Tunay, Ankara Temsilcilerimiz Reşat KUŞÇUOĞLU ve Neşe ÖZCAN’ı çeşitli konuları ilişkin soruları yanıtladı. CHP İstanbul Milletvekili Tunay’ın TBMM’deki makamında gerçekleştirilen

Ø   FAİK TUNAY Kimdir? Kısaca bahseder misiniz?

Rumeli ve Balkan göçmeni ve Trabzon kökenli bir ailenin ilk çocuğu olarak 5 Mart 1981 yılında istanbul’da dünyaya geldim.

Marmara Üniversitesi  İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri bölümünden mezun oldum.
Yabancı dillerimi geliştirmek amacıyla 3 yıl yurt dışında kaldım. 1 yıl Italya/Roma, 1 yıl İspanya/Madrid, 1 yıl da Hırvatistan/Zagreb’te yaşadım.Şu anda İngilizce,İtalyanca,İspanyolca, Hırvatça ve Boşnakça olmak üzere beş yabancı dili konuşabiliyorum.

A
skerlik vazifemi Yozgat’ta jandarma olarak yaptım. Büyük bir şirkette pazarlama departmanında çalışarak iş hayatına başladım. Siyasete 2000 yılında Anavatan Partisi’nde başladım.

2001 yılında Dünya Genç Demokratlar  Birliği  Başkan Yardımcılığı görevinde bulundum. Seçilen ilk Türk bendim. 2 yıl boyunca görevime devam ettim. 12 Haziran seçimlerinde de İstanbul 3. Bölgeden milletvekili seçildim. Milletvekilliği görevimin yanında Dış İşleri Komisyonu üyesiyim.
 
Sosyal hayatımda da Rumeli ve Balkan Türkleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı  ve Trabzonspor’un kongre üyesiyim.

Ø   Faik TUNAY’ın bir haftası nasıl geçer?

Haftanın 3-4 gününü Ankara’da geri kalan günlerini  İstanbul’da geçiririm. İstanbul’da 3.bölgede 13 ilçe 390 muhtar bulunuyor. Muhtarlarımızın herbirini tek tek ziyaret ediyor, sorunlarını dinliyorum.

Bir gün dernek ve vakıfları geziyorum. Haftada bir gün de taksi duraklarını geziyor,taksici esnafının  sorunlarını dinliyorum. Cuma günlerini de müftü ziyaretlerine  ayırıyorum. Halkın içinde olmak sorunlarını öğrenmek için en iyi yoldur. Siyasetin sermayesi insandır.

Ø   İktidar Parti ve Muhalefet Partisiyle ilgili söylemek istedikleriniz nelerdir?

Ülkemizde iktidar eğer %50  oyla iktidar olmuşsa bu durumu önce içselleştirmeli ve biz niye alamadık diye düşünmeliyiz. Fakat iktidar da bizim varlığımızı kabul etmeli. İktidarın, iç tüzük değişiklik teklifiyle konuşma sürelerimizi  kısaltılması gündemde. Bu durumdan rahatsızız. Milletimiz bizi meclise  gönderdiyse burada fikirlerimizi rahatlıkla söyleyebilmeliyiz.

MİLLETVEKİLİNİN GÖREVİ ÇALIŞMAKTIR.

Ø   Emekli milletvekili maaşlarıyla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Emekli milletvekillerinin maaşlarının artırılmasıyla  ilgili yasa teklifi değişiklik gerektiren, fakat zamanlama olarak da uygulama şekli olarak da yanlış  bir uygulamadır. Eski dönemlerde emekli olan milletvekili  4800 TL maaş alırken, yeni dönemde emekli olan milletvekili 900 TL maaş alıyordu. Bu bakımdan emekli milletvekili maaşlarında düzenleme yapılması gerekiyordu. Fakat zamanlaması yanlıştı. Önce İntibak Yasası çıkarılmalı,memur maaşları  arasındaki farklar giderilmeli, emekli mutlu edilmeli sonra bu konu gündeme getirilmeliydi. Ayrıca milletvekillerine sağlanan  2 sene görev yaparak emekli olabilme hakkını, kolay kazanılmış bir hak olarak görüyorum. Milletvekili en azından 5 yıl görev yapmalı, Devletine hizmet etmeli ve emeklilik hakkını kazanmalıdır.

Ø   Komşularımızla ilişkilerimiz hakkında neler söylemek istersiniz?

Dışişlerinde devletler arasında ebedi dostluklar ve düşmanlıklar olmaz. Sadece çıkar ve menfaat ilişkileri vardır. Devletler arası ilişkileri incelerken realist olmak gerekir. Suriye’de büyük güçlerin mücadelesi var. Biz Türkiye olarak yaptırımlarımız daha ağır olacak dedik. Başka devletlerin içişlerine karışmak , muhalifleri aleni biçimde desteklemek çok da doğru değil. Suriye, İran ve Irak’la  ilişkilerimiz gerildi. Sıfır problemli komşu noktasından, problemsiz sıfır komşu noktasına ilerliyoruz. Fakat Balkanlarla ilişkilerimiz çok iyi. Sayın Dışişleri Bakanını da bu konuda tebrik ediyorum.

Ø   Fransa ve sözde soykırım iddiaları hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Fransa sözde soykırımı inkar yasasını çıkarttı. Bu ne ilk ne de son. Bu konu her sene bizim önümüze geliyor. Bizim yapmamız gereken bu konuyu çok ciddi araştırmaktır. Bu görev de tarihçilerimize düşer. Ermenilerin Dört “T” Kuralı vardır. Bunlar; Tanıtma, Tanınma, Toprak  ve Tazminat’tır.

Sözde Ermeni soykırımının 100.yıldönümü için Ermeniler tabiri caizse arı gibi çalışıyorlar, bizse sadece savunmadayız. Bu konuları basit tepkilerle aşamazsınınız. Bu konuyla ilgili bir araştıma merkezimiz yok. Savunmada beklemek yeterli değildir. Biran önce toparlanıp bilgiyle, birikimle, araştırmayla bilimle, tarihle saldırıya geçmemiz gerekir. Önce bilgiyi arşivleyip, sonra Avrupa’da ve tüm dünyada anlatmamız gerekir.

Ø   Son dönemde gündemde olan çek mağduriyeti ile ilgi düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Konu ne olursa olsun bir mağduriyet varsa , burada mağdur olandan yana olunmalı. Eğer bir kimse bir diğerinin hakkını yiyorsa, bunun da bir bedeli olmalı bazı şeyler yapanın yanına kar kalmamalı.

 ÖNYARGILAR VE SEVGİSİZLİK

Ülkemizdeki pek çok görünür problem aşılabilir niteliktedir. Fakat tüm bu problemlerin kaynağı önyargılarımız ve sevgisizliktir. Sevgisizlik, hoşgörü ve diyalogla aşılabilir. Kin ve intikam duygusu ülkenin ilerlemesini engeller. Bizim kökenimizde hoşgörü ve diyalog var. Kökenimizde sevgi var.

Bunları yeniden hatırlatırsak bizbize yeteriz. Bin yıldır süren kardeşliğimizi devam ettirmeliyiz.

İstanbul Times/Söyleşi ,Reşat Kuşçuoğlu- Neşe Özcan                                                                                            

Ø   Sizce ülkemizdeki problemlerin kaynağı nedir?