banner175
 Üst akıl nasıl ve neden doğdu?

Üst aklın var olduğu fikri nelere sebep oldu?

Üst akıl kavramından kimler nasıl istifade etti ve ediyor?

Sadece bu soruları yazıp bıraksam bile okuyucular nelerin döndüğünü hissedecektir. Sır sorularda gizli çünkü cevaplarda değil.

Üst akıl nedir diye soracak olursam devlet başkanlarından tutun da en ünlülerine kadar, üniversite hocalarından tutun da ilkokul öğrencilerine kadar herkes bu konuda kendince cevap verebilecektir. Oysa filmlerde, belgesellerde, kitaplarda, programlarda ve animasyonlarda bizlere anlatıldığına göre her şeyi ellerinde tutanlar bunlar oldukları halde nasıl oldu da ifşa oldular? Yoksa bunu kendileri mi istedi? Eğer öyleyse bunu neden istediler?

Noreagaa ve Achernahr takma isimli iki ABD’li, Müslüman olduktan sonra dünyanın gerçeklerini anlatan The Arrivals adlı belgesel çektiler. İlk bölümünü 1 Haziran 2008 de youtube kanalından paylaştılar. İlk bölümünde internet üzerinde 3 milyonu aşkın izleyici kapasitesine ulaşan belgesel günümüzde evrensel bir hareket halini aldı. Bu belgesel sayesinde akademisyenler, gazeteciler, hükümetler, yazarlar, halk, araştırmacılar ve daha niceleri dünyanın görünürden çok daha farklı olduğunu, insanların etrafını saran gizli güçlerin varlığını ve amaçlarını hatta dünyaya yön vermek isteyen bilinçli bir hareketin varlığına bunlar sayesinde inandılar ve bunlar sayesinde bu örgütü isimlendirdiler. İşte üst akıl kavramı böyle doğdu.

Bu belgeselden öncede bu örgütü “isimlendirmeden” işleyen birkaç film yapımı olmuştu. Mesela “Gözü Tamamen Kapalı (1999)” adlı film buna çok iyi bir örnektir. Tom Cruise filmin çekimleri bittikten sonra ilginç bir şekilde şöyle demişti; “filmde oynadım ama ne çektiğimizi bilmiyorum” çünkü o yıllarda bu örgüt hiç bilinmiyordu. “Syriana (2006)” filmi de ABD yerleşik düzeninin nasıl merhametsizce işler yaptığını, ABD’nin yeryüzünde politikalarına uygun olmayan kişileri ve kurumları nasıl tasfiye ettiğini, yok ettiğini, kimleri nasıl kullandığını ve kurban ettiğini anlatan ve bu duyguyu vermekte profesyonel olan bir film. Ha keza “Melekler ve Şeytanlar (2009)” filmi de örgütün yapısını ele alıyordu. Günümüze kadar bunun gibi daha niceleri işlendi.

Ne tuhaftır ki 15 yıldır örgütü anlatan film, kitap, belgesel ve animasyonların ezici çoğunluğu örgüt aleyhine anlatım tarzını takip ediyor ve onun korkutucu fıtratını gözler önüne seriyor. Bu durum akla şu soruyu getiriyor; neden engellenmiyorlardı? Bunun cevabının şu iki ihtimalde yattığını düşünüyorum; ya devletlerin milli menfaatler çerçevesinde insanları tek çatı altında toplamak için uydurduğu bir efsane ya da bütün bunların olmasını isteyen ve başka bir hedef gözeten örgütün ta kendisi. Bana ikinci seçenek çok daha anlamlı geliyor. Ve bence eski oyuncu kartlarını da bu ikinci seçenek ve hedefleri için yaktılar.

The Simpsons çizgi filmin 2000 yılında yayına girmiş bölümlerinden birinde ABD başkanlığını Trump’ın kazandığını göstermesi ikinci seçenekteki ihtimali güçlü kılan etmenlerden biri. Yani bütün bu yaşananların çok önceden kurgulandığı ihtimali daha ağır basıyor. Bizlerle, kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyorlar.

İşte bütün bu film ve belgeseller örgütü o kadar güçlü ve aşılmaz gösteriyordu ki bu yapımlar insanlarda bu örgüte karşı acizlik psikolojisi oluşturdu. Bu acizlik psikolojisi örgüte karşı iğretiye dönüştü ve bu iğreti insanları milli menfaatleri savunan kişilerin safına zorladı.

AB’nin içinden exit politikasına destek seslerinin yükselmesi, İngiltere’nin çıkma kararı, İtalya da aynı politika destekçilerinin yükselmesi, onca manipüle olaya rağmen Trump’ın kazanması…

Günümüzde birçok televizyon programlarında adını duyduğumuz üst akıl kavramı artık yapımcı ve senaristler için bir ekmek kapısına dönüşmüş durumda. Televizyonda bu konu üzerine program yapan ve bu örgütü anlatan, bu örgüt ile ilişkisi olan kişilerin isimlerini saymakla popülaritesini artırmayı başaran ve ciddi paralar kazanan hatta bu konuda bilgi sahibi olduğu düşünülen insanların yüksek mertebelere bile getirildiğine şahit oluyoruz.

Son olarak şu notu paylaşıyorum; en son milliyetçilik akımı yükseldiğinde tarihler 1914’ü gösteriyordu, yani Ⅰ. Dünya Savaşını…

İstanbul Times / Recep Şen

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murat Bilgi 2017-01-06 13:14:18

Tek kelimeyle muhteşem. Adeta bir roman havasıyla sürükledi. Ve üst akıl kavramının ne olduğunu ne zaman tam olarak bilindiği konusunda bilgi sahibi olduk. Ve ayrıca bunuda belirtmek isterim ki Abd gibi bir devlet 100-200 yıllık planları günümüzde de yapmaktadır. Evet ortada bir üst akıl var dediğiniz gibi Trump ve Simpsonlar. Bunlar günümüzde çok Daha fazla ortaya çıkan olaylar. Değerli bilgileriniz için teşekkürler...

Avatar
HAKAN CANPOLAT 2017-01-07 08:46:02

Güzel başlık
güzel bilgiler
güzel yaklaşım
güzel bakış açısı başlı başına güzel...

Avatar
sema nur hayat 2017-01-07 15:04:57

a haberde de sürekli üst akıldan bahsedip duruyorlar, artık gına geldi yeminlen. üst akıl diye feryat ettikleri güç her ne yaptıysa sonuçları da akp ve yandaş medyanın işine yarıyor nedense

Avatar
Ferit 2017-01-07 03:01:03

Güzel bir yazı ve farklı bir bakış açısına dikkat çekilmiş. Devamını bekleriz.

Avatar
Feride kayran 2017-01-06 16:08:45

Recep bey ağzınıza yüreğinize sağlık