Başbakan Erdoğan’ın Üniversite imtihanında şifre kullanıldığı gerekçesi ile protesto eylemlerine katılan öğrencileri sokağa dökenlere karşı sarf ettiği talebelerimiz üzerinde siyaset yapamayın talebi Devlet Bahçeli tarafından değişik yerlere çekildi.
Erdoğan konuşmasında istesek bizde beş on bin gencimizi sokağa dökeriz çıkışından sonra MHP genel başkanı Devlet Bahçeli’nin çok sert bir çıkış yaparak başbakan’a sen on bin milisinle Taksim meydanına gel bende BİN bozkurdumla geleyim sen Kasımpaşa’ya kadar ardına bakmadan kaçarsın demesi hoş bir hitap şekli değildi.
Bahçeli gibi bir akademisyenin bu uslubun şık olmadığını bilmemesi mümkün değil.Seçim sathı malinde seçmene selam yola devam şeklinde yorumlansa da bu kadar sert hitap şeklinin alt tabakaya şiddet olarak sıçrayacağı kaçınılmaz bir hal alır.
Zaten Has Parti Genel başkanı Prof.Dr.Numan Kurtulmuş geçen hafta sonu benimde bizzat katıldığım,partisinin İstanbul il başkanlığında Üniversite öğrencileri ile bir araya gelmeden önce biz basın mensuplarına kısa bir durum değerlendirmesi yaptı.
Prof.Kurtulmuş konuşmasında biz de çok doğru bir atasözü vardır derki “imam nezle olsa cemaat zatüre olur”.Şimdi soruyorum iki partinin en tepesindeki genel başkanlar ben seni döverim sen beni dövemezsin polemiğine girerlerse o partilerin sokaktaki mensupları da kanlı bıçaklı bir şekilde kavga etmezler mi ? Hiç kimsenin buna hakkı yoktur diyerek Başbakan Erdoğan ve Devlet Bahçeli’yi bu sert usluptan bir en önce vaz geçmelerini tavsiye etti.
Dostlar Yolunuz açık olsun…
Metin Külünk teşkilattan sorumlu Ak Parti İstanbul il başkan yardımcısı iken bende Zeytinburnu ilçe başkan yardımcısıydım.İlk karşılaşmamız Kuzulukta katıldığımız bir parti içi eğitim seminerinde olmuştu.
Külünk orada teşkilattan sorumlu il başkan yardımcısı sıfatı ile tüm Zeytinburnu teşkilatına çok önemli ve anlamlı bir konuşma yapmıştı.Yıl 2003’tü sanırım o gün bugündür her ahval ve şerait altında gönüllere hitap eden Sayın Metin Külünk’ü hiçbir program ve etkinliğinde yanız bırakmadık Allah ömür nasip ederse de her zaman olduğu gibi çalışmalarına gazetemizde yer vermeye devam edeceğiz inşallah.Ben aşiret kültürü ile büyüdüm.Gönül verdiğimiz kişi ister zahmetli bir yolda olsun isterse de güllük gülistanlık bir yerde olsun eğer biz onun doğru işler yaptığından emin isek dünya onun karşısında olsa da biz yanında olmaya devam ederiz.Yeter ki peşinde yürüdüğümüz kişi hak ve halk'tan ayrılmasın.
Bülent Turan ile de 2006 yılından sonra Zeytinburnu ilçe başkan yardımcılığım sona erdikten sonra ile geçiş yaptığım zaman tanıştım.İldeki ilk görevim il halkla ilişkiler komisyon üyesi ve belde koordinatörlüğü olmuştu.Kısa bir süre sonra yapılan görev değişikliği ile sağ olsun Bülent başkan beni İl teşkilat komisyon üyeliğine almıştı.
Birlikte çok güzel ve ahenkli bir görev yaptık.Bu görev esnasında diğer bir milletvekili adayı olan Gülay Dalyan hanımefendi ile de tanışma imkanımız oldu.Diğer bir çok arkadaşlarla güzel hizmetler yaptık.O günleri özlüyorum.Bir bakıyordunuz Bülent başkanımız Ali Bulaç’la görüşmüş komisyon üyeleri olarak Beykoz Otağtepe’de bir çok fikir adamı ile sohbet eder kendilerinden istifade ederdik.velhasılı kelam güzel günlerdi.
Harun Karaca ise çevresinde sevilip sayılan bir dava adamı ve komşum,minik evladı Ensar’la benim oğlum Yusuf kankalar.Harun bey’in işyerine gider zaman zaman çay içeriz.Bu her üç siyasi büyüğümün vekil olup ülkeye güzel hizmetler yapacaklarından zerre kadar şüphem yoktur.Allah hayırlı ve güzel niyetlerinde yar ve yardımcısı olsun der saygı sevgi ve muhabbetlerimi sunarım.
18 yıldır Malatya’da satılan tek Malatya kitabının yazarı olarak bu ilimiz ile alakalı yapılan onlarca etkinlik ve programa katılıyorum.Her yerde CHP Malatya milletvekili ve İstanbul 3.Bölge milletvekili adayı Ferit Mevlüt Aslanoğlu ile alakalı duyduğum tek şey “Adam gibi bir adam,o bir yana diğer vekillerimiz bir yana gelse Aslanoğlu ağır basar diyenlerin sayısı oldukça fazla.
Birkaç gün önce CHP Başakşehir ilçe başkanı Özgür Karabat beni arayarak Mevlüt bey Başakşehir Malatyalılar derneğinde hemşehrilerini ziyaret etmek istiyor nasıl yapalım deyince dernek başkanımız satın işadamı Ramazan Boğur’u arayarak Özgür başkanın teklifini iletince sağ olsun başkan beni kırmayarak Mevlüt bey’in başımızın üstünde yeri var dedi.Bir kaç gün sonra da yüzlerce Malatya’lının hazır bulunduğu toplantı gerçekleşti.
Mevlüt bey toplantıda Malatya’daki Malatyalılara kırgın olduğunu ifade etti.Gerekçelerini dinleyince çok haklı olduğunu gördüm.
Aslanoğlu şöyle bir anekdot anlattı ;
Ben dilenciyim
“Pötürge Şiro çayı yakınında bulunan bir derenin üstüne köprü yapılmadığı için oranın halkı karşıya geçmek için tam bir saatten fazla yürümeleri gerekiyordu.Ben o zaman henüz vekil değilim.Köyün muhtarı ve bazı kişiler kendilerine yardımcı olmamı istediler.Köprü için ne kadar para gerekli dedim bana eski para birimi ile 50 milyar dediler bende kendilerine o zaman ben yaptırım sözü verdim.Ancak işleri başlatmak üzere köy hizmetlerine gidince bana bu köprü ancak 400 milyar’a mal olur dediler.50 milyara biter denilen iş için 400 milyar’a ancak iş olur dedikleri için ben vazgeçsem kimse bana sözünde döndü diyemez ama ben yinede girdiğim işi yarım bırakmak istemedim. Köy hizmetlerine bu işi bana bırakın dedim.İlk önce lazım olan demirler için Karabük Demir Çelik fabrikasının müdürünün yanına gittim olayı anlattım gerekli olan demirleri çok düşük bir bedel ile bize temin etti. Daha sonra Gaziantep’te ki Sanko’ya gidip patronla görüştüm çimentoyu da çok ucuz bir bedel ile aldım.İşimi gücümü bırakıp köprünün peşine düştüm.Köyün ilerisinde üç beş traktör kum gelecek hiçbir köylü elini oynatmıyor.O kumu da kendi paramla getirttim.Benim bu çalışmaları yaptığımı gören ve iki gelini o derede boğulan Vahap amca adında birisi 15 milyar para verdi nihayetinde bir çok zahmetten sonra 400 milyar’a mal olacak denilen köprüyü yardımlar ve destekler hariç olmak üzere 120 milyar TL ye mal ettim.Köprü açarak köylüleri büyük bir zahmetten kurtardık hiç birisi teşekkür etmediği gibi bir sene sonra yapılan seçimde bende aday olmuştum o köyde partime tek bir oy çıkmaması beni çok üzdü.Netice olarak bizde et ve kemikten yaratılmışız en azında katlandığımız bunca zahmete karşın basit bir teşekkür elbette ki bekleriz.” demesi manidardı.
Aslanoğlu bu ve benzeri olaylardan dolayı bu dönem aday olmak istemediğini söylemiş.Genel başkan Kılıçdaroğlu’da O zaman ikamet ettiğin İstanbul 3.Bölgeye seni aday gösterelim demiş ve burada adaylık bu şekilde oluşmuş.
Doğrusunu söyleyeyim Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun Malatya ‘da her aileye iyiliği ve katkısı yoksa bile mutlaka her köyde ve sokakta birilerine yardımı dokunmuştur.
Kaldı ki don (Kayısının oktan yanması) olayı yaşanıp o sene kayısı olmayınca Malatya’lı çiftçilerin hali perişan olacakken TBMM.de duygulu bir şekilde ağlayarak Malatya’yı afet bölgesi ilan edip 90 trilyon paranın köylülere gitmesini sağlayan vekil olarak herkes kıymetini bilir.
Ben yakinen Aslanoğlu’nun yararlı işler yaptığını biliyorum.Aslında ben değil tüm Malatya da bilir.İnanıyorum ki Malatya’daki Malatyalılar kıymetini bilemedi bari biz bilelim diyorum.Zaten İstanbul’da seçilebilecek yerlerde CHP’de Aslanoğlu,MHP’de de 4.sırada başka bir Malatyalının olduğu söyleniyor.Ak parti de Üzeyir İlbak adında yine bir hemşehrimiz var ama seçilme şansının zor olduğu ifade ediliyor.
Senin kıymetini bilmeyen hemşehrilerimiz adına senden özür diliyorum Mevlüt ağabey hakkını helal et.
Avrasya Yine HEMFEST’İN Tanıtım sponsoru oldu
Kurulduğu günden beri yakından takip ettiğim ve Allah’dan aşağı kendim ve ailemi sağlık konularında emanet ettiğim Avrasya Hopital annelerimizin ve kız kardeşlerimizin İstanbul’daki 40 Halk eğitim merkezinde el emeği göz nuru olarak ürettikleri ürünlerinin sergilendiği FESHANE’deki HEMFEST fuarına sponsor olmasını çok güzel bir çalışma olarak görüyorum.
Hastanenin koordinatörü İbrahim Urlu,Basın ve Halkla ilişkiler müdürü Emre Toker’in Pendik’ten başlayıp Çatalca’ya kadar İstanbul’un 39 ilçesini tanıtım pankartları ile donatması kolay bir iş değil.AVRASYA Ajans’a para verip ne yaparsan yap demiyor.Emre bey bizzat nereye hangi pankartın asılıp asılmadığını kontrol ediyor.
Bu sayede daha çok kişinin el emeği göz nuru ürünleri görüp satın almalarına katkı yapmış oluyorlar.
Hastanenin Kurucusu yönetim kurulu başkanı Opr.Dr.Hüseyin Urlu’ya,Koordinatör İbrahim Urlu’ya,Başhekim Türkan Uslu’ya,Basın ve Halkla ilişkiler müdürü Emre Toker başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim.
Hüseyin ÇETİNER [email protected]