banner175

Genç Kadın Yazarın 4. Kitabı Çıktı

Daha önce yazdığı 3 romana 4. sünü ekleyen Hatice Kübra İpek “Seni Buldum Kendimi Unuttum” ismini taşıyan 4.eserini imzalamak ve kitap hakkında bilgi vermek için gazeteci yazar Hüseyin Çetiner’ i ziyaret ederek kitap ve yayıcılık üzerine sohbette bulundular.

Genç Kadın Yazarın 4. Kitabı Çıktı

Daha önce yazdığı 3 romana 4. sünü ekleyen Hatice Kübra İpek “Seni Buldum Kendimi Unuttum” ismini taşıyan 4.eserini imzalamak ve kitap hakkında bilgi vermek için gazeteci yazar Hüseyin Çetiner’ i ziyaret ederek kitap ve yayıcılık üzerine sohbette bulundular.

istanbultimes
istanbultimes
15 Ekim 2019 Salı 18:50
Genç Kadın Yazarın 4. Kitabı Çıktı

Hatice Kübra İpek Ziyaret nedeni ile şunları söyledi

Öncelikle yoğun gündemi arasında bizi kabul eden İstanbul Times Yayın Grubu İmtiyaz sahibi gazeteci Yazar Hüseyin Çetiner ‘e teşekkür ederim. Okumanın dip sevilere düştüğü günümüzde Kitap yazman ve yayınlamak çok önemli. Ancak yazdığınız kitaptan okurun haberinin olması da bir o kadar önemli.

Biz de imkanlarımız ölçüsünde gazete,haber portalı ve televizyon kanallarını ziyaret ediyoruz.

Bu kapsamda İstanbul Times Yayın Grubunu da ziyarete ederek eserlerimiz hakkında bir sunum yaptık. İnşallah yapacakları haber ve tanıtım desteleri ile eserlerimizin tanıtımına katkı sunacakları için sayın Çetiner ve ekibine teşekkür ederim.

Hüseyin Çetiner’de şunları söyledi

Hatice Kübra İpek hanımefendiye genç yaşta 4 tane roman yazarak kültür sanat hayatımıza yaptığı katkıdan dolayı teşekkür ederim. Her zaman çalışma arkadaşlarıma söylerim eğitim ve kitap haberlerinde hiç bir maddi beklenti içine girmeden kitap tanıtımlarına ve eğitim haberlerine yer verin derim. Genç yazarımızın zahmet edip eserini imzalayarak bize takdim etmeye gelmiş. Haber ve tanıtımlarını seve seve yaparız dedi.

On kitaptan oluşan bu seri fikrinin çalışma süreci nasıldı ?Serideki isimleri neye göre seçtiniz ve seri okuyana ne vaad ediyor bunlardan bahseder misiniz ?

Bu seri fikri üzerinde çalışmaya başlayınca İslam alimlerininhayatlarını araştırarak bir envanter oluşturdum. Başlarda ana fikir icatları ve başarılarıydı ama okudukça, araştırdıkça konular derinlik kazandı. Yaşanılan tecrübelerden, çalışma koşullarından, sarf ettikleri mücadelelerden birçok hikâye ortaya çıktı. 10 tane adını unuttuğumuz yahut bize unutturulan, raflarda kitap olarak görmeye aşina olmadığımız alimi seçtim. Bunu yaparken de aslında en büyük dezavantaj olan yeterli derecede kaynak bulamama sorunu ile çok zorlu bir alana yöneldim. Sadece özgeçmişlerini değil; yaşadıkları dönemi ve o dönemin özelliklerini, dönem koşullarını, tanıştıkları insanları, eğitim aldıkları mecraları, karşılaştıkları zorlukları, başlarına gelen olayları ve dönemin ileri gelen simalarını imgeleyen bir atmosferde bir alimin hayat hikayesini kurguladım. Bugün Tarihi-kurgu statüsünde bir kalıp içerisinde değerlendirilen bu alimler serisi göz önüne alındığında kimi zaman bir kişisel gelişim kitabı, kimi zaman bir romantik biyografi (Bugün Batı’nın önemli gelen kişilerini halka sevdirmek adına yapmış olduğu biyografik çalışmalarına verdiği isim) kimi zaman ise bir tasavvuf konusu sayılabilirler.

Tabi “Neyi arıyorsan, o’sun sen!” hitabından yola çıkarak serideki her bir kitabın okura hitaben yazıldığını söyleyebilirim.Zira okuyanın aradığı da bulduğu da kendi olsun, imtihanlarına sabırları genişlesin, acıları ve tasaları huzura tebdil olsun diye yazıldı satırlar. Hani sanatçı için klişe bir söz vardır, “topluma mal oldu!” derler ya, işte bu seri de topluma mal olsun, yaşadıkça geliştirdiğim vefatımdan sonra ise zemin kabul edilerek üzerine türlü bilgilerin eklendiği, genişletildiği, geliştirildiği daha güzel eserler olsun duasıyla yazdım.Veda hutbesinde, Efendimiz (s.a.v.)’in “Benden duyduklarınızı burada olmayanlara anlatın, ola ki sizden daha iyi anlayanı çıkar.” sözüne inanarak sarf ettim cümleleri.

Önce Sen Sonra Sen” kitabınızla alakalı bir röportaj yapmıştık. Akşemseddin Hazretleri’nin hayatıyla alakalıydı. Peki bir sonraki kitabınız “Seni Buldum Kendimi Unuttum” kimi anlatıyor?

Bu kitap gökbilimci, mühendis, matematikçi ve mekanik bilimciTakiyüddin’le alakalı. 2012’de araştırmalar esnasında astronomiyle uğraşan alimlerin Ebcedile uğraştıklarına rastladım. Bazı gökbilimci alimlerin daha önce sarf ettikleri cümlelerden manevi bir adım sırası oluşturdum.

Takiyüddin’in de bir tavsiye üzerine evlendiğini okuyunca şu soruya yanıt veren bir hikâye kurguladım. “Düşünün ki döneminizdeki en güzide bilgesiniz, hatta sizin gibi alimler sizden eğitim almaya,sohbetinize iştirak etmeye geliyorlar. Karşınıza bir hanım çıkıyor ve diyor ki “Şimdiye kadar alim değildin! Sadece bildiklerinin hocasıydın. Gerçek bir alim olabilmek için bir sırra vakıf olman gerekiyor. Gel beş adımda bu sırrı sana vereyim?”

İşte bu sırra vakıf olabilmek için o adımları samimiyetle yürüyen bir alimin hayatını en ince ayrıntısına kadar okumak gerekiyor.

“Öyle birine aşina ve maşuk olmalı ki gönlün, O kum tanecikleri inci diyorsa inci gözükmeli gözüne…”Sözü de bu yolculuğa çıkanlara söyleniyor.

Bu kitaptan sonraki çalışmalarınız ve serinin geri kalanı hakkında kısaca bize neler söyleyebilirsiniz?

Çelik Yayınevi ile periyodik bir basım süreci hedefledik. Bunu da şimdiye kadar gerçekleştirdik Hamdolsun. “Seni Buldum Kendimi Unuttum” kitabının ardından Ekim ayında “Senden Geriye Kalan” kitabım okuyucuyla buluştu. Hepimizden biraz, hepimizden az bir hikâye aslında. Ötekinin berikinin değil, bizim hikayemiz. Sıfırdan başlayanların, yeniden başlamaya cesareti olanların ve güzelleşmeye gönlü olanların hikayesi. Yola çıktığımda 2040’lı yılları yazacaktım. Ama kitap bittiğinde zamansızdı. O yüzden herhangi bir zaman dilimine koyamadım cümleleri. Dün, bugün, yarın her an olabilirler. Belki de olmuştur yahut oluyordur. Her an suskunların mazlumların kıyameti zalimlerin üzerine kopacağı bir an olabilir diye düşünerek yazdım.

Bu kitabın ardından önümüzdeki aylarda;Ayın ilk haritasını çizen ve ilk yerkürenin eksenindeki eğikliği hesaplayan: Ali Kuşçu bir nedamet ve bir tövbe hikayesiyle okurla buluşacak inşallah.

Newton’dan 700 sene önce Yer Çekimi Kanunu’nu ileri süren, Galileo’dan 600 sene önce Dünya’nın döndüğünü ileri sürerek bunu ispatlayan: Biruni bambaşka bir aşk hikayesiyle buluşacak sırasını bekliyor.

İlk dünya haritasını çizen: Piri Reis kaybedişlerin değil kayboluşların romanıyla kendini anlatacak bizlere…

Osmanlının ilk tarih yazarı, ilk tarih eleştirmeni ve bugün dünyaca önemli sayılan Cihannüma’nın yazarı: Kâtip Çelebi, evlat-anne-baba ekseninde, muhabbetin en güzeli ve sevdanın en zorlusuyla yoklayacak gönüllerimizi…

İslam felsefesinin kurucusu, ilk filozofu, Farabi aydınlıkta karanlığa kapılan ve gözleri ışığa hasret olanlara ışıl ışıl bir sevdayla anlatacak hakikati…

Ünlü Türk denizcisi ve haritacısı, Kanuni’nin şiir dostu: Seydi Ali Reis, hakiki bir hikâyeden Aşıklar meclisine, oradan da “Hu” hakikati ile yürek evlerimize misafir olacak inşallah…

Her biri için aylar hatta seneler süren çalışmalar gerçekleştirdim. Mizanpajlar art arda devam ediyor. Aynı alimlerin yine 10 kitap halinde 6-12 yaş çocuklara hitap edecek versiyonunu da yazdım. Çizim aşamasındalar şu an. En kısa zamanda onları da genç okurla buluşturmayı hedefliyoruz.

Son cümlelerinizde bu güzel röportaj için size teşekkür ederken, seriden sonra neler yaptığınızı ve yapacağınızı da sormak istiyoruz.

2015 yılında seriden sonra roman yazmaya başladım. Yayına hazır iki Tarihi-Kurgu, iki Hidayet konulu romanım var. Halihazırda roman yazmaya devam ediyorum. Seri tamamlandığı zaman romanlarla devam etmek istiyorum.

Kitaplar kutlu alimlerin hayatı olunca onlara edebenithaf yazamamıştım. Bu vesileyle bazı teşekkürlerimi dile getirmek istiyorum. Öncelikle sizlere verdiğiniz destekten ötürü teşekkür ediyorum.

Çelik YayıneviGenel Yayın Yönetmenim Serdar Çelik Bey’e, editörlüğümü üstlenen kardeşim Ayşe Sena Baş’a, son okumalarımı yapan babam Şükrü İpek’e, yanımda olup bana her daim destek veren annem Selma İpek’e, her daim yardımcım olan eşim Onur Bey’e, başta ailem olmak üzere desteğini ve sevgisini benden hiç esirgemeyen adlarını ayrı ayrı zikretmek istediğim dostlarıma ve okurlarıma teşekkür ediyorum.

Ayrıca kitapların kapakları ve iç mizanpajıyla ilgilenen, oluşumu süresince, basımı süresince emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum…

Hatice Kübra İPEK kimdir ?

1988 yılında İstanbul’da doğdum. Edebiyat fakültesinde okumaktayım. Ayrıca birçok alanda özel eğitim aldım. İngilizce, Arapça, Osmanlıca ve Almanca dil eğitimlerinin yanı sıra Türk İslam Sanatlarını içeren bazı dallarda, Bilgisayar Teknolojileri ve tasarım üzerine olan kurslarda eğitim gördüm.

Bir çocuk annesiyim. 2012 yılında on İslam alimi üzerine bir seri çalışmaya başladım.

2014’teHezarfen Ahmet Çelebi ve Lagari Hasan Çelebi’yi konu alan “Sen Elifsin Ben Vav” isimli ilk kitabım yayınlandı.

Aynı dönemde 1.5 sene bir dergi de makale ve öykü yazarı olarak çalıştım. Sonrasında farklı dergiler için deneme, öykü ve makaleler yazdım.

2018 yılının Aralık ayında Çelik Yayınevi ile tanıştık ve 2019 yılında serinin, Akşemsettin Hazretlerini konu alan “Önce Sen Sonra Sen” isimli ikinci kitabı yayınlandı.

Daha sonra Takiyüddin’i konu alan “Seni Buldum Kendimi Unuttum.” ve Ekim ayında da Harezmi’yi konu alan “Senden Geriye Kalan” isimli dördüncü kitabım okuyucuyla buluştu.

Kaynak : İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)

Son Güncelleme: 15.10.2019 18:57
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186