banner175
Bugün işine geleni söylemek en makbulü, doğruyu söylemek ise tozlu raflarda unutulmuş bir maddi hazine gibi saklanıyor. Doğruluk saklandıkça değil yaşadıkça güzelleşir. Doğruluğun olmadığı yer yalan dünyasına dönmüş yaşadığımızı sanıyoruz. Etrafınıza bir bakın hatta kendinize bir ayna tutun diyeceğim de yaşadığımız dünyada sonunda kendimizi “EVDE KAL” durumuna geldik.
Ne oldu da bugün özgürlüğümüzü kaybettik !
Çünkü her şeyin sahibi gibi davranıp, yalanlarla hep aynı bayat çorbaları servis edenlere esir yaşamayı yaşamak sandık. Aynı kullanılmış başkalarının piyonlarını önümüze koyanlara “AKLIMIZLA DALGA GEÇMEYİN” diyemedik.
Ramazan orucunun sonuna gelirken herkes dualarında “ALLAH YARDIMCIMIZ” olsun diyor. Allah her şeyi vermiş, dünyaları önünüze sermiş. Sonra hiç ders almadan, aklını işletmeden, kul hakkı yiyerek, başkasının çocuk yaştaki çocuklarına göz diken büyük büyük proflar, şeyhler, parti liderleri, diyanet işleri ortalarda dolaşıp açık açık “ŞEYTANIN HİZMETİNE” girmiş yarışırken; “CENNETTE” yaşayacağımızı mı sanıyorsunuz?
Bu Ramazan orucunun geçtiği günlerde HZ. Ali (RA) ne güzel söylemiş;
“Kalbin orucu, dilin orucundan,
Dilin orucu ise, midenin orucundan hayırlıdır” diyerek bizlere neler anlatmakta, bizler ne orucu tutuyoruz farkında mısınız? Fakat bizler gözlerimizin gördüğü her şeyi elde etme derdinden kafamızı tozlu raflardan kaldıramıyoruz. Öyle bir bataklığa batmışız ki geçmişten gelen öz atalarımız bize yabancı kalmış. İnsanları “ ROBOT – KÖLE – ÇİPLİ HAYVANLARA” döndürenlere hizmetçi olmaya götürenlere değer veriyoruz.
Kimse çözümü konuşmak istemiyor veya konuşmamızı engelliyorlar.
Herkes sorunları konuşsun başka bir şey yapmasın istiyorlar. Bu satırları niye mi yazıyorum. Atam AHMET YESEVİ`DEN – TAPTUK EMRE`nin YUNUS EMRE`ye “AŞKIN YOLCULUĞU – YUNUS EMRE” dizisinde “DOĞRULUK” üzerine vermiş olduğu öğüdü bir köşe yazarı olarak öğüt alırken, herkesin düşünmesini diliyorum.
Kalemin doğruluk,
Mürekkebin aşk ola,
Her daim aşk ile aşkı yazasın.
Türk dilinden arlanmaya,
Türk dilinden ayrılmayasın.
Her daim arı ve duru yazasın.
Hakikat özdür, gerisi ağacın sırtındaki kabuktur.
Boş söz ile vakit hırsızı olmayasın…
Sevgi ve saygılarımla… Nice güzel bayramlara, nice güzel birlik ve beraberliklerimize…
Bir iz bırakmalı ki geride kalanlar kaybolmasın…
İstanbul Times / Murat Akbaş 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner189

banner169