banner175

Refahın Vakti geldi mi ?

Gazeteci Yazar Hüseyin Çetiner'ın son siyasi gelişmeler üzerine yazdığı makalesini yorumsuz olarak yayınlıyoruz.

Refahın Vakti geldi mi ?

Gazeteci Yazar Hüseyin Çetiner'ın son siyasi gelişmeler üzerine yazdığı makalesini yorumsuz olarak yayınlıyoruz.

istanbultimes
istanbultimes
10 Eylül 2017 Pazar 13:16
Refahın Vakti geldi mi ?
banner171
Merhum Prof.Dr.Necmettin Erbakan Hoca'nın kurduğu bir çok parti içinde en çok oyu alan ve bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu makamları sunan parti hiç kuşku yok ki REFAH PARTİSİ idi.

Erbakan’ın hayatı mücadele ile geçti. Geniş ufku sayesinde bir çok kişi 2010 dan sonra Fetullah Gülen’in niyetini anlamasına rağmen merhum hayatı boyunca "bu yapıya evlatlarını veren Amerika’ya asker yetiştirir" derken bir çoğumuz hoca abartıyor demedik mi ?

Erbakan soyadının halkta bir karşılığı var

Şu an siyasetin içinde bulunan bir çok siyasetçiye FETÖ çamuru bulaşmış veya o yöndeki bir iddia ciddiye alınabilir. Ancak Erbakan’ın evladı Dr.Fatih Erbakan için herhalde hiç kimse FETÖ ile ilişkisi var diyemez. Derse de toplum af buyrun ama halk ağzı ile onlara en basitinden”HADİ LEN” der diye düşünüyorum.

Tabi şu an yeni bir partiye ihtiyaç var mı yok mu bununla alakalı araştırma yapması gereken Genç Erbakan ve kadrosu olmalı

Her siyasi oluşumun altında mutlaka toplumsal bir ihtiyaç yatar. Mesela ÖZAL Anavatan partisini kurarken, Erdoğan Ak Partiyi kurarken toplumun kendisini kucaklayacak bir parti beklentisi vardı.Özal 1980 darbesinden sonra halkın beklentilerine cevap verebilecek bir partiye ihtiyaç olacağını düşündü ve kurduğu parti ilk seçimde iktidar oldu.

Recep Tayyip Erdoğan ise Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Bülent Ecevit’e Anayasa kitapçığı fırlatmasından sonra felç olan ekonomik gidişattan sonra durumları allak bullak olan geniş bir halk kitlesi mevcut siyasiler bizim sorunlarımıza çare bulamaz duygusunun hakim olduğu bir anda AK PARTİ’yi kurdu. Yani zaman ve zemin yeni bir partiyi istiyordu ve kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi de ilk seçimde iktidar oldu.

Ekonomik gidişat çok iyi değil ama henüz patlayan bir şey yok…

Ülkede fabrikaların yeri bir bir residans ve AVM oluyor. Yani üretime dayalı bir büyümeden ziyade ekonomi İnşaat sektörü ile ayakta tutulmaya çalışılıyor. Bu da belli bir süre sonra Amerika da ki Morgage krizi gibi patlayacak düşüncesi bende hakim.

Hükümet mutlaka ekonomide yaşanan sorun ve sıkıntıların halka yansıma işini 2019 Kasım ‘ayına kadar tehir etme gayretinde olacaktır. Dr.Fatih Erbakan ve kadrosu da Mutlaka yeni bir partiye ihtiyaç hissedildiği zaman partileşmeyi beklediklerini düşünmek doğru olur.

Bu beklentinin 2019’dan önce olması bekleniyor…

Kim ne derse desin Türkiye’de sorunlar az buz değil. Cezaevleri tıklım tıklım dolu.

Ekonomik gidişat parlak değil. Konut fiyatları memurun, işçinin özetle bütün halkın gelirlerinden daha aşırı bir artış gösterdiği malum.Zengin daha zengin oluyor fakir ise daha da fakirleşiyor. Yani Ak Parti 2008 yılına kadar geniş halk kitlelerine yönelik çalışmalar yapmasına rağmen daha sonra halktan yana icraatler yerine DEVLETTEN yana çalışmalara ağırlık verdi.

Kendi uyuşturucunu kendin yap dönemine geldik

Eskiden uyuşturucu kullananlar daha çok zengin kesime mensup kişilerden oluşurken şimdi daha ucuz ve basit uyuşturucu maddeleri fakir fukara çocukları da kullanır oldu. Bilindik uyuşturucu maddeler dışında artık kendi üretimini kendin yap tarzı gençlerimizi mahveden BONZAİ ,Matafanin mi ne adını dahi bilmediğimiz yeni yeni uyuşturucular icat oluyor.Bunları üretmek için KENEVİR mevsimini beklemeye de gerek yok artık.Fare ilacına vs.maddeler karıştır gençleri öldürücü uyuşturucu maddeyi yap sat devrini yaşıyoruz..Sokaklarda  boylu boyunca kıvranıp yatan geleceğimiz gençlerimizin bu durumları yürek sızlatıyor.

İşte toplumun bu tür sorunları var iken yeni kurulacak parti’nin nerede para yapacak bir arsa varsa onu bulup pazarlayalım mantığından ziyade "Önce ahlak ve maneviyat " diyecek ve o konuda samimi çalışmalar yapacak olan bir partiye gereksinim olduğunu uyuşturucudan canı yanan aileler ve zarar gören kesim ne kadar önemli bir şey olduğunu anlar.Kimse bu bela beni bulamaz demezsin.Bu öyle bir bela ki her an herkesi yakabilir. Yani bu bela ile toplu bir mücadele şart.Yeni kurulacak olan parti iyi bir tüzük ile toplumun kanayan yaralarına parmak basarsa ciddi bir oy alabileceğini düşünüyorum.

Hatırlıyorum Merhum Erbakan Hoca’nın yıllar önce henüz gençlerimiz bu kadar dejenere ve madde bağımlısı olmadan bile “Önce Ahlak ve Maneviyat“ söyleminin bugün daha da gerekli olduğu ortada.

Toplumun önemli bir kesimi helal lokma peşinde koşmak yerine şans oyunlarına bel bağlamış durumda.Merak edenler at yarışlarının oynandığı mekanlara gitsin baksınlar bakalım kimler orada var ? ve Konuştukları ne ? görecekleri vay be kayısı çiğei atı dil farkı ile yarışı kabetti, Jokey iyi değildi, şansımız yoktu,at koşar baht kazanır... Gündemi böyle olan bir toplumdan ne yarar gelir değil mi ? Eskiden Loto,Toto ,Piyango ve At yarışları varken bugün Şans Topu,Kazı kazan isimleri başta olmak üzere envai Kumar isimleri türemiş durumda. Bu da son 15 yılda başımıza gelen diğer bir talihsiz durumdur.

Dr.Fatih Erbakan ve kadrosu Refah Partisini kuruyor

Dr.Fatih Erbakan ve arkadaşlarının Refah Partisini kuracaklarını nereden biliyorum diyenlere biraz bilgi vereyim. Saadet Partisi yöneticileri küçük olsun bizim olsun mantığından hareketle Erbakan hocanın oğlunu Saadet partisine yaklaştırmadılar.Gözünü siyasetin içinde açan Dr.Fatih Erbakan'ın siyaset yolu ile ülkeye hizmet etmeden bir köşede beklemesi düşünülemez.

Ayrıca Erbakan Vakfının bir siyasi parti gibi il ve ilçelerde başkanlıkarını açması ve yaptıkları etkinliklerde sürekli Refah patisinin en hit şarkısı olan Refah'ın vakti geldi müziğini çalarak katılımcıları coşturması Dr.Fatih Erbakan 'ın ve kadrosunun Refah Partisi'nin kurulması için uygun zamanı kolladığını anlamak zor olmazsa gerek.

Henüz resmi olarak açıklanan bir şey yok ama Milli ve manevi duyguların dejenere olması, Erdoğan'ın partisi içinde sıkıntıları görüp her konuşmasında teşkilatına mesajlar vermesi sanki yeni bir partiye ihtiyaç varmış izlenimini bende yartatıyor. 

Ekonomik gidişat halkın canını acıtığı an yeni bir parti iş yapar

Mesleğimiz gereği her gün bir çok iş adamı,esnaf ve vatandaş ile sobet ediyoruz. Ortak dil işler iyi değil.Zor ayakta duruyoruz oluyor. 1980'li yıllardan sonra baktığınız zaman yeni kurulan partilerin daha çok ekonomik gidişatın halkın canını acıttığı an seçmenden beklenen ilgiyi gördüğü ortaya çıkmıştır.

Örnek olarak da Özal 'ın ANAP'ı ve Erdoğan'ın AK PARTİSİ … kim ne derse desin Türkiye'de şu an ekonomik göstergeler iyi değil. Çünkü ekonomimiz üretim üzerine değil İnşaat üzerine kurulmuş durumda.

İşi iyi olan bir avuç insan ve ekonomiyi güzel göstermekten beslenen bazı basın yayın organlarının ekonomiyi güzel göstermelerini,dünyaya kapalı olan KUZEY Kore'nin yıllar önce oynanan dünya kupasında Kuzey Kore'yi şampiyon gösterdiği gibi ekonomimizin güllük gülistanlıkmış gibi göstermeleri beklenen kötü sonucu sadece bir kaç yıl uzatmaktan başka işe yaramaz.

Şu anda yapılan inşaatların çoğu satılamıyor. Satılmayan konut için kredi alan müteahit ilk önce fiyat düşürecek,daha sonrada iflas edecek işte o zaman DOMİNO etkisi ile birbirine bağlı bir çok sektör 'de meydana gelen sorunlar halkın canına tak edecek ve yeni bir parti arayışına girecekler. Tabi ben hiçbir zaman ekonomi kötüye gistsin istemem ama üretim olmadan sadece inşaat ile de ekonomi ilelebet ayakta duramaz.

İşte alt yapısı hazır olan REFAH PARTİSİ böyle bir anda 81 vilayette ve yüzlerce ilçede bulunan Erbakan Vakfı il ve ilçe temsilciliklerini Refah Partisine dönüştürecek ve seçime girecek.

Zaten Merhum Prof.Dr.Necmetin Erbakanın halk nezdinde siyasi ve eokonomik öngörüsü olarak ciddi bir karşılığı var.

Herkes FETÖ ile kanka iken hoca "Fetö'ye öğrenci veren Amerika'ya asker vermiş olur" diyerek bu yapının dikkatlerini ve gazabını üzerine çekme pahasına da olsa maddi ve manavi bedel ödedi.

Muhtemel ki 28 Şubat sürecinde bu yapıya boyun eğseydi HÜKÜMETİ yıkılmaz 28 Şubat Post Modern askeri darbesi de olmayabilirdi. Ama hoca taviz tavizi doğrurur felesefesinden hareket ederek başbakanlıktan ayrılma pahasına bu yapıya eyvallah demedi.

Bakın merhum Erbakan Hoca'nın muhteşem sözlerinden birisi şu şekilde idi:

Kürt ile Türkü ayırarsanız, ne Kürt kalır ne de Türk..

Türk ile Kürdü birlestirirseniz ne ingiliz kalir ne de Fransız..

Prof.Dr. Necmettin Erbakan../ Eski Başbakan

Velhasılı kelam er yada geç Dr.Fatih Erbakan ve arkadaşları REFAH PARTİSİNİ kuracak 

Son iki yılda Erbakan Vakfı'nın yaptığı toplantı ve orgnizasyonlara bakın sadece REFAH PARTİSİ'ni kuruyoruz demedikleri kaldı.

Gelen kulis bilgilerine göre halkın gönlüne hitap edecek ve ilk seçimde ciddi bir oy alacağı hesaplanan Refah Partisi için tüzük ve kadro çalışması yapıldını biliyorum.

Zaten daha seçimlere 2 sene kalmasına rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sanki bir seçim ortamında imişiz gibi parti teşkilatlarının danışma meclislerine katılıp mesajlar vererek partisini diri tutma gayretlerinin altında Refah Partisi'nin geliyor olduğu iddia ediliyor.

Refah Partisi gelirse CHP ve MHP'den ziyade Ak Parti'den oy alır.Çünkü Ak Parti'nin çekirdek kardosu Refah Partisinden nevşü nema bulmuştu.

2019'a giden süreçte çok zorlu bir seçim sürecine girildiğinin herkes farkında.

Erdoğan MHP baraj altı kalırsa bundan yararlı çıkacak parti'nin kendi partisi olduğunun farkında.

Ama Meral Akşener yeni bir Parti kurarsa bu partiye gidecek oyların kendi işini zora sokacağını da biliyor.

CHP ve HDP 2019'da seçime ortak girebilir

Diğer bir sorun da CHP ve HDP'nin Mart 2019'da yapılacak olan belediye seçimlerinde ortak aday çıkarıp Ak Parti'den bir çok yerin başkanlığını almanın hesabını yaptığı biliniyor.

Örnek vermek gerekirse HDP Esenyurt'ta % 10.1 oy ile 34.686 oy alıyor ama seçim sisteminden dolayı aldığı bu oy hiç bir işe yaramıyor.

CHP ise önce Gürbüz Çapan ile seçime girecekti. Surunlar çıkınca bu sefer yerine kardeşi Çetin Çapan'ı aday yaptılar. Bütün olmsuzluklara rağmen CHP de % 34.6 ile 118.867 oy aldı ama başkanlığı Ak Parti adayı Necmi Kadıoğlu % 47 oy ile aldı.

2019 Mart ayında yapılacak olan yerel yönetim seçimlerinde CHP ve HDP iyi bir aday ve Meclis üyesi dağılımı yaparlarsa ve halka'da neden işbirliği yapmak zorunda olduklarını sağlıklı bir şekilde anlatırlarsa 2014'de aralarında var olan % 2 puan farkını kapatırlar diyenler çoğunlukta. Bu durum istanbul'un bir çok ilçesi için geçerli.

Yani Erdoğan'ın sık sık dediği gibi kimler kimlerle beraber... tezi 2019 da ete kemiğe bürünebilir.

2019 seçimleri bir çok şeye gebe iken Ak Parti 'nin şu an yapmakta olduğu İstanbul ilçe kongrelerinde teşkilatların üzerinde hem fikir olduğu adaylar ile kongreye girememesi sıkıntının ne kadar büyük olduğunu gözler önüne seriyor gibi.

Biz sadece konuşulanları ve söylenenleri yazdık. Asıl damgayı halk seçimde vuracak.

Herkeste yaptığının veya yapamadığının bedelini sandıkta ödeyecek.

Gel 2019 gel seni bekleyen çok kişi var...

İstanbul Times / Hüseyin Çetiner - 11 Eylül 2017

Son Güncelleme: 11.09.2017 00:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186