banner175
                   
İnsan üzerine yazmak, hep bir şeyi eksik yazmaktır. Çünkü İnsan , evrendeki en değerli varolan' dır. En değerli Varolan, anlaşılması en zor olandır. Aynı zamanda İnsan herşeyin ölçüsüdür. Bütün değerler, bütün ölçüler insan içindir,ona göredir. İnsan, ancak düşündüğün de varolduğunu anlar. Varolduğunu anladığında , düşünmeyi sürdürür. Düşündüğünde, hepimiz için anlam taşıyan şu soruyu sorar. Dünyanın, hayatın bir anlamı varmıdır yoksa anlamı olsun ya da olmasın sadece yaşanır mı?
                 
Bana kalırsa; dünyanın anlamı, hayatın anlamı İnsan'dır. Çünkü bir anlam arayan,tek Varolan,  insandır. Anlam aramak, herşeyi anlamlı yapar. Anladığında, anlam kattığında,İnsan da anlam kazanır.

Bizim İnsan dediğimiz, Et ve kemikten oluşan bedenin kendisi değildir, bedeni sadece kullanır. İnsan bir Oluş'tur. İnsan; olan, Olagelen ve oluşan bir şeydir. Olmak, Olagelmek, Oluşmak, zaman almaktadır, zamanla olmaktadır. O halde insan da zamansaldır. Belli bir süre Oluş' a katılır, buna Hayat diyoruz. Ve bu sürede de, kendisi ne olacaksa, o olur. Yani insan, zamanın ufkunda varolur. Bir canlı olarak insan ve onun hayatı anlamlı olursa ve diğerlerine değer katarsa diğer tüm canlılardan farklı olarak hayatı,Biyografi konusu olur; diğerlerininki ise Biyoloji..

İnsan, kendi hayatını temel alarak diğer insanlara, tarihtekilere şöyle dikkatli baktığında adeta fırlatılmış bir canlı görür. Herkes fırlatılır tıpkı, Olmak için ortaya atılmış bir tohum gibi. Dünya onun için ikametgah hükmündedir. Etrafında yapılar, nesneler, şeyler, İlişkiler görür, hepsini anlamaya çalışır, Çünkü onlar da insan tarafından, İnsan için yapılmıştır. Bütün bunlarla Oluşa hazırlanır. Dünyayı, hayatı tanıma zamanla olur, zaman alır. İnsanın eğer varsa görevi Oluşu sürdürmek ve tamamlamaktır. Zamanın ufkunda da O , ne ise O olacaktır.

İnsan için tecrübe neyse, İnsanlık için de tarih odur. Tecrübe bizim, hata yapmadan, acılara sebep olmadan Oluşu sürdürebilmek için faydalandığımız deneyimlerdir. Tarih de böyle oluşur ve işlev kazanır. Tarih yazmak sadece olayları arka arkaya yazmak değildir. Tarih insana, İnsan topluluklarına geçmişteki olayları, olguları, durumları anlatır. Böylece geçmişi aydınlatır ve geleceğe hazırlar. O halde tarih, insanlığın tecrübesidir ve doğruluğu, dolayısıyla faydalılığı yazanın boynunun borcudur. O halde bize düşen, Şimdi'yi sorumluluk içinde kayıt altına almak, Olageleni  belgelemek ve yorumlamak; Çocuklarımızın ki ise yazılanı doğru okumak, doğru yorumlamak olmalıdır. Ama tarih yazılırken aynı zamanda da yapılır.

Arkadaşlar unutmayalım; Tarihimiz geçmişimiz olarak artık kaderimizdir. Çünkü onu  değiştiremeyiz. Gelecek de hiç şüphesiz şimdiki seçimlerimiz ve yapıp ettiklerimizin ürünü olacak. Evet; kararlar veriyoruz, kararları seçiyoruz. Kararlar, seçimlerimiz, yapıp ettiklerimiz olarak geleceğimizi belirleyecek onların Toplamı da milletimizin yazgısı olacak. 

Unutmayalım! Milletimizin yazgısı da çocuklarımızın KADERİ....

İstanbul Times  / Dr.Aytekin Parmak 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186