<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İstanbul Times - Anında Haberin Merkezi</title>
    <link>https://www.istanbultimes.com.tr</link>
    <description>Anında Haberin Merkezi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.istanbultimes.com.tr/rss/bakirkoy" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 01 May 2026 11:10:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/rss/bakirkoy"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[TOKİ 100 Bin İstanbulluyu Ev Sahibi Yapacak]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/toki-100-bin-istanbulluyu-ev-sahibi-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/toki-100-bin-istanbulluyu-ev-sahibi-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen TOKİ’nin “Ev Sahibi Türkiye” İstanbul kura çekim törenine katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK PARTİ'NİN EN İYİ BİLİDİĞİ İŞ İNŞAAT YAPMAK  </strong></p>

<p>Törende yaptığı konuşmada, milletle aynı safta, aynı duyguda ve aynı kararlılıkta olduklarını belirten Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Bugün bir çağın kapanıp diğerinin açıldığı, fethini Peygamber Efendimiz’in muştuladığı güzel İstanbul’dayız. Bakınız burası şehirlerden bir şehir değildir, burası altı asrın birikimi, ataların hazinesi, milletimizin en güzel eseridir.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi -Hüseyin Çetiner </strong></p>

<p>Burası merhum Nihad Sami Banarlı hocamızın ifadesiyle, ‘En az İstanbul Türkçesi kadar güzel, bütün asırlardan ve uzak yakın bütün vatanlardan derlenmiş zengin bir terkip, eşsiz bir neticedir.’ Burası dünyanın en uzun ömürlü, Fatih milletinin üç kıtada kurduğu imparatorluk topraklarında güzel, yüce ve iyi ne kadar kıymet varsa hepsini topladığı yerdir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“BİR MİLLETİN KÖKLERİ ŞEHİRLERDE GİZLİDİR”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un ulvi, manevi, muteber ve müstesna bir şehir olduğunu belirterek, “İstanbul bizim dünyaya açılan kapımız, İstanbul bizim vizyon şehrimiz, İstanbul bizim gözbebeğimiz. Deniziyle toprağı visale erdiği bu muhteşem şehirde sizlerin karşısına yeni eserlerle, hizmetlerle, projelerle çıkmanın bahtiyarlığı içerisindeyim. Sizlerin bu teveccühüne mazhar olmayı, verdiğimiz sözleri tutmayı bizlere nasip eden Allah’a sonsuz şükürler olsun diyorum” diye konuştu.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gerçekleşen tören için teşekkür eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “500 bin sosyal konut projemiz kapsamında kuralarını çekeceğimiz 100 bin konutun hak sahiplerimiz başta olmak üzere İstanbul’umuz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu hanelerde oturacak vatandaşlarımın her birine aileleriyle birlikte şimdiden sağlıklı, huzurlu ve bereketli ömürler temenni ediyorum” dedi.</p>

<p>Şehirlerin milletlerin kimlik belgesi, medeniyetlerin de tapu senedi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tarihten kültüre, mimariden estetiğe, edebiyattan sanata bir milletin kökleri şehirlerde gizlidir.</p>

<p>Bu yönüyle şehirler yalnızca binalardan, yapılardan, sokak, cadde ve meydanlardan müteşekkil değildir.</p>

<p>Onlarda tarih yatar, onlarda bugünün kalbi atar, onlarda geleceğin ufku doğar. Bunun için şehre sahip çıkmak, mazi ile atiyi aynı hizada buluşturmaktır. Milletle birlikte kültür ve medeniyeti geleceğe taşımaktır. Ecdada saygılı olmak, emanete sarılmak, insana yatırım yapmak insanlığın ortak mirasına katkı sunmaktır.”</p>

<p><strong>“1 MİLYON 762 BİN SOSYAL KONUTU MİLLETİMİZİN HİZMETİNE SUNDUK”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanımız Erdoğan, AK Parti olarak 23,5 yıldır şehirleri abat etmenin, millete hakkıyla hizmet etmenin gayretinde olduklarını söyledi.</p>

<p>İstanbul başta olmak üzere tüm şehirleri merhum Turgut Cansever’in ifadesiyle “Allah’ın cemal sıfatının tecelli ettiği yerler” olarak gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şehirlerin altyapısını iyileştirmenin, depreme daha dirençli hâle getirmenin samimi çabası içinde olduklarını belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanımız Erdoğan, sosyal konut ve kentsel dönüşüm hamlelerinin bu gayretlerinin en somut tezahürleri olduğunu aktararak, “Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim. TOKİ eliyle bugüne kadar tam 1 milyon 762 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk” diye konuştu.</p>

<p><strong>“İSTANBUL’UN GÜVENLİĞİ İÇİN YEGÂNE ÇÖZÜM KENTSEL DÖNÜŞÜMDÜR”</strong></p>

<p>Bu konutlarla 6 milyondan fazla vatandaşı camileriyle, parklarıyla, yürüyüş yolları ve diğer sosyal donatılarıyla modern yaşam alanlarına kavuşturduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şöyle devam etti: “Meseleyi sadece yeni konut üretimi olarak görmedik. Şehirlerimizin emniyetini sağlamak, riskli yapı stokunu azaltmak için kolları sıvadık.</p>

<p>Bugüne kadar İstanbul’da 986 bin, Türkiye genelinde ise 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başardık. İstanbul’da 232 bin 533 bağımsız bölümün inşa süreci, 125 binin proje süreci kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında devam ediyor. 81 ilimizde toplam 264 bin bağımsız bölümün yapımı da yine kentsel dönüşüm faaliyetleri çerçevesinde sürüyor.</p>

<p>İstanbul’un dönüşüm sürecini daha da hızlandırmak için ‘Yarısı Bizden’ kampanyasını hayata geçirdik. Bugün itibarıyla 316 bin bağımsız bölümü ‘Yarısı Bizden’ kampanyasına dahil ettik. Kampanya kapsamında 83 bin bağımsız bölümde dönüşüm tamamlandı, 233 bin bağımsız bölümün ise proje ve inşa çalışmaları devam ediyor.</p>

<p>Şu gerçeğin altını bugün bir kez daha çizmek durumundayım. İstanbul’un güvenliği için yegâne çözüm kentsel dönüşümdür. İstanbul’un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul, afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa İstanbul o derece güçlü olur.</p>

<p>Onun için buradan tüm vatandaşlarımıza şu çağrıyı yapmak istiyorum: Gelin bu kampanyaları, bu fırsatları değerlendirin. Binanızı dönüştürmek için geç olmadan harekete geçin. Tüm vatandaşlarımızdan bu konuda ayrı bir hassasiyet beklediğimi bugün bir kez daha ifade ediyorum.”</p>

<p><strong>“ACIDAN RANT DEVŞİRMEK İSTEYEN DEPREM TURİSTLERİNE ALDIRMADAN CANIMIZI DİŞİMİZE TAKTIK”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanımız Erdoğan, kentsel dönüşüm alanında bunları yaparken deprem bölgesinde de tam bir seferberlik ruhuyla çalıştıklarını anlattı.</p>

<p>53 binden fazla canı yitirdikleri 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerden hemen sonra deprem konutlarının temelini 15 gün içinde attıklarını dile getiren Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “İlk anahtarları 45 günde teslim ettik. 174 ayrı proje alanında, 3 bin 500 şantiyede 200 bini aşkın personelle çok kısa bir süre içinde deprem bölgemizi yeniden imar ve ihya ettik. 11 ilimizi parklarıyla, bahçeleriyle, altyapısıyla, çarşıları, tarihî yapıları, sokak, meydan ve caddeleriyle yeniden ayağa kaldırdık.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Acıdan rant devşirmek isteyen deprem turistlerine aldırmadan canımızı dişimize taktık. ‘Hükûmet bu enkazın altında kalır.’ umuduyla başarısız olmamızı bekleyenlere en güzel cevabı tarihî bir başarıya imza atarak verdik. İşte sizler de gördünüz. Geçtiğimiz 27 Aralık’ta, yani depremin üzerinden 3 sene bile geçmeden tam 455 bini aşkın ev ve iş yerini afetzedelerimize teslim ettik. Hamdolsun, şimdi bu kardeşlerimiz yeni yuvalarında huzuru kalple aileleriyle, sevdikleriyle rahatça oturuyorlar” ifadelerini kulandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanımız Erdoğan, depremden etkilenen şehirlerde üretim, ticaret, eğitim ve sosyal hayatın eski ritmiyle canlılığına yeniden kavuştuğunu söyledi.</p>

<p>“Rabbim bizleri böylesine çetin imtihanlarla bir daha sınamasın” diyen Cumhurbaşkanımız</p>

<p>Erdoğan, “Asrın Felaketi”nde yitirdikleri canları bir kez daha rahmetle andı.</p>

<p>Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Yine bu vesileyle yaşadıkları onca acıya rağmen en başından itibaren devletine inanan depremzedelerimize şükranlarımı sunuyorum. Sahada fedakârca ter döken işçi, memur ve mühendislerimize, TOKİ’mize, yüklenici firmalarımıza, şehirlerimizin küllerinden doğmasında emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.</p>

<p><strong>“ANA MUHALEFETLE BİZİM ARAMIZDA DERİN BİR ZİHNİYET FARKI VAR”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor.</p>

<p>Yapılanı karalamanın, hizmet edene, iş ve ticaret üretene çamur atmanın ötesine hiçbir zaman geçemiyorlar. Gece ile gündüz, siyah ile beyaz ne kadar farklıysa ana muhalefetle bizim aramızda da işte böyle derin bir zihniyet farkı var. Biz iş yapmanın, eser ortaya koymanın, şehirlerimizin sorunlarına çözüm üretmenin derdindeyiz. Onlar ise belediyeleri hortumlamanın, zenginliklerine zenginlik katmanın peşindeler. Bizim gündemimizde İstanbul’la birlikte tüm şehirlerimiz için taş üstüne taş koymak var. Onların gündeminde para kuleleri var, içi avro dolu baklava kutuları var. Milyon dolarlık rüşvet pazarlıkları var.”</p>

<p>Kendilerinin Mahalli İdareler Seçimi ve Genel Seçimler’de sandıktan çıkan iradeye milletin emaneti olarak baktıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Onlar ise belediyeleri adeta yağmalanacak bir ganimet olarak görüyor. Yönettikleri şehirlerde vatandaş sıkıntı çekiyormuş, trafik artık katlanılamaz hâle gelmiş, en temel hizmetlerde aksamalar oluyormuş. Meydanlarda verilen sözler tutulmuyormuş. Bunların hiçbiri ana muhalefet partisinin umurunda dahi değil” dedi.</p>

<p><strong>“MEHTER MARŞIMIZDAN BİLE CUMHURİYET KARŞITLIĞI ÜRETMEYE ÇALIŞIYORLAR”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanımız Erdoğan, ana muhalefetin, sadece milletin gündeminden değil, aynı zamanda tarihinden de kopuk olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kahraman ecdadımızın asırlardır cenk meydanlarını coşturduğu mehter marşımızı protesto edecek kadar tarih şuurundan yoksun durumdalar.</p>

<p>Koca koca adamlar işi gücü bırakmışlar, Çocuk Bayramı’nda çocuklardan oluşan mehteran takımına sırtlarını dönüyorlar. Sultanlık diyerek, padişahlık diyerek mehter marşımızdan bile Cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar. Komik desen komik değil, mantıklı desen mantıklı değil. Rahmetli Ahmet Kaya’nın o meşhur şarkısındaki gibi ‘Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça?’ Ana muhalefetin sapır sapır dökülen bu hâllerini gördükçe ‘Allah bunlara akıl fikir versin.’ demekten başka inanın elimizden bir şey gelmiyor.”</p>

<p><strong>“KİRALIK SOSYAL KONUT UYGULAMAMIZI TÜRKİYE’DE İLK KEZ İSTANBUL’DA BAŞLATIYORUZ”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanız Erdoğan, 24 Ekim 2025’te Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olan “Yüzyılın Konut Projesi”ni devreye aldıklarını, 500 bin sosyal konut seferberliğini başlattıklarını anımsattı.</p>

<p>Geçen yıl 29 Aralık’ta start verdikleri kura çekimlerini 80 ilde nihayete erdirdiklerini, bugün de proje kapsamında 100 bin konut ayırdıkları İstanbul’da hak sahiplerini belirleyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Konutlarımızı devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 aya varan vade imkânıyla satışa sunacağız.</p>

<p>Taksitler 7 bin 313 lira, 11 bin lira arasında olacak. Bu ödeme modeliyle vatandaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir şekilde ev sahibi olacak. Kura çekiminin ardından temelleri atacak, evlerimizi en kısa süre içinde vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Bunlara ilaveten Kiralık Sosyal Konut uygulamamızı Türkiye’de ilk kez İstanbul’da başlatıyor, TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Projenin ilk adımını 15 bin kiralık sosyal konutla atacağız. İstanbul’umuz ve ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun diyorum.”</p>

<p>“Yüzyılın Konut Projesi”nin sadece konut üretimiyle sınırlı bir atılım değil, aynı zamanda insan odaklı ve tam teşekküllü yaşam alanlarının inşası olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Mahalle konaklarımızla bu projeye yepyeni bir boyut kazandırıyoruz. TOKİ’mizin koordinasyonunda inşa edilecek 500 mahalle konağında, 500 cami, 500 aile sağlığı merkezi, 500 gündüz bakım evi, 500 el sanatları üretim merkezi, 500 spor salonu ve 500 misafirhane yer alacak.</p>

<p>Mahalle konaklarımızla hem mahalle kültürümüzü yaşatacak hem değerlerimizi koruyacak hem de şehirlerimiz için çok önemli işlevler görecek yapıları da şehirlerimize ve milletimize kazandıracağız. Bunlar da hayırlı uğurlu olsun diyorum” şeklinde konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanımız Erdoğan, projenin hayırlara vesile olmasını ve hak sahiplerinin bu hanelerde huzurla, afiyetle, ağız tadıyla oturmalarını temenni etti.</p>

<p>TOKİ’nin tanıtım filminin izletildiği törende Cumhurbaşkanımız Erdoğan, konuşmasının ardından dua etti. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle birlikte kura çekimi için butona bastı. Programda İl Başkanımız Abdullah Özdemir de yer aldı.</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/toki-100-bin-istanbulluyu-ev-sahibi-yapacak</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2026/04/t-o-k-i.webp" type="image/jpeg" length="12783"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı Havyan Sevgisi Tehlikeli Boyutlara Ulaştı]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/asiri-havyan-sevgisi-tehlikeli-boyutlara-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/asiri-havyan-sevgisi-tehlikeli-boyutlara-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son senelerden bazı mama fabrikalarının hayvan severleri de kullanarak bu alanda işi abarttığını söyleyenlerin sayısı artmaya devam ediyor. Kimisi tehlikeli köpeğine ağızlık takmadan sokaklarda gezdiriyor kimisi ise yolun ortasında kedi evi kurarak oradan geçen halka hakaret etme hakkını kendinde görür oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ATAKÖY 9.KISIMDA MİMAR SİNAN İLKOKULUN YANI BAŞINDA KEDİ EVİ KURMAK ÇOK SAĞLIKLI BİR ŞEY DEĞİL…</strong></p>

<p>Bazı okurlarımız bizi arayarak biz de can dostlarımızı seviyoruz ve onlarında yaşam hakları var. Ancak bazı hayvan severler bu durumu insanların can ve mal güvenliğini tehlikeye atacak boyuta getirmesi kabul edilebilir değil dediler.</p>

<p><strong>ATAKÖY’DE İNSANLARIN YAYA YOLUNDA KEDİ EVİ YAPIP YAYALARIN ÇAMURLU YOLDA GİTMELERİNİ İSTEMEK DOĞRU MU ?</strong></p>

<p>Bir okurumuz haber ihbar hattımıza ulaşarak Bakırköy-Ataköy 9.kısımda yer alan Mimar Sinan İlk okulunun arka tarafından yer alan yaya yolunun yan tarafına kedi evi yapan bir kadının burada geçen vatandaşlara bağırıp çağırdığını söyleyerek bu konuda yetkililerin dikkatini buraya çekmemizi istedi.</p>

<p><img alt="" height="525" src="https://istanbultimescomtr.teimg.com/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/12/face-pisik-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biz de olay yerine giderek ihbar edilen bölgede bir araştırma yaptık. Tarif edilen kedi evlerini görüntüledik. Sabahın erken saati olduğu için o kedi evlerini kuran kişiyi göremedik. Hiçbir havyan sever bu özelliği ar diye komşularının yaşamını tehlikeye atacak hal ve davranışlarda bulunamamalıdır.</p>

<p>Bakırköy Belediyesi İlçe Tarım ve orman müdürlüğü olay yerinde resmi bir inleme yaparak gerek kedi evlerinin gerekse de onlara kana kişinin halkın yaşamını olumsuz etkileyip etkilemediğini inceleyerek eğer sorun var ise bu kedi evlerinin daha sağlıklı bir yere taşıması için gerekli girişimlerin yapılmasını talep ediliyor.</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/asiri-havyan-sevgisi-tehlikeli-boyutlara-ulasti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 09:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/12/face-pisik-1.jpg" type="image/jpeg" length="64769"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Gezilerinde Konforun Yeni Adresi: Bakırköy Günlük Kiralık Daireler]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/istanbul-gezilerinde-konforun-yeni-adresi-bakirkoy-gunluk-kiralik-daireler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/istanbul-gezilerinde-konforun-yeni-adresi-bakirkoy-gunluk-kiralik-daireler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan büyüleyici bir şehir. Ancak konaklama tercihlerinde artık sadece oteller değil, Bakırköy günlük kiralık daireler de dikkat çekiyor. Son dönemde artan taleple birlikte bu daireler, konforlu, güvenli ve ekonomik bir konaklama deneyimi sunarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>İstanbul, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan büyüleyici bir şehir. Ancak konaklama tercihlerinde artık sadece oteller değil, <strong>Bakırköy günlük kiralık daireler</strong> de dikkat çekiyor. Son dönemde artan taleple birlikte bu daireler, konforlu, güvenli ve ekonomik bir konaklama deneyimi sunarak öne çıkıyor.</h3>

<p>Bakırköy’ün merkezi konumu, ulaşım ağlarına yakınlığı ve sahil hattına olan mesafesi, bölgeyi kısa süreli konaklamalar için cazip hale getiriyor. Misafirler, <strong>Marmaray</strong>, <strong>İDO iskelesi</strong> ve <strong>alışveriş merkezlerine</strong> birkaç dakikada ulaşabiliyor. Bu avantaj, hem İstanbul’u keşfetmek isteyen turistler hem de iş seyahatine çıkan misafirler için büyük kolaylık sağlıyor.</p>

<p>Kısa süreli konaklamalarda <strong>ev konforunu otel hizmetleriyle birleştirmek isteyenler</strong>, <a href="https://bakirkoygunlukkiralikev.org/" rel="dofollow">Bakırköy günlük kiralık daire</a> seçenekleriyle bu deneyimi yaşayabiliyor. Modern mobilyalar, tam donanımlı mutfaklar, Wi-Fi ve 7/24 giriş imkanı sayesinde misafirler özgür bir şekilde konaklayabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca, Bakırköy’deki dairelerin büyük bir kısmı güvenlik sistemleri, klima ve temizlik hizmetleriyle donatılmış durumda. Bu da hem aileler hem de tek başına seyahat edenler için güvenli bir ortam sağlıyor.</p>

<p>Kısacası, <strong>İstanbul gezilerinizde konfor, özgürlük ve merkezi konumu bir arada yaşamak istiyorsanız Bakırköy günlük kiralık daireler</strong>, otel deneyimini aşan modern bir konaklama anlayışı sunuyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/istanbul-gezilerinde-konforun-yeni-adresi-bakirkoy-gunluk-kiralik-daireler</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Oct 2025 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/10/bakirkoy-daire.webp" type="image/jpeg" length="33737"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu Cezaevinde Bile 19 Ekim Muhtarlar Gününde Muhtarları Unutmadı]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-cezaevinde-bile-19-ekim-muhtarlar-gununde-muhtarlari-unutmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-cezaevinde-bile-19-ekim-muhtarlar-gununde-muhtarlari-unutmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB, 19 Ekim Muhtarlar Günü’nde, kentte görev yapan 961 mahalle muhtarını Florya’da ağırladı. 19 Mart sivil darbesiyle özgürlüğü elinden alınan seçilmiş İBB Başkanı, CHP ve 15,5 milyon vatandaşın cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu da muhtarlara Silivri’deki hücresinden bir mektup yolladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İMAMOĞLU’NDAN MUHTARLARA, ‘MİLLİ İRADENİN ÜSTÜNLÜĞÜ’ MESAJI</strong></p>

<p>“Milletle devletin, seçenle seçilenin en güzel, en sağlıklı biçimde buluştuğu yerdir muhtarlıklar,” diyen İmamoğlu, “Seçimle gelen muhtarlara hak ettikleri değeri, önemi vermezsek, milli iradenin üstünlüğü fikrinden uzaklaşırız, cumhuriyetimiz ve demokrasimiz yara alır. O nedenle ben sizlerin, bölgelerinizdeki projelerimizin karar ve uygulama süreçlerinin aktif bir parçası olmanızı çok önemserim. Bunu sağlamak için ne kadar özen ve çaba gösterdiğimi de sizler çok iyi bilirsiniz,” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner -Bakırköy - İstanbul </strong></p>

<p><strong>BU SÜREÇ ADALETLİ OLSAYDI, HER ŞEYDEN ÖNCE TUTUKSUZ YARGILANIRDIK</strong></p>

<p>19 Mart’tan bu yana milletin kendisine emanet ettiği görevleri yerine getirememenin üzüntüsünü yaşadığının altını çizen İmamoğlu, “Bizler hakkında adaletli, vicdanlı bir hukuki süreç yürütülmediğini biliyor, görüyorsunuz. Bu süreç adaletli olsaydı, her şeyden önce tutuksuz yargılanırdık. Hukukun gereği olarak, dava sonuçlanıp karar kesinleşinceye kadar milletin bize emanet ettiği görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmemiz engellenmezdi. Nitekim geçmişte de hep böyle olmuştur,” dedi.</p>

<p><strong>TEK ÇARE, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ TESİS ETMEK VE BİR AN ÖNCE MİLLETE BAŞVURMAKTIR</strong></p>

<p>“Ülkemizin tüm sorunlarının üstesinden gelebilmemizin tek bir yolu vardır,” diyen İmamoğlu, “Ancak ve ancak, herkes için her yerde, adalet ve hürriyet hâkim olduğunda demokratik, refah içinde, güçlü ve mutlu bir ülke olabiliriz. Tek çare, hukukun üstünlüğünü tesis etmek ve bir an önce millete başvurmaktır. Milletimiz, partizan anlayışları dışlayarak, herkes için adalet ve hürriyet sağlama temelinde güçlü bir siyasi uzlaşmayı sandıkta gerçekleştirecek ve ülkemizin önünü açacaktır,” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>SEÇİMLE GELEN MUHTARLARA HAK ETTİKLERİ DEĞERİ VERMEZSEK, MİLLİ İRADENİN ÜSTÜNLÜĞÜ FİKRİNDEN UZAKLAŞIRIZ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 19 Ekim Muhtarlar Günü’nde, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı organizasyonuyla, kentte görev yapan 961 mahalle muhtarını, Florya Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen kahvaltılı toplantıda bir araya getirdi. Muhtarlar, İBB Başkanvekili Nuri Aslan tarafından ağırlandı. Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu da muhtarlar buluşmasına katılım sağladı. Toplantıda, sırasıyla; Tüm Muhtarlar Sendikası Genel Başkanı Selami Aykut, Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Seval Özkan ve Aslan birer konuşma yaptı. 19 Mart sivil darbesiyle özgürlüğü elinden alınan seçilmiş İBB Başkanı, CHP ve 15,5 milyon vatandaşın cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu da muhtarlara Silivri’deki hücresinden bir mektup yolladı. İmamoğlu’nun mektubunu, muhtarlarla, program sunucusu Tuğrul Tuna buluşturdu.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: SEÇİMLE GELEN MUHTARLARA HAK ETTİKLERİ DEĞERİ, ÖNEMİ VERMEZSEK…”</strong></p>

<p>İmamoğlu, sunucu Tuna aracılığıyla ulaştığı mektubunda, muhtarlara şu sözlerle seslendi:</p>

<p>“Kıymetli vatandaşlarımızın dert ortağı, idarenin çözüm ortağı, çok değerli muhtarlarımız; sizleri özlemle, hasretle selamlıyorum. 19 Ekim Muhtarlar Gününüzü en içten dileklerimle kutluyorum. Biliyorsunuz biz, İBB tarihinde ilk kez Muhtarlık İşleri Dairesini kurmuş bir yönetimiz. Bu daireye bağlı olarak hayata geçirdiğimiz 3 şube müdürlüğü vasıtayla, muhtarlarımızın sorunlarının çözümü için rekor düzeyde bütçe ve insan kaynağı ayırdık, ayırmaya da devam ediyoruz. Milletle devletin, seçenle seçilenin en güzel, en sağlıklı biçimde buluştuğu yerdir muhtarlıklar. Seçimle gelen muhtarlara hak ettikleri değeri, önemi vermezsek, milli iradenin üstünlüğü fikrinden uzaklaşırız, cumhuriyetimiz ve demokrasimiz yara alır. O nedenle ben sizlerin, bölgelerinizdeki projelerimizin karar ve uygulama süreçlerinin aktif bir parçası olmanızı çok önemserim. Bunu sağlamak için ne kadar özen ve çaba gösterdiğimi de sizler çok iyi bilirsiniz.”</p>

<p><strong>“SÜREÇ ADALETLİ OLSAYDI, HER ŞEYDEN ÖNCE TUTUKSUZ YARGILA</strong>NIRDIK</p>

<p>“Ne var ki, 19 Mart’tan bu yana, milletimizin bizlere emanet ettiği görevleri yerine getirememenin, vatandaşlarımızla ve sizlerle temas halinde olamamanın üzüntüsünü yaşıyorum. Bizler hakkında adaletli, vicdanlı bir hukuki süreç yürütülmediğini biliyor, görüyorsunuz. Bu süreç adaletli olsaydı, her şeyden önce tutuksuz yargılanırdık. Hukukun gereği olarak, dava sonuçlanıp karar kesinleşinceye kadar milletin bize emanet ettiği görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmemiz engellenmezdi. Nitekim geçmişte de hep böyle olmuştur. Bugün en ağır hapishane koşulları altında, çok ciddi sağlık sorunlarıyla baş başa bırakılarak, farklı şehirlerdeki hapishanelere sürgün edilerek, hakkımızdaki iddianamenin yazılıp yargılamanın başlamasını bekliyoruz. Adil yargılanmaktan başka bir talebimiz yok. Adaleti yalnızca kendimiz için de istemiyoruz. Biz herkes için her yerde, adalet ve hürriyet hâkim olsun diye mücadele veriyoruz.”</p>

<p><strong>“ÜLKEMİZİN TÜM SORUNLARININ ÜSTESİNDEN GELEBİLMEMİZİN TEK BİR YOLU VARDIR”</strong></p>

<p>“Ülkemizin tüm sorunlarının üstesinden gelebilmemizin tek bir yolu vardır. Ancak ve ancak, herkes için her yerde, adalet ve hürriyet hâkim olduğunda demokratik, refah içinde, güçlü ve mutlu bir ülke olabiliriz. Tek çare, hukukun üstünlüğünü tesis etmek ve bir an önce millete başvurmaktır. Milletimiz, partizan anlayışları dışlayarak, herkes için adalet ve hürriyet sağlama temelinde güçlü bir siyasi uzlaşmayı sandıkta gerçekleştirecek ve ülkemizin önünü açacaktır. Demokrasimizin temel taşları olan siz değerli muhtarlarımızın da bu süreçte en demokrat, en adaletli ve vicdanlı tavrı alacağınızdan hiçbir kuşkum yok.</p>

<p>Sizler, muhtarlığın bürokratik boyutuyla sınırla kalmayıp, vatandaşın sorunlarının çözümünde inisiyatif üstlendiğiniz, kendinizi şehrin bir yöneticisi olarak gördüğünüz ölçüde her sorunu çok daha doğru ve kolay çözebiliriz. Bu anlayış içerisinde çalıştığınızı biliyor ve sizlere çok teşekkür ediyorum. Hepinizi çok seviyorum. Gününüz kutlu, geleceğiniz aydınlık ve mutlu olsun. Sevgi ve saygılarımla. Ekrem İmamoğlu.”</p>

<p><strong>ASLAN, İMAMOĞLU VE YAVUZ SALTIK’IN SELAMLARINI MUHTARLARA ULAŞTIRDI</strong></p>

<p>Konuşmasının başında, 7 aydır Silivri’de tutsak edilen İmamoğlu’nun selamlarını ulaştıran İBB Başkanvekili Aslan da özetle şunları söyledi:</p>

<p>“Hemşehrilerimizle aramızdaki köprü, mahallelerimizin hafızasısınız. Ekrem Başkanımız da her zaman muhtarlarımızla iş birliği ve uyum içindeydi. Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemden itibaren, aynı hassasiyetle çalıştı. O dönem, Türkiye’ye örnek olan, ‘Muhtarlık ve Belediye Çözüm Merkezi Projesi’ni hayata geçirdi. Beylikdüzü Belediyesi iş birliğiyle, Beylikdüzü’ndeki muhtarlıklar tepeden tırnağa yeniledi. 2019’da İBB Başkanı olarak seçildiğinde, aynı anlayışı bu kez İstanbul’un tümüne taşıdı. Daha önce muhtarlarımıza, müdürlük olarak hizmet verilirken, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’nı kurdu. Muhtarlık İşleri Daire Başkanı olarak dostumuz, ağabeyimiz Sayın Yavuz Saltık görevlendirilmişti. Yavuz ağabey de bugün ne yazık ki Silivri’de tutuklu bulunuyor. Bu özel günde siz kıymetli muhtarlarımıza o da selamlarını ve sevgilerini gönderdi. Bir an önce özgürlüğüne kavuşup sizinle bir araya geleceği günü bekliyor.”</p>

<p><strong>MUHTARLARA YÖNELİK İBB HİZMETLERİNİ SIRALADI</strong></p>

<p>“Muhtarlık İşleri Daire Başkanlığımız sayesinde, muhtarlarımızla çok daha güçlü bir iletişim içerisinde çalışıyoruz. Hemşehrilerimizin talep ve ihtiyaçlarını, sizlerin aracılığıyla alıyor ve çok daha iyi hizmet sunuyoruz. ‘İBBMuhtar’ uygulamamız ile talepleri hızlı şekilde alıyoruz, hızlıca çözüyoruz. Aynı zamanda sizler de İstanbul Büyükşehir Belediyemizin hizmetlerinden daha hızlı haberdar oluyorsunuz. Mahallelerimizin öne çıkan sorunlarını konuştuğumuz, ilgili birimlerimizle sizlerin bir araya geldiğiniz, ‘Tema Bazlı İlçe Toplantıları’ ve sizlerin eşliğinde birimlerimizin sahada incelemelerde bulunduğu, ‘Yerinde Tespit Çalışmaları’ ile hemşehrilerimizin beklentilerini karşılıyoruz.</p>

<p>Muhtarlarımızın mahallelerinde daha iyi hizmetler sunabilmeleri için, 2022’de, muhtarlıklarımıza ayni malzeme desteğine başlamıştık. Önümüzdeki yıl da bu desteğimize devam edeceğiz. 2023 yılında başladığımız ‘Fatura Desteği’mizden talepte bulunan muhtarlarımız faydalanmayı sürdürüyor. Muhtarlık binası olmayan muhtarlıklarımıza yeni muhtarlık binaları yapıyoruz. 2020 yılından itibaren, 22 muhtarlık binası yaparak, muhtarlarımıza teslim ettik. 133 muhtarlık binamızın ise bakım onarım çalışmalarını tamamladık.”</p>

<p><strong>“MUHTARLARIMIZIN KENTİN YÖNETİMİNE KATILMALARINI DA İSTİYORUZ”</strong></p>

<p>“Muhtarlıklarımıza verdiğimiz desteklerin yanı sıra, muhtarlarımızın kentin yönetimine katılmalarını da istiyoruz. Mahalle yönetişim toplantılarımızla bağımlılıkla mücadeleden istihdama, çocuk hizmetlerinden kadın ve aile hizmetlerine, imara kadar farklı alanlarda muhtarlarımızla toplantılar gerçekleştiriyoruz. Muhtarlar Akademisi ile sizlerin çok önemli olan görevlerinizi daha etkin biçimde yerine getirebilmeniz için eğitimler düzenliyoruz. İBB Muhtarlar Evi’miz de sizlerin toplantılarınızı ve programlarınızı rahatlıkla gerçekleştirmeniz için hizmet vermeye devam ediyor. İBB olarak her zaman yanınızdayız. Muhtarlarımızla iş birliği halinde çalışmaya ve ortak aklımızı geliştirmeye devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>SALTIK’IN SİLİVRİ’DEN YOLLADIĞI MEKTUBU AYKUT OKUDU:</strong></p>

<p>Toplantıda konuşan Tüm Muhtarlar Sendikası Genel Başkanı Selami Aykut, Silivri’de tutulan İBB Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Yavuz Saltık’ın mesajını muhtarlarla paylaştı:</p>

<p>“Demokrasimizin temel taşı, milletin sesi ve benim de çalışma arkadaşlarım… İstanbul'un kıymetli muhtarlarım… Silivri'deki zindandan tam demokratik bir ülkeye, demokrasiye ve bu aziz millete hizmet etmeye ömrünü adamış bir bürokrat olarak, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Güzel ülkemizin aydınlık yarınlarına inancını yitirmemiş, görevde olduğum süre boyunca kimseyi birbirinden ayırmadan hizmet etmiş bir devlet adamı olarak, sizi bu konuda şahit tuttuğumu ve bu konuda vicdanınıza kendimi emanet ettiğimi bilin.</p>

<p>Özellikle Başkanımız Ekrem İmamoğlu önderliğinde belediyedeki görevimizi, milletin hayrına çalışmak olarak belirledik. İnanıyorum ki bunu sizlere ispatlamış bir bürokrat oldum. Her zaman her şeyin ilacıdır adalet. Ağır ağır yürür, ama mutlaka menzile varır. Kimin iyi, kimin kötü, kimin eğri, kimin doğru olduğunu hep beraber göreceğiz. Sarsılmaz bir inançla, özgür günlerde buluşmayı bekliyor, her birinizi ayrı ayrı kucaklıyor ve görevlerinizde başarılar diliyorum. Ayrıca, bana cezaevinde avukat gönderen, mektup yazan, birileri vesilesiyle selam gönderen bütün muhtar arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutluyorum.”<br />
<strong>Kaynak : İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-cezaevinde-bile-19-ekim-muhtarlar-gununde-muhtarlari-unutmadi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/10/face-muhtar-1.jpg" type="image/jpeg" length="75743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan İmamoğlu Bu Kez de Silivri'den Bakırköy'e Seslendi]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-imamoglu-bu-kez-de-silivriden-bakirkoye-seslendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-imamoglu-bu-kez-de-silivriden-bakirkoye-seslendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[19 Mart sivil darbesiyle özgürlüğü elinden alınan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, seçilmiş İBB ve TBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bakırköy Cumhuriyet Meydanı’nı hınca hınç dolduran on binlere, Silivri’deki hücresinden seslendi. “Nice haksız, hukuksuz muamelelere maruz bırakıldığımız, zulme uğradığımız bu dönemde özellikle iki şey gücüme güç, kararlılığıma kararlılık katıyor,” diyen İmamoğlu, özetle şunları söyledi:]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İMAMOĞLU: KİRLİ VE ZAVALLI PLANLARI ELLERİNDE PATLADI</strong></p>

<p>“Birincisi; sizlerin ve ülkenin dört bir yanındaki on milyonlarca vatandaşımızın demokrasi ve adalet mücadelesini meydan meydan büyüten cesareti ve azmi. İkincisi de tüm baskı ve engellemelere rağmen belediyelerimizin, vatandaşlarımızın derdine derman olmaya devam ediyor olması.</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner - Bakırköy - İstanbul </strong></p>

<p><strong>SANDIKTAN ÇOK BÜYÜK BİR ZAFERLE ÇIKACAĞIZ</strong></p>

<p>Benim ve diğer belediye başkanı arkadaşlarımızın uyduruk sebeplerle, belgesiz, kanıtsız tutsak edilmemizin en önemli sebeplerinden biri de işte bu, icraatçı kimliğimiz ve halkçı projelerimizle, milletin gönlünde edindiğimiz yer ve bu sebeple mevcut iktidar tarafından büyük bir tehdit olarak görülmemizdir. Bizi içeri atarak, vatandaşın gözünde itibarsızlaştırmaya çalışarak, koltuklarını muhafaza altına alabileceklerini sandılar. Ama bu kirli ve zavallı planları ellerinde patladı.”</p>

<p><strong>BU; GENÇLİKLERİ, GELECEKLERİ, HAYALLERİ ÇALINANLARIN ZAFERİ OLACAK</strong></p>

<p>“Bugün yaptıkları her hukuksuzluk, kurdukları her kumpas, onları kaçınılmaz sonlarına daha hızlı yaklaştırıyor. Sandıktan ne kadar büyük bir zaferle çıkacağımız çok daha net görülüyor. Bu; hakkı yenen, kıymeti bilinmeyen, yok sayılan milyonların zaferi olacak. En temel hak ve hürriyetlerinden mahrum edilenlerin, güvencesizlerin zaferi olacak. Sandıktan çok büyük bir zaferle çıkacağız.</p>

<p><strong>ADALETİN, HÜRRİYETİN VE HAYSİYETİN ZAFERİ OLACAK</strong></p>

<p>Bu; emeğinin, yatırımının karşılığını alamayanların zaferi olacak. Gençlikleri, gelecekleri, hayalleri çalınanların zaferi olacak. Sandıktan çok büyük bir zaferle çıkacağız. Bu; demokrasinin, milli iradenin zaferi olacak. Adaletin, hürriyetin ve haysiyetin zaferi olacak. Bir avuç insan kaybedecek, büyük ve aziz bir millet kazanacak. Her şey çok güzel olacak.”</p>

<p><strong>YAPTIKLARI HER HUKUKSUZLUK, KURDUKLARI HER KUMPASONLARI KAÇINILMAZ SONLARINA DAHA HIZLI YAKLAŞTIRIYOR…</strong></p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in, önümüzdeki ilk genel seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ettiği seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yargı görünümlü iktidar kumpasıyla tutuklanmasının ardından başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” buluşmalarının İstanbul ayağının bu haftaki durağı Bakırköy oldu. İmamoğlu’nun İBB Başkanlığı döneminde baştan aşağı yenilenen Cumhuriyet Meydanı’nı hınca hınç dolduran on binler; Silivri’de tutulan İmamoğlu ve diğer belediye başkanları lehine sloganlar attı ve iktidarı istifaya davet etti. Dr. Dilek Kaya İmamoğlu da Bakırköy buluşmasına katılarak, eşine ve zindanlarda hukuksuzca tutulan arkadaşlarına destek verdi. İmamoğlu’nun Silivri’den Bakırköy’e yolladığı mektubu CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik okudu. Çelik, konuşma yapacağı otobüsün üzerine, elleriyle havaya kaldırdığı, üzerinde, “İmamoğlu’na Özgürlük” yazan dövizle çıktı.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: “İKİ ŞEY GÜCÜME GÜÇ, KARARLILIĞIMA KARARLILIK KATIYOR…”</strong></p>

<p>İmamoğlu, Çelik tarafından kamuoyu ile paylaşılan mektubunda şunları söyledi:</p>

<p>“Sevgili Bakırköylüler, benim cesur, güzel hemşerilerim; nice haksız, hukuksuz muamelelere maruz bırakıldığımız, zulme uğradığımız bu dönemde özellikle iki şey gücüme güç, kararlılığıma kararlılık katıyor: Birincisi; sizlerin ve ülkenin dört bir yanındaki on milyonlarca vatandaşımızın demokrasi ve adalet mücadelesini meydan meydan büyüten cesareti ve azmi. İkincisi de tüm baskı ve engellemelere rağmen belediyelerimizin, vatandaşlarımızın derdine derman olmaya devam ediyor olması. İki hafta önce, Bakırköy’de açılan Bölgesel İstihdam Ofisimiz (BİO) de içimi mutlulukla, umutla doldurdu. Değerli yol arkadaşım, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan’a, Bakırköy Belediye Başkanımız Ayşegül Ovalıoğlu’na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”</p>

<p><strong>“‘İŞ BULMAK BİZİM DEĞİL, HÜKÜMETİN GÖREVİDİR,’ DEMEDİK…”</strong></p>

<p>“Bölgesel İstihdam Ofislerimiz, daha önce örneği olmayan, benim çok önem verdiğim projelerden biridir. İstihdam ofislerimizi, işsizlik ve gittikçe ağırlaşan ekonomik şartlar altında ezilen vatandaşlarımıza destek olabilmek için hayata geçirdik. Bu ofisler sayesinde başta gençler, kadınlar, engelliler olmak üzere, iş arayan herkesi eğittik, yönlendirdik, işverenlerle buluşturduk. ‘İş bulmak bizim değil, hükümetin görevidir,’ demedik. ‘Vatandaşın acil ihtiyacı ne ise o bizim de görevimizdir,’ dedik ve kolları sıvadık. Hiçbir aşamasında partizanlık içermeyen, tamamen liyakate dayalı bir süreçle yüz binlerce hemşerimizin işe yerleşmesini sağladık. BİO’lar iktidarın kriz yaratan, çözüm üretmekten aciz politikalarının yol açtığı büyük tahribata karşı vatandaşı koruyup kollayan projelerimizden sadece biri.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“TUTSAK EDİLMEMİZİN EN ÖNEMLİ SEBEPLERİNDEN BİRİ, İCRAATÇI KİMLİĞİMİZ VE HALKÇI PROJELERİMİZ”</strong></p>

<p>“Bununla birlikte ulaşım yatırımlarımızdan Ataköy-İkitelli metro hattımız da Bakırköylü vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıran hizmetlerimiz arasında. Hiçbir siyasi parti ya da görüş ayrımı yapmadan, ihtiyacı olan ailelere sunduğumuz kreş hizmetimiz, restore ederek vatandaşlarımızın kültür sanat hayatına kazandırdığımız miras eserimiz Baruthane ve şehre nefes aldıran Ayamama Yaşam Vadimiz de yine icraatçı ve halkçı iş yapma modelimizi özetleyen örnekler arasında. Benim ve diğer belediye başkanı arkadaşlarımızın uyduruk sebeplerle, belgesiz, kanıtsız tutsak edilmemizin en önemli sebeplerinden biri de işte bu, icraatçı kimliğimiz ve halkçı projelerimizle, milletin gönlünde edindiğimiz yer ve bu sebeple mevcut iktidar tarafından büyük bir tehdit olarak görülmemizdir.”</p>

<p><strong>“KİRLİ VE ZAVALLI PLANLARI ELLERİNDE PATLADI”</strong></p>

<p>“Bizi içeri atarak, vatandaşın gözünde itibarsızlaştırmaya çalışarak, koltuklarını muhafaza altına alabileceklerini sandılar. Ama bu kirli ve zavallı planları ellerinde patladı. Bugün yaptıkları her hukuksuzluk, kurdukları her kumpas, onları kaçınılmaz sonlarına daha hızlı yaklaştırıyor. Sandıktan ne kadar büyük bir zaferle çıkacağımız çok daha net görülüyor.</p>

<p>Bu; hakkı yenen, kıymeti bilinmeyen, yok sayılan milyonların zaferi olacak. En temel hak ve hürriyetlerinden mahrum edilenlerin, güvencesizlerin zaferi olacak. Sandıktan çok büyük bir zaferle çıkacağız. Bu; emeğinin, yatırımının karşılığını alamayanların zaferi olacak. Gençlikleri, gelecekleri, hayalleri çalınanların zaferi olacak. Sandıktan çok büyük bir zaferle çıkacağız. Bu; demokrasinin, milli iradenin zaferi olacak. Adaletin, hürriyetin ve haysiyetin zaferi olacak. Bir avuç insan kaybedecek, büyük ve aziz bir millet kazanacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri zindanı.”</p>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)</strong></h2>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-imamoglu-bu-kez-de-silivriden-bakirkoye-seslendi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Jul 2025 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/07/chp-bakirkoy.jpg" type="image/jpeg" length="16483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayırseverlerin Kurbanları Kavurma Olarak İhtiyaç Sahiplerinin Evine Ulaştı]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/hayirseverlerin-kurbanlari-kavurma-olarak-ihtiyac-sahiplerinin-evine-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/hayirseverlerin-kurbanlari-kavurma-olarak-ihtiyac-sahiplerinin-evine-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, 56 bin haneye kurban eti ulaştırılan İstanbul Vakfı’nın “2025 Kurban Bağış Kampanyası Konserve Dağıtımı” programına katıldı. “Ekrem Başkanımız bu etkinliğe çok önem verirdi” diyen Aslan, “Zira onun hayatı birlik, beraberlik ve dayanışma duyguları hep öne alan bir kişi olarak bugüne kadar yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BAĞIŞLANAN KURBAN KONSERVELERİ YOLA ÇIKTI</strong></p>

<p>Bayramlar ailenle, sevdiklerinle, dostlarınla bir aradaysan güzel geçer. Ne yazık ki Ekrem Başkanımız, yol arkadaşlarımız bayramları maalesef dostlarından, arkadaşlarından, ailelerinden ayrı olarak geçirdiler. En büyük temennimiz bir an önce bu hukuksuzlukların son bulması ve başkanlarımızın kendi görev yerlerine geri dönmesi” dedi.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner - Bakırköy - İstanbul </strong></h2>

<p><strong>İBB BAŞKAN VEKİLİ ASLAN: 62,5 MİLYON TL ÜZERİNDE BAĞIŞ TOPLANDI</strong></p>

<p>İBB’nin 2019 yılından beri sosyal yardımlarla vatandaşların yanında olduğuna vurgu yapan Aslan, “Yıllarca ülkemize emek vermiş emeklilerimiz maaşlarıyla et alamıyor, geleceğimizin güvencesi çocuklarımız et yiyemeden büyüyorlar. İşte bu zorlukları aşmak için ihtiyacı olan kim varsa yanında olmaya çalışıyoruz. İBB olarak 2019’dan beri sosyal yardıma ihtiyacı olan ailelerin yanında olmaya çalışıyoruz. Ancak asıl gayemiz ülkemizde bir tek kişinin bile sosyal yardıma ihtiyacı olmadığı günleri getirmek. O güne dek birbirimizin elini tutmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>ASIL GAYEMİZ TEK KİŞİNİN BİLE SOSYAL YARDIMA İHTİYACI OLMADIĞI GÜNLERİ GETİRMEK</strong></p>

<p>İstanbul Vakfı aracılığıyla 2020 - 2024 yılları arasında toplam 1 milyon ihtiyaç sahibi aileye ulaşıldığını belirten Aslan, “2025 yılı kampanyamız sonucunda elde ettiğimiz etler, ihtiyaç sahibi ailelerin sofrasına bereket katmak üzere yola çıkacaklar. Bu yıl İstanbul Vakfı Kurban Bağış kampanyası ile 62,5 milyon TL üzerinde bağış toplandı” diye konuştu.</p>

<p><strong>EN BÜYÜK TEMENNİMİZ HUKUKSUZLUKLARIN SON BULMASI</strong></p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kuruluşu İstanbul Vakfı, 2020 yılından itibaren gerçekleştirdiği kurban bağışı kampanyasının 6’ncısını düzenledi. Vakıf, 2025 yılı Kurban Bayramı kurban bağışı kampanyası kapsamında 62,5 Milyon TL bağış topladı. 3 bin 573 adet kurban hissesi bağışı yapılan kampanya aracılığıyla bu yıl 50 bin adet konserve et, 4 bin adet ilikli kemik suyu, 2 bin adet işkembe çorbası olmak üzere toplamda 56 bin aileye ulaştırmak üzere konserveler hazırlandı. İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, Avcılar Belediye Başkan Vekili Yüksel Can, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Oktay Özel ve İstanbul Vakfı Genel Müdürü Aslı Bakan ile birlikte kurbanlıkların dağıtımını başlattı.</p>

<p><strong>“EN BÜYÜK TEMENNİMİZ BİR AN ÖNCE BU HUKUKSUZLUKLARIN SON BULMASI”</strong></p>

<p>Dağıtımdan önce konuşan Aslan, “Sizlere haksızca Silivri’de tutsak edilen Ekrem Başkanımızın selamlarını iletiyorum. Ekrem Başkanımız bu etkinliğe çok önem verirdi. Zira onun hayatı birlik, beraberlik ve dayanışma duyguları hep öne alan bir kişi olarak bugüne kadar yaşadı. Biliyorsunuz bayramlar bizim için çok önemlidir. Bir olmayı, beraber olmayı, aynı masa etrafında toplaşmayı, birlikte olmayı, affetmeyi, bağışlamayı, küskünlerin bir araya getirilmesini, bayramlaşmasını sağlamaya vesile olan süreçlerdir.</p>

<p>Ancak bayramlar ailenle, sevdiklerinle, dostlarınla bir aradaysan güzel geçer. Sevdiklerin sizden ayrı, bir yerde tutsak ediliyorlarsa hüzünle ve üzüntüyle geçer. Ne yazık ki Ekrem Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız, kıymetli çalışma arkadaşlarımız ve bürokratlarımız, yol arkadaşlarımız bayramları maalesef dostlarından, arkadaşlarından, ailelerinden ayrı olarak geçirdiler. Uzunca yıllar beraber yol yürüdüğüm, seçilmiş İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu da hem mübarek Ramazan Bayramı’nı hem Kurban Bayramı’nı ailesinden, çocuklarından, arkadaşlarından İstanbullulardan ayrı geçirmek zorunda kaldı. En büyük temennimiz bir an önce bu hukuksuzlukların son bulması ve başkanlarımızın kendi görev yerlerine geri dönmesi” dedi.</p>

<p><strong>“GELECEĞİMİZİN GÜVENCESİ ÇOCUKLARIMIZ ET YİYEMEDEN BÜYÜYOR”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“İBB olarak, İstanbul Vakfı aracılığıyla iyiliği büyütüyoruz” diyen Aslan, şunları söyledi:</p>

<p>“Dayanışmayı güçlendiriyoruz. Valilik izinli Kurban Bağış Kampanyasıyla büyük İstanbul ailemiz her bayram daha da kenetlenerek büyüyor. Çünkü biz komşusu açken tok yatamayan bir milletiz. İslamın askeriyiz, komşusu açken tok yatanlardan değiliz. Bir ekmeğimiz varsa onu da eşit bölüşür, aynı sofrada yeriz. Ama ne yazık ki artık sofralarımız küçülüyor. Maalesef, milletçe geçim derdine düştük. Yıllarca ülkemize emek vermiş emeklilerimiz maaşlarıyla et alamıyor, geleceğimizin güvencesi çocuklarımız et yiyemeden büyüyorlar.”</p>

<p><strong>“2020 - 2024 YILLARI ARASINDA TOPLAM 1 MİLYON İHTİYAÇ SAHİBİ AİLEYE ULAŞILDI”</strong></p>

<p>“İşte bu zorlukları aşmak için ihtiyacı olan kim varsa yanında olmaya çalışıyoruz. İBB olarak 2019’dan beri sosyal yardıma ihtiyacı olan ailelerin yanında olmaya çalışıyoruz. Kurban Bayramlarında kurban bağışı yapmak isteyen kıymetli İstanbulluların kurban bağışlarını almaya, onları İBB’nin himayesinde İstanbul Vakfı’nın öncülüğünde ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırmak için büyük mücadeleler veriyoruz. Ancak asıl gayemiz ülkemizde bir tek kişinin bile sosyal yardıma ihtiyacı olmadığı günleri getirmek. O güne dek birbirimizin elini tutmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Kurban bağış kampanyamızla aslında milyonlarca vatandaşımız birbirinin elini tutuyor. Hayırsever yurttaşlarımızın bağışlarıyla, hijyenik koşullarda, İslami kurallara uygun bir şekilde kurban kesimi gerçekleştiriyor. Bu kurbanlardan elde edilen etler konserve haline getiriliyor. Ekiplerimiz tarafından ihtiyaç sahibi oldukları tespit edilmiş ailelere ulaştırılıyor. Alan elin veren eli görmediği bir süreci yaşatıyoruz. Bu kapsamda 2020 - 2024 yılları arasında toplam 1 milyon ihtiyaç sahibi aileye İstanbul Vakfı aracılığıyla ulaştık.”</p>

<p><strong>“62,5 MİLYON TL ÜZERİNDE BAĞIŞ TOPLANDI”</strong></p>

<p>“Bugün de 2025 yılı kampanyamız sonucunda elde ettiğimiz etler, ihtiyaç sahibi ailelerin sofrasına bereket katmak üzere yola çıkacaklar. Bu yıl İstanbul Vakfı Kurban Bağış kampanyası ile 62,5 milyon TL üzerinde bağış toplandı. 3 bin 573 adet kurban hisse kesimi gerçekleştirildi. Elde edilen et ürünlerinden hazırlanacak konservelerle 56 bin ihtiyaç sahibi aileye bu yıl da ulaşmayı hedefliyoruz. Hayırseverlerin desteklerini 50 bin adet konserve et, 4 bin adet ilikli kemik suyu, 2 bin adet işkembe çorbası olarak dağıtacağız. Bu zorlu ekonomik koşullar altında kurban bağışı yapan yurttaşlarımızdan Allah razı olsun. Rabbim ibadetlerini kabul etsin. Dayanışmaya çok ihtiyaç olan bugünlerde onlar dinimizin gereğini yerine getirerek ihtiyaç sahibi ailelere destek ellerini uzattılar.”</p>

<p><strong>“KURBAN KAMPANYAMIZ DEVAM EDECEK”</strong></p>

<p>“İBB’ye bağlı İstanbul Vakfı’mız; önümüzdeki yıllarda da hayırseverin hayır bağışlarını alarak ihtiyaç sahibi ailelere ulaştıracak. Biz İBB olarak sadece yol yapmıyoruz. Kreş açmıyoruz, hayırsever ve ihtiyaç sahibi aile arasında devletin mekanizmasını kullanarak köprü vazifesini de yerine getiriyoruz. Dün Ekrem Başkanımızı ziyaret ettim, onun selamını sevgilerini iletmek istiyorum. Allah hayırseverlerin hayrını kabul etsin diyorum.”</p>

<p>Konuşmaların ardından Nuri Aslan, Ayşegül Ovalıoğ<strong>lu ve Yüksel Can kolilenmiş konserve bağışları araca yükleyerek ihtiyaç sahiplerine gönderilmek üzere yolcu etti.</strong></p>

<p><strong>Kayak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA) </strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/hayirseverlerin-kurbanlari-kavurma-olarak-ihtiyac-sahiplerinin-evine-ulasti</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Jul 2025 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/07/kav-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="85632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB, ‘Kanal  İstanbul'a  Değil Kalan İstanbul'a Sahip Çıkmaya Devam Ediyor]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-kanal-istanbula-degil-kalan-istanbula-sahip-cikmaya-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-kanal-istanbula-degil-kalan-istanbula-sahip-cikmaya-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB, bilim insanları tarafından kentin geleceğine en büyük tehdit olarak nitelenen iktidar projesi ‘Kanal İstanbul’a karşı yürütülen çalışmalarla ilgili bilgilendirme toplantısı yaptı. Toplantıda konuşan TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul meselesi önemlidir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İMAMOĞLU: İSTANBUL MUHAFIZLIĞI YAPMAK, BENİM KARAKTERİMDİR</strong></p>

<p>İstanbul çarçur edilemez. İstanbul'un muhafızlığı en üst seviyede yapılmalıdır. Bu konuda elbette ki ben, sorumluluğumun ve vatandaşa olan borcumun farkındayım. Bunu amasız, fakatsız, tüm cesaretimizle yerine getirmeye söz verdik, ant içtik. İstanbul muhafızlığı yapmak, benim karakterimdir. İstanbul muhafızı olmak, benim karakterimdir. Ama inanınız ki, bu muhafızlık, burada bulunan ve bulunmayan milyonlarca yurttaşımızın karakteri olmalıdır” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner - Bakırköy / İstanbul&nbsp;</strong></p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), bilim insanları tarafından kentin geleceğine en büyük tehdit olarak nitelenen iktidar projesi “Kanal İstanbul”a karşı yürütülen çalışmalarla ilgili bilgilendirme toplantısı yaptı. İstanbul Planlama Ajansı (İPA) yerleşkesinde bulunan İPA Havuz’da düzenlenen toplantı; TBMM CHP Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Murat Emir, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek, Pınar Uzun Okakın, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, TBMM Saadet Partisi Grup Başkanvekilleri Selçuk Özdağ, Bülent Kaya, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayrettin Nuhoğlu, milletvekilleri, belediye başkanları, bilim insanları ve bürokratların katılımlarıyla gerçekleştirildi.&nbsp;</p>

<p><strong>“İSTANBUL’UN GELECEĞİNE BÜYÜK BİR TEHDİTTİR AMA BU İŞİN ALTINA İMZA ATANLAR, SESİNİ BİLE ÇIKARMIYOR”</strong></p>

<p>Toplantının açılış konuşmasını yapan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Başından beri arayışımız, bir ortak akıl arayışıydı. Bilimsel zeminde konuşabilme ve tartışabilme arayışıydı. Ama ne yazık ki bu hedefe bir türlü ulaşamadık. Hiçbir davetimize, hiçbir bilim ve teknik insanı gelmedi. Biz; depremle mücadelede, afetle mücadelede, göreve gelir gelmez, 2019 yılında, ‘Bir çalışma yapalım ve beraber nasıl yol alabiliriz? Oturup konuşalım’ şeklinde üç günlük bir çalıştay yapmıştık. Ve devletimizin her kademesinden yöneticileri davet etmiştik. O davet ettiğimiz insanlardan, hemen hemen hiçbir yönetici, bizim davetimize katılmadı. Halbuki 3 günlük olağanüstü değerli bir çalışma olmuştur. Aynı şekilde Kanal İstanbul'la ilgili bir çalışma yaptık.</p>

<p>Ve bu çalışmayla ilgili aydınlanmak istediğimizi dile getirdik. Yine bütün açık davetimizi, devletimizin her ilgili kurum ve kuruluşuna yaptığımız gibi, özellikle ÇED raporuna olumlu görüş veren, o rapora imza atan bilim insanlarını da tek tek, özenli bir biçimde, ‘Lütfen gelin, ne için olumlu görüş veriyorsunuzu bize anlatın.</p>

<p>Duymak istiyoruz. İstanbul halkına sizin sözlerinizi duyurmak istiyoruz’ dediğimiz o çalışmaya dahi tek bir kişi katılmadı. Yani onlarca bilim insanından tek bir kişi dahi, o imzasını niçin attığını, gelip kamuoyuna, bize, İBB yönetimine, Meclis üyelerine anlatmadı.</p>

<p>O günden bugüne, aslında gizli kapılar arkasında yürütülen bu çalışma, gerçekten Türkiye tarihi açısından çok önemlidir. İstanbul’un geleceği açısından çok tarihidir, önemlidir, büyük bir tehdittir ama bu işin altına imza atanlar, sesini bile çıkarmıyor. Tek bir kelime dahi çıkıp anlatıda bulunmuyor.”&nbsp;</p>

<p><strong>“SON İSTANBUL SEÇİMİNDE, RAKİBİM, ‘BENİM GÜNDEMİMDE YOK’ DEDİ. ŞİMDİ ŞEHİRCİLİK BAKANI. İMZA ATIYOR HER GÜN KANALLA İLGİLİ BİRÇOK KONUYA”</strong></p>

<p>“Daha acısı; farkındasınızdır, 2019’dan sonra yürüttüğümüz, özellikle bu kanal meselesine dair bilgilendirme çabalarımız, kampanyalarımız, ki kamuoyunun farkındalığını arttırma yönünde attığımız birtakım çalışmalarda dahi polisle panolar, bildiriler sökülmeye çalışıldı. Hatta gece yarısı söküldü, kaldırıldı. Bunları da yaşadık. Ama çok enteresan bir şey; farkındaysanız, son genel seçim olsun, son yerel seçim olsun, kanal işini unuttular. Ağızlarına bile almadılar. Hatta son İstanbul seçiminde, rakibim, ‘Benim gündemimde yok’ dedi.</p>

<p>Şimdi Şehircilik Bakanı. İmza atıyor her gün kanalla ilgili birçok konuya. ‘Benim gündemimde yok’ dedi. Yani sırası geldiğinde kanal işinin ne kadar ayıp olduğunu, kamuoyunun nezdinde ayıplandığını, çok kötü bir yere konduğunun farkındalar. Ağızlarından kelime çıkmıyor. Ya da inkar ediyorlar. Yani bir devlet adına, hükümet adına, millet adına görev yapan bir makamdaki bir insanın inkar ederek, yalan söyleyerek, oy devşirme çabasının bu kadar pervasızca yapıldığı bir konu çok az vardır.”</p>

<p><strong>“BU ARKADAŞLARI BU KONUDA MOTİVE EDEN NEDİR? VALLAHİ ANLAMADIM, BİLLAHİ ANLAMADIM”</strong></p>

<p>“Yani bu kadar kişiliği zedeleyen, itibarı zedeleyen tutum ve davranışları yapma konusunda geri durmayacak kadar bu arkadaşları bu konuda motive eden nedir? Vallahi anlamadım, billahi anlamadım. Anlamaya çalışıyorum.</p>

<p>Bu derin bir şey. Yani tek başına bu da çözemez bunun cevabını. (Eliyle para işareti yapıyor.) Yani bir para meselesi olduğunu, bir çıkar meselesi olduğunu zaten keşfediyoruz ama tek başına bu mudur; emin değilim yani. Ve bunun derinlemesine araştırılması gerekir. Bu konunun partisi yoktur. Bu konunun siyaseti yoktur.</p>

<p>Bence, kanal meselesi, İstanbul ve Türkiye için bir beka meselesidir. Biz, 2019’da İstanbul muhafızı olmayı başaramasaydık, bugün İstanbul kenti, bir kez daha tepeden tırnağa alabora olmuş olurdu. İnanın gözlerini kırpmadan, bunu yaparlardı. Ve sadece 135 milyon metrekarelik alanın, yüzde 60-70’i tarım alanı, orman alanı olan bu alanın alabora edildiğini, altının üstüne getirildiği bir ortamın çektirdiği çileyi düşünsek, bizim aslında ülkemizi ve şehrimizi ne denli büyük bir beladan kurtardığımızın bir göstergesidir diye düşünüyorum.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“BUGÜNKÜ TOPLANTININ YEGANE AMACI…”</strong></p>

<p>Farklı siyasi partilerden toplantıya katılım olmasından memnuniyet duyduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Elbette bizim elimizde bir kısım veriler var; bilimsel, teknik. Ama bugün, özellikle bu meseleyle ilgili mücadelenin nasıl toplumsallaştırılması, bilim ve teknik zeminine çekilmesi konusunda hata yapmamak, eksik kalmamak adına, İstanbul şehrinin şehri emini olarak, bu şehrin muhafızı olmayı milletine söz vermiş bir kişi olarak, yönetimimizle beraber sizlerin bize sunacağı değerli tavsiyeleri, önerileri güzel bir şekile oturtup, bunun iş birliği içerisinde koordinasyonu ve moderasyonunu yapan bir anlayışa oturtmak istiyoruz.</p>

<p>Bugünkü toplantının yegane amacı budur. İstanbul'u ve Marmaray'ı, çevresiyle beraber bu tehditten koruma gayretimizi birlikte göstermeliyiz. Bence tehdidin boyutu oldukça yüksektir. Bu yönüyle inşallah bugün verimli buluşmanın, toplantının güzel çıktılarını biz de buradan hızlıca harekete geçiren bir eylem planını, sizlerle tekraren kamuoyuyla paylaşıyor olacağız” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>FARKLI KESİMLERDEN İSİMLER KATKI SUNDU</strong></p>

<p>İmamoğlu’nun açılış konuşmasının ardından, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün, İBB’nin süreç içindeki teknik ve hukuki çalışmalarını anlatan bir sunum yaptı. İPA Başkanı Dr. Buğra Gökce’nin sunum konusu ise, “Beton Kanal’ın İstanbul’a Etkisi” oldu. Toplantının öğleden önceki son konuşmasını yapan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mustafa Bozbey de “Kanal İstanbul’un Marmara’ya Etkisi” üzerine görüşlerini katılımcılarla paylaştı.</p>

<p>Toplantının öğleden sonraki bölümünde ise İPA Başkanı Dr. Gökce’nin yönetiminde; bilim insanları, siyasiler ve bürokratların katılımıyla, “Açık Mikrofon” etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, sırasıyla; TMMOB Aydın Adanur Usta, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Murat Kapıkıran, emekli başkılavuz kaptan ve uzakyol kaptanı Saim Oğuzülgen, TBMM Saadet Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayrettin Nuhoğlu, yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, TBMM CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek ve İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Ülkü Sakalar birer konuşma yaptı.&nbsp;</p>

<p><strong>KAPANIŞ KONUŞMASINI YAPAN İMAMOĞLU: “DİLERİZ VE İSTERİZ Kİ, BU SESİ İKTİDARIN MENSUPLARI DA DUYABİLSİNLER”</strong></p>

<p>Toplantı, İmamoğlu’nun kapanışta yaptığı değerlendirme konuşmasıyla son buldu. Yakın geçmişte yaşanan kayyum atamaları sonrasında, TBB Başkanı kimliğiyle, TBMM çatısı altında bulunan partilerin genel başkanlarıyla bir araya geldiğini ve görüşmeler sonucunda konuyla ilgili Meclis’e ortak teklif verildiğini hatırlatan İmamoğlu, “Elbette dileriz ve isteriz ki, bu sesi iktidarın mensupları da duyabilsinler.</p>

<p>Çünkü, gerçekten iktidarlar da geçici, makamlar da geçici. Esas mesele, yapılan her hususta kamunun kazançlı çıkması, toplumun kazançlı çıkması, milletimizin, devletimizin kazançlı çıkması. Elbette bireysel çıkarların hak, hukuk çerçevesinde de kıymeti çok özeldir.</p>

<p>Onu ayrı bir yere koyuyorum. Ama bireysel menfaatlerin, siyasi menfaat çıkarlarının savunulduğu bir ülke olmaktan tam da tersine; aklın, bilimin, tekniğin savunulduğu bir ülke olma doğrultusuna geçmemiz lazım. Bu manada bugün, işte tam da kayyum meselesi gibi, kanal meselesinin de yine partiler üstü bir çerçevede tartışıldığı bir ortam ve bunun sürekli ve sürdürülebilir biçimde bir bilgilendirme platformuna dönüşmesi halini başlatmayı çok önemsedim” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“BURADA BİR AÇGÖZLÜLÜK VAR”</strong></p>

<p>İmamoğlu, konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı:&nbsp;</p>

<p>“Kaybedilen davalar var, ama bir de kazanılan davayı görür görmez, artı, yargının özellikle olumsuz davalarda böyle biraz paldır küldür karar verme sürecini yakalar yakalamaz, dedim ki, ‘Bizim hemen bir toplanmamız lazım. Burada, seçimlerde gizledikleri ve ifade edemedikleri, etmedikleri bir başka sorun var, bir başka konu var. Bir telaş var, acelecilik var.</p>

<p>Yani geç kalmış gibi bir tavır var. Açgözlülük var. Bunu hissettim. Açık ve net. Bu bağlamda, değerli başkanlarımızla, bu kapsayıcı buluşmayı yapmamızın endişesi budur. Ve bu, bizim muhafızlık ruhumuzdur. İyi muhafaza etmek, güzeli muhafaza etmek ve hele hele dünyanın en güzel toprak parçası, bu cennet vatanın en güzel bölümlerinden birisi, hatta birincisi demekle hiç kimsenin tereddüt etmeyeceği İstanbul'umuzun muhafaza edilmesi, korunması çok değerli.”</p>

<p><strong>“EVET, ‘KALAN İSTANBUL’U MUHAFAZA ETMELİYİZ”</strong></p>

<p>“Bu manada İstanbul’umuzun çok zarar gördüğünü, tahribat gördüğünü, geçmişten bugüne farklı tahribatların yapıldığını zaten hepiniz biliyorsunuz. Yan yana otururken Selçuk Özdağ, Sayın Grup Başkanvekili, milletvekilimiz, ‘Buna kalan İstanbul'un muhafızı da diyebilirsiniz’ diye güzel bir tarif yaptı. Evet; ‘kalan İstanbul'u muhafaza etmeliyiz.</p>

<p>Hatta tahrip edilmiş alanlarını iyileştirmeliyiz. İstanbul'un şu son dönemde yüzlerce alanında yaptığımız restorasyonun, en küçüğünden en büyüğüne, nasıl bir ilgi gördüğünü, nasıl bir insanlara iyileştirme ruhu verdiğini inanın anlatamam. Küçücük mekanlar yapıldığında, o mahallenin tamamı mutlu oluyor. O ilçenin tamamı mutlu oluyor.</p>

<p>Bu müthiş bir şey. Yani tılsımı çok yüksek bunun. Bir sihir gibi yani. Başka bir duygu. O bakımdan gerçekten İstanbul'un bu yönüyle, bırakın bu şekilde tahrip edilmesini, iyileşmeye çok acil ihtiyacı var. Ve bu memleketin en önemli meselelerinden birisidir. Ki çok saygıdeğer hocamız, hayatını bu sürece adamış Naci Hocamızın ifade ettiği gibi az önce, biz bu meseleyi durdurmak zorundayız. Gerçekten deprem sorununun çözümüyle ilgili verdiğimiz sınavda sınıfta kaldık.</p>

<p>Kötü durumdayız. Vaktimiz azaldı. Ve bunun için büyük bir seferberlik isterken, temel sorunlarımız ve çözümleri önümüzde diziliyken, böyle bir meseleyi, İstanbullunun ve Türkiye'de her insanımızın önüne koymak, ne yazık ki göz göre göre milletimize diz çöktürmektir. Haklı hocamız. Göz göre göre milletimize diz çöktürmektir. Bu manada, kesinlikle bu mesele önemli bir biçimde istişare edildi.”</p>

<p><strong>“YATLARI DOLDURUP ÇUVALA, ATTILAR KENARA”</strong></p>

<p>“Kısa bir hatırlatma yapmak isterim. 2011 yılı genel seçimlerinde, Sayın Cumhurbaşkanı, seçim kampanyasında, Kanal İstanbul'un böyle kısa bir sunumunu yaptı. Seçime çok az bir zaman kala. Çok affedersiniz, uydurma bir 3D sunum. Yani üç boyutlu; bir tane gemi gidiyor, sonra bir gemi öbür taraftan geliyor. Belki hatırlarsınız. Kanal projesi. Uydurma. Yani sanki akşamdan sabaha hazırlanmış, ‘Yeni bir boğaz yapıyoruz; kanal projesi!’ Ve bu ilk çıkışı, kaptanımızın söylediği gibi; yani bu yapılacak, boğaz trafiği rahatlayacak.</p>

<p>Başka bir şey denmedi. ‘Bu yapılacak. Boğaz trafiği rahatlayacak. İstanbul'u kurtaracağız!’ Aradan bir zaman geçti. İkinci sunu: Biraz daha şekillenmiş, cicilenmiş, bicilenmiş. Bu sefer gemiler vızır vızır geçiyor, çok şık yat limanları var arada 6-7 tane. Bir de sağında solunda en az 30 kat, 40 kat uzay üssünü andıran, koca koca, kule gibi binalar var. Yani çok canlı, cafcaflı. Cafcaflı bir sunum. Bir anda şekil değişti; yat limanları, hatta önde villalar, arkada koca koca kuleler, falan filan! Tabii bir kızılca kıyamet koptu, ‘deprem’ dendi, ‘şu’ dendi, ‘bu’ dendi. Sıra üçüncü sırama geldi. Zat-ı muhterem, talimat vermiş ve yatay mimariye geçilmiş! Bir anda binalar kesildi! 4-5 kata indi. Bir anda sosyal konut konuşuluyor ya, yatlar kaldırıldı hemen. Yatları doldurup çuvala, attılar kenara. Kanal kaldı. Ve işte etrafta sosyal konutlar, falan filan.”</p>

<p><strong>“KALKTILAR BUNU ANLATTILAR KOCA KOCA ADAMLAR”</strong></p>

<p>“Çok enteresandır; o cafcaflı yüksek binalar yapılırken, o yüksek binaların olduğu yerde, yat limanlarının yapıldığı yerde, tabii tartışmalar da yapılıyor. Deniyor ki; ‘Bu hafriyat ne olacak?’ Ne olacakmış biliyor musunuz? Projeleri var bizim arşivde. Hocam şimdi Kumburgaz fay hattını anlatırken, benim aklıma onların projesi geldi. O hafriyatla, neymiş efendim, &nbsp;Küçükçekmece Gölü'yle Büyükçekmece Gölü'nün arasına, üç tane ada yapılacak hafriyatla, &nbsp;suni ada. Bunlara da villa koyacaklar. O villaları da milyonlarca dolara satacaklar. Yani biz normal duran adayı ayakta tutamıyoruz, yanında dibinde, güneyinde Adalar, fay hattı var hemen karşısında, sorunlarımız var…</p>

<p>Bunlar üç tane ada yapacak! Bunun projesini çizdiler Hocam, sevgili dostlar. Bunun projesi var arşivde. Buna para harcadılar. Devam ediyorum. Başka bir sunuya geçiyorlar. Bu kalktı. Tabii kızılca kıyamet; nereye hafriyat falan… Bu çevre kirliliği, pislik... Yahu kalktılar bunu anlattılar koca koca adamlar: 30-35 kilometre uzunluğunda, Terkos'un önünden, şimdiki İstanbul Havalimanı'nın önüne doğru gelen bir hatta, en kısa yeri 500 metreyle 1 kilometreye kadar uzayacak denizi dolduracaklar!”</p>

<p><strong>“CUMHURBAŞKANI BİLE GENEL SEÇİMDE AĞZINA ALAMADI KANAL İSTANBUL'U”</strong></p>

<p>“Derdimiz yok, tarım toprağını söküp alacağız, kanal açacağız, nereye koyacağız diye bizi dert sardı. Niye? Bir kişi istiyor diye. Acilen ‘kanal yalanları’ diye bir şey yapmak lazım. Kaç tane yalan söylediler yani? Daha yeni, son seçimde, adayları dedi ki, ‘Bu benim gündemde yok’ Cumhurbaşkanı bile genel seçimde ağzına alamadı Kanal İstanbul'u. Bir yerde ifadesi bile yok. Bu kadar da korkuyorlar bu meselede. O bakımdan, kesinlikle bu iş kötü bir iştir. Bir emlak meselesidir. Rant meselesidir. Başka çıkarlar vardır. Kesinlikle bunu araştırıyoruz. Bazı veriler, bulgular var. Bu projeyi kim, nerede çalıştı? Bunu bulacağız. Kamuoyunun önüne koyacağız bunları.</p>

<p>Kim, nerede çalıştı? Ne yürütüldü burada? Hangi hesap kitap yürütüldü? Hepimiz gördük, hatırlayın; yani özellikle Arap Yarımadası'ndaki birçok ülkede yayınlanan reklam filmlerinde burası anlatılıyor. Dolayısıyla, inanın bazen diyorum ki sadece sayın kaptanımızın, değerli dostumuzun sununu dinlese, biz bir projeyi dinliyor olsak, şurada da İstanbul Belediyesi adına ben otursam, meclis üyeleri, yöneticiler; sadece o sunuyu alsak, mesele de İstanbul Boğazı olsa ne yaparız? ‘Tamam, gerisine gerek yok, vakit kaybetmeyelim, hadi gidelim evimize’ deriz yani. Gerisini dinlemeyiz.”</p>

<p><strong>İSTANBUL İYİLEŞMEYE BAŞLADIĞINDA, TÜRKİYE’NİN DE UMUTLARI TAZELENİYOR &nbsp;</strong></p>

<p>“Sonuçta baktığımız pencere şu: Biz, Türkiye'de çok önemli bir görev üstlendiğimizin farkındayız. İstanbul, Türkiye için çok önemli bir yer. İstanbul'da gerçekten deprem olunca, bütün Türkiye depremi hissediyor. İstanbul'da ekonomik kriz derinleşince, Türkiye perişan oluyor zaten. İstanbul iyileşmeye başladığında, Türkiye’nin de umutları artıyor, umutları tazeleniyor, umutları büyüyor.</p>

<p>Hatta ben demedim, Sayın Cumhurbaşkanı dedi, ‘İstanbul'u kazanan, Türkiye'yi kazanır’a kadar giden bir takım tezler bile İstanbul üzerinden yazılır, çizilir. Bu bağlamda, İstanbul meselesi önemlidir. İstanbul çarçur edilemez. İstanbul'un muhafızlığı en üst seviyede yapılmalıdır.</p>

<p>Bu konuda elbette ki ben, sorumluluğumun ve vatandaşa olan borcumun farkındayım. Bunu amasız, fakatsız, tüm cesaretimizle yerine getirmeye söz verdik, ant içtik. İstanbul muhafızlığı yapmak, benim karakterimdir. İstanbul muhafızı olmak, benim karakterimdir. Ama inanınız ki, bu muhafızlık, burada bulunan ve bulunmayan milyonlarca yurttaşımızın karakteri olmalıdır.</p>

<p>Aynı zamanda ulusal bir muhafızlığın, Türkiye muhafızlığının milletimizce hissedilmesi gerektiği bir dönemdeyiz. Ama içeride ama dışarıda ama yurt içinde ama yurt dışında ama çevremizde oluşan olaylara baktığımızda, muhafızlık meselesi, önemli bir safhaya evrilmiştir. Bu sorumluluğumuzu hep birlikte iyi bilgilerle donatılmış şekliyle ele alır ve sahiplenirsek, ülkemiz için gerçekten çok önemli bir sorumluluğu yerine getirmiş oluruz. Bu manada bugünü ben, çok önemli bir başlangıç olarak görüyorum. Bundan sonraki çalışmalarımızın da sizlerin bilgisi dahilinde ve sizleri davet ederek yürüyeceğini de buradan tekrar duyuruyorum.”</p>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)</strong></h2>

<h2></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-kanal-istanbula-degil-kalan-istanbula-sahip-cikmaya-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jan 2025 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2025/01/kanal-haber-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="33706"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan İmamoğlu: Atatürk İleri Görüşlülüğü Sayesinde Ülkenin Ufkunu Açtı]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-imamoglu-ataturk-ileri-goruslulugu-sayesinde-ulkenin-ufkunu-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-imamoglu-ataturk-ileri-goruslulugu-sayesinde-ulkenin-ufkunu-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün, eğitim görmeleri için yurt dışına gönderilen gençlere yönelik sarf ettiği, “Sizi birer kıvılcım olarak gönderiyoruz, gür alevler halinde dönmelisiniz” sözünden ilham alınarak kurulan Bi’Dünya Kıvılcım Derneği tarafından düzenlenen “Genç Cumhuriyet’in Kıvılcımları” toplantısında konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>GENÇ CUMHURİYET’İN KIVILCIMLARI’ TOPLANTISINDA KONUŞTU</strong></h2>

<p>Coğrafi ve siyasi anlamda stratejik bir noktada bulunan Türkiye’yi, ‘çölün ortasındaki sahra’ya benzeten İmamoğlu, “Otoriter aklın ya da farklı rejimlerin ama kuzeyde ama batının göbeğinde, Avrupa'nın göbeğinde var olduğu bir ortamda, Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkede kadının eşitliğinden, kadın erkek eşitliğinden, kadına seçme-seçilme hakkından eğitimle ilgili çağdaş adımlardan bahsediyor. Ve Allah için, öyle bir lider ki, kendisi için hiçbir şey istemiyor. Ve 57 yaşında bu lider, bu dünyadan göçüp gidiyor” dedi.&nbsp;</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi -Hüseyin Çetiner - Bakırköy - İstanbul&nbsp;</strong></h2>

<h2><strong>İMAMOĞLU’NDAN YURT DIŞINA GÖÇEN BEYİNLERE&nbsp;ÇAĞRI: BU ÜLKENİN CESUR YÜREKLERE İHTİYACI VAR</strong><br />
“Biz, 90 yıl sonra, o gün atılan adımlar kadar cesur değiliz” özeleştirisinde bulunan İmamoğlu, “Halbuki bugün biz, daha ileri adımları atabilmek zorundayız. Bu yönüyle, bu ülkenin cesur yüreklere ihtiyacı var, zeki beyinlere ihtiyacı var. Atılımcı, yaratıcı insanlara ihtiyacı var. Girişimci insanlara ihtiyacı var. Burada çok büyük bir kararlılık gerekiyor. Biraz gözü karalık gerekiyor. Cahillerin gözü karalığının bu ülkeye verdiği, bir avuç insanın verdiği zararın yerine, milyonlarca, on milyonlarca yurttaşımızın beklentisini karşılayacak, biliyorum ki yüz binlerce, milyonlarca çok aklı başında yurttaşımız var. Gelin, hep birlikte yola çıkalım” diye konuştu.&nbsp;</h2>

<p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) Florya’daki yerleşkesinde gerçekleştirien “Kıvılcım Zirvesi Değerlendirme Toplantısı”na katıldı. Toplantıda, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, eğitim görmeleri için yurt dışına gönderilen gençlere yönelik sarf ettiği, “Sizi birer kıvılcım olarak gönderiyoruz, gür alevler halinde dönmelisiniz” sözünden ilham alınarak kurulan Bi’Dünya Kıvılcım Derneği tarafından hazırlanan “Genç Cumhuriyet’in Kıvılcımları” kitabının da tanıtımı yapıldı. İPA Havuz’da düzenlenen toplantıda, sırasıyla; İPA Başkanı Dr. Buğra Gökce, Bi’Dünya Kıvılcım Derneği Başkanı Gözde Kara Günaydın, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ARI Teknokent Genel Müdürü, Prof. Dr. Atilla Dikbaş ve İmamoğlu birer konuşma yaptı.&nbsp;</p>

<p><strong>“TÜRKİYE CUMHURİYETİ, BUGÜNDEN TASAVVUR&nbsp;EDİLEMEYECEK ZOR KOŞULLAR ALTINDA KURULDU”</strong></p>

<p>Türkiye’de yetişmiş, yurt dışında yaşayan yetkin bireyler tarafından kurulan Bi’Dünya Kıvılcım Derneği’ni yakından takip ettiğini belirten İmamoğlu, “Bu kadar geniş bir yelpazeye hitap eden ve İstanbul'un olduğu kadar, ülkenin geleceğine ışık tutabileceğini düşündüğümüz bu platform, bizim için çok keyifle takip edeceğimiz ve bu işi sürükleyeceğimiz bir alan. Ben çok inanıyorum bu ortama” dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin, bugünden tasavvur edilemeyecek zor koşullar altında kurulduğunun altını çizen İmamoğlu, “Yeni kurulan Cumhuriyet’in, kalkınma ve aydınlığı adına attığı adımların ne kadar kıymetli olduğunu, buradaki her dostumuz çok iyi biliyor. Tabii ülkenin o acilen ihtiyaç duyduğu hususlara, o dönemde atılan birçok adım, gerçekten şaşırtıcı seviyede ‘bu nasıl düşünülmüş, nasıl yapılmış’ diye insanın kendisini sorgulamaya itiyor” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p><strong>“BİZ VE BİZİM GİBİ YÖNETİCİLERİN SORUMLULUĞU ÇOK BÜYÜK”</strong></p>

<p>Bu anlamda, ülkedeki her yöneticinin sorumluluklarının çok büyük olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Elbette başta biz ve bizim gibi yöneticilerin sorumluluğu çok büyük. Ama toplumun her bireyi ya da bu Cumhuriyet’in kendisini geldiği seviyeye yetiştirdiğine inandığı, inanan her insan, mutlaka omuzlarına yük almalı diye düşünüyorum. Ki o dönemde binden fazla genci Mustafa Kemal Atatürk'ün yurt dışına göndererek, tekrar donanımlı bir şekilde ülkemize gelmesi ve katkı sunmasını sağlaması, müthiş bir insan kaynakları tasavvuru, hareketi.</p>

<p>Çok özel bir düşünce” ifadelerini kullandı. Kendisinden önce konuşan İPA Başkanı Gökce’nin paylaştığı ve “2019-23 yılları arasında yurt dışına göç eden Türk vatandaşlarının sayısı 697 bin 194. 2023 yılında Türkiye'den göç eden vatandaşların rakamı 291 bin. 291 bin kişinin yüzde 42,9’u 20-34 yaş arası gençler. Bunların tamamına yakını üniversite mezunu, iyi eğitimli gençler” bilgilerinden yola çıkan İmamoğlu, şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p><strong>“GENÇLERİN ÜLKEDEN ÜMİDİNİ KESEREK YURT&nbsp;DIŞINA GİDİŞLERİNİ KESİNLİKLE DURDURMALIYIZ”</strong></p>

<p>“Buğra Bey'in bahsettiği, ‘beyin göçü’ diye söylediği o tablodakilerin yarıya yakının gençler olması çarpıcı. Tam böyle iş yaşamının içine girmiş insanlar. Bu insanların, bu ülkeden kaçar gibi, ne pahasına olursa olsun gitmesi, elbette bizi çok derinden üzüyor. Ve çoğunlukla da öyle gidiyorlar. Çünkü birçoğuyla ama yurt dışında karşılaşıyorum ve dertlerini dinliyorum ama yurt içinde giderken ya da gitmeden önceki duygularını dinliyorum.</p>

<p>Bu, kötü bir şey. Yani emeğinin değeri 100 birim ise, 20 birime razı, 15 birime, 10 birime razı bu ülkeden gitmeye dönük. Sadece maddi gerekçelerle de değil. Kötü olan o. Bu şekilde gidilmesini kesinlikle durdurmalıyız. Ama dünya global artık. Yani dünyada sınırların geçişkenliği, sadece fiziksel olarak bir yerden bir yere gitmenin ötesinde, iletişim olarak da çok güçlü bir akışa sahip.</p>

<p>Böyle bir ortamda çok başarılı dostlarımız, vatandaşlarımız, hemşehrilerimiz dünyanın farklı noktalarında çok önemli kurumların, çok önemli mevkilerinde yönetici olabilirler ve olmalıdırlar da. Mesele, o insanların bir network içerisinde kalmasını sağlamak ve ülkesine olan sorumluluklarını taşıma hislerini, onlarla her daim buluşturma meselesi.”</p>

<p><strong>“ÜLKE ADINA BİR SORUMLULUK ALMA MESELESİ ÇOK ÖNEMLİ”</strong></p>

<p>“Bazen öyle bir görev vardır ki; sefer görev emri çıkar ve oradan bir kişi gelir, ülkenin farklı bir meselesinde uzman olarak ya da işin başında -hangi makamda olduğunun bir önemi yok- görev alır, almalıdır da. Gerçekten ülke adına bir sorumluluk alma meselesi çok önemli artık. O bakımdan, bizim bugün başlattığımız bu adım, uzmanlar tarafından oluşturulan projeler, orada o katkıların hayata geçmesi, onun birkaç güzel örneğe dönüşmesi, bence motivasyonu çok büyütecek. O bakımdan İstanbul'da bir de yapılan her iş kendini gösterir.</p>

<p>Bu yönüyle bir de bir dayanışma köprüsünün sağlam bir örneğini ortaya çıkartmış olacağız. Yani İstanbul’da, İBB’deki çalışma arkadaşlarımızın yurt dışından oluşan bir ekiple beraber, Türkiye'de bir meseleyi çözüme kavuşturmaları ya da bir proje üretmiş olmaları, bütün dünyaya dağılmış olan güçlü insan kaynağının ilgisini çekecektir. Ve ‘Benim de bir fikrim var. Ben de şu işi başarabilirim, buradan başarabilirim, katkıyla bunu oraya aktarabilirim’ duygusunu onlara yüzde 100 verecektir diye düşünüyorum. Bu gözle ben bu süreci takip ediyorum.”</p>

<p><strong>“DÜNYA, O GÜNKÜ DÜNYA DEĞİL”</strong></p>

<p>İPA, İTÜ Arı Teknokent ve Bi’Dünya Kıvılcım Derneği’nin bu kapsamdaki iş birliklerini önemsediğini vurgulayan İmamoğlu, “Tüm bunların bu şekilde ilerlemesini elbette çok istiyorum. Hani tam da işte ‘sizi birer kıvılcım olarak gönderiyoruz, gür alevler halinde dönmelisiniz’ sözünün bugünkü versiyonunu anlatıyorum. Dönmeyebilir. Dönemeyebilir. Yani dünya, o günkü dünya değil. Yani 1930’lu, 40’lı yıllarda o dönem o atılan adımın bugünkü versiyonu bu. Hatta bu biraz başlangıç versiyonu. Çok daha hızlı versiyonunu kurabilmeliyiz. O da bu işi iyi bilen çok kıymetli akademisyenlerimizin, hocalarımızın, bu işe kafa yoran çok kıymetli bu işi bilen insanların iş” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>“FARKLI BİR COĞRAFYADA, ÇÖLÜN ORTASINDAKİ SAHRA GİBİYİZ BİZ”</strong></p>

<p>Okurların, “Genç Cumhuriyet’in Kıvılcımları” kitabında, o döneme dair hayat ve başarı hikayelerinden kesitler bulacağını belirten İmamoğlu, konuşmasını özetle şu sözlerle noktaladı:&nbsp;</p>

<p>“Bu ülke, farklı bir ülke. Farklı bir coğrafyada. Yani farklı bir coğrafyada, çölün ortasındaki sahra gibiyiz biz. Yani güneyimize baktığımızda yaşananlar, komşularımıza baktığımızda olan, biten, çocuğun bile olmadığı artık, çocuk görüntüsünü bile göremediğiniz… Kadın zaten yok. Katlediliyor her yönüyle… Böyle bir coğrafyanın yanı başındaki Türkiye'yiz.</p>

<p>O bakımdan bu ilerici adımı, o güne dönüp baktığımda, otoriter aklın ya da farklı rejimlerin ama kuzeyde ama batının göbeğinde, Avrupa'nın göbeğinde var olduğu bir ortamda, Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkede kadının eşitliğinden, kadın erkek eşitliğinden, kadına seçme-seçilme hakkından eğitimle ilgili çağdaş adımlardan bahsediyor. Ve Allah için, öyle bir lider ki, kendisi için hiçbir şey istemiyor. Ve 57 yaşında bu lider, bu dünyadan göçüp gidiyor. Çünkü savaşlarda, cephelerde hayatını geçirmiş bir insan. Milletine kendini adayarak, gencecik yaşta, hayattan göçüp gidiyor.”</p>

<p><strong>“SİZLER DE BU İŞE ÜST SEVİYEDE KAFANIZI,&nbsp;ZİHNİNİZİ, BEYNİNİZİ, YÜREĞİNİZİ VERİN”</strong></p>

<p>“O zaman ben de diyorum ki, ‘Biz, 90 yıl sonra, o gün atılan adımlar kadar cesur değiliz. Halbuki bugün biz, daha ileri adımları atabilmek zorundayız. Bu yönüyle, gerçekten bu ülkenin cesur yüreklere ihtiyacı var, zeki beyinlere ihtiyacı var. Atılımcı, yaratıcı insanlara ihtiyacı var. Girişimci insanlara ihtiyacı var. Bize düşen görev de sizin sesinizin olağanüstü seviyede çıkabilmesini sağlamak.</p>

<p>O bizim işimiz. Yani o çabayı biz verebiliriz, vereceğiz de sonuna kadar. Ama lütfen sizler de bu işe üst seviyede kafanızı, zihninizi, beyninizi, yüreğinizi verin. Verirseniz olacak ucuna geldi. Yani bu yeni bir yüzyılın başlangıcında, tam böyle bir yerdeyiz. Burada çok büyük bir kararlılık gerekiyor. Biraz gözü karalık gerekiyor. Cahillerin gözü karalığının bu ülkeye verdiği, bir avuç insanın verdiği zararın yerine, milyonlarca, on milyonlarca yurttaşımızın beklentisini karşılayacak, biliyorum ki yüz binlerce, milyonlarca çok aklı başında yurttaşımız var. Gelin, hep birlikte yola çıkalım.”</p>

<p>Konuşmaların ardından, gazeteci Fatih Altaylı’nın “Teke Tek Bilim Programı”, Prof. Dr. Celal Şengör ve Dr. Ufuk Akçiğit’in katılımlarıyla, katılımcıların huzurunda interaktif olarak gerçekleştirildi.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)</strong></h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-imamoglu-ataturk-ileri-goruslulugu-sayesinde-ulkenin-ufkunu-acti</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Dec 2024 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/12/kivilcim-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="42335"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan İmamoğlu ve Ekibi Bütün Engellemelere Rağmen Tam Yol İleri Diyerek Çalışıyor]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-imamoglu-ve-ekibi-butun-engellemelere-ragmen-tam-yol-ileri-diyerek-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-imamoglu-ve-ekibi-butun-engellemelere-ragmen-tam-yol-ileri-diyerek-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin eğitim alanında dünya sıralamasındaki yerine yönelik çarpıcı rakamlar paylaşan İmamoğlu, “Bu tablo, gerçekten utanç verici. İktidar, aslında net bir tercih yapıyor. O tercih, eğitimi öncelikli bir önemde gör-me-mek-te-dir. İktidar, net olarak şöyle bakıyor meseleye, aslında meselelere: Günü kurtarmaya! Bu aslında, ‘önümüzdeki seçimi düşünüyorum, gerisi benim için teferruat’ anlayışı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>“<strong>BİR KIZIMIZ OKUYAMAYACAKAS ÇATLARIM HIRSIMDAN!”</strong></h2>

<p>TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP tarafından düzenlenen ‘Yerel Yönetimler ve Eğitim Çalıştayı’nda konuştu.&nbsp;</p>

<p>Bana bir mevzu getirdiklerinde, bir sorun getirdiklerinde diyorum ki, ‘Ben, sonuç odaklı bakıyorum; onlar seçim odaklı bakıyor.’ Sonuç ve seçim. Biz, ‘Sorunun sonucunu bulmalıyız. Onu çözmeliyiz’ diye bakıyoruz. Onlar, seçim diye bakıyor. Seçim için her yol mubah! Yani o koltukta kalmak nasıl bir şeymiş? Onun sahibi olduğunu düşünmek, maddi-manevi sahibi olduğunu düşünmek, Türkiye'nin bütün gelirlerinin sahibi olduğunu düşünmek mesela… Ya da bu şehrin bütün rantın sahibi olmayı düşünmek! Bu nasıl bir duygudur yani? Bu nasıl bir anlayış? Nasıl bu zihne gelebilir bir insan! Yakın çevresiyle beraber bir avuç insan” dedi.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner&nbsp; -Bakırköy - İstanbul&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>İBB olarak eğitim alanına yaptıkları desteklerin özet sunumunu yapan İmamoğlu, “Örneğin; bizden önce İBB'de bu yönleriyle katkı sunma kalemlerinin çok çok üstüne çıktığımız bir dönem yaşatıyoruz. Her alanda. Kız çocukları okusun diye desteğimiz var. Ne alaka? İstanbul! Öyle bir istatistik var ki, İstanbul'un nüfusuyla çarptığınızda, burada bulunan bazı ilçe belediyelerimizin nüfusu kadar yapıyor. Nasıl bırakırız biz bir kız çocuğumuzu evinde ya da sokakta, okul okumada? Çatlarım hırsımdan. Bir kızımız okuyamayacak! O kız çocuğum için deli olurum” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: BU İKTİDAR EĞİTİMİ ÖNCELİKLİ BİR ÖNEMDE GÖR-ME-MEK-TE-DİR</strong></p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından düzenlenen “Yerel Yönetimler ve Eğitim Çalıştayı”, İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) Florya’daki yerleşkesinde gerçekleştirildi. İPA Havuz’da düzenlenen çalıştayın açılış konuşmalarını, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Suat Özçağdaş ile CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik yaptı. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da çalıştayın “ufuk turu” bölümüne konuşmacı olarak katıldı. “Yerel yönetim”, “eğitim” ve “Cumhuriyet Halk Partisi” kavramlarının birbirine uyumlu ve çok yakışan kavramlar olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p><strong>“BELLİ YÖNETİCİ KULVARLARINDA KASIT ARIYORUM”</strong></p>

<p>“Bu ülkede; dağın başındaki bir köyden, sahildeki bir köye ya da kasabadan ilçesine varana kadar, her annenin başta ve her ailenin önceliğidir evladını okutabilmek. Bizler, sosyal adaletin sağlanmasında en önemli hattın eğitim olduğunu, eğitimde eşitlik olduğunu bilen insanlarız. Eğitimin, cumhuriyet değerlerinin yaşatılmasındaki temel rolünü de hep birlikte yaşayarak büyüdük.</p>

<p>Elbette sorunlar vardı. Daha iyisi yapılabilirdi. Ama hiçbir zaman eğitim, bugünkü kadar, -Suat Bey'in de tek tek ifade ettiği gibi- yapısal sorunlarla karşı karşıya olmamıştı. Çünkü bu tek başına bir başarısızlık olamaz. Bu tek başına bütçeyi iyi yönetememek olamaz. Sürecin bu şekilde olması, sadece siyasi öncelikleri üzerinden de olamaz. Ben, ne yazık ki dönem dönem, belli hatlarında, belli yönetici kulvarlarında kasıt arıyorum artık. Niye kasıt aradığımı biraz sonra bir kısım örneklerle de sizinle paylaşacağım.”</p>

<p><strong>“CHP’LİLER OLARAK KENDİMİZİ SORGULAMALIYIZ”</strong></p>

<p>“Bugün hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun, tüm vatandaşlarımızın ortak kanaati ve kararı, Türkiye'nin en önemli ve ne yazık ki çözüme bir türlü kavuşturulamayan ve kavuşturulamayacaklarına inandıkları en büyük sorun, eğitim sorunudur. Ve hiç değişmedi bu. En az 15-16 yıldır siyasi anketlere dikkatle bakan birisiyim. Kesinlikle ve kesinlikle başka alanlarda zikzaklar olmuştur, inişler, çıkışlar olmuştur bugünkü iktidarla ilgili, ama 15-16 yılını sağlam takip eden birisi olarak, eğitimdeki başarısızlığı bu ülkenin yurttaşları büyük oranda onaylıyor ve tescilliyor. ‘Ülkemizin geleceği eğitim’ diyoruz. Ama eğitimdeki başarısızlığı da tescilliyoruz.</p>

<p>O zaman işte biz, CHP’liler olarak, kendimizi sorgulamalıyız. Bu kadar temel bir sorunu kabul eden halkımızın oylarını alıp, bu kadar ön planda eğitimi tutan bir siyasi aklın sahibi olarak niçin iktidar olamadık? İşte onun için Türkiye'nin geleceği için, iktidar olmak ve bu konulardaki adımları atmak, aslında hep birbirini bağlayan, birbirini takip eden kuvvetli analizler ve adımlar.”</p>

<p><strong>“BU AĞIR TABLOYU YARATAN ZİHNİYET…”</strong></p>

<p>“Bu yönüyle eğitim sistemi ve müfredatı boyutuyla, fiziki ve maddi koşullar boyutuyla, öğretmen boyutuyla, sürekli değişen Milli Eğitim Bakanları ve bakanların zihniyetlerinde, kalitesinde görülen sorunlar boyutuyla, akla gelebilecek bütün boyutlarıyla eğitim bir sorunlar yumağı. Bütün gençlerimizi, geleceklerini yurt dışında aramaya sevk eden sebeplerin başında eğitimin kalitesinin, dünya standartlarından uzaklaşması ve kamusal hayatta eğitim ve liyakat arasındaki ilişkinin net olarak bozulması geliyor.</p>

<p>Ağır ekonomik koşullar, çalışma hayatındaki güvencesizlik, mülakat gibi… ‘Mülakat gibi mülakat! (Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in sözlerine gönderme yapıyor.) Müthiş bir kavram. ‘Mülakat gibi mülakat!’ Evet, Suat Bey güzel bir uyanış söylüyor. Yani aslında bu laf bile, geriye dönük 22 yıl mülakat gibi mülakat olmayan mülakatların yapılması anlamına geliyor.</p>

<p>Çok acı bir durum. Mülakat gibi mülakat!” İşte tam da bu yönüyle partizanca uygulanan yöntemlerin etkisiyle çocuklarımız, şöyle bir duyguya sahip olmaya başladı: Okuyacağım da ne olacak! En tehlikeli şey bu. ‘Ne yaparsam yapayım, benim kaderim değişmez’ diyor. ‘Çalışırsam da olmaz’ diyor. ‘Okursam da olmaz’ diyor. Sorunun temeli burada başlıyor. İşte her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının sorgulaması ve her yöneticinin kendini sorumlu hissetmesi gereken tablo bu. Bu ağır tabloyu yaratan zihniyet, maalesef eğitimi bütçe ayırmaya değecek bir alan olarak da görmüyor.”&nbsp;</p>

<p><strong>“BU TABLO, GERÇEKTEN UTANÇ VERİCİ”</strong></p>

<p>Türkiye’nin eğitim alanında dünya sıralamasındaki yerine yönelik çarpıcı rakamlar paylaşan İmamoğlu, konuşmasını özetle şu sözlerle sürdürdü:&nbsp;</p>

<p>“Bu tablo, gerçekten utanç verici. Hani bu kadar eğitimi önemsiyoruz, bu kadar eğitim için çırpınıyoruz, paralanıyoruz aileler, çoluk-çocuk, gençler ve bu durumdayız. Utanç verici yani. İktidar, aslında net bir tercih yapıyor. Bunu bilelim. O tercih, eğitimi öncelikli bir önemde gör-me-mek-te-dir. Bu tercihi yapmazsak, çözümü de aralayamayız, milletimize de bunu doğru dürüst anlatamayız.</p>

<p>Eğitim, onlar için bir öncelik değil. Çok net. Bu siyaset aklı için bir öncelik değil. Hele hele sistem değişimine doğru gittikleri o süreçten itibaren, bu tamamen devre dışı bırakılan bir alan. İktidar, net olarak şöyle bakıyor meseleye, aslında meselelere: Günü kurtarmaya! Bakıyorum; ‘ülkenin geleceğiyle ilgili değilim kardeşim!’ Tabii bu aslında, ‘önümüzdeki seçimi düşünüyorum, gerisi benim için teferruat’ anlayışı.</p>

<p>Bana bir mevzu getirdiklerinde, bir sorun getirdiklerinde diyorum ki, ‘Ben, sonuç odaklı bakıyorum; onlar seçim odaklı bakıyor.’ Sonuç ve seçim. ‘Bir sorunun sonucunu bulmalıyız. Onu çözmeliyiz’ diye bakıyoruz. Onlar, seçim diye bakıyor. Seçim için her yol mubah! Yani o koltukta kalmak nasıl bir şeymiş? Onun sahibi olduğunu düşünmek, maddi-manevi sahibi olduğunu düşünmek, Türkiye'nin bütün gelirlerinin sahibi olduğunu düşünmek mesela… Ya da bu şehrin bütün rantın sahibi olmayı düşünmek! Bu nasıl bir duygudur yani? Bu nasıl bir anlayış? Nasıl bu zihne gelebilir bir insan! Yakın çevresiyle beraber bir avuç insan! Düşünemiyor bile insan.”</p>

<p><strong>“BU ÇÖKÜŞÜN ÇOCUKLARIMIZ ÜZERİNDEKİ TAHRİBATI ÇOK BÜYÜKTÜR”</strong></p>

<p>“O bakımdan gerçekten eğitimde yaşanan çöküşü, mutlaka bu yönüyle ele almalıyız. Net olarak bilmeliyiz ki, bu çöküşün çocuklarımız üzerindeki tahribatı çok büyüktür. Pisa verilerine göre, Türkiye'de yaşamından memnun olmayan 15 yaşındaki öğrencilerin oranı, 2018’de, daha dün, yüzde 34 iken, 2022’de yüzde 44’e yükselmiş durumda.</p>

<p>Son iki yılı da siz varın düşünün. Ve umutsuzluğu ben, çocukların gözlerinde görüyorum. Ben okulları geziyorum. Çocukların sokakta bizi gördüğünde, sorunları bizi bize ifade ediş biçimini, dertleniş biçimlerini gördüğümde, sanki karşımda 40 yaşında, 50 yaşında bir insan var. Şaşkınım. Yahu o yaştaki çocukları, ilkokul veya ortaokul yaşındaki çocukları, biz bu sorunları yumağının içine nasıl sokarız? Yazık değil mi? Okul öncesi eğitime katılım, Avrupa Birliği'nde yüzde 93’ken, ülkemizde bu oran yüzde 50’nin altında. 20-24 yaş istihdam grubunda herhangi bir eğitim programında yer almayan gençlerin ilgili yaş grubundaki toplam genç sayısına oranı, Türkiye'de yüzde 33, OECD ortalaması ise yüzde 14. Yani neredeyse üç misline denk geliyor. Gençlerimizin vay haline! Vay ülkemizin geleceğine!”</p>

<p><strong>“YAŞLANAN BİR TÜRKİYE’YİZ ARTIK”</strong></p>

<p>“Bir başka deyişle; 20-24 yaş grubundaki her üç gencimizden biri, ifade edildiği gibi ne eğitimde ne iş yaşamında; yolunu bilmiyor, bir kılavuzu yok. Ve en çok bu alanı hedefliyoruz şehrimizde. Onun için 29 noktada Bölgesel İstihdam Ofisleri açtık. Onun için yüzlerce elemanımızla, onlara çok profesyonel hizmetler sunuyoruz. Onun için 500 binin üzerinde CV birikiyor dönem dönem elimizde. Onun için Enstitü İstanbul İSMEK üzerinden, onlara tanımlı iş imkanı sağlayarak, gelen taleplerden insanları mesleki gruplarına göre eğiterek iş bulmalarına fırsat yaratıyoruz.</p>

<p>Yani sertifikalı bireyler haline getirme çabası içerisindeyiz. Aksi takdirde, kesinlikle o gençlerimiz boş bakıyorlar dünyaya. Bilmiyorlar ne yapacaklarını. Ve biliniz ki, ‘genç Türkiye’ diye anlattığımız ya da nüfus yaş ortalamasına baktığımızda genç Türkiye olarak övündüğümüz o gençlikte zirveyi gördük. Artık yaşlanan bir yere doğru iniyoruz. Yaşlanan bir Türkiye’yiz artık. Bu da bir realite. Bu korkunç ifadeleri sizlerle paylaşırken, bunlar bir yanıyla Türkiye'nin gerçeği.”</p>

<p><strong>“MESELENİN ÖZÜ ‘HER ŞEYİ BEN BİLİRİM’ YÖNTEMİNİN, AKLININ SONUCU”</strong></p>

<p>“Eğitimin ve ülkenin geldiği bu noktada, meselenin özü de ‘her şeyi ben bilirim’ yönteminin, aklının sonucu. Yoksa burada da çok kıymetli akademisyenlerimiz var. Yani ülkemizin insanına emanet et kendini, sırtını onlara yasla ve ülkeye güler yüzle bak; başka hiçbir şeye ihtiyacınız yok. Yani kuralları ve kurumları sağlıklı hale getirdiğiniz bir ülkede, vatandaşınıza yüzü dönük bir sistemi var ettiğinizde, onları işine kattığınızda her sorunu çözebileceğiniz gibi, elbette bu alandaki bütün sorunları da çözebiliriz.</p>

<p>Tabii bu akıl için ifade ettiğim metot çok büyük rol oynuyor. İktidarda kalma, onlar için tek bakış açısı ve tek hedef. 15 yaşındaki çocuklara ve en güzel çağlarındaki gençlerimize yaşattıkları bu derin mutsuzluk ve umutsuzluk, onların umurunda değil. Onların tek bakış açısı, o partizan zihniyetlerin zehirlediği o akılların açıkçası tek bakış açısı; iyi bir şeye nasıl engel oluruz mesela? Yani ‘CHP seçim kazandı, onları nasıl zapt edebiliriz?’ Hatta nasıl alıkoyabiliriz? Nasıl çalıştırmaz hale getirebiliriz? Ya da nasıl kreşleri kapatabiliriz? Onların baktığı şey bu.”</p>

<p><strong>OKUL TEMİZLEME ANISINI PAYLAŞTI</strong></p>

<p>“CHP’li belediyelerin kreş açmak için gösterdiği çabadan, kreşlerde sunulan o kaliteli bakım ve eğitim faaliyetlerine, milletimizin gösterdiği o takdir ve teveccühten rahatsız oluyorlar. Yahu insan rahatsız olur mu bundan? Tam aksine; ben iyi bir sistem görsem, buradaki herhangi bir belediye başkanımız, ister belde olsun, ister ilçe olsun, ister başka bir boyutta olsun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak onu alırım, onu uygularım, daha iyisini nasıl yaparım, onun çabasını gösteririm. Yani ülke adına, millet adına, yöneticilik erdemi budur.</p>

<p>Bunu kıskanıp, bunu kapatmak akıl alır gibi bir şey değil yani. Ben okullara çok ilgili alakalı bir insanım. Her gittiğimde, memleketimde ve okuduğum okulların içine girerim, bahçesinde dolaşırım kendimi daha güçlü hissetmek adına. Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğum yıl, hemen okulları gezdim. Çünkü seçim kampanyası da demiştim. ‘Ben anahtarlarınızı alacağım, size pırıl pırıl okullarınızı Eylül'ün başında teslim edeceğim’. Böyle söylemiştim, öyle başladım. Tabii bu büyüdükçe büyüdü. Okullar çok memnun. Müdürler memnun. Okul aile birlikleri mutlu. Bir tek devlet okulunu bile dışarıda bırakmadan bunu yaptım.”</p>

<p><strong>“NE OLDU? 7-8 AY SONRA BİZ OLDUK BELEDİYE BAŞKANI İSTANBUL'DA”</strong></p>

<p>“Tabii akılları 3-4 sene sonra başlarına geliyor. Bir tane partizan bir milli eğitim yöneticisi, kıyameti koparıyor. İlçe başkanları seferber. Bir ihbar. Bu ara biz başlamışız. Okullardan anahtarlarını almışız. Taşeronlarımız çalışıyor. Bir sabah bir ihbar. Hiçbir kimse, yani taşeronlarımız okullara giremiyor. Niye? Okullar kilitli. Nasıl kitli? Kapatıp gittiler anahtarı aldılar. Ayıp. Bu taşeronlar okula giremez. Neymiş? İstanbul Büyükşehir Belediyesi yapacakmış, Beylikdüzü Belediyesi yapamazmış. Bak sen! Öyle sinirlendim ki. Şoföre ‘sür’ dedim. Yakuplu'da bir ortaokula gittim.</p>

<p>Kapıyı kilitlemiş, beni de görmüş okul müdürü, arka kapıdan kaçıyor. Kapı kilitli. Kapının kapısında bekleyen boyacılar, tesisatçılar falan filan. Okulda kimse yok. Kapıda ödemeler. Onlar da böyle bakıyorlar yani. Niye okul kilitlenir? Bunları yaşadık. Hani zannediyorlar Ekrem İmamoğlu bunları uyduruyor! Bunların yüzlercesi var. Trajikomik işler.</p>

<p>Ne olacak yani? Ne olacak? ‘İstanbul Büyükşehir Belediyesi yapacak.’ Hani onların partisinden ya! Tabii okullar sefillik içinde. Okullar açıldı, hala okullarda boyacılar, bilmem neler. Ne oldu? 7-8 ay sonra, biz olduk Belediye Başkanı İstanbul'da. Ne oldu yani?”</p>

<p><strong>“BURADAN SİYASİ NEMA ÇIKARTIRIM&nbsp;KAFASI GERÇEKTEN HASTALIKLI BİR KAFA”</strong></p>

<p>“Buradan siyasi nema çıkartırım kafası, gerçekten hastalıklı bir kafa. O hastalıklı kafa yeni değil yani. Yaşıyoruz; hala yaşıyorsunuz, biliyorum. O bakımdan oy kaygısı yüzünden, çocukların, anne-babaların mutluluklarından rahatsız olmak, nasıl bir şeydir yani? İşte bu akıl, artık zamanıdır arkadaşlar, çok çalışacağız, onların koltuklarıyla vedalaşmalarını biz sağlayacağız.</p>

<p>Bunları yollayacağız oradan. Başka yolu yok bu işin yani. Onun için işinizi önemseyin. Tek kreşi yoktu İBB’nin, şu anda 105 kreşimiz var. Kreşlerimizin her biri, yapısal olarak örnek yapılardır. &nbsp;Bahçesi, içi, dizaynı, çalışma biçimi vesaire, müfredatı… İnşallah 150’ye hızlıca gelmek üzereyiz. 30’un üzerinde şu an inşaatı devam eden kreşimiz var. Bizim açtıklarımız yani Ekrem İmamoğlu'nun kreşi değil ki; kamunun kreşi, milletin kreşi, vatandaşın kreşi. Yine İBB bu hizmete devam edecek.</p>

<p>Bunu görmüyorlar. Hatta seçimden önce, acaba milleti kandırır mıyız diye demek ki, ‘Her mahalleye bir kreş’ diyorlar. Yani biz Anne Kart verirken, onların, ‘Biz Baba Kart vereceğiz’ demesi gibi yani! 2019’da, ‘Kimin parasını kime veriyorsun’ dediler. Bak; nereden nereye veriliyor? Şimdi Baba Kart vereceğiz, diyorlar.</p>

<p>Dedim ya her yol mubah! Ve kötülemeye çalışıyorlar. ‘Bugün saat 15.00’e kadar kreşlerin sayısını bize bildirin!’ Sanki suç deliliymiş gibi yani. Arayış bu. Yani biz de onları karartacağız yani! 105 ya, azaltacağız onları, 15 yazacağız falan yani. Kafaya bakar mısın? Zaten hepsi orada; uçmaz, kaçmaz yani.”</p>

<p><strong>“PARTİZANLIĞI SÖKÜP ATACAKSINIZ KURUMLARINIZDAN SEVGİLİ BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ”</strong></p>

<p>“Hep söyledim, söyleyeceğim; partizanlığı söküp atacaksınız kurumlarınızdan sevgili belediye başkanlarımız. Sevgili kurum yöneticileri, partizanlık bu ülkenin zehridir. Bu ülkeyi birbirine düşüren akıldır. Bu milleti birbirine düşüren akıldır. Partizanlığı söküp atacaksınız. Benim ruhumda yok. Nasıl olsun? Ailemde on çeşit siyasi görüş var çocukluğumdan beri. Partizanlık yaparsam, o zaman benim ailemi reddetmem lazım yani. Öyle bir şey yok. Onun için herkesin kurumundan söküp atması lazım. O nedenle şunu söyleyeyim.</p>

<p>Şeffaf ve liyakatli alım, eğitimde olduğu gibi, her alanda da çok titizlikle yönettiğimiz bir sahadır. Ve biz, bu konuda ciddi bir şikayetle hiç karşı karşıya kalmadık. Kreşlerde, çocuklara yönelik hiçbir siyasi telkin yapılmaz, yapılamaz. Açtığımız kreş vesilesiyle, hiç kimse rant elde edemez. Milletin parasını, doğrudan milletin ihtiyaçları için kullanırız. Araya hiçbir kirli eli sokmayız. Sadece onların açamadığı kreşleri biz açıyoruz diye, ortalığı işte bu yönüyle karıştırmıyorlar.</p>

<p>Bizim standartlarımıza sahip kreşleri açıkçası onların asla açamayacaklarını vatandaşlar hissettiği için, gördüğü için telaşlanıyorlar. Onlar da biliyor açamayacaklarını. Çünkü o partizan akıldan sıyrılamayacaklar. Objektif davranamayacaklar. Demokrat olamayacaklar. Onu görüyorlar. ‘Biz bunu yapamayız’ diyorlar; onun için en iyisi kapatalım! Kısa yol! Onun için telaştalar.”</p>

<p><strong>“BÜYÜK FİYAT ARTIŞLARI, DAR GELİRLİ VATANDAŞLARIMIZIN&nbsp;HAYATA DAİR UMUTSUZLUKLARININ EN BÜYÜK SEBEBİ”</strong></p>

<p>“Kreşlerle uğraşanların ekonomiyi iyi yönetme, vatandaşın refahını sağlama görevleri olduğunun onlara hatırlatılması lazım. Bu görevlerini de yerine getirmedikleri için, eğitim maliyetleri ne yazık ki ailelerin üzerine daha büyük yük olarak geldikçe geliyor. Örneğin; İstanbul'da ilkokula başlayacak bir öğrencinin, İPA'nın raporlarına göre, kırtasiye alışverişlerinin maliyeti, önceki seneye göre yüzde 71,9 artmış. Yani bu senenin kırtasiye çantası, bir çocuğun geçen seneya göre yüzde 71,9 daha pahalı. Ve kırtasiye sepetinde bulunması gereken 16 temel ürünün dördünde -özellikle dikkat çeksin diye arkadaşlarımız koymuş- yıllık fiyat artışı ise yüzde 100’ün üzerinde. Eğitim ihtiyaçları ve kırtasiye, kıyafetle de bitmiyor. Aynı zamanda hep konuştuğumuz okul beslenmesi, ulaşım masrafları da bel büken diğer öncelikler. Bütün bu yaşanan büyük fiyat artışları, dar gelirli vatandaşlarımızın hayata dair umutsuzluklarının en büyük sebebi.”</p>

<p>“ÖYLE HİKAYELERİ DİNLİYORUM Kİ”</p>

<p>“Örneğin; bizden önce İBB'de bu yönleriyle katkı sunma kalemlerinin çok çok üstüne çıktığımız bir dönem yaşatıyoruz. Her alanda. Kız çocukları okusun diye desteğimiz var. Ne alaka? İstanbul! Öyle bir istatistik var ki, İstanbul'un nüfusuyla çarptığınızda, burada bulunan bazı ilçe belediyelerimizin nüfusu kadar yapıyor. Nasıl bırakırız biz bir kız çocuğumuzu evinde ya da sokakta, okul okumada? Çatlarım hırsımdan. Bir kızımız okuyamayacak! O kız çocuğum için deli olurum. Öyle bir şey yok. Okutacağız yani. Onun için bu konuda etkin çalışıyoruz. Bizden önce İBB'nin bir kreşi yoktu, sıfırdı. Birçok sıfırı devraldık, onu söyleyeyim. Bir öğrenciyi yatıracak yurdu yoktu. Bugün; 8’i kız, 6’sı erkek, 14 öğrenci yurdumuz var. Şehrin göbeğinde inşaatları devam eden de yurtlarımız var. Bugün itibariyle 5 bin 819 üniversite öğrencimiz bizim yurtlarımızda. Öyle hikayeleri dinliyorum ki yurtlara gittiğimde. ‘Bu yurt olmasaydı, beni ailem okula yollamayacaktı!’ Ve bunu söyleyenlerin tamamı kızlar. 2023 yılında arttırdığımız sayıyla, 100 bin üniversite öğrencisine üniversite desteği veriyoruz. Tam 1,5 milyar lira biz bu sene üniversite öğrencilerine destek veriyoruz. 83 bin ilk ve ortaöğretim öğrencisine maddi eğitim desteği veriyor. Bunların hepsi sosyal incelemeden geçen öğrencilerimiz. 43 bin öğrenciye, uzun süre, bir yılını destekleyecek seviyede, eğitim seti desteği veriyoruz.”</p>

<p><strong>“BU PARAGRAF, BU HÜKÜMETLE UYUMLU BİR PARAGRAF DEĞİL”</strong></p>

<p>“Eğitim alanında merkezi yönetimle iş birliğini güçlendirmeyi, böylece kaynakların etkin kullanımını ve eğitim sisteminin demokratikleşmesini amaçlıyoruz. Bu paragraf, bu hükümetle uyumlu bir paragraf değil. Ama olmasını istiyoruz. Ben hep hatırlatıyorum onlara. Senin bakanlığın senin değil, benim de bakanlığım. Milletin bakanlığı.</p>

<p>Belediye senin, benim değil; milletin belediyesi. Onun için bazen diyorum, ‘Çağır geleyim kardeşim.’ Hangi bakan olursa olsun, giderim. Kim olursa olsun, koşa koşa giderim. Çünkü, ben oraya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, 16 milyon insanın temsilci olarak gidiyorum. Ama onların bir kısmı çağıramaz. Onlar, bir kişinin temsilcisi. Benden farkı bu. Ben zengin adamım. Ben, 16 milyon insanın temsilcisiyim. Bazıları çağıramıyor. Çağıranlara da minnet duygularımı iletiyorum. Görevlerini yapıyorlar, ama minnet duygularımı iletiyorum. Görevlerini yapıyorlar. Teşekkür ederim yani. Doğru olanın bu olduğunu hatırlatmak lazım.”</p>

<p><strong>“TÜRKİYE'NİN BU ZİHNİYETTEN KURTULMASI LAZIM”</strong></p>

<p>“Okulların temizliği meselesinde, sanki yerel yönetimle merkezi yönetim arasında bir rekabet varmış gibi bir algı! Ne alakası var? Yani Cumhuriyet Halk Partisi’ni engelleme! Yahu daha çok zarar görüyorsun siyaseten. Onu görmüyor mu oradaki okul aile birliğindeki yöneticiler veya veliler, şunlar, bunlar. Ne alakası var? Belediye de senin kardeşim. Gel destek iste. Bak ne oldu? Gittin okulların kapılarını kapattın, ‘büyükşehir yapacak’ falan filan dedi. Ne oldu? Kıyıda köşede bir ilçenin belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.</p>

<p>Yani bunu yaparsan, daha kötüsü olur. Uyarıyorum yani. Gerçekten Türkiye'nin bu zihniyetten kurtulması lazım. Eğitimde sorunların ortak akılla, demokratik katılım süreçleriyle, partiler üstü bir yaklaşımla çözülebileceğinin kabul edilmesi lazım. Zihniyetin değişimine ihtiyaç var. Biz CHP’liler olarak, eğitim meselesine azami düzeyde önem göstereceğiz. Eğitimcilere sahip çıkacağız. Ve hiçbir zaman bu kararlılığımızdan bir adım bile geri adım atmayacağız. Bu bizim temel meselemizdir.”</p>

<p><strong>“MEMLEKETİN HER BİREYİNİN KENDİNE GÜVENDİĞİ&nbsp;BİR PSİKOLOJİK ORTAM, BU MİLLETİ AYAĞA KALDIRIR”</strong></p>

<p>“Cumhuriyetin ilk dönemi, gerçekten eğitim anlamında muazzam bir devrim dönemidir. Bu devrimin özü, cumhuriyetin kuruluş ilkelerinin de karakterini gösteren tek şey, muazzam bir aslında dönemi başlattı ve yurttaşların eşit bir biçimde eğitimden yararlanmasını ve temel hak haline getirilmesi mücadelesini başlatmıştır. Bunun için fiziki koşullar ve kültürel atmosfer oluşturulmuştur o dönemde.</p>

<p>Tam da işte o Cumhuriyet aydınlanmasını, o aydınlanmanın taşıdığı o evrensel değerleri içselleştirilmiş, eşit ve özgür bireylerden oluşan, öz güvenli bir toplum olabilmek. O yolda öğretmenler ve eğitimcilerin varlığı çok önemli. Öz güvenli bir eğitim. Asla aldatılmayacak insanlar. Ne aldanacak ne aldatacak. Nasıl olur? Öz güvenle olur.</p>

<p>Ben bazen dinliyorum. ‘Bizi kurtarın!’ Millet, kendini kurtaracak. Nasıl? Kendine güvenecek. Ben güveniyorum kardeşim. Pazarcıya gidiyorum. O tezgahtan kazanıyor, 10 tane nüfusa bakıyor. ‘Senden daha büyük ekonomist var mı’ diyorum? Bakma öyle kendine ekonomist diyenlere! Ekonomist sensin; emeğinle, alın terinle. Onun için bu memleketin her bireyinin kendine güvendiği bir psikolojik ortam, bu milleti ayağa kaldırır.”</p>

<p><strong>“İŞİMİZ; TOPLUM, MİLLET”</strong></p>

<p>“Biz, Cumhuriyet eğitimi almış bir milletiz. Başka milletlere benzemeyiz. Cumhuriyet, bizim okulumuzdur. Bizler, o okulda eşit ve onurlu olmayı öğrendik. ‘Allah razı olsun cumhuriyetten’ derim. ‘Allah razı olsun öğretmenimden’ derim. İşte biz, bugünün eğitiminde topluma, bütün bireylerine, doğusuna, batısına, Hakkari'sine, İstanbul'una, Artvin'ine, Muğla'sına, Diyarbakır'ına, Trabzon'una, Sinop'undan Kastamonu'suna, Ankara'sına, İstanbul'da Bağcılar'dan Şişli'ye, Silivri'den Şile'ye Tuzla'dan Üsküdar'a her bir ilçesinde, her bir ilçesinde çocuklarımızın kendisini diğer çocuklarla eşit hissetmesini sağladığımız an, ben cumhuriyete layık bir belediye başkanı olabilirim. İşte bunu, bütün ülkede yapmalıyız.</p>

<p>Niye yapmalıyız? Mustafa Kemal Atatürk'ten öğrendiğimiz gibi; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bireyler olmak için ve toplumun öyle bireyleri yetiştirmesi için yapmalıyız. Kendimize ve birbirimize ve milletimize lütfen güvenelim. İş birliğimizi yüksek tutalım. Boş konuların zihnimize girmesini sağlamayalım. İşimiz bu. İşimiz; toplum, millet.”</p>

<p><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hüseyin Çetiner</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-imamoglu-ve-ekibi-butun-engellemelere-ragmen-tam-yol-ileri-diyerek-calisiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Dec 2024 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/12/imam-ipa-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="41144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu; İstanbul Halkının Geleceği İçin Davet Edilen Her Yere Koşa Koşa Giderim]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-istanbul-halkinin-gelecegi-icin-davet-edilen-her-yere-kosa-kosa-giderim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-istanbul-halkinin-gelecegi-icin-davet-edilen-her-yere-kosa-kosa-giderim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Marmara Belediyeler Birliği ve İPA iş birliğiyle düzenlenen, ‘17 Ağustos'un Çeyrek Asır Ardından’ başlıklı etkinlikte konuştu. Özelde İstanbul ve Marmara’yı, genelde ise tüm Türkiye’yi derinden etkileyecek olası Marmara Depremi için yerel çözümler ürettiklerini ve üretmeye devam edeceklerini vurgulayan İmamoğlu, “Yani biri dinliyor diye sesini kısmak yok, biri kızar diye konuşmamak yok.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>‘17 AĞUSTOS'UN ÇEYREK ASIR ARDINDAN’ ETKİNLİĞİNDE KONUŞTU</strong></h2>

<p>Hepimizin çocuğu, hepimizin evindeki bebeği, doğmamış yaşamların sorumluluğu bizim üzerimizde. O bakımdan bunun çok sert bir konu olduğunu, kişileri, kurumları aştığını, memleket, hatta ulusal, hatta küresel ölçekte olduğunu zihinlerimizden çıkarmayacağız. 99 depremini de yerinde gördüm, Maraş'taki depremi de yerinde gördüm. Hala insanların acısını, gözlerinin nasıl nemlendiğini yaşıyorum. Sorumluluğumuz büyüktür. Ölüm vardır. Ama kesinlikle depremdeki ölüm çok acıdır. Çok acıdır; çünkü, kendi ellerimizle kendimizi öldürüyoruz. Meseleye böyle bakalım” dedi.&nbsp;</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner -Bakırköy - İstanbul&nbsp;</strong></h2>

<p><strong>İMAMOĞLU: DOĞMAMIŞ YAŞAMLARIN SORUMLULUĞU BİZİM ÜZERİMİZDE</strong></p>

<p>Marmara Belediyeler Birliği ve İstanbul Planlama Ajansı (İPA) iş birliğiyle, “17 Ağustos'un Çeyrek Asır Ardından” başlığıyla, 2 gün sürecek (18-19 Ağustos) bilimsel etkinlik düzenlendi. İPA’nın Florya’daki yerleşkesinde, CHP TBMM Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın katılımıyla düzenlenen etkinliklerin açılış konuşmalarını, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey yaptı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkımı yaşayan Adıyaman’ın Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Hatay’ın Defne ilçesinin Belediye Başkanı Halil İbrahim İbrahim Özgün, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı ve İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet de etkinlikleri izleyenler arasında yer aldı.&nbsp;</p>

<p><strong>“İRKİLELİM VE AYAĞA KALKALIM”</strong></p>

<p>Konuşmasına, “25 yıl önceyi bugün konuşmak ve içi yine kaygılarla ve de üzüntülerle ve hatta görevimizi tam yapamamanın da biraz başımızı öne eğen duruşuyla sürdürmenin hüznünü yaşıyorum” sözleriyle başlayan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Ve bunu yaşamalıyız. Bunu derinden hissetmeliyiz. Aslında her birey, kendi koşullarında bunu hissetmeli ki, bir an önce tabiri caizse irkilelim ve ayağa kalkalım ve işimizi daha iyi yapma konusunda yüksek bir sorumlulukla hareket edebilelim.</p>

<p><strong>BİRİ DİNLİYOR DİYE SESİNİ KISMAK YOK,&nbsp;BİRİ KIZAR DİYE KONUŞMAMAK YOK</strong></p>

<p>Bu gerçeği görmezsek, aynı hataları yapmak ne yazık ki biraz da normalleşen, biraz da ‘insani’ diye tarifleyebileceğimiz tavrı ve psikolojiye dönüşen süreci bize yaşatır. Bunu yaşatmaya ve yaşamaya asla ve asla hakkımız da yok, haddimiz de yok. Bir yandan hatırlayacağız, bir yandan kayıplarımızı anacağız.</p>

<p>Adıyaman ve Defne Belediye Başkanlarımız da bizimle. Onların şahsında, oradaki bütün yurttaşlarımıza da geçmiş olsun diyerek, onları yalnız bırakmayacağımızı iletmek istiyorum.”</p>

<p><strong>“TEK IŞIĞIMIZ; BİLİM, TEKNİK, AKIL”</strong></p>

<p>“Çeyrek asır önce sarsılan bu coğrafyada, sorumluluğumuz devam ediyor ve çalışmaya devam edeceğiz. Tek ışığımız var aslında; bilim, teknik, akıl. Başka bir ışığımız yok. Yani hiçbir kişilik, kendisini şahsen bir ışık olarak göstermeye kalkmasın. Mevcutta bir ışık var; bilim.</p>

<p>Bilimi önünüze bir ışık ve doğrultu olarak koyduğunuzda, inanın bu toplum en doğruları yapacaktır ve o doğru, can kaybı yaşamaktan bizleri kurtaracaktır. Burada oluşumuz, tabii sadece geçmişimizi değil, tam aksine geleceğimizi konuşmaya dairdir. Biliyoruz ve yaşıyoruz ki; İstanbul, Marmara Bölgesi, yani bu coğrafya, hala büyük bir tehdit altındadır.</p>

<p>Bugün, bu 25 yıllık süreçte, çeyrek asırlık zaman diliminde neler öğrendik? Neler biliyoruz? Nasıl önümüze bakıyoruz? Bu gözden geçirilecek. Çok değerli oturumlar, sunumlar olduğunu biliyorum. Bu bağlamda sadece İstanbul olarak değil de Marmara Belediyeler Birliği’yle birlikte burada bir araya gelmenin de öneminin altını çizmek lazım.”</p>

<p><strong>SANAYİ BAKANLIĞI'NIN “MARMARA HARİTASI” ÜZERİNDEN AÇIKLAMALAR YAPTI</strong></p>

<p>“Bilimsel bir sunum elbette benim ne tarzım ne de haddim, hakkım. Ben, açıkçası o sunumlardan, yazılardan ve bilim insanlarının ortaya koyduğu, teknik insanlarının ortaya koyduğu prensiplerden kendisine ders çıkaran ve görev çıkaran bir belediye başkanıyım. Bir haritayı sizlere göstermek istiyorum. Bu haritayı biz tasarlamadık. Bu harita, Sanayi Bakanlığı'nın 2021 yılında yapmış olduğu bir araştırmada elde edilmiş bir harita. Kamuya açık bu harita, acaba ne söylüyor? Bunu düşünürken de biraz kaygılanıyorum açıkçası.</p>

<p>Yani bu İstanbul için bir kaygı değil sevgili dostlar, bu, Türkiye için bir kaygı. Çok stratejik bir kaygı. Jeopolitik bir kaygı. Toplumsal bir kaygı, kaygı. Yani sadece depreme dayalı bir can kurtarma üzerinden kaygıyı da içermiyor. Çok yönlü kaygıları içeriyor burada gördüğünüz bu harita.”</p>

<p><strong>“MARMARA DEPREMİ, TÜRKİYE’NİN DEPREMİDİR”</strong></p>

<p>“Bu haritadaki akışlar ve ilginin odağının ne denli bir noktaya bütünleştiğini, yüzde 80’lik bir ekonomik hacmin, sadece bir ülkenin 10’da 1’ine sıkışmışlığı -ne kadar büyük bir hatadır, sıkıntıdır- gösteriyor bize. O bakımdan Marmara diye konuştuğumuz deprem, Marmara'nın ya da İstanbul'un değil, net olarak Türkiye'nin depremidir. Türkiye'nin her yerindeki acı, bizim acımızdır.</p>

<p>Ama bu deprem, Türkiye'nin depremidir. Yani buradaki sarsılmamız, buradaki yıkım ya da yıkılmama, dik durma, dirençli olma, bizim geleceğimizin tasarımını sağlayacak. Bu kadar nettir ve açıktır. O bakımdan meseleye bu çerçeveden bakmamız lazım.</p>

<p>Baktığınızda, insanların geldiği yerler itibariyle, okunan üniversiteler itibariyle, üretim ve tedarik zincirleri, ticaret ilişkileri itibariyle, Türkiye'nin her yerindeki insanımıza, çeşitli oranlarda büyük bedeller ödetecek bir depremdir İstanbul'da ya da Marmara'da yaşanacak deprem. Bu gerçek, bu iş, burada bulunan her birimizi aşıyor, anlamında elbette paylaşmadım. Sorumluluğumuzun büyüklüğünü hatırlatmak adına paylaştım.”</p>

<p><strong>“BİR SÖZ SÖYLEYİNCE, BÜTÜN BAKANLARIMIZ&nbsp;AÇIKLAMALAR YAPMAYA KOŞUYORLAR”</strong></p>

<p>“Geçen hafta Çin Halk Cumhuriyeti'nin önemli bir kenti Shenzhen’in Belediye Başkanı’nı burada misafir ettik. 18 milyonluk bir nüfustan bahsediyor. Aslında bu nüfus, orada okuyan ya da 6 aydan fazla oturumu olan herkesi kapsayan bir nüfus. Ki ben, bu nüfus sayımıyla ilgili uzun zamandır bir eleştiriyi yapıyorum. Türkiye'de yerleşik nüfusun, TÜİK verileri üzerinden hesaplanamayacağını ve bu bize realiteyi vermediğin, bu kapsamda bütün yönlendirmelerin ve bütün stratejik kararların altlığını oluşturan nüfus verisinin de ne yazık ki doğru bir veri oluşturmadığını yıllardır söylüyorum.</p>

<p>‘İstanbul’un resmi nüfusu 16 milyon’ dedim Shenzhen’in Belediye Başkanı’na. Ki 1 milyonun üzerindeki üniversite öğrencisinin, neredeyse yüzde 60’ı bizim gurbetçimiz ama o, bu sayıda yok.</p>

<p>Sonra, su tüketimindeki yüzde 20’lik artışa göre konuşuyorum ki, 2 milyonun üzerinde bizim ekstra bir misafirimiz var. Bunun adı sığınmacıdır, resmidir, gayriresmidir. Ben buradan bir söz söyleyince, bütün bakanlarımız açıklamalar yapmaya koşuyorlar ama soruna çözüm bulmakta, toplumu aydınlatmakta bir çaba göremiyorum. Bu bağlamda, bütün bunları üst üste koyduğumuzda, 20 milyon oluyoruz.”</p>

<p><strong>“İSTANBUL'DA NÜFUS AZALIYORSA, O ZAMAN&nbsp;&nbsp;ASKERİ ALANLARI NİYE KONUTA AÇIYORUZ?”</strong></p>

<p>“Bunu niye söylüyorum? 20 milyonluk bir nüfus varken, biz şunu konuşamayız tek başına: ‘İstanbul'da zaten nüfus azalıyor.’ İstanbul'da nüfus azalıyorsa, o zaman askeri alanları niye konuta açıyoruz? Ne yapıyoruz biz? O kadar meseleler birbirine grift (iç içe) bir şekilde girmiş ki. Burada tek sorunumuz var. Yüzlerine baktığımda, başımı hafif öne eğmek durumunda kaldığım bilim insanlarını, bu işin odağına koymamaktır tek sorun.</p>

<p>Bu kadar nettir. Tekniği, aklı, veriyi oturup masada analiz etmemektir. Yani bir kişinin ya da bir şahsın, bir grup insanın keyfi, siyasi ihtiraslarıyla karar alabileceği bir mesele değildir. Bunu söylerken kimse üzerine alınmasın. Bunun adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir veya bir başka partidir; fark etmez. Siyasi ihtiras alanı değildir, olamaz. Memleketin geleceğinden bahsediyoruz ve geleceğini konuşuyoruz.</p>

<p>Bu kadar açık ve nettir mesele. İşte o bakımdan ticari ilişkiler, tedarik zincirleri, üretim, yani tüm meselelerin, 7 üzerindeki bir şiddette deprem yaşandığında, Türkiye'ye çok çeşitli bedeller ödeteceğini görüyoruz. Bu derece hayati bir konuya ne kadar ağırlık verirsek verelim, yaptıklarımızdan da tatmin olma şansımız yok. Daha fazlasını yapmakla da yükümlüyüz.”</p>

<p><strong>“İSTANBUL'UN KÜRESEL ETKİSİNİ, ÇOK&nbsp;DERİNDEN YAŞAYAN BİR BELEDİYE BAŞKANIYIM”</strong></p>

<p>“İstanbul'un özellikle küresel dünyadaki yerini ve olması gereken yeri sorguluyor ve konumlandırıyoruz. İstanbul'un küresel etkisini, çok derinden yaşayan bir belediye başkanıyım. Göreve geldiğim, hatta göreve gelemediğim ve geldiğim anlardan itibaren, İstanbul’un küresel etkisini, demokrasiden sosyolojik tartışmalara, bölgesel insani hareketlerin etkisinden birtakım çevresel, doğayla ilgili hareketlere kadar etkisini yaşadım ve yaşıyorum. ‘Bir araya gelmeliyiz ve konuşmalıyız’ dediğimde, şu anda 70 Balkan şehrinin koşa koşa bir araya gelmesini, Genel Sekreterliğini tam da bu kampüste yaptığımız bu çalışmadan görüyor ve anlıyorum ki, İstanbul'un küresel etkisi muazzam.</p>

<p>Ya da ‘Mega şehirler bir araya gelelim’ dediğimizde, yine aynı koşuyu görmek ya da Ortadoğu'daki şehirlere, ‘İnsanlar ölmesin. İnsanların yaşaması lazım, yaşatılması lazım. Şehirlerimiz sizinle konuşmak istiyor’ dediğimde, ‘Koşa koşa geliriz’ diyen Ortadoğu'nun bütün büyük şehirleri; bunların her birisi, İstanbul'un küresel ölçekte ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor.”</p>

<p><strong>“BU DENGESİZLİK, BİRİLERİNİN İŞİNE YARIYOR OLABİLİR”</strong></p>

<p>“Biraz önce size sunduğum o görsellerin, İstanbul ve bölgesinin, Türkiye'nin geri kalanıyla uzun zamanda oluşmuş ilişkilerini, ne yazık ki yer yer de patolojik sorunlarıyla bizlere gösterdiği bir gerçek.</p>

<p>Bu, sağlıklı hale getirilmesi gereken bir ilişkinin de aslında başlangıç tarifini hepimize yapıyor. Belki bu dengesizlik, birilerinin işine yarıyor olabilir. Ya da bu dengesizlikten rant elde edenler olabilir. Deprem gibi sert gerçeklikler, bu tür bir dengesiz yığılmanın, patolojik sorunların ne denli bizim hayatımızı etkilediğini ve hatta bir bölüm insanımızın hayatının mahvettiğini, sorunlar yarattığını da bizlere net olarak gösteriyor.</p>

<p>Bu sağlıksız durumu teşhis edebilmek için, bizim bir sonraki ölçeğimiz. İstanbul’a bölgesele bakıyoruz ve oradan meseleyi daha derin okuyoruz. Çünkü İstanbul'u üreten, tüketen, salgılayan, deşarj eden bir metabolizma olarak mercek altına aldığımızda görüyoruz.</p>

<p>Ki o metabolizma, aslında tam da bölgesel bir nitelik bize sunuyor. Yani İstanbul, aslında Marmara Bölgesi'yle birlikte çalışan bütüncül bir metabolizma. Meseleyi böyle okumak zorundayız.”</p>

<p><strong>“MARMARA BELEDİYELER BİRLİĞİ ÖNEMLİ BİR ŞEMSİYE”</strong></p>

<p>“İPA ve Marmara Belediyeler Birliği'nin bu iş birliği, daha geniş bir birlikte çalışma programının oluşmasının şart olduğunu bize gösteriyor. Marmara Belediyeler Birliği'ni oluşturan tüm belediyelerimiz, başta Bursa Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere, önümüzdeki dönemde İstanbul ve Marmara Bölgesi'nin sağlıklı bir metabolizma haline gelebilmesi adına, tüm alanlarda kapsamlı iş birliği ve anlayış birliği yapmak zorunda olduğumuzu bize gösteriyor.</p>

<p>Bu konuyu elbette tek başına çözemeyeceğimizi de biliyoruz. Bu saha siyasi hırs, ihtiras ya da siyasi kaygı, seçim sonucu; bütün bunlardan başka bir seviyeye muhtaçtır. O nedenle bir arada çalışmaya, bir arada düşünme gayretini en üst seviyede göstermeye devam edeceğiz.</p>

<p>Tabii ki merkezi yönetimin yapması gerekenler var. Tabii ki bu merkezi yönetimin yapması gerekenlerle birlikte, ilgili kurumların karşısında, belediyelerimizin yapması gerekenler var. Bütüncül çalışmada, her zaman Marmara Belediyeler Birliği'nin önemli bir şemsiye olduğunu, bu şemsiye altında çalışmalarımızın merkezi yönetimle birlikte ele alınması gerektiğini de özellikle buradan duyurmak istiyorum.</p>

<p>Bu kurumsallığı sağladığımızda, bu kurumsallığın gerçekliği üzerinden baktığımızda, gerçek verilerle ve sahadaki insanlarla düşünmeye ve üretmeye başlarız. Bu da bize doğru bir pusula olur.”</p>

<p><strong>“BİRİ KIZAR DİYE KONUŞMAMAK YOK”</strong></p>

<p>“Çok detay bir örnek vereyim. Marmara Bölgesi'nin büyüklük açısından iki önemli yerleşkesi var: İstanbul ve Bursa. Ve alternatifsiz bir yol aksımız var aslında. Buradan baktığımızda, özellikle Gemlik civarında çok mühim bir fay hattını geçtiğini de bilmeyen yoktur. Lojistik açıdan dikkatlice gözden geçirilmesi gereken, büyük bir risk alanı olduğunun altını çizmek lazım. İlgili kurumlarla birlikte ele alınması gereken bu ve benzeri o kadar fazla konu ve sorun var ki.</p>

<p>Onlarca sıralayabiliriz. Kocaeli-İstanbul arasındaki ilişkiyi ya da Tekirda-İİstanbul ya da diğer şehirlerimiz arasındaki benzer çalışmaları. Üretim yatırımlarını ve tesislerinin yarattığı sorunlara ilişkin de önümüzdeki süreçte ele almalıyız en güçlü sesle bu konuda raporlarımızı. Yani biri dinliyor diye sesini kısmak yok, biri kızar diye konuşmamak yok. Hepimizin çocuğu, hepimizin evindeki bebeği, doğmamış yaşamların sorumluluğu bizim üzerimizde. O bakımdan bunun çok sert bir konu olduğunu, kişileri, kurumları aştığını, memleket, hatta ulusal, hatta küresel ölçekte olduğunu zihinlerimizden çıkarmayacağız.”</p>

<p>“O YANGININ BİZİ DE PERİŞAN EDECEĞİNİ BİLMEMİZ LAZIM”</p>

<p>“Çok açık biçimde altını çizmek isterim. Açıkçası, deprem karşısında dirençli bir metabolizmayı, tek tek yerleşim birimleri olarak da inşa etmemiz mümkün değil. Kuşkusuz belediyeler olarak, kentlerimizde yapacağımız çok konu var. Her birisini madde madde ele alıyoruz. Ama Marmara ölçeğinde, bir dirençli şehir inşası olmadan, gerçek anlamda bir çözüm mümkün değil. Yani kendi bahçemizde yeşillendireceğimiz bir ortamın, etrafımız yangın yerine dönmüşken bize hiçbir faydasının olamayacağını, o yangının bizi de perişan edeceğini bilmemiz lazım.</p>

<p>O zaman hepimizin temel görevi, bu yönde bakmaktır. Lojistiğinden ulusal damarlarına, güçlü yerleşim alanlarından üretim ve depolama tesislerine, depreme hazırlıklı hale gelmek için, iş birliği programının ana eylem alanlarından olduğunu bilerek, ona göre hazırlıkları güçlü bir biçimde yapmak zorundayız.</p>

<p>Bütüncül bir metabolizmadan bahsediyoruz çünkü. Bunun sıradan bir teşhis olmadığını, meseleye böyle bütüncül bir metabolizma gözüyle bakmadığımız gerçeğini unutmamamız gerekiyor. Sağlıklı bir çalışma yürüten metabolizma, hepimize uzun bir yaşam sunar. Aksi ise, gerçekten tehditkar bir yaşam dönemini önümüze koymuş demektir”</p>

<p><strong>“ÇAĞRILAN YERE KOŞA KOŞA GİDERİM”</strong></p>

<p>“Geçtiğimiz dönemde otoyollar, kanallar, köprü ve geçişler aracılığıyla Marmara metabolizmasının yeterince analiz edilmediğini düşünüyorum. Ve analiz edilmeden yapılan, böyle tepeden inme birtakım kararların ve müdahalelerin bölgemize ne denli kötü geldiğini, ne denli kötü hissettirdiğini, kalıcı sorunları, yığınları üzerimize taşıdığını yaşadık ve gördük. Tabii bunlar, ne yazık ki dert edilmedi ve bunların sonuçları nedir diye, ne olacaktır diye sorulmadı. Mesele, kesinlikle ve kesinlikle, bazı projelere karşı olma, karşı gelme meselesi değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fikirleri dinlemek ya da dinlememek ne kadar kötü bir bakış açısı, ayrımı! Fikirleri dinlemek kadar dünyada hak olan ve hukukun gereği olan bir şey yokken, sorumlulukları hattımızın içinde olan bir konuda fikri olan insanların, fikirsel mütalaalarına ya da müzakerelerine katılmamak, oraya gitmemek diye bir şey düşünülemez.</p>

<p>Ben her zaman söylüyorum. Mesela devletimin, milletimin, onlara ait kurumların beni çağırdığı yere, makamımın ağırlığıymış, temsil ettiğimiz şehrin büyüklüğüymüş vesaire bakmadan, koşa koşa giderim diyorum. Bu aslında kamuya olan sorumluluğumuzun tarifidir. Yoksa Ekrem İmamoğlu tevazu gösteriyor değil. Sorumluluğumu yerine getirmenin tarifini yapıyorum.”</p>

<p><strong>“SORUYORSAK, SORGULUYORSAK; GELİŞİME AÇIĞIZ DEMEKTİR”</strong></p>

<p>“Meseleye soru sorarak bakmak, karşı taraf ya da taraf olmak anlamında bir bakış değildir. Bir insanın insan olmasının temeldir. Soruyorsak, sorguluyorsak; gelişime açığız demektir. Büyüyoruz, dünyada özel bir yere doğru gidiyoruz demektir. O bakımdan bütün bu sorularımıza böyle bakılmasını isterim. Hizmet edilen coğrafyanın, metabolizmanın sağlığından sorumlu bir Belediye Başkanı olarak, açıkçası bu bölgeye yapılan her müdahalenin etkisi, benim konumdur.</p>

<p>Bunları sorgulamak, araştırmak benim konumdur. Tıpkı diğer bölge belediye başkanlarımızın olduğu gibi. Köprü yapılırken de havalimanı inşa edilirken de otoyol yapılırken de ya da bir kanala niyet edilirken de benim bunları sorgulamak ve sorgulayarak buna bakmak, benim sorumluluğumdur. Milletimiz adına sorumluluğumdur.”</p>

<p><strong>“YUKARIDAN AŞAĞIYA OLUŞAN ETKİNİN, BİZİ&nbsp;BUGÜNLERDE NEREYE GETİRDİĞİNİ HARİTADA GÖRDÜK”</strong></p>

<p>“Marmara depreminin üzerinden 25 yıl geçtikten sonra, kararlılıkla ifade etmek isterim: 21. yüzyılın ikinci çeyreği, bazı alışkanlıkların ve yaklaşımların değiştiği, hem de çok değiştiği bir dönem olacak. Dünyayı, Türkiye'yi, Marmara Bölgesi'ni ve İstanbul'u yukarıdan aşağıya dinamiklerle şekillendirme anlayışının ötesinde, başka bir dönemin başladığı ve aşağıdan yukarıya inşa sürecini de güçlü bir biçimde uygulayacağımız bir dönem oluşacaktır. Yukarıdan aşağıya oluşan etkinin, bizi bugünlerde nereye getirdiğini, az önce haritada gördük.</p>

<p>Tam tersine bir süreci mutlaka hayatımıza sokmak zorundayız. İşte yukarıdan aşağıya inşa edilmiş bir Türkiye işaret edildiğinde, ekonominin yüzde 80’inin bir bölgeye yığıldığını ya da her üç kişiden bir kişinin o bölgede yaşadığını, sağlıksız bağımlılıklar yaratan bir etkileşim ve dağılımla sonuçlandığını görmekteyiz. Bugün İstanbul'a ve Marmara'ya yönelen yığılma, o anlayışın yarattığı olumsuz sonuçlardan sadece biridir.</p>

<p>Bu yüzden, bu pratiklere imza atan ve bu süreci hala destekleyen aktörlerin, zihniyetlerin bu değişimi yaratamayacağını düşünüyorum. Ve değişimi bize hissettirmeyeceği gibi, gerçekleştiremeyeceğini düşünüyorum.”</p>

<p><strong>“HER MASAYA KOŞA KOŞA GİTMEYE VE&nbsp;BİRLİKTE DÜŞÜNME KONUSUNDA DA KARARLIYIZ”</strong></p>

<p>“Çözümler konusunda Türkiye'nin diğer belediyeleriyle, özel olarak Marmara Bölgesi belediyeleriyle, Türkiye Belediyeler Birliği ve Marmara Belediyeler Birliği’yle geleceğimizi şekillendirmek için, her ölçekte çözüm sunan projeler geliştirme ve geliştirenlere müdahil olmada kararlılığındayız.</p>

<p>Her masaya koşa koşa gitmeye ve birlikte düşünme konusunda da kararlıyız. 21. yüzyılın ilk çeyreğinin en önemli derslerinden birisi budur. 21. yüzyılın ikinci çeyreği de işte tam da bu taleplerin karşılanacağı, bu talepleri karşılayacak zihniyetin ve aklın, milletin tercih edeceği bir akıl olduğunu buradan ifade etmek isterim.</p>

<p>Bu ifade biçimi, tarafı olduğum bir siyasi aklın kazanmasına yönelik değil. Bu tarifi yapmamın amacı, bütün siyasi akılların aynı zihniyetle hazırlık yapmasına katkı olması bakış açısıdır. Ki o zaman daha güçlü, daha muktedir, daha yarışmacı, daha akılcı bir süreci, demokratik süreci, ülkemize, 86 milyon insanımıza hediye etmiş oluruz. 21. yüzyılın ikinci çeyreğine ben böyle bakıyorum.</p>

<p>Özellikle Marmara ve Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra, dirençli kentler inşa etmenin hepimizin boynunun borcu olduğunu, hepimizin büyük bir sorumluluğu olduğunu ifade ediyorum.”</p>

<p><strong>“DEPREMDEKİ ÖLÜM ÇOK ACIDIR; ÇÜNKÜ,&nbsp;KENDİ ELLERİMİZLE KENDİMİZİ ÖLDÜRÜYORUZ”</strong></p>

<p>“Benzer biçimde pandemilere, gıda krizlerine, temiz suya erişime, özellikle bütün bu sorunların yoğun bir biçimde tartışıldığı bir ortamda sorumlu olduğumuz bu güçlü metabolizmanın, tüm öğeleriyle sağlıklı çalışmalarını yapmak da boynumuzun borcudur.</p>

<p>Birlikte çalışalım, birlikte düşünelim, birlikte konuşalım. Biz bize, bunun ötesinde düşünelim. Biz bize tabii ki yetmeye çalışacağız. Ama bu meselelerin tamamının, aynı zamanda küresel olduğunu, aklın ve bilimin bütün pencerelerinin de aslında birbirine açık olduğunu, seslerinin duyulduğunu, birbirlerini duyma gayreti içerisinde olduklarını bildiğimiz bir ortamda, uluslararası ölçekte de her konuya açık bir ortam sağlamamız gerektiğini buradan hepinizle paylaşmak isterim. Kesinlikle gördüğümüz o acılar… 99 depremini de yerinde gördüm, Maraş'taki depremi de yerinde gördüm.</p>

<p>Hala insanların acısını, gözlerinin nasıl nemlendiğini yaşıyorum. Sorumluluğumuz büyüktür. Ölüm vardır. Ama kesinlikle depremdeki ölüm çok acıdır. Çok acıdır; çünkü, kendi ellerimizle kendimizi öldürüyoruz. Meseleye böyle bakalım.”</p>

<p><strong>BOZBEY: “DAYANIKLILIK, SADECE FELAKETLERİN&nbsp;YARALARINI SARMAK ANLAMINA GELMİYOR”</strong></p>

<p>Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey de konuşmasında, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli yaşanan büyük depremleri hatırlatarak, "Biri 7,7, diğeri 7,6 büyüklüğündeki bu iki deprem, 11 ilimizi doğrudan etkiledi ve toplamda 50 binin üzerinde can kaybına neden oldu. Bu rakamların her birinin ardında sayısız hikaye, yarıda kalan hayatlar ve gerçekleştirilemeyen hayaller var" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Deprem riskine karşı daha dirençli şehirler inşa etmenin önemine vurgu yapan Bozbey, "Dayanıklılık, sadece felaketlerin yaralarını sarmak anlamına gelmiyor. Gelecekte karşılaşabileceğimiz şoklara karşı hazırlıklı olmamızı da gerektiriyor. Bu da ancak sistemlerimizi güçlendirerek, altyapımızı sağlamlaştırarak ve toplumumuzda hazırlıklı olma bilincini yaygınlaştırarak mümkün olur" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“MARMARA, İSTANBUL’DAN İBARET DEĞİL”</strong></p>

<p>Marmara Bölgesi'nin sadece İstanbul'dan ibaret olmadığını; Bursa, Kocaeli, Tekirdağ gibi diğer kentlerle entegre bir mega kent olduğunu belirten Bozbey, bu nedenle deprem riskinin ele alınırken bölgenin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Depremle ilgili plan ve stratejilerin yalnızca İstanbul ile sınırlı kalmaması, bölgenin tamamını kapsayacak şekilde hazırlanması gerektiğinin altını çizen Bozbey, “Yerelde yapılması gerekenlerin başında, deprem risk yönetimi kentsel dönüşüm dayanıklılık ve dayanıklılık planları aynı zamanda dirençli kentlerin hayata geçirilmesi olmalıdır.</p>

<p>Belediyelerimiz, bu süreçte sadece kendi bölgelerinde değil, aynı zamanda komşu kentlerle de koordinasyon içerisinde olmalıdır. Depremden birlikte etkilenecek olan bu kentlerin afet anında birbirlerine destek olacak şekilde planlamalarını hazırlaması ve uygulaması büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Bu bağlamda büyükşehirlerimizin afet İşleri Deprem Risk Yönetimi Kentsel dönüşüm ve Dayanıklılık Birimleri kritik bir rol üstlenmektedir. Bu birimler deprem öncesinde riski belirlemek, yapı stokunun güvenli hale getirilmesini sağlamak ve aynı zamanda deprem sonrası da toparlanma sürecini yönetmekle yükümlüdürler. Belediyelerimizin bu birim faaliyetlerini desteklemesi ve kendi planlarını yaparken bu birimlerle de koordinasyon içerisinde olması gerekmektedir” diye konuştu.</p>

<p><strong>“MARMARA DENİZİ'Nİ KAYBETMEK İSTEMİYORUZ”</strong></p>

<p>Marmara Denizi'nin sağlıklı ve temiz olmasının, sadece belediyelerin değil, aynı zamanda hükümetin ve bakanlıkların da sorumluluğunda olduğuna dikkat çeken Bozbey, "Biz, Marmara Denizi'ni kaybetmek istemiyoruz. Marmara Denizi’ne sahip çıkmak istiyoruz. Bu konuda hükümetin dahil olmak üzere bakanlıkların yapması gereken sorumlulukları vardır” dedi. “Marmara, Marmara’da yaşayanlarındır" diyen Bozbey, ilgili tüm kurumlara, Marmara Denizi’nin korunması konusunda duyarlılık çağrısında bulundu. Etkinliğin açılış bölümü, İPA Başkanı Dr. Buğra Gökce’nin yaptığı detaylı sunumla tamamlandı.&nbsp;</p>

<h2><strong>Kaynak.İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;&nbsp;</strong></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-istanbul-halkinin-gelecegi-icin-davet-edilen-her-yere-kosa-kosa-giderim</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Aug 2024 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/08/baskan-davet.jpg" type="image/jpeg" length="96639"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel Ve İmamoğlu CHP Yurt Dışı Örgütleri Çalıştayında Konuştu]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ozel-ve-imamoglu-yurt-disi-orgutlerine-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ozel-ve-imamoglu-yurt-disi-orgutlerine-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘Yurt Dışı Örgütlenme İkinci Yüzyıl Vizyonu Çalıştayı’nda konuştu. CHP’nin, 47 yıl sonra birinci parti olduğunu hatırlatan Özel, “Cam tavanı yurt içinde olduğu gibi, yurt dışında da kırmak gibi bir sorumluluğumuz var.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>ÖZEL VE İMAMOĞLU ‘CHP YURT DIŞI ÖRGÜTLENME İKİNCİ YÜZYIL VİZYONU ÇALIŞTAYI’NDA KONUŞTU ÖZEL: CAM TAVANI YURT DIŞINDA DA KIRMAK GİBİ BİR SORUMLULUĞUMUZ VAR İMAMOĞLU: PARTİ İÇİ REKABET AYRIŞMANIN DEĞİL, BÜTÜNLEŞMENİN ARACIDIR</strong></p>

<p style="text-align:justify">5-6 milyonu Avrupa’da olmak üzere, 7 milyondan fazla vatandaşımız yurt dışında yaşıyor. CHP, sadece yurt içinde 86 milyon vatandaşımızın değil, eskiden ‘gurbet’ dediğimiz, şimdiki ikinci vatanlarındaki milyonlarca insanımızın da baba ocağıdır, baba evidir. ‘Türkiye İttifakı’, sadece yurt içinde kullandığımız bir söylem değil, yurt dışındaki seçmenlere de sıkça hatırlatmamız gereken ve onlarla kurmamız gereken çok önemli bir gönül bağıdır.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>İstanbul Times Haber Merkezi -Hüseyin Çetiner -Bakırköy - İstanbul&nbsp;</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Çünkü bu baba ocağının bir tane sahibi vardır; o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür” dedi. Konuşmasında parti içi rekabet konusuna değinen İmamoğlu da “Parti içi rekabetin her koşulda kardeşçe ve aynı zamanda demokratik bir biçimde olmasını sağlamanın şart olduğunu düşünüyorum. Bireysel, kişisel ve özellikle partimizi, bizleri yoran bütün yüklerden kurtulmakla mecbur olduğumuz bir dönemin içerisindeyiz sevgili yol arkadaşlarım. Rekabet, daha iyiye ulaşmanın yoludur. Parti içindeki rekabet, birbiri ile yan yana koşarken birbirini ayağına çelme takmak değil, daha hızlı koşma mücadelesidir; ayrışmanın değil, bütünleşmenin aracıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 30 Haziran ve 1-2 Temmuz günlerini kapsayan “Yurt Dışı Örgütlenme İkinci Yüzyıl Vizyonu Çalıştayı” düzenledi. İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) Florya’daki yerleşkesinde düzenlenen ve 21 farklı ülkeden gelen temsilcilerin yer aldığı çalıştay; CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımlarıyla gerçekleştirldi.</p>

<p style="text-align:justify">Çalıştayın açılış konuşmalarını, sırasıyla; CHP Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Parti Meclis Üyesi Mehmet Tüm, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, TBB ve İBB Başkanı İmamoğlu, CHP Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ve CHP Genel Başkanı Özel yaptı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“ÇOK ZOR BİR İŞ YAPILIYOR”</strong></p>

<p style="text-align:justify">Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Özel, özetle şunları söyledi: “Çok zor bir iş yapılıyor, çok emek yoğun bir iş yapılıyor. Yurt içinde örgütlenme çabaları dahi mesafelerle yolculukları, yorgunluklarıyla zor bir işken, bunu uluslararası düzeyde yapmak, 21 farklı ülkede, 56 farklı birlikle bu işin peşinden koşmak, gerçekten büyük özveridir. Bu anlamda öncelikle bu emekleri, bu gayretlere teşekkür ederek başlamak isterim. Biraz önce de vurgulandı. CHP, 47 yıl sonra birinci parti oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Bu, hepimiz için çok büyük bir gurur, çok büyük bir onur kaynağı. Bunu heyecanını yaşıyoruz. Her toplantımızda bunun heyecanını paylaşıyoruz. Tabii bir yandan da bunun bir yerel seçimi olduğu ve genel seçim boyutu olduğunda, yurt dışı oyların da devreye gireceği hep hatırlatılıyor. Burada bizim açımızdan yurt dışında, iktidar partisinin yarısı kadar oy aldığımız bir son seçim pratiğimiz var ve şöyle bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Cam tavanı yurt içinde olduğu gibi, yurt dışında da kırmak gibi bir sorumluluğumuz var.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“74 SEÇİM ÇEVRESİNİN 40’INDA BİRİNCİ PARTİYİZ”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Yurt dışı seçmenlerde oy kullanma oranının yüzde 50’lerde kalıyor olması hem de en üst düzey motivasyonunun yaşandığı yüzüncü yıldaki seçimde dahi yüzde 50 oranında kalması ve yapılan bütün analizlerde, sandığa gitmeyen seçmenin aslında Türkiye'deki iktidara yakın bakmayan, onun uygulamalarından memnun olmayan, sandık başına gittiği takdirde iktidardan yana oy kullanmayacak seçmen olduğuyla ilgili ortaklaşılan tespitler, aslında önümüzde ne büyük bir görev, ne büyük bir fırsat olduğunu da ortaya koyuyorlar.</p>

<p style="text-align:justify">Biz ulaşamadıklarımıza ulaşmak, ikna edemediklerimizi ikna etmek ve onları sandığa çağırma noktasında ne kadar başarılı olursak, işte aradaki fark o kadar hızla kapanacak ve bu sefer biz, belki bir sonraki seçimden sonra hem yurt içinde hem yurt dışında birinci parti olabilmiş olmanın mutluluğunu birlikte paylaşacağız. Aslında rakamlara baktığımızda, hangi ülkelerde oy kullanıldı, biz bu ülkelerden kaçında birinci partiyiz diye bakarsanız; 74 seçim çevresinde yurt dışında oy kullanıldı, biz, bunlardan 40’ında birinci partiyiz. Ve katılım oranının düşük olduğu her yerde ikinci, üçüncü partiyiz. O yüzden esas yapmamız gerekenin ne olduğu ortada.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“SİZLERE, SADECE YURT DIŞINDAN OYLARI, SEÇMENLERİ BULACAK, SANDIĞA TAŞIYACAK, OYLARI SAYACAK KİŞİLER OLARAK BAKARSAK…”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Ama diğer taraftan da biraz önce değerli Ekrem Başkanımızın altını çizdiği bir husus var. Sizlere, sadece yurt dışından oyları, seçmenleri bulacak, sandığa taşıyacak, oyları sayacak kişiler olarak bakarsak, bu da büyük haksızlık ve indirgemeci bir tutum olur. Esas olarak sizler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisinin şu anda Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında, dünyanın dört bir yanında temsil eden kişilerisiniz, oradaki yüzlerisiniz.</p>

<p style="text-align:justify">Oradaki soydaşlarımızın, vatandaşlarımızın ya da Türk vatandaşı olmasa da Türkiye'den oraya geçmiş ve şu anda o ülkelerin sadece vatandaşı olan bizim soydaşlarımızın siz oralarda hem temsilcileri hem onların sorunlarını bize taşıyacak kişiler hem de dünyanın bugün için 21 farklı ülkesinde ama yarın dünyadaki 74 farklı seçim çevresinde hem partisini temsil eden hem oradaki siyaset pratiklerine tanıklık eden ve onları partisine aktaran, oradaki iyi uygulamaları, oradaki olumlu gelişmeleri ya da oradaki kötü tecrübeleri buraya aktaracak siyasi analizler yapacak, o ülkelerin nabzını tutacak ve buraya aktaracak temsilcilerimizsiniz. Biz sizleri hem emeğinizle hem entelektüel birikiminizle hem kendinizi ve örgütünüzü geliştirmeye yönelik kapasitenizle son derece önemsiyoruz.</p>

<p style="text-align:justify">Ve bu noktada bizlerin ve sizlerin birinci görevi, bulunduğunuz bölgelerde elbette kanaat önderisiniz, elbette seçilmiş liderlersiniz ama insan kaynağı olarak, oradaki örgütümüzü nitelik vericilik açısından geliştirmek gibi bir sorumluluğunuz var ve biz bunu son derece önemsiyoruz.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“BABA OCAĞININ BİR TANE SAHİBİ VARDIR; O DA GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'TÜR”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Yurt içinde olduğu gibi, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın, soydaşlarımızın da geri ve güçlü bağlar kurmak, eksiklerimizden ders çıkarmak ve bu alanda da güçlü bir sıçramayı gerçekleştirmek için, sizin bu 3 gün boyunca yapılacak çalışmalara yapacağınız katkılar ve devamında buradan alacağınız ödevlerle, bu etkileşimin bir süreklilik içinde devam etmesi son derece önemli.</p>

<p style="text-align:justify">Ben, bir yanı Üsküp'te bir yanı Selanik'e dayanan bir Balkan Türkü olarak, Balkanlar başta olmak üzere, Avrupa'daki ve dünyanın dört bir yanındaki yurttaşlarımızın sorunlarına, daha çok eğilen, sosyal demokrat bir parti olmanın sorumluluğunu hisseden, yaşayan ve yaşatan bir çizgiyi hep birlikte tutturmamız gerektiğini düşünüyorum. 5-6 milyonu Avrupa’da olmak üzere, 7 milyondan fazla vatandaşımız yurt dışında yaşıyor.</p>

<p style="text-align:justify">CHP, sadece yurt içinde 86 milyon vatandaşımızın değil, eskiden ‘gurbet’ dediğimiz, şimdiki ikinci vatanlarındaki milyonlarca insanımızın da baba ocağıdır, baba evidir. ‘Türkiye İttifakı’, sadece yurt içinde kullandığımız bir söylem değil, yurt dışındaki seçmenlere de sıkça hatırlatmamız gereken ve onlarla kurmamız gereken çok önemli bir gönül bağıdır. Çünkü bu baba ocağının bir tane sahibi vardır; o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür.”</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>CEMAAT VE TARİKAT UYARISI</strong></h2>

<p style="text-align:justify">“Bir öz eleştiri yapmamız gerekiyorsa biz bu öz eleştiriyi bu üç günlük çalıştayda açık yüreklilikle, birbirimizin hukukuna saygı duyarak nezaket çerçevesini terk etmeden kararlılıkla dile getirmeliyiz. Eleştiriden ve öz eleştiriden güçleneceğimizi, hatalarımızı konuşmaktan çekinmememiz gerektiğini ve doğruları hep birlikte bulmamızın önemini bir kez daha altını çiziyorum. Biz sizlerin sorunlarına eğilmedikçe, sizlerin iyi gününde, kötü gününde yanında olmadıkça başka yapıların, başka oluşumların, başka örgütlerin bu boşluğu doldurduğunu bilmemiz lazım.</p>

<p style="text-align:justify">Yurt dışında yaşayan Türklerin, Türkiye'yle bağı olan herkesin derdiyle dertlenmek, iyi kötü gününde onunla birlikte olmak ve sorununa temas etmek çok önemli. Aksi takdirde birtakım cemaat yapıları, birtakım tarikat yapılarının birtakım Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğiyle ilgili sizinle, bizimle ortak hayaller kurmayanların, Türkiye'yi Avrupa'nın bir parçası olarak değil de Türkiye'yi çok başka coğrafyaların bir parçası haline getirmek isteyen demokratik bir örgütlenme yerine bambaşka yapıların örgütlenmelerini güçlendirmeye çalışanların alan bulduğunu görmemiz gerekiyor.”</p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>“AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ ENDİŞE VERİCİ”</strong></span></p>

<p style="text-align:justify">“Yurt dışındaki siyasi akrabalarımız ‘beklenen kadar kötü olmadığı, korktuğumuz kadar olmadı’ dese de Almanya ve Fransa Türkiye'nin yurt dışında en çok vatandaşının yaşadığı iki ülke olması açısından yaşanan meselenin bize başka bir tansiyon hissettirdiğini görmek ve bu konuyu ciddi şekilde irdelemek gerekiyor. Neonazizm, yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı gibi 80 yıl öncesinde geride bırakmamız gereken birtakım ideolojilerin, yönelimlerin güç kazanıyor olmasından son derece endişe duyuyoruz.</p>

<p style="text-align:justify">Aşırı sağın ve yabancı karşıtlığının zemin kazanmaması için partimizin yurt dışındaki akraba partilerimizle birlikte kat etmesi gereken önemli mesafeler var. Ben kaygılarımı hızlı bir şekilde yurt dışında temas halinde olduğumuz Sosyalist Enternasyonal’in hem başkanlık hem başkanlar kuruluyla, yöneticileriyle paylaştık. Önümüzdeki günlerde Romanya'da yapılacak olan toplantıda da bir kez daha masaya yatırıp konuşacağız. Aşırı sağın hafife alınmaması, bu konuda bütünleşik bir mücadelenin hep birlikte verilmesi gerek.</p>

<p style="text-align:justify">Aşırı sağı besleyen faktörlerin başında gelir adaletsizliği, zenginler ve yoksullar arasındaki uçurum ve bunun ülkedeki göçmenlere mal edilmesi ve onların sorumlu tutularak onların üzerinden yürütülen, kurulan bir nefret dilinin aşırı sağı beslediğiyle ilgili tespiti burada bir kez daha ifade etmek gerekiyor. Ve bu yüzden de aşırı sağın hedefinde yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın olacağının, geçmişte çok büyük acılar bize yaşatan saldırılar, birtakım katliamlar noktasında da bizleri endişelendirdiğini ve bu tehlikeyi görmezden gelemeyeceğimizi ifade etmek gerekiyor.”</p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>ERDOĞAN’A AB ELEŞTİRİSİ: “ÇOK DA CİDDİYE ALMIYORUZ”</strong></span></p>

<p style="text-align:justify">“Otoriter popülist bir iktidarın hedefinin Avrupa Birliği olamayacağı açıktı. Türkiye bunu bir kez daha yaşadığı pratikle ortaya koydu. Her ne kadar Cumhuriyet Halk Partisi'nin önümüzdeki dönem Avrupa Birliği'ne tam üyelik noktasında ifade ettiği kararlılık, dış ilişkiler noktasında ortaya koyduğumuz yeni heyecan, enerji, vizyon, dünya liderlerinin partimizle birlikte ülkemize yeni bir bakış açısı kazanmış olmaları, onlarla kurduğumuz yakın ilişkiler, diyaloglar bugün iktidar partisini yeniden Avrupa Birliği hedefini hatırlama noktasına getirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Erdoğan'ın uzun süredir ağzına almadığı hatta her aldığında bir polemik alanı olarak iç politika malzemesi yaptığı Avrupa Birliği ilişkilerini yeniden hatırlamış olmasını önemsiyoruz. Ancak çok da ciddiye almıyoruz.”</p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>“ACI ACI GÜLERLER”</strong></span></p>

<p style="text-align:justify">“Çünkü güpegündüz havai fişekler atarak kutlanan bir başlangıç bir kilometre taşı günden sonra bugün savrulduğumuz nokta iktidarın bu konuda samimi olmadığını gösteriyor. Siz 75 yıl önce kurduğunuz Avrupa Konseyi'nde şimdi Strazburg'daki bir başka binadaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarına ısrarla direnirseniz, Anayasanızda yazıyor olmasına rağmen uluslararası anlaşmaları uygulamazsanız, İstanbul Sözleşmesi’ne mecliste tüm partilerin oy birliğiyle karar vermişken, bir gece yarısı birkaç sapkın oyun peşine düşerek bir imzayla İstanbul Sözleşmesi'nden çekilirseniz, ülkemizin Anayasa Mahkemesinin kararlarına uymuyorsanız, mahkeme kararlarını hiçe sayıyorsanız, demokrasinin ve kalkınmanın olmazsa olmaz ön şartı kuvvetler ayrılığının üzerinde tepiniyor, sadece yürütmedeki yetkilerinizle yetinmiyor yasamaya talimatlar veriyor, hatta onun yetkilerini, yetki aşılarıyla kararnamelerle kullanıyor, ve tüm yargı organları üzerinde bir vesayet kuruyorsanız; sizin Avrupa Birliği diye bir hayaliniz olamaz. Avrupa Birliği'yle bu yaptıklarınızı aynı cümle içinde andığınızda karşınızdakiler sizi dinlerler ancak sadece acı acı tebessüm ederler.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“UTANÇ VERİCİ BİR KİLOMETRE TAŞIDIR”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Ve maalesef karşınızdakiler sizi elverişli, pazarlık edilebilecek Suriyeli sığınmacılar için bir kampa dönüştürülebilecek, parasını verip kullandığınız, parasını verip susturdukları bir paydaş olarak görürler. Sizi asla ve asla gelecekte aynı parlamentoda temsil edilebilecek bir ortak, bir aday ülke olarak görmezler. Maalesef Angela Merkel'le Erdoğan'ın geçmişte yaptığı anlaşma, 6 milyon euro üzerinden sıkıştıkları el, Merkel için başarıdır. Erdoğan için başarıdır. Ama Türkiye ve Avrupa Birliği idealleri açısından utanç verici bir kilometre taşıdır. Para karşılığında 10 milyona varan sığınmacının Türkiye'de bulunması ve bunun karşılığında 6 milyon euro para alınması tabii anlaşmanın görünen yönü. Türkiye'deki hak ihlallerine karşı raporların yumuşak yumuşak yazılması, müeyyidelerin zamana yayılması ve bugün Avrupa değerlerinden kopmuş, demokratik standartları yenilemiş bir noktaya Türkiye'nin savunulması şaşırmayacak bir sonuçtur.”</p>

<p style="text-align:justify">GRİ LİSTE ELEŞTİRİSİ: “ÖVÜNÜLECEK DEĞİL UTANILACAK BİR DURUM”</p>

<p style="text-align:justify">“Neredeyse birileri çıkacak ve diyecek ki; ‘eskiler bilmez, gençler bilmez, eskiden biz gri listedeydik.’ Buradan hatırlatalım. Biz gri listeye 2021 yılında girdik. Biz gri listeye son günlerde hızla yapılan bazı kanunu düzenlemeler yapılmadığı için girdik. Biz gri listedeydik. Dün çıktık. Bu övünülecek değil, çok utanılacak bir durumun, çok utanılacak bir üç yılın , AK Parti'nin bu ülkeye son üç yılda yaşattığı gerçeğidir.</p>

<p style="text-align:justify">Çıktığımız günü listede Burkina Faso var. Yemen var, Suriye var, Mali var, Kongo var. Yani bulunduğumuz yer zaten pek çok ülkenin bulunduğu bir yerdi de biz orada bir üst lige falan çıktı. Biz utanç verici bir yere düşmüştük.</p>

<p style="text-align:justify">Çok gecikmeli olarak ve nihayet ittir kaktır, hatta bir gece önce ‘bakalım siyasi bir kararla bizi orada tutacaklar mı ‘ gibi tuhaf değerlendirmelerle yani öz güveni eksik bir şekilde yarım yamalak Burkina Faso'nun olduğu yerden kurtulduk. Ama üç yıldır bizi orada tutan ve Türkiye'yi bu utançla yüzleştiren bu iktidardan başkası değildi.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“FUTBOL ŞAMPİYONASINA VİZE İLE GİDEN TEK ÜLKE TÜRKİYE”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Bu ülkeyi 23 yıldır yöneten iktidar Türkiye'yi bir takım saplantılı bakış açılarıyla Erovizyon şarkı yarışmasına sokmadığı gibi, pek çok uluslararası alandaki temsiliyetimizi kaybettirdiği gibi, dünya 3’üncüsü olmuş bir milli takımdan Avrupa ve Dünya Şampiyonalarına katılamayan bir milli takım noktasına getirip bu dönem nihayet çok şükür Almanya'da temsil edildiğimiz noktada oraya giderken vize alan tek ülke biziz.Öğrencilerimiz, bilim insanlarımız, iş insanlarımız hastalarımız vize sorunu yüzünden büyük mağduriyetler yaşıyoruz. Schengen vizesi en çok reddedilen ülke maalesef Türkiye'dir.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>SON KAPTAN BENZETMESİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Çok kullanılan gemi metaforuna dönecek olursak; bu geminin birinci kaptanı bu geminin yönünü batıya çevirmiş. Sebebi bir hayranlık, bir düşkünlük falan değildi. Batıda bilim vardı, demokrasi vardı. Batıda kuvvetler ayrılığı vardı. Batıda insan hakları vardır ve belliydi ki Batı iyiye gidiyordu, zenginleşiyordu ve yükseliyordu. Bugün geminin son kaptanı rotayı doğuya çevirdi. İki tarafa bakalım. Ne tarafa gideceğimize hep birlikte karar verelim. Bir tarafta güçlü parlamentolar, kuvvetler ayrılığı, güçlü demokrasiler var. 45 bin dolarlık milli gelir var.</p>

<p style="text-align:justify">‘Hadi dönelim bu tarafa gidelim’ dedikleri Şagnay iş birliği örgütünde güçlü liderler, bu taraftakiler o kadar güçlü değil. Büyük saraylar, bu taraftakiler iş bilmezliklerinden apartman dairelerinde oturuyor. En pahalı araçlar uçan saraylar. Bu taraftakiler tarifeli uçuyor. En pahalı araçları üretiyor bu taraftakilere satıyor. Bu tarafta zengin yandaşlar, bu tarafta gelir daha doğru dağıtılıyor. Ve bu tarafta fakir halklar var.</p>

<p style="text-align:justify">4 bin 500 dolar milli gelir var. Bugün Erdoğan'ın Şangay İşbirliği Örgütü dediği, ‘oraya gidelim, oraya gidelim’ dediği yerin ortalaması 4 bin 500 dolar. O yüzden bakmayın siz Erdoğan'ın ‘Avrupa Birliği hedeflerinden ayrılmayacağız’ demesine. Hedefledikleri yerde bizi bekleyen akıbet de ortadadır. O yüzden bütün vatandaşlarımızı Erdoğan’ın bizi ne tarafa götürmeye çalıştığına, ama geminin ilk ve ebedi kaptanının gösterdiği yönün ne olduğuna dikkat kesilmeye bir kez daha davet ediyorum.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>SEÇİM MESAJI</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Şimdi yurt dışının da oy kullanacağı 2. Yüzyılın ilk genel seçimlerde geliyoruz. 1970’te Bülent Ecevit dünyadaki rüzgarları doğru gören, doğru okuyan partisinin doğru konumlandıran Türkiye'de de partisine doğru bir had çizen ve bunu sadece liderlikle değil çok güçlü bir kadro hareketiyle yapan üçüncü genel başkanımızdı. Onun döneminde girdiğimiz iki genel, iki yerel seçimin dördünden de birinci parti çıkmıştık. Şimdi Cumhuriyet'in ikinci yüzyılının ilk genel seçiminden, partimizdeki değişimle sadece genel başkan değişikliğiyle değil 43 yaş ortalamasına sahip genç kadroların da içinde bulunduğu tecrübeli kadrolarla birlikte bir parti meclisiyle, yarısı kadın yarısı erkek olan bir gölge kabineyle merkez yönetim kuruluyla, hepsi yerelde kentlerini geçmiş dönemde iyi yönetip yeniden adaylaşan başta sayın Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş olmak üzere tüm belediye başkanlarımızla Cumhuriyetin ikinci yüzyılın ilk yerel seçimlerinde büyük bir rüzgar yarattık, yakaladık ve büyük bir görevle karşı karşıyayız. Şimdi hem yerel yönetimleri doğru yöneterek, dürüst yöneterek, şeffaf yöneterek bu süreçleri israftan uzak…”</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>“BU HAVUZDA EKREM İMAMOĞLU YÜZMEYİ TERCİH EDEBİLİRDİ”</strong></h2>

<p style="text-align:justify">“İçinde bulunduğumuz mekanı buradan bilmeyenler için ben ifade edeyim. Bu havuzda Ekrem İmamoğlu yüzmeyi tercih edebilirdi. Çünkü içinde bulunduğunuz kampüsün tamamı Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında Bakırköylü olmasına rağmen dönemin Bakırköy Belediye Başkanımızın da haberi ve yeri olmayan AK Parti'nin İstanbul'daki belediye başkanlarının villalarının bulunduğu yerdi. 12 villada oturuyorlar.</p>

<p style="text-align:justify">En büyüğünde de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oturuyordu. Burası da onların yüzme havuzuydu. Bu mekan yeniden kazanıldı ve şimdi bir bilgi havuzu olarak kullanılıyor. Bizim belediye başkanlarımız bu villalarda oturabilirlerdi. Bunu ellerinin tersiyle ittiler. Ve bu mekanı 16 milyon İstanbullunun geleceğini planlamak üzere bbir ajans yerleşkesine çevirdiler. Oyu Cumhuriyet Halk Partisi'ne verirseniz mekanlar halkın oluyor, boş alanlar orman oluyor. Keyif havuzları, bilgi havuzlarına dönüşüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Oy AK Parti'ye verildiğinde bu mekanlar ne oldu? O İstanbul'un güzelim ormanları ne oldu? O kente kazandırılabilecek dünya kadar arazi nasıl gökdelenler oldu? Bu kenti AK Parti yönetmeye başladığında 4 olan gökdelen sayısı nasıl 256 oldu, hep birlikte hatırlayalım. Ve sosyal demokrat belediyecilik dayanışma demek sosyal demokrat belediyesini paylaşma demek. İsraf yerine, hizmet demek ve varlıkları kendi lehlerine, yakınlarının lehine, yakın çevrelerinin lehine değil, tüm vatandaşların lehine kullanmak, onların hizmetine sunmak demek.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İMAMOĞLU: “CHP’NİN BU ÜLKEYİ KURAN AZMİN VE İRADENİN PARTİSİ OLDUĞUNUN HEPİMİZ FARKINDAYIZ”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Umut ederim ki bu buluşma, hep beraber birbirimizi daha iyi anladığımız, daha iyi önerilerle, daha iyi bir organizasyonla, güçlü bir örgütlenme modelinin yurt dışında da var olmasını sağlayacağımız bir şekilde sonuçlanır” diyen İmamoğlu da konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Partimizin hem ülkemiz için hatta evrensel değerler üzerinden hem de dünya için ne anlam ifade ettiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. CHP’nin bu ülkeyi kuran azmin ve iradenin partisi olduğunun hepimiz farkındayız. Elbette ki demokrasinin en önemli savunucusuyuz. Yenileşmenin, çağdaşlaşmanın en önemli temsilcisiyiz.</p>

<p style="text-align:justify">Zira CHP’nin aynı zamanda bu ülkenin kurucusunun kurmuş olduğu bir parti olması, Cumhuriyetimizin kurucusu bir parti olması, hepimiz için büyük bir onur ve gurur kaynağıdır. Bu ülkenin bağımsızlığına, ulusallığına nasıl güçlü bir şekilde sahip çıkan bir parti olmuşsak, aynı zamanda modern ve evrensel değerlere de çok güçlü bir biçimde sahip çıkan bir partiyiz. Özgün ve gerçekten çok özel bir siyasi iradeye sahip partimizin bütün dünyaya ilham veren, yol gösteren bir pozisyonda olmasının da şart olduğunu bilmeliyiz.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“STRATEJİK GÖREVLERİNİZ VAR”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Bugün bizler, partimizin işte bütün bu özelliklerinden güç alarak, ülkemizin çok güçlü bir demokrasiye, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını gerçekten dünya ekseninde hak ettiği yere taşıma yine evrenselliğin, modernliğin rotasına oturması noktasında büyük emeği ortaya koymakla sorumlu olan insanlarız. Bu mücadele, inşallah vermiş olduğumuz mücadelenin sonucunda elde edeceğimiz başarıların, sadece ülkemiz için olmadığını, sınırlarını aştığını, belki de özellikle 31 Mart seçimlerinden hemen sonra en derin şekilde yaşayan ve hisseden insanlar sizlersiniz.</p>

<p style="text-align:justify">Her birimiz tam da işte bu hedefe odaklanmak ve birlikte çalışmak zorundayız. Bundan da kuşkum yok. Tabii ki stratejik görevleriniz var. CHP’nin her örgüt üyesi ya da parti için mücadele eden insanın bulunduğu pozisyonu gereği, yaşadığı alan gereği elbette gözetmesi gereken ve mutlak dikkatini vermesi gereken hususlar var.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“MAHARETLERİMİZİ ORTAYA KOYMALIYIZ”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Ben, yurt dışı örgütlenmesi içerisinde bulunan siz kıymetli dostlarımızı, yurt dışından gelen oylar çerçevesinde elbette değerlendirmiyorum. Yurt dışı örgütlerimizin böyle değerlendirilmesi, güç ve potansiyellerine haksızlık etmiş olmak olur. O bakımdan yurt dışından gelen oylar elbette önemlidir, ama sizler gibi değerli insan kaynaklarından gelecek fikirler, bakış açıları, partimizin geleceği için daha önemlidir.</p>

<p style="text-align:justify">Sizlerin farklı toplumsal ve kültürel çevrelerde edindiğiniz bilgi, deneyimler, ülkemize yansıtılma biçimi daha önemlidir. Tam da işte her alanda yerelle evrenselin sentezine ulaşmaya çalışan bizler, böylesi güçlü bir karma yapının, mutlak faydasına erişmeyi bilmeliyiz ve başarmalıyız.</p>

<p style="text-align:justify">Siyasal bakımdan baktığınızda hem bireysel hem toplumsal hem ulusal pratiklerimiz, bu yönüyle değerlidir ve bunu dayanışma içerisinde, örgütlü bir modelle, iyi bir organizasyon bütünlüğü içerisinde nasıl sonuca evrileceği konusunda maharetlerimizi ortaya koymalıyız.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“REKABET, DAHA İYİYE ULAŞMANIN YOLUDUR”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Tabii bunları yapabilmek için, mutlaka CHP’nin özellikle Türkiye'nin dönüşüm yolculuğunda verdiğimiz mücadeledeki ilk görev, değişime önce kendimizden başlamak zorunda olduğumuzu hatırlamamız, eksiklerimizle, hatalarımızla yüzleşmek ve kendimize bu anlamda, tabiri caizse, çeki düzen vermek zorundayız. Parti içi rekabetin her koşulda kardeşçe ve aynı zamanda demokratik bir biçimde olmasını sağlamanın şart olduğunu düşünüyorum.</p>

<p style="text-align:justify">Bireysel, kişisel ve özellikle partimizi, bizleri yoran bütün yüklerden kurtulmakla mecbur olduğumuz bir dönemin içerisindeyiz sevgili yol arkadaşlarım.</p>

<p style="text-align:justify">Rekabet, daha iyiye ulaşmanın yoludur. Parti içindeki rekabet, birbiri ile yan yana koşarken birbirini ayağına çelme takmak değil, daha hızlı koşma mücadelesidir; ayrışmanın değil, bütünleşmenin aracıdır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>“PARTİMİZE YAKIŞMAYAN TEK BİR UYGULAMAYA, TEK BİR SÖZE, TEK BİR BAKIŞA BİLE GEÇİT VERMEMELİYİZ”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Çeşitli ülke ve şehirlerdeki CHP yurt dışı örgütlerinde, dönem dönem parti içi rekabetin yıpratıcı hal alabildiğini görüyoruz. Evet ülkemizde de bunu yaşıyoruz, yurt dışındaki örgütlerimizde de bunu yaşıyoruz.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıştırıcı bir dilin hakim olabildiğini de görüyoruz. Bunları görerek, bunlara tedbir alarak yol yürümenin şart olduğunu da biliyoruz. Tabii son derece sınırlı sayıda örnekler olsa da çok hassas ve çok tarihi bir dönemden geçtiğimizin farkına vararak -her zaman her yerde söylüyorum- bazı bildiğimiz, gördüğümüz, dönem dönem yüksek seviyede kınadığımız bütün tavır ve davranışlardan uzak, bir arada konuşabilmeyi, müzakere edebilmeyi, doğru yolu bulabilmeyi, ortak aklın masamızdaki kesin pusula olmasını sağlayabilmeyi başarmak zorundayız.</p>

<p style="text-align:justify">Partimize yakışmayan tek bir uygulamaya, tek bir söze, hatta partimize yakışmayan tek bir bakışa bile geçit vermemeliyiz. Bizler, insanlara ve birbirimize, aynen Atatürk'ün vatandaşa, o Tokat'ta çekilen fotoğraftaki baktığı gibi bakabilmeyi, aynı hassasiyeti de birbirimize bakarken gösterebilmeyi başarmak zorundayız.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“BUNDA DA MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN İMZASI VAR”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Herkese ve birbirimize karşı iletişim ve müzakere kapılarının sonuna kadar açık olması gerektiğini unutmamalıyız. Bunu yapamayanların, örgütlenme içerisinde bu görevlere talip olma şansı yoktur. Sabır ve aynı zamanda son derece anlayış gerektiren ve bu anlayış doğrultusunda insanları ikna edebileceğini bilen insanların yapması gereken bir görev hassasiyeti içerir.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla, inşallah bu buluşma ve bu çalıştayın, İstanbul Planlama Ajansı'nın kurulduğu bu kampüsün, bu nezaketli ortamın, bu doğanın en güzel parçası haline gelmiş bu asil görünüşün… Ki bunda da Mustafa Kemal Atatürk'ün imzası var.</p>

<p style="text-align:justify">Buradaki ormanlaşmanın, ağaçlandırmanın mimarı da burayı çok seven, burada denize giren, Florya'da aşağıda deniz kıyısında köşkü olan, arka tarafta da böylesi büyük bir alanı ağaçlandırarak, elbette müstakil, birkaç kişiye hizmet etmesinin değil de toplumcu bir yapıya dönüşmesini arzu ettiğine inandığımız Ata'mızın bu emanetini halka açarak, bir planlama ajansı ve İstanbul'umuzun geleceğini tartıştığımız bir kuluçka merkezine, bir bilgi havuzuna dönüştürdüğümüz bu alanda, umut ediyorum sizlerin bu ortak paydalarının odaklanıldığı ve sonucunun da çok güçlü bir biçimde rapora dönüştüğü buluşmaya döner.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“KENDİ İÇİMİZDE KURDUĞUMUZ İLETİŞİMİN NİTELİĞİ VE KALİTESİ…”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Unutmayalım ki, kendi içimizde kurduğumuz iletişimin niteliği ve kalitesi, en çok nerede işe yarıyor biliyor musunuz? Bize oy vermeyen vatandaşlarımızın ikna olmasında işe yarıyor. Kendi aramızda kurduğumuz nitelikli ilişki, diyalog, saygı ve sevgi çerçevesini gördüğü takdirde, o insanların bize oy vermeye ikna olduklarını unutmayınız lütfen. Tabii bazen sürekli bize oy veren vatandaşlarımızın reflekslerinin, bizdeki tavır veya koşullar ne olursa olsun, bize geldiğini görüyoruz.</p>

<p style="text-align:justify">Ama onun bize yetmediğini de biliyoruz. İşte bugün gururla 1977’den beri ilk kez partimizin birinci olduğu meselesini söylüyoruz ama bir yanıyla da çok derin düşünmemiz gereken bir sonuçtur bu, 1977 ve 2024 arasındaki uzun mesafe. Bu bakımdan, yurt dışı örgütlerimizin çok etkili model oluşturacak, öncü uygulamalar geliştirmesini diliyorum. Hatta bu gelişmelerin, burada çıkan belli sonuçların, o evrensel değerleri içeren kapasitelerinin yurt dışı örgütlenmede de işimize yarayacağına inanıyorum.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“CHP’Lİ OLMANIN BENDEKİ EN ÖNEMLİ KAVRAMI…”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Teknolojik imkanların dünyayı küçülttüğü ama yanlış siyasi anlayışlar yüzünden insanların arasındaki mesafelerin büyüdüğü bir dönemi yaşadığımız bu ortamda, ben, doğru siyasetin her şeyden önce duygusal mesafeleri azaltan, insanlar arasındaki gönül köprülerini en güçlü şekilde kuran siyaset olduğuna inanıyorum ve bu pozitif anlayışın, bu hümanist bakışın toplumlara verdiği fayda kadar, dünyaya verdiği faydayı önemsiyorum. Savaşları azaltan, barışı büyüten ve insanları birbiriyle kucaklaştıran bir süreç. Ben, bu yönüyle CHP anlayışını çok önemsiyorum.</p>

<p style="text-align:justify">CHP’li olmanın bendeki en önemli kavramı, her şeyden önce iyi insan olma kavramıdır. İyi insan olduktan sonra her şeyi başarabiliriz. İnsanı sevmek, insana özen göstermek, doğayı sevmekle eşdeğerdir; hayatı, yaşamı, her şeyi sevmekle eş değerdir. Bu bizim bütün duygularımızla, bütün geleneklerimizle, bütün bakış açımızla aslında çok örtüşen bir bakış açısıdır. Bunu lafta değil, uygulamalarımızda, başta birbirimize göstererek, sonra da o sevgi halkasını, çemberini görev yaptığımız alanlara yayarak büyütmeliyiz.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“BU İŞİN BAŞKA BİR YOLU YOK”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Adalet, eşitlik, özgürlük, demokrasi, cumhuriyet, laiklik gibi savunduğumuz tüm değerlerin özünde, aslında herkesi kendimiz gibi görmenin yattığını unutmamalıyız. Empati duygusu ve karşındaki insanın yerine kendini koyma, onu hissetme, ona göre davranabilme duygusu. Bu duygunun, bu anlayışın Anadolu'nun her köşesine, dünyanın dört bir yanına yayıldığında, işte o zaman her şeyin çok güzel olacağına yürekten inanıyorum. Bu işin başka bir yolu yok. Bu güzel kampüs, başka bir boyutuyla sizi burada misafir etmenin gururunu yaşıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu güzel kampüste, aynı zamanda sizler gibi buradan yurt dışına göç eden iki bilim insanının da ismini taşıyor. Uğur Şahin'in ve Özlem Türeci’nin ismini taşıyor. Bu bakış açısıyla aslında ne kadar büyük başarılara imza atabildiğinizi görüyorum. O bakımdan ülkemizle bağınızın kopmamasını, bu şekilde örgütlü bir yapıyla Türkiye'mizi ikinci yüzyılına da en güçlü hatlarıyla talip olan partimizin iktidarına yol yürürken, sizlerin katkılarını önemsiyor, bu duygu ve düşüncelerle emeği geçen bütün dostlarımıza teşekkür ediyorum.</p>

<p style="text-align:justify">Genel Başkanımızın önderliğinde en güçlü raporun buradan çıkmasını ve yurt dışında da bizi sevindiren sonuçları önümüzdeki genel seçimde hep birlikte alabilmeyi diliyorum.”&nbsp;</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Kaynak: İstabul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;&nbsp;</strong></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ozel-ve-imamoglu-yurt-disi-orgutlerine-konustu</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Jun 2024 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/06/chp-secim.jpg" type="image/jpeg" length="49671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyüt Hayallerini 3.Mezunlarını Verdi]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/buyut-hayallerini-3mezunlarini-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/buyut-hayallerini-3mezunlarini-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Vakfı’nın Dr. Dilek Kaya İmamoğlu’nun fikir öncülüğüyle hayata geçirdiği Büyüt Hayallerini projesinin burs sağladığı 252 öğrenci okullarından mezun oldu. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, diplomalarını alan bursiyerlerle mezuniyet töreninde bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">‘<strong>BÜYÜT HAYALLERİNİ’ ÜÇÜNCÜ DÖNEM MEZUNLARINI VERDİ BURSİYERLERE SESLENDİ “BELKİ DE BU KÜRSÜDE KONUŞANLARDAN BİRİSİ SİZLERDEN BİRİSİ OLABİLİR”</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bursiyerlere İstanbul Vakfı’nı ve Büyüt Hayallerini projesini sonraki hayatlarında da hatırlamaları öğüdünü veren İmamoğlu, “Bugünlerinizi, bugün size imkan tanıyan ve imkan sunan böylesi bir kurumsal yapıyı unutmayınız. Yani Büyüt Hayallerini projesini İstanbul Vakfı'nı unutmayınız.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner - Florya- Bakırköy- İstabul&nbsp;</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yarınlarda unutmazsanız vakfı zaten daha da büyütebilir ve geliştirebilirsiniz. Belki de bu kürsüde konuşanlardan birisi sizlerden birisi olabilir. Olmalıdır da. Özellikle belki aranızdan birisi ki inşallah sizin zamanınıza kadar ilkleri yaşarız. Ama ilk ya da birkaçıncı kadın belediye başkanı olursunuz İstanbul'umuza. Bunları gönülden arzu ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Kız çocuklarının inandığı ideallere ulaşmasını desteklemek için Dr. Dilek Kaya İmamoğlu’nun fikir öncülüğü ile İstanbul Vakfı çatısı altında hayata geçen Büyüt Hayallerini projesi, 2021 yılında başlatıldı. Proje kapsamında ortaya çıkan ilk eser; 40 farklı yazarın kaleminden 40 kadının hikayesinin yer aldığı, “İlham Veren Adımlar” kitabı oldu. Büyüt Hayallerini; kitabın satışından elde edilen gelir ve bağışçıların destekleriyle, 2021-2022 eğitim yılında 300 kız öğrenciye, 2022-2023 öğretim yılında ise 500’ü 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketinden etkilenen afetzede olmak üzere toplam 1500 üniversiteli kız öğrenciye burs desteği sağladı. 2023-2024 eğitim yılında sayısı 3000 olan üniversiteli kız öğrencilerden 252’si ise bu sene mezun oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Kurumdan burs alan ve bu yıl okullarını bitiren öğrenciler onuruna, İstanbul Vakfı tarafından mezuniyet töreni düzenledi. Sunuculuğunu Başçeşehir Üniversitesi’nde yüzde 100 burslu okuyarak Tıp Bölümünü tamamlayan Derya Kurtdereli’nin yaptığı programda sırasıyla busiyerler adına Marmara Üniversitesi mezunu Hatay’lı depremzede Tuğçe Atay, İstanbul Vakfı Genel Müdürü Perihan Yücel ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu birer konuşma yaptı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>ATAY: “MEMLEKETİMİN YARALARINI SARMAK BENİ DAHA DA GÜÇLENDİRDİ”</strong></p>

<p style="text-align:justify">Marmara Üniversitesi İktisat Bölümü Mezunu Tuğçe Atay, teşekkür konuşmasında duygularını, “İş sahalarımızda maddi kazançtan çok, dayanışma içinde olduğumuz birçok alan çalışma fırsatı bulduk. Örneğin biz afetzedeler için gönderilen yardımlar hazırlarken o an bu yardımların gideceği her kişiye dokunmanın verdiği mutlulukla çalıştık. Ben de bir afetzedeyim. Ve İstanbul Vakfı'yla kendi memleketim olan Hatay'da bulundum. Hatay'a gitmek ve doğup büyüdüğüm sokaklarda memleketimin yaralarını sarmak beni daha da güçlendirdi. Tüm destekleriniz ve emekleriniz için ayrıca teşekkür etmek isterim” cümleleriyle paylaştı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>YÜCEL: KARANLIKLARI BİRLİKTE AYDINLATALIM</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bursiyerlere “Ülkenize, ailenize, bizlere faydalı bireyler olacağınızı biliyorum” diyen İstanbul Vakfı Genel Müdürü Perihan Yücel, “Asla sizden kopmuyoruz. Siz bizim ailemizin parçasısınız. Her zaman olduğu gibi yine sık sık gelin.</p>

<p style="text-align:justify">Yine kapımızın anahtarının sizde olduğunu söylemek istiyorum. Bunu bilhassa Dilek Hanım da (Dilek Kaya İmamoğlu) çok hep böyle özetler. Hiç kopmayacak bağlarla, birbirimize bağlanacağız.</p>

<p style="text-align:justify">Eğer bir sosyal sorumluluk projesinde olursanız, şehrin ya da bulunduğunuz anın karanlık ucundan başlamayı sakın unutmayın. Çünkü karanlıktan ışığa doğru biz hızlıca gidebiliyoruz ama çok fazla ışıkta kalırsak karanlığı unuturuz. Karanlıkları sakın unutmayalım, birlikte aydınlatalım” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>BAŞKAN İMAMOĞLU: EN KUTSAL, EN DEĞERLİ ANLARDAN BİRİSİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bursiyerlerin mezuniyet anına tanıklık anındaki duygularını şu ifadelerle paylaştı: “Belediye başkanlığım dönemindeki en kutsal, en değerli anlardan birisi. Bunu yaşamaktan elbette gurur duyuyorum Emeği geçen bütün vakıf yöneticilerimize destek olan bütün İstanbul Büyükşehir Belediyemizin, kurumumuzun yöneticilerine, kabiliyetli insanlarına hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Tabii teşekkürün bir bölümü de İstanbul Vakfı'nın bu süreci yürütürken, yönetirken katkılarını bizden esirgemeyen, bağış yapan insanlar var. O insanların katkılarıyla biz eğitime bu desteği verebiliyoruz. Elbette büyükşehir belediyemizin de kurumsal katkıları var. Hepimizin el birliğiyle sunduğu imkanlar var. Ama özellikle bizim bu güvenli yolculuğumuza katkı sunan insanlarımıza, hemşehrilerimize özellikle iş insanlarımıza da hepinizin huzurunda teşekkür etmek isterim.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“AKLIN UÇUYOR OLMASI İYİ BİR ŞEY”</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yeni mezunlara “Önünüzde çok uzun ve güzel yıllar var diyen İmamoğlu, “Biraz kararsız belki biraz duyarsız bile olabiliriz bu anda. Yani biraz aklımız havada gibi davranabiliriz. Hakkımız da bu arada onu da söyleyeyim. Biraz aklın uçuyor olması iyi bir şey. Hayalleri, güçlendirir. Yere indirmez, yukarıya doğru tırmandırır. Bütün bunlar varken sonra bir bakıyorsunuz hayat sizi alıp bambaşka yerlere götürebiliyor. Ve bugün çok kutsal bir vazifenin başında bir konuma getirebiliyor” diye konuştu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“KAZANIMLARI HEM GELİŞTİRMELİ HEM DE ONLARA SONSUZA KADAR SAHİP ÇIKMALIYIZ”</strong></p>

<p style="text-align:justify">“İnsan çeşitliği, farklı din ve inanç gruplarıyla çok zengin bir ülkeyiz” diyen İmamoğlu, şöyle devam etti: “Milletçe bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin birer vatandaşı ve birer ferdi olarak eşit hak ve özgürlüklerinden faydalanma gayreti içerisinde geleceğe umutla bakabilmenin tam da böyle başlangıç noktasında bireylersiniz.</p>

<p style="text-align:justify">Bu zenginliği yaşayın. Ben Burada sizlere baktığımda gönülden söyleyebilirim ki o çeşitliliği ve zenginliği çok yakinen görebiliyorum. Tabii bu çeşitlilik ve zenginlik farklı kimliklerin bir arada olabilme gücü, ayrı ayrı birey bireye baktığımızda bunu hissedemeyiz.</p>

<p style="text-align:justify">Tabii başka bir boyutu var bunun. Tehdit tarafı var. O tehdidi hayatımızdan uzak tutup; ayrımcılığı, kutuplaştırmayı, insanlarımızın farklılıkları ve değerleri üzerinden o insanlara karşı birbirimizi hor görme ya da üstün görme gayreti eşit olduğumuzu unutmak ve kutuplaştırmak gibi hususlar zihnimizden yok olsun ve gitsin. Her insan iyi insan olma gayreti içerisinde. Her insan başarılı olma yolunda yoğun bir emek ortaya koymalı.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kavramlarla eşitiz… Asla insani boyutta sınıflandırma bizim ülkemizde yok. Çünkü bizim ülkemiz cumhuriyetle, demokrasiyle buluşalı yüzyılı aşkın bir zaman oldu. Şimdi biz eksiklerini tamamlayan ve geleceği daha güçlü bir şekilde hazırlayan insanlar olmalıyız. Bu kazanımları elbette hem geliştirmeli hem de onlara sonsuza kadar sahip çıkmalıyız.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“BÖYLESİ BİR KURUMSAL YAPIYI UNUTMAYINIZ”</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bursiyerlere “Sizlere hem hemşehrim hem de değerli yol arkadaşlarım da demek istiyorum” sözleriyle seslenen İmamoğlu, “Kurumsal bütünlük içinde aslında yol arkadaşlığı yaptık. Ve birbirimizin markasını ve değerlerini taşıdık. Bu yönüyle ben bundan sonraki yolculuğunuzda bizim kurumumuzun içinde bulunan her arkadaşıma söylediğimi sizlere de söylemek istiyorum.</p>

<p style="text-align:justify">Elbette ileride çok başarılı işlerde, kurumlarda veya kendi kurduğunuz var ettiğiniz becerilerinizle başarılara sahip olacaksınız. Bugünlerinizi, bugün size imkan tanıyan ve imkan sunan böylesi bir kurumsal yapıyı unutmayınız.</p>

<p style="text-align:justify">Yani Büyüt Hayallerini projesini İstanbul Vakfı'nı unutmayınız. Yarınlarda unutmazsanız vakfı zaten daha da büyütebilir ve geliştirebilirsiniz. Belki de bu kürsüde konuşanlardan birisi sizlerden birisi de olabilir. Olmalıdır da. Özellikle belki aranızdan birisi ki inşallah sizin zamanınıza kadar ilkleri yaşarız. Ama ilk ya da birkaçıncı kadın belediye başkanı olursunuz İstanbul'umuza.Bunları gönülden arzu ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>BURSİYERLERDEN MİNİ KONSER</strong></p>

<p style="text-align:justify">Konuşmaların ardından program, Büyüt Hayallerini bursiyerlerinin sürprziyle devam etti. Burs alan öğrencilerden oluşan koro, yerli ve yabancı repertuvarlarından oluşan seçkilerle konuklara mini bir konser verdi. Konserin ardından Başkan İmamoğlu, İstanbul Vakfı Genel Müdürü, vakıf yöneticileri ve bursiyerlerin katıldığı geleneksel mezuniyet hatırası fotoğrafla program sona erdi. 25/06/24</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;</strong></h2>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/buyut-hayallerini-3mezunlarini-verdi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Jun 2024 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/06/buyukt-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="76905"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi kadınlara lastik değiştirmeyi öğretiyor!]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediyesi-kadinlara-lastik-degistirmeyi-ogretiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediyesi-kadinlara-lastik-degistirmeyi-ogretiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günümüzde kadın araç sürücülerin sayısı hızla artarken aniden arıza çıkaran araç lastiklerini değiştirmeyi bilmeyen kadın sürücülerin yolda kalmaması veya başka birisinin yardımı olmaksızın kendi araç lastiğini değiştirip yola devam edebilmesi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İBB Kadın'ın Otopratik İş Birliği ile düzenlediği, kadınların lastik değişimine ve araç bakımına dair temel bilgileri öğreneceği atölyeyi hizmeti başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>İBB SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI BALIK VERMEYİ DEĞİL TUTMAYI ÖĞRETİYOR&nbsp;&nbsp;</h2>

<h3>İstanbul Büyükehir Belediyesi&nbsp; Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı'nın ,Ataköy 7-8-9-10, Burhan Doğançay Sok. İBB Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı / Bakırköy (Airport AVM Arkası) adresinde önemli bir hizmete imza attı.</h3>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner&nbsp;</strong></h2>

<h3>İBB ve Otopratik işbirliği ile düzenlenen eğitimde erkeklere atfedilen faaliyetlerden biri olan araç bakımı ve lastik değişimi bilgisi kadınlar için erişilebilir hale getirilerek, toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlanıyor.</h3>

<h3>Atölye içeriği, kadınların gündelik yaşamda ihtiyaç duydukları araç bakımı ve lastik değişimi yapım becerilerine sahip olacak şekilde düzenleniyor.&nbsp;</h3>

<h3>1. Ders: Araç arıza ve bakımı&nbsp;<br />
2. Ders: Lastik Değişimi</h3>

<h3>Lassa bünyesinde çalışmakta olan eğitmenler; Özlem Aslan ve Şevket Gürcan tarafından verilen eğitim ile toplumsal cinsiyete dayalı iş bölümüne karşı bir farkındalık da kazandırılıyor.</h3>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;</strong></h2>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediyesi-kadinlara-lastik-degistirmeyi-ogretiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 May 2024 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/05/kadin-kapak-xvb.jpg" type="image/jpeg" length="66943"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu Ve  Arısoy Halkın Faydası İçin Barıştı]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-ve-arisoy-halkin-faydasi-icin-baristi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-ve-arisoy-halkin-faydasi-icin-baristi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İmamoğlu Geçen sene İBB' nin İştiraki İSKİ'Nin Zeytinburnu ve Bakırköy  hizmet binasının açılışında Adbi İpekçi Spor Kompleksinin  yapım süreci için kameralar önünde sert bir tartışma yaşadıkları günlerce haberlere konu olmuştu. İBB çırpıcı parkının Bakırköy ilçe sınırlarında kalan kısmında yaptığı açılışta Zeytinburnu Belediye  Başkanı Ömer Arısoy'a konuşma hakkı vererek jest yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>7 İLÇEDEKİ 8 PARK, BAŞTAN AŞAĞI YENİLENDİ</strong></h2>

<p>İBB; 7 ilçedeki toplam 8 parkı baştan aşağı yeniledi. Toplu açılış töreni, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy’un katılımlarıyla, Çırpıcı Kent Parkı’nda gerçekleştirildi. İstanbul’a hizmette iş birliğinin önemine vurgu yapan İmamoğlu, “Umuyorum bütün kamu kurum ve kuruluşları, bütün yerel yönetim kurumları, ilçeleri, beldeleri, büyük şehirleri ve illeri, bu tavır ve davranışlarla insanımızın mutluluğu ve huzuru için çalışır.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner - Bakıröy - İstanbul&nbsp;</strong></h2>

<h2><strong>İMAMOĞLU: UMARIM BÜTÜN KAMU KURUM VE KURULUŞLARI İNSANIMIZIN MUTLULUĞU VE HUZURU İÇİN ÇALIŞIR</strong></h2>

<p>İnşallah her birimiz, insanımızın ve yurttaşımızın takdirini alan yöneticiler oluruz. Zaten insanı herhalde en fazla mutlu edecek şey, hizmet ettiğiniz insanların yüzündeki tebessüm, mutluluk, huzur ve size sunduğu güzel cümlelerdir diye düşünüyorum. Bu manada Allah bizi, milletimize mahcup etmesin. Şehrimizin ve ilçelerimizin insanlarına, hemşehrilerimize mahcup etmesin” dedi.&nbsp;</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 7 ilçede, toplam 8 parkı baştan aşağı yeniledi. Kâğıthane Sadabad mesire alanı, Zeytinburnu Çırpıcı Kent Parkı gölet ve çevre düzenlemesi 3. etabı, Eyüpsultan Şehit Hüseyin Çatalkaş Parkı, Kadıköy Şehit Kadir Yıldırım Parkı, Kartal Adnan Kahveci Parkı, Silivri Değirmenköy Parkı, Beykoz Paşamandıra ve Kılıçlı parklarının düzenlemelerinin tamamlanmasının ardından toplu açılış töreni düzenlendi. Zeytinburnu Çırpıcı Kent Parkı’nda düzenlenen toplu açılış töreni, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu ve Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in katılımlarıyla gerçekleştirildi. Törende, sırasıyla; İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Alpay, Arısoy ve İmamoğlu birer konuşma yaptı.&nbsp;</p>

<h2><strong>“LİYAKATE DAYALI BİR SÜREÇ HER KURUMU YUKARIYA TAŞIR”</strong></h2>

<p>“İstanbul'da hayatı, herkes için kolaylaştırmak ve güzelleştirmek en önemli çabamız” diyen İmamoğlu, “Bu çaba, yerel yöneticileri, başardığında da çok mutlu eden bir çaba. Tabii liyakate dayalı bir süreç ve gerçekten iş ahlakını en önde tutma gayreti, her kurumu yukarıya taşır. Güzel de bir söz vardır.: İşleyen demir ışıldar misali Dolayısıyla çok çalışmak ve üretmek, milletimize hizmet sunmak, hepimizin mutlak prensibi olmalıdır.</p>

<p>Bu anlamda, çalıştıkça enerjinizin arttığını da hissedebilirsiniz” şeklinde konuştu. 2 yıl önce “150 Günde 150 Proje” hedefiyle çıktıkları yola, “Yeni Yatırımlarla Tam Yol İleri” anlayışıyla devam ettiklerini belirten İmamoğlu, “İstanbul'un, böylesi büyük bir şehrin coğrafyasına çok büyük sorumluluğu olan bir kentin, durma diye bir şansı yok. Dolayısıyla durmak, beklemek, tahammülü olmayan bu şehirde bekleyen hizmetleri, bekleyen çözümleri hızlıca sunmak, hepimizin iş birliği içerisinde de ortaya koymak zorunda olduğu performans” ifadelerini kullandı. &nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“MESELEYİ İNSANIMIZA YATIRIM OLARAK ELE ALIYORUZ”</strong></h2>

<p>“Tabii ‘yatırım’ deyince, farklı yatırım tarifleri yapılabilir” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Biz meseleyi insanımıza, bu şehirde yaşayan herkese yatırım olarak ele alıyoruz. Bütçelerimizi, özellikle insanlarımızın hayat standardını yükseltmeye dönük kullanma gayretimiz en üst seviyede. Şehrimizin toplam hayat kalitesini iyi bir seviyeye taşıdığımızda, şehirdeki mutluluğun, huzurun da onunla paralel bir biçimde büyüyeceğini de biliyoruz. Tabii ‘Yeşil İstanbul’ vizyonu bizim için önemli.</p>

<p>En baştan beri ‘Yeşil İstanbul’ tarifini hep yaptık ve geliştirerek devam ettik. Bu konuda uzman tarifleri, akademisyenler, bilim insanları, ekolojik çevreyi korumak, doğal çevreyi bu yönde geliştirmek, doğallığı büyütmek ve özellikle doğal alanları da korumak, hep önceliğimiz oldu. Yeşil İstanbul, ortaya koyulan bu tür alanlarla insanların nefes almasını, sağlıklı bir çevreye kavuşabilmesini, sosyalleşebilmesini ve aktif olabilmesini de sağlıyor. Az önce Genel Sekreter Yardımcımızın da ifade ettiği gibi, 13 milyon metrekareyi aşan bir seviyeye erişmek, bizim için gurur verici.”</p>

<h2><strong>“YEŞİL ALANLARI HALKIN KULLANIMINA SUNMA AMACIYLA HAREKET EDİYORUZ”</strong></h2>

<p>Kent ormanları ve yaşam vadileriyle İstanbul’un her noktasını korumayı ve o alanları halkın kullanımına sunma amacıyla hareket ettiklerini kaydeden İmamoğlu, “Bu anlayışımız, bu dönemin önemli bir karakteri olmuştur. Dere yataklarını, bu yönüyle kullanılmaz halden ve de İSKİ’nin bir faaliyet alanı olarak da özellikle bunu taşıyarak… Ki İSKİ, ilk defa vadilere bu denli büyük yatırımlar yapıyor.</p>

<p>Dün açıklanan rakamıyla, 3 milyarın üzerinde bir yatırımla, son 5 yılda vadileri yaşam vadilerine dönüştürmesiyle beraber, başarması çok özenli bir çaba. Bu dönemde bunu daha da yukarıya taşıyacağız” dedi. Hizmete açtıkları alanların İstanbullulara hayırlı olmasını dileyen İmamoğlu, “İstanbul'umuzda bazı alanlar var ki, böyle uzakta durur. Oralara pek yaklaşamayız ya da kullanamayız. Bu alanları da büyük kent parklarına dönüştürmek konusunda çok özel çalışmalarımız var” diye konuştu.&nbsp;</p>

<h2><strong>“ALLAH BİZİ MİLLETİMİZE MAHCUP ETMESİN”</strong></h2>

<p>İstanbul’a hizmette iş birliğinin önemine vurgu yapan İmamoğlu, şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Bugün, bu ilçelerden üç belediye başkanımız bize eşlik ediyor. Birazdan bu dönem görevine devam edecek olan Zeytinburnu Belediyemizde, Ömer. Arısoy Belediye Başkanımızla, önümüzdeki 5 yılı müzakere edeceğiz ve ‘İş birliğimizi nasıl geliştiririz’ diye konuşacağız. 39 ilçemizin 39’uyla da önümüzdeki 5 yılı nasıl geçirmemiz gerektiğini, iş birliğini nasıl yukarıya taşıyabiliriz?</p>

<p>Geçtiğimiz 5 yılda neyi eksik yaptık? Hangi konuları tamamlayabiliriz? Nasıl davranışlarımızda daha toplumumuzun verimli bir biçimde hizmet almasını sağlayabiliriz; prensipleriyle bir araya geleceğiz.</p>

<p>Şunu ifade edeyim: Hizmet dönemi başlamıştır. Seçim takvimi bitmiştir. Önümüzdeki süreçte milletimizin takdirini, milletimizin huzurunu hizmet alması için kullanmak vazgeçilmez prensibimiz olacaktır.</p>

<p>Amasız, fakatsız, hiçbir çerçeveyi bu işin etrafını sınırlayarak ortaya koyan bir daraltma alanına asla koymayacağız, sıkıştırmayacağız. Umuyorum bütün kamu kurum ve kuruluşları, bütün yerel yönetim kurumları, ilçeleri, beldeleri, büyük şehirleri ve illeri, bu tavır ve davranışlarla insanımızın mutluluğu ve huzuru için çalışır. İnşallah her birimiz, insanımızın ve yurttaşımızın takdirini alan yöneticiler oluruz.</p>

<p>Zaten insanı herhalde en fazla mutlu edecek şey, hizmet ettiğiniz insanların yüzündeki tebessüm, mutluluk, huzur ve size sunduğu güzel cümlelerdir diye düşünüyorum. Bu manada Allah bizi, milletimize mahcup etmesin. Şehrimizin ve ilçelerimizin insanlarına, hemşehrilerimize mahcup etmesin diyerek, parklarımız hayırlı olsun.”</p>

<h2><strong>ARISOY’DAN İMAMOĞLU VE EKİBİNE TEŞEKKÜR</strong></h2>

<p>Zeytinburnu Belediye Başkanı Arısoy da konuşmasında, “Bugün bu açılışta sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Biraz önce Genel Sekreter Yardımcımızın izah ettiği, anlattığı yeni düzenlemelerin, yenilemelerin Zeytinburnu'muz için, diğer bölgeler için, İstanbul'umuz için hayırlı olmasını diliyorum.</p>

<p>Ve yine biraz önceki konuşmada dile getirilen bu parkın tamamının sahile kadar, hipodroma kadar tamamlanmasını, bir an evvel ve yine bahsedilen yaya erişim köprülerinin de bir an evvel tamamlanmasını diliyorum. Bu düzenlemelerde, yenilemelerde ve ilave etapların tamamlanmasında, başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere, emeği geçen herkese, çalışanlara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p>Konuşmaların ardından; İBB Başkanı, ilçe belediye başkanları ile CHP Parti Meclisi üyeleri Cem Aydın, Turgay Özcan ve Mahir Yüksel’in de katılımlarıyla açılış kurdelesi kesildi. Kesilen kurdele ile birlikte, 7 ilçedeki 8 park, yenilenmiş halleriyle İstanbulluların hizmetine girdi.</p>

<h2><strong>Kaynak:İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;</strong></h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/imamoglu-ve-arisoy-halkin-faydasi-icin-baristi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 May 2024 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/05/cok-sukur-kapak-haber.jpg" type="image/jpeg" length="66537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel: CHP’Nin İstanbul'da Markalaşan Hizmetleri  Bütün Türkiye'ye Yayılıyor (VİDEOLU)]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ozel-chpnin-istanbulda-markalasan-hizmetleri-butun-turkiyeye-yayiliyor-videolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ozel-chpnin-istanbulda-markalasan-hizmetleri-butun-turkiyeye-yayiliyor-videolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, üçüncü kez İBB Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’na tebrik ziyaretinde bulundu. “CHP’nin İstanbul'da markalaşan hizmetleri, şu anda bütün Türkiye’ye yayılıyor” diyen Özel, “Bütün yeni seçilen belediye başkanlarımız, hızla halk lokantaları açmak için yer bakıyorlar. Yeri tutanlar, hazırlıklarını yapıyorlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL’DEN İMAMOĞLU’NA TEBRİK ZİYARETİ</strong></h2>

<p>&nbsp;Hatta ilk birkaç tanesi açıldı bile. Diğer yandan kreşlerle ilgili çabalar var. Yurtlarla ilgili çok önemli çabalar var. Anne Kart uygulamasının nasıl olduğunu ve nasıl yapılabileceğine ilişkin genel merkezimize, sizlere, bütün belediye başkanlarımızın ciddi şekilde yönelmeleri var” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner - Bakırköy - İstanbul</strong></h2>

<h2><strong>İMAMOĞLU: BİR ÖNCEKİ 5 YILLA YARIŞAN BİR ANLAYIŞI ORTAYA KOYMA ÇABASI İÇERİSİNDEYİZ</strong></h2>

<p>Özel’e ziyaretinden dolayı teşekkürlerini sunan İmamoğlu da, “16 milyon insana en güçlü şekilde hizmet etmek bilinciyle hareket ediyoruz. Özellikle son yerel seçimden sonra, milletimizin bize yüklemiş olduğu sorumlulukları da derinden hissediyor ve buna layık olma konusunda da büyük bir organizasyon çalışmaları yürütüyoruz.</p>

<p>Rutin işlerimizi ortaya koyarken, bir yandan da daha yenilikçi, daha güçlü ve daha değerli işlere imza atan bir dönemi var etmek adına, beş yılın, bir önceki 5 yılla yarışan ama onun çok daha üzerine çıtayı koyabilen bir anlayışı ortaya koyma çabası içerisindeyiz” dedi.&nbsp;</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik eşliğinde üçüncü kez aynı göreve seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na tebrik ziyaretinde bulundu. İmamoğlu, Özel ve beraberindeki heyeti Bakırköy hizmet binasındaki makam odasında ağırladı. İmamoğlu’nu, 31 Mart 2024 yerel seçimlerindeki başarısından dolayı tebrik eden Özel, şunları söyledi:</p>

<h2><strong>ÖZEL: İBB BAŞKANLIĞI'NI ÜÇÜNCÜ KEZ VE EN BÜYÜK FARKLA KAZANMANIZDAN DOLAYI SİZİ TEBRİK EDERİM</strong></h2>

<p>“Bütün Türkiye'nin gözünün üzerinde olduğu bir seçimi, İBB Başkanlığı'nı üçüncü kez ve en büyük farkla kazanmanızdan dolayı sizi tebrik ederim. Beş yıl önce, ilk önce daha küçük bir farkla kazanılmış ama sizin bu başarınız hazmedilemeyip seçimler yenilenmişti.</p>

<p>O yenilenen seçimlerde, İstanbul seçmeni ferasetiyle, iyi niyetiyle, hakkaniyetiyle ve adalet duygusuyla hareket ederek, size çok büyük bir destek vermişlerdi. Ve 5 yıl süreyle, onlara hizmet etme imkânı bulmuştunuz. O 5 yıl, CHP belediyeciliğinin markalaştığı bir beş yıl oldu.</p>

<p>Sonunda yapılan seçimlerde, bir önceki tekrar seçimde adalet duygusuyla hareket edenler, hakkınız yendiği için size destek verenler, bu sefer oy verir mi diye merak edilirken, onun da çok ilerisinde, bu kez çok geniş bir memnuniyetle İstanbullular, sizin göreve devam etmenizi ve İstanbul'a bir 5 yıl daha hizmet etmenizi istediler. Bu görevi, bu sorumluluğu size ve ekibinize yüklediler.”&nbsp;</p>

<h2><strong>“BUGÜN BİR TELAŞ VAR TÜRKİYE’DE”</strong></h2>

<p>Her partiden seçilen meclis üyelerini de kutlayan Özel, “Bu dönem geçen, dönemin aksine, belediye meclis çoğunluğunun da grubumuzda olduğu ve bundan sonraki süreçte hizmetleri yaparken daha az engellenebileceğiniz, daha rahat hareket edebileceğiniz bir 5 yıllık süreç olacak. Tabii İstanbul'da, 5 yılda Ekrem İmamoğlu ve ekibinin yaptığı belediyecilik, 31 Mart gecesi CHP’nin Türkiye'ye yayılan ve o haritada nüfusun yüzde 65’ine, ekonominin yüzde 80’ine, toplanan verginin yüzde 87’sinin olduğu coğrafyaya hizmet etme imkânını yakalamamızda en önemli göstergelerden bir tanesi.</p>

<p>Bugün bir telaş var Türkiye'de. CHP’nin İstanbul'da markalaşan hizmetleri, şu anda bütün Türkiye’ye yayılıyor. Bütün yeni seçilen belediye başkanlarımız, hızla halk lokantaları açmak için yer bakıyorlar. Yeri tutanlar, hazırlıklarını yapıyorlar. Hatta ilk birkaç tanesi açıldı bile.</p>

<p>Diğer yandan kreşlerle ilgili çabalar var. Yurtlarla ilgili çok önemli çabalar var. Anne Kart uygulamasının nasıl olduğunu ve nasıl yapılabileceğine ilişkin genel merkezimize, sizlere, bütün belediye başkanlarımızın ciddi şekilde yönelmeleri var. Biz tabii bu konuda İstanbul, Ankara başta olmak üzere, geçmiş dönem çok başarılı belediyecilik uygulamalarıyla Mersin'de, Antalya’da, Adana'da yapılan işlerin Muğla'da, Aydın'da, İzmir'de uzun süredir sürdürülen, Eskişehir'de sürdürülen halkçı belediyecilik uygulamalarının artık bir eş güdüm halinde ve bütün Türkiye'de aynı görünür yüzle vatandaşlarımıza sunulmasını önemsiyoruz” dedi.&nbsp;</p>

<h2><strong>“ATATÜRK'ÜN PARTİSİNİ İKTİDARA TAŞIMA SORUMLULUĞUMUZ VAR”</strong></h2>

<p>“CHP’li belediyelerde eğitim, eşgüdüm ve denetimin sağlanacağı yeni ve çok güçlü bir yapı hazırlandı” diyen Özel, “Önümüzdeki dönemde bütün Türkiye, sizin öncülüğünüzde başlayan vizyoner hizmetlerin, CHP'nin bütün belediyelerine yayıldığını ve eş güdüm halinde yürütüldüğünü görecekler. 31 Mart seçimlerinden önce şöyle bir sorumluluğunuz vardı: CHP’nin israftan kaçan, hizmete yönelen, herkesi kucaklayan belediyeciliğinin İstanbul'da bir dönem daha tescillenmesi gerekiyordu. Ama bu seferki sorumluluğumuz, CHP’nin bu adil ve kamucu yönetim anlayışının, ‘Artık buraları böyle yönetenler Türkiye'yi de çok iyi yönetirler’ diyerek yapılacak ilk genel seçimlerde CHP’yi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini iktidara taşıma sorumluluğumuz var. Bu anlamda herkes bize bu gözle bakıyor. Ben sizin, ekibinizin, 90 bin kişilik İstanbul Büyükşehir Belediyesi ailesinin de aynı motivasyonda, aynı görev bilincinde olduğunu görüyoruz. Büyük bir umutla, büyük bir gururla sizleri takip ediyoruz. Yolunuz açık olsun. Bir kez daha tebrik ediyorum. Başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<h2><strong>İMAMOĞLU: MİLLETİMİZİN BİZE YÜKLEDİĞİ SORUMLULUKLARI DERİNDEN HİSSEDİYORUZ</strong></h2>

<p>Özel ve heyetine ziyaretinden dolayı, kendisi ve 90 bin İBB çalışanı adına teşekkür eden İmamoğlu da duygularını şu sözlerle dile getirdi:&nbsp;</p>

<p>“İBB’nin gündemi oldukça yoğundur her zaman. Buna layık olmak ve 16 milyon insana en güçlü şekilde hizmet etmek bilinciyle hareket ediyoruz. Özellikle son yerel seçimden sonra, milletimizin bize yüklemiş olduğu sorumlulukları da derinden hissediyor ve buna layık olma konusunda da büyük bir organizasyon çalışmaları yürütüyoruz aslında.</p>

<p>Rutin işlerimizi ortaya koyarken, bir yandan da daha yenilikçi, daha güçlü ve daha değerli işlere imza atan bir dönemi var etmek adına, beş yılın, bir önceki 5 yılla yarışan ama onun çok daha üzerine çıtayı koyabilen bir anlayışı ortaya koyma çabası içerisindeyiz.</p>

<p>Bu kapsamda, sizin de ziyaretiniz ve çok değerli Grup Başkanvekilimiz, Genel Başkan Yardımcımız, İl başkanımız ve milletvekillerimiz nezdinde bize moral verdiniz. Çok teşekkür ederim. Bugün sizleri Bakırköy ana binamızda misafir ettik.</p>

<p>Bizim aslında ana yerleşik olarak birkaç noktamız var. Ama elbette ki en önemli noktamız ve en kurumsal noktamız, Saraçhane. Ama bugün Saraçhane'de farklı bir ses çıkacak, halkımızın farklı bir sorununa temas edecek bir buluşma söz konusu. Onun için sizi bugün Bakırköy'de misafir ettik. Tekrar gelmeniz bize mutluluk verdi. Ayağınıza sağlı. Onur verdiniz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1><strong>MESİR MACUNU SOHBETİ</strong></h1>

<p>Özel’in İmamoğlu’na mesir macunu hediye etmesi üzerine, gazeteciler, “Cumhurbaşkanına da götürdüğünüz konuşulmuştu” hatırlatmasında bulundu. Bunun üzerine yeniden söz alan Özel, “Sayın Cumhurbaşkanı'na dilediğimiz, iyi niyetle götürdüğümüz ve çalışmalarında başarılı olsun, sorunları çözsün diye verdiğimiz, güç versin diye verdiğimiz macunumuzu Ekrem Başkan’dan esirgeyecek halimiz yok.</p>

<p>Ekrem Başkanımız, Fatih Sultan Mehmet’in yetiştiği topraklarda, 478 yıl önce karılan bu macun, Manisa'da 4 yıl sonra, pandemiden sonra ve geçen sene depremden sonra, ilk kez bu sene saçılmıştı. Biz oradaydık. Ümit ediyorum gelecek sene, Ekrem Başkanımızla birlikte törenlerde oluruz. Hem Büyükşehir Belediye Başkanımızın selamlarıyla hem de hastalıklardan uzak tutsun, güç versin, kuvvet versin diye Ekrem Başkanımıza da getirdik” yanıtını verdi.&nbsp;</p>

<h2><strong>ÖZEL: DONANMAYI 33 YIL HALİÇ’TE ÇÜRÜTENLER YERİNE, DONANMAYI KARADAN YÜRÜTENLERİ ÖRNEK ALMAK LAZIM</strong></h2>

<p>“Bir yandan da şunu söyleyelim” diyen, Özel, “Tabii birileri Osmanlı'yı ve bütün mirasını kendilerine kalmış bir miras gibi görüyorlar. Osmanlı'yı, son dönemini de çokça sahipleniyorlar.</p>

<p>Esas Fatih Sultan Mehmet; tahta geçene kadar 4 yabancı dili öğrenmiş, sonra 6 yabancı dil bilen, mühendisliğe meraklı, dünyanın en iyi mühendislerini getirip de o dünyanın en güçlü toplarını döktüren, fizik çalışan, sürtünme mekaniği çalışan ve 19 yaşında babasının ölüm haberi geldiğinde, duasını okuyup, dizüstü çöküp, beyaz atın üstüne atlayıp,</p>

<p>‘Beni seven arkamdan gelsin’ deyip Edirne'ye giden ve 2 sene sonra İstanbul'u fetheden, fethederken de Manisa'da çalıştığı, sürtünmeyi ortadan kaldırmayla ilgili meseleyi Edirne'deki ayçiçek yağlarıyla dökerek, sürtünme katsayısını ortadan kaldıran, gemileri karadan yürüten, yani bilime, fenne önem veren birisi.</p>

<p>Ve Osmanlı'da sahiplenilecek şey, sadece son dönemde, çöküş döneminin, gerileme döneminin padişahlarının birtakım yasakçı uygulamalarını sahiplenmek yerine, Fatih Sultan Mehmet'i sahiplenmek lazım.</p>

<p>ünyada ilk kez uçma fikrini aklına koyup da Galata Kulesi'nden uçan Hazarfen Ahmet Çelebi'yi görmek lazım. Tarihimizi bu cesur, kararlı, bilime fenne önem veren kahramanlarıyla da hatırlamak ve bugünkü yürüyüşümüze onların ışık tutmasını beklemek önemli.</p>

<p>Donanmayı 33 yıl Haliç’te çürütenler yerine, Haliç'i zincirle kapatanlara karşı donanmayı karadan yürütenleri örnek almak lazım” şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p><strong>KARGA YUVASINI HAYRANLIKLA GÖZLEMLEDİLER</strong></p>

<p>İmamoğlu ise Özel’in sözlerine, “Sayın Genel Başkanım, Manisa'da şehzadelik yapan Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet, -güzel olan şey- benim de doğduğum şehri de fetheden Fatih Sultan Mehmet 1461’de. Dolayısıyla Fatih Sultan Mehmet, çok ortak payda. Müthiş bir sultan, padişah. Tarihe inanılmaz iz düşmüş. Manisa'ya da böyle güzel bir hediye bırakmış ve yüz yıllardır yaşıyor” katkısını sundu. Özel ve İmamoğlu, makam odasının penceresi önüne yapılmış bir karga yuvasını da hayranlıkla gözlemledi. Özel, İBB anı defterini de imzalayarak, tebrik ziyaretini noktaladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ozel-chpnin-istanbulda-markalasan-hizmetleri-butun-turkiyeye-yayiliyor-videolu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 May 2024 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/05/ozgur-bey-ibb-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="62489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan İmamoğlu'ndan Bakırköy Belediye Başkanı Ovalıoğlu'na Ziyaret]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-imamoglundan-bakirkoy-belediye-baskani-ovaliogluna-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-imamoglundan-bakirkoy-belediye-baskani-ovaliogluna-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu’na tebrik ziyaretinde bulundu. İlk 5 yıllık dönemlerinde, Bakırköy özelinde altyapı yatırımlarını büyük ölçüde tamamladıklarını aktaran İmamoğlu, “Bir kısım üstyapı girişimlerimize de çevreye dönük, meydanlarına dönük başlamıştık. Bu dönem, daha hareketli bir dönem olsun ve ‘kadın başkan’ konumuyla, Bakırköy'e uğurlu gelsin. Başarılar diliyoruz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İMAMOĞLU’NDAN OVALIOĞLU’NA TEBRİK ZİYARETİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İMAMOĞLU: YENİ DÖNEM, ‘KADIN BAŞKAN’&nbsp;KONUMUYLA BAKIRKÖY'E UĞURLU GELSİN</p>

<p></p>

<p>BAKIRKÖY / İSTANBUL&nbsp;</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu’na tebrik ziyaretinde bulundu. Ovalıoğlu’nun makam odasında gerçekleşen buluşmada, “Ayşegül Hanım'a, görevinde başarılar diliyorum. Çok değerli bir hizmet dönemini, buradaki yol arkadaşlarıyla birlikte Bakırköy'e vereceklerine eminim. Zaten hem dayanışmacı hem ortak akılla, aynı zamanda Bakırköy'ün çok kıymetli oturan insanlarıyla ilişki içerisinde bir süreçte, Bakırköy'ün mutsuz olma şansı yok” dedi.&nbsp;</p>

<h2><strong>“BU DÖNEM, DAHA HAREKETLİ BİR DÖNEM OLSUN”</strong></h2>

<p>İlk 5 yıllık dönemlerinde Bakırköy'e dönük çok hareketli bir süreç yaşadıklarını vurgulayan İmamoğlu, “Şimdi ondan daha hareketli bir 5 yılı, bir kadın başkan döneminde Bakırköy'de yaşatmak istiyoruz. Güçlü de bir hem siyasi hem idari kadrosu olduğunu görüyorum Başkanımızın. Bu bağlamda umut ederiz, en etkin hamleleri birlikte yapıyor oluruz. Konularımız var. Bakırköy, ismiyle çok özel ilçe, ama aynı zamanda merkezi konumuyla ve de son dönemdeki ulaşımın böyle birleştiği bir ‘hub’ (merkez) gibi oluşan pozisyonuyla önemli bir ilçe. Bu yönüyle inşallah sizinle beraber ele alacağımız adımlarla yenilenen, güçlenen dönüşümü de sağlanan, depreme dayanıklılığı da sağlanan ama aynı zamanda güzelleşen, etkin bir merkez haline gelmesini sağlayan adımları birlikte atacağız. Zaten epeyce altyapı yatırımımızı tamamlamıştık. Şimdi bir kısım üstyapı girişimlerimize de çevreye dönük, meydanlarına dönük başlamıştık. Bu dönem, daha hareketli bir dönem olsun. Ve ‘kadın başkan’ konumuyla Bakırköy'e uğurlu gelsin. Başarılar diliyoruz” diye konuştu.&nbsp;</p>

<h2>OVALIOĞLU: “DESTEĞİNİZİ BURADA&nbsp;HİSSETTİRMENİZ BİZİ DAHA GÜÇLÜ KILIYOR”</h2>

<p>Bakırköy Belediye Başkanı Ovalıoğlu da İmamoğlu’nun ziyaretinden duyduğu memnuniyeti, “Ziyaretiniz bizi çok mutlu etti ve gururlandırdı. Varlığınızı, desteğinizi burada hissettirmeniz bizi daha güçlü kılıyor. Çok teşekkür ediyorum” sözleriyle dile getirdi.&nbsp;</p>

<h2>Tebrik ziyaretinin ardından, İmamoğlu ve Ovalıoğlu, kurum kurmaylarının karşılıklı katılımıyla, Bakırköy’ün sorunlarına ve çözüm yollarına dönük ortak masa toplantısı gerçekleştirdi.&nbsp;</h2>

<h2><br />
<strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)&nbsp;</strong></h2>

<p>&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/baskan-imamoglundan-bakirkoy-belediye-baskani-ovaliogluna-ziyaret</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Apr 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/04/bakir-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="24464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakırköy'ün Özgün ve Lüks Konaklama Deneyimi]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/bakirkoyun-ozgun-ve-luks-konaklama-deneyimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/bakirkoyun-ozgun-ve-luks-konaklama-deneyimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırköy’de konaklama deneyimini yeni bir boyuta taşımak isteyenler için Zeugma Suit Otel kapılarını açıyor. Bakırköy'ün gözde semtinde yer alan otelimiz, açılışa özel fırsatlarla misafirlerini ağırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Bakırköy'ün Özgün ve Lüks Konaklama Deneyimi</h1>

<p>Bakırköy zeugma otel seçenekleri arasında konfor ve lüks arayanlar için ideal bir tercih olan otelimiz, yeni eşyalı binası ve benzersiz hizmet anlayışıyla öne çıkıyor.</p>

<h2>Yenilikçi Tasarım ve Konforlu Odalar</h2>

<p>Bakırköy Zeugma Otel, modern ve şık tasarımıyla göz dolduran odalarıyla misafirlerine unutulmaz bir konaklama deneyimi sunuyor. Her detayın özenle düşünüldüğü odalarımızda konforunuz için gereken her şey düşünülmüş. <a href="https://zeugmaotelbakirkoy.com.tr/bakirkoy-pansiyon" rel="nofollow"><strong>Bakırköy pansiyon</strong></a> arayışında olanlar için ideal olan otelimiz, şehrin karmaşasından uzak, huzurlu bir konaklama imkanı sunuyor.</p>

<h2>Uygun Fiyat Garantisi ile Hizmetinizdeyiz</h2>

<p>Misafir memnuniyetini her şeyin önünde tutan <a href="https://zeugmaotelbakirkoy.com.tr/" rel="nofollow"><strong>Bakırköy Zeugma Otel</strong></a>, en uygun fiyat garantisi ile konuklarına ekonomik bir konaklama imkanı sunuyor. Bakırköy’ün merkezi konumunda bulunan otelimiz, şehrin tüm önemli noktalarına kolay erişim sağlamanın yanı sıra bütçe dostu fiyatlarıyla da dikkat çekiyor. Bakırköy'de konaklama arayışında olanların ilk tercihi olan otelimiz, kalite ve ekonomiyi bir arada sunuyor.</p>

<h2>Bakırköy'de Konaklamanın Yeni Adresi</h2>

<p>Bakırköy’de konforlu ve lüks bir konaklama deneyimi için Zeugma Suit Otel sizleri bekliyor. Şehrin kalbinde yer alan otelimiz, yeni eşyalı odaları, yenilikçi tasarımı ve uygun fiyatlarıyla misafirlerine evlerini aratmayacak bir ortam sunuyor. Bakırköy otel arayışında olanları ağırlamaktan mutluluk duyacağımız adresimiz hakkında daha fazla bilgi almak ve rezervasyon yapmak için bizi ziyaret etmeyi unutmayın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Huzur Dolu Bakırköy Konaklaması</h2>

<p>Bakırköy'de geçireceğiniz keyifli bir konaklama deneyimi için Zeugma <a href="https://zeugmaotelbakirkoy.com.tr/" rel="nofollow"><strong>Bakırköy Otel</strong></a><strong>,</strong> her detayı özenle planlanmış bir hizmet sunuyor. Misafirlerimize rahat ve lüks bir ortamda konaklama fırsatı sunan otelimiz, Bakırköy semtinin sunduğu avantajları da değerlendirme imkanı sağlıyor. Bakırköy otel seçenekleri arasında öne çıkan Zeugma Suit Otel, ayrıcalıklı bir konaklama deneyimi yaşamak isteyen misafirlerini bekliyor.</p>

<h2>Bakırköy'ün Güzellikleriyle Buluşma Noktası</h2>

<p>Zeugma Suit Otel, Bakırköy'ün tarihi ve kültürel güzelliklerini keşfetmek isteyen konuklar için ideal bir konumda bulunuyor. Otelimize yürüme mesafesinde yer alan Bakırköy sahilinde keyifli bir yürüyüş yapabilir veya semtin sokaklarında dolaşarak yerel lezzetleri keşfedebilirsiniz. Ayrıca otelimizin sunduğu konforlu ve şık odalarda dinlenerek yorgunluğunuzu atabilirsiniz. Bakırköy pansiyon arayışında olanlar için en uygun seçeneklerden biri olan Zeugma Suit Otel, konuklarına şehrin tüm güzelliklerini keşfetme fırsatı sunuyor.</p>

<p>Unutulmaz Bir Konaklama Deneyimi İçin Zeugma Suit Otel</p>

<p>Zeugma Suit Otel, misafirlerine sadece konaklama değil, aynı zamanda unutulmaz bir deneyimsunmayı hedefliyor. Bakırköy'ün sıcak atmosferinde kendinizi evinizde gibi hissedeceğiniz otelimiz, kaliteli hizmet anlayışı ve uygun fiyatlarıyla öne çıkıyor. Siz de Bakırköy'de konaklama arayışınızı Zeugma Suit Otel'de sonlandırarak, şehrin tüm güzelliklerini keşfetmek için harekete geçebilirsiniz.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/bakirkoyun-ozgun-ve-luks-konaklama-deneyimi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Mar 2024 17:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/03/bakiroy-otel.jpg" type="image/jpeg" length="59393"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Başkanı İmamoğlu MÜSİAD Başkanı’nı  Ziyaret Etti (VİDEOLU)]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-baskani-imamoglu-musiad-baskanini-ziyaret-etti-videolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-baskani-imamoglu-musiad-baskanini-ziyaret-etti-videolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı’yı, CHP Bakırköy Belediye Başkan adayı Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu ile birlikte ziyaret etti. İBB olarak, bütün paydaşlarla iş birliğini en yüksek noktaya taşıma hedefinde olduklarını belirten İmamoğlu, “Yoksa tek başına hiçbir kurum, hiçbir kişi, hiçbir oluşum çok fazla bilgiye sahip olduğunu iddia edemez” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:red">İMAMOĞLU: TEK BAŞINA HİÇBİR KURUM, HİÇBİR KİŞİ, HİÇBİR OLUŞUM ÇOK FAZLA BİLGİYE SAHİP OLDUĞUNU İDDİA EDEMEZ</span></span></span></strong></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:12.05pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1c2b28">İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, iş dünyası ziyaretlerini Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile devam ettirdi. İmamoğlu, MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı’yı, CHP Bakırköy Belediye Başkan adayı Doç. Dr. Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu ile birlikte ziyaret etti. İmamoğlu ve Asmalı, MÜSİAD Genel Merkezi’ndeki buluşmanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.&nbsp;</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1c2b28">İstanbul Times Haber Merkezi – Hüseyin Çetiner </span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:red">“İŞ DÜNYASIYLA İŞ BİRLİĞİ İSTANBUL İÇİN ÇOK DEĞERLİ”</span></span></span></strong></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:12.05pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1c2b28">MÜSİAD’ın İstanbul'un ve Türkiye'nin önemli bir iş dünyası kuruluşu olduğunu belirten İmamoğlu, “Daha önce de gelme arzumuz olmuştu, ama o zaman sağlıklı bir diyalog oluşturamamıştık. Sağ olsun Sayın Başkan, sürece dönük nezaketiyle bizi de ziyaret etmesiyle beraber bu buluşmanın çok değerli olduğunu şu anda hissediyorum. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:12.05pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1c2b28">Hem kendisine hem de yönetimine çok teşekkür ederim bugünkü karşılamalarından ötürü. Biz, İBB olarak, iş dünyasıyla olabildiğince en yüksek seviyede iş birliğinin İstanbul için çok değerli olduğunu bilen bir yönetimimiz, bilen bir heyetiz. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:12.05pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1c2b28">Hem bu dönem yaptıklarımızla ilgili kısmen bilgi sahibi yaptık Sayın Başkan'ı ve heyetini hem de kısmet olur ise, önümüzdeki beş yıl için de nasıl iş birlikleri olabilir noktasında, düşüncelerimizi karşılıklı paylaştık. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:12.05pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1c2b28">Çok değerli oldu. Zira inanıyoruz ki İstanbul'umuz, bütün düşüncelerle, bütün kurum, kuruluşlarla, bütün sektörlerle ya da paydaşlarla iş birliğini en yüksek noktaya taşıdığı takdirde çok daha başarılı olacaktır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:12.05pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1c2b28">Yoksa tek başına hiçbir kurum, hiçbir kişi, hiçbir oluşum çok fazla bilgiye sahip olduğunu iddia edemez. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:12.05pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1c2b28">Biliyoruz ki <b>MÜSİAD</b>'ın içerisinde de çok zengin bir bilgi kaynağı ve tespitler var. Bu yöndeki iş birliğini, umuyorum önümüzdeki süreçte daha güçlü bir seviyeye taşırız” dedi.&nbsp;</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:12.05pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:red">ASMALI: “İŞ BİRLİĞİ YAPMANIN TEMELİNİ ATMIŞ OLDUK”</span></span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:12.05pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1c2b28">Asmalı da İmamoğlu’nun ziyaretinden duyduğu memnuniyeti, şu sözlerle dile getirdi:</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:12.05pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1c2b28">“Bugün, İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu ve Bakırköy Belediye Başkan adayı Ayşegül Hanım kurumumuzu ziyaret ettiler. Bir nezaket ziyareti oldu. Sayın Başkanım daha önce hiç gelmemişti. Teşrifleriyle bize onur verdiler. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:12.05pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1c2b28">Genelde İstanbul özelinde konuştuk. İstanbul'da, özellikle depreme hazırlık noktasında ve diğer konularda yapılacak çalışmaları istişare ettik. Biz de MÜSİAD olarak, kurum adına yaptığımız çalışmalarla ilgili bilgi verdik. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16px; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="line-height:12.05pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1c2b28">Bundan sonra, inşallah umuyorum ki, ilerleyen zamanlarda da hem MÜSİAD hem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı olarak, birçok alanda hep beraber iş birliği yapmanın temelini de atmış olduk. Ben tekrar Sayın Başkan'a ve bütün heyetine ziyaretleri için teşekkür ediyorum.”</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><b><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%">Kaynak:İstanbul Times&nbsp; Haber Ajansı (İTHA) </span></span></b></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/ibb-baskani-imamoglu-musiad-baskanini-ziyaret-etti-videolu</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Feb 2024 18:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/02/m-u-s-k-a-p-a-k.jpg" type="image/jpeg" length="81914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Danıştay İBB’Yi Haklı Buldu ATATÜRK Havalimanı Millet Bahçesi  İhalesi  İptal  Edildi]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/danistay-ibbyi-hakli-buldu-ataturk-havalimani-millet-bahcesi-ihalesi-iptal-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/danistay-ibbyi-hakli-buldu-ataturk-havalimani-millet-bahcesi-ihalesi-iptal-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay, İBB’nin temyiz isteği üzerine Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi ihalesiyle ilgili kararını verdi. Danıştay 13. Daire, İBB’nin açtığı davada hukuka aykırılık bulunmadığını hükmeden Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin kararını bozdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:small; text-align:start"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="display:inline !important"><span style="float:none">İhalenin iptaline oybirliği ile karar verildi. Kararda “Davaya konu ihale işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır’ denildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Atatürk Havalimanı arazisiyle ilgili çevre düzeni ve plan değişikliğine itiraz etti. Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı aleyhine açılan davada yürütmenin durdurulması ve iptali istendi. Atatürk Havalimanıyla ilgili alınan kararın yasal dayanaktan yoksun olması, 5393 sayılı Belediye Kanunu’na ve Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptali ve yürütmesinin durdurulması talep edildi. </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small; text-align:start"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="display:inline !important"><span style="float:none">MAHKEMEYE AYRINTILI BİLİRKİŞİ RAPORU İSTEDİ </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small; text-align:start"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="display:inline !important"><span style="float:none">Mahkeme 07 Kasım 2022 tarihli ara kararı ile anlaşmazlık konusu taşınmaz mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi. Mahkemenin kararında, dava konusu plan değişikliklerinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve teknikleri, kamu yararı, hukuka uygunluk yönünden incelenmesi suretiyle teknik yönden bilimsel gerekçeye dayalı, açık sonuç belirten ayrıntılı bilirkişi raporunun mahkemeye sunulmasını istedi. </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:small; text-align:start"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="display:inline !important"><span style="float:none">BİLİRKİŞİ AYRINTILI RAPORU MAHKEMEYE SUNDU </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small; text-align:start"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="display:inline !important"><span style="float:none">Mahkemeye sunulan bilirkişi incelemesinde, “27 Mayıs 2022 tasdik tarihli İstanbul İli 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği (İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, Atatürk Havalimanı, Millet Bahçesi ve Çevresi) şehircilik ilkelerine, yerleşmenin gelecekteki ihtiyaçlarına, planlama tekniklerine uygun olmadığı ve kamu yararını gözetmediği bilirkişi heyetimizce tespit edilmiştir” denildi. </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small; text-align:start"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="display:inline !important"><span style="float:none">İDARE MAHKEMESİ İHALEYİ İPTAL ETMEDİ</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small; text-align:start"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="display:inline !important"><span style="float:none">İBB’nin TOKİ ile Çevre Bakanlığı’na karşı açtığı davayı Ankara 16. İdare Mahkemesi 7 Eylül 2023’te karara bağladı. İdare Mahkemesi, ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small; text-align:start"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="display:inline !important"><span style="float:none">İHALENİN İPTALİNE KARAR VERİLDİ </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:small; text-align:start"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="display:inline !important"><span style="float:none">İBB, Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin bu kararını temyize götürdü. İBB’nin temyiz başvurusuyla ilgili kararını veren Danıştay 13. Dairesi, davanın idare mahkemesi tarafından reddedilmesinde hukuki isabet bulunmadığını kaydetti. Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin kararını bozan Danıştay 13. Dairesi, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere kesin olarak ihalenin iptaline oybirliği ile karar verildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<h1><strong><span style="font-size:small; text-align:start"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="display:inline !important"><span style="float:none">Kaynak:İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></strong></h1></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/danistay-ibbyi-hakli-buldu-ataturk-havalimani-millet-bahcesi-ihalesi-iptal-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Feb 2024 20:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/02/ahl-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="77803"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Önceki İBB Yönetimi Dört Asırlık Tarihi Baruthaneyi Kaderine Terk Etmişti]]></title>
      <link>https://www.istanbultimes.com.tr/onceki-ibb-yonetimi-dort-asirlik-tarihi-baruthaneyi-kaderine-terk-etmisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istanbultimes.com.tr/onceki-ibb-yonetimi-dort-asirlik-tarihi-baruthaneyi-kaderine-terk-etmisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB, 324 yıllık Ataköy Baruthanesi’ni baştan aşağı yenileyerek, yeniden İstanbul’a kazandırdı. Atıl halinden kurtarılan baruthane ile birlikte, İstanbul’daki 942 kültür varlığını restore ettiklerini, 21 ilçede, 1315 noktada tarihi eserlere yönelik rutin hizmetlerini sürdürdüklerini vurgulayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul'a ‘İBB Miras’ diye bir markayı hediye etmek değerlidir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İBB, KADERİNE TERKEDİLEN 324 YILLIK ATAKÖY BARUTHANESİ’Nİ İSTANBUL’A YENİDEN KAZANDIRDI </strong></h2>

<h3>İBB, 324 yıllık Ataköy Baruthanesi’ni baştan aşağı yenileyerek, yeniden İstanbul’a kazandırdı. Atıl halinden kurtarılan baruthane ile birlikte, İstanbul’daki 942 kültür varlığını restore ettiklerini, 21 ilçede, 1315 noktada tarihi eserlere yönelik rutin hizmetlerini sürdürdüklerini vurgulayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul'a ‘İBB Miras’ diye bir markayı hediye etmek değerlidir. ‘Biz, siz’ biz demeden hareket eden, insanlarına o anlamda hizmet ederken asla ve asla ayrıştırmadan hizmet eden bir ekibiz.</h3>

<h2><strong>İstanbul Times Haber Merkezi - Hüseyin Çetiner -Bakırköy - İstanbul</strong></h2>

<p><strong>İMAMOĞLU: BİZE SALDIRIYA GEÇENLERE SÖYLEYEYİM: BU MİLLET SİZE HADDİNİZİ 31 MART 2024’TE BİLDİRECEK</strong></p>

<h3>Onun için, bize tam da bunun tersi bir biçimde saldırıya geçenlere buradan söyleyeyim: Size bu millet haddinizi 31 Mart 2024’te bildirecek. İstanbul'da bir talimatla, bir kişinin sözüyle, bir kişinin söylediğiyle her şeyi yapan bir anlayışın nasıl bu şehirden gönderildiğini, milletin hakkını koruyan, milletin hakkını muhafaza eden ve milletin hakkının önüne hiçbir şahsın bireysel haksızlığını ve hukuksuzluğunu koymadan süreç yönetmenin nasıl hakim olduğunu İstanbul'da gösterdik, yaşattık, 16 milyon insanımıza bunun tadını verdik. Bu tattan, bu millet vazgeçmeyecek. Tam gücümüzle, ‘Tam yol ileri’ diyerek yürüyeceğiz; yürümeye devam edeceğiz.</h3>

<h2><strong>İMAMOĞLU’NDAN ‘RAKİP ADAY’ YANITI: ARKAMDA KİMİN KOŞTUĞUNA BAKMAM. BEN, ÖNÜMDE KIRACAĞIM REKORLARA BAKARAK KOŞMAYA DEVAM EDECEĞİM…&nbsp;</strong></h2>

<h3><strong>İstanbul Times Gazetesi ve Tv Genel yayın Yönetmeni Gazeteci yazar Hüseyin Çetiner'in "Efendim bizler 15 yıldır siyasi sokak röportajları yapıyoruz.Ak Parti'nin İBB Adayı Sayın Murat Kurum'ın ismi açıklandıktan sonra Esenler,Bağcılar ve Bahçelievler ilçelerinde yaptığımız oyunuzu İmamoğlu'na mı vereceksiniz yoksa Murat Kurum'a mı sorumuzu Kurum'un iki misli seçmen İmamoğlu cevabını verdi. Bu üstünlüğü seçim gününe kadar devam etirebilecekmisiniz sorusuna uzun bir cevap verdi.&nbsp;&nbsp;</strong></h3>

<p>Çnkü biz biliyoruz ki; hedefe vardığımızda, bir avuç insanın mutluluğunun yerine, 16 milyon insanımızın mutluluğu ve huzuru kazanacak” dedi. İmamoğlu, açılış sonrasında gazetecilerden gelen soruya da “İstanbul seçimi, her zaman zor bir seçimdir. İstanbul seçimi nefes nefese, büyük bir efor, büyük bir güç gerektirir. Dolayısıyla, rakibin pozisyonuna bakmadan, kendi rekorlarını kıran bir maraton koşucusu ya da bir 100 metre sprinteri gibi sürece odaklı ve her daim rekor kıracak derecede koşuya hazır bir adaylık gerektirir. Ben öyle bir adayım. Arkamda kimin koştuğuna bakmam. Ben, önümde kıracağım rekorlara bakarak koşmaya devam edeceğim. Sonucu Allah bilir” yanıtını verdi.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Osmanlı endüstri mirasının günümüze ulaşmayı başarmış, ancak son yıllarda kaderine terk edilmiş önemli örneklerinden 324 yıllık Ataköy Baruthanesi’ni baştan aşağı yeniledi. Kentin kültür-sanat hayatına yeni bir soluk kazandıracak alan; CHP Genel Başkan Yardımcısı Sevgi Kılıç, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımlarıyla gerçekleştirilen törenin ardından kapılarını İstanbullulara açtı. Ataköy Baruthanesi açılış töreninde sırasıyla, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Oktay Özel ve İmamoğlu birer konuşma yaptı.</p>

<h2><strong>“LAFLA DEĞİL, İCRAATLA YÜRÜYORUZ”</strong></h2>

<p>İstanbul’un tarihine ve ecdada sahip çıkmanın çok değerli olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, özetle şunları söyledi: “Bu hem bizim insanlığımızın gereği hem de İstanbul’da yaşamanın sorumluluğu; ayrıca inancımızın da gereği. Tabii bazen bu çok lafla dönüyor, lafla anlatılıyor. Ama biz lafla değil, icraatla yürüttüğümüz bu faaliyetlerle birlikte inanılmaz şekilde, özellikle terk edilmiş, yok edilmeye bırakılmış, yüz üstü bırakılmış Osmanlı döneminin o miraslarını nasıl ihya ettiğimizi, nasıl restore ettiğimizi, iyileştirdiğimizi görüyorum. Açıkçası işte lafla dediğim şey şöyle bir durum: Eğer siz, böylesi göz önünde olan yerlerin göz göre göre harabeye dönüşmesine fırsat vermişseniz ve bunu izlemişseniz, bu gerçekten samimi bir sahip çıkış değildir. Sadece laf; hani laf ola beri gele misali söylenmiş işler, laflar. Biz, bu istismara asla ve asla izin vermeyeceğiz. Bu istismarı yapanları, o istismarlarıyla yüzleştireceğiz. Bu bir yüzleşmedir.”</p>

<h2><strong>“TOKİ, İBB’YE BIRAKMIŞ; İBB DE İLGİLENMEMİŞ”</strong></h2>

<p>“Burası daha önce İBB’yle TOKİ arasında yapılmış bir mukavele gereği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bırakılmış. Sözüm ona; burada bu sahil boyu yapılan o devasa yapılaşmaları hayata geçirirken, TOKİ'nin her şeye mahareti var. Şuradaki Osmanlı'dan bize kalan 1700’lü yılların bir imalathanesi olan bir mekanı ihya edememişsiniz, İBB'ye terk etmişsiniz. Ama İBB de ilgilenmemiş. Öyle kendi halinde durur halde bırakılmış. Dün gibi hatırlıyorum, Mahir Bey'le (Polat) mesela arkadaki serginin olduğu yere girememiştik bile. Çünkü, giriş kapısının boyunu aşacak şekilde çamura gömülmüş bir yapıydı. O bakımdan bugün geldiği noktayı, geldiği hususu bizim mümkün olduğu kadar net bir biçimde İstanbullu hemşehrilerimizin -ki ana muhatabı onlar- gözlerinin önüne getirmeleri için aleni bir biçimde sunmamız gerekiyor.“</p>

<h2><strong>“BİZ İŞ YAPIYORUZ, GÖZ BOYAMIYORUZ”</strong></h2>

<p>“Biz, iş yapıyoruz. Biz, icraat yapıyoruz. Göz boyamıyoruz. Başkalarını ayrıştırıp, bir düşmanlık sahası da asla oluşturmuyoruz. Biz burada, geçmişle geleceği buluşturuyoruz. Geçmişle geleceği buluşturan, geçmişle geleceği barıştıran, geçmişle geleceği bir arada tutan, İstanbul'un her insanını, her kitlesini buluşturmaya kaynaştırmaya gayret eden bir anlayışız biz. ‘Biz, siz’ biz demeden hareket eden, insanlarına o anlamda hizmet ederken asla ve asla ayrıştırmadan hizmet eden bir ekibiz.</p>

<p>Onun için, bize tam da bunun tersi bir biçimde saldırıya geçenlere buradan söyleyeyim: Size bu millet haddinizi 31 Mart 2024’te bildirecek. Çok net. Yöneticiyseniz, siyasetçiyseniz, tarihimize, değerlerimize nasıl sahip çıkma sorumluluğunu yerine getirdiğinize dair işlerinize bakılır. Bu anlamda en belki de sorgulama sahasıdır bu tür icraatlarınız. İnanın o hesabı gönül rahatlığıyla verebileceğim için, çok mutluyum. İstanbul tarihinin, özellikle geçmişten bugüne gelen yapılarına yaptığımız restorasyonla ilgili hizmetlerimizde en yüksek başarıya sahip olduğumuzu görebiliyorum.”</p>

<h2><strong>“942 KÜLTÜR VARLIĞINI RESTORE ETMEK, İSTANBUL'A ‘İBB MİRAS’ DİYE BİR MARKAYI HEDİYE ETMEK DEĞERLİDİR”</strong></h2>

<p>“942 kültür varlığını restore etmek, İstanbul'a ‘İBB Miras’ diye bir markayı hediye etmek değerlidir. Bunlar kalıcı kavramlar olmalıdır. Zaten attığımız her adım, yaptığımız her işi, sadece bir dönemin refleksi ya da bir siyasi adım olarak hiç görmedik. İstanbul'un ve İstanbullunun bir markasına dönüştürmeyi kendimize felsefe edindik. O bakımdan yaptığımız bu işlerin, böylesi bir hizmet alanının kesintisiz, İstanbul'da her daim devam etmesini de sağlayıcı bir mantaliteyi İstanbul'a kazandırmış olduk.</p>

<p>Ecdadın bize hediyesi olan ve döneminin belki de halkçılık kavramının en değerli emarelerinden biri olan, mahallelerde, sokaklarda çeşmelerden su akıtmak, insanların evlerine erişen, su şebekesi olmayan bir şehirde insanların 200, 300, 400 yıl önce çeşmelerden aldıkları su ile hayatlarını idame ettirmelerinin bir simgesi. O çeşmeleri bizim İstanbul'a kazandırıyor olmamızla dalga geçen ve ‘Ecdada saygı şampiyonu’ diye tırnak içinde bizimle alay eden aklı, bugün buradan hafif sitemli, hafif alaylı, açıkçası tebessümle karşılıyorum. Açık söyleyeyim; bu küçük düşürme hamlesinden sonra, bugün gelinen noktada bizim ne kadar doğru bir iş yaptığımızı, bir yandan geçmişi hatırlatırken, o günlerin, o derinliğin İstanbul'a neler kattığının hissedilmesi altlığını İstanbul'a sunmamızın ne kadar değerli olduğunu, farklı kesimlerin de hissediyor olması ve ona dönük politikalar geliştiriyor olmalarını da keyifle izliyorum.”</p>

<h2><strong>“ÇOK SAYIDA OSMANLI ESERİNİ HAYATA DÖNDÜRDÜK”</strong></h2>

<p>“5 yılda ecdadımıza ve mirasımıza dönük yaptığımız çok satır başı işler var. Kanuni Sultan Süleyman'ın portresini kazandırdık. Fatih Sultan. Mehmet'in 15. yüzyıldan orijinal portresini kazandırdık. Her ne kadar bazılarından soruşturma yesek de önemli değil. Haydarhane Cami, Seyit-i Velayet ve Assude Hanım Türbeleri… Hasanpaşa Gazhanesi, Feshane-i Amire gibi gerçekten çok sayıda Osmanlı eserini hayata döndürdük. Şu anda İstanbul'da bulunan ve dünyanın en eski tersanesi olan Haliç Tersanesi’nin nasıl bir kültür-sanat, tarih, müze ve kimlik sahasına dönüştüğünü gördüğünüzde, siz de hem mutlu olacaksınız hem de şaşıracaksınız.</p>

<p>İnşallah Mart ayında size, oranın çok özel bir bölümünü açmış ve sunmuş olacağız. Anadolu Hisarı… Ne yazık ki uzun yıllar boyunca gözümüzün önünde kararan, siyahlaşan ve aynı zamanda bitki istilası haline dönüşen çok özel bir alan. Rumeli Hisarı'nın restorasyonu hızla devam ediyor. Yine bitirdiğimiz evler, yapılar, birçok alana sahip çıktık. Saymakla bitmez. Tam 21 ilçede, 1315 noktada tarihi eserlere yönelik rutin hizmetlerimiz de devam ediyor hem bakım hem onarım hem restorasyon. İBB markası, değerli. Emeği geçen bütün arkadaşlarıma, başta Fatih Belediye Başkanı adayı olan Mahir Polat arkadaşıma, Oktay Bey’e ve bütün arkadaşlarına hem teşekkür ediyorum hem de tebrik ediyorum. İstanbul'a güzel bir marka kazandırdılar.”</p>

<h2><strong>“AYNI KARARLILIKLA YOL YÜRÜYECEĞİZ”</strong></h2>

<p>“Buradaki en önemli prensibimiz neydi biliyor musunuz? Halka ait olan ne varsa, halka bunu vermek, halka sunmak, halkın kullanımına açmak. Bu bir kararlılık gerektiriyordu. O kararlılık bizde vardı. Halka ait olanı, halkın kullanımına açmamızı önlemek için karşımıza çıkan engellerle, son derece yüksek seviyede mücadele verdik. Bundan sonra da aynı kararlılıkla yol yürüyeceğimizi bilmenizi istiyorum. İstanbul'un göz bebeği olan noktalarda birçok işgal alanına hem de bizimle oturup, insani ölçekte bu muhabbeti yapan, karşılılı anlayış çerçevesinde onlara ne yaptığımızı ve ne yapmak istediğimizi anlattığımızda saygı gösteren, en az yüzde 70-80 noktada uzlaşıyla bu tür alanları temizledik.</p>

<p>Bu noktada Emirgan'ı Sarıyer Belediye Başkanımız bilir. Orada esnafla oturup, konuşup bir çözüme kavuşturduğumuz, baktığınızda yukarıdan aşağıya denizi göremediğiniz bir noktada şimdi muazzam bir teras alanı oluştu. Bu ve benzeri alanları uzlaşarak, insanlara neyi yaptığımızı anlatarak, çözdük.”</p>

<h2><strong>“BU TATTAN, BU MİLLET VAZGEÇMEYECEK”</strong></h2>

<p>“Ama örneğin Üsküdar sahilinde, ‘Hayır ben kanunla değil, kanunsuzlukla önünü keseceğim’ ya da ‘Buna müsaade etmeyeceğim, vandalizmle engel olmaya çalışacağım’ diyenlerin karşısında, milletin hakkını koruyan, devletin gücünü gösterdik, göstermeye devam edeceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Ha şunu da yaşadık. Buna engel olmak isteyen aklın, bir bakanlığın, bir büfeyi yıkacağımız noktada ya da bir mülki idarenin oraya polisi yığarak, kanunen yıkmamız gereken sahanın önüne polisle barikat oluşturmalarını da yaşadık.</p>

<p>Daha ilerisini yaşadık. Bir gecede, o yıkacağımız barakaların ya da usulsüz kurulan büfenin ya da restoranın bir gecede imarsız sahanın hem de Boğaz’ın dibindeki bir yerin imarlı hale dönüştürmesi için, alelacele bakanlıkta imar yapma çalışmalarını da yaşadık. Şimdi tam da ne anlatıyorum biliyor musunuz? İstanbul'da bir talimatla, bir kişinin sözüyle, bir kişinin söylediğiyle her şeyi yapan bir anlayışın nasıl bu şehirden gönderildiğini, milletin hakkını koruyan, milletin hakkını muhafaza eden ve milletin hakkının önüne hiçbir şahsın bireysel haksızlığını ve hukuksuzluğunu koymadan süreç yönetmenin nasıl hakim olduğunu İstanbul'da gösterdik, yaşattık, 16 milyon insanımıza bunun tadını verdik. Bu tattan, bu millet vazgeçmeyecek.”</p>

<h2><strong>“BİR AVUÇ İNSANIN MUTLULUĞUNUN YERİNE, 16 MİLYON İNSANIMIZIN MUTLULUĞU VE HUZURU KAZANACAK”</strong></h2>

<p>“Sonuna kadar, hızımızı artırarak, İstanbul'u güzelleştirerek, İstanbul'un bütçesine ahlaklı bir şekilde yöneterek, bereketine bereket katarak, İstanbul'un bu tarz unutulmuş ecdat yadigarlarını hayata kazandırarak, buralar sayesinde insanımıza, çocuklarımıza, gençlerimize kadınlara, herkese mutluluk aşılayan, huzur aşılayan alanları var ederek, tam gücümüzle, ‘Tam yol ileri’ diyerek yürüyeceğiz; yürümeye devam edeceğiz. Tam gücümüzle göreceksiniz; asla eğilip bükülmeden, dosdoğru yürüyeceğiz, dimdik yürüyeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki; hedefe vardığımızda, bir avuç insanın mutluluğunun yerine, 16 milyon insanımızın mutluluğu ve huzuru kazanacak.</p>

<p>Bakırköy Baruthanesi, bu moral anlarından birisidir. Ataköy Baruthanesi'nin, Bakırköy'ümüze keyifli günler yaşatmasını diliyorum. Şimdi hemen karşımızda olduğu için söyleyeceğim: Mart ayında, fazla değil, 2 ay sonra, Ataköy-İkitelli metromuzun da burada açılışını hep birlikte yapmak dileğiyle…</p>

<h2><strong>”ÇELİK’TEN İMAMOĞLU’NA “HİZMET” TEŞEKKÜRÜ CHP</strong></h2>

<p>İstanbul İl Başkanı Çelik de kurdele kesimi öncesinde yaptığı kısa konuşmada, İmamoğlu öncesindeki İstanbul’un kaderine terkedilmiş bir kent olduğuna vurgu yaptı. “İstanbul'un birçok alanında, metro inşaatlarının çukurları uzun yıllar kazılmış ve o şekilde bekliyordu” diyen Çelik, “Birçok spor tesisinin çukurları kazılmış, o şekilde bekliyordu. 2019’dan sonra, hızlı bir biçimde hem metro yatırımları harekete geçirildi hem o spor tesisleri inşa edildi hem de İstanbul'un kültür varlıkları, bu şekilde yaşam alanlarına dönüştürülüyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'na, İstanbul'a hizmetlerinden dolayı sonsuz ve yürekten teşekkür ediyoruz.</p>

<p>Hayırlı, uğurlu olsun” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Kılıç, Çelik, İmamoğlu, CHP PM üyeleri Berker Esen, Mahir Yüksel, Turgay Özcan, Cem Aydın, Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ile CHP Fatih Belediye Başkan adayı Mahir Polat tarafından kesilen kurdele ile Ataköy Baruthanesi resmen İstanbulluların hizmetine girmiş oldu.</p>

<h2><strong>*GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI*</strong></h2>

<p>İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da baruthane gezisi sırasında yanıtladı. Gazetecilerin soruları ve İmamoğlu’nun bu sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu: - Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından rakibiniz açıklandı: Murat Kurum. Sahada da artık insanlarla buluşmaya başladı. Hem onun adaylığını nasıl değerlendirirsiniz hem de aynı zamanda ilk gün Ulaştırma Bakanı'yla yan yana gelip, “İstanbul'un ulaşım sorununu çözeceğiz” dedi. Yanında bakanlar var. Bakanların desteğiyle sahada. Bu durumu nasıl değerlendireceksiniz? “Öncelikle Sayın Kurum'a hayırlı olsun demek isterim adaylığı. İstanbul’da, tarihi bir yerel seçim arifesindeyiz.</p>

<p>Burada bir siyasi kurumun, Cumhur İttifakı'nın adayıyla ilgili söyleyeceğim tek şey şu: Umuyorum; gayet nezaketli, İstanbul odaklı ve faaliyet, icraat yapılan, yapılamayan üzerine eee kurulu bir süreçle yorumlanan bir seçim olsun. Temennimiz bu. Daha önce biz, aslında kurum, kuruluş ya da o kurumları temsil eden insanlarla, farklı ortamlarda buluşmanın nezaketini, bir arada düşünmenin, bir arada konuşabilmenin önemini göstermiş bir yönetimiz.</p>

<p>Bunu İstanbul'a aday olan Sayın Kurum da en iyi bilenlerden biri. İstanbul'a dair kurduğumuz masalarda, ortamlarda nasıl İstanbul odaklı olduğumuzu, soruna çözüm odaklı olduğumuzu kendileri çok iyi bilirler. Ve hep arayışımız aslında, aynı masada İstanbul'a çözümler bulmak olmuştur. Tabii bunlar nasıl sonuçlanmıştır? Bunu zaman içerisinde derinlemesine konuşuruz, tartışırız. Bu, elbette konuşulması gereken bir performanstır. Çünkü insanların iş yapma biçimleri, talip oldukları noktaya dönük de iş yapma biçimlerine dönük tahminleri ya da insanlarımızın karar verme reflekslerini güçlendirecek performans tespitleri olacaktır. Zamanla bunları konuşuruz. Ama dediğim gibi, başarılar dilerim.”</p>

<h2><strong>“BİZİM BU DÖNEMDE ODAĞIMIZ, 16 MİLYON İNSANIMIZ OLACAK”</strong></h2>

<p>Her zaman söyledim; bizim bu dönemde odağımız, 16 milyon insanımız olacak, İstanbullular olacak, hemşehrilerim olacak. Onlarla konuşacağız, onları dinleyeceğiz ve onlarla sürece dair düşüncelerimizi paylaşacağız. Elbette bizim ve bu sürecimizde bize farklı model ya da metotlarla, ahlaklı ya da iyi niyetli ya da centilmence olmayan usul ve üsluplarla hareket edildiğinde de elbette gerektiği yerde ben ya da başka yol arkadaşlarım cevaplarını verirler. Onun dışında temennimiz, arzumuz bu yöndedir. Belli ki Sayın Bakan'la olan fotoğraf… Yani bu işin ne yazık ki belli ayarları ve dengeleri, ülkemizde bu yeni rejimle beraber bozuldu. Ülkemizin belli bakanlıkları ya da kurumları, kuruluşları, her ne koşulda olursa olsun, bu tür ortamlara da hassasiyetle yaklaşırlar ve yaklaşmalıdırlar.”</p>

<h2><strong>“SAYIN CUMHURBAŞKANI'NIN KENDİ ŞAHSİ DURUŞU, DİLİ VE TAVRIYLA BERABER…</strong></h2>

<p></p>

<p>” “Ama yeni rejim, yeni sistem, başta Sayın Cumhurbaşkanı'nın kendi şahsi duruşu, dili ve tavrıyla beraber, onun atadığı sayın bakanların tutum ve tavırlarıyla başka bir yere evrilmiştir. Ama biz, buna alışığız, idmanlıyız, donanımlıyız. Bu fotoğrafı elbette önemsemiyorum. Niye önemsemiyorum? Çünkü İstanbul'da, yaklaşık 20 küsur yıldır iktidar olan bir siyasi aklın, yaklaşık 21 yılı aşkın süredir Türkiye'yi yöneten bir siyasi aklın çözüm bulamadığı, hatta durdurmak, kapatmak zorunda olduğu işleri, biz açtık, ihya ettik, bitirdik. İşte bunun gibi, böyle çamura ya da işte ‘çöp, çarık’ şeklinde içi dolmuş yapılara dönüşmüş alanları, şimdi böyle gördüğünüz gibi pırıl pırıl, ‘ecdat yadigarı’ diyerek hayata kazandırıyoruz. Şöyle tek bir fotoğrafla bu işler olsaydı… Muhtemeldir ki son 21 yıl içerisinde muhtelif ulaştırma bakanları, muhtelif belediye başkan adayları ya da belediye başkanları binlerce fotoğraf çekilmişlerdir. Ama biz, fotoğraf çekilmek için değil, milletimizin sorunlarına çözüm bulmak için yola çıktık. Bana başarılar. Onlara da topyekun başarılar.”</p>

<h2><strong>“BEN, RAKİBİMİ BİLİYORUM; TAKDİR HALKIMIZIN”</strong></h2>

<p>- Sorduğumuzda, ‘Ben rakibimi biliyorum’ demiştiniz ve bu sözünüz hep Erdoğan'ı kastettiğinize yorumlanmıştı. Bu fikrinizden geri adım attınız mı, yoksa aynı noktada mısınız? “Yani sizin neye yorumladığınızı, ben bilemem. Ama ben, ‘Rakibimi biliyorum’ cümlesini yine tekrarlıyorum. Ben, rakibimi biliyorum. Takdir halkımızın. Kim nereye yorumlarsa…</p>

<h2><strong>“YALVARDIK, YAKARDIK, ISRAR ETTİK…”</strong></h2>

<p>- Murat Kurum'un ilk açıklamalarından biri de İstanbul'daki kentsel dönüşüme yönelikti. 39 ilçede topyekun bir kentsel dönüşümüne başlayacağını açıkladı. Sizin de daha önceki yapmış olduğunuz konuşmalar, aslında bunun ortak olarak çözülmesi yönelikti. Siz nasıl değerlendirmek istersiniz? Çünkü kendisi, Çevre ve Şehircilik Bakanı’ydı. “Topyekun kelimesi doğru. İstanbul'un zaten kentsel dönüşümle olan mücadelesi, 99 depreminden bu yana devam ediyor. Bu mücadelenin içerisinde muhtelif ilçe belediyeleri, Büyükşehir Belediyesi, TOKİ, Şehircilik Bakanlığı gibi kurum, kuruluşlar var. Ama son 25 yıldır verilen bu mücadele, aynı hızla devam ettiği takdirde, İstanbul'un tümden güçlü bir kent haline gelmesinin ömrü, 80-90 yıl. Dolayısıyla, şimdi böyle seçim öncesi bu tür cümleler kurmanın bir anlamı yok. Yalvardık, yakardık, ısrar ettik; bu işi bütünlükçü bir hale getirelim. Bakın, 6 Şubat'ın yıl dönümüne yaklaşıyoruz. 11 şehrin düştüğü durum ortadayken, 21-22 yıldır bu ülkeyi yöneten bir hükümetin var olduğu bir yerde ve de hemen depremden 2-3 yıl sonra, yani İstanbul depreminden, Gölcük depreminden, Düzce depreminden 2-3 yıl sonra hükümete gelmiş bir yönetimin, 80-90-100 yılda bitecek bir hızla bu işe eğildiği bir ortamda, bu söylediklerinin ne geçerliliği vardır, ne anlamı vardır, ne inandırıcılığı vardır.”</p>

<h2><strong>“KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN TEK BAŞINA ÇÖZÜMÜ OLMAZ”</strong></h2>

<p>“Ama tek inandırıcı olan şey şudur. Tekrar söylüyorum: Bu işin tek başına çözümü olmaz, olamaz; olmamıştır da. Ama bunun şöyle bir çözümü vardır: Topyekun, hep birlikte seferberlik. Bu duygularla hem Sayın Kurum bakan iken hem mevcuttaki Sayın Bakan'a gidip, ne düşündüğümüzü içtenlikle, içimizi tamamen ortaya dökerek, masaya koyarak ortaya koymuş bir Belediye Başkanı olarak, ne yazık ki bütün bu başlangıçtaki iyi niyetli, samimi konuşmaların akabinde görüşmeler, konuşmalar kesilmiş, genelde şöyle bir işaret yapılmış, şöyle bir işaretle yön gösterilmiştir bana. Bunun ne anlama geldiğini onlar izah etsin, ben değil. Ve karar verilemediği, bu işin siyaset üstü tutulamadığının işaretini böyle göstermişlerdir. O bağlamda ben, Sayın Kurum’un ‘topyekun’ cümlesini anlıyorum, ama topyekün seferberlik duygusuna bir katkıları olmadığını görüyorum.&nbsp;Bundan sonra olmasını arzu ederim.”</p>

<h2><strong>“BİZDE ÇÖZÜM VAR…</strong></h2>

<p>” “Konum, makam ne olursa olsun, partiler, bakanlıklar, belediyeler, İstanbul deprem sorunu, İstanbul'un dayanıklı bir kent olma problemi, büyük bir seferberlikle çözülebilir. Bu seferberliğin içinde herkes vardır. Siyaset üstü olmalıdır. Hele hele bütün depremle ilgili mücadele millidir ama, İstanbul'a dair daha büyük bir milli sorumluluk vardır. Çünkü bir beka sorunudur. Ben, hala aynı masada çalışmaya ve o masanın neferi olmaya hazırım İstanbul halkı adına, Belediye Başkanı olarak. Bir adım geri atmam. O masada olmaktan onur duyarım, keyif duyarım. Gelin, onu konuşalım. Biz söyledik; ‘Bunun yasası bile çıksın’ dedik. Bir yasa çıktı, millet malından mülkünden endişe eder hale geldi. Bir yasa çıktı, adı, ‘Deprem Başkanlığı’ diye başkanlık oldu. Zaten TOKİ başkanlığı. Yani bir manalı yere erişmedi. Bizde çözüm var. Bizde topyekun çözüm var.”</p>

<h2><strong>“2019’DAN DAHA ZOR BİR SİYASİ İTTİFAK GÖZÜKÜYOR”</strong></h2>

<p>- İstanbul ittifakıyla ilgili bir açıklamanız olmuş galiba. Yani 2019’daki kadar kolay olmayacağı yönünde, yanlış anlamadıysak…. “Siyasi ittifakın 2019’daki gibi olamayacağını, dolayısıyla bu dönemin daha farklı ve zor olduğunu ifade ettim. Ama ben, tam aksine ‘İstanbul İttifakı’nın daha kolay olabileceğini, toplumsal ittifakın, toplumsal birlikteliğin, kent uzlaşısının, kentle ilgili konularda uzlaşmanın daha güçlü olabileceğini… Örneğin; şehri tepeden tırnağa yararak, Kanal İstanbul yapmanın bu kente zararlı olduğunu, en az bu kentte yaşayan yüzde 65 insan biliyor. Ben de diyorum, ‘Biz bunun karşısındayız.’ Başka bir anlayış da diyor ki, ‘Hayır, biz gelir gelmez İstanbul'u baştan başa yaracağız. Ve burayı açacağız. Sağına soluna da 2,5-3 milyonluk şehir yapacağız. Bunu da ‘Sosyal konut yapacağız’ umuduyla söylüyorlar.</p>

<p>Yapmazlar; kenti bitirirler, İstanbul'u bitirirler. Mesela bu, bir kent uzlaşısı altyapısıdır. Bu ve benzeri onlarca, yüzlerce madde sıralarız. Biz bunun altına imza atarız. Ve bu imzayı attığımız anda, onun altına da bu kentin en az yüzde 60-65’i imza atar ve uzlaşırız. Bunun adı da İstanbul ittifakıdır. Biz bunu rahatlıkla kurarız ve kuracağız. Umut ederim siyasi anlayışlar da bu kavramla ilgili, daha detaylı, daha derin düşünerek hareket ederler. Ama 2019’dan daha zor bir siyasi ittifak gözüküyor.” - Onlarla bir görüşme talebiniz olacak mı? “Yani şu anda beni, tabii İstanbul ölçeğindeki konular ilgilendiriyor. Elbette ki Genel Merkezimizin, Sayın Genel Başkanımızın nezdinde, siyasi partilerle görüşmeler sürüyor, sürecektir. Ama ne sonuç alınır, bilemem. Ben yereldeki inisiyatifi aktarmakla mesulüm. Şu an benim gördüğüm inisiyatif bu yönde.”</p>

<h2><strong>“İSTANBUL SEÇİMİ NEFES NEFESE, BÜYÜK BİR EFOR, BÜYÜK BİR GÜÇ GEREKTİRİR”</strong></h2>

<p>- Esenler, Bağcılar ve Bahçelievler’de sokak röportajı yaptık. Esenler’de siz iki misli önde çıkıyorsunuz. Bu performansı seçim gününe kadar devam ettirebilecek misiniz? Sizde de böyle anketler var mı? “İstanbul seçimi, her zaman zor bir seçimdir. İstanbul seçimi nefes nefese, büyük bir efor, büyük bir güç gerektirir. Dolayısıyla, rakibin pozisyonuna bakmadan, kendi rekorlarını kıran bir maraton koşucusu ya da bir 100 metre sprinteri gibi sürece odaklı ve her daim rekor kıracak derecede koşuya hazır bir adaylık gerektirir. Ben öyle bir adayım. Arkamda kimin koştuğuna bakmam. Ben, önümde kıracağım rekorlara bakarak koşmaya devam edeceğim. Sonucu, Allah bilir.”</p>

<h2><strong>ATAKÖY BARUTHANESİ’NİN TARİHÇESİ</strong></h2>

<p>2024’ün ilk kazanımlarından biri olan Ataköy Baruthanesi, tarihsel süreçte “İstanbul Baruthanesi”, “Bakırköy Baruthanesi”, “Baruthane-i Amire” ve “Âsitâne-i Saadet Baruthânesi” isimleriyle anıldı. Yapımı, kayıtlara göte 1698-1700 yıllarına dayanan yapı, İBB Miras’ın çalışmalarını tamamlamasıyla “Ataköy Baruthanesi” adını aldı. Özgün dokusuna sadık kalınarak yenilenen yapı, yeniden işlev sürecinde, şehir içinde ihtiyaç duyulan hizmet alanlarını göz önünde bulundurularak biçimlendirildi. Tarihi alan; kütüphane, müze, seyir terası, kültürel etkinlik alanlarının yanı sıra çok amaçlı birimleri ve kafe gibi sosyal mekânlarıyla da İstanbullulara hizmet verecek. 1701 yılında üretime başladığı bilinen yapı, 1707 yılında yaşanan büyük bir patlamada bütün binalarını kaybetti. Yeniden inşa edilen Ataköy Baruthanesi, 1724-25 yılına kadar faaliyet gösterdi. 1725 yılı sonlarında ise, bu kez bir yangın sonucu harap hale geldi. Kısa sürede onarım ihtiyaçları karşılanan yapı, 1727 yılında tekrar faaliyete geçti. Yangınlar ilerleyen yılarda da Ataköy Baruthanesi’ni tehdit etmeye devam etti. Yapı, bu sebeple 1765, 1785 ve 1791 yıllarında kapsamlı onarımlardan geçti. III. Selim döneminde, Baruthane Nazırlığı’nın kurulmasının ardından (1793), Gelibolu ve Selanik Baruthaneleri’yle birlikte, Ataköy Baruthanesi de buraya bağlandı. 1835 yılında Harbiye Nezareti’ne, Tanzimat döneminden sonra ise Tophane Müşirliği emrine verildi.</p>

<p>19.yüzyılın ikinci yarısında teknolojinin ilerlemesiyle Avrupa’da barut üretiminde yeni yöntemler öne çıkmaya başlamış, bununla paralel 1896 yılında Ataköy Baruthanesi içinde yeni tesisler kurularak, dumansız barut üretimine geçilmişti. Ataköy Baruthanesi, Cumhuriyet döneminde Askeri Fabrikalar İdaresi’ne, 1955 yılında ise Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’na devredildi. Bu dönemde baruthane binaları artık işler durumda olmadığından, arazisi içindeki yapılarla birlikte Türkiye Emlâk ve Kredi Bankası’na satıldı. 1957 yılında Baruthane arazisi üzerinde Ataköy siteleri yükselmeye başladı. 1972 yılında Ataköy Turistik Tesisleri tarafından işletilen Ataköy Baruthanesi’nden günümüze 4 dikdörtgen planlı yapı, nöbet kulesi, çeşme ve III. Selim tarafından 1792 yılında seyir ve dinlenme köşkü olarak yaptırılan Hünkâr Köşkü ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı&nbsp; (İTHA)&nbsp;</strong></h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BAKIRKÖY</category>
      <guid>https://www.istanbultimes.com.tr/onceki-ibb-yonetimi-dort-asirlik-tarihi-baruthaneyi-kaderine-terk-etmisti</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jan 2024 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istanbultimescomtr.teimg.com/crop/1280x720/istanbultimes-com-tr/uploads/2024/01/barut-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="64956"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
