banner175

Dünyada ve ülkemizde sürdürebilir bir ekonomi nasıl sağlanır?
İnsanlar her bakımdan güvenli yaşanabilir bir dünyaya nasıl kavuşabilir?
Dünyadaki kaynak kullanımında adaletli ve hakkaniyetli olmak, şeffaflık, dürüstlük ilkeleri, evrensel hukuk kural ve kaideleri dünyaya nasıl hâkim kılınabilir?
Bu konularda ortak bir konsensüs mutlaka sağlanmalıdır.

Gelinen noktada dünyada çok net bir güven bunalımı söz konusudur. Artık ekonomideki enstrümanların önemi pek kalmamış, kimi devletlerin bile imzaları karşılıksız kalmış durumdadır.

Dünyada bu olumsuzluklara bağlı toplumlarda sosyal çalkantılar baş göstermektedir. Çok ciddi sorunlara namzet bir dünyada yaşamın ortak riskleri hep mevcuttur.

Başta Amerika dâhil olmak üzere çoğu gelişmesini tamamlamış ülkeler şeffaflıktan uzak ve ekonomik verileri bakımından piyasalara pek de güven vermiyor.

Dünya arenasında ekonomi ve siyasi nizama yön veren oyuncular tüm kuralları hep kendi lehlerine göre belirlemişler. Bu kuralları koyma esnasında adil olmadıkları kesin olarak ortadadır. Sürekli nalıncı keseri misali hep kendi taraflarına yontmuşlar. Dünya kaynaklarını paylaşmada ve tüketimde kuralları, koydukları nizamı hakkaniyet, adalet, şeffaflık, dürüstlük ilkelerinden mahrum bırakmışlar.

Temel sorun güven bunalımı olunca, gelişmiş dünya ülkeleri ve yöneticileri tüm devlet yöneticileri, Ekonomi Mucidi Adam Smith'i referans alsalar esasında sorun daha kalıcı ve basit şekilde çözülür. Yüz yıllar önce şöyle demiş Adam Smith;

”1.Huzur ve barışı içeride ve dışarıda sağlamak şart.

2. Hak, hukuk, adalet. (Günümüzde buna evrensel hukuk kuralı deniliyor.)

3. Devlet ve sistemler ödenebilir makul bir vergi limiti almalı toplamalıdır. (Ceberut anlayışı reddetmiştir)”

İskoçyalı düşünür Adam Smith, üç yüz yıl önce bu üç altın kuralın insanlığı barbarlıktan uygarlığa çıkaracağını ortaya koymuştur. Bu üç kuralı alın bugünün devlet sistemlerine uyarlayın tüm sorunların hızlıca çözüme kavuştuğunu göreceksiniz.

Aşırı tüketim israfına girerek kendisine ait olmayan bir dünya kaynağını çılgınca israf edip, tüketen ülkeler insanlığa zarar getirmiş ve bu zararı mütemadiyen vermeye devam etmektedir.

Gelişmekte olan, az gelişmiş ve geri kalmış ülkelerin temel handikapları ise kendi aralarında çok basit sebeplerden dolayı sürekli kavgalı olmaları, iletişimsizlik, mal ve hizmet dolaşımının serbest olmaması, teknoloji ve bilgiye rahat erişememeleridir.

Bu sebeplerden dolayı, temiz suyu içememiş, okul yüzü görmemiş, sağlık hizmetlerinden mahrum kalmış, elektrik enerjisi ile tanışmamış milyonlarca insan dünyada yaşıyor.

Bu adaletsizliğin mevcut olduğu, hakkaniyetli paylaşımın olmadığı, hak, hukuk, adaletin bulunmadığı bir dünyada sürdürülebilir bir ekonomi ve huzur ile barış sizce nasıl sağlanır?

Bu vesile ile haksızlıkların, eşitsizliklerin, adaletsizliklerin ve ezilmenin olmadığı, emeğin sömürülmediği, aydınlık, eşit ve güzel bir dünyayı göreceğimiz günlerin geleceği umuduyla, tüm emekçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlarım.

İstanbul Times / Maksut Konyar 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186