banner175

Sinoplular Sağlık Okur Yazar Seminerinde

Avrasya Hastaneler Grubu Zeytinburnu yerleşkesinin yıllardır yaptığı Cuma seminerleri bu sene de Sağlık Bakanlığının üzerinde titizlikle durduğu hasta ve hasta yakınlarına sağlık alanında temel bilgiler vermek adına balatmış olduğu “Sağlık Okur Yazarlığı” seminerinin bu haftaki konuk derneği Zeytinburnu Sinoplular Derneği oldu.

Sinoplular Sağlık Okur Yazar Seminerinde

Avrasya Hastaneler Grubu Zeytinburnu yerleşkesinin yıllardır yaptığı Cuma seminerleri bu sene de Sağlık Bakanlığının üzerinde titizlikle durduğu hasta ve hasta yakınlarına sağlık alanında temel bilgiler vermek adına balatmış olduğu “Sağlık Okur Yazarlığı” seminerinin bu haftaki konuk derneği Zeytinburnu Sinoplular Derneği oldu.

istanbultimes
istanbultimes
01 Kasım 2017 Çarşamba 11:11
Sinoplular Sağlık Okur Yazar Seminerinde
banner171

Hastane İdare amirlerinden Gönül Diklek’in yaptığı sunum ile başlayan programın açılış konuşmasını Doç Dr.Ali Rıza Cenal yaptı.

İstanbul Times Haber Merkezi / Hüseyin Çetiner 

Zeytinburnu Sinoplular Dernek Başkanı Mehmet Çakır “Avrasya Bildiğimiz bir sağlık kuruluşu”

Zeytinburnu Sinoplular Dernek Başkanı Mehmet Çakır Ayı zamanda Ak Parti Zeytinburnu Meclis üyesi ve Zeytinburnu Dernekler Federasyonu Başkanı da olan Çakır yaptığı açılış konuşmasında şunları söyledi “ Avrasya Hastanesi benim,için sadece bir hastane değil. Babam haydar Çakır’da burada emekli oldu. Yani şu an içinde olduğumuz mekanın bizim ailemiz için anlamı çok büyüktür. Başta Hastanenin kurucusu sayın Op.Dr.Hüseyin Urlu olmak üzere diğer yönetim kurulu üyeleri olan İbrahim, Ömer ve Battal Urlu kardeşlere ilçemize böyle güzel ve köklü bir hastane armağan ettikleri için kendilerine teşekkür ederim. Bugün burada bize sunum yapacak olan Dr.Sedat Işık hocama ve bizler bu imkanı sunan herkese teşekkür ederim” dedi.

Dr.Sedat Işık yaptığı sunumda şunları söyledi:

TİROİD NODÜLLERİ

İç Hastalıkları uzmanı Dr.Sedat Işık yaptığı sunumda şunları söyledi:

Tiroid bezi adem elması olarak adlandırılan kıkırdağın hemen altında yer alan 15-30 gram ağırlığında ,hormon üreten bir bezdir. Kadınlarda ve iyot alımının yetersiz olduğu bölgelerde yaşayanlarda biraz daha büyük olabilir.

TİROİD BEZİ - TİROİD HORMONLARI

Tiroid bezi metabolizma için çok gerekli olan T3 ve T4 hormonlarını salgılar. Bu hormonlar kalp hızının ayarlanması ve kasılması ,böbreğin yeterli yoğunlukta idrar oluşturması, mide-barsak hareketlerinin düzenlenmesi, kemik-kas gelişiminin sağlanması , vücut ısı dengesinin oluşturulması, protein-yağ metabolizmasının sürdürülmesi ile ilgili önemli görevlere sahiptir. Özetle enerji düzeyimizi kontrol eder. Ayrıca gebelerde annedeki hormon düzeyi çocuk beyin fonksiyonlarının oluşumunda önemlidir.Kadınlarda üreme fonksiyonunun sürdürülmesinde gereklidir. Eksikliği önemli bir kısırlık nedenidir.

İYOT YETERSİZLİĞİ:

Vücuttaki İyotun ¾ ü tiroid bezinde bulunur.Tiroid hormonu yapımı için İyot elzemdir. Günlük iyot ihtiyacı içtiğimiz su(doğu karadenizdeki içme suyunda İstanbuldakinin ¼ ü kadar iyot var),kullandığımız tuz(iyotlu),besin maddeleri(en yüksek deniz ürünleri,yumurta,sebzeler ve süt ürünlerinde vardır.) ile karşılanır. Yetersiz iyot alımı ve iyot bağlayan besinlerin (lahana,şalgam,turp,karnabahar ) fazla miktarda alımı ile yetersizlik ve guvatr hastalığı oluşabilir.

Guvatr, tiroid bezinin büyümesi veya çalışmasının aşırı veya yetersiz olmasıdır.

Ülkemizde iyot yetersizliği özellikle doğu karadeniz bölgesi(Trabzon %68) ,Malatya,Bayburt ve batı-orta Karadenizde olmak üzere yaygındır.Bu nedenle Guvatr sıklığı artmıştır. Bu nedenle basit ve ucuz bir yol olarak 1998 yılından itibaren kanun çıkarılarak tuzların iyotlanması (zehirli guvatr gibi özel durumlar için normal tuz üretimide vardır.)zorunlu hale getirilmiştir.

İYOTLU TUZ KULLANIMI İÇİN ÖNERİLER

Günlük 3-4 gr iyotlu tuz iyot ihtiyacını karşılar.Kalp ytm , hipertansiyon hastaları için önerilen tuz miktarı maksimum 4-5 gr /gün dür.Türkiyede ortalama tuz alımı 15-16 gr/gün dür.

Tuzdaki iyotun yok olmaması için kapalı,serin ve karanlık bir ortamda saklanmalıdır.

Mümkünse yemeklere piştikten sonra tuz konmalıdır. (İyot un kızartma ile %20,ızgara ile %23,kaynatma ile %60 ı kaybolur)

İYOT EKSİKLİĞİ

Sinop İli Durağan İlçesi Çayağzı Köyünde Guvatr Taraması

Sinop ili Durağan ilçesi Çayağzı köyünde Nisan 1988 tarihinde, guatr sık¬lığı tanımlamak için yapılan taramada, olgularda 17'si erkek, 78'i kadın toplam 95 kişiye fizik muayene yapılmış ve alınan kan örneklerinde tiroid fonksiyon testlerine bakılmıştır. Araştırmada % 46.3'ü diffüz, % 32.6'sı nodüler olmak üzere toplam % 87.4 oranında guatr saptanmıştır. Görülme sıklığının kadınlarda önemli derecede farklı olduğu (P<0.01) araştırmada, tiroid fonksiyon testleri % 83.8 oranında normal bulunmuştur. Alınan su örneklerindeki iyot eksikliği (50 jig/dl), bölgedeki endemik guatr nedeninin iyot yetersizliği ve eğitim eksikliğine bağlı olabileceğin düşündürmektedir.

İYOT YETERSİZLİĞİ

Sağlık Bakanlığı, alanında yetkin akademisyenlerin ve ilgili yetkililerin desteğiyle 1997 yılında başlatılan toplumda iyot alımının artırılması çalışmalarına rağmen, 2007 yılında yapılan taramada iyot eksikliği oranının yüzde 30'u orta-ağır düzeyde olmak üzere yüzde 47 dolaylarında görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Tanrıverdi, "İyotlu tuz kullanımının artırılmasına yönelik kampanyalardan önce bu eksiklik yüzde 90'ların üzerinde idi.

HİPERTİROİDİ

Tiroid bezinden tiroid hormon yapımının artmasından kaynaklanan tiroid hormon fazlalığını ifade eder.

En sık nedeni graves hastalığı denen primer hipertiroidi dir.Burada tiroid bezinin iltihabi reaksiyonu söz konusudur.Tiroid bezinde hormon salgılayan bir nodül söz konusu değildir.

İkinci sıklıkla çok sayıda veya tek hormon salgılayan nodül –adenomlar söz konusudur.(MNG,Toksik adenom)

Halsizlik, sinirlilik, carpıntı, kilo kaybı, nefes darlığı,sıcağa tahammülsüzlük, iştah artışı,kadınlarda adet düzensizliği, terleme, yumuşak dışkılama veya diyare, göz belirtileri hipertirodi(halk arasında zehirli guvatr olarakta adlandırılır.) düşündüren bulgulardır. Basit kan testleri ve muayene ile tanı konur,mutlaka tiroidin radyolojik olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira tiroid nodülleri,kanserleri gözlenebilir.

GEBELİK- TİROİD

Hipotiroidinin varlığı, fertiliteyi olumsuz etkilemek- tedir.Bu nedenle kısırlık araştırmalarında tiroid testleri ilk sırada yapılması gereken testlerdir.

Hipotiroidinin saptanıp tedavi edilmemesi, fetusun nörolojik gelişimini de olumsuz yönde etkilemekte, bilişsel ve entellektüel performans düşüklüklerine yol açmaktadır.

Tedavi edilmemiş hipertiroidi gebelikle ilgili cok ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. Bunlar arasında düşük, ölüdoğum, erken doğum riski, preeklampsi ve çocukta gelişme geriliği sayılabilir.

TİROİD NODÜLLERİ 

Çevre tiroid dokusundan farklı ve radyolojik olarak ayrılabilen lezyonlara tiroid nodülü denir. Edilebilen nodül sıklığı %3 ila 7 iken, klinik olarak saptanamayan ancak ultrasonografide tespit edilen nodül sıklığı %20 ila 76 arasında rapor edilmektedir. Tiroid nodülleri hastanın kendisi veya hekimin fizik muayenesi sırasında boyunda kitle ele gelmesi bazen de yapılan görüntüleme incelemesi sırasında tesadüfen bulunur. Nodül görülme sıklığı yaşla birlikte artış gösterir. Kadınlarda daha sık görülür.

TİROİD NODÜLLERİ

ULTRASON:Uygulanması ve hasta toleransı kolay, ucuz, herhangi bir maddenin hasta vücuduna verilmesini gerektirmeyen ve yaygın bulunabilen bir yöntem olan USG, tiroid ve paratiroid hastalıklarında uzun yıllardan beri ilk seçenek olarak kullanılmak -tadır. Radyasyon vermemesi nedeniyle hamile bayanlarda ve küçük çocuklarda bile güvenle kullanılabilmektedir.

BT-MRG: Tiroid kanserlerinde özel kullanımları ve bası bulguları olan hastalar dışında nodüllerin araştırılmasında ve takibinde yeri yoktur.

TİROİD KANSERLERİ

Tiroid kanseri birçok semptomla kendini gösterebilir.

En yaygın semptom olarak boyun bölgesinde şişme veya nodül bulgusu

Özellikle boyunda olmakla birlikte kulaklarda da hisse- dilebilen acı ve ağrı hissi

Yutkunmada güçlük,Nefes almada zorluk ve hırıltılı solunum,Soğuk algınlığından kaynaklanmayan uzun süreli öksürük,Soğuk algınlığından kaynaklanmayan ses kısıklığı ve konuşurken seste boğulma.

Dr.Sedat Işık’ın yaptığı sunum bitince soru cevap bölümüne geçildi. Soru cevap bölümü bitince de Avrasya Hastaneler Grubu Genel Koordinatörü İbrahim Urlu’da kısa bir konuşma yaparak şunları söyledi “Sağlık Okur Yazarlığı konusunda yapmış olduğumuz seminerimizin bu haftaki derneği Zeytinburnu Sinoplular Derneği Oldu. Dernek başkanı ve aynı zamanda Zeytinburnu Belediye meclis üyemiz olan Sayın Mehmet Çakır’ın yaptığı konuşma çok net ve güzeldi.

Babası Haydar Çakır ile beraber çalışmış olmak da beni çok mutlu etti. Her hafta Cuma günleri saat 16.30 da Konferans Salonumuzda değişik bir konu ile alakalı hekimlerimiz seminer tertip ediyor.

Hasta ve hasta yakınlarının sağlık alanında pratik ve ön bilgilere sahip olmaları çoğu zaman hayat kurtardığına şahit oluyoruz.

Sağlık Bakanlığımızda bu işin önemini gördüğü için Sağlık Okur Yazarlığı konulu bir çalışma başlattı.

Özel hastaneler içinde bu konuya ciddi derecede önem veriyoruz. Burada hepinizin şahit olduğu gibi herkese açık olan seminerlerimizde salonumuz dolup taşıyor.

Sinop Derneği başkanı ve üyelerine bizleri yalnız bırakmadıkları için teşekkür ederim diyerek sözlerini tamamladı.

Daha sonra Sinop dernek başkanı ve sunum yapan Dr.Sedat Işık’a teşekkür belgesi taktim edildi ve toplu fotoğraf çekimi ile seminer sona erdi.

Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)

Son Güncelleme: 01.11.2017 12:11
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186