30 Ekim 2014 Perşembe

Zeytinburnu' nda 29 Ekim Cumhuriyet bayramına görkemli kutladı

ALBERT EİNSTAİN NASIL BİR ÇOCUKTU?

ALBERT EİNSTAİN NASIL BİR ÇOCUKTU?

12 Ekim 2009 Pazartesi 16:46
ALBERT EİNSTAİN NASIL BİR ÇOCUKTU?

"Yaşantımıza giren en güzel şey gizemlidir. Bu tüm gerçek sanat ve bilimin kaynağıdır. Böyle bir duyguya yabancı kalan, bir an bile durup hayret edemeyen, ya da evrenin karşısında saygı  duruşuna geçemeyen bir kimse gözleri kapanmış ölüden farksızdır. Hayatın sırrını sezinleme, korku ile karışmış da olsa, dini duygunun da kaynağıdır.

Erişemeyeceğimiz bir şeyin gerçekten var olabileceğini bilmek, öyle bir şey ki, sönük melekelerimizin ancak en ilkel biçimlerinde kavrayabileceği ama gerçekte en yüce bilgelik ve en ışıklı güzellik olarak kendini açığa vuran Bu Varlık'ın bilgisi ve O'nun verdiği bu duygu gerçek dindarlığın özünü oluşturur. İşte bu anlamda, yalnızca bu anlamda dine vermiş kişilerin safında görüyorum kendimi." Yine O "Kainat'ın Yaratıcısına olan inanç ilmi araştırmanın en kuvvetli, en asil itici gücüdür."

                                        ALBERT EİNSTEİN 

Einstein...tüm anne, baba ve öğretmenlere çocuk yetiştirmede ilham olabilecek dahi bir beyin...Ama onun dehası ümitsiz bir doğum sonrası ve başarısız çocukluk evresinde henüz kendisini göstermemişti.

Einstein, 1879 yılında Güney Almanya'nın Ulm şehrinde dünyaya geldi.Babasının elektrokimya üzerine küçük bir işletmesi vardı;annesi ise ev hanımıydı. Einstein doğduğunda oldukça büyük bir kafa yapısına sahipti.Gövdesinin üzerindeki başı neredeyse gövdesi kadardı. Einstein’in anne annesi bir röpotaj sırasında şunları söylemişti: “Doğduğunda gözlerimize inanamamıştık.Karşımızda  kocaman kafalı şişman bir bebek vardı.Bu yüzden yüzü de deformasyona uğramıştı.”

Einstein doğduğunda geri zekalı bir profil çizmişti.Vücut şekliyle oldukça çaresiz gibi görünen Einstein ayrıca üç yaşıyla birlikte konuşma zorluğu da yaşamıştı.Konuşurken ne dediği anlaşılmıyordu,son derece yavaş ve arızalı konuşuyordu.Ayrıca oldukça da içine kapanıktı.Anne babası çocuklarının bu haline öyle kederlenmişlerdi ki onun tam bir geri zekalı olduğuna kanaat etmişler,onun tedavisi için doktor doktor gezmişlerdi. Hatta öğretmenlerinden biri anne babasına; "Oğlunuz ileride ne olursa olsun, hiçbir zaman başarılı bir insan olamayacak" demişti.Einstein’in bu durumu okul öncesi devresinde ve sonrasında da devam etti.Çünkü tüm eğitimi boyunca okul hayatı tam bir facia idi,derslerinde başarısız bir öğrenciydi. Lisede  başarısızlığı devam etmişti. Bir öğretmeni  açıkça, "Öteki öğrencilere kötü örnek oluyorsun" diyerek Einstein’in okuldan ayrılmasını istedi. 
Einstein ileriki yıllarda bir defa girilen üniversiteye giriş sınavını başaramamıştı.

1895'te Einstein 17 yaşında iken, İsveç Federal okulunun sınavlarına girdi.Burada da başarısız olmuştu. Einstein bunun üzerine ticaret okuluna girmeyi denedi.Ama başaramadı.Bir yıl sonra sınavlara tekrar girerek polytekni'ğe girmeyi nihayet başardı.

Bir insanın yeryüzündeki en önemli yaş evresi 3 ile 9 yaş arasıdır.Bu yaş  aralığı her yönden anne  ve babalarda hatta eğitimcilerde çocuk üzerinde yanılgılara sebep olabibilir.Yani çocuk üzerinde aşırıya kaçacak olumlu ya da olumsuz yanlış yorumlar yapılabilinir.Ayrıca çocuğa en fazla ilgi gösterilmesi gereken evre bu evredir;ve bu evre çocuk tarafından asla unutulmaz bir evredir.Çocuklar bu evrede anne,babayı ve eğitimcileri yanıltabilir.İşte bunlardan birisi de Albert Einstein’dir.Babasından dinleyelim:

“Albert’ten ümidi kesmiştik.Görüntüsü ve davranışları bizi öylesine üzüyordu ki.Çocuğumuz geri zekalı diye ailece öyle kederleniyorduk ki.Konuşma zorluğu yaşıyordu.Yaşıtlarına göre içine kapanıktı.Söylediğiniz şeyi imkanı yok anlamıyor görünüyordu.Herhangi bir tepki de vermiyordu.”

Babası böyle düşünürken amcası yiğeniyle ilgiliydi.Ona değişik hediyeler alıyordu.Bu defa Albert Einstein’in kendisinden dinleyelim:  

“Çocukluğumda yaşadığım iki önemli olayı unutamam. Biri, beş yaşında iken amcamın armağanı pusulada bulduğum gizem; diğeri on iki yaşındayken tanıştığım Öklid geometrisi.Amcamın bana tam da hasta yatağımdayken hediye ettiği pusula sanki benim yönümü belirlememe ilham olmuştu.Pusula çok ilgimi çekmişti.Belki o an bana verilmesi gereken en  büyük hediye bu pusulaydı.” 

Amcasının verdiği pusula Einstein'in çok ilgisini çekmişti.Pusulayı defalarca kendi ekseninde çevirmesine rağmen içindeki ok aynı noktayı işaret ediyordu.Einstein henüz o yıllarda boş uzayda güçlerin olduğunu ve pusulaya etki ettiklerini düşünmüştü.Bu da gösteriyor ki,5 yaşındaki bir çocuk muhteşem hayaller kurabilir.Bunun farkında olan bir öğretmen .bu hayaller üzerinden dahiler yetiştirebilir.Ama önce çocukta hayal kurdurtacak ortamlar yaratılmalı.

EİNSTEİN’DAN MUHTEŞEM CEVAP

Einstein’in anne babası  çocuklarıyla ilgili endişeli günler geçiriyordu.Üstüne üstlük öğretmenleri de bu çocuğun eğitimsel geleceğinin pek olamayacağını ifade ediyorlardı.

Fakat...Günlerden bir gün...Daha doğrusu bir akşam şok olacakları bir olay yaşadılar.

Ailece yemek yerlerken küçük Einstein’den derin sessizliği bozan bir haykırış işittiler...

“Bu çorba çok sıcak!”

Anne baba gözlerine inanamadı.Ailesi ona neden şimdiye kadar hiç konuşmadığını sorunca yine şok olacakları bir cevap aldılar:

“Çünkü  şimdiye kadar her şey düzenliydi!” 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner128
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Hükümetin KOBANİ Politikasını beğeniyor musunuz ?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • İstanbul Times - Anında Haberin Merkezi - 13 Mart 2014Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV