banner196
Erguvan ağacının bahara ‘merhaba’ dercesine çiçeklerini açmış manzarasını izlemek, tadına doyulmaz bir keyiftir. Erguvan çiçeklerine bakıp hayatın güzelliklerini görmemek mümkün değildir. Bu mor güzellik doğanın sunduğu bir hayat tutkusudur.  

Erguvanların çiçek açması baharın gelişinin müjdecisi ve habercisidir. 

Erguvan çiçeklerine bakınca kadınların zarafeti ve kibarlığı aklıma gelir hep.

Dünyanın neresinde acı olaylar, incinmeler yaşanıyorsa elbette toplumun tamamı bundan zarar görür, ancak en çok mağduriyete uğrayanlar kadınlardır.

Sınıfsal kavgaların yapıldığı 8 Mart 1857 tarihi aklıma her gelişinde emeğin hakça paylaşımı diyen, daha iyi bir yaşam için mücadele veren onurlu kadınlar kafamda canlanır. Tarihin geçmiş dönemlerine bakıldığı zaman da yine en ağır bedelleri ödeyen maalesef hep kadınlar olmuştur. Tıpkı bugün olduğu gibi günümüzde de travmalara maruz kalan, şiddet altında ağır bedeller ödeyen kadınlarımız gibi…

Erkek egemen bir toplumda “kadın” olmak gerçekten çok zor bir iş!

Doğa ve yaşam tüm güzelliklerini ahenkle ve cömertçe takdim ederken, insana adeta kendini tanıtıyor. Yaşama tutunmayı aşılıyor. Detaylarda gizli olan farkındalık ön plana çıkıyor.  Erguvan çiçekleri gibi…

Kadını eş değer görmeyen bir toplumda ne uygarlıktan söz edilebilir ne de doğa güzelliğinin farkında olunur. 

Erguvan çiçekleri doğanın sırrını insanlara rüzgârla fısıldarken, kadın da kâinatın güzelliğini şen kahkahalarıyla pekiştirir. Boğazın gerdanını mor çiçekleriyle süsleyen erguvan çiçekleri hayata dair
tüm sıkıntılardan arınmaya davettir. 

Kederden, tasadan bir nebze de olsa sıyrılmanın yoludur. Doğa güzelliği ile kadınlar hayata karşı motivasyon ve mücadele tutkusu insana verirler. 

Erguvanların çiçek açması bir tabiat harikasıdır. 

Savaş, kan, gözyaşı, sıkıntılara maruz kalan kadınlara hayatın bu acımasızlığına rağmen tabiat ana ‘bu güzelliğimin farkında ol, yaşamın tadını çıkar’ dercesine tüm güzelliğini sere serpe gözler önüne sererek adeta cesaret veriyor.

İnsanlara ‘didişmeyin, kavga etmeyin, hayatı birbirinize zehir etmeyin, Yaradan aşkına insanlığı ve tüm canlıları karşılıksız sevin ve birbirinizi incitmeyin’ diyor.

Tabiat, bitki örtüsünü açmış tüm güzelliklerinin cömertliği ile İNSANLIĞI barışa, kardeşliğe davet ediyor. Kadının naifliği, düşünsel inceliği, meziyetleri, sevecenliği erguvan çiçekleri gibidir. 
Her bahar aslında bir uyanış, yeni bir hayattır. Biz insanoğluna bir melodi tınısı ile hafiften fısıldıyor.  Kadın ve erguvan çiçeklerini, tüm canlıları ve doğayı bila bedel sev diyor…

8 Mart Dünya Kadınlar günü sevgiyle, barışla, güzelliklerle kutlu olsun. Kadının hiddet, şiddet görmediği, savaş ve gözyaşlarının olmadığı bir dünya dileğiyle… Ülkemizde ve dünyada tüm kadınların günü kutlu olsun. Kadınların bu kutlu günü, mutluluk ve sevgiye vesile olsun.

İstanbul Times  / Maksut Konyar


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Elif Burcu Taş 2013-03-07 13:57:35

Sevgili Konyar, öncelikle kaleminize ve yüreğinize sağlık. Günümüzde kadının halen bir meta olarak görüldüğü, aşağılandığı, şiddete maruz kaldığı bir toplumda kadının önemini sadece bir günde hatırlanıp, sonra tekrar hoyrat hayatlara devam ediliyor. Umarım bundan sonrasında kadının daha çok değer göreceği bir nesil yetişir. Sevgiler...

banner186

banner189

banner169