banner175

Travmalar beklenmedik ve ani biçimde gelişen olaylardır. Travmalar neden vardır sizce neden hayatlarımız travmalarla bezenmiş durumda hiç düşündünüz mü..? Haydi gelin birlikte irdeleyelim travmaların hayatımızdaki varlığını… E tabi hayatlarımızın travmalarla örüntülü olduğunu saptamamız, beraberinde hayatın ne üzerine kurulu olduğu yani hayatın neden var olduğu merakını içimize gizlice yerleştiriverir. Bence hayat, tekamül (olgunlaşmak) üzerine kuruludur. Yanlış anlamayın, kaya gibi taş gibi olmak hiçbir şeyden etkilenmemek ağlamamak çocuklaşmamak gibi sahte olgunluk gösterilerinden bahsetmiyorum size. Benim size bahsini ettiğim, tekamülün ‘’ahlak’’ üzerine olduğudur. Olgunlaşmak, iyi ve hakiki insan olmak ve bunu sürdürmek demektir aslına bakarsanız. Ahlak insanları bir arada tutmak ‘’birleştirmek’’ üzerine kuruludur. Bunun için ise önce kendini sonra ötekini ‘’okumak’’, anlamak gerek! İşte tamda burada travmalar devreye girer. İnsanlar hem birbirinden ayrıdır hem de birdir. Bir cenin bile annesinin yediklerine, içtiklerine, düşüncesine bağlıdır. Ama duygu ve düşüncesinin oluşumu onun dışsal verileri işletim sistemine (bilişselliğine), çevreye (çevreden aldığı verilere) bağlı olduğu için ayrıdır. Çünkü, babasının spermi bile onun tohumunu oluşturması için ayrılıp annenin yumurtasına birleşmek zorunda. Aslında insan tohumunun oluşması bile bir travmadır, biliyor musunuz? Babanın aniden fışkıran spermleri (yabancı hücreleri) annenin döl yatağına doğru hücum ediyor ve annenin vücudu bir tanesini absorbe edip onunla yeni bir hücre oluşturup diğerlerini geri püskürtüyor. Bu sadece tohumun oluşu ... Peki ya cenin ? İçinde bulunduğu sıvı dolu torbanın sıcaklığı, hiçbir çaba harcamadan beslenmesi... Hiçbir sorumluluğunun olmaması (!) Peki hiçbir sorumluluğunun olmaması o canlıyı işlevsel olarak var eder mi? Kesinlikle hayır. Doğada var olan herşeyin bir işlevi vardır, dolayısıyla da sorumluluğu. E sperm de yumurtayla birleşme görevini yerine getirdi. O zaman bebeğin de sorumluluğu olmalı derseniz şu konuda yanılırsınız; sperm ve yumurtanın birleştikten sonra cenini, annenin (organizmanın) da desteğiyle tam teşekküllü suyunda en mükemmel haliyle hazır etmek. Ceninin ise tek sorumluluğu, anneden beslendikten sonra otomatik olarak büyümek. Velhasıl doğuma gelirsek eğer, annenin muntazam konforlu torbasından birden ayrılma söz konusu. Yani hayata gözlerini travmayla açıyor küçük bebek. Çünkü insan olabilme cesareti sorumluluk ister ve sorumluluk çoğu zaman travma yaratır. Travmalar ise tekamülü... Travmalar olumsuz düşünce kollarıyla kendini var eder. Mesela; utanç, korku, öfke veya üzüntü...  Hepsinin temelinde ne vardır biliyor musunuz? ‘’Eksiklik hissiyatı’’... Peki insan neden kendini eksik hisseder? Cevabı çok basit. Çünkü, muhtaçtır insan. Var oluşu hatta hayatı bile kendinde eksik olan yani muhtaç olduğu şeyle birleşmek, onu var etmek üzerine kuruludur. Örneğin; ilgi görmeyen birini onu elde etmek için bedenini açıp ‘’fast emotion’’  lara kendilerini kaptırmaları ilgi eksikliği çeken ilgiye muhtaç olan birinin sanatçı olup aldığı alkışlarla kendini tatmin etmesi veya en önemlisi ilgi ve sevgi açlığı çeken, buna muhtaç olan kişinin ‘’saf sevgi’’ ile yani karşı taraftan karşılık gelse de gelmese de sevmesi (bu asla karşılıksız kalmaz. Saf sevgi insanı esir alır!) ki bu da en muhtaç insanın yapabileceği bir şeydir. Saf sevginin çok güçlü, birleştirici bir enerjisi vardır esir alır ve ondan kaçamazsınız! Aynı zamanda var olabilmesi için muhtaç olunmaya yani travmaya ihtiyaç duyar. En büyük aşklar var olmak için ‘’gerçek ihtiyaçlara’’ ihtiyaç duyar. En büyük şaheserler de keza... Mesela insan... Doğumundan ölümüne sürekli muhtaç olan insan... Ama senin farkın muhtaç olduğunu, fark etmek olacaktır! Unutma, en muhtaç insan (fark eden) kendini gerçekleştirmeye, tekamüle en yakın insandır!

Muhtaç olduklarını fark edebilmen dileğiyle..!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner169