banner196

Gazeteci VEDAT YENERER`in 7 Aralık 2005 yılında “PETROL YOKSA ÇIKARTMA RUHSADI NEDEN VERMEDİNİZ?” başlıklı yazısını okuduktan sonra bir de bu yazıdan sonra TBMM Meclisinde TBMM B: 50 28.1.2009 O: 2 soru önergesini de alt alta koyduğumuzda kendi topraklarımızda ve kendi milli girişimci BEŞİR YILMAZ varken; bugün YUNANİSTAN ile girdiğimiz mücadeleyi anlamakta zorlanıyorum. Çünkü önce milli sınırlarımız içinde yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızı kullanarak aklımızı işleterek güçlenip haklı davamızda ondan sonra harekete geçsek daha iyi bir strateji olmaz mı? Daha kendi topraklarımızda maden çıkaran milli girişimcimiz BEŞİR YILMAZ`a zorluk çıkaralım sonra “VEKALET SAVAŞLARINA” girişerek başkalarının oyuncağı olan YUNANİSTAN ile savaş arifesine gelelim. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye sorarlar. Hem YUNANİSTAN ile TÜRKİYE arasında böyle bir doğalgaz enerji kaynağı varsa birlikte güç birliği yapalım başkalarının kazanması için TÜRK ve Yunan Halkları ölmesin birlikte çıkarsak ve eşit şartlarda paylaşsak daha iyi olmaz mı?

Biz bu kalleş oyuna daha önce gelmedik mi? Hem Birinci Dünya savaşı hemde Kurtuluş savaşında yaşamadık mı? Aynı oyunu önümüze sürerek tekrardan başkalarının maşası mı olmayı istiyoruz? Yoksa bizlere verilen bu cennet topraklarda cenneti yaşamayı hak etmiyor muyuz?

Bakın TBMM B:50 28.01.2009 O:2 soru önergesinde neler sorulmuş bir bakalım ve bugün geldiğimiz oyunu veya kumpası görelim. Kim düşman kim dost hür aklımızla düşünelim ve oyuna gelmeyelim diyorum.

“Silopi'de Madencilik yapan Beşir Yılmaz Cudi Dağının eteklerinde 150 milyon ton asfalt madeni

bulup 1975 yılına kadar işlettiğini belirtiyor.

Her asfalt madeninin altında petrol bulunduğunu petrol uzmanları iddia ediyorlar.

Beşir Yılmaz bölgeden topladığı numuneleri Almanya'da tahlil ettirdiğini ve bölgede petrol ile birlikte Yatağan ve Tunçbilek kaynaklarının çok üstünde aktif uranyum madeninin tespit edildiğini

ifade ediyor.

Beşir Yılmaz maden çıkardığı bölgede 1967-1987 yıllarında İngilizler petrol aramışlar. Açılan kuyulardan yaklaşık 100 metre petrol fışkırdığını köylülerin de gördüğünü ifade ediyorlar. Ancak

İngilizler bu kuyuları betonlayarak kapatmışlar.

1. Yukarıda bahsettiğim konularla ilgili Beşir Yılmaz size mektup gönderdi mi? Gönderdiyse incelettiniz mi?

2. MTA bölgede petrol araması yaptı mı? Yaptıysa nasıl bir sonuç alındı?

3. 18 yıl önce 6 Türk petrol mühendisi bölgede araştırma yaparken kayboldukları, daha sonra başları kesilmiş bir vaziyette cesetlerinin bulunduğu doğru mudur? Doğruysa failleri ve sebepleri bugüne kadar bulunabilmiş midir?

4. Yerli teknoloji ile 1.200 metreye kadar sondaj yapılabildiği halde Beşir Yılmaz'ın petrol aramasına niçin izin verilmemektedir?

5. Bölge de başta PKK olmak üzere terör olaylarının arkasında, bölge üzerinde hesapları olan dış güçler mi vardır, varsa bunlar kimlerdir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

21.01.2008 Mehmet Serdaroğlu Kastamonu

TBMM`ye verilen önergenin üzerine GAZETECİ VEDAT YENERER'İN YAZISINDAise bakın neler demeye devam ediyor.

Petrol yoksa çıkartma ruhsatı neden vermiyorsunuz ?!.. Değerli okurlar, geçenlerde Türkiye-Suriye sınırında uydu verilerine göre petrol denizi olduğu iddiasını yazmıştım. "Vedat Bey, asfaltit maddesi olan her yerdepetrol vardır. Eğer petrol yoksa bana neden petrol çıkartma ruhsatı vermiyorlar? Musul ve Kerkük' ün rakımı 80-100 metre civarındadır. Cudi Dağı'ndaki petrolümüz resmen Irak'a doğru akıyor ve başta İngilizler ve ABDbunu biliyor.." Beşir Yılmaz bugünlerde Silopi' ye bile zor gider hale gelmiş. Devlet kamulaştırılacak diye el koyduğu madeni şimdi Turgay Ciner'in sahibi olduğu Park Holding'e devretmiş. Durum böyle olunca, Yılmaz da davaüstüne dava açmış ve yürütmeyi durdurma kararı aldırmış. Eğer tekrar elkonulursa AİHM''ye başvuracakmış. Kısacası madeninin peşini bırakmıyor amaartık bölgedeki aşiret ağaları da onun peşini bırakmaz hale getirilmiş…

Bütün dava tutanakları elimde okudukça dehşete kapılıyorum. Şimdi sıkı durun... Beşir YılmazBaşbakan Tayyip Erdoğan' a bu durum üzerine başvurmuş

ve dilekçe vermiş dilekçede aynen şöyle yazıyor.."Bürokrasi ve çeteler milletin hak ve hukukunu aramaktan bezdirmiştir. Televizyonda ve basındakikonuşmalarınızda "hortumcu çetelerin ve bürokrasinin üstüne gidilecektir" diyorsunuz.Millet buna çok seviniyor..25 yıldır gasp edilen madenimiz çeteve bürokratların, anayasa, kanunlar ve insan hakları hiçe sayılarak ihaleyolu ile peşkeş çekiliyor.Allah'a ve sizin yüksek adaletinize sığınıyorum."

Beşir Yılmaz devlet tarafından el konulan mallarını ve bunun karşılığında devletin verdiği parayı yazıya eklemiş.

  1. 35 km yol yaptım.
  2. 2- 500 bin ton hazır çıkarılmış kömürüm var.
  3. 3,5 milyon metreküp hafriyat yapılmış.
  4. Mazot > tankları.
  5. Dinamit ambarı.
  6. Kantar ve kantar binası vardır.

Resmi olarak bana ait olan ve vergisini ödediğim madenimde bugüne kadar yaptığım

işlervarken; bir de halen bulunan demirbaş ve çıkarılmış maden içinde 5.800.800 TL. (Buna resmen gasp ve devlet terörü denir!)

Beşir Yılmaz, Başbakan Erdoğan'a yazdığı dilekçede devam ediyor. "Bu para halen bankada duruyor. Buna rağmen Türkiye Kömür İşletmeleri ihaleyi adamlarına ve hortumculara peşkeş çekiyor"

Beşir Yılmaz' ın bu başvurusuna Başbakan Erdoğan bugüne kadar cevap vermemiş. Beşir Yılmaz'dan al ve ABD bağlantılı şirketlere ver.Uranyum konusu da bir başka skandal konusu olarak duruyor. Güneydoğu resmen petrol denizi üzerinde veTürkiye ABD Firmalarının peşinde "bize petrol bul" diye yalvarıyor...

Beşir YILMAZ Bey, iddialarına devam ediyor:

6 mühendisin kafaları kesildi. TPİK diye Türkiye Petrolleri'nin kurduğu bir kurum yurt dışına petrol aramaişlerine giriyor ve bugüne kadar milyar dolar zarar ediyor. BeşirYılmazdiyor ki:

"Kimin hain kimin işbirlikçi olduğunu anlamak çok kolay! Eğer bölgede petrol yok ise neden bana petrol çıkartma ruhsatı verilmiyor. Ruhsatı verin800 metreden petrolü çıkartmazsam ben bu ülkeyi terk ederim. MTA yıllar öncesondaj yaptı 480 metrede su bulundu ve ardından delici aletin ucu kırıldığıiçin sondaja son verildi.Herkes bilir sudan sonra petrol gelir. Biz yerli teknoloji ile 1200 metreye kadar sondaj yapabiliriz kimseye ihtiyacımız yok.İzni versinler siz görün petrol nasıl fışkıracak.."

Bu görüşmemizden birgün sonra Beşir Yılmaz tekrar aradı ve Soma' da görevli bir mühendis ilegörüşmemi isteyerek telefon numarasını verdi.Adını burada yazmak istemiyor.

Mühendis ile görüşmemde daha da çarpıcı gerçekler ortaya çıktı. Altı ay kadar önce Cudi dağları eteklerinde bulanan 6 insan iskeletinin ne olduğunu bilip bilmediğimi sordu. Ben de "bilmiyorum" dedim. Mühendisekledi "Bu iskeletler 18 yıl önce Cudi Dağı'nda kaybolan 6 Türk petrolmühendisinin iskeletleri. Kafaları kesilerek öldürülmüş.."

Dondum kaldım. Ne diyeyim.Kendisi de mühendis olduğu için yalan söylemiyordur diye düşündüm. Ardından devam etti. "Vedat Bey, Türkiye maden bakımından dünyanın enzengin ülkesidir. Siz Ödemiş yakınlarındaki Bozdağ'ın dünyanın en büyük altın rezervi olan dağlarından biri olduğunu biliyor musunuz? Ama bu madenleri kimse çıkaramaz. Hatta bu konunun üzerine gidengazeteciler öldürüldü. Uğur Mumcu ve Çetin Emeç'in öldürülmeden kısa birsüre önce bu madenler üzerine gittiğini biliyorsunuz her halde..." dinledim. O kadar çarpıcı şeyler anlattı ki, yazmaya sayfalaryetmez. İddiaların hepsinin belgeli olduğunu söyleyen bu mühendis,gazete vetelevizyon kanallarında hiçbir gazetecinin bu yönde bir haber yapamadığınıve milletin resmen uyutulduğunu örneklerle anlattı.

Beşir Yılmaz'a son sözüm;

" Bana anlattıklarınızı Genelkurmay''a anlatınız mı?" oldu. Aldığım cevap da

aynen şöyle; "Vedat bey her şeyi belgeleriyle birlikte birkaç kez askeri büyüklerimize anlattım ama bugüne kadar bir arpa boyu ilerleme kaydedemedik!".. Ne diyeyim, bu milleti korumaya yemin etmiş olanlar utansın!..

Son sözüm: "ABve ABD, PKK''yı boşu boşuna özellikle bu bölgedegüçlendirip milletin başına bela etmedi. Bölgeye gelecek barış ortamıTürkiye''yi ekonomik olarak uçuracak gelişmelere gebedir!.."

TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLARI; yukarda okuduğunuz ve anlatılanlar 2005 Aralık ayındaki bir köşe yazısı ve 2009 yılında TBMM meclisine soru önergesi olarak yazılmış yazılardır. Bu arada karşımızda TÜRKİYE Cumhuriyeti Vatandaşı ve Girişimcisi BEŞİR YILMAZ bütün açıklığı ile anlatıyor. Bugün KAZDAĞLARINDA altın çıkarılıyor. Kimler çıkarıyor? Yabancı girişimciler çıkarıyor. Elin oğlu çıkaracak bizim girişimciler avcunu yalayacak ve halkımıza % 2 pay verilecek ne güzel memleket hiç çıkarma daha iyidir. Çünkü topraklarımız Siyonir ile kirlenmez ve ağaçlarımız bize kalır. Tarım yaparak gül gibi geçiniriz diyeceğimde bizi bize kim bırakır?

O kadar gemiler ve cihazlar aldık, gemilerimiz ve ordumuz büyük bir mücadele ederken; Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı ve GİRİŞİMCİSİ BEŞİR YILMAZ Bey`e el koyduğunuz bütün aletlerine, paralarını geri verip, petrol arama ruhsatı vermek çok mu zor? Çok mu masraflı? Çok mu milli oluyoruz?

Kimse bana LOZAN ANTLAŞMASINDA gizli anlaşma var demesin? Araştırdım bulamıyorum. Atatürk döneminde maden arama yapılmış, madenler çıkarılmış, kurumlar kurulmuş, yabancı teşebbüsler çıkarmış bir biz mi bugünkü teknoloji ile çıkaramayacağız. GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK gibi atana çek başkalarına çekip de el kapılarında kendi vatanında hapis yatma derim vesselam…

Sevgi ve saygılarımla… Diyecek çok şey varda! DOĞALGAZ VE PETROL DE BİZİ ÇOK FEHA KEKLİYORLAR bilesiniz. Hem de öyle böyle değil! İçerdeki bizi yönetenlerle dışardaki oyun kuranlar birlik olmuş büyük bir tiyatro oynanıyor. Fakat yaşananlar gerçek bilesiniz nokta…

İstanbul Times  / Murat Akbaş

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

istanbul escort

banner169