banner175

Bugün burnunun önünü bile göremeyenler devletin kurtarıcısı ve kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK 9 Haziran 1921`de Fransız Hükümeti`nin temsilcisi olarak Ankara`ya gelen Franklin BUYON`la görüşmesinde “TAM BAĞIMSIZLI” bugünkü siyasi liderlere ders verir gibi anlatıyor.

“Tam bağımsızlık elbette siyaset, maliyeti ticaret, adalet, askerlik, kültür gibi her alanda tam bağımsızlık ve tam özgürlük demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulusun ve ülkenin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından yoksun olması demektir.”

13 Eylül 1920`de TBMM Hükümeti`nin emperyalizme ve kapitalizme karşı mücadele etmek olduğunu ifade ederken bakın ne demiş;

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, milletin yaşam ve bağımsızlığına suikast eden emperyalist ve kapitalist düşmanların saldırılarına karşı savunma ve dış düşmanlarla işbirliği yapıp milleti aldatmaya ve bozmaya çalışan iç hainlerin cezalandırılması için orduyu güçlendirmeyi ve onu milli bağımsızlığın dayanağı bilmesi ödev sayar.”

Mustafa Kemal, Kurtuluş savaşı yıllarında HÂKİMİYET-İ MİLLİYE Gazetesinde yazdığı imzasız yazılarda emperyalizmin ve kapitalizmin çirkinliklerini gözler önüne nasıl serdiğini aşağıdaki makalesinde yazmaktadır.

“En büyük düşman, düşmanların düşmanı ne falan ne de filan millettir. Bilakis bu adeta dünya çapında YAHUDİ SALTANATI halinde bütün dünyaya hâkim olan “KAPİTALİZM” afeti ve onun çocuğu olan “EMPERYALİZM”`dir. Artık bütün dünyanın anlamış olduğu hakikat bizde de tamamen idrak ediliyor.

Bugünlerde başımıza musallat edilen YUNAN, bütün düşman âleminin parçasından başka bir şey değildir. Daha doğrusu KAPİTALİZM SALTANATININ mazlum milletlere karşı gönderebileceği son kuvvet, son ordudur. Nitekim bundan evvel üzerimize ordular salmış olan düşmanlar, yine böyle KAPİTALİZM SALTANATININ ordularından başka bir şey değildi. MOSKOF Orduları, İTALYA Orduları, BULGAR ve YUNAN Orduları, kısaca bütün düşmanlarımız tamamen KAPİTALİZM tarafından ayaklandırılırlardı.(…)

Eğer bütün dünyayı süratle istila eden KAPİTALİZM aleyhtarlığı olmasaydı bu zülüm yarın da devam edecekti. Çok şükür zulüm devrinin son günlerindeyiz.

KAPİTALİZM sadece falan ve filan milletin düşmanı değildir, bilakis bütün dünyanın, bütün milletlerin müşterek düşmanıdır. Milletleri birbirine düşüren kuvvet o… Kardeşkanları döken fesatlar ondan çıkıyor. Dünyayı kaplayan sefaletin müsebbibi ve özetle bütün insanlığı inleten zulmün yegâne zalimi odur. Yani KAPİTALİZMDİR. Bu zulümde başarılı olabilmek için müracaat ettiği muharebeler, yegâne kuvvetleri, yegâne silahları değildir. Bankalar, sendikalar, onun en kuvvetli silahlarındandır. Ve bütün milletleri bu silahla mağlup eder. Memleketimize bakınız: Rejiler, DÜYUN-U UMUMİYELER, KAPİTÜLASYONLAR, ŞİMENDİFERLER, LİMANLAR, GEMİLER, BANKALAR, TİCARET EVLERİ VE BÜTÜN bu müesseseler AVRUPA KAPİTALİZMİNİN bizi mahvetmek için senelerden beri kullandığı iblisane bir makinenin parçalarıdır.

Sade bizim memleketimizde değil, yeryüzünde bu makine devam ettikçe, sadece bizi değil, bütün dünya zülüm altında ezilecek, sefalet arşa çıkacak, insanlar felakette yuvarlanacaktır.

Bize bugün sınır itibariyle dünyanın en güzel, en hayale sığmaz barış şartlarını verseler, KAPİTALİZM memlekette bugünkü şekliyle kaldığı takdirde mahvımız muhakkaktır. Hatta değil böyle, bu şeytan makinesinin dörtte biri bile mevcut olsa bizim için hayat imkânı tasavvur edilemez. Zenginlerimizi dolandıran o, fukaralarımızı soyan o, mal ve mülkümüzü çalan, haysiyet ve namusumuzu mahveden, bizdeki faziletleri tıpkı bir şeytan gibi iknaya çalışan ve bizi birbirimize düşüren hep odur.

Şu halde kendimizi kurtarmak için evvela bizim sonra da bütün dünyanın şu melun KALİTALİZM afetinden kurtulması lazımdır. Bunda sade bizim menfaatimiz yoktur. KAPİTALİZM sade bizim gibi zayıf milletler arasında değil, bilakis bizzat KAPİTALİST memleketlerde de aynı derecede tahripkâr ve insanlık düşmanıdır. Hatta İngiltere’de, Fransa’da ve Amerika’da da böyledir. Ve oralarda da KAPİTALİZM usulünden istifade edenlere nispetle, bunun zulmü altında inleyenlerin miktarları, yüz binlerce kere fazladır. Buna göre KAPİTALİZMİN düşmanı yalnız biz değiliz, bütün dünya onun düşmanıdır. O halde, bütün dünya bizimle beraber demektir.

(…) KAPİTALİZM, hali hazırda Lehistan’da ve Anadolu`da son kurşununu atmakla meşguldür. Bundan sonra kullanacak silahı kalmıyor. İş, bu kuvvetleri yenmededir.

Türkler, bu hakikati anlayınız! Anlamayanlar varsa onlara da anlayanlar öğretsinler. Bolşevikler Lehleri kati surette mağlup ederken, bizim vazifemizi de Yunanistan`ı Anadolu`dan süratle, şiddetle ve derhal kovmaktır! Ondan sonrası edebi kurtuluştur.”

ATATÜRK`ün EMPERYALİZME VE KAPİTALİZME meydan okuduğu yazılarından biri de şudur:

“İstiyoruz ki, bütün milletler gibi biz de bağımsız olalım. Kendi evimizin sahibi, cebimizin hâkimi, kendi hayat ve namusumuzun mesulü biz olalım. İstiyoruz ki yeryüzünde zulüm kalmasın. Milletler arasındaki düşmanlıklar ortadan kalksın. Dünyaya hâkim olan KAPİTALİZM illeti bir daha kalkmamak üzere uyusun.

İşte bugün içinde bulunduğumuz mücadelenin yegâne manası bu! Biz bu gaye ile harekete geçtik. Bağımsızlığımız ve varlığımız için EMPERYALİZME karşı dünya ve hayat inkılabı uğrunda zulümden kurtulmuş yeni bir devre doğru yürüyoruz. Giriştiğimiz hareket, büyük, ağır ve o nispetle şerefli ve şanlıdır.

Görüyoruz ki kendimizi kurtarmak için uğraşmak demek, bütün dünya ve milletler kurtuluşunun milyonlarca cephesi arasında çalışmak demektir. Yapılacak iş, henüz başlanmış olan iş o kadar büyüktür ki, bunun karşısında ruhların yüksek bir heyecanla titrememesi imkânı yoktur. Çünkü bizim kurtuluşumuz dünyanın kurtuluşu demektir. Ve bütün dünya şu uğursuz EMPERYALİZM zulmünden kurtulmadıkça bizim için hayat ve rahat ihtimali tasavvur edilemez.

(…) Bütün dünya istiyor ki, artık yeryüzünde EMPERYALİZM zulmü nihayet bulsun, insanlar ve milletler için yeni bir devir, bir adalet ve istirahat devri açılsın. Biz de böyle istiyoruz ve işte onun için uğraşıyoruz.

Asya`nın üç yüz milyonluk mazlumları EMPERYALİST memleketlerin zulmü altında inleyen sınıfları hep bizimledir. Dünyanın her tarafında, her köşesinde bizim müttefiklerimiz ve dostlarımız var. Bundan evvelki muharebede yalnız Avrupa`nın ortasında birkaç milyonluk ordulara sahiptik. Bu defa ise bizimle müttefik olan fikir, inanç ve iman orduları hayret verici bir suretle bütün dünyayı istila ediyor.

(…) Leh ordusu son günlerde büyük bir hezimete uğradı. EMPERYALİZMİN son başarısı, son kurşunu olarak kal kala şu karşımızdaki bir sel halinde ocaklarımızı tehdit eden, namusu ve dinimize susayan YUNAN tehlikesi kaldı.

Bir hamle ve bir ayaklanma… Zalimlere karşı son bir harp bizi ve bütün dünyayı selamete, rahata ve ferah bir hayata çıkaracaktır…”

Bu yazılarının toplamında ATATÜRK,

“İstiyoruz ki, bütün milletler gibi biz de bağımsız olalım. Kendi evimizin sahibi, cebimizin hâkimi, kendi hayat ve namusumuzun mesulü biz olalım…” diyerek EMPEYALİZME VE KAPİTALİZME neden düşman olduğunu ve 2020 YILINDA BÜTÜN DÜNYANIN BAŞINA NASIL BELA olduğunu anlatmış. ATATÜRK; geçmişten ufkun ötesini gören adam olarak bugünkü siyasilerin ve söz sahiplerinin burnunun önünü göremeden EMPERYALİZM VE KAPİTALİMİN elinde nasıl köle olduklarını ve dünya milletlerini felakete götürdüklerini ne güzel anlatıyor değil mi?

Sevgi ve saygılarımla… BİRAZ OLSUN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK`E KULAK VERİN DE ATAMIZIN ÖĞÜTLERİNE UYALIM. Aslında TÜM DÜNYAYA ders veriyor değil mi?

Daha ne yapsın YALNIZ KURT!!! MİNNETLE VE SAYGIYLA ATATÜRK GENÇLİĞİ – MÜCADELE HER YERDE –

Kaynakça: AKL-I KEMAL ATATÜRK`ÜN AKILLI PROJELERİ – 3. CİLT – SİNAN MEYDAN – INKILAP

İstanbul Times / Murat Akbaş

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner169