banner175

Öncelikle www.istanbultimes.com.tr ve İstanbul Times Gazetesinde makale yazmama imkan sunan yazıya İstanbul Times Yayın Grubu İmtiyaz sahibi Gazeteci Yazar Hüseyin Çetiner ‘e ve yayın grubun tanınıp bilinmesine katkı sunan herkese teşekkür ederim.

Başarıyı kabaca, hedeflenen amaca ulaşmak olarak tabir edebiliriz. Bu noktada bizim için önemli olan unsur hedef.

Öncelikle bu hedefin bizi geliştirecek ,dönüştürecek olması önemli. Ama daha da önemlisi yürüdüğün yol. Engelleriyle düzlükleriyle seni daha bir sen, daha mutlu bir sen mi etmiş, yoksa seni hasta mı etmiş? Örneğin kendi alanında iyi bir akademisyen oldun ama yolun sonunda çok çalışmaktan gözlerini kör etmişsin. Burada bir başarıdan bahsedemeyiz. Bedelini sağlığın ya da hayatına ciddi bir bedel tehdit almakla ödediğin bir başarıdan bahsedemeyiz.

Kişi başardığı şeyle mutlu olmalı, ki bu onu sağlıklı kılacaktır. Yani kişi ödediği bedellerden kendisini hasta etmeden karşısına çıkan her zorluğun ana fikrini çıkarıp tıpkı bir mücevher gibi itinayla bakmalı o ana fikre. Çünkü yolcu asıl o zorlukların kendini pekiştirip daha değerlilerini görecek keskin gözlere kavuşturacağını bilmeli zorluk gibi görünen şeyler çoğu zaman fırsattır (mücevherdir).

Mutlulukla , merakla ettiğiniz feragatlar size daha keskin gözler sağlar. Keskin gözler ise sizi gerçek başarıya götürür.

Gelelim başarıyı basamak basamak tırmanmaya…

Birinci basamakta Ahlak var. Başarı Ahlakla ilintilidir. İyi bir seri katil olmakta ya da bir fuhuş çetesine iyi para kazandıran bir üye olmakta başarıdan söz edilemez. Önce şunu kabul edelim. Sosyal denge içerisinde kendisini kabul ettirmeyen bir şeyin başarısından söz edilemez. Böyle bir durumda ya sosyal denge yıkılır (ki böyle bir durumda hayat ya yok olur ya yaşanmaz hale gelir) ya da sosyal denge içerisine sızan virüs (ahlaksız hedefler) emilir bastırılır. Hayatın olmadığı yerde başarıdan bahsedemeyiz. O halde başarının var olması için hayata ihtiyacı vardır. Hayat iyilik ve samimiyet üzerine kuruludur. Bu da yani başarı da tüm bunlara baktığımızda ahlaka ihtiyaç duyar. Ahlak ise icra edilmek için bir topluma yani ötekine ihtiyaç duyar. Ötekinin varlığıyla var olur ahlak. Bu ise başarıdan bahsedebilmemiz için ötekine ihtiyaç duyduğumuzu söyler. Derken genişleyen penceremizle baktığımızda aslında başarının da kıyasa ihtiyaç duyduğunu görürüz. Evet başarının ikinci basamağı da kıyastır. Yani bir işin, bir zaferin, bir nesnenin, bir insanın, iyi olup olmadığını yaşı zamanı, kültürü, yeri, insanları gibi etkenlere kıyas yaparak anlayabiliriz.

Kapitalizm başarıyı yaptığın işte en iyisi olmakta görür. Yani en iyi arabaya sahip olmak, en iyi psikolog olmak, en iyi mimar olmak vs… Bunu çürütecek en vurucu , en önemli son basamağımız başarının sürdürülebilir olması gerekliliğidir. Örneğin başarı sana göre son model arabaya sahip olmak olsun. Arabayı aldın diyelim. Her sene daha iyisi çıkacak ve her sene yeni modelden alacak binlerce insan olacak . Her sene başarılı olabilmek için son çıkan modeli almak zorunda kalacaksın . Hiçbir gereksinimin ve gerçek bir fonksiyonu olmamasına rağmen ve sonunda gücün tükenecek hırstan.

Veya alanında en iyi psikolog olmak istiyorsun. Bu konuda diyelim ki gerçekten iyisin. Bunun için bile diğer psikologların iyi olmadıkları, iyi bilmediği şeyleri bilmen lazım. Sence insan neyi bilmediğini anlamak konusunda bu kadar güçlük yaşarken ,sen öteki psikoloğun neyi bilmediğini bilebilir misin? Ki bilsen bile ya diğer iyi psikologların neyi bilmediğini bilebileceğini sanıyor musun? Sanıyorsan hasta olman çok yakın.

Sen mutlu olmaya, mutlu olduğun şeyi icra etmeye bak. O seni sağlıklı da eder başarılı da…

İstanbul Times / Bahar Arslan

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner169