŞARIDA OLDUĞU BİR GÜN GELİP, BU YURDU HEP BİRLİKTE BİR KEZ DAHA AÇMAYI ÜMİT EDİYORUZ”</strong></p>

<p>Özel, açılış için kurdele kesimi sırasında da şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bu makaslardan bir tanesini Dilek Hanım, Ekrem İmamoğlu adına tuttu. Bir tanesini de Beyza Nur ve Melek (yurtta kalan öğrenciler) Resul Emrah Şahan için tutuyorlar. Şişli, şöyle bir talihsiz gün yaşıyor: Demokrasi dediğin, seçtiğinin seni yönetmesidir. Sandık başına gitti Şişlililer. ‘Bizi Resul Emrah Şahan yönetsin’ dediler. Tayyip Bey dedi ki, ‘Siz bilmezsiniz. Ben onu içeri attım. Benim yolladığım kayyım yönetecek’. Diğer zarfa Ekrem İmamoğlu'na oy attılar. Tayyip Bey dedi ki, ‘Yönettirmem. O, Silivri'de duracak. Yerine başkası seçilecek. Vekaleten yönetilecek.’ Ama biz, o iki güzel insan için Şişli'ye, İstanbul'a hizmet eden, çok hizmetleri olan o iki güzel insan için, onlar adına bu kurdeleyi kesiyoruz. Ümit ediyorum ikisinin dışarıda olduğu bir gün gelip, bu yurdu hep birlikte bir kez daha açarız. Hayırlı uğurlu olsun.”</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: “2021’DE 3 ÖĞRENCİ YURDU İLE BAŞLAMIŞTIK, BUGÜN TAM 16 ÖĞRENCİ YURDUNA ULAŞMIŞ DURUMDAYIZ”</strong></p>

<p>Açılışta, 19 Mart sivil darbesiyle özgürlüğü elinden alınan İmamoğlu’nun Silivri’den yolladığı mektup, yurtta kalacak öğrencilerle buluşturuldu. İmamoğlu, 221 gündür tutulduğu hücresinden yazdığı satırlarda, öğrencilere ve gençlere şu sözlerle seslendi:</p>

<p>“Silivri’den Şişli’ye kocaman bir merhaba. 2019’dan bu yana İstanbul’da çok sayıda hizmet ürettik, icraat ve yatırım yaptık. Altyapıdan üst yapıya, sosyal desteklerden kültürel faaliyetlere, ulaşım hizmetlerinden çevre yatırımlarına kadar vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak için canla başla çalıştık. Her güne yeni bir projeyi sığdırdığımız hizmet maratonları yaptık, kendimizle yarıştık.</p>

<p>Bütün projelerimiz içerisinde bana en çok mutluluk veren, beni en çok heyecanlandıranlar, çocuklar ve gençlere yönelik olanlardır. Çünkü onlar, Atatürk’ün dediği gibi, ‘Geleceğin ışık saçan çiçekleridir.’ İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarihinde, ilk kez bizim açtığımız kreşler ve öğrenci yurtları, benim için çok büyük bir gurur ve mutluluk kaynağıdır. 2021’de 3 öğrenci yurdu ile başlamıştık, bugün tam 16 öğrenci yurduna ulaşmış durumdayız.”</p>

<p><strong>“GENÇLER, TÜRLÜ TÜRLÜ AYRIMCILIKLARA MARUZ KALIYOR”</strong></p>

<p>“Gençlerimize sahip çıkmak zorundayız. Onlara barınma, beslenme, eğitim imkanlarının sunulması, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarının karşılanması milletçe hepimizin sorumluluğundadır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, bizzat kurucusu tarafından gençlere emanet edilmiş bir ülkedir. Ama ne yazık ki, bugün ülkemizde gençlerin kıymeti bilinmiyor. Gençlerin en basit, en doğal ihtiyaçları bile yeterince karşılanmıyor. Gençlere kendini özgürce ifade edebilme ve gençliklerini doya doya yaşama fırsatı verilmiyor. Gençler; plansız, bilimsellikten uzak, sürekli değiştirilen, çağın gereklerini karşılamaktan uzak bir eğitim sistemi içerisinde geleceğe yeterince hazırlanamıyorlar. Ağır bir işsizliğe ya da sahip oldukları bilgi ve yeteneklerle uyumlu olmayan, düşük ücretli işlere mahkûm ediliyorlar. Gençler, türlü türlü ayrımcılıklara maruz kalıyorlar. Bütün bunların sonucunda yaşama sevinçlerini, geleceğe dair umutlarını yitiren gençler, yönlerini dışarıya çeviriyor ve çareyi ülkeyi terk etmekte buluyor.”</p>

<p><strong>“BU GİDİŞAT ANCAK, GENÇLERDEN ÖĞRENMEYE AÇIK VE HEVESLİ BİR YÖNETİM ANLAYIŞIYLA TERSİNE ÇEVRİLEBİLİR”</strong></p>

<p>“Yaşamakta olduğumuz çok acı, çok yürek sızlatan bir tablodur. Bu gidişat ancak, tüm gençlere sevgi ve özenle yaklaşan, gençleri dinlemeye, anlamaya, gençlerden öğrenmeye açık ve hevesli bir yönetim anlayışıyla tersine çevrilebilir. Elbette gençlerimize dünyanın en ileri eğitim imkanlarını sunmalıyız. Ama yetmez! Dünyanın en ileri adalet ve demokrasi, hak ve hürriyet standartlarını da sunmak zorundayız. Aksi takdirde Atatürk’ün önümüze koyduğu, çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkma hedefine asla ulaşamayız. Gençlerimiz, adaletin ve özgürlüğün hâkim olduğu bir ülkede yaşadıklarını, bu ülkenin sahibi olduklarını en güçlü şekilde hissedebilmelidir.”</p>

<p><strong>“HAYATINIZI ZORLAŞTIRAN SORUNLARI, ANCAK SİZLERLE BİRLİKTE ÇÖZEBİLİRİZ”</strong></p>

<p>“Sevgili genç arkadaşlarım; özgür ve mutlu bir Türkiye, siz değerli gençlerin aklı ve enerjisi olmadan kurulamaz. Çünkü sizler; öğrenmenin, üretmenin, hayatı doya doya ve kardeşçe yaşamanın güzelliğini herkesten iyi biliyorsunuz. Sizlere siyasi fikir, inanç ya da hayat tarzı dayatmak ne düşüneceğinizi ne dinleyeceğinizi, nasıl eğleneceğinizi belirlemek yöneticilerin hakkı ve haddi değildir. Yöneticiler, sadece gençlere sahip oldukları potansiyelleri açığa çıkarmak için gerekli imkanları sağlamakla yükümlüdür. Sizlerin hayatını zorlaştıran sorunları ancak sizlerle birlikte çözebiliriz. Ben, sizlerin o koca yüreklerinize, o güzel enerjinize, o pırıl pırıl aklınıza, sağduyunuza, cesaretinize sonsuz güveniyorum. Bu ülke nice Zübeyde Hanımların, nice Mustafa Kemallerin ülkesidir. Bu inançla, Şişli Zübeyde Hanım Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdumuzun hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Yurdun yapımında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sizleri çok seviyorum. Kalın sağlıcakla. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”</p>

<p><strong>ASLAN: “EKREM İMAMOĞLU YOLA ÇIKTIĞINDA, YANINDA EN ÇOK GENÇLER VARDI”</strong></p>

<p>Açılış töreninde konuşan İBB Başkanvekili Aslan da özetle şunları söyledi:</p>

<p>“16. yurdumuzu, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlere emanet ettiği Cumhuriyet’imizin 102. yılında açmanın mutluluğu içindeyiz. Hepinize aylardır hukuksuzca Silivri zindanında tutulan, İstanbul’un seçilmiş başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını iletmek isterim. O Ekrem İmamoğlu ki yola çıktığında yanında en çok gençler vardı. Kollarını sıvadığında, ‘Gençliğimiz var’ diye haykırdı. Gençliğiyle, gençler için çalıştı, çalışmaya da devam ediyor. Ve biliyoruz ki İstanbul’un, Türkiye’nin gençleri de Ekrem Başkanlarını çok seviyor. Ekrem Başkanımız, bir İstanbul hayal etti. Çocukları mutlu, kadınları güvende, büyükleri sağlıklı, gençleri kaygısız. Bu hayali gerçek de kıldı.”</p>

<p><strong>“İSTANBUL’UN EN KIYMETLİ ARAZİLERİNİ, GENÇLERİMİZİN HİZMETİNE SUNUYORUZ”</strong></p>

<p>“İstanbul’da 2019’dan itibaren, imkansızlıklar yüzünden bir gencimizin bile eğitimden mahrum kalmasına izin vermedik, vermiyoruz. Barınmadan beslenmeye, eğitim desteklerinden istihdama kadar hayatlarının her anında yanlarında oluyoruz. ‘Sizin işiniz eğitim desteği mi vermek’ dediler. Verdik. ‘Çocuklara Halk Süt dağıtarak seçim mi kazanılır’ dediler. Dağıttık. ‘Sizin işiniz kreş açmak mı’ dediler. Açtık. ‘Sizin işiniz yurt yapmak mı’ dediler? Cumhuriyetimizin 102. Yılında, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesinin adını verdiğimiz Zübeyde Hanım Kız Yurdu’nu, 16’ncı yurdumuzu açıyoruz. İstanbul’un en kıymetli arazilerini, büyük yatırımlar yaparak, gençlerimizin hizmetine sunuyoruz.”</p>

<p><strong>“BAŞKANLARIMIZ DÖNENE KADAR ONLARIN EMANETİNE SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>“Arazi değeri 6.5 milyar TL olan bu alana 800 milyon TL yatırım yaparak, İstanbul’umuzun kalbi Şişli’de, Zübeyde Hanım Kız Yurdumuzu tamamladık. Gönül isterdi ki bu açılışta hem Ekrem Başkanımız hem de Şişli Belediye Başkanımız Resul Emrah Şahan bizimle birlikte olsaydı. İnanıyorum ki en kısa sürede başkanlarımız dönecek ve halkımıza ve ülkemize hizmet etmeye devam edecekler. Başkanlarımız dönene kadar onların emanetine sahip çıkmaya, hız kesmeden hizmetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Ata’mızın bizlere emanetini, en değerli hazinemiz Cumhuriyetimizi sonsuza kadar koruyacağız.”</p>

<p><strong>İBB’NİN 16’NCI YURT BİNASI</strong></p>

<p>Açılışı yapılan yerleşkede, yurt binasının haricinde; cami, kültür merkezi, meydan ve etkinlik alanları da bulunuyor. Mülkiyeti İstanbul İmar A.Ş. uhdesinde olup, yurt hizmetlerinde kullanılmak üzere İBB’ye kullanım izni verilmiştir. İnşaat çalışmalarının tamamlanmasının ardından, yurt binası, İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Yurt Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından öğrenciler için hazır hale getirildi. İBB’nin 16’ncı yurt binası olan yapı, 29 Eylül 2025 tarihi itibariyle de öğrenci kabulüne başladı.</p>

<p><strong>82 ODA İLE 326 ÖĞRENCİYE HİZMET EDECEK</strong></p>

<p>Modern yurt binasında; 81 adet 4 kişilik öğrenci odası ve 1 adet 2 kişilik öğrenci odası olmak üzere, 82 oda ile 326 öğrenciye barınma hizmeti verilecek. Yurtta her odada ranza ve yatak, buzdolabı, elbise dolabı, çalışma masası, sandalye ve kitaplık yer alıyor. Duş ve WC alanlarının odalarda konumlandırıldığı yurtta; yemekhane, hobi mutfağı, bilgisayar odası, TV aktivite odası, kütüphane, spor salonu, çamaşırhane ve ütü odası, mescit, valiz odası ve ziyaretçi bekleme alanı öğrencilerin ortak kullanım alanlarıdır. 24 saat kesintisiz internet, 24 saat sıcak su, temizlik hizmeti, güvenlik hizmeti ve elektrik kesintilerine karşı jeneratör bulundurulması da yeni yurdun sunduğu imkanlar arasında yer alıyor. Hızlı ve güvenilir veri iletişimi için tüm yapı genelinde fiber optik altyapı uygulandı. Yapı içi ve çevresi, dahili ve harici kameralar ile 7/24 izlenip ve güvenlik kontrolü sağlanıyor.</p>

<p><strong>TOPLU ULAŞIM AĞININ MERKEZİNDE</strong></p>

<p>İBB Zübeyde Hanım Kız Öğrenci Yurdu, İstanbul’un en merkezi noktalarından biri olan Mecidiyeköy’de konumlandı. M7 Yıldız – Mahmutbey Metrosu Mecidiyeköy durağı (5. Çıkış), yurt kapısına sadece birkaç adım uzaklıkta. Metroya inen bir öğrenci, aynı şekilde M2 Hacıosman – Yenikapı metrosunu da kullanabiliyor. Mecidiyeköy metrobüs ve otobüs durakları, yurda beş dakikadan daha az bir yürüme mesafesinde. Toplu ulaşım ağının merkezinde oluşu, İstanbul’daki birçok üniversiteye kolayca erişim imkânı sunuyor. Üniversite hayatı boyunca bu yurtta kalacak öğrencilerimiz, İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasına, kültür-sanat etkinliklerinin düzenlendiği alanlara, spor etkinliklerine, alışveriş merkezlerine ve şehrin diğer sosyal olanaklarına da kolayca ulaşabilecek.</p>

<p><strong>İŞTE İBB’NİN 16 ÖĞRENCİ YURDU</strong></p>

<p>2025-2026 Döneminde Hizmet Verecek Yükseköğrenim Öğrenci Yurtları:</p>

<p>1. Avcılar-1 Kız Öğrenci Yurdu<br />
2. Avcılar-2 Kız Öğrenci Yurdu<br />
3. Örnektepe Kız Öğrenci Yurdu<br />
4. Gaziosmanpaşa Erkek Öğrenci Yurdu<br />
5. Bayrampaşa Kız Öğrenci Yurdu<br />
6. Esenyurt Erkek Öğrenci Yurdu<br />
7. Şişli Erkek Öğrenci Yurdu<br />
8. Maltepe Kız Öğrenci Yurdu<br />
9. Ümraniye Erkek Öğrenci Yurdu<br />
10. Bağcılar Cüneyt Arkın Erkek Öğrenci Yurdu<br />
11. Küçükçekmece Filenin Sultanları Erkek Öğrenci Yurdu<br />
12. Küçükçekmece Filenin Sultanları Kız Öğrenci Yurdu<br />
13. Kadıköy Zeren Ertaş Kız Öğrenci Yurdu<br />
14. Kartal Mustafa Necati Kız Öğrenci Yurdu<br />
15. Kadıköy Filiz Akın Kız Öğrenci Yurdu<br />
16. Şişli Zübeyde Hanım Kız Öğrenci Yurdu</p>

<h2>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)</h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ibbden-ranta-degilegitime-hizmet-karari-verdi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Oct 2025 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/10/face-yurt.jpg" type="image/jpeg" length="63732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Başkanı İmamoğlu, Bütün İnanç Grup Temsilcilerini İftar Sofrasında  Buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-baskani-imamoglu-butun-inanc-grup-temsilcilerini-iftar-sofrasinda-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-baskani-imamoglu-butun-inanc-grup-temsilcilerini-iftar-sofrasinda-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da yaşayan inanç grupları ile iftar sofrasında buluştu. İstanbul’da bulunan tüm inanç gruplarına ait ibadet yerlerine eşit hizmet sunma gayretinde olduklarını vurgulayan İmamoğlu, “Bizi başarıya götürecek yöntemler, tarihimizde de inancımızda da mevcuttur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BÜTÜN İNANÇLAR İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU</strong></p>

<p>Dinimizin gerekliliklerini, günün ihtiyaçlarıyla birleştirerek, daha güçlü bir toplum olabiliriz. Çabamız, bu şehri ve bu ülkeyi adalete, kardeşliğe, huzura kavuşturmak içindir. Birbirimizden güç alşacağız.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, “Yurtta sulh, cihanda sulh” ile Osmanlı İmparatorluğu'nun “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışının kendilerine rehber olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Allah hepimize haramdan uzak, hakka ve adalete yakın durmayı nasip etsin. Rahmet, merhamet ve bereketi üzerimize olsun. Yaradan, oruçlarımızı kabul ve makbul eylesin. Hepimizin dualarıyla birlikte hem ülkemize hem bütün dünyaya hem de bütün insanlığa Yaradan barış, huzur nasip eylesin. Bu duygularla Ramazan ayınız mübarek olsun” diye konuştu.&nbsp;</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner- Şişli - İstanbul&nbsp;</strong></h2>

<p><strong>ALLAH HEPİMİZE HARAMDAN UZAK, HAKKA&nbsp;VE ADALETE YAKIN DURMAYI NASİP ETSİN</strong></p>

<p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da yaşayan inanç grupları ile iftar sofrasında buluştu. İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen buluşmada, sırasıyla; Fener Rum Patriği Bartholomeos, Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Lideri Yusuf Çetin, Türkiye Musevi Hahambaşılığı Temsilcisi Rav. Naftali Haleva, Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz, Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç, Şişli Müftüsü Tahsin Aydın ve İmamoğlu birer konuşma yaptı.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: BİZİ BAŞARIYA GÖTÜRECEK YÖNTEMLER,&nbsp;TARİHİMİZDE DE İNANCIMIZDA DA MEVCUTTUR</strong></p>

<p>“Bu mübarek ayın, İslam alemine ve insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini Yüce Allah'tan niyaz ediyorum” diyen İmamoğlu, “Bir medeniyet sofrasıdır İstanbul. Asırlardır farklı kültürlerin, farklı medeniyetlerin, dillerin lezzetleriyle dolup taşan kadim bir şehirdir İstanbul. Dünyada bir benzeri yoktur. Günümüzde olduğu gibi, geçmişte de birçok inanç sistemi, bu şehirde yan yana varlığını sürdürmüştür” şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p><strong>“DİNİ KURUM VE TOPLULUKLARLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ’MÜZÜN&nbsp;ŞEHRİMİZE ÖNEMLİ HİZMETLER SUNACAĞINA İNANIYORUZ”</strong></p>

<p>İstanbul’un bu çeşitliliğinin, birlikte yaşama kültürümüzün en yüce temelini oluşturduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Biz de başından beri bu anlayışı benimseyerek, farklılıkları zenginliğimiz olarak görüp, tüm inanç gruplarına muhabbetle, bir sorumluluk duygusuyla hizmet etmeyi kendimize görev bildik ve görev bilmeye devam edeceğiz. Bu görevimiz gereği olarak kurduğumuz Dini Kurum ve Topluluklarla İlişkiler Müdürlüğü’müzün de toplumsal barış adına, şehrimize önemli hizmetler sunacağına inanıyoruz.</p>

<p>Bu şehirde dini ve kültürel kurumlar, toplumsal barış adına her zaman önemli roller üstlenmiş, sosyal hayatın da vazgeçilmez birer parçası olmuştur. Dini Kurum ve Topluluklarla İlişkiler Müdürlüğü’müz de İstanbul'daki tüm inanç gruplarıyla etkili bir iletişim ağı kuracak, onların sorunlarına ve ihtiyaçlarına duyarlı bir şekilde hizmet edip, manevi birliğimizin güçlenmesine katkı sunacaktır. Bu kurumumuzun yeni birimiyle birlikte, dünyaya örnek işler yapacağımız gibi, bugün Ramazan ayının bereket sofrasında, aynı masa etrafında buluşmamızın da yine dünyaya örnek olduğu kadar, ilham kaynağı olacağına inancım da tamdır” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p><strong>“İSTANBUL'UN MUHAFIZLIĞINI ÜSTLENDİK&nbsp;VE BUNUN HAKKINI VERMEMİZ GEREKİR”</strong></p>

<p>“İBB olarak, Fatih Sultan Mehmet'in bize emaneti olan İstanbul'umuzun bin yıllardır biriktirdiği eşsiz mirası layıkıyla korumak ve yaşatmak için canla, başla çalışmaya devam ediyoruz” diyen İmamoğlu, İBB Miras ekiplerinin 610 tarihi mezar ve hazireyi, 19 türbeyi titizlikle yürütülen çalışmalarla koruma altına aldığı bilgisini paylaştı. Kentte bulunan ve birbirinden farklı inanç gruplarına hizmet veren yapılarla ve oralarda yaptıkları çalışmalarla ilgili detaylı bilgiler veren İmamoğlu, “İstanbul'un tarihi türbeleri, hazireleri ve inanç durakları, yüzlerce yıl içinde bu şehirden gelmiş geçmiş olan ecdadımızın kutsal hatırasını yaşatan, kıymetli izleridir. İstanbul'un bugünkü ruhu için de her birinin hakkı vardır. Ve o hakkın ödenmesini bizlerden beklemektedir. Biz, İstanbul'un muhafızlığını üstlendik ve bunun hakkını vermemiz gerekir. Bu anlamda manevi mirasımızı layık olduğu değere taşımak, bizim için sadece bir hizmet anlayışı değil, bu şehre olan bağlılığımızın da bir ifadesidir” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>“116 KİŞİLİK EKİPLE İBADETHANELERİMİZE HİZMET VERİYORUZ”</strong></p>

<p>İstanbul’da kaderine terk edilmiş hiçbir alan bırakmamak amacında olduklarını vurgulayan İmamoğlu, şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Bugüne yakışan ve bize yakışan, insanlığımıza yakışan bir şekilde, mutlaka hak ettiği değere kavuşturmak istiyoruz. Çok önemsediğimiz hizmetlerden biri de Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı'yla imzaladığımız protokol doğrultusunda, İstanbul'un genelinde, 22’si selatin cami olmak üzere, 44 camide gerçekleştirdiğimiz rutin bakım ve temizlik hizmetleridir. 116 kişilik ekiple, güçlü bir çalışmayla buralarda hizmetler sunduğumuzu, Fatih Camii, Süleymaniye Cami gibi tarihi camilerin yanı sıra, Büyük Çamlıca Camii, Ataşehir Mimar Sinan Camii, Marmara İlahiyat Camii gibi camilerimizin de hizmetlerini sunuyoruz. Dilerim, bakımını üstlendiğimiz, koruma altına aldığımız, yeniden kent hayatının bir parçası yaptığımız her değerimizle birlikte, İstanbul'un sevgiden, saygıdan, birlikten doğan gücüne güç katmış oluruz.”</p>

<p><strong>“FİTREYE, SADAKAYA MUHTAÇ OLAN MİLYONLARCA İNSANIMIZ VAR”</strong></p>

<p>Benzeri hizmetleri cemevleri, kiliseler ve sinagoglar için de verdiklerinin altını çizen İmamoğlu, konuşmasını, özetle şu sözlerle tamamladı:&nbsp;</p>

<p>“Ülke olarak çok zor bir bölgede, aynı zamanda hem iç hem dış alanda da zor zamanlardan ve çok açıdan açıkçası bizi ve sabrımızı sınayan günlerden geçtiğimizi de ifade etmek isterim. Tabii fitreye, sadakaya muhtaç olan milyonlarca insanımız var. İnsanlarımız, özellikle bu mübarek günlerde, irfanla sabır çekiyor. Kuşkusuz ki biz, çıkar yol bulmamız noktasında hep birlikte mücadele etmek zorundayız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bizlere sabırla ilgili, insanlarımızın bugünlerde birbirini hissetmesiyle, birbirini anlamasıyla ilgili en önemli rehberimiz, mübarek Ramazan ayının bizlere öğrettiği değerlerdir. O değerler bize, en başta dayanışmayı, merhamet etmeyi ve birlik olmayı nasihat eder. Tarih boyunca, Müslüman toplumlar içerisinde sultanlara, yöneticilere, hakkı ve adaleti tavsiye eden pek çok mübarek şahsiyet çıkmıştır. Onların öğütleri, belleğimizde derin izler bırakmıştır. Çünkü adalet ve hakkaniyet, Müslümanlığın gereğidir. Toplum olarak daha fazla ayrışmaya değil, aynı sofrada buluşmaya ihtiyacımız vardır. Ortak akılla, uyum içinde çalışarak, hep birlikte daha güzel bir gelecek inşa etmek zorundayız.”</p>

<p><strong>“BİZİ BAŞARIYA GÖTÜRECEK YÖNTEMLER,&nbsp;TARİHİMİZDE DE İNANCIMIZDA DA MEVCUTTUR”</strong></p>

<p>“Bizi başarıya götürecek yöntemler, tarihimizde de inancımızda da mevcuttur. Dinimizin gerekliliklerini, günün ihtiyaçlarıyla birleştirerek, daha güçlü bir toplum olabiliriz. Çabamız, bu şehri ve bu ülkeyi adalete, kardeşliğe, huzura kavuşturmak içindir. Birbirimizden güç alarak bunu başaracağımıza tüm kalbimle inanıyorum. Savaşın bir cinayet olduğunu bize aktaran bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesinin bizler için çok kutsal bir emanet olduğunun altını çizmek isterim.</p>

<p>Yine bu kadim topraklardaki Osmanlı İmparatorluğu'nun terbiyesinde var olan, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, hiçbir inanç belirtmeksizin, insanını işaret eden aklıyla, aslında bize muazzam bir güncel gelecek tarifi yapmaktadır. Yine bu topraklarda doğan ve emanetleriyle bizi yücelten Hazreti Mevlana'dan Hacı Bektaşı Veli'ye, Yunus Emre'den diğer erenlerin her biri bize huzuru, barışı, bir olmayı, diri olmayı, incinsen de incitmemeyi, her daim bize iyiliği, barışı ve huzuru işaret eden aklı bize emanet etmiştir.”</p>

<p><strong>“RAHMET, MERHAMET VE BEREKETİ ÜZERİMİZE OLSUN”</strong></p>

<p>“Bu kavramların bizi güçlü tutacağı gibi, bizi güçlü bir devlet ve millet haline getireceği gibi, her inancı için de güçlü ve mutlu, huzurlu kılacağı gibi, emin olunuz ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin huzurunun, birlikteliğinin, beraberliğinin, her inanca, her kültüre, her dile, her etnik kökene bakışının sadece bize değil, bu ülkenin güneyine de kuzeyine de doğusuna da batısına da hatta bütün insanlığa da hayırlı olacağını ve hayırlı geleceğini de buradan sizlerle paylaşmak isterim. Allah hepimize haramdan uzak, hakka ve adalete yakın durmayı nasip etsin. Rahmet, merhamet ve bereketi üzerimize olsun. Yaradan, oruçlarımızı kabul ve makbul eylesin. Hepimizin dualarıyla birlikte hem ülkemize hem bütün dünyaya hem de bütün insanlığa Yaradan barış, huzur nasip eylesin. Bu duygularla Ramazan ayınız mübarek olsun.”</p>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;</strong></h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-baskani-imamoglu-butun-inanc-grup-temsilcilerini-iftar-sofrasinda-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Mar 2025 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/03/ibb-iftar.jpg" type="image/jpeg" length="57052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu: Toplumda Cesur Sanatçılar, Cesur Duruşlu İnsanlar Hep Var Olacaktır]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-toplumda-cesur-sanatcilar-cesur-duruslu-insanlar-hep-var-olacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-toplumda-cesur-sanatcilar-cesur-duruslu-insanlar-hep-var-olacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her kuşağın sanatçısı Edip Akbayram, son yolculuğuna alkışlar, göz yaşları ve “Yıllar” şarkısıyla uğurlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>HALKIN SEVGİLİSİ UNUTULMAZ TÜRKÜLERİN BABABSI EDİP AKBAYRAM SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI</strong></h2>

<p>Akbayram için CRR’de düzenlenen anma töreninde konuşan TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Eminim toplumda cesur sanatçılar, cesur duruşlu insanlar hep var olacaktır. Ama Edip Akbayram'ın o zamansız ve her zaman yanımızda olacak olan cesareti ve sesi her daim yaşayacaktır. Bu toprakların en güzel türküleri, onun sesiyle nesilden nesile aktarılmaya devam edecektir. Edip Akbayram’ın ruhu şad olsun. Mekanı cennet olsun. Ailesinin, sevenlerinin, sanat camiamızın ve milletimizin başı sağ olsun. Uğurluyoruz kendisini, ama hiçbir zaman unutmayacağız” dedi.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner -Şişli - İstanbul&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p><strong>ADINI YAŞATMAK BOYNUMUZUN BORCU</strong></p>

<p>Usta sanatçı Zülfü Livaneli, Akbayram’ın namuslu yaşayıp, namuslu gittiğini vurgularken, kızı Türkü Akbayram, babasını, “İlkeleri, dimdik duruşu, sarsılmaz, devrimci, Atatürkçü kimliği ile bu ülkeye bir Edip Akbayram geldi, ama asla geçmeyecek. Babam; birimizin memleket hasretinde, birimizin sevdasında, birimizin kavgasında, birimizin umudunda hep yaşayacak. Seni saklayacağım baba; önce kendim için, sonra herkes için, seni sesinde yaşatacağım. Bir evlat olarak seninle gurur duydum, seninle gurur duymaya devam edeceğim. Hoşça kal babacığım” sözleriyle uğurladı.</p>

<p><strong>TÜRKÜ AKBAYRAM’DAN AĞLATAN KONUŞMA:&nbsp;“SENİ SESİNDE YAŞATACAĞIM BABA”</strong></p>

<p>Söylediği şarkılar ve türkülerle, yaşamı boyunca her kuşağa hitap eden sanatçı Edip Akbayram, 52 gün tedavi gördüğü Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde, çoklu organ yetmezliğinden 2 Mart'ta, 75 yaşındayken hayatını kaybetti. Akbayram için bugün Harbiye'deki Cemal Reşit Rey Konsere Salonu'nda veda töreni düzenlendi. Çiçeklerle bezeli tabutu içinde son kez sahneye çıkan Akbayram; ailesi, sanatçı dostları, siyasiler, belediye başkanları ve sevenleri tarafından son yolculuğuna uğurlandı. Törene katılan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, merhum Akbayram’ın eşi Ayten Akbayram, kızı Türkü Akbayram, oğlu Ozan Akbayram, torunu Lavin ve diğer aile fertlerine taziyelerini iletti.&nbsp;</p>

<p><strong>LİVANELİ: “BÖYLE İNSANLAR, NAMUSLU&nbsp;YAŞADILAR VE NAMUSLU GİDİYORLAR”</strong></p>

<p>Anma töreninde ilk olarak, Nebil Özgentürk tarafından hazırlanan Edip Akbayram belgeseli gösterildi. Akbayram’ın hafızalara kazınmış şarkıları, türküleri ve marşlarının sözleriyle bağlantı kurularak hazırlanmış belgeselin ardından mikrofona, usta sanatçı Zülfü Livaneli geldi. “Çok hüzünlü bir veda törenindeyiz” diyen Livaneli, özetle şunları söyledi: &nbsp;</p>

<p>“İnanamıyoruz. <strong>Edip Akbayram</strong> gibi bir değerin, bir yüreğin, yıllardır Türkiye'nin hayatında olan, Türkiye'ye katkısı olan, ülkenin harcına, mayasına karışmış bir insanı kaybetmeyi olay kolay kabul edemiyoruz. Şunu biliyorum. Ve ona olan saygımızı, sevgimizi bir kez daha göstermek üzere onu uğurlamak için buraya geldik. Edip; edepli, terbiyeli, efendi ve güzel söz söyleyen insan demek.</p>

<p>Hakikaten de adıyla müsemma derler ya, adına yakışır bir insan olduğunu hepimiz biliyoruz. Çok uzun yıllar boyunca efendiliğinden bir kere, o insanlara karşı yaklaşımındaki saygıdan, sevgiden, nezaketten, ki bugünlerde iyice artık arar olduğumuz, hasretini çektiğimiz o nezaketten ve insan sevgisinden, kim olursa olsun küçük, büyük, şuralı, buralı demeden herkese duyduğu sevgiden mahrum kalacağız maalesef.</p>

<p>Böyle insanlar, namuslu yaşadılar ve namuslu gidiyorlar.” Türk edebiyatının çınarı Yaşar Kemal’in, son nefesini vermeden önce eşi Tilda’ya, “Sevgilim, korkma; biz namuslu yaşadık” dediğini katılımcılarla paylaşan Livaneli, merhum Akbayram’ın kızı Türkü ve torunu Lavin’i yanına davet etti.&nbsp;</p>

<p><strong>TÜRKÜ AKBAYRAM: “SENİ SAKLAYACAĞIM BABA”&nbsp;</strong></p>

<p>Ayakta durmakta zorlanan Türkü Akbayram da babasını şu sözlerle son yolculuğuna uğurladı: &nbsp;</p>

<p>“Çoğunuzun ‘Edip Abi’si, ama benim babam; canıma can katan, yoluma inanılmaz bir ışık tutan… Ne söylesem, onun bu coğrafyaya, bu ülkeye kattığı değerden daha anlamlı olmayacak. Ne söylesem, çok eksik kalacak. Ne söylesem onun zerafetini, yüreğini anlatmaya yetmeyecek. Doğduğu andan itibaren hayatı mücadele ve direnişle geçen koca bir ömür babamınki. İlkeleri, dimdik duruşu, sarsılmaz, devrimci, Atatürkçü kimliği ile bu ülkeye bir Edip Akbayram geldi, ama asla geçmeyecek. Babam; birimizin memleket hasretinde, birimizin sevdasında, birimizin kavgasında, birimizin umudunda hep yaşayacak. Seni saklayacağım baba; önce kendim için, sonra herkes için, seni sesinde yaşatacağım. Bir evlat olarak seninle gurur duydum, seninle gurur duymaya devam edeceğim. Hoşça kal babacığım.”</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: “ADINI YAŞATMAK BOYNUMUZUN BORCU”</strong></p>

<p>Törende son konuşmayı yapan İmamoğlu da Akbayram’ın tabutuna karanfil bıraktın sonra şu ifadeleri kullandı:&nbsp;</p>

<p>“Türkiye’nin güçlü seslerinden birisi Edip Akbayram’ı kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Çünkü, hepimize çok özel, çok tarifsiz sesiyle, tarifsiz duygular yaşatmış bir insandan bahsediyoruz. Hayatın her evresinde, heyecan duymak istediğinde, sevdasını hissetmek istediğinde ya da bir haksızlığa karşı kendini güçlü hissetmek istediğinde ya da hak mücadelesi veren insanların onurlu duruşunda, mücadelesinde, öyle güçlü bir ses çıkardı ki; insanların tüylerini diken diken ederdi. Böyle bir insanla bu güzel ülkemizin şenlenmesi, cesaretlenmesi çok özel bir durum.</p>

<p>Onun için Edip Akbayram çok özel bir insan. Bu ülkenin onurlu, vicdanlı ve ülkesini çok seven bir insan olması, aynı zamanda bu halkın istekleri, duyguları, düşünceleri türkü olup, hepimizin ruhuna işlerde onun sesinde. Milyonların hayatına dokundu ve açıkçası sesi gibi yüreği de güzel bir insandı. Tanımaktan da onur duyduğum, her zaman insandan, sevgiden, eşitlikten yana onurlu duruşundan da taviz vermedi Edip Akbayram.</p>

<p>Elbette buraya sığmayan, yurdum insanının her yerde onun için güzel duygular beslediğini, dua ettiğini ve onu her zaman anacağına da inandığım Edip Akbayram’ın, elbette bizlere bir hemşehrimiz, bir sanatçımız, bir güzel insanımız olarak ismini yaşatmak elbette boynumuzun borcudur ve bunu mutlaka en güzel şekilde var etmeliyiz. Ruhumuzda, duygularımızda yaşayacak olan Edip Akbayram'a borcumuzu ödeyeceğiz, ödemek için uğraşacağız.”</p>

<p><strong>“EDİP AKBAYRAM, ZAMANSIZ BİR SANATÇI”</strong></p>

<p>“Tabii zamansız sanatçılar vardır. Zamanı geçmez hiçbir zaman. Edip Akbayram, öyle bir insan. Aynı zamanda bir de cesaretiyle var olan sanatçılar vardır. Cesurdurlar. Her koşulda konuşurlar, her koşulda sesini çıkartırlar. Ve insanlar sessiz, sükun içinde kaldıkları bir ortamda, onun sesiyle ayağa dikilirler ve aslında var olan ama göstermekten çekindikleri cesaretini daha yürekli bir biçimde gösterirler. Ne yazık ki ülkemizin cesur duruşa, cesarete, kendi içindeki savunmalara ya da kötülüklere karşı bu tür duruşlara sıklıkla ihtiyaç duyulmakta. O bakımdan ihtiyaç duyulduğu anda, sesini duyduğunuzda bize hissettirdiği cesaret bakımından çok az sanatçılardan birisiydi Edip Akbayram.</p>

<p>Eminim toplumda cesur sanatçılar, cesur duruşlu insanlar hep var olacaktır. Ama Edip Akbayram'ın o zamansız ve her zaman yanımızda olacak olan cesareti ve sesi her daim yaşayacaktır. Bu toprakların en güzel türküleri, onun sesiyle nesilden nesile aktarılmaya devam edecektir. Edip Akbayram’ın ruhu şad olsun. Mekanı cennet olsun. Ailesinin, sevenlerinin, sanat camiamızın ve milletimizin başı sağ olsun. Uğurluyoruz kendisini, ama hiçbir zaman unutmayacağız.”</p>

<p><strong>ALKIŞLAR, GÖZ YAŞLARI VE “YILLAR”LA UĞURLANDI</strong></p>

<p>Akbayram’ın çiçeklerle bezeli tabutu, konuşmaların ardından zabıta tabutu tarafından omuzlara alındı. Akbayram’ın naaşı; alkışlar, göz yaşları ve sanatçının “Yıllar” şarkısı eşliğinde cenaze namazının kılınacağı Teşvikiye Camii’ne götürülmek üzere yola çıkarıldı. Kitlesel bir şekilde uğurlanan merhum Akbayram, öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.&nbsp;</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-toplumda-cesur-sanatcilar-cesur-duruslu-insanlar-hep-var-olacaktir</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Mar 2025 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/03/edip-kapak-son.jpg" type="image/jpeg" length="30455"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Halkı Başkan İmamoğlu'nu Bağrına Bastı, Pazar'a Kadar Değil Mezara Kadar Seninleyiz]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/istanbul-halki-baskan-imamoglunu-bagrina-basti-pazara-kadar-degil-mezara-kadar-seninleyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/istanbul-halki-baskan-imamoglunu-bagrina-basti-pazara-kadar-degil-mezara-kadar-seninleyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında jet hızıyla başlatılan soruşturmalar kapsamında önce savcıya ifade verdi, sonra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da aralarında bulunduğu isimlerle birlikte, tüm engellemelere rağmen Çağlayan’ı dolduran on binlerce İstanbulluyla bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖNCE İFADE, SONRA İSTANBULLULARLA BULUŞMA</strong></p>

<p>TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında jet hızıyla başlatılan soruşturmalar kapsamında önce savcıya ifade verdi, sonra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da aralarında bulunduğu isimlerle birlikte, tüm engellemelere rağmen Çağlayan’ı dolduran on binlerce İstanbulluyla bir araya geldi.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner - Şişli - İstanbul&nbsp;</strong></h2>

<p><strong>YAVAŞ: TÜRKİYE'Yİ BİR AÇIK HAVA CEZAEVİNE ÇEVİRMEK İSTİYORLAR</strong></p>

<p>“Bu millete kötülük düşünen, bu milletin birlik ve beraberliğine alt üst etmeye çalışanı ben ifşa etmeyeceğim de kim edecek? Hep ifşa edeceğim, ifşa etmeye devam edeceğim” diyen İmamoğlu, “Turpun büyüğü heybede” diyen <strong>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>’a, “O dosyalarda gizlilik kararı var. Avukatın bile açıp bilgi alamadığı yerde, ‘turpun büyüğü heybede’ demek; ben, soruşturma seviyesinde olan bu dosyaların her kalemini, her sayfasını biliyorum demek değil midir? Peki sayın Cumhurbaşkanı'nın böyle bir dosyaya bakabilme, inceleyebilme hakkı var mı? Hakkı yok.</p>

<p><strong>BUGÜN KÖTÜLÜK YAPANLARIN DA O ADİL YARGI DÜZENİNDE HESAP VERMELERİNİ SAĞLAYACAĞIZ</strong></p>

<p>Geçmişte soyunduğun gibi, bu davanın da savcılığına soyunuyorsun. Bu işten kurtulmanın yolu ne biliyor musunuz? Sandık, sandık. Sandık gelecek, bu iktidar gidecek kardeşim. Bu kadar net. Bunun başka bir yolu yok. O bakımdan, hep birlikte amasız, fakatsız yola çıktık. Allah, yolumuzu açık etsin. Bizi engelleyemezler” sözleriyle tepki gösterdi.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU’NDAN ERDOĞAN’A ‘TURP’ TEPKİSİ: BU İŞTEN KURTULMANIN YOLU, SANDIK; SANDIK GELECEK, BU İKTİDAR GİDECEK</strong></p>

<p>Vatandaşla buluşmalarının polis marifetiyle engellenmesini de eleştiren İmamoğlu, “Sevgili polis kardeşlerimizin vatandaşla karşı karşıya gelmelerini artık bırakın. Emniyet, görevini yapsın. Bu polis kardeşlerimizi masum vatandaşlarla karşı karşıya getirip, milletvekillerinin gözüne gaz sıkmayı falan filan bıraksın. Biz, polisimizin gider gözünün yaşını siler, ayağının tozunu alırız, tozunu.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: BU MİLLETİN BİRLİK VE BERABERLİĞİNE ALTÜST ETMEYE ÇALIŞANI BEN İFŞA ETMEYECEĞİM DE KİM EDECEK?</strong></p>

<p>Tamam mı? Biz, bu ülkenin asil, gururlu, adaletli, yargı mensuplarına sırtımızı yaslayacağız. Bugün kötülük yapanların da o adil yargı düzeninde hesap vermelerini sağlayacağız” dedi. Verilen mücadeleni millet için verildiğini vurgulayan İmamoğlu, “Kreşleri kapatmak isteyenlere karşı mücadeledir. Bu ülkede yapılan iyi hizmetleri engellemeye çalışanlara karşı yapılan mücadeledir.</p>

<p>Onun için bütün partiler buraya geldi. Onun için bütün partili yol arkadaşlarım buraya geldi. Onun için İstanbul Gönüllüleri buraya geldi. Allah yolumuzu açık etsin. İstanbul'daki toplantılarımız, gelecekte iktidar yolculuğu toplantıları olacak” dedi.</p>

<p>İktidarın Türkiye'yi bir açık hava cezaevine çevirmek istediği tespitinde bulunan Yavaş da “‘Silivri soğuktur’ ağızlarda… FETÖ döneminden beri ağızlarda pelesenk olmuş… Sayın Başkanım, değerli İstanbullular; inşallah iktidar değiştikten sonra, demokrasinin başlangıcı olarak, Silivri'yi kapatalım. Ve yeni bir hayata, özgür günlere hep birlikte yol açalım” diye konuştu.</p>

<p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in tehdit edilmesi” ve “bilirkişi Satılmış B.’nin ifşa edilmesi” iddialarıyla başlatılan soruşturmalar kapsamında ifade vermek üzere Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. İmamoğlu’na adliyeye gelişi sırasında eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, TBMM Adalet Komisyonu üyesi ve CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Turan Taşkın Özer, danışmanı Murat Ongun ve avukatları eşlik etti.</p>

<p>Hakim-savcılar için ayrılan asansörle 7’nci kata çıkan İmamoğlu, avukatları Kemal Polat, Mehmet Pehlivan ve Nusret Yılmaz eşliğinde 09.50’den itibaren ifade vermeye başladı. İmamoğlu’na destek veren on binlerce vatandaş da adliyenin Çağlayan Meydanı’na bakan kısmını doldurdu. Bu sırada, bazı milletvekilleri ve vatandaşlar, polisin sıktığı biber gazlarından etkilendi.</p>

<p><strong>ADLİYEDEN MANSUR YAVAŞ’LA BİRLİKTE AYRILDI</strong></p>

<p>11.40 sıralarında adliyeden ayrılan İmamoğlu çiftine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da eşlik etti. İmamoğlu ve beraberindeki heyet, adliyenin protokol kapısı önüne getirilen otobüse, yoğun izdiham altında bindi. Vatandaşların sevgi gösterileriyle karşılaşan İmamoğlu’nu taşıyan otobüs, güvenlik güçlerinin TOMA’lı engeliyle karşılaştı.</p>

<p>CHP’li 14 büyükşehir belediye başkanı, ana muhalefet ve muhalefet partilerinden çok sayıda ismin destek verdiği İmamoğlu, çıkarılan engel nedeniyle konuşmasını, adliye protokol kapısı çıkışına yakın bir noktadan yapmak zorunda kaldı. İmamoğlu, tüm engellemelere rağmen buluştuğu vatandaşlara şu konuşmayı yaptı:</p>

<p><strong>“HEDEFİN NE OLDUĞU BELLİ”</strong></p>

<p>“Çok zor koşullarda bize destek olmak için buraya gelen bütün dostlarımızı, bütün hemşehrilerimizi, bütün yol arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Gerçekten çok kapsayıcı bir sürecin içindeyiz. Burada olmayan siyasi parti yok. Bu benim için en büyük gurur vesilesi. Burada tek tek ismini sayarsam yanlış olabilir, atlayabilirim ama ifade edelim ki, bugün iktidar partisi hariç burada. Bütün siyasi partiler, bugün buraya adaletin savunması için, bu ülkede adaletin tesisi için bize destek olmaya geldiler.</p>

<p>Çünkü, gerçekten 16 milyon insanın temsilcisi, burada böyle bir ifade vermemeliydi. Böyle bir ifade günü olmamalıydı. Sevgili dostlarım, bugünkü mesele, adalet meselesidir; Hak, hukuk, arama meselesidir. Bugünkü mesele geleceğimiz meselesidir. Bugünkü mesele, İstanbul’da ne yazık ki kurulmaya çalışılan bir kumpasın geldiği bir sonuçtur. Hedefin ne olduğu belli. İstanbul'da dört aydır, yargı tacizinin en üst seviyesini yaşıyoruz. Ama yılmadık, yılmayacağız. Haksızlığa, hukuksuzluğa karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Esenyurt'ta başlayan ve Ahmet Özer Hocamızın sabahın köründe derdest edilerek hapse atılması, Beşiktaş'ta Rıza Akpolat kardeşimizin haksız yere tutuklanarak, görevinden uzaklaştırılması süreciyle beraber, bu yargı eliyle süreci dizayn etme çabası devam etmektedir.”</p>

<p><strong>“BÜYÜK BİR DAYANIŞMA RUHU İÇERİSİNDEYİZ”</strong></p>

<p>“Bugün büyük bir dayanışma ruhu içerisindeyiz. Dedim ya; siyasi partilerimizin tamamı burada. Hatta genel başkanlarının bize katkı sunduğunu biliyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin bu şanlı devletin bekası için, milletimizin birlik ve beraberliği için her birisine yürekten teşekkür ediyorum, minnet duygularımı iletiyorum.</p>

<p>Elbette benim siyasi yol arkadaşlarım bugün burada. Hem İstanbul'umuzun hem ülkemizin farklı noktalarından yönetici dostlarımız burada. Partimizin en üst seviyesinden üyesine kadar herkesin katkı sunduğu bir ortamın içerisindeyiz. Her daim yanımızda olan partimizdeki yol arkadaşlarımıza, bütün yöneticilerimize de teşekkür ediyorum, minnet duygularımı iletiyorum.</p>

<p>Bütün örgütümüzün yanı sıra, elbette yol yürüdüğümüz, özellikle 31 Mart'tan sonra gösterilen seçim başarısıyla Türkiye'nin birinci partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’ne, başta Sayın Özgür Özel Genel Başkanımız olmak üzere, her birinize, en fazla da belediye başkanlarına nasıl müdahale edildiğini, nasıl kötü bir muamelenin gösterildiğini hep beraber yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz.”</p>

<p><strong>MİKROFONU YAVAŞ’A VERDİ</strong></p>

<p>“Elbette bizi farklı konumlandırmaya ve farklı bir biçimde bizleri yorumlamaya çalışanlar var. Ben, bugün yanımda olan, anons edildi birçok başkanımız da burada ama gelemeyen de var buraya. Çünkü o tarafta, o tarafta insanlarımızın bir araya toplanmasına bile engel olunma çabasını anlayamıyorum.</p>

<p>Korkunun neden kaynaklandığını biliyoruz. Bu konuda, özellikle bu tür ortamlarda, polisimizle, sevgili, kıymetli ‘ayağına taş değmesin’ diye dua ettiğimiz polisimizle halkımızı karşı karşıya getiren aklı da biliyorum.</p>

<p>Bunun o kadar kolay halledilme ortamı var ki. Buraya gelmezdi. Onun için gelemeyen başkanlarımız var. İzmir Belediye Başkanı’mıza, Muğla Belediye Başkanı’mıza, Tekirdağ Belediye Başkanı’mıza, Bursa Belediye Başkanı’mıza, onların nezdinde burada oldukları için sarıldım, kucakladım, teşekkür ettim.</p>

<p>Tabii özellikle burada bulunması, nasıl kol kola omuz omuza olduğumuzu, birlikte, ‘Mesele vatansa, gerisi teferruattır’ diyerek bir arada olduğumuzu gösteren değerli dostum, ağabeyim, Belediye Başkanımız Mansur Yavaş'a teşekkür ediyorum.</p>

<p>Hem hukukçuyu hem hukuka hizmet etmiş bir insan hem Belediye Başkanı… Tabii ki yol arkadaşımız, dostumuz, ağabeyimiz ama özellikle hukukçu tarzıyla da tavrıyla da Mansur Başkan’ın belediye başkanlarımız adına söyleyecekleri vardır. Ben ona mikrofonu vereceğim. Ondan sonra ben, çok uzatmadan, birkaç duygumu daha paylaşıp sizlere veda edeceğim. Mansur Başkanım, buyurun.”</p>

<p><strong>YAVAŞ: “TÜRKİYE'Yİ BİR AÇIK HAVA CEZAEVİNE ÇEVİRMEK İSTİYORLAR”</strong></p>

<p>Konuşmasına, İmamoğlu’na “geçmiş olsun” dileğini ileterek başlayan Yavaş, şunları söyledi:</p>

<p>“Aslında İstanbul'a ‘geçmiş olsun’ diyoruz. Aslında, demokrasimize ve hukuka geçmiş olsun demiyorum. Geçmemeli. Hukuk, her daim hakimi olmalı. Son birkaç aydır yaşadığımız durumlara bakarsanız, birisinin en ufak bir demeci, bir tweeti gece evinden alınmasına vesile oluyor. Adeta Türkiye'yi bir açık hava cezaevine çevirmek istiyorlar. Oysa ki demokrasinin olmazsa olmazı basın özgürlüğü, fikir özgürlüğüdür. İnsanlar, serbestçe fikirlerini söylemelidir. Ancak tweet atılıyor, gözaltına alınıyor. Şimdi hukukçu olarak söylüyorum.</p>

<p>Tweet, ortada. Bir yere gitmiyor. Bunun suç olup olmadığına Cumhuriyet Savcısı da karar veremez. Alır, iddia eder, açar davayı. Eğer yargılama sonunda, suçu varsa bir kişi, cezasını çeker. Ancak apar topar alınıp tutuklanması, hukukta en son başvurulması gereken olan bu tedbire başvurulması, oldukça yanlıştır. İnsanların hürriyetini hiçbir şekilde kısıtlayamazsınız. Hukuktan ayrı karar alamazsınız.”</p>

<p><strong>“FETÖ DÖNEMİNDEN BERİ AĞIZLARDA PELESENK OLMUŞ; SİLİVRİ SOĞUKTUR”</strong></p>

<p>“Ve bir tweet atıyorsunuz, altına birileri yazıyor; ‘Silivri soğuktur’ diye. Zannediyorlar ki espri yapıyorlar. Altına, ‘Silivri soğuk’ diye yazanların, bunun espri olmadığını, demokrasimiz, hukukumuz ve ülkemiz açısından utanç verici bir şey olduğunu bilmeleri gerekir.</p>

<p>Bu nedenle, bir an evvel ülkemin gerçek demokrasiye kavuşmak suretiyle, kuvvetler ayrılığının bir an evvel tesis edilmesi yolunda bütün gücümüzle hep birlikte çalışacağız.</p>

<p>Bu ülkede demokrasi ve hukuku hakim kılacağız. Ve inşallah bundan sonra kim olursa olsun, söylediği sözden dolayı, fikrinden dolayı, yazısından dolayı hiçbir şekilde tutuklanmayacak. Hiçbirimiz yargılanmaktan, soruşturulmaktan korkmuyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böyle bir dünya yok. Elbette yargılayacaksınız, sonuçta karar vereceksiniz. Sevgili arkadaşlar, değerli İstanbullular, buradan biraz sonra Silivri'ye gidip, orada gereksiz yere tutuklu... Çünkü henüz yargılama yok. Bir türlü davalar açılmadan tutuklu kalanlar var. Oysa belki de hepsi beraat edecek. Onları ziyaret edeceğiz.</p>

<p>Dolayısıyla, madem ‘Silivri soğuktur’ ağızlarda… FETÖ döneminden beri ağızlarda pelesenk olmuş… Sayın Başkanım, değerli İstanbullular; inşallah iktidar değiştikten sonra, demokrasinin başlangıcı olarak, Silivri'yi kapatalım. Ve yeni bir hayata, özgür günlere hep birlikte yol açalım. Tekrar Başkanıma geçmiş olsun diyorum. Hep güzel günlerde, hep birlikte olmak üzere, hepinize tüm Ankara'nızı selam ve saygılarımı sunuyorum. Allah'a emanet olun.”</p>

<p><strong>İMAMOĞLU’NDAN YAVAŞ’A “SİLİVRİ KAPATILSIN” DESTEĞİ</strong></p>

<p>Yavaş’ın “Silivri’yi kapatalım” önerisine destek veren İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:</p>

<p>“Başkanım o kadar güzel bir şey söyledi ki ‘Silivri'yi kapatalım’ derken… Belki de orayı üretim üstü mü yaparız, eğitim üssü mü yaparız? Ona hep birlikte karar veririz. O günler yakın mı? Hazır mı milletimiz? Evet, bu millet hazır. Sevgili dostlar, bakın; ben, iki tane konuda burada ifade verdim. Bir tanesi; bir panelde, sevgili kardeşim, Gençlik Kolları Genel Başkanımız Cem Aydın…</p>

<p>Çok sayıda polisle gidiliyor, evinden ifade verilmek için adliyeye getiriliyor. Allah aşkına, deseniz ki, ‘Sayın Cem Aydın, gel, ifade ver.’ Yahu Cem Aydın, aha burada, adliyenin önünde. Bir korkusu olur mu bu insanların? Aramızda bir Allah'ın kulunun bile korkusu yok. Gider, ifadesini verir. Veremeyeceğimiz hesap yok. Neymiş? İtibarsızlaştıracaklar.</p>

<p>Neymiş? Korkutacaklar. Sevgili başkanımız, çok başarılı bir başkanımız. Sonuçta 30 seneyi aşkındır, yani neredeyse doğmadan diyelim, ailesini tanıdığım, çocukluktan beri yetişmesini gördüğüm bir insan üzerinden elbette hayıflanıyorum, kızıyorum.”</p>

<p><strong>“AİLESİNİ TEHDİT ETMEKLE SUÇLAYARAK, BİZİ SAVCILIĞA İFADEYE GETİRİYORLAR; BU BİR ŞAŞKINLIK”</strong></p>

<p>“Bir abi gibi, bir baba duygusuyla dedim ki, “Bak sayın Başsavcı; biz, öyle adil bir dönemi bu ülkeye kazandırmak istiyoruz ki, senin çocukların dahi, sadece onu değil, kim haksızlık, kim hukuksuzluk yapıyorsa, bu milletin hiçbir evladının sabahın köründe derdest edilerek evinden alınmayacağı günleri, herkese eşit bir adalet sistemini, yargının bağımsızlığını, bu ülkeye biz getireceğiz’ dedim.</p>

<p>Biz, bunu söylüyoruz. Ailesini tehdit etmekle suçlayarak, bizi savcılığa ifadeye getiriyorlar. Biz, ‘Bu memlekette, bu 16 milyon şehirde bir çocuğumuzun bile eşit olmadığında, biz başımızı yastığa koyamayız’ diyerek yola çıkmış bir ahlakın temsilcileriyiz. Biz, evimizde dahi, eşimle beraber, ‘Önce çocukların okutulması, anaokulu, kız çocuklarımızın okutulması’ diye feryat eden biz, bir Allah'ın kulunun evladı dahi ayırmayacağımızı…</p>

<p>Sade ben değil, Mansur Başkanımız, her birimiz... Ne diyoruz? ‘Yahu partisine mi bakıyoruz kardeşim? Kim olduğuna mı bakıyoruz kardeşim? Bakmayız’ diyen bizi, sen; en kutsalımız olan aileyi, çocuğu tehdit etti diye, Ekrem İmamoğlu'nu buraya ifade vermeye çağırıyorsun. Bu bir şaşkınlık. Hem de daha konuşmamış yeni bitmiş, ‘pat’ diye.”</p>

<p><strong>“ARTIK BİLİRKİŞİNİN İSMİNİ SÖYLEMEYECEĞİM, HERKES TANIYOR”</strong></p>

<p>“İkincisi de… Bir bilirkişisi… Artık ismini söylemeyeceğim, herkes tanıyor. Bir bilirkişisi, öyle bir bilirkişi ki istatistik kurallarını alt üst ediyor. Ekrem İmamoğlu ve yakın çevresinde hangi konu var ise, özellikle soruşturmanın başladığı anda ilk bilirkişi olarak çağrılıyor. Ve o bilirkişi raporlarıyla dava açılıyor. Şu ana kadar yazdığı her bilirkişi raporun da başka uzman bilirkişiler tarafından tamamen yanlış olduğu tescil ediliyor.</p>

<p>Özellikle son Esenyurt ve Beşiktaş operasyonunda, Esenyurt için tutulan tutanakta, orada üç bilirkişinin ismi yazıyorken, diğer ikisinin haberi olmadan, bilgisi olmadan bir rapor yazıyor, imzalıyor, tamamen usule, hukuka kanuna, aykırı. Ben şimdi hukukçuluk yapmayayım Mansur Başkan’ımın yanında ama…</p>

<p>İkisinin imzası olmadan o üç kişinin ismi yazıyorsa, bilirkişi raporu çıkamaz, öyle değil mi Başkanım. Dolayısıyla, böyle bir evrakta sahteciliğe kadar giden uydurma bir rapor düzenliyor. Yahu bu millete kötülük düşünen, bu milletin birlik ve beraberliğine alt üst etmeye çalışanı ben ifşa etmeyeceğim de kim edecek? Hep ifşa edeceğim. İfşa etmeye devam edeceğim.”</p>

<p><strong>“‘TURPUN BÜYÜĞÜ HEYBEDEDİR’ DEMEK NEDİR BİLİYOR MUSUNUZ?”</strong></p>

<p>“Efendim, onu ifşa ettim diye, neymiş; yargıyı, yargının işlemesini engelleyici veya kötüleyici hakaret içeren vesaire diye ifadeye çağrıldım. Etki altına alıyormuşum, etki altına. Bir kere bilirkişi raporları verilmiş, altına imzasını atmış o bilirkişisine ben nasıl etkide bulunacağım? Mümkün mü? Değil. Sevgili dostlarım, ne dedi sayın Cumhurbaşkanı? ‘Turpun büyüğü heybede’ dedi, öyle değil mi? Bir yargıya, yargı mensuplarına dönüp, buradan adliyenin önünden söylüyorum; ‘turpun büyüğü heybededir’ demek nedir biliyor musunuz?</p>

<p>O dosyalarda gizlilik kararı var. Avukatın bile açıp bilgi alamadığı yerde, ‘turpun büyüğü heybede’ demek; ben, soruşturma seviyesinde olan bu dosyaların her kalemini, her sayfasını biliyorum demek değil midir? Peki sayın Cumhurbaşkanı'nın böyle bir dosyaya bakabilme, inceleyebilme hakkı var mı? Hakkı yok.</p>

<p>Ama ona rağmen diyorsun ki, ‘Ben biliyorum.’ Hatta daha da ileri gidiyorsun, ‘Ben’ diyorsun, ‘Bu davayı takip ediyorum. Endişeli bunlar. Çünkü turpun büyüğü heybede.’ Daha ilerisi, ‘Ne yapılacağını da biliyorum’ diyorsun. Yani bu davanın da geçmişte soyunduğun gibi, bu davanın da savcılığına soyunuyorsun. Öyle değil mi?”</p>

<p><strong>“ALDATILA ALDATILA, MİLLETİN YOKSULLUK İÇERİSİNE GÖMÜLMESİNE VESİLE OLDUNUZ”</strong></p>

<p>“Değerli dostlarım; biz, ‘aldatıldık’ diyenlerden usandık. ‘Aldatıldık’ diyenlerle işimiz yok. Biz aldatılmayız kardeşim, biz aldatılmayız. Biz aldatılmayız, Bu insanlar aldatılmaz. ‘Aldatıldık’ diyenlerden usandık. Yanlışı yap, sonra ‘aldatıldık’ de. Buna müsaade etmeyeceğiz. Aldatıla aldatıla, milletin yoksulluk içerisine gömülmesine vesile oldunuz. Buradan söylüyorum; biz, adil bir düzen, adil bir sistem, yargının bağımsızlığı için mücadelemize devam edeceğiz. Her birimizin, bütün muhalif demokratların, bütün siyasi partilerin yolu açık olsun.</p>

<p>Bakın, bu iş artık milletin dediğinin olacağı sürece doğru gidecek. Bu işten kurtulmanın yolu ne biliyor musunuz? Sandık, sandık. Sandık gelecek, bu iktidar gidecek kardeşim. Bu kadar net. Bunun başka bir yolu yok. O bakımdan, hep birlikte amasız, fakatsız yola çıktık. Allah, yolumuzu açık etsin. Bizi engelleyemezler. Bakın; buradan bir şey daha söyleyip, sözlerimi bitiriyorum. Bu sevgili polis kardeşlerimizin vatandaşla karşı karşıya gelmelerini artık bırakın.</p>

<p>Emniyet, görevini yapsın. Bu polis kardeşlerimizi masum vatandaşlarla karşı karşıya getirip, milletvekillerinin gözüne gaz sıkmayı falan filan bıraksın. Biz, polisimizin gider gözünün yaşını siler, ayağının tozunu alırız, tozunu. Tamam mı? Biz, bu ülkenin asil, gururlu, adaletli, yargı mensuplarına sırtımızı yaslayacağız. Bugün kötülük yapanların da o adil yargı düzeninde hesap vermelerini sağlayacağız.”</p>

<p><strong>“İSTANBUL'DAKİ TOPLANTILARIMIZ, GELECEKTE İKTİDAR YOLCULUĞU TOPLANTILARI OLACAK”</strong></p>

<p>“Ben bugün savcının odasına girdim, savcının odasında avukatlarımla beraber ifade verdim. Beni nezaketle karşılayan, ifade vermemi sağlayan Savcı Bey gibi, ben onun önünde önümü iliklerim.</p>

<p>Yüce Türk yargısı önünde o, önünü iliklemez. O benim yargıcım, o benim savcım. Ama bu ülkede, önünde yargının önünü iliklemesi işi mücadele eden, talimat veren zihni de bu ülkeden söküp atacağız kardeşim. Onları evine yollayacağız. Ben nezaket için de teşekkür ediyorum. Yargı böyle işlesin. Ama böyle sebepsiz yere buralara gelmeyelim. Hep birlikte kazanmaya, bir olmaya ve birlikte olmaya kararlı olacağız. Ya hep beraber… Öyle değil mi? Kurtuluş yok. Başka türlüsü yok.</p>

<p>Ya hep birlikte tamam mı? Ya hep beraber ya hiçbirimiz; bu kadar net. Onun için, bu bir siyasi mücadele değildir. Burada verilen mücadele, millet için mücadeledir. Kreşleri kapatmak isteyenlere karşı mücadeledir.</p>

<p>Bu ülkede yapılan iyi hizmetleri engellemeye çalışanlara karşı yapılan mücadeledir. Onun için bütün partiler buraya geldi. Onun için bütün partili yol arkadaşlarım buraya geldi. Onun için İstanbul Gönüllüleri buraya geldi. Tekrar hepinize teşekkür ediyorum. Tekrar hepinize minnet duygularıyla sesleniyorum. Allah yolumuzu açık etsin. İstanbul'daki toplantılarımız, gelecekte iktidar yolculuğu toplantıları olacak.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/istanbul-halki-baskan-imamoglunu-bagrina-basti-pazara-kadar-degil-mezara-kadar-seninleyiz</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jan 2025 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/01/baskan-caglayan-haber-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="22826"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB'Nin Asırlık Kuruluşu Darülaceze'de Bütün Hizmetler Ücretsiz]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ibbnin-asirlik-kurulusu-darulacezede-butun-hizmetler-ucretsiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ibbnin-asirlik-kurulusu-darulacezede-butun-hizmetler-ucretsiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Darülaceze Şube Müdürlüğü, ihtiyaç sahibi yaşlı bireylerin barınma, beslenme, sağlık ve sosyal ihtiyaçlarını tamamen ücretsiz karşılıyor. İhtiyaç sahiplerinden hiçbir ücret talep edilmiyor. Mevzuat gereği belirlenen ücretlerin acezeler için hiçbir bağlayıcılığı bulunmuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Darülaceze Şube Müdürlüğü, ihtiyaç sahibi yaşlı bireylerin her türlü ihtiyacını ücretsiz olarak karşılayarak sosyal hizmette öncü bir rol üstleniyor. Modern tesisleriyle Kayışdağı Kampüsü'nde faaliyet gösteren Darülaceze, sakinlerine barınma, beslenme, sağlık, eğitim gibi temel hizmetlerin yanı sıra spor salonları, kütüphane, sosyal aktivite merkezleri, doğal dinlenme alanları gibi pek çok rehabilitasyon alanı sunuyor.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner&nbsp;</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>TAM KAPSAMLI HİZMETLERDEN YARARLANILIYOR</strong></p>

<p>Darülaceze’de kalmaya hak kazanan bireyler, bilgisayarlı otomasyon sistemiyle takip edilerek fiziksel ve psikolojik durumlarına göre en uygun yaşam alanlarında misafir ediliyor. Tüm bu hizmetler, ihtiyaç sahibi bireyler için hiçbir ücret talep edilmeden sağlanıyor.</p>

<p>Darülaceze’ye kabul için İstanbul il sınırlarında ikamet eden, kadınlarda 55, erkeklerde ise 60 yaş üstü bireyler başvuru yapabiliyor. Başvuru sürecinde sosyal ve ekonomik yoksunluk içinde bulunulduğu tespit edilirse Kabul Komisyonu tarafından değerlendirme yapılıyor. Kabul edilen bireyler, tam kapsamlı hizmetten yararlanabiliyor.</p>

<p><strong>BAŞVURULAR ARTTI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda huzurevlerine yapılan başvurularda ciddi bir artış yaşanırken, İstanbul Darülaceze Şube Müdürlüğü'ne yapılan başvuru sayısı 2023 yılında 1.429 iken, bu rakam 2024’te 1.749’a ulaştı. Başvurular, Alo 153 Çözüm Merkezi ve Yaşlı Danışma Hattı üzerinden yapılabiliyor.</p>

<p><strong>SADECE GELİRİ İYİ OLAN ANCAK SOSYAL AÇIDAN DEZAVANTAJLIDAN ÜCRET ALINIYOR</strong></p>

<p>İBB İstanbul Darülaceze’nin halihazırda toplam 655 sakini bulunuyor. Bu kişilerden kimsesiz, ekonomik ve sosyal yoksulluk içinde olan 577 kişiye ücretsiz bakım ve koruma hizmeti veriliyor. Kabul koşullarını taşıyan kişiler arasından kendilerini geçindiremeyecek durumda olanlara tamamen bedelsiz hizmet veriliyor.</p>

<p>Mal varlığı olup da kendilerini geçindirebilecek durumda olan kişilere ise bedeli karşılığında ya da mal varlıklarıyla ilgili ölünceye kadar bakım sözleşmesi yapılması şartıyla hizmet veriliyor. Halihazırda kendisini geçindirebilecek olan 78 kişiye bedeli karşılığında hizmet veriliyor.</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ibbnin-asirlik-kurulusu-darulacezede-butun-hizmetler-ucretsiz</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jan 2025 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/01/adrulaceze-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="78711"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu Hükümet İBB'yi Çalıştıramaz Hale Getirmek İçin Çabalıyor Ama Nafile]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-hukumet-ibbyi-calistiramaz-hale-getirmek-icin-cabaliyor-ama-nafile</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-hukumet-ibbyi-calistiramaz-hale-getirmek-icin-cabaliyor-ama-nafile" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediyesi tarafından düzenlenen, ‘Şişli Çalışıyor, İstanbul Güçleniyor’ programında konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İMAMOĞLU’NDAN ÇALIŞMA BAKANI’NA&nbsp;‘KAYNAĞINDAN KESME’ YANITI: O KENDİNİ&nbsp;BİR KİŞİYE İSPAT EDEDURSUN, BİZ KENDİMİZİ&nbsp;MİLLETİMİZE İSPAT ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na verdiği ‘Belediyeleri silkeleyin’ talimatına bir kez daha tepki gösteren İmamoğlu, “’Silkele’ dediği bakanın, bugün büyük mucizevi açıklamasını okudum mesela gelirken.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner - Şişli - İstanbul&nbsp;</strong></h2>

<p><strong>KENT LOKANTASI KANAL İSTANBUL’U YENMİŞTİ, KREŞLER DE&nbsp;&nbsp;TÜRKİYE'Yİ BU KÖTÜ KOŞULLARA TAŞIYANLARIN HEPSİNİ YENECEK</strong></p>

<p>SGK borçlarını kaynağından kesecekmiş belediyelerin! Aferin! Madalya aldı şimdi! Bir bakan daha madalya aldı! Ne büyük iş başardı değil mi? Kendisini ispat etti! Kime? Millete değil, bir kişiye. O kendini bir kişiye ispat ededursun, biz arkadaşlarımızla kendimizi milletimize ispat etmeye, milletimize layık olmaya devam edeceğiz. Kaynağından kesecekmiş! Kimin kaynağı? Milletin kaynağı” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>PERVASIZ HER DAVRANIŞINIZI MİLLETE AFİŞE EDECEĞİZ&nbsp;BÖYLE DAVRANIRSANIZ, TÜRKİYE'DE&nbsp;YÖNETECEK BELEDİYENİZ BİLE KALMAYACAK</strong></p>

<p>31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde Cumhurbaşkanlığı örtülü ödeneğinden, İstanbul’daki 24 AK Partili ilçe belediyesine, propaganda faaliyetlerinde kullanılmak üzere, 1 milyar liranın üzerinde para dağıtıldığını hatırlatan İmamoğlu, “Bağış yani, geri ödenmiyor. O SGK borçları, o belediyelerde o zaman gene vardı. Tek dertleri ne? Çalışın, Ekrem İmamoğlu'na karşı seçimi kazanın! Cumhurbaşkanlığı örtülü ödeneğinden… Kendi MHP'li yol arkadaşı belediyeyi bile dışarıda bıraktı. Bu kadar partizan. Bu kadar akıl dışı. İşte onun için onlar, kullandıkları ve yönettikleri kaynağın, kendi kişisel kaynağı olduğunu düşünüyor. SGK borcuyla ilgili de onun için kalkıyor basiretsiz bir bakan, böyle bir açıklama yapıyor. Kaynağından kesecek! Büyük iş! Pervasız her davranışınızı millete afişe edeceğiz.<br />
Böyle davranırsanız, sizin Türkiye'de yönetecek belediyeniz bile kalmayacak. Bu millet size yetki vermeyecek böyle davrandığınız sürece” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p>Son seçimlerde Kent Lokantalarının Kanal İstanbul’u yendiğinin altını çizen İmamoğlu, “Buradan söylüyorum; bu kreşler de Türkiye'yi bu kötü koşullara taşıyanların hepsini yenecek” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Encümeni, TBB ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediyesi tarafından düzenlenen, “Şişli Çalışıyor, İstanbul Güçleniyor” programına katıldı. İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile birlikte 2025 yılı sonunda hizmete alınması planlanan Şişli Afet Koordinasyon Merkezi’nin (Şişli AKOM) temelini attı.</p>

<p>İmamoğlu ve Şahan, temel atma töreninin ardında farklı mahallelerde bulunan Yuvamız Şişli kreşleri inşaatlarında, İBB Miras ve Şişli MİRAS tarafından ortaklaşa yönetilen “Feriköy Projesi” alanında incelemelerde bulunup, İzzetpaşa Mahallesi’ndeki Şişli Kent Lokantası’nın açılışını yaptı. Programda, İmamoğlu ve Şahan birer konuşma yaptı.&nbsp;</p>

<p><strong>“İSTANBUL’UN 39 İLÇE BELEDİYESİ İLE&nbsp;KOORDİNELİ ÇALIŞMA GAYRETİNDEYİZ”</strong></p>

<p>Şişli Belediye Başkanı Şahan ile Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminden beri yakın çalıştıklarını belirten İmamoğlu, “Emrah Şahan Başkanımızın, şehir plancısı kimliğiyle her zaman masasında iyi hesaplanmış, akla ve bilime uygun bir biçimde hareket etme prensibini mutlak taşıyan, güçlü projeler var etme konusunda da özenli çalışan bir arkadaşım olduğunu biliyorum. Şişli Belediyesi, ‘200 Günde 100 Proje’ kavramıyla hızlı bir giriş yaptı, Şişli'ye değer katan projeleri ortaya koydu. Şimdi de ‘Şişli Çalışıyor, İstanbul Güçleniyor’ mottosuyla hizmet maratonuna devam ediyor” dedi.</p>

<p>İstanbul’un 39 ilçe belediyesi ile koordineli çalışma gayretinde olduklarını vurgulayan İmamoğlu, “Bu bakış açısıyla, İBB olarak, bizim yaptıklarımızın yanı sıra, İstanbul ilçelerinin yaptıklarının da pozitif bir biçimde hayata yansıması, elbette İstanbul'un gücüne güç katıyor. Bizim baktığımız çerçeve net olarak bu. Bu anlamda, İstanbul için ortak vizyonla, uyum ve iş birliği içerisinde çalışmalarımız ve İstanbul'a daha iyi hizmet sunabilme çabalarımız, hiçbir zaman eksilmeden, azalmadan, artarak devam edecek” şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p><strong>“UZUN YILLARDIR MİLLETİN UNUTTUĞU DAYANIŞMA&nbsp;RUHUNU İSTANBUL'DA YAŞIYOR VE YAŞATIYORUZ”</strong></p>

<p>“Bunu yaptığımızda da tüm engelleme çabalarını açıkçası birlik, beraberlik ve dayanışma ruhumuzla aşmamız da kolaylaşıyor” diyen İmamoğlu, “Biz, bu yönüyle, belki de uzun yıllardır milletin unuttuğu dayanışma ruhunu, kurumsal anlamda en üst seviyeye taşıma gayretini ortaya konan bir dönemi de İstanbul'da yaşıyor ve yaşatıyoruz. Ama bir yanıyla Türkiye'ye de yaşatıyoruz. İşte tam da bu yönüyle,</p>

<p>Başkanımızın Şişli Belediyemizde yürüttüğü bu ruhu bizimle birleştirerek, güçlü iş birlikleri yapması yönü beni çok mutlu ediyor” ifadelerini kullandı. Deprem ve kentsel dönüşümün de bu kapsamda ele alınması gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, “Sadece belediyeler arasında değil, tüm kamu kurumları arasında, merkezi yönetimle, merkezi yönetimin İstanbul'da bulunan birimleriyle… Bunun adı valilik olabilir, kaymakamlık olabilir, farklı bakanlıkların temsilcisi birimler olabilir….</p>

<p>Aynı zamanda hemşerilerimizle, STK'larla, şirketlerle tüm paydaşların seferberlik içerisinde birlikte hareket etmesiyle sorunların çözüme kavuşacağını biliyoruz. İstanbul'u hep birlikte depreme hazırlamalı, afetlere dirençli hale getirmeliyiz. Aksi takdirde kesinlikle ve kesinlikle bu anlamda iyi bir sınav veremeyiz. Ve hayata dair, tarihe dair ve ülkemize dair çok mahçup oluruz, tabiri caizse çok büyük bir ihanet etmiş oluruz” dedi.&nbsp;</p>

<p>“<strong>’SİLKELE’ DEDİĞİ ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK&nbsp;BAKANI'NIN BÜYÜK MUCİZEVİ AÇIKLAMASINI OKUDUM!”</strong></p>

<p>İstanbul ve Türkiye’nin bu anlamda bilinçlendirilmesi amacıyla etkinlikler yaptıklarının altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Ama el uzatıyoruz ama iş birliği yapıyoruz ama afet anında koşa koşa oralara gidiyoruz. Tam da işte bu yönüyle, hala bakıyorum işte ‘belediyeleri silkeleme’ kavramı ya da tırnak içinde tutumu; milletin vicdanında, milletin aklında, milletin ruhunda, milletin o adalet duygusuna inandığım bakış açısında mutlak cezalandırılacaktır. Bundan hiç kuşku duymuyorum. ‘İnsan hangi yetkiyle bunu söyleyebilir’ diye düşünüyorum. Ben, hiçbir yöneticilik ruhuma bunu sığdıramıyorum. Yani ben, İBB Başkanı olarak diyeceğim ki; ‘Farklı bir siyasi partiyse, şu ilçe belediyesini gidin silkeleyin.</p>

<p>Ya da gidin şu ilçe belediye başkanına şunu yapın!’ Bu denir mi? Bu denmez. Yani milletin malının korunduğu, milletin malıyla, millete ait olan kurumların yönetimiyle ilgili kişisel, bireysel bir hareketle, bir cezalandırma yöntemiyle insan konuşur mu? ’Silkele’ dediği bakanın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın bugün büyük mucizevi açıklamasını okudum mesela gelirken. SGK borçlarını kaynağından kesecekmiş belediyelerin! Aferin! Madalya aldı şimdi! Bir bakan daha madalya aldı! Ne büyük iş başardı değil mi? Kendisini ispat etti! Kime? Millete değil, bir kişiye. O kendini bir kişiye ispat ededursun, biz arkadaşlarımızla kendimizi milletimize ispat etmeye, milletimize layık olmaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>“PERVASIZ HER DAVRANIŞINIZI MİLLETE AFİŞE EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>İmamoğlu, “Ne yapmalı” sorusunun altını ise özetle şu sözlerle doldurdu:&nbsp;</p>

<p>“Sevgili kardeşimle, Emrah Başkanımızla diyalog yapalım. Yani ben, Emrah Başkanıma, ‘Bunu böyle yap’ dediğimde, tam tersini yapmalı Emrah Başkanım. Erdemli yönetici o. Nedir o tersi? Adaletli davranmalı. ‘Hayır, öyle yapamam, yapmam. Bu makam, bu mevki ne sana ait ne bana ait’ diyebilmeli. Güçlü yönetici, karakterli yönetici odur. Aksini yapan, milletine layık yönetici değildir.</p>

<p>Olamaz. Bu kadar net. Kaynağından kesecekmiş! Kimin kaynağı? Milletin kaynağı. Kimin parasını keseceksin? Belediyelerin. Hangi belediyelerin? Özellikle CHP'li belediyelerin! Çünkü diğerlerine nasıl para aktardıklarını anımsatalım. Unutmayın bunları sevgili dostlarım, kıymetli hemşehrilerim… Seçimden önce, seçerek, kendi AK Partili belediyelerine para yollayarak, 1 milyar liranın üzerinde, seçim kampanyaları için Cumhurbaşkanlığının örtülü ödeneğinden para yollayarak…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bağış yani, geri ödenmiyor bakın. O SGK borçları, o belediyelerde o zaman gene vardı. Tek dertleri ne? Çalışın, Ekrem İmamoğlu'na karşı seçimi kazanın! Cumhurbaşkanlığı örtülü ödeneğinden… Kendi MHP'li yol arkadaşı belediyeyi bile dışarıda bıraktı. Bu kadar partizan. Bu kadar akıl dışı. İşte onun için onlar, kullandıkları ve yönettikleri kaynağın, kendi kişisel kaynağı olduğunu düşünüyor. SGK borcuyla ilgili de onun için kalkıyor basiretsiz bir bakan, böyle bir açıklama yapıyor. Kaynağından kesecek! Büyük iş! Pervasız her davranışınızı millete afişe edeceğiz.”</p>

<p><strong>“BÖYLE DAVRANIRSANIZ, TÜRKİYE'DE&nbsp;YÖNETECEK BELEDİYENİZ BİLE KALMAYACAK”</strong></p>

<p>“Sanırsınız ki ekonominin bütün sorunlarını, bizim SGK borçlarından keserek çözecekler. Millete verdikleri, acınacak durumda bıraktıkları, milletimizin daha da sefil olması için milletimize verdikleri asgari ücreti, sanırsınız ki SGK borçlarını tahsil ederek çözecekler. Halbuki SGK'nın bir yıllık cirosunun yüzde 2’si bile değil belediyelerin borçları. Ayıptır. Kaldı ki bunların her birisi Türkiye'de… Tekrar ifade edelim. Bu borç, bütün belediyelerin borçları. CHP'li belediyelerin de değil yani. İstatistiğe baktığınızda, bunun için de bütün partiler var. Ama hep söylüyorum böyle davranırsanız, sizin Türkiye'de yönetecek belediyeniz bile kalmayacak. Bu millet size yetki vermeyecek böyle davrandığınız sürece.</p>

<p>Ben AK Partili, erdemli, elbette ki ahlaklı, elbette ki vicdanı çalışan, adalet terazisini ruhunda taşıyan birçok belediye başkanımızın dahi, diliyle söyleyemese de içinden, bütün bu tutum ve davranışları kınadıklarını hissedebiliyorum. Yani, ‘Bize düşmanlık mı yapıyorsunuz, iyilik mi yapıyorsunuz’ diye belediye başkanlarının içinden kınadıklarını biliyorum. 3-4 tanesi bana saldırıyor Türkiye'nin muhtelif yerlerinden. Onlar, görevli memur. Onlara veriyorlar metinleri, ‘Ekrem'e böyle hakaret et!’ Zannediyorlar ki hakaretlerine cevap vereceğim. Muhatap bile almam, yok kabul ederim. Çünkü sözleri değil. O kadar da masumiyet çerçevesinde onları oturturum.</p>

<p>Sözleri değil. Üzülürüm onlara, acırım onlara. Bir gün de böyle acınacak halleriyle, sırtlarını okşayarak onlara iyi ruhumu geçirmek için uğraşırım. Ne yapayım? Başka ne yapabilirim? Olsun. Onlar bizi değil, aslında vatandaşlarımızı cezalandırmaya devam ediyorlar. Ama biz, her şeye rağmen, hizmet üretmeye devam edeceğiz. Engellere takılmayacağız. İşimizi yapacağız.”&nbsp;</p>

<p><strong>“ÖYLE ‘EY, MEY’ DEMEYLE GÜÇLÜ OLUNMAZ”</strong></p>

<p>“Bugün, Şişli Belediyemizle Afet Koordinasyon Merkezi’mizin temelini atacağız. Kentimizi depreme hazırlamanın önemini az önce de ifade ettim. Burada bulunacak Afet Koordinasyon Merkezi, İBB AKOM Başkanlığımızla, prensiplerini örtüşecek bir biçimde, dayanışmayı en güçlü seviyeye taşıyacak biçimde birlikte çalışacaklar. Ve temel amacımız; AKOM'la Şişli'de kurulacak bu örnek dayanışma modelini, bütün İstanbul'daki 39 ilçeye taşımak.</p>

<p>Temel amacımız ne? Türkiye'deki mekanizma böyle olduğuna göre; ilçelerle dayanışma içinde Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi ve oradan da AFAD'la dayanışma ve iş birliği içerisindeki bir modelle, afet anında İstanbul'un el birliğiyle, bütün kurumlarının 360 derece birbiriyle konuşan bir biçimde çalışabilmelerini sağlamaya katkı sunmak.</p>

<p>Modelin işletilmesi bu. Tekrar ediyorum. Neye hizmet ediyoruz? Kurumsallığa hizmet ediyoruz. Neye hizmet ediyoruz? Ekrem'in ya da Emrah'ın yönettiği belediyelere değil, ne olursa olsun İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Şişli Belediyesi'nin kurumsallığına, yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurumsallığına hizmet ediyoruz. Bu ne yapar? Bizi dimdik ayakta tutar.</p>

<p>Bizi güçlü devlet yapar. Öyle ‘ey, mey’ demeyle güçlü olunmaz. Güçlü devlet, böyle olunur. Biz, bunu ispat etmek için, yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Çünkü biliyoruz ki, zor bir bölgedeyiz. Zor bir dönemden geçiyoruz. Evet dua ediyoruz; Allah, memleketimizi ve milletimizin her bir ferdini korusun. Ama dua etmenin yanı sıra, biliyoruz ki, Yaradan, çok çalışanı ve hayırlı iş için çalışanı sever. Biz onun için bu kurumsallığa hizmet etmeyi, hayırlı bir iş yapmak, hayırlı bir işe hizmet etmek olarak yorumluyoruz. İbadet eder gibi, milletimize çalışıyoruz. Bu kadar net. O bakımdan, buradaki iş birliğinin AKOM'la yürütülmesi meselesini çok önemsiyoruz.”</p>

<p><strong>“KREŞLER DE TÜRKİYE'Yİ BU KÖTÜ KOŞULLARA TAŞIYANLARIN HEPSİNİ YENECEK”</strong></p>

<p>“Muhteşem bir iş Yuvamız İstanbul, Yuvamız Şişli kreşleri. İnanılmaz hikayeler… Anneleri dinlediniz. Çocuklar inanılmaz. Yani sıcacık zihinleri, beyinleri, fikirleri hür… İnanılmaz bir iş. ‘Kent Lokantası, Kanal İstanbul'u yenmişti’ dedim son seçimde. Buradan söylüyorum; bu kreşler de Türkiye'yi bu kötü koşullara taşıyanların hepsini yenecek. Kreşler yenecek onları. İşte bu mega projemize hizmet eden bütün insanlarımızı tebrik ediyorum.</p>

<p>İlçe belediyelerimizin paydaş olmasını önemsiyorum, tebrik ediyorum. Bu işe emek veren, hizmet eden çalışma arkadaşlarımı da tebrik ediyorum. Aynı zamanda, bu işe, özellikle bu kreş meselesine gönül veren, hizmet eden, etmek için uğraşan gönüllüler var, bağışçılar var. Onlar hiç eksilmesin. Bu dayanışma köprüsü, gizli bir vicdan köprüsü aynı zamanda. Aynen Askıda Fatura gibi. Bu ne yapıyor biliyor musunuz? Bizi birbirimize bağlıyor. Sıcaklaşıyoruz.</p>

<p><br />
Veren el, alan eli görmüyor. Dayanışma içinde oluyoruz. Kucaklaşıyoruz. Bakın bu kucaklaşmada ne etnik köken var, ne inanç var, ne mezhep var... Hiçbir şey yok. Birbirimize ısımızı veriyoruz. Kötü durumda olan, -Allah düşürmesin, herkes düşebilir- öyle bir durumda olan insanı ısıtan bir ruha kavuşuyor o toplumsal dayanışma. Onun için biz, dayanışmacı belediyeciliği ve halkçı belediyeciliği asla vazgeçmeyeceğimiz iki prensip ve şiar olarak görüyoruz. Çünkü iyi biliyoruz ki, bizi dimdik ayakta tutan bir toplum haline getiriyor.”</p>

<p><strong>2025 TEMENNİSİ: “BAŞTA BELEDİYE BAŞKANIMIZ&nbsp;PROFESÖR DOKTOR AHMET ÖZER OLMAK ÜZERE…”</strong></p>

<p>“Son seçimlerde Kanal İstanbul'u tuş eden Kent Lokantalarından birini daha İzzetpaşa'da açmaya ve orada halkımızla birlikte aşımızı paylaşmaya… Hem de ücretini ödeyerek. Ama bugünün zor koşullarda ödenebilecek bir ücretiyle ödeyerek, aşımızı paylaşmaya gideceğiz. Kent Lokantalarının ihtiyaç olduğu alanları tespit ederek, bu ihtiyacı karşılamayla ilgili Emrah Başkanımızın attığı bu adımları da hem gezici olanlarıyla hem sabit olanlarıyla, keyifle takip ediyorum. Bütün bu dayanışmalar, ilişkiler, bir kurumsallığım izlerini takip ederek yapılıyor.</p>

<p>Onu da görüyorum. Bu yönüyle, kesinlikle o ihtiyaç olunan alanda da Şişli Belediyemiz bu ihtiyacı da karşılamış oldu. 2 gün sonra adım atacağımız 2025 yılının hepimize, özellikle mutluluk, sağlık, huzur, barış getirmesini diliyorum, istiyorum. Evlerimize bereket getirmesini diliyorum, istiyorum. İnşallah bu kötü ekonomik koşullardan -iktidarın kim olduğunun önemi yok- Yaradan'a dua ediyorum kendi kalbimle, ruhumla; inşallah bu ekonomik zorluklardan, ekonomik sıkıntılardan ülkemizi kurtaracak adımları atarlar.</p>

<p>Dua ediyorum. Çünkü ülkemizin kötü ekonomiye sahip olması, kötü adalet uygulamalarına sahip olması, siyasetin adalete müdahale ettiği ortamların var olması hepimizi yıkıyor, hepimizi paramparça ediyor. Onun için diliyorum ve istiyorum ki; bir anda akılları başına gelir ve bu ülkede, bu adaletsiz uygulamaların mağdur ettiği insanların da özgür olduğu, başta Belediye Başkanımız Profesör Doktor Ahmet Özer olmak üzere, hukuksuzluğa tabi olan herkesin özgürlüğüne kavuştuğu, ülkemizde adaletin, ülkemizde yoksulluğun olmadığı, adaletin olduğu, zenginliğin olduğu bir 2025 diliyorum. Özellikle çocuklarımızın, o kreş yaşındaki mini minnacık çocuklarımızın gözlerinden öpüyorum.”</p>

<p><strong>KENT LOKANTASI AÇILIŞINDA KONUŞTU:&nbsp;“22 BİN LİRANIN ALTINDA GEÇİNMEK&nbsp;ZORUNDA OLAN HANE SAYISI MİLYONLARCA”</strong></p>

<p>İmamoğlu, Şişli Belediyesi’nin İzzetpaşa Mahallesi’nde açtığı Kent Lokantası açılışında da coşkulu kalabalığa özetle şu sözlerle hitap etti: &nbsp;</p>

<p>“Kent Lokantaları, artık sadece İstanbul'un ilçelerinde değil, Türkiye'nin birçok yerinde karşılık buldu. Kent Lokantası markasının oluşmasının yegane sebebi, insanımızın yoksullaşmasıdır. İnsanımızın adil bir paylaşım düzeninden uzak bir yaşama mecbur edilmesidir. İnsanımızın, toplumumuzun büyük bir kısmının asgari ücretli hale gelmesidir. Bakın; 9 milyonun üzerinde asgari ücretli insan var.</p>

<p>TÜİK verileriyle konuşuyorum. 3 milyonun üzerinde işsiz gözüküyor. Ki bize göre daha fazla. Aynı zamanda emeklisi var 16 milyon civarında. Üst üste koyduğunuzda, bugün ülkemizde, 22 bin liranın altında geçinmek zorunda olan hane sayısı milyonlarca. Neredeyse 50 milyonun üzerinde insanın dar gelirli, ama açlık sınırının altında dar gelirli bir sınıfa oturduğunu üzülerek yaşıyoruz.”</p>

<p><strong>“HER SENE BEYLİKDÜZÜ-İNCİRLİ ARASINDA BİR METRO&nbsp;&nbsp;HATTINI YAPACAK KADAR BÜTÇEDEN BAHSEDİYORUZ”</strong></p>

<p>“7-8 katına eğer biz sosyal yardım bütçesini çıkartıyorsak; bu keyfi olabilir mi? 10 milyarlarca liralık bir bütçeyi, bu alanda, insanımızın hayatını sürdürebilmesi için devreye sokuyoruz. Bakın; çok basit. İstanbul'da toplu ulaşımda, 2019 öncesi kurum, gideri 10 lira kabul edin, 7 lirasını toplumdan, biletler üzerinden tahsil ediyordu. Şu an biz, ancak 3 lirasını tahsil edebiliyoruz, 7 lirasını karşılıyoruz. Ve bu sene, sadece bizim toplu taşımayı desteğimiz, 10 milyarlarca lira. Yani artık 50 milyar, 60 milyar rakamlarına çıktı ki, bu neredeyse her sene bir Beylikdüzü-İncirli arasında bir metro hattını yapacak kadar bütçeden bahsediyoruz. Tümüyle bunlar, yoksullaşmanın milletimize ödettiği bedeldir.</p>

<p>Omuzlarımıza binen yüktür. Bu bağlamda Kent Lokantaları açılıyor. Açılmak zorundadır. Bizim insanımızın onurunu zedelemeden, dayanışmamızı gösterme modellerinden biridir Kent Lokantası. Buralar seçilirken, öylesine seçilmiyor. Emekli Var mı? Öğrencimiz var mı? Dar gelirli yaşam var mı? Ona bakılıyor ve ona göre seçiliyor. Şişli de öyle bir çözüm ve seçim yapmıştır. Ve buraya gelen emeklimiz, buraya gelen öğrencimiz, buraya gelen dar gelirli ya da işsiz vatandaşımız, 40 lira vererek, üç çeşit yemeğini sağlıklı bir biçimde yiyebiliyor ve işine gücüne gidebiliyor.”</p>

<p><strong>“BİZ NE İSTİYORUZ?”</strong></p>

<p>“Dolayısıyla bu dayanışma modeli, bu sorunlar devam ettiği sürece -ki inşallah bir an önce bitsin isteriz- sürdürülecek bir hizmet durumundadır. Biz ne istiyoruz? Milletimiz zenginleşsin. Milletimiz, zengin insanlar olsun. Böyle bir ihtiyacı olmasın. O zaman biz bu Kent Lokantalarını başka şekillere, üretim merkezlerine, sosyalleşme merkezlerine, dayanışma merkezlerine dönüştürelim. Ama bugün çok kritik bir ihtiyacı, sağlıklı gıdaya erişimi, beslenebilmeyle ilgili sorunları çözüme büyük bir katkı sunmaktadır.</p>

<p>O bakımdan bu dayanışmayı görmezden gelenler, kınayanlar, Türkiye'nin durumunun farkında olmayan, ne yazık ki milletten uzaklaşmış, milletle artık yan yana gelemeyen, sadece bir takım fanatik birkaç insanıyla kendini besleyen bir siyasi anlayışın düştüğü durumdur. Biz neredeyiz? Biz Kent Lokantası açılışındayız. Neredeyiz? Her gün ya da haftada en az üç-dört gün, milletin her gün gittiği pazarlardayız. O etiketlerle yüzleşen insanlarımızla dertleşen siyasileriz. Dolayısıyla görevimizi yaparken ders çıkartıyoruz. İhtiyaç nerede? Neyi çözmeliyiz?”</p>

<p>“<strong>BU ZİHNİYET, BU ÜLKENİN BAŞINDAN GİTMELİ. BAŞKA TÜRLÜ DÜZELMEYECEK”</strong></p>

<p>“İnşallah bu yoksulluktan kurtulalım. Bunu yegane yolu var. Çok net söylüyorum. Bu zihniyet, bu ülkenin başından gitmeli. Başka türlü düzelmeyecek. Çünkü mesele, tek başına ekonomi de değildir sevgili dostlar. Mesele ekonomidir. Ekonomiyi iyi yönetmektir. Akılla, bilimle, teknikle bundan uzaklaşmamalı ve buna hareketle mümkündür. Ama aynı zamanda adalet. Ekonomi, aynı zamanda adalettir. Ekonomi, aynı zamanda itibardır. Ekonomi, aynı zamanda kamu kültürüne saygılı bir şekilde yaklaşımdır.</p>

<p>Partizanlıktan uzak olmaktır. Bütün bunlardır ekonomi. Bunlar bütünüyle iyi olduğunda, ekonomi iyi olur O bakımdan, ne yazık ki biz, bunların zerre emaresini mevcut yönetimde görememekteyiz. Vatandaşımızla da bunu paylaşmaktan geri durmayız. Milletimizin zor anında yanında olmaya devam eden belediyelerimiz var. Milletimizin hiçbir ferdini geride bırakmadan hizmet yapma gayretinde olan bir belediyecilik anlayışının yöneticileriyiz. Allah bizi milletimize mahcup etmesin. Milletin sofrasına bereket diliyorum yeni yılda. Bereketi bol olsun.”<br />
&nbsp;</p>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)</strong></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-hukumet-ibbyi-calistiramaz-hale-getirmek-icin-cabaliyor-ama-nafile</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Dec 2024 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/12/sisli-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="86866"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan, Boğaziçili Gençlere Neler Söyledi ?]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-bogazicili-genclere-neler-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-bogazicili-genclere-neler-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘Dünden Yarına Boğaziçi Üniversitesi Buluşması’nda konuştu. İktidar kanadının Boğaziçi Üniversitesi ve İBB üzerindeki baskılarının benzerlikler gösterdiğini belirten İmamoğlu, “Boğaziçi Üniversitesi, her hukuksuzluğa karşı kendini savunmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>‘DÜNDEN YARINA BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ BULUŞMASI’NDA KONUŞTU&nbsp;İMAMOĞLU’NDAN BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ&nbsp;</strong></p>

<p>Bir yanıyla üzüntüyle, ama bir yanıyla da takdirle o direnişinizi, özellikle başta kıymetli akademisyenlerin direnişini takip ediyorum.</p>

<p>Bize de aynı şeyi yapıyorlar. İBB’yi de engellemeye çalışıyorlar. Biz de onlar engellemeye çalışırken, açıkçası onları kıskandıracak ve hatta dönem dönem çatlatacak kadar İstanbul'a hizmet etmeye devam ediyoruz.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner -Şişli&nbsp; - İstanbul&nbsp;</strong></p>

<p>İBB üzerinden, İstanbul seçmenini cezalandırma çabasında olan bu anlayış, Boğaziçi Üniversitesi üzerinden de bence tüm gençleri ve tüm gençlerimizin umutlarını, hayallerini ve hatta halkımızı cezalandırmak istiyor. Kendi çıkarlarını, ülkenin çıkarlarının çok daha üzerinde gören bu vahşi, partizanca davranış, hiçbir zaman başarıya ulaşamayacaktır” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>AKADEMİSYENLERİNE ‘DİRENİŞ’ DESTEĞİ&nbsp;KENDİ ÇIKARLARINI ÜLKENİN ÇIKARLARININ ÜZERİNDE GÖREN BU VAHŞİ,&nbsp;PARTİZANCA DAVRANIŞ HİÇBİR ZAMAN BAŞARIYA ULAŞAMAYACAKTIR</strong></p>

<p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Dünden Yarına Boğaziçi Üniversitesi Buluşması”na katıldı. Harbiye’deki Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen buluşmada İmamoğlu’na; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş eşlik etti.</p>

<p><strong>ONLAR ENGELLEMEYE ÇALIŞIRKEN, ONLARI KISKANDIRACAK VE HATTA DÖNEM&nbsp;DÖNEM ÇATLATACAK KADAR İSTANBUL'A HİZMET ETMEYE DEVAM EDİYORUZ</strong></p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi’nin, çok uzun yıllardan bu yana Türkiye’nin ve dünyanın en önemli ve başarılı eğitim kurumlarından biri olduğunun altını çizen İmamoğlu “Elbette Boğaziçi Üniversitesi’nin tarihini 53 yılla sınırlayamayız. Ta 1863’e kadar giden bir geçmişi var. YÖK'ün ‘araştırma üniversitesi’ olarak deklere ettiği ilk üniversitelerden birisi.</p>

<p>Ülkemizin toplumsal ve ekonomik hayatına çok büyük katkılar sunmuş, akademik özgürlük, kurumsal özerklik ve katılımcı yönetim gibi değerleri inşa etmiş, gerçekten eğitim adına, yüksek öğrenim adına Türkiye'miz için önemli bir değerimiz. Böyle köklü ve gelenekli eğitim kurumlarına sahip olmak; kentlerin, toplumların geleceği açısından çok büyük bir önem taşıyor. Bu büyük değerlerimizi korumak ve geliştirmek, açıkçası hepimizin görevi” dedi.&nbsp;</p>

<p>“<strong>MUHTEŞEM BİR ÜNİVERSİTE CEZALANDIRMAK İSTENİYOR”</strong></p>

<p>“Bugün burada bulunmamızın sebebi, ne yazık ki son dönemde Boğaziçi Üniversitesi'nde yaşanan birçok olumsuzluk ve bu olumsuzluklarla, bu muhteşem eğitim abidesinin gündeme gelmesi” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Ülkemizin, kentimizin çok büyük bir değeri, akademik alanda dünya standartlarında olan bir üniversitemiz… Yani şaşılacak bir durum. Üzüntünün tarifi yok. İnsanın konuşmaktan bile utandığı bazı şeyler vardır ya; o da bunlardan birisi. Ne yazık ki üniversite cezalandırılıyor.</p>

<p>Koca bir üniversite, muhteşem bir üniversite cezalandırmak isteniyor. Boğaziçi'ni Boğaziçi yapan, çok büyük emekler veren akademisyenlerimizin -düşünsenize- içeriye alınmadığı, liyakat açısından yaşananları da üzüntüyle gözlemliyoruz. Çok sevdiği okulundan ayrılmak durumunda bırakılan akademisyenlerimiz, dünyanın en önemli kurumları tarafından, tabiri caizse ‘kapılırken’, ne yazık ki liyakat zincirinin bozulduğu ve beklentileri karşılama süreçlerinin tamamlanamadığı, bir kısım kişiler tarafından kadroların doldurulmuş olması, Boğaziçi Üniversitesi'nin bütün sürecini sekteye uğratıyor ve insanları üzüyor.</p>

<p>Bu akademisyenlerimizin ülkemizde değil de o değerli yetişmiş insanlarımızın başka ülkelerde akademik çalışmalarını yürütüyor olması, Türkiye'miz için çok büyük bir kayıptır. İstanbul Matematiksel Bilimler Merkezi’nin, Mithat Alam Film Merkezi’nin mekansız bırakılarak çalışmalarının önlenmesi, sadece Boğaziçi Üniversitesi için değil, tüm şehir, hatta ülkemiz için kayıptır.”</p>

<p><strong>“BOĞAZİÇİ’NE YAPILANLARLA İBB’YE&nbsp;YAPILANLARI BİRBİRİNE BENZETİYORUM”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ben aslında, Boğaziçi Üniversitesi'nde yaşananları bir açıdan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde biz göreve geldikten sonra bize yapılmak istenenlerle biraz benzetiyorum. Burada çok şaşırmayan bir insan konumundayım. Yaşananlara benzer şeyleri yaşayan kişi olarak, birey olarak, bu anlamda ne denli deneyimli olduğumu az çok sizler de biliyorsunuz.</p>

<p>Ama bunların hepsini konuşmak, gerçekten çok üzücü. Yani bu ülkeye çok büyük faydaları olan kurumları, siyasal hırsları nedeniyle çalışamaz hale getiriyorlar. Ben, bu ve benzeri uygulamaların başka üniversitelerimize de yapıldığını çok iyi biliyorum. Bunları sizlerle de konuşuyoruz. Başka üniversitelerde de bu ve benzeri hamlelerin, hareketlerin yapıldığını gözlemliyoruz ve ben, oralarda da kapının arkasından bir mücadeleyi, bir direnişi sizlerle birlikte yapma gayreti içerisinde oluyorum.”</p>

<p><strong>“GENÇLERİMİZİN UMUTLARINI, HAYALLERİNİ VE&nbsp;HATTA HALKIMIZI CEZALANDIRMAK İSTİYORLAR”</strong></p>

<p>“Açıkçası İBB üzerinden, İstanbul seçmenini cezalandırma çabasında olan bu anlayış, Boğaziçi Üniversitesi üzerinden de bence tüm gençleri ve tüm gençlerimizin umutlarını, hayallerini ve hatta halkımızı cezalandırmak istiyorlar. Kendi çıkarlarını, ülkenin çıkarlarının çok daha üzerinde gören bu vahşi, partizanca davranış, hiçbir zaman -açık ve net söyleyeyim- başarıya ulaşamayacaktır.</p>

<p>‘Başarıya ulaşamayacaktır’ derken, kararlı bir güvenle bunu söylüyorum. Yani burada kime güveniyorsunuz? Vallahi kendime güveniyorum. Zaten her birey kendine güven duyduğu takdirde, hiç kimse öylesi bir bütüncül gücü karşısında duramaz, diye düşünüyorum. Boğaziçi Üniversitesi, her hukuksuzluğa karşı kendini savunmaya devam ediyor. Ve inanın bir yanıyla üzüntüyle, ama bir yanıyla da takdirle o direnişinizi, özellikle başta kıymetli akademisyenlerin direnişini takip ediyorum.</p>

<p>Devam ediyor kararlı bir biçimde. Bize de aynı şeyi yapıyorlar. İBB’yi de engellemeye çalışıyorlar. Biz de onlar engellemeye çalışırken, açıkçası onları kıskandıracak ve hatta dönem dönem çatlatacak kadar İstanbul'a hizmet etmeye devam ediyoruz. Çok şaşırtıcı işler. Çok üzüntü verici. Çok karmaşık duygular içerisindeyim. Hani tarifleyemiyorum. İnsanın edebi, ahlakı, tariflemeyi ve konuşmayı bile beceremiyorsunuz...”</p>

<p><strong>BEYOĞLU BELEDİYESİ TEPKİSİ: “BU KADAR&nbsp;TOPLUMUN GÖZÜNE SOKA SOKA BUNU YAPMALARI…”</strong></p>

<p>“Geçenlerde bahsettim. Hani bu kadar toplumun gözüne soka soka bunu yapmaları… Yani işte Beyoğlu Belediyesi, hemen yanı başımız. Orada tarihi bir binayı restore ediyorlar, eski kışlayı. Ve bu kışlanın kapısına, ocak ayının ortasında, bir tarafa kaymakamlık bir tarafa Beyoğlu Belediyesi yazıyorlar. 2,5 ay sonra seçim oluyor. Parti değişiyor ve seçimi CHP’li bir belediye başkanı kazanıyor. Kazanır kazanmaz, 1-2 ay sonra yazışmalara başlıyorlar. ‘Burayı terk et!’ Niçin? ‘Terk et!’ Belediye niçin terk etsin? ‘Terk et!’ ‘Efendim yok şöyle, yok böyle; yok protokol yok…’ Protokolü gösteriyor Belediye Başkanı.</p>

<p>Kaymakamın imzasıyla, ‘Şu alanlar Beyoğlu Belediyesi, şu alanlar kaymakamlık’ diye. Ve zoraki, yani polisin oraya gelmesiyle beraber, orayı Beyoğlu Belediyesi boşaltıyor. Yine birden; 1-2 sene önce, Terra Santa diye bir manastırın, daha öncesinde Vakıflar’ın Beyoğlu Belediyesi'ne verdiği ve kullanım biçimini de ‘tahsis’ şeklinde tarif ettiği bir biçimde buranın kullanılmasını isteyerek bir mukavele yapıyor Beyoğlu Belediyesi’ne.</p>

<p>Beyoğlu Belediyesi, kullanıma aykırı bir-iki mekan da yaptı o dönemin yönetimi. Hiç dokunmuyor. Bu gelen yönetim, yani yeni arkadaşımız İnan Bey, orada bu yanlışları da düzelterek devam etmek istiyor. Ve onu yapıyor. Ama direkt yazı yazıyor Vakıflar. Diyor ki, ‘Burayı terk et!’”</p>

<p><strong>“AKADEMİSYENLERİN DİRENİŞİNİ ÖVERKEN, İDDİA&nbsp;EDİYORUM; BEN DE EN AZ SİZİN KADAR ÖYLEYİM”</strong></p>

<p>“Bu, şöyle bir anlayış: Yani meselenin sadece partizanlıkla ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Acı bir şey ama bu, bir yetkinin, bir demokrasinin, sandığın kesinlikle, belki de geçmişte dile getirdikleri gibi, bu arkadaşlar ve bu anlayış için bir araç olduğu kesin. Yani bir seçimin sonrasında elde edilen hakların, bir mülk edinme hakkı gibi, her şeyin kendilerine ait olduğunu düşünen bir zihniyetin, bugün yaptığı uygulamaların ama bir ilçe belediyesinin ama bir büyükşehir belediyesine ama bir üniversiteye yansıma biçimidir bu.</p>

<p>Bununla kararlılıkla mücadele ettiğimizi ve edeceğimizi, yani bu konuda tutarlı ve kararlı ve kesinlikle inançlı ama aynı zamanda sabırlı, aynı zamanda yılmayan bir anlayışa sahip olan sizin, özellikle akademisyenlerin direnişini överken, iddia ediyorum; ben de en az sizin kadar öyleyim. Bunu övünmek için söylemiyorum. Eminim; içinizden ve başka yerlerden 100 binlerce insan da bana için de aynı şeyi söylüyordur, ‘Ben de en az senin kadar öyleyim’ diye.”</p>

<p><strong>“BU MÜCADELEYİ, BU KÖTÜLÜKLERİ YAPANLARIN&nbsp;DAHİ ÇOCUKLARI VE TORUNLARI İÇİN YAPACAĞIZ “</strong></p>

<p>“Dolayısıyla bu kötülüklere, hukuksuzluklara karşı birlikte mücadele edeceğiz. Hatta ben ilave ediyorum; bu mücadeleyi, bu kötülükleri yapan insanların dahi çocukları ve torunları için yapıyor olacağız. Çünkü, her şeye rağmen kesinlikle bu halkın ve bu gençlik kurumlarına, demokrasiye sahip çıktığına ve çıkacağına inanıyorum. Ve buradan seslenmek istiyorum: Boğaziçi Üniversitesi'yle uğraşmayı bırakın. Bu değerli üniversitemizi özerk idari yapısına kavuşturun ve bu üniversite bize, yine gerçekten çığır açan yaklaşımlarını, icatlarını, yönetim anlayışlarını ve güçlü karakterlerini, yaratıcılıklarını yansıtmaya devam etsin buradan yetişen gençler ve insanlarımız. Biz, bu haklı mücadelesinde, kesinlikle Boğaziçi Üniversitemizin yanındayız. Üzerimize düşen ne varsa, yapmaya hazırız.”</p>

<p><strong>Kaynak:İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;&nbsp;</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-bogazicili-genclere-neler-soyledi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Sep 2024 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/09/baskan-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="59546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu İSMEK'İn Töreninde " İyi İşler Yapan Bir Millet Olmaya Başarırsak Narin Ölmez]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-ismekin-toreninde-iyi-isler-yapan-bir-millet-olmaya-basarirsak-narin-olmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-ismekin-toreninde-iyi-isler-yapan-bir-millet-olmaya-basarirsak-narin-olmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘Enstitü İstanbul İSMEK Eğitmenler Buluşması”nda konuştu. Ölümüyle tüm Türkiye’yi yasa boğan 8 yaşındaki Narin Güran’ı anan İmamoğlu, “Farklı coğrafyalardan gelmiş, burayı yurt edinmiş muazzam bir milletiz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İMAMOĞLU: BU ÜLKEDE NARİN NİYE ÖLDÜ?</strong></h2>

<p>Aynı zamanda ilk emri ‘oku’ diye gelen bir inanca sahibiz büyük çoğunlukla. Aynı zamanda bilim nerede olursa olsun, ilimin nerede olursa olsun ona gidilmesi, ona koşulması, ‘Bir harf öğretenin kölesi olurum’ diyen anlayışa sahip bir inancın bireyleriyiz. Bütün bunları bilirken, bütün bunları okurken, bu ülkede Narin niye öldü?” sorusunu yöneltti.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner -Şişli - İstanbul&nbsp;</strong></h2>

<h2><strong>‘ENSTİTÜ İSTANBUL İSMEK EĞİTMENLER BULUŞMASI”NDA KONUŞTU</strong></h2>

<p>“Benim kalbim buruk, vicdanım köşeye sıkışmış durumda, hücrelerim birbiriyle çarpışıyor ve inanın vicdanen çok şey sorguluyorum” diyen İmamoğlu, “Bu milletin ayağa kalkması, cahillikten ve cehaletten uzak duracak bütün tedbirleri alması, bu memleketin kötü düşünceye sahip, yobazlıkla insanları birbirine düşüren, ayrıştıran, kutuplaştıran ne varsa onlardan uzak olduğu; iyi cümlelerin, iyi kelimelerin dünyanın en güzel işlerini yapan, her alanda; üretimde, tarımda, emekte, sanayide, eğitimde, bilimde, sporda, kültürde, her alanda iyi işleri yapan bir millet olmayı başarabilmemiz lazım. İşte o zaman, Narin, bu ülkede ölmez” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, yeni dönem eğitim-öğretim sezonuna 16 Eylül’de başlayacak Enstitü İstanbul İSMEK tarafından düzenlenen “Eğitmenler Buluşması”na katıldı. Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen ve yaklaşık 1300 Enstitü İstanbul İSMEK eğitmeninin katıldığı etkinlikte, İmamoğlu’na, kız kardeşi Neslihan Yakupçebioğlu da eşlik etti. C</p>

<p>anlı müzik ve folklor gösterileriyle renklendirilen etkinlikte, sırasıyla; İBB Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Neyza Akçabay ve İmamoğlu birer konuşma yaptı. Programın adının “Eğitmenler Buluşması” olmasına şerh koyan İmamoğlu, “Bugün burada, 1300’e yakın eğitimcimiz var.</p>

<p>Bu ‘eğitmen’, tek yanlı bir şey oluyor. Sanki böyle erkek tarafına gidiyor tanımı. Ben, ‘eğitimci’ tanımını daha çok seviyorum. Bu bağlamda ağırlıklı bir kadın eğitimci katılımını görünce de bu hassasiyetimi ifade edeyim. Tabii ben dil bilimci değilim, sadece kendimce böyle bir altyapım var. Belki eksik bir şey söylemiş olabilirim. Bu konuda uzman bir arkadaşım daha sonra beni uyarsın. Ama ‘eğitimci’ kelimesiyle hem kadını hem erkeği bir arada kapsadığını düşünüyorum” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>“BURADA KOCAMAN BİR AİLE VAR”</strong></p>

<p>“Burada kocaman bir aile var” diyen İmamoğlu, “Kendi içerisinde farklı birikimleriyle hem kurumumuzu hem İstanbulluları zenginleştiren, onlara ciddi bir alanda katkı sunan siz kıymetli insanlarımızı, yol arkadaşlarımızı görüyorum. 1300’e yakın eğitimci bünyesinde bulunduran kaç kurum vardır, bilemiyorum. Bu kadar değerli bir heyete sahip olmanın, tabii ki kıymetini bileceğiz.</p>

<p>Tabii ki sizler, sorumluluklarınızı en üst seviyeye taşıyacak ve günün sonunda kutsal bir hizmet olduğunu bildiğiniz, bir insana bir şey öğretmek, bir insana meslek sahibi olduğunu hissettirmek, insanı zenginleştirmenin bence en büyük yolu. Bu bağlamda en üst seviyede hizmetinizi esirgemeden, fedakarlıklarınızı da yaparak, içinizde ne varsa onu karşı tarafa aktararak bir dönem geçirmenizi diliyorum. Enstitü İstanbul İSMEK’in bu geldiği nokta bizi elbette mutlu ediyor, ama bunun bir sonuç olmadığını, gelişime açık olduğumuzu, değişen ihtiyaçlara ve taleplere mutlaka açık olmamız gerektiğini de belirteyim” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p><strong>“4 DALDA, 23 ALANDA, 1400’E YAKIN PROGRAMIMIZ OLMASI MUHTEŞEM BİR ŞEY”</strong></p>

<p>Yeni dönemde, toplam 38 ilçede, 152 noktada İstanbullulara ücretsiz eğitim hizmeti verecekleri bilgisini paylaşan İmamoğlu, “Bütün ilçelerde var olabilmenin hedefi, hemen hemen olgunlaştı. Umut ederim her ilçemizde de bu artışı aynı zamanda dengeli bir biçimde, bir bölgeye yoğunlaşan değil, İstanbul’un her 3 bölgesinde de dengeli bir biçimde oluşmasını istiyorum. Mesleki ve teknik, kişisel gelişim, güzel sanatlar ile el sanatları ve zanaat olmak üzere, 4 dalda, 23 alanda, 1400’e yakın programımız olması muhteşem bir şey. Tüm bu programlarda, alanında uzman eğitimci kadromuzla, yani sizlerle birlikte yeni eğitim dönemine hazır olduğumuzu da görüyorum.</p>

<p>Göreve geldikten sonra, Enstitü İstanbul İSMEK adıyla yeni bir yapıya kavuştuk. Eğitim programımızı çağın ihtiyaçlarına daha uygun, daha zengin, daha güçlü bir seviyeye taşımak, İstanbulluların özellikle istihdama katılımını daha güçlü destekleyecek bir biçimde geliştirdik ve bu konuda daha üst seviyeye çıkmak istiyoruz. Kurumumuzu geliştirmeye ve güçlendirmeye devam edeceğiz.</p>

<p>Yeni dönemde, Beylikdüzü'nde Zübeyde Ana Yaşam Merkezi ve Beykoz Anadolukavağı Eğitim Merkezlerinin yanı sıra, iki uzmanlık okulunu daha, İstanbullularla buluşturmanın keyfini yaşıyorum. Avcılar Dil Okulu, Bakırköy Sanat ve Tasarım Okulu ile Enstitü İstanbul İSMEK'in uzmanlık okulu sayısı da 18’e yükseliyor” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>“İYİ BİR BELEDİYE BAŞKANI OLMANIN BİRİNCİ ŞARTI…”</strong></p>

<p>“Memleketimizin her adımın daha ileri seviyeye, daha güçlü bir bilgi seviyesine, daha güçlü bir eğitim seviyesine ulaşması, toplumumuzun daha güçlü, daha dayanıklı bir hale gelmesini sağlıyor” diyen İmamoğlu, özetle şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Bu konuda bilime, sanata, kültüre, yaşamı zenginleştiren hususlara dönük uzun bir yolculuk var memleketimizin geçmişinde. Ama özellikle Cumhuriyetin kuruluş döneminde atılan adımların, her zaman çok önemli bir başlangıca dönüştüğünü görüyorum. Zor şartlarda kuruldu ülkemiz. Zorlu şartlarda ilerleyip kalkınmasında en önemli ihtiyaç duyduğu şeyin eğitim olduğunu biliyoruz.</p>

<p>Yani eğitim ve öğretim olmadan, bu kalkınmanın, ileriye yürümenin mümkün olmadığını biliyoruz. O nedenle Cumhuriyeti tanımlayan en temel taş nedir derseniz, inanın ben onun tanımını eğitim olarak söylüyorum. Eğitimin olmadığı yerde ne kadar eksik kaldığımızı, eğitimin olmadığı noktada ne kadar geri düştüğümüzü, ne yazık ki üzülerek görüyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitimin yaşı da yoktur, hayat boyu devam eder. İyi bir belediye başkanı olmanın birinci şartı, -ben kendi adıma ifade ediyorum- dünyanın en çalışkan ve en iyi öğrencisi olma gayreti olan iyi bir belediye başkanı olabilir. Çünkü herkesten öğrenen bir insan, sokaktaki bir çocuktan en yaş almış, deneyimli birisine kadar, bir işçiden, ameleden profesörüne kadar, herkesten öğrenebilen bir insan çok iyi bir belediye başkanı olur diye tarifliyorum. O bakımdan iyi bir eğitimin ne kadar önemli olduğunu ve öğrenimin hayat boyu nasıl devam ettiğini, ben, çok yakinen yaşıyorum.”</p>

<p><strong>“TOPLUMUN DÜŞMANI CEHALET, CEHALETİN DÜŞMANI ÖĞRETMENLERDİR”</strong></p>

<p>Eğitimin, iyi vatandaş ve iyi insan olmanın da temel taşlarından biri olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Hepiniz biliyorsunuz ki; ‘Toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanı öğretmenlerdir’ diyor Atatürk. Dolayısıyla her biriniz, aslında cehaletle mücadele eden, savaşan birer kahramansınız. Bu manada hepinizin görevini önemsiyor ve size elbette güveniyoruz. ‘Medeniyetin geri olduğu cehalet devirlerinde, fikir ve vicdan hürriyeti tahakküm ve baskı altındaydı. İnsanlık, bundan çok zarar görmüştür’ diyor yine Atatürk. Aslında o kadar şanslı bir ortamdayız ki; bilimin, kültürün, eğitimin, birçok icadı olduğu ve insanlıkla buluştuğu topraklarda yaşıyoruz. Mezopotamya'dan Trakya'ya, Ege'den Karadeniz'e, İç Anadolu'dan hangi medeniyetleri sayalım ki? Yani sıralasak, kitaplar yetmez buna.</p>

<p>Böylesi önemli bir coğrafyadayız. Farklı coğrafyalardan gelmiş, ama burayı yurt edinmiş muazzam bir milletiz. Milletçe burada yaşamak, bizim için büyük bir onur. Aynı zamanda ilk emri ‘oku’ diye gelen bir inanca sahibiz büyük çoğunlukla. Aynı zamanda bilim nerede olursa olsun, ilimin nerede olursa olsun ona gidilmesi, ona koşulması, ‘Bir harf öğretenin kölesi olurum’ diyen anlayışa sahip bir inancın bireyleriyiz.”</p>

<p><strong>“İŞTE O ZAMAN NARİN BU ÜLKEDE ÖLMEZ”</strong></p>

<p>“Bütün bunları bilirken, bütün bunları okurken, bu ülkede Narin niye öldü? Benim kalbim buruk. Vicdanım köşeye sıkışmış durumda. Hücrelerim birbiriyle çarpışıyor. Ve inanın vicdanen çok şey sorguluyorum. Bu milletin ayağa kalkması, cahillikten ve cehaletten uzak duracak bütün tedbirleri alması, bu memleketin kötü düşünceye sahip, yobazlıkla insanları birbirine düşüren, ayrıştıran, kutuplaştıran ne varsa onlardan uzak olduğu; iyi cümlelerin, iyi kelimelerin dünyanın en güzel işlerini yapan… Her alanda; üretimde, tarımda, emekte, sanayide, eğitimde, bilimde, sporda, kültürde, her alanda iyi işleri yapan bir millet olmayı başarabilmemiz lazım. İşte o zaman, Narin, bu ülkede ölmez.</p>

<p>Başka türlü süreci o bir bebe, mini minnacık çocuğun ölümünün altında 86 milyon kalır ve eziliriz. Ezildik biz. Ezildik. Bu konunun altından milletçe ayağa kalkabilmenin yolunu bulmalıyız. Bir çocuğu kaybettikten sonra aranan adalet, benim için adalet değildir. Benim için adalet; bebeğini, çocuğunu, bu ülkede doğduğu andan itibaren, hatta doğmadan, annenin karnından başlayarak korumaktır.</p>

<p>O zaman boş konuşmak yerine, ‘iş başardık’ diyebiliriz. Umarım hep beraber bunu başarırız. Bu başarının aşılacağı yolları hep beraber açarız. Bu memleketin bütün bebelerini, bütün evlatlarını Allah korusun. Ve hepimizin bu konuda sorumlu olduğumuzu unutmayınız. Ve gerçekten eğitim, eğitimci, öğrenim, topluma bir şey öğretmek, onları medeni bir seviyeye taşımak, sizlerin mesleğinin çok kutsal bir içeriği. Bunu lütfen bütün ruhunuzda, tüm bedeninizle taşıyın ve yaşayın. Allah yolunuzu açık etsin. Emekleriniz için minnettarız.”</p>

<h2><strong>Kaynak : İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;</strong></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-ismekin-toreninde-iyi-isler-yapan-bir-millet-olmaya-basarirsak-narin-olmez</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Sep 2024 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/09/ismek-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="69721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Feriköy’de Güvenilir ve Hızlı Hizmetin Adresi]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ferikoyde-guvenilir-ve-hizli-hizmetin-adresi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ferikoyde-guvenilir-ve-hizli-hizmetin-adresi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'un kalbinde yer alan Feriköy, hem tarihi dokusu hem de modern yaşam tarzıyla dikkat çeken bir semttir. Bu yoğun ve dinamik semtte, güvenilir ve hızlı çilingir hizmetine duyulan ihtiyaç da kaçınılmazdır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p align="center">Feriköy Çilingir Firması, yılların verdiği deneyimle Feriköy ve çevresine profesyonel çilingir hizmeti sunarak bu ihtiyaca cevap vermektedir.</p>

<p><a href="https://ferikoycilingir.net/" rel="nofollow"><strong>Feriköy Çilingir</strong></a>, alanında uzman ve deneyimli bir kadroya sahiptir. Eğitimli personeli, her türlü kilit açma, değiştirme ve onarma işlemlerinde profesyonelce hizmet verir. Gelişmiş ekipman ve teknik bilgi birikimi sayesinde, kapı kilitlerinden kasa kilitlerine, oto kilitlerinden elektronik kilit sistemlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunmaktadır. Müşteri memnuniyetini ön planda tutan firma, her türlü acil durum çağrısına anında yanıt vererek, güvenlik ve huzurunuza katkıda bulunur.</p>

<p>Feriköy Çilingir, acil durumlarda hızın ne kadar önemli olduğunu bilir. Bu nedenle, 7/24 hizmet anlayışıyla müşterilerinin yardımına koşar. Günün her saati, haftanın her günü, hızlı ve güvenilir hizmet sunarak, kapıda kalma gibi olumsuz durumları en kısa sürede çözer. Feriköy Çilingir’in hızlı hizmeti, zaman kaybetmeden yaşamınıza devam etmenizi sağlar.</p>

<p>Kaliteli hizmeti uygun fiyatlarla sunmayı ilke edinen Feriköy Çilingir, bütçenizi zorlamadan güvenliğinizi sağlamanızı hedefler. Piyasa koşullarına göre rekabetçi fiyatlandırma politikası izleyen firma, sunduğu hizmetin kalitesinden ödün vermeden, müşterilerine ekonomik çözümler sunar. Feriköy Çilingir ile hem cebinizi hem de güvenliğinizi koruyabilirsiniz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://ferikoycilingir.net/" rel="nofollow"><strong>Feriköy anahtarcı</strong></a>, müşteri memnuniyetini işinin merkezine koyar. Hizmet sonrası sağladığı destek ve danışmanlık ile müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmayı amaçlar. Yapılan her işin arkasında duran firma, olası sorunlarda hızlı ve etkili çözümler sunar. Feriköy Çilingir’in müşteri odaklı yaklaşımı, uzun süreli müşteri ilişkileri kurmasını sağlar.</p>

<p>Feriköy Çilingir’e ulaşmak son derece kolaydır. Telefon, e-posta veya firma web sitesi üzerinden hızlıca iletişim kurabilir ve hizmet talebinde bulunabilirsiniz. Merkezi konumu sayesinde, Feriköy ve çevresine kısa sürede ulaşarak, acil durumlarınıza anında müdahale eder.</p>

<p>Feriköy Çilingir Firması, deneyimli kadrosu, hızlı ve güvenilir hizmet anlayışı, uygun fiyat politikası ve müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımı ile Feriköy ve çevresinin en çok tercih edilen çilingir firmalarından biridir. Siz de kapıda kaldığınızda, kilit sorunları yaşadığınızda veya güvenlik sistemlerinizi yenilemek istediğinizde, Feriköy Çilingir’in profesyonel hizmetlerinden yararlanarak, güvenli ve huzurlu bir yaşam sürdürebilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ferikoyde-guvenilir-ve-hizli-hizmetin-adresi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Jun 2024 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/06/cilingir-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="43873"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şişli En İyi Veteriner Kliniği]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/sisli-en-iyi-veteriner-klinigi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/sisli-en-iyi-veteriner-klinigi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir hayvanı sahiplenmek ve onun bakımını üstlenmek hayatın bireylere sunmuş olduğu en büyük mucizelerdendir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Bir hayvanı sahiplenmek ve onun bakımını üstlenmek hayatın bireylere sunmuş olduğu en büyük mucizelerdendir. <a href="https://www.gulbagveteriner.com/" rel="nofollow"><strong>Gülbağ Veteriner Kliniği</strong></a>, profesyonel veteriner hekimleri ve çalışma arkadaşları ile sahipli veya sahipsiz tüm dostlarının sağlık sorunları ile ilgileniyor ve onların yaşam kalitesini yükseltecek olan deneyimlerini sizlere aktarıyor.</p>

<p>Gülbağ Veteriner Kliniği olarak deneyimli ve sevgi dolu bir ekip ile çalışıyor. Geniş hizmet yelpazesi ile acil durumlar, düzenli kontroller, aşılar, ameliyatlar, diş sağlığı ve beslenme gibi alanlarda modern bir tesisten hizmet almanızı sağlıyor.</p>

<p>Sunmuş olduğu kapsamlı veteriner hizmetleri ile can dostlarınızın uzun yıllar yaşamınıza dahil olmasını sağlıyor. Her hayvanın farklı ihtiyaçları ve kendine has özellikleri olduğunun bilincinde olan çalışma ekibi kişiselleştirilmiş tedavi ve bakım hizmetleri ile onlara eşsiz olmanın ayrıcalıklarını sunuyor.</p>

<p><a href="https://www.gulbagveteriner.com/" rel="nofollow"><strong>Şişli’de kapsamlı veteriner hizmetleri</strong></a> sunan merkeze gelerek dostlarınızın danışmanlığını ekibe emanet edebilirsiniz. Merkezi ve çalışma ekibini tanımak için ziyaret edebilirsiniz.</p>

<h2><strong>Hijyenik ve Kaliteli Bakım Merkezi </strong></h2>

<p>Dünya üzerindeki tüm hayvanlar kendilerine bakım veren, onlarla dost olan tüm insanlara karşılıksız bir sevgi ile bağlanırlar. Bu karşılıksız sevginin zaman zaman tıbbi bakıma ve desteğe ihtiyaç duyabileceği durumlarda ise devreye giren uzman kişiler onlara hak ettikleri profesyonel ve kaliteli hizmeti sunarak yaşamda pozitif duygular yaşamaya vesile olurlar.</p>

<p>Hayvan dostlarınız için modern, hijyenik, konforlu ve alanında uzman kişilerin yüksek sevgi ile hizmet&nbsp; sunduğu bir klinik arayışınız varsa Gülbağ Veteriner Kliniği onlara yuvalarına dönene kadar sizin yerinize eşlik etmek içi hazırdır. <a href="https://www.gulbagveteriner.com/" rel="nofollow"><strong>Şişli’de güvenilir veteriner</strong></a><strong> </strong>kliniği arayışlarınızda maddi olguları bir kenara bırakarak almış olduğu eğitimi ve hayat disiplinini hayvanların sağlığı ve mutluluğu harcayan ekip arkadaşları ile ihtiyaç duyduğunuz tüm veteriner hizmetlerinde profesyonel destek sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek doz sevgi ve ilgi sayesinde dostlarınızın daha hızlı bir biçimde iyileşmesini sağlıyor. Hayvan sevgisi ve yardım ilkeleri içerisinde sizlere ve dolayısıyla sevimli dostlarınıza kaliteli hizmet sunuyor.&nbsp; Bakımını üstlenmiş olduğunuz can dostunuzu uzmanlara emanet ederek onun yaşam kalitesini yükseltebilir ve deneyimlerinden yararlanarak ona daha sağlıklı bir yaşam döngüsü sunabilirsiniz.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/sisli-en-iyi-veteriner-klinigi-1</guid>
      <pubDate>Wed, 15 May 2024 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/05/duygu-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="60922"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Raylı Sistemlerde Kadın Sürücü Sayısı İmamoğlu Döneminde 8'den 270'e Çıktı]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-rayli-sistemlerde-kadin-surucu-sayisi-imamoglu-doneminde-8den-270e-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-rayli-sistemlerde-kadin-surucu-sayisi-imamoglu-doneminde-8den-270e-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB iştiraki Metro A.Ş.’nin ‘Tren Sürücüleri Eğitim Programı’nı başarıyla tamamlayan 144’ü kadın, 167’si erkek, toplam 311 tren sürücüsü brövelerine kavuştu. Bröve dağıtım töreninde konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, göreve geldiklerinde 8 olan kadın tren sürücüsü sayısını 270’e çıkardıkları bilgisini paylaştı. “Arkadaşlarımız zor bir süreçten geçtiler, önemli bir eğitim aldılar” diyen İmamoğlu, “Bugüne gelmeleri asla kolay olmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İSTANBUL’UN BÜYÜYEN RAYLI SİSTEM AĞINA 144’Ü KADIN, 311 YENİ TREN SÜRÜCÜSÜ DAHA KATILDI 2019’DAN ÖNCE 8 OLAN KADIN TREN SÜRÜCÜSÜ SAYISI, İMAMOĞLU DÖNEMİNDE 270’E ULAŞTI İMAMOĞLU: LİYAKAT KILAVUZUMUZ; O PUSULAYI ASLA ELİMİZDEN BIRAKMAYACAĞIZ</strong></h2>

<p>İBB iştiraki Metro A.Ş.’nin ‘Tren Sürücüleri Eğitim Programı’nı başarıyla tamamlayan 144’ü kadın, 167’si erkek, toplam 311 tren sürücüsü brövelerine kavuştu. Bröve dağıtım töreninde konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, göreve geldiklerinde 8 olan kadın tren sürücüsü sayısını 270’e çıkardıkları bilgisini paylaştı. “Arkadaşlarımız zor bir süreçten geçtiler, önemli bir eğitim aldılar” diyen İmamoğlu, “Bugüne gelmeleri asla kolay olmadı.</p>

<p>Eminim ki bu süreçte liyakatle ilgili tek bir şikayetleri yoktur. Hiç kimseye bir ayrımcılık yapılmamıştır, yapılmayacak da. Biz, bu kültürü kurumlarımızın tamamında yerleştirme gayreti içerisindeyiz. Ve en başından en sonuna kadar, düzgün, şeffaf, hakkıyla, ‘Ben bu işin sahibiyim ve bu işi hakkımla elde ettim’ demelerini arzu ediyoruz. Ben, burada bulunan her arkadaşımın hakkıyla bu görevleri, bu ehliyeti elde ettiklerini biliyorum. Liyakat bizim için çok önemli bir kılavuzdur. O pusulayı asla elimizden bırakmayacağız ve her insanımızı bu çerçevede değerlendirme gayreti içerisinde olacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi -Hüseyin Çetiner -Şişli- İstanbul&nbsp;</strong></h2>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Metro İstanbul tarafından düzenlenen “Tren Sürücüleri Eğitim Programı”nı başarıyla tamamlayan 144’ü kadın, 167’si erkek, toplam 311 tren sürücüsü brövelerine kavuştu. Harbiye Cemal Reşit Rey Salonu’nda düzenlenen tören, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Sunucu Tuğrul Tuna’nın, “Trenlere metrolara bindiğimizde bir ses biliyoruz. Gelecek istasyonumuzu söylüyor. ‘Gelecek istasyon’ diye bir kadın sesi duyuyoruz. Metro İstanbul şirketimizin Medya ve İletişim Sorumlusu kendisi. O kadar heyecanlı ki. Zeynep Ceylan Kaptan'ı alkışlarınızla davet ediyorum” diyerek, görevini “İstanbul metrosunun sesi” Kaptan’a devretmesi törenin sürprizi oldu.</p>

<h2><strong>İMAMOĞLU’NU “İSTANBUL METROSU’NUN SESİ” ANONS ETTİ</strong></h2>

<p>Kaptan’ın anonsuyla konuşma yapacağı platforma davet edilen ve alkışlar eşliğinde mikrofona gelen İmamoğlu, özetle şunları söyledi: “Kesinlikle gurur verici bir tablo. Burada bulunan yeni yol arkadaşlarımı, yeni görevlerinde, mesleklerinde başarılar dileklerimle ben alkışlıyorum. Güzel bir yolculuğunuz, güzel bir başarınız ve bu kariyer noktasında da farklı farklı mevkilerde sizi görebileceğimiz çok özenli bir iş hayatınız olması dileğiyle, aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Tren sürücüleri eğitimini tam 311 arkadaşımız bitirdi ve birazdan takdim edeceğiz. Ve birlikte onların sevincini ve gururunu paylaşacağız. Daha önce 2020 yılında da böyle bir tören düzenlemiş ve 88 tren sürücümüze takdim etmiştik. Dünyanın aynı anda en çok metro yapan şehriyiz. Bu tabii manipüle ediliyor. Farklı kavramlara taşınmaya gayret ediliyor. Ama ben diyorum ki: Allah aşkına tren orada, metrolar burada, metro şantiyelerimiz orada. Görmek isteyeni gezdirelim, görsünler.”</p>

<h2><strong>“GÖREVİ DEVRALDIĞIMIZDA DURMUŞ 10 TANE METRO HATTI VARDI”</strong></h2>

<p>“Yoğun bir çaba var. Görevi devraldığımızda, durmuş 10 tane metro hattı ve yerin altında çalışan çok az sayıda, çok az yani sayısı bile söylenmeyecek az sayıda bir şantiyeyi devraldık. Biz şimdi ise, dönem dönem 12 bin, 13 bin, 14 bin insanın aynı anda metro inşaatlarında çalıştığı dönemleri bu şehre yaşattık. Onun için gurur duyuyoruz. En çok metro yapan şehir olmak önemli bir şey. Tabii siz metro yaptıkça, ulaşımda metroların payı artıyor. Payı arttıkça, oradaki trenlerimiz artıyor. Doğal olarak da tren sürücülerimiz de hızla artıyor. İstanbul'da görev yapan tren sürücülerinin 4’te 1’i, son 5 yılda bizim dönemimizde görevlerine başladı. Bu bile aslında gelişmeyi gösterebiliyor. Kaldı ki çok yakın zamanda, daha dün test sürüşünü yaptık; Ataköy-İkitelli metro hattımız devreye alınacak Mart ayının hemen başında. Yine Mart ayının başında, Çekmeköy'ü Sancaktepe'ye ve Samandıra'ya bağlayacağız. Yine önümüzdeki yılın sonunda ta Sultanbeyli'ye götüreceğiz. Yüzde 3-4 seviyesinde devralmıştık o şantiyeyi. Duruyordu yani 1-1,5 senedir. Bugün ise, artık tamamlamanın gururunu yaşıyoruz.&nbsp;Ne mutlu bize.”</p>

<h2><strong>“8 KADIN TREN SÜRÜCÜSÜ SAYISINI 270’E ÇIKARDIK”</strong></h2>

<p>“Bu durum, aslında bizim metro üretmedeki başarımızın da net sonuçlarından ve göstergelerinden birisi. Tabii başka bir yönünü de bugün yine az önce Özgür Bey'in araladığı gibi benim de açmam gerekli ve sizlerle paylaşmam gerekiyor. Biz göreve geldiğimizde, Metro İstanbul'da, bahsettiği gibi Özgür Bey'in, 8 kadın metro sürücümüz vardı. Yani 711 sürücünün sekizi kadındı. 2020’de bu sayıyı 96’ya çıkarttık. Bugün 144 kadın sürücümüz, brövelerini alacaklar ve 270’i aşacağız. Ve bu sayı inşallah çok yakın zamanda daha yüksek bir sayıya ve orana ulaşacak. 8’den 270’e, büyük bir sıçrama. Kadınların toplumsal yaşamda, iş yaşamında, sosyal yaşamda, siyasette her gün, her yönüyle, her noktada etkin bir rol alması şarttır. Yani bu bir ayrımcılık cümlesi ya da bir lütuf gibi sakın algılanmasın; şarttır. Ve öyle olduğu zaman güçlü bir toplum olabiliriz. Öyle olduğu zaman zengin bir toplum olabiliriz. Öyle olduğu zaman mutlu aileleri var edebiliriz. Kız çocuklarını gördüğüm zaman, ‘Kızım, okulunda başarılı ol’ diyorum. Toplumun tamamı için öyle ama iyi yetişen kızlarımız, iyi okullarda okuyan ve güçlü kadınlar, mutlu ailelerin kaynağıdır. Mutlu ailelerin sebebidir. Ben hep bunu anlatırım.”</p>

<h2><strong>“MUTLAK CESUR OLACAĞIZ”</strong></h2>

<p>“Burada eşit sayıda kadının ve erkeğin tren sürücüsü olmasının mesajı, kesinlikle arkadaşımın ifade ettiği gibi, bir ilham kaynağıdır. Biz, bu ilham kaynağı olma görevini, sorumluluğunu yerine getirmek zorunda olan bir yönetimiz. İstanbul Belediye Başkanlığı yapıyoruz, İstanbul Belediyesi'yiz. Yani biz, iyi şeyleri başlatacak bir merkezde görev yapıyoruz. Burada yaptığımız her iyi adım, her doğru adım topluma yön verir ve toplumu güçlü kılar. O bakımdan ben, her daim bu doğruları yapma konusunda arkadaşlarıma hep söyledim: Mutlak cesur olacağız. Cesaretle doğruları yapma konusunda kararlılıkla yol yürüyeceğiz. O bakımdan bu noktada, bugün burada bu eşitlikçi manzarayı görmek, elbette beni çok ama çok mutlu etmiştir. Yalnızca Belediye Başkanı sıfatıyla değil, bütün emeği geçen herkese ve böylesi bir yolculuğu tarifleyen bütün yönetici arkadaşlarıma, insan kaynaklarından şirket yönetimine, bütün arkadaşlarıma bir kız babası olarak teşekkür ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun.”</p>

<h2><strong>“LİYAKAT BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR KILAVUZ”</strong></h2>

<p>“Arkadaşlarımız zor bir süreçten geçtiler. Önemli bir eğitim aldılar. Bugüne gelmeleri asla kolay olmadı. Tabii bazen belki zorluklardan şikayet etmiş olabilirler ama biliyorum ki, eminim ki bu süreçte liyakatle ilgili tek bir şikayetleri yoktur. Hiç kimseye bir ayrımcılık yapılmamıştır, yapılmayacak da. Biz, bu kültürü kurumlarımızın tamamında yerleştirme gayreti içerisindeyiz. Ve en başından en sonuna kadar, düzgün, şeffaf, hakkıyla, ‘Ben bu işin sahibiyim ve bu işi hakkımla elde ettim’ demelerini arzu ediyoruz. Çünkü özgüveni yüksek, işinin sahibi, işini layıkıyla elde etmiş ne kadar çalışma arkadaşınız varsa, siz kurumunuzda da o kadar güvenli iş yapar hale gelirsiniz. O bakımdan ben, burada bulunan her arkadaşımın hakkıyla bu görevleri, bu ehliyeti elde ettiklerini biliyorum. Liyakat bizim için çok önemli bir kılavuzdur. O pusulayı asla elimizden bırakmayacağız ve her insanımızı bu çerçevede değerlendirme gayreti içerisinde olacağız.”</p>

<h2><strong>“İSTANBUL, SON 5 YILDA DÜNYADA EN ÇOK METRO YAPAN BİR ŞEHİR”</strong></h2>

<p>“İstanbul, son 5 yılda dünyada en çok metro yapan bir şehir. Liyakatle süreçleri yöneten bir yönetim, metrolarda kadın oranını katbekat artıran bir yönetim. Tabii ülkemizdeki ağır koşullar, yüksek maliyetler oluşmasına rağmen, bunu vatandaşını en az etkileyecek şekilde iletme gayretinde olan tabiri caizse sübvanse eden, bu zor koşulları, zor günleri, yoksulluğu, fakirliği atlatmak konusunda elimizden ne geliyorsa yapma gayretinde olan bir yönetim olduk. 0-4 yaş arası çocuğu olan annelere, metrolardan tüm toplu taşıma araçlarına kadar, çocuklarıyla seyahat ederken, onlara ücretsiz ulaşım sunma gayretimiz, bugünkü zor günlerin aşılması yönünde bir gayrettir.</p>

<p>Yani biz isteriz ve dileriz ki; artık toplum zenginliği konuşsun. Zenginlik üzerinden adil paylaşımı konuşsun. Mutlu ve refah düzeyi yüksek bir toplum, yüksek bir şehir olalım. Ama ne yazık ki; fakirliği, yoksulluğu konuşuyoruz ve bu kötü ekonomi yönetiminden ötürü, biz de elimizde bulunan her ortamda, her enstrümanla ihtiyacı olan ailelere, ihtiyacı olan insanlara katkı sunma gayreti içerisinde olduk. İşte bütün bunlar, çok boyutlu, çok yönlü hizmet yapma anlayışımızın bir sonucudur.”</p>

<h2><strong>“SİZE ÇOK DAHA GÜZEL GÜNLERİ HEP BİRLİKTE YAŞATACAĞIZ”</strong></h2>

<p>“Bunun adı; inanın siyasetin her şeyden önce icraat yapmak olduğunun, iş üretmek olduğunun, iş yapmak olduğunun, çözüm üretmek olduğunun ispatıdır ve bu yönde hareket etmektir. Bunun adı; adaletli, üretken, yatırımcı bir belediyeciliktir. Yatırımcı ve yatırım yaparken de ahlaklı yapan, şeffaf, iş üreten, dedikodu üretmeyen bir yönetim olma gayretidir. İşte bizim bu siyaset ve belediyecilik anlayışımızı takdir eden, bize güç ve destek veren 16 milyon İstanbulluya, hepinizin huzurunda yürekten teşekkür ediyorum. Onların sevgisi, duası ve bizimle iş birliğiyle, inşallah önümüzdeki 5 yıl boyunca daha fazla çalışmaya, daha fazla iş üretmeye ve sizlerle birlikte daha güzel günlere yürümeye kararlıyız. Ve bu konuda da inşallah size, çok daha güzel günleri hep birlikte yaşatacağız.” “YOLUNUZ AÇIK OLSUN” “Biliyorum; İstanbul gibi bir şehirde yaşamak zor. Hele hele ulaşım hizmetinde görev almak, daha da kritik ve daha da zor. Yetenekli, çalışkan, azimli, özverili, aynı zamanda kendini geliştirmeyi mutlak gerektirir.</p>

<p>Tüm bu özellikleri taşıyan çok değerli tren sürücüsü arkadaşlarıma, tam da bu duygularla yola çıktıklarını hatırlatmak isterim. Bu özenli yolculukta kendinizi lütfen daha çok geliştirin. Dünyanın hangi örnek işi varsa, araştırın, mesleğinize bunu katın. Yani inovasyonla, sürdürülebilir bir yönetim anlayışıyla, bulunduğunuz her ekosistemi gözleyen, gözetleyen, fikrini açıkça söyleyen ve şeffaf bir ortamda, ortak akıl masalarında her zaman hakim kılan insanlar, bireyler olun. Bu şekliyle davranırsanız, biliyorum ki işiniz kolaylaşacak ve işinizde nice nice başarılara ulaşacaksınız. Yolunuz açık olsun.”</p>

<h2><strong>DR. SOY: “METRO İSTANBUL’A YAPILAN İŞ BAŞVURULARININ YÜZDE 42’Sİ KADINLARDAN”</strong></h2>

<p>Metro İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Dr. Özgür Soy da konuşmasında şu bilgileri paylaştı: “Haziran 2019’dan bu yana; hat sayımız 13’ten 18’e, hat uzunluğumuz 154,25 kilometreden 216 kilometreye, istasyon sayımız 158’den 216’ya, araç sayımız ise 839’dan 1.015’e çıktı. Türkiye’de raylı sistemler ile seyahat eden her iki yolcudan birini taşıyan Metro İstanbul, bugün günde 3 milyonu aşkın yolcuya hizmet veriyor. Artan hat ve araç sayısı ile birlikte çalışan sayımız 2.922’den 3.560’a ulaştı. Metro İstanbul çatısı altında görev yapan güvenlik ve temizlik ekiplerimiz ile birlikte toplam istihdam sağladığımız kişi sayısı 6.000’i aşıyor. 2019 yılında başlattığımız değişim ve dönüşüm hareketi ile şirketimizde kadın çalışan oranımızı yüzde 5,8’den yüzde 15,7’ye yükselttik. 2019’da, sadece 8 olan kadın tren sürücüsü sayımız, bugün 300’e yaklaştı.</p>

<p>Terfi alan kadın çalışanlarımızın oranı tam 60 kat arttı. İstasyon sorumlusundan teknisyene, manevracıdan tramvay sürücüsüne bütün görev alanlarının kapıları kadınlara açıldı. Toplam kadın çalışan sayısı 175’ken bugün 600’e dayandı. En gurur duyduğum nokta ise; Metro İstanbul’a yapılan iş başvurularının yüzde 42’si kadınlardan. Bu oran 2019’da sadece yüzde 7 idi. Tren sürücülüğü, zorlu ve dikkat isteyen bir meslek.</p>

<p>25 ila 40 tonluk treni kullanmanın, trafiği takip etmenin yanı sıra şahsi araçlarımızdan farklı olarak tren sürücülerimiz binlerce İstanbullunun sorumluluğunu taşıyor. Bu nedenle 30.000’e yakın başvuru arasından 12 hafta süren zorlu sınavlar ve teknik beceriye dayalı elemelerden geçen 311 arkadaşımız başarılı oldu, tren sürücüsü olmaya hak kazandı. İçinde bulunduğumuz dijital dönüşüm yolculuğunda gelecekte pek çok meslek belki de tarih olacak ancak raylı sistemler sektörünün istihdam ihtiyacı her geçen gün artacak”</p>

<h2><strong>ÖNCE ÖZÇEKİM, SONRA AİLE FOTOĞRAFI</strong></h2>

<p>Konuşmaların ardından İmamoğlu ve Soy, sembolik olarak 9 yeni tren sürücüsüne (Çağla Avcı, Hülya Hacıoğlu, Mehmet Özcan, Aleyna Çakmak, Ferhat Yıldırım, Kerim Mert, Yeliz Taşkıran, Sevgi Apan, Merve Usta Ocakçı) brövelerini, arkadaşlarının ve ailelerinin coşkulu alkışları eşliğinde, takdim etti. Tren sürücüleri ve ailelerini arkasına alan İmamoğlu, cep telefonu videosuyla anı çekimi gerçekleştirdi. Daha sonra CRR fuaye alanına geçen İmamoğlu ve Soy, 311 yeni tren sürücüsüyle aile fotoğrafı çektirdi.</p>

<h2><strong>Kaynak&nbsp; : İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;</strong></h2>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-rayli-sistemlerde-kadin-surucu-sayisi-imamoglu-doneminde-8den-270e-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Dec 2023 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2023/12/kadin-surucu.jpg" type="image/jpeg" length="79781"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu: Değişim ve Dönüşüm'e Karşı Direnci Kıracağız]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-degisim-ve-donusume-karsi-direnci-kiracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-degisim-ve-donusume-karsi-direnci-kiracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB ve Avrupa Birliği tarafından hayata geçirilen ‘İstanbul Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı’ (SKUP), kamuoyuna tanıtıldı. Tanıtım toplantısında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Bir mahalleden diğerine giderken, belki yürüyeceğiz, belki de kilometre uzunluğunu ve güvenliğini her geçen gün artırdığımız bisiklet yollarını tercih edeceğiz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İSTANBUL’UN ULAŞIMI ‘SKUP’ İLE DÖNÜŞECEK İMAMOĞLU: DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜME GÖSTERİLEN DİRENCİ KIRMA NOKTASINDA ISRARCI OLACAĞIZ&nbsp;</strong></h2>

<p>Bizim, kentimizde insanlarımızla yarattığımız değişim ve dönüşümlerde yaşadığımız en önemli problemlerden birisi de var olan bir kısım alışkanlıklardan va .Bu direnci kırma noktasında ısrarlı olacağız” dedi. ‘SKUP İSTANBUL’, kentin merkez bölgelerinde otomobil kullanımını, karbon salınımını ve hava kirliliğini azaltacak düşük salım bölgeleri, deniz ulaşım ağını geliştirecek düzenlemeler, güvenli yaya ve bisiklet yolları, otobüs öncelikli şerit uygulamaları kapsayacak. Bu büyüklükte bir kentte uygulanacak ilk ulaşım planı olma özelliği ile de gündem yaratacak olan SKUP İSTANBUL, Türkiye ve dünyanın geleceğine önemli katkı sağlayacak. 30 ay süreli projenin bütçesi, yaklaşık 5,55 milyon Euro olup, yüzde 85’i AB Komisyonu, yüzde 15’i İBB tarafından karşılanacak.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner -Şişli - İstanbul&nbsp;</strong></h2>

<p>ŞİŞLİ / İSTANBUL İstanbul Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı (SKUP), İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da katıldığı toplantıyla kamuoyuna tanıtıldı. Harbiye’de bir otelde düzenlenen SKUP toplantısında sırasıyla; İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün, GIZ International Services İdari Müdürü Siegfried Leffler, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Burak Aykan, Avrupa Birliği Türkiye Büyükelçisi Nikolaus Meyer-Landrut ve İmamoğlu birer konuşma yaptı. Konunun paydaşlarıyla birlikte çıkılan uzun bir yolculuğun duraklarından birinde olduklarını aktaran İmamoğlu, “Sürdürülebilir bir dünyanın ve geleceğimizin peşinde; adil, yaratıcı ve yeşil bir İstanbul hedefimizi gerçekleştirme yolculuğu 2020-24 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Stratejik Planı doğrultusunda hazırlanan Türkiye'nin ilk sürdürülebilir kentsel ulaşım planı, bugün sizlerle paylaşılacak” dedi.</p>

<h2><strong>“İSTANBUL, BÜYÜK BİR DÖNÜŞÜMÜN EŞİĞİNDE”</strong></h2>

<p>İstanbul’un bu anlamda büyük bir dönüşümün eşiğinde olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, şunları söyledi: “İstanbul'u geleceğe taşımak, çok önemli bir sorumluluk. Tam da bu yönüyle bu büyük dönüşüm projesinde heyecan verici uygulamaları hayata geçireceğimiz ve sizlerle paylaşacağımız bir noktaya geldiğimizi bütün hemşerilerimle, bütün ülkemizle ve tabii ki Avrupa'yla paylaşmak, bizim için de çok çok anlamlı. Belediyemizce kente değer katmak üzere planlanan ve hayata geçirilen raylı sistem hatları, bisiklet ve yaya yolları, Tarihi Yarımada gibi kentimizin ön vitrini olan çok değerli bir bölgenin, bu merkezi noktanın alanlarını araçlardan arındırmak ve birçok planlanan ulaştırma yatırımlarını, stratejik bir çerçeveyle insanlarımızla buluşturmak, tam da işte bugün paylaşacak olduğumuz ‘İstanbul Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı’nın zemini üzerine inşa edilmekte. Kısa adı SKUP olan bu uygulama aşamasında, eşitlikçi ve kapsayıcı yönetim tavrımız ile yaşanabilir, dayanıklı ve karbonsuz bir şehri İstanbullular ile birlikte yaratacak ve pilot projelerimizle, Türkiye ve tüm dünyaya örnek oluşturacak çalışmaları ortaya koyacağız.</p>

<h2><strong>“İSTANBULLULAR, TOPLU TAŞIMAYI SADECE EKONOMİK NEDENLERLE SEÇMEYECEK”</strong></h2>

<p>İstanbul’un nüfus olarak Avrupa’nın en büyük şehri olduğunu belirten İmamoğlu, “Dünyada insanların bir arada olmayı ve yaşamayı tercih ettiği şehirler arasında, en motive edici ve en önemli merkezlerden birisinden bahsediyoruz. Bu yönüyle İstanbullular, toplu taşımayı sadece ekonomik nedenlerle seçmiyor olacak. Bu önemli bir hedef.</p>

<p>Hepimiz bireysel araç kullanımını azaltmanın artık vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğunu farkında olacağız. Çünkü doğanın, şehrimizin, dünyanın geleceğine bu şekilde katkı sunduğumuzu, gerçek veriler üzerinden insanlarımızla paylaşacağız. Bir mahalleden diğerine giderken, belki yürüyeceğiz, belki de kilometre uzunluğunu ve güvenliğini her geçen gün artırdığımız bisiklet yollarını tercih edeceğiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bizim, kentimizde insanlarımızla yarattığımız değişim ve dönüşümlerde yaşadığımız en önemli problemlerden birisi de var olan bir kısım alışkanlıklardan vazgeçme yönündeki insanlarımızın direnci. Bu direnci kırma noktasında ısrarlı olacağız. Yeni ulaşım araçlarının -başta metro olmak üzere- bisiklet ya da insanın yaya olarak kat etmesi gereken alanlarda, bireysel araç kullanımı noktasında -ki ben onun adını tembellik diye tarifliyorum- bundan vazgeçmesi yönünde cazibeli alanları sunmak ve insanlarımızı bu yönde teşvik etmek zorundayız” şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>“AYNI YÖNE GİDEN İKİ İSTANBULLU, ORTAK BİR TAŞITLA HAREKET ETMEYİ ALIŞKANLIK HALİNE GETİRECEK”</strong></h2>

<p>“Çünkü, hemen kapısının önünde minibüs arayan ya da hemen kapısının önünde bir otobüs durağı arzulayan bir toplumumuz var” diyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Bunu anlayabiliyorum. Ama artık İstanbul gibi bir şehirde, farklı ulaşım araçları için günde binlerce adım atacak sağlıklı bir tasarımı bizim insanlarımıza sunmak ve bunu kabul ettirmekle yükümlüyüz. Aynı yöne giden iki İstanbullu, ortak bir taşıtla hareket etmeyi alışkanlık haline getirerek, aslında İstanbul'un geleceği için çok küçük ama önemli bir adım attığının da bilincinde olacak. İstanbul SKUP, Türkiye'nin ilk sürdürülebilir kentsel ulaşım planı olmasının yanı sıra, bu yaklaşımın dünyada ilk defa bu büyüklükte bir kentte de uygulanıyor olması bizim için değerli bir vitrin.</p>

<p>Bu anlamda kapsayıcı ve şeffaf olmamız, önemli bir ortamı gerektiriyor. Bu planın her adımında hem ilgili paydaşlarımızın bilgi ve desteğine başvuracak hem de vatandaşımızın ihtiyaçlarını öğrenmeye, bu ihtiyaçları karşılayacak projeler üretmeye de azami çaba harcayacağız. Pek yakında Türkiye'de bugüne kadar yapılmış en geniş çaplı ulaşım anketlerinden birini yaparak, İstanbulluların evlerine misafir olacak ve birlikte İstanbul'un sürdürülebilir yeşil, entegre ve karbonsuz ulaşım projelerinde ihtiyaçları saptayıp, yöntemlerimizi onların talepleri doğrultusunda belirleyeceğiz. Bu vesileyle, tüm sivil toplum kuruluşlarımızı, özel sektörümüzün değerli kurumlarını, iş birliğine ve sürdürülebilir geleceğimize katkı yapmaya, böylesi önemli bir projenin bir parçası olmaya davet ediyorum.”</p>

<h2><strong>“İSTANBULLULARLA BERABER DÜŞÜNECEĞİZ, ONLARLA BERABER KARARLAR ALACAĞIZ”</strong></h2>

<p>Ortak akıl masasına katkı sunan tüm paydaşlara teşekkürlerini ileten İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Sürdürülebilir ulaşımda gerçekleştireceğimiz bu büyük dönüşüm projesiyle, İstanbul'umuzun dayanıklı bir kent haline gelmesiyle ve şehrin tüm zenginliğini daha uzun yıllar gelecek nesillere kuşaktan kuşağa aktarma yönünde atacağımız adımlarla, aslında bu kentin geleceği hepimizin elinde Adil, ekonomik ve çevre dostu bir ulaşımı önceleyen, geleceğini koruma altına almaya kararlı yeni ulaşım yöntemleri ile yeni yerlere daha güvenli ve kolay gitmeyi hak eden, bu şehri tutkuyla seven kadın, çocuk, engelli, herkes bizim yol arkadaşımızdır.</p>

<p>Onlarla beraber düşüneceğiz, onlarla beraber kararlar alacağız ve onlarla birlikte bu şehrin geleceğini tasarlayıp, bu kentte mutlu ve huzurlu yaşamaya devam edeceğiz. Birlikte Türkiye'miz adına, şehrimiz adına ve bütün Avrupa adına geleceğe yürüyoruz. Çünkü İstanbul'u çok seviyoruz ve İstanbul, çok daha iyi bir yaşamı hak ediyor. Sözümüz, bu anlamda her zaman sözdür ve asla bu yoldan vazgeçmeyeceğiz.</p>

<p>Yaşanabilir, mutlu, huzurlu, keyifli ve insanlarını önceleyen bir İstanbul için emin adımlarla geleceğe yürüdüğümüzü buradan hemşehrilerimle paylaşmak istiyorum. Böylesi bir programın içinde olmaktan mutluluk duyuyorum.”</p>

<h2><strong>5,55 MİLYON EURO’LUK PROJENİN YÜZDE 85’İ AB, YÜZDE 15’İ İBB TARAFINDAN KARŞILANACAK”</strong></h2>

<p>İBB’nin, Avrupa Birliği finansmanıyla hayata geçireceği pilot projeler; İstanbul'u sürdürülebilir, eşitlikçi, ekonomik ve çevre dostu niteliklere kavuştururken, ulaşım alışkanlıklarımızla ilgili yeni bir kültürel dönüşüm başlatacak. SKUP İSTANBUL, kentin merkez bölgelerinde otomobil kullanımını, karbon salınımını ve hava kirliliğini azaltacak düşük salım bölgeleri, deniz ulaşım ağını geliştirecek düzenlemeler, güvenli yaya ve bisiklet yolları, otobüs öncelikli şerit uygulamaları kapsayacak. Bu büyüklükte bir kentte uygulanacak ilk ulaşım planı olma özelliği ile de gündem yaratacak olan SKUP İSTANBUL, Türkiye ve dünyanın geleceğine önemli katkı sağlayacak. 30 ay süreli projenin bütçesi, yaklaşık 5,55 milyon Euro olup, yüzde 85’i AB Komisyonu, yüzde 15’i İBB tarafından karşılanacak.</p>

<h2><strong>PROJE KAPSAMINDA YÜRÜTÜLECEK FAALİYETLER</strong></h2>

<p>Söz konusu proje kapsamında yürütülecek faaliyetler ise özetle şöyle: • Otomobil kullanımını azaltmak amacıyla altyapıya ve talep yönetimine ilişkin uygulamalar. • Kent içi ulaşımda enerji verimliğini artırmak, ulaşımdan kaynaklı sera gazı emisyonlarını azaltmak ve kentsel hava kalitesini artırmak üzere merkezi alanlarda (Tarihi Yarımada, Kadıköy, Beyoğlu…) otomobil kullanımını caydırıcı önlemlerin geliştirilmesi. • Yaya trafiğinin yoğun olduğu alanlarda, otomobil kullanımını ve trafik hızını azaltıcı uygulamaların geliştirilmesi. • Toplu taşımada deniz ulaşımının payını artırmaya yönelik uygulamalar.</p>

<p>• Kıyı ilçelerde iskelelere erişime yönelik pilot çalışmalar. • Deniz ulaşım ağını genişletmek üzere pilot çalışmalar. • Yürüme ve bisiklet gibi aktif ulaşım türlerini teşvik etmek üzere, yolların yeniden düzenlenmesi için küçük ölçekli uygulamalar. • Merkezi alanlardaki yayalaşmış alanlara yönelik politika önerilerinin detaylandırılması ve projelendirilmesi • Yaya akslarının birbirine bağlanabileceği koridorların oluşturulması ve projelendirilmesi.</p>

<p>• Toplu taşımayı teşvik etmek üzere, dünyada yaygın olarak uygulanan ‘otobüs öncelikli şeritler’ ve sürdürülebilir ulaşım ve insan odaklı bir yaklaşım olan, ‘Sağlıklı Sokaklar’ oluşturmaya yönelik araştırmalar yürütülmesi, fizibilite çalışmalarının gerçekleştirilmesi, ayrıntılı tasarım ve uygulama dosyalarının hazırlanması. • Beklenen İstanbul depremi ve iklim değişikliği kaynaklı seller öncelikli olmak üzere, afetlere ve gelecekteki olası pandemilere dirençli kentsel ulaşımın tesisi için yol haritaları oluşturulması.&nbsp;</p>

<h2><strong>Kaynak:İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;</strong></h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-degisim-ve-donusume-karsi-direnci-kiracagiz</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Dec 2023 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2023/12/ekrem-sisli-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="69676"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel Ve İmamoğlu Uca'yı Son Yolculuğuna Uğurladı]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ozel-ve-imamoglu-ucayi-son-yolculuguna-ugurladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ozel-ve-imamoglu-ucayi-son-yolculuguna-ugurladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[62 yaşında yaşamını yitiren televizyon programcısı, yazar ve sunucu Metin Uca, CRR’den son yolculuğuna uğurlandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da Uca’ı son yolculuğunda yalnız bırakmadı.Bir süredir yoğun bakımda tedavisi süren televizyon programcısı, yazar ve sunucu Metin Uca, önceki gün 62 yaşında hayatını kaybetti. Uca için Cemal eşit Rey Konser Salonu'nda cenaze töreni düzenlendi. Uca’nın Türk bayrağına sarılı tabutu, alkışlar eşliğinde sahneye getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;"><strong><span style="color:#ff0000;"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">UCA, SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI ÖZEL VE İMAMOĞLU, UCA’YI SON YOLCULUĞUNDA YALNIZ BIRAKMADI</span></span></span></strong><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"> </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:18px;">Sunuculuğunu Sunay Akın’ın üstlendiği duygusal yoğunluğu yüksek törende, Uca’nın kardeşi Mehtap Uca Erdoğan ile birlikte dostları, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu birer konuşma yaptı. </span></span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">İstanbul Times Haber Merkezi -Hüseyin Çetiner </span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#ff0000;"><span style="font-size:small"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:18px;">ÖZEL, UCA’YI KENDİ SÖZLERİYLE ANDI: “YÜKSEKLİK KORKUSU OLAN HERKES PİLOT OLACAK CESARETİ GÖSTERDİĞİNDE…</span></span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:18px;">”Törenin son konuşmasını yapan Özel, duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Benden önce konuşan herkesi dinleyince, Metin Uca hakkında en son konuşması gereken kişinin ben olduğumu ortaya çıktı zaten. Ama çok enteresan bir kişilikti. Şöyle ki; Metin Zakoğlu, benim telefonumu ona, onun telefonunu bana vermişti. Telefon çaldı. Açar açmaz ona bir cümle söylemek istedim. Aynı saniyede, eş zamanlı olarak o da bana o cümleyi söyledi. ‘Ben sizin hayranınızım, biliyor musunuz’ demiştim kendisine. </span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:18px;"><img alt="" src="https://www.istanbultimes.com.tr/images/upload/UCA-5.jpg" style="width: 1000px; height: 667px;" /></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:18px;">O da bana onu söyledi. Uzunca güldük. Meclisteki yaptığım çok dolaşan bir konuşmadan bahsetti. ‘Sıkıldıkça izliyorum’ dedi. Dedim ki; ‘Biz, sizi izleyemedikçe sıkılıyoruz.’ 90’ların sonlarında, o muhteşem sabah haberleriyle güne başlamanın tadını, Metin Uca ekranlardan koparıldıktan beri eksikliğini, yoksunluğunu çeken biri olarak, işte bundan birkaç yıl önce iletişim kurabilmiş olduk. Ama şöyle enteresan bir yanı vardı. Televizyonla ulaşamadığı herkese, birebir ulaşabilecek kadar enerjikti. </span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:18px;">Sürekli iletişim halindeydik. İnanılmaz ilgiliydi Türkiye meselesine. Didim'de partiyi nasıl kurtulacağını konuşmuş; bana da söylerdi, ‘Neler yapmak lazım’ diye. Bence ne yapmamız gerektiğini, kendi yaşantısıyla vasiyet edip gitmiş: ‘Yükseklik korkusu olan herkes pilot olacak cesareti gösterdiğinde, Türkiye de kurtulacak, hepimiz de kurtulacağız.’ </span></span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:18px;">Dayısı tarafından çocukken Fenerbahçeli yapılmış. Bir tek dayısı olan biri olarak, bu acıya dayanmakla dayanmama arasında gelip giden kardeşini ve onu kardeşi gibi seven hepinizi saygıyla selamlıyorum. Işıklar içinde uysun.</span></span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#ff0000;"><span style="font-size:small"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:18px;">”İMAMOĞLU: “BİZLERE DÜŞEN, ADINI YAŞATMAK” </span></span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:18px;">Salonu dolduran Uca’nın dostlarına baş sağlığı dileyen İmamoğlu da şu ifadeleri kullandı: “Tabii ki onu düşünüyoruz hep birlikte. </span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:18px;">Ben de düşünüyorum. İlk kaybettiğimiz, haberini aldığımda, aklımdan ilk geçen duygu şu oldu: ‘Eyvah, güçlü bir ses gitti.’ Çünkü; ayıltan, uyandıran, düşündüren ve hissettiren çok enteresan tespitleriyle, yazdıklarıyla çoğu zaman ders veren, yön veren özel bir insandı. Bu yönüyle kaybımızın büyük olduğunu biliyoruz. Çok şey yaptı, çok yönlü bir kişilikti zaten. Dostları burada, çok güzel ifade ettiler. Tiyatro sanatçısı, kitap yazarı, haberci, gazeteci… </span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:18px;">Her yönüyle düşünen bir insandı. Biz de tabii ki sıkı takipçisi, aynı zamanda söylediklerinden gerçekten ders alan ve uyanan bir insan konumundaydık. Hayranıydım. Allah rahmet etsin. Gerçekten çok değerli bir insanı kaybettik. O güçlü sesi bize iyi geliyordu. Yapmamız gereken bir kısım hamlelere ışık tutmasıyla değerli bir insandı. Bizlere düşen; böylesi kıymetli bir insanımızı, vatandaşımızı, aydınımızı, hemşehrimizi, sözüyle, kalemiyle, ismiyle yaşatmak. Hep birlikte yaşatacağız. </span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:18px;">Allah rahmet etsin. Mekanı cennet olsun. Nur içinde yatsın.” Konuşmaların ardından, Uca’nın Türk bayrağına sarılı tabutu, yine alkışlar altında CRR’den alındı ve Ankara’ya uğurlandı. Uca'nın cenazesi, pazar günü öğle namazına müteakip Ankara Kocatepe Camii'nden alınarak, Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedilecek.</span></span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:18px;">Kaynak İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </span></span></span></span></span></strong></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ŞİŞLİ</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ozel-ve-imamoglu-ucayi-son-yolculuguna-ugurladi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 13:16:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/images/haberler/2023/11/ozel_ve_imamoglu_uca_yi_son_yolculuguna_ugurladi_h56396_d485b.jpg" type="image/jpeg" length="79168"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
